ÖZET: Başvuran, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve daha önce aldığı öğretmen kartının vize işleminin yapılmasını talep etmektedir. İlk başvurusunda, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) sisteminde öğretim üyeleri bilgilerine ulaşılamadığı gerekçesiyle vize işleminin gerçekleştirilemediğini belirtmiştir. İkinci başvurusunda ise, ilgili idarenin herhangi bir yanıt vermediğini ifade ederek, öğretmen kartının vize işleminin yapılmasını tekrar talep etmiştir. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, yalnızca YÖK ve MEB sistemlerinde aktif olarak öğretmen olarak tespit edilen bireylere indirimli kart verildiğini açıklamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, öğretim üyelerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamına girmediğini ve bu nedenle indirimli karttan yararlanamayacaklarını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın daha önceki indirimli kart uygulamasının kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. İdarenin, toplu taşıma hizmetleriyle ilgili yönetmeliklerinin eksik olduğu ve başvuran ile benzer durumdaki vatandaşlara bilgilendirme yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, idareye yönetmeliğin bir an önce tamamlanması tavsiye edilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiş, idarenin uygulamalarının daha net ve açık bir şekilde belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/13748-S.22.21124

BAŞVURU NO : 2022/6228

KARAR TARİHİ : 25/10/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, öğretmen kartının vize işleminin yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 26/04/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) 11/08/2021 tarihinde Kurumumuza tarafından yapılan ilk başvuruda özetle,

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesinde unvanı ile çalıştığı, daha önce öğretim üyesi olarak Urfakart (öğretmen kartı ) aldığı, söz konusu kartın vize işlemleri için işlem merkezine başvuruda bulunulduğu, ancak YÖK öğrenci sisteminde öğretim üyeleri bilgilerine ulaşılamadığı belirtildiği için vize işleminin yapılamadığı, daha öncesinde Şanlıurfa’da yıllarca öğretmen kartı kullanabildiği, hali hazırda İstanbul ilinde öğretmen kartı kullandığı, iller arasında uygulama farklarının neden olduğunu anlamadığı iddia ve ifade edilerek söz konusu öğretmen kartının vize işlemlerinin yapılması talep edilmiştir.

1.1) 04/02/2022 tarihinde Kurumumuz tarafından Gönderme Kararı verilmiş olup, şikâyete konu

iddiaların incelenmesi ve talebin değerlendirilmesini teminen şikâyet başvurusunun ilgili idareye gönderilmesi gerektiği, bununla birlikte Kurumumuz tarafından YÖK Akademik internet sayfası aracılığıyla yapılan sorgulama neticesinde ilgilinin Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Su Altı Hekimliği ve

Hiperbarik Tıp Anabilim Dalında doktor öğretim görevlisi olarak yer aldığı tespit edildiğinden başvuranın

YÖKSİS aracılığıyla yapılan sorgulamasında öğretmen olduğunun tespitinin yapılamadığı iddiasının değerlendirilmesini teminen Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına iletilmesi gerekliliği değerlendirilmiştir.

1.2) tarihinde Kurumumuza tarafından yapılan ikinci başvuruda

özetle; 11/08/2021 tarihli ilk başvurusuna gönderme kararı verildiği, ancak geçen 60 günlük sürede şikâyet edilen kurum tarafından herhangi bir cevap verilmediği, şikâyetini tekrar ettiği, Şanlıurfa şehir içi ulaşım kart sisteminde 2015 yılında öğretim üyesi belgesini Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığına ibraz ederek öğretmen olarak Urfakart alıp kullandığı, 2020 yılında Pandemi nedeniyle ücretsiz kart bastırıp kullandıktan sonra sağlıkçılara ücretsiz olan uygulamanın sona erdiği, kendisinin de eski öğretmen kartını

kullanmak istediğinde tam kart olarak geçtiği, CİMER aracılığıyla İdareye yapılan başvuruya İdare tarafından “Büyükşehir Belediyemiz UKOME kurulu tarafından alınan kararda Yöksis ve Mebsis ile entegrasyonlu sistemimizde Aktif Öğretmen ve Öğrenci olarak tespiti yapılan vatandaşlara indirimli kart verilmektedir. Yöksis ve Mebsis sisteminde Öğretmen ve Öğrenci olarak tespiti yapılmadığı vatandaşlara

İdaremizce işlem yapılamamaktadır.” cevabı verildiği, ancak Yöksis YÖK akademik kayıt sisteminde 2015 ten beri öğretim üyesi olarak kayıtlı olduğu ifade ve iddia edilerek öğretmen kartının vize işleminin yapılması talep edilmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin

karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 21/09/2021 tarihli ve S.21.21647 sayılı yazımız ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediye

Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarenin 15/10/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) Başvuranın Yöksis veya Mebsis sisteminde öğretmen olarak tespiti yapılamadığı durumlarda idarece

işlem yapılamamakta olduğu,

2.2) Kanun kapsamında toplu taşıma kullanımında öğretmen vatandaşlara herhangi bir indirim yapılması

bulunmamakta olup Büyükşehir Belediyesince UKOME genel kurulu tarafından Yöksis ve Mebsis ile entegrasyonlu sistemde aktif öğretmen veya öğrenci olarak tespiti yapılan vatandaşlara indirimli kart verildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

3) İlgilinin 04/02/2022 tarihli gönderme kararında iletilme yapılan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının

18/02/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

3.1) Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Başkanlıkları arasında yapılan “Veri Erişim, Paylaşım ve Kulanım

Esaslarına Yönelik Protokol” ile toplu taşımada vatandaşlara indirimli kart verilmesinde öğrencilere ait eğitim bilgilerinin paylaşıldığı,

3.2) Söz konusu protokolde akademisyen bilgilerinin yer almadığı, bununla birlikte e-Devlet kapısından

sunulan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı hizmetleri içerisinde yer alan “Öğretim Elemanı Belgesi

Sorgulama” hizmeti kullanılarak kişilerin kendilerine ait “Öğretim Elemanı Belgesini” alabileceği ve ihtiyaç duyan kurum ile paylaşabileceği, belgenin verildiği kurumun yine e-Devlet kapısından sunulan

“Öğretim Elemanı Belgesi Doğrulama” hizmetini kullanarak belgenin doğrulamasını yapabileceği ifadelerine yer verilmiştir.

4) Cevabi yazılar üzerine İdare tarafından öğretim elemanlarına öğretmen kart verilip/verilmediği

hususunun netleştirilmesi amacıyla tekrara bilgi ve belge talepli yazımız Şanlıurfa Büyükşehir Belediye

Başkanlığına gönderilmiştir. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 22/08/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda ise özetle;

4.1) Şanlıurfa ilinde öğretmen karttan Milli Eğitim Bakanlığı kadrosunda 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununa tabii aktif olarak çalışan tüm öğretmen yolcuların indirimli toplu taşıma hizmetinden faydalanabildikleri,

4.2) İdarece 08/01/2002 tarih ve 4736 sayılı Kanun ile 04/03/2014 tarih ve sayılı Ücretsiz veya

İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği kapsamında işlem yapıldığı, ücretsiz veya indirimli seyahat kartları hususunda İdarenin yönetmeliğinin ise hazırlık aşamasında olduğu,

4.3) Öğretmenlerin toplu taşım hizmetinden yararlanması hususunda; 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununda eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı tanımının esas alındığı, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde

657 sayılı Kanun kapsamındaki öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan Veri Erişim, Paylaşım ve

Kullanım Esaslarına Yönelik Protokole dâhil edildiği, bu nedenle sadece öğretmen yolcuların bu hizmetten faydalanabildiği,

4.4) Güneş’e daha öncesinde verilen İndirimli Urfakartın (Öğretmen Kart) 2018 yılı ve öncesinde

elden öğretmen olduğunu ibraz edenlere verilmekte olduğu, 2018 yılı ve sonrası MEB ve İdareleri tarafından yapılan Veri Erişim, Paylaşım ve Kullanım Esaslarına Yönelik Protokol doğrultusunda sadece

657 sayılı Kanun kapsamında çalışan öğretmenlere bu hakkın tanındığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma

Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

6) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır…”,

7) 10/07/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü

maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun uygulanmasında, (Değişik: 12/11/2012-6360/4 mad.) Büyükşehir belediyesi: Sınırları il mülki sınırı olan ve sınırları içerisindeki ilçe belediyeleri arasında koordinasyonu sağlayan; idarî ve malî özerkliğe sahip olarak kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan; karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişisini, ikinci fıkrasında, “ Büyükşehir belediyesinin organları: Büyükşehir belediye meclisi, büyükşehir belediye encümeni ve büyükşehir belediye başkanını…”; ifade eder. ,

7.1) “Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 7’inci maddesinin birinci

fıkrasının (f) bendinde, “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:… Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve

işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek. ” ,

7.2) “Ulaşım Hizmetleri” başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında, “ (Değişik birinci fıkra:

12/11/2012-6360/8 mad.) Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye

Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım

Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır.”, ikinci fıkrasında, “Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dâhilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır.”, üçüncü fıkrasında, “Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer.”, dördüncü fıkrasında, “Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır.’’ altıncı fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerine bu

Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik

Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz. ”,

8) 15/06/2006 tarihli ve 26199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri

Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin “Görev ve Yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinde, “UKOME, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerine haizdir. Bu amaçla; a) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, mevzuatla yetkili kılındığı durumlarda mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla, b) Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde nazım plan çerçevesinde, arazi kullanım ve ulaşım planlama çalışmalarıyla büyükşehir ulaşım planını yapmak, yaptırmak, uygulamak ve uygulatmak için gereken karar ve tedbirleri almakla, c) Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, trafikle ilgili olarak ülkeyi ilgilendiren veya mevzuat değişikliği gerektiren hususları İçişleri (Ek ibare: RG-23/5/2019-30782) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletmekle, ç) Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; otobüs, taksi, dolmuş ve servis durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek, gerçek ve tüzel kişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü şahıslara işletilmesi için izin vermek, izin verilen otoparklar ile karayolu üzerindeki diğer park yerlerinde (Değişik ibare: RG-25/4/2014-28982) engelliler için işaretlerle belirlenmiş bölümler ayrılmasını sağlamakla, d) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların

çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle, e) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, ulaşım, toplu taşıma ve trafik mevzuatının büyükşehir belediyesine verdiği yetki doğrultusunda uygulamaya yönelik yönlendirici karar almak ve görüş oluşturmakla,… görev ve yetkilidir.’’

9) 08/01/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet

Tarifeleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde, ‘‘Genel bütçeye dâhil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.

… Cumhurbaşkanı birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi veya kurumları tespit etmeye yetkilidir.’’

10) 11/02/2002 tarihli ve 2002/3700 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesinde,

‘‘Belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşım hizmetlerinden faydalanmayla sınırlı olmak üzere eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı personeli, emniyet hizmetleri sınıfı personeli, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan postacı ve dağıtıcılar ile basın kimlik kartı sahipleri bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar 08/01/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaftır.’’ düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve

tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Kısmen Tavsiye

Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Başvuran tarafından iş bu Kararın 1 no.lu paragrafında ifade edildiği üzere, özetle üniversitede öğretim

görevlisi olduğundan bahisle öğretmen kartının vize işlemlerinin yapılması talep edilmektedir.

13) Toplu ulaşım kent içerisinde birçok noktaya ulaşmakta kolaylık ve bazı imkânlar sağlamaktadır. Toplu

ulaşımdan beklenen kolaylıkların sağlanabilmesi için fiyatlama mekanizmaları önem kazanmaktadır. Bu noktada yürürlükte bulunan çeşitli kanun ve yönetmeliklerle yerel yönetimlere kent içi sürdürülebilir ve dengeli ulaşımın sağlanması ile ulaşımın sağlıklı bir şekilde işletilebilmesi için ulaşım hizmetlerinin sunulmasında önemli görev ve sorumluluklar yüklenmiş olup, birçok belediye örneğinde görüleceği üzere ayrıca seyahat kartı yönetmelikleri ile İdarelerin seyahat hakkı kapsamını belirlediği ve fiyatlama politikaları oluşturduğu anlaşılmaktadır.

13.1) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7’nci maddesinde Büyükşehir ve ilçe

belediyelerinin görev ve sorumluluklarının belirlendiği, söz konusu maddenin birinci fıkrasının (f)

bendinde; “Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.” hükmü ile ulaşım ana planının yapılması ile bilet, ücret ve tarifelerinin belirlenmesinin Büyükşehir Belediyesinin yetki alanında olduğu belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu yetkinin Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 9’uncu maddesi hükümleri ve Büyükşehir

Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği’nin 18’inci maddesi hükümleri kapsamında UKOME aracılığıyla gerçekleştirileceğine hükmedilmiştir.

14) Başvuru konusu somut olayda; başvuran tarafından Harran Üniversitesi Tıp Fakültesinde doçent

unvanı ile çalıştığı, daha önce öğretim üyesi olarak Urfakart (öğretmen kartı ) aldığı, söz konusu kartın vize işlemleri için işlem merkezine başvuruda bulunulduğu, ancak YÖK öğrenci sisteminde öğretim üyeleri bilgilerine ulaşılamadığı belirtildiği için vize işleminin yapılamadığı, daha öncesinde Şanlıurfa’da yıllarca öğretmen kartı kullanabildiği iddia ve ifade edilerek söz konusu öğretmen kartının vize işlemlerinin yapılması talep edilen başvurusu kapsamında İdareden bilgi ve belge talep edildiği, Büyükşehir

Belediyesince UKOME genel kurulu tarafından Yöksis ve Mebsis ile entegrasyonlu sistemde aktif öğretmen veya öğrenci olarak tespiti yapılan vatandaşlara indirimli kart verildiğinin bildirildiği, Yöksis veya Mebsis sisteminde öğretmen olarak tespiti yapılamaz ise indirimli karttan yararlanamayacağı, başvuran tarafından Cimer aracılığıyla yapılan başvuruya İdare tarafından benzer şekilde cevap verildiği, diğer taraftan Kurumumuz tarafından YÖK Akademik internet sayfası aracılığıyla yapılan sorgulama neticesinde ilgilinin Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Su Altı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilim

Dalında doktor öğretim görevlisi olarak yer aldığı tespit edildiğinden başvuranın ilk başvurusunda

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına iletme yapıldığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Başkanlıkları arasında yapılan protokol gereği, veri paylaşım hususunda öğrencilere ait eğitim bilgilerinin paylaşıldığı, söz konusu protokolde akademisyen bilgilerinin yer almadığı, bununla birlikte e-Devlet kapısı üzerinden Öğretim Elemanı Belgesi Sorgulama hizmeti kullanılarak kişilerin kendilerine ait belgeyi alabileceği ve ihtiyaç duyan kurum ile paylaşabileceği, belgenin verildiği kurumun yine e-Devlet kapısı üzerinden söz konusu hizmet aracılığıyla belgenin doğrulamasını yapabileceğinin ifade edildiği tespit edilmiştir.

14.1) Başvuran tarafından şikâyet edilen kurum tarafından herhangi bir cevap verilmediği gerekçesiyle

ikinci defa yapılan başvuru kapsamında, öğretim elemanlarına öğretmen kart verilip/verilmediği hususunun netleştirilmesi maksadıyla tekraren ilgi İdareye gönderilen bilgi ve belge talepli yazımıza istinaden gönderilen cevabi yazıda; Şanlıurfa ilinde öğretmen karttan Milli Eğitim Bakanlığı kadrosunda 657 sayılı

Devlet Memurları Kanununa tabii aktif olarak çalışan tüm öğretmen yolcuların indirimli toplu taşıma hizmetinden faydalanabildikleri, başvurana daha öncesinde verilen İndirimli Urfakart’ın (Öğretmen Kart)

2018 yılı ve öncesinde elden öğretmen olduğunu ibraz edenlere verilmekte olduğu, ancak 2018 yılı ve

sonrası MEB ve İdareleri tarafından yapılan Veri Erişim, Paylaşım ve Kullanım Esaslarına Yönelik

Protokol doğrultusunda sadece 657 sayılı Kanun kapsamında çalışan öğretmenlere bu hakkın tanındığı bildirilmiştir.

15) 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrasında herhangi bir kişi ya da kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmayacağı hükmünün bulunduğu, altıncı

fıkrasında Cumhurbaşkanı Kararı ile Kanun’un 1’inci maddesinin birinci fıkrasından muaf tutulacakların belirleneceğinin belirtildiği, daha önce muafiyeti belirleyen 11/02/2002 tarihli ve 2002/3700 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesinin, ‘‘Belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşım hizmetlerinden faydalanmayla sınırlı olmak üzere eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı personeli, emniyet hizmetleri sınıfı personeli, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel

Müdürlüğü bünyesinde görev yapan postacı ve dağıtıcılar ile basın kimlik kartı sahipleri bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar 08/01/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaftır.’’ hükmü kapsamında toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli yararlanacakların belirlenmiş olduğu, bunun yanı sıra Kanun’un 1’inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmetlerden ücretsiz veya indirimli olarak faydalanacakların tespitine ilişkin çıkarılan Cumhurbaşkanı kararları (daha önce Bakanlar Kurulu kararları) ile de kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmetlerden ücretsiz veya indirimli olarak faydalanacakların tespitinin yapılabildiği, eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfının da 4736 sayılı Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmayacağı maddesinden muaf tutulan sınıflardan biri olduğu ve Cumhurbaşkanı kararları ile söz konusu uygulamanın pandemi sürecinde sağlık personeli, 2020 yılında jandarma personeli gibi eklemeler yapılarak kapsamının genişletildiği anlaşılmaktadır.

16) Kamu hizmetlerini yürütmekle yetkili ve yükümlü olan idareye yerinde tespit yaparak gerekli kamu

hizmetinin verilmesi için kamu kudretinden kaynaklanan bir takım üstünlük ve ayrıcalıklar tanınmıştır.

Bu üstünlük ve ayrıcalıklarla donanmış ve kamu hizmetini yürütmek için birtakım kararlar almak ve işlemler yapmak durumunda olan idare, özel hukuk ilişki ve işlemleri dışında, kamu tüzel kişiliğine sahip olma ve mevzuat tarafından açıkça yetkilendirilmesine bağlı olarak, kamu kudretinden yararlanarak bir takım idari işlemler yapmaktadır. Kamu hizmetlerinde meydana gelen nitelik ve nicelik artışına paralel olarak, bu hizmetleri yürütmek için gerekli organizasyon, personel, eylem ve işlemlerin artışı sonucu, büyüyen ve yayılan bu etkinliğin kontrol altına alınması ve denetlenmesi her geçen gün daha büyük önem arz etmektedir.

16.1) İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. İdareye

belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir. İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin “keyfi” olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.

16.1.1) Bu noktada yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve

üstünlükler, keyfi bir idari yönetimi amaçlamamakta, idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması

zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda

Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241243,2009)

16.2) Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı

vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında; “İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.

Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir. Benzer bir şekilde Danıştay 8’inci Dairesinin 11/07/2017 tarihli ve E.2016/12742, K.2017/6223 sayılı Kararında; “İdarelere takdir yetkisi tanınan hallerde idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, ancak bu takdir yetkisinin de mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine bağlı bulunduğu hususu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.” şeklinde belirtilmiştir.

16.3) Anayasa Mahkemesinin 2015/46 esas ve 2017/130 sayılı kararında: “Anayasa’nın 10. maddesinde

yer verilen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.” şeklinde belirtilmiştir.

17) Bu noktada 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca herhangi bir kişi ya da kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmayacağı hükmünün bulunduğu, bu maddeden muaf tutulacakların ise altıncı fıkraya dayanarak çıkartılan Cumhurbaşkanı Kararı (daha önce Bakanlar Kurulu Kararı) tahdidi olarak belirlenebildiği, muafiyeti belirleyen 11/02/2002 tarihli ve 2002/3700 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesinde eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı personelinin de muafiyetten yararlanacaklar arasında sayıldığı, idarenin anılan fıkradan muaf tutulacakları belirlemede takdir yetkisinin olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36’ncı maddesinin “IV – EĞİTİM VE ÖĞRETİM HİZMETLERİ SINIFI” alt başlığında “Bu sınıf, bu Kanun kapsamına giren kurumlarda eğitim ve öğretim vazifesiyle görevlendirilen öğretmenleri kapsar.” hükmüne, “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinin üçüncü fıkrasında “… Üniversitelerin, İktisadi ve Ticari İlimler Akademilerinin, Devlet Mühendislik ve

Mimarlık Akademilerinin, Devlet Güzel Sanatlar Akademilerinin, Türkiye ve Orta – Doğu Amme İdaresi

Enstitüsünün öğretim üye ve yardımcıları, … özel kanunları hükümlerine tabidir.” hükmüne yer verildiği, bu kapsamda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel

Kanunu ile öğretim üyelerine ilişkin düzenlemeler getirildiği, dolayısıyla öğretim üyelerinin 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu’nda tanımlanan eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı içerisinde yer almadığı, diğer yandan bazı illerde öğretim üyelerinin de muafiyetten faydalandırıldığı uygulama örneklerinin olduğu

/

görülse de bu hususun yukarıda yer verilen mevzuattan değil, ilgili mahalli idarenin takdir yetkisinden kaynaklandığı, söz konusu örneklerin şikayete konu idare için bağlayıcılık teşkil etmediği anlaşılmaktadır.

17.1) Diğer yandan başvuran tarafından daha önce öğretim üyesi olarak Urfakart (öğretmen kartı ) aldığı,

söz konusu kartın vize işlemleri için işlem merkezine başvuruda bulunulduğu, ancak YÖK öğrenci sisteminde öğretim üyeleri bilgilerine ulaşılamadığı belirtildiği için vize işleminin yapılamadığı, daha öncesinde Şanlıurfa’da yıllarca öğretmen kartı kullanabildiği iddiasında bulunulmaktadır.

18) Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri

koruyup güçlendiren, her alanda eşitliği gözeten, adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini yükümlü sayan, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka uyan devlettir. Kişilerin, devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk düzeninde gerçekleşebilir.

Hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biri de kazanılmış haklara saygı gösterilmesidir. Kazanılmış haklara saygı, hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış hak kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır. (Anayasa

Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli ve E:2017/160, K:2017/178 sayılı kararı)

18.1) Kazanılmış hak, ancak hukuka uygun durumlardan doğar. Bu anlamda hukuka uygunluk da

kazanılmış hakkın unsurlarındandır. Kazanılmış hakkın doğabilmesi için, öncelikle hakkın doğumu tarihinde yürürlükte olan mevzuatın hakkın doğumuna imkân vermesi gerekir. Kazanılmış hakkın doğumu için gereken hukuka uygunluk şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini yalnız kanun değil idarenin düzenleyici işlemleri de belirler (ALPAR, Erol: “İdare Hukukunda Kazanılmış Hak Kavramı ve

Uygulaması”, AYİMD, s.9).

19) Yapılan incelemede Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin 28/09/2020 tarih ve E.10278 sayılı Toplu

Taşıma Yönetmeliğinde tam ve indirimli biletin, tarifesi UKOME tarafından belirlenen elektronik bilet kartı ile yapılan yolculuk bedelini ifade edeceği şeklinde tanımlandığı, indirimli bilet konusunda yararlananlara ilişkin başkaca bir bilgiye, ayrıca seyahat kartları konusunda bir yönetmeliğe ve UKOME kararına ulaşılamadığı, urfakart.com sitesinde ise indirimli urfakarttan faydalanacak öğretmenlerin 1 adet vesikalık fotoğraf ve nüfus cüzdanı ile başvuruda bulunması ve görev yeri bilgisinin sistemden otomatik olarak kontrol edileceği bilgisinin yer aldığı anlaşılmış olup, somut olayda üniversite personeli olan başvurana daha önce öğretim üyesi olarak Urfakart (öğretmen kartı ) verilme gerekçesi tespit edilememekle birlikte daha sonra T.C. Kimlik numarası ile yapılan sorgulamada öğretmen olarak tespiti yapılamadığı gerekçesiyle indirimli urfakart vize işleminin yapılamadığı tespit edilmiştir.

19.1) Başvuranın 11/08/2021 tarihli ilk başvurusuna İdare tarafından verilen 15/10/2021 tarihli ve

sayılı cevabi yazısından öğretim elamanlarına öğretmen kart verilemeyeceği dair açıklamalara yer verilmediğinden, yapılan incelemede başkaca bir bilgiye ve UKOME kararına ve ücretsiz veya indirimli seyahat kartları hususunda İdarenin yönetmeliğine de ulaşılamadığından, Kurumumuzca Yüksek Öğretim

Kurulu Başkanlığı tarafından iletilen cevabi yazıda bulunan; Veri Erişim, Paylaşım ve Kulanım Esaslarına

Yönelik Protokol ile toplu taşımada vatandaşlara indirimli kart verilmesinde, öğrencilere ait eğitim bilgilerinin paylaşıldığı bilgisine istinaden konunun netleştirilmesi amacıyla ikinci bir bilgi ve belge talepli yazı yazılması gerekliliği hâsıl olmuş, bu kapsamda Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 22/08/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda ise özetle; öğretmenlerin toplu taşım hizmetinden yararlanması hususunda; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 657 sayılı Kanun kapsamındaki öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan Veri Erişim, Paylaşım ve Kullanım

Esaslarına Yönelik Protokole dâhil edildiği, bu nedenle sadece öğretmen yolcuların bu hizmetten e

faydalanabildiği, başvurana daha öncesinde verilen İndirimli Urfakart’ın (Öğretmen Kart) 2018 yılı ve öncesinde elden öğretmen olduğunu ibraz edenlere verilmekte olduğu, ancak 2018 yılı ve sonrası MEB ve

İdareleri tarafından yapılan Veri Erişim, Paylaşım ve Kullanım Esaslarına Yönelik Protokol doğrultusunda sadece 657 sayılı Kanun kapsamında çalışan öğretmenlere bu hakkın tanındığı ifade edilmiştir. Bu kapsamda İdare tarafından ilk etapta ayrıntılı ve açık bir şekilde cevap verilmediğinden kati bir değerlendirme yapılamadığı, nitekim idarece kabul edildiği üzere ücretsiz veya indirimli seyahat kartları hususunda İdarenin yönetmeliği bulunmadığı için öğretim elemanlarına öğretmen kartı verilip/verilmeyeceği hususunun aynı şekilde ilk incelemede netleştirilemediği, ayrıca 2018 yılı uygulamasının değiştiği hususunda bir bilgilendirilmeye de ulaşılmadığı için başvurana 2018 yılında verilen öğretmen kart vize işleminin sebebinin bilinemediği; bu noktada ilgili mevzuat ve idarenin düzenleyici işlemleri uyarınca öğretim üyelerine indirimli seyahat kartından yararlanma hakkı tanınmadığından başvuran açısından daha önce indirimli seyahat kartından yararlanma hakkı verilmesinin kazanılmış bir hak teşkil etmediği anlaşılmış olup, vatandaşların farklı uygulamalardan kaynaklanan çelişkili işlemler nedeniyle yaşadıkları sorunların giderilmesi, uygulanacak kuralların somut ve açık bir şekilde belirlenerek hatalı işlemlerin önüne geçilmesi için İdareye hazırlık aşamasında olduğu belirtilen yönetmeliğin ayrıntılı bir şekilde hazırlanarak makul sürede tamamlamasının önerilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

20) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5216 sayılı

Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; 4736 sayılı

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılması Hakkındaki Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca herhangi bir kişi ya da kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmayacağı hükmünün bulunduğu, söz konusu Kanunda belirtilen ücretsiz veya indirimli tarifeden yararlanabileceklerin kapsamına 11/02/2002 tarihli ve 2002/3700 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesinde belirtildiği üzere eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı personelinin de dâhil edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfının bu Kanun kapsamına giren kurumlarda eğitim ve öğretim vazifesiyle görevlendirilen öğretmenleri kapsayacağının belirtildiği, dolayısıyla öğretim üyelerinin 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nda tanımlanan eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı içerisinde yer almadığından idare tarafından başvuranın talebinin reddine ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,

20.1) Diğer taraftan, ücretsiz veya indirimli seyahat kartları hususunda İdarenin uygulama yönetmeliğinin

bulunmadığı, önceki yıllarda öğretmen kart verilen ve hali hazırda vize işlemi yapılmayan başvurana ve benzer şekilde olan vatandaşlara uygulama değişiklikleri konusunda bilgilendirme yapılması gerektiği, nitekim İdarece hazırlık aşamasında olduğu bildirilen yönetmeliğin uygulamadaki sorunların en aza indirilmesi amacıyla kapsamlı bir şekilde hazırlanarak makul sürede tamamlaması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresinde gönderildiği ancak ayrıntılı bilgi ve belge gönderilmediği; İdarenin “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı, “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup,

dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi ve bilgi belge talepli yazılara daha ayrıntılı cevap verilmesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca

başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Yine aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise, Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre ŞİKÂYETİN

KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,

Başvuranın öğretmen kart vize işleminin yapılması hususunun, ilgili mevzuat ve mevcut olan protokol gereği sadece Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan 657 sayılı Kanun kapsamında çalışan öğretmenlere bu hakkın tanınmasından dolayı REDDİNE,

Vatandaşların somut başvuruda olduğu gibi farklı uygulamalardan kaynaklanabilecek çelişkili işlemler nedeniyle yaşayabilecekleri sorunların giderilmesi, uygulanacak kuralların somut ve açık bir şekilde belirlenerek hatalı işlemlerin önüne geçilmesi için hazırlık aşamasında olduğu belirtilen uygulama yönetmeliğinin ayrıntılı bir şekilde hazırlanarak makul sürede tamamlanması hususunda ŞANLIURFA

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/