|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuran öğretmenin disiplin cezasının geri alınması ve görev yeri değişikliği teklifinin uygulanmaması talebi incelenmiştir. Öğrencilerin, başvuran öğretmenin derslerde hakaret içeren söylemlerde bulunduğunu ifade etmeleri üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, öğretmenin eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-g maddesi kapsamında disiplin suçu olarak değerlendirildiği ve kınama cezası verilmesine karar verilmiştir. Soruşturma sürecinde, başvuranın savunma hakkının kısıtlandığına dair iddiaları incelenmiş, ancak savunma istem yazısında disiplin suçunu oluşturan eylemin açıkça ifade edildiği ve gerekli belgelerin belirli bir ölçüde kendisine sunulduğu tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığına karar verilmiş, görev yeri değişikliği teklifinin uygulanmaması talebi ise, idari işlemin kesin olmaması nedeniyle incelenememiştir. Bu durum, disiplin soruşturmasının usul ve esaslarına uygun olarak yürütüldüğünü ve başvuranın haklarının ihlal edilmediğini göstermektedir. Danıştay, başvuranın taleplerini reddederek, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7419-S.23.12058
BAŞVURU NO : 2023/6215
KARAR TARİHİ : 14/06/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AFYONKARAHİSAR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın tarafına verilen disiplin cezasının geri alınması ve görev
BAŞVURUNUN KONUSU :
yeri değişikliği teklifinin uygulanmaması talepleri hk.
BAŞVURU TARİHİ : 02/05/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. İl Milli Eğitim Müdürlüğünce tarafına uyarma cezası verildiğini, bu cezanın 31.03.2023 günü tebliğ edildiğini, 2022 yılı Eylül ayında 8-A sınıfında ders işlerken bazı öğrencilerin ders dinlemedikleri gibi dinlemek isteyenlere de engel olmaları üzerine kızgın bir anında “Ders dinlemek istemeyen çeksin gitsin!” gibi sözler sarf ettiğini, bu şubenin öğrencilerinin, rehber öğretmeni ’ye sohbet esnasında öğretmen ’in kendilerine kötü sözler sarf ettiğini söylediklerini, adı geçen öğretmenin, “Bana neden söylüyorsunuz? Velilerinize söyleyin!” demesi üzerine, bazı öğrencilerin velilerine, durumu aktardıklarını, ertesi gün o sınıftan ’nın annesinin diğer tüm veliler adına kendisiyle görüştüğünü ve sorunu çözdüklerini, haftalar sonra Ekim ayında Ortaokulu
Müdürü ve İlkokulu Müdür Yardımcısı ’ın, bazı velilerin Ekim ayında kendisini şikâyet etmesi üzerine hakkında soruşturma açıldığını; kendilerinin muhakkik olarak görevlendirildiklerini; sınıftaki öğrencilerin bazı velilerinin, diğer sınıflarında okuyan öğrencilerin ve okul idarecilerinin ifadelerini aldıklarını dile getirerek kendi ifadesini de aldıklarını, ancak soruşturma raporunun, Eğitim Müfettişleri Başkanlığınca düzenlendiğini, ifade alan kişilerle raporu düzenleyen kişilerin farklı olmasının, soruşturma ilkelerine uymadığını, ayrıca sayılı yazıda sadece bir velinin şikâyetçi olması üzerine Valilikten inceleme, gerekirse soruşturma izni istendiğinin anlaşıldığını, ifade veren velilerin, olayı görmüş gibi ifade verdiklerini, oysa velilerin hiçbirinin olay esnasında sınıfta olmadığını, dolayısıyla tanıkmış gibi değerlendirilmemeleri gerektiğini, bununla birlikte, 8-A sınıfındaki öğrenciler hariç hiçbir öğrencinin; yani 5-A, 6-A ve 7-A sınıfı öğrencilerinin, kötü kelimeler kullandığı yönünde söylemde bulunmadığını, ancak 5-A, 6-A ve 7-A sınıfı öğrencilerinin ifadelerinin değerlendirmeye alınmadığını, yani soruşturmacının sadece aleyhine delilleri göz önünde bulundurduğunu, sadece bir ders saatinde gerçekleşen olayın sürekli kötü söz söylediği şeklinde değerlendirilemeyeceğini, eylemin sürekli gerçekleştiği iddiasının sübuta ermediğini, 20.03.2023
tarihinde ’ün kendisi için ceza teklif ettiğini söylediğini ve savunma istem yazısının aynı gün okulun sistemi üzerinden ulaştığını, soruşturmacı olarak atananların soruşturmayı iki ayda bitirmesi gerekirken soruşturma dosyasının İl Milli Eğitim Müdürlüğüne tesliminin altı ayı bulduğunu, ayrıca hakkındaki inceleme raporunun kapağında Valilik Makamının 20.04.2022 tarih ve sayılı oluruyla inceleme yapıldığının belirtildiğini, ancak o tarihte ve öncesinde bu tür olaylar yaşanmadığını, soruşturma dosyasındaki belgelerin birer örneğini ve savunma için ek süre talep ettiği dilekçesine rağmen belgelerin, kendini yeterince savunmasına yetmeyecek kadar bir kısmının tarafına verildiğini, ek süre talebinin ise reddedildiğini, Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, savunma istenirken iddiaların dayandığı delillerin de belirtilmesi gerektiği düzenlenmesine rağmen, savunma istem yazısında hiçbir delilden söz edilmemesinin kendisini tam olarak savunamamasına neden olduğunu iddia ederek, tarafına verilen disiplin cezasının geri alınmasını ve görev yeri değişikliği teklifinin uygulanmamasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Afyonkarahisar İl
Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 10/05/2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. hakkında düzenlenen 13/03/2023 tarihli ve sayılı İnceleme Raporunun irdelenmesi neticesinde; Afyonkarahisar Valilik Makamının 06/10/2022 tarih ve sayılı olurları ile hakkında inceleme gerekirse soruşturma yapılması için İl Ortaokulu
Müdürü ve İl İlkokulu Müdür Yardımcısı ‘ın muhakkik olarak görevlendirildikleri ve ifade alan muhakkik ile raporu düzenleyen kişilerin aynı kişiler olduğu, ancak son savunmanın istenmesi ve disiplin ceza teklifinin değerlendirilmesinin Milli Eğitim
Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği hükümleri gereğince okul müdürünün inceleme raporunda isminin geçmesi nedeniyle üst disiplin amiri konumundaki İl Milli Eğitim Müdürü tarafından yapıldığının tespit edildiği,
2.2. İnceleme raporunda şikayetçi konumundaki iki öğrenci velisinin, tanık olarak bir öğrenci velisinin, üç öğretmenin, Okul Müdürünün, Müdür Yardımcısının ve ilgili öğretmen ‘in derslerine girdiği iki 5/A, üç 6/A, iki 7/A ve üç 8/A şubesi öğrencilerinden ifade alındığı ve bu yönetimin soruşturma usul ve esaslarına uygun olduğu,
2.3. Muhakkiklerce yapılan inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgelerden iddiaların sübuta erdiğinin belirlendiği,
2.4. hakkındaki iddialar ile ilgili olarak Valilik Makamının 06/10/2022 tarih ve sayılı olurları ile inceleme gerekirse soruşturma yapmak üzere muhakkik görevlendirildiği, inceleme raporu ve inceleme rapor kapağında Makam Onayının Tarihi ve Sayısı kısmına görevlendirme tarih ve sayısının doğru biçimde yazıldığı, ancak inceleme rapor kapağının “Haklarında İnceleme ve Soruşturma Yapılanlar ve getirilen teklifler:” başlıklı kısmının ikinci paragrafında sehven muhakkiklerce 20/04/2022 tarih ve yazıldığının tespit edildiği,
2.5. ‘in soruşturma dosyası talebinin Bilgi Edinme Kanunun 19.maddesi gereğince incelemeyi yürüten muhakkiklerin ve ifade verenlerin kimliği belli olmayacak şekilde karartılarak verildiği, ek savunma talebinin ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 128.maddesi gereğince soruşturma raporları tamamlandıktan sonra on beş gün içerisinde dosyanın tamamlanması gerektiğinden dolayı ilgili öğretmene
7 gün son savunma süresi verilerek süre talebinin dosyanın zamanında tamamlanabilmesi için uygun
görülmediği,
2.6. Savunma istem yazısının usulüne uygun olarak istendiği,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
3.1. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.2. “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.”
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,
5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde,
“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
…
e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, …
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”,
5.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,
5.3. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde, “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, …
B
Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,
5.4. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.”
5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,
5.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”,
6. 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununun,
6.1. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5inci maddesinde “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”
6.2. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”
7. 17.04.2015 tarih ve 29329 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama Ve Yer Değiştirme
Yönetmeliğinin, “Hizmetin gereği olarak yapılabilecek yer değiştirmeler” başlıklı 50 nci maddesinde, “(1) Haklarında yapılan adli veya idari soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülen öğretmenlerden görev yeri il içinde değiştirileceklerin atamaları, görevli oldukları yere göre sırasıyla alt hizmet alanlarındaki eğitim kurumlarına; görev yeri il dışına değiştirileceklerin atamaları ise, zorunlu çalışma yükümlülükleri de dikkate alınarak alanlarında öğretmen ihtiyacı olan eğitim kurumlarından birine yapılır.
(2) Sağlık durumu hariç olmak üzere, haklarında yapılan adli ve idari soruşturma sonucunda görev yerleri; il dışına değiştirilenler daha önce görev yaptıkları il’e, il içinde değiştirilenler daha önce görev yaptıkları ilçeye, ilçe içinde değiştirilenler ise daha önce görev yaptıkları eğitim kurumuna aradan üç yıl geçmeden atanma isteğinde bulunamaz.
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran tarafına verilen disiplin cezasının geri alınmasını ve görev yeri değişikliği teklifinin uygulanmamasını talep etmektedir.
10. İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde,
10.1. Öğrencilerin 21.09.2022 tarihinde yapılan rehberlik dersinde rehber öğretmene, başvuran öğretmenin kendilerine sürekli hakaret içeren söylemlerde bulunduğunu ifade etmeleri üzerine, rehber öğretmence bu durumun velilerine de iletilmesi gerektiğinin dile getirildiği, rehber öğretmenin aynı gün söz konusu durumu okul müdür yardımcısına bildirdiği, müteakiben, iki velinin, 29.09.2022 ve 30.09.2022 tarihli dilekçelerle başvuran öğretmen hakkında okul yönetimine şikayette bulundukları, bu durumun okul müdürünce aynı gün tutanak altına alınarak, 29.09.2022 tarih ve sayılı ile İl Milli Eğitim
Müdürlüğüne iletildiği,
10.2. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 03.10.2022 tarih ve sayılı yazısı ile Eğitim Müfettişleri
Başkanlığından, veli dilekçeleri ile başvuran öğretmen hakkında ileri sürülen iddiaların incelenmesi ve gerekirse soruşturma başlatılmasının talep edildiği,
10.3. Başvuran öğretmenin hakkındaki iddialar ile ilgili olarak Valilik Makamının 06/10/2022 tarih ve sayılı olurları ile inceleme gerekirse soruşturma yapmak üzere bir ilkokul müdürü ve bir ortaokul müdürünün muhakkik olarak görevlendirildiği ve 10.10.2022 tarihinde soruşturmaya başlandığı,
10.4. Şikayetçi konumundaki iki öğrenci velisinin, tanık olarak bir öğrenci velisinin, üç öğretmenin, Okul
Müdürünün, Müdür Yardımcısının ve ilgili öğretmen ‘in derslerine girdiği iki 5/A, üç 6/A, iki 7/A ve üç 8/A şubesi öğrencilerinin ifadelerinin alındığı ve beyanlarına başvurulduğu,
10.5. 13.03.2023 tarihinde soruşturmanın tamamlandığı, soruşturma raporunun 13.03.2023 tarih ve sayılı yazı ile İl Milli Eğitim Müdürlüğüne sunulduğu, söz konusu soruşturma raporunda özetle, başvuran öğretmenin, derslerde öğrencilere hakaret içeren kelimeler kullandığı iddiasının sübut bulması hasebiyle, söz konusu fiilin disiplin yönünden 657 sayılı DMK 125/B-g maddesi; “İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak” kapsamına girdiği gerekçesiyle
kınama cezası verilmesi kanaatine varıldığı, idari yönden ise, 5442 sayılı kanunun 8/C maddesi uyarınca
İl sınırları içerisinde branşına uygun bir okula öğretmen olarak atamasının uygun olacağı kanaatine varıldığı ifadelerine yer verildiği,
10.6. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün İnsan Kaynakları Yönetim Şube Müdürlüğüne göndermiş olduğu,
17.03.2023 tarih ve sayılı yazısı ile bahse konu disiplin soruşturması raporunun sonuç
bölümünde getirilen teklif doğrultusunda işlem yapılması talimatının verildiği,
10.7. 20.02.2023 tarih ve sayılı yazı ile başvuran öğretmenden istem yazısının tebliğinden itibaren 7 gün içinde savunmasının talep edildiği, bu yazının başvurana 22.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, başvuranın 23.03.2023 tarihli dilekçesi ile soruşturma dosyası evraklarının birer örneğinin tarafına verilmesi ile savunması için ek süre talebinde bulunulduğu, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 24.03.2023 tarih ve sayılı yazısı ile Bilgi Edinme Kanunu kapsamında uygun görülen belgelerin söz konusu
Kanunda öngörülen sürede tarafına verileceğinin, ancak dosyanın 657 sayılı Kanunun 128 nci maddesinde öngörülen sürede tamamlanması gerekti gerekçesiyle ek süre talebinin reddedildiği,
10.8. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 27.03.2023 tarih ve sayılı yazısında, “Bu kapsamda; disiplin soruşturmasına ait bilgi ve belge talebine ilişkin olarak 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. Maddesinin (a), (b) ve (d) bentleri gereğince soruşturmaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulması uygun görülmemiştir, ancak özel hayatın korunmasına riayet edilerek, kişilerin ve soruşturmaya yürüten şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerinin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade karartılmak ve ifade tutanakları ile tanık ifadelerini içeren kısımlar çıkartılmak suretiyle kendisiyle ilgili bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması Müdürlüğümüzce uygun görülmüş olup ilgili belgeler tanzim edilerek ekte sunulmuştur.” İfadelerine yer verilerek tüm bilgi ve belgelerin başvuranın erişimine sunulmadığı,
10.9. Başvuranın disiplin amiri olan okul müdürünün soruşturma raporu kapsamında beyanına başvurulmuş olması hasebiyle, üst disiplin amiri olan İl Milli Eğitim Müdürü tarafından başvuranın 29.03.2023 tarihli savunma yazısı ve geçmiş çalışmaları dikkate alınarak bir derece alt ceza olan uyarma cezasıyla tecziyesinin uygun görüldüğü, 30.03.2023 tarih ve sayılı tecziye yazısının başvurana
31.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, başvuran tarafından 07.04.2023 tarihinde anılan cezaya itiraz edildiği,
Afyon Valiliği İl Disiplin Kurulunun 11/04/2023 tarih, sayılı kararıyla itirazın oyçokluğu ile reddedildiği, kararın 28/04/2023 tarihinde tebliğ alınmasıyla cezanın kesinleştiği,
Anlaşılmaktadır.
11. Anılan disiplin cezasının usul ve esas yönünden incelenmesinde; başvuran öğretmen hakkındaki iddiaların 29.09.2022 tarihli bir tutanakla İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildikten sonra süresi içerisinde idari yönden soruşturma yapılması yönünde iki adet soruşturmacı tayin edildiği, soruşturmacılar tarafından iki öğrenci velisinin, tanık olarak bir öğrenci velisinin, üç öğretmenin, Okul Müdürünün, Müdür
Yardımcısının ve ilgili öğretmen ‘in derslerine girdiği iki 5/A, üç 6/A, iki 7/A ve üç 8/A şubesi öğrencilerinin ifadeleri ile birlikte, hakkında soruşturma yapılan başvuran öğretmenin ifadesine başvurulduğu, düzenlenen 13/03/2023 tarihli Disiplin Soruşturması Rapor ve eki ifade tutanaklarına bakıldığında, başvuran öğretmenin derslere girmeye başladığı önceki yıllardan itibaren dersin dinlenmemesi ve konuşulması hallerinde öğrencilere hakaret içerikli söylemlerde bulunduğunun sübuta erdiği, okul müdürünün soruşturma raporunda adının geçmesi hasebiyle objektif bir soruşturma için, üst disiplin amiri olan İl Milli Eğitim Müdürü tarafından başvuranın savunması ve geçmiş çalışmaları dikkate alınarak bir alt ceza uygulanması yönünde karar verildiği,
12. Başvuranın Ortaokulu Müdürü ve İlkokulu Müdür
Yardımcısı ’ın, soruşturmayı yürüttüğü, ancak soruşturma raporunun, Eğitim
Müfettişleri Başkanlığınca düzenlendiği iddiasının aksine, söz konusu soruşturma raporunun adı geçen muhakkiklerce hazırlandığı,
13. 8-A sınıfındaki öğrenciler hariç hiçbir öğrencinin; yani 5-A, 6-A ve 7-A sınıfı öğrencilerinin, kötü kelimeler kullandığı yönünde söylemde bulunmadığı, ancak 5-A, 6-A ve 7-A sınıfı öğrencilerinin ifadelerinin değerlendirmeye alınmadığı iddiasıyla ilgili olarak, başvuranın derslerine girdiği yukarıda adını zikrettiği tüm şubelerdeki öğrencilerinden birkaçının tanık olarak ifadesine başvurulduğu,
14. Başvuranın söz konusu fiilin sürekli gerçekleştiği iddiasının sübuta ermediği iddiasının, soruşturma raporunda yer alan ifadeler dikkate alındığında gerçeği yansıtmadığı,
15. Başvuranın soruşturmacı olarak atananların soruşturmayı iki ayda bitirmesi gerekirken soruşturma dosyasının İl Milli Eğitim Müdürlüğüne tesliminin altı ayı bulduğu iddiasıyla ilgili olarak 657 sayılı
Kanunda soruşturmanın ne kadar sürede bitirilmesi gerektiğini öngören emredici bir hüküm bulunmadığı,
16. Başvuranın inceleme raporunun kapağında Valilik Makamının 20.04.2022 tarih ve sayılı oluruyla inceleme yapıldığının belirtildiği iddiasına ilişkin olarak, inceleme raporu ve inceleme rapor kapağında Makam Onayının Tarihi ve Sayısı kısmına görevlendirme tarih ve sayısının doğru biçimde yazıldığı, ancak inceleme rapor kapağının “Haklarında İnceleme ve Soruşturma Yapılanlar ve getirilen teklifler:” başlıklı kısmının ikinci paragrafında sehven muhakkiklerce 20/04/2022 tarih ve yazıldığının anlaşıldığı,
17. Başvuranın, soruşturma dosyasındaki belgelerin birer örneğini ve savunma için ek süre talep ettiği dilekçesine rağmen belgelerin, kendini yeterince savunmasına yetmeyecek kadar bir kısmının tarafına verildiği, ek süre talebinin ise reddedildiği iddialarıyla ilgili olarak ise,
17.1. 657 sayılı Kanunda savunma süresi dışında ek süre verilebileceğini düzenleyen bir hüküm bulunmadığı, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte bir delil ortaya çıkması halinde ise, karşı tarafın savunmasını gereği gibi yapmasını teminen ek süre verilmesinin yetkili makamın takdirinde bulunduğu,
17.2. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 27.03.2023 tarih ve sayılı yazısında, “Bu kapsamda; disiplin soruşturmasına ait bilgi ve belge talebine ilişkin olarak 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. Maddesinin (a), (b) ve (d) bentleri gereğince soruşturmaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulması uygun görülmemiştir, ancak özel hayatın korunmasına riayet edilerek, kişilerin ve soruşturmaya yürüten şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerinin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade karartılmak ve ifade tutanakları ile tanık ifadelerini içeren kısımlar çıkartılmak suretiyle kendisiyle ilgili bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması Müdürlüğümüzce uygun görülmüş olup ilgili belgeler tanzim edilerek ekte sunulmuştur.” İfadelerine yer verilerek tüm bilgi ve belgelerin başvuranın erişimine sunulmadığı görülmekte, ancak, … Üniversitesi’nde çalıştığı anlaşılan … tarafından, … Dekanlığı tarafından açılan
“Disiplin Soruşturması” için dosyasında yer alan raporların ve sunulan belgelerin kopyalarının verilmesini talep ettiği başvurusunun uygun görülmemesini müteakip Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna yapılan başvuru sonucunda verilen 28.09.2022 tarih ve sayılı kararda özetle, “ …, Başvuru sahibinin dilekçesi ve eklerinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde
incelenmesi neticesinde; başvuru sahibinin itirazına konu başvurusunda yer alan taleplerinin, kendisi hakkındaki “Disiplin Soruşturması” dosyasında bulunan bilgi ve belgelere yönelik olduğu dikkate alındığında başvuru sahibinin itirazına konu kendisi hakkındaki soruşturmanın tekemmül etmiş olması halinde başvuranın söz konusu verilere erişiminde güncel, somut, meşru ve kişisel menfaatinin bulunduğu, başvuru sahibi tarafından talep olunan belgelerin çalışma hayatına ve mesleki onuruna ilişkin olduğu, başvuru sahibinin bu belge ve bilgilere erişiminin anayasal bir hak olan hak arama hürriyetinin kullanılabilmesi bakımından gerekli ve zorunlu olduğu ve Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine uygun olacağı sonucuna varıldığından başvuru sahibinin taleplerinin demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak bilgi edinme hakkının kullanımı kapsamında olduğu, ancak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı
Kanununun “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince, söz konusu başvuru sahibinin itirazına konu kendisi hakkındaki soruşturmanın tekemmül etmiş olması halinde “Disiplin Soruşturması” dosyasında bulunan söz konusu bilgi ve belgelerin özel hayatın korunmasına riayet edilerek üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerinin tespitine imkân veren her türlü bilgi ve ifade karartılmak ve ifade tutanakları ile tanık ifadeleri, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeleri içeren kısımlar çıkartılmak/kapatılmak suretiyle, söz konusu Kanununun “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesi gereğince kendisiyle ilgili bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiğinin …
Üniversitesi Rektörlüğü’ne bildirilmesine” ifadelerine yer verildiği, yani ilgili idare tarafından anılan
Kurulun kararı doğrultusunda işlem tesis edildiği, bu itibarla, savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği,
18. Başvuranın, Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, savunma istenirken iddiaların dayandığı delillerin de belirtilmesi gerektiği düzenlenmesine rağmen, savunma istem yazısında hiçbir delilden söz edilmemesinin kendisini tam olarak savunamamasına neden olduğunu iddiasına ilişkin olarak, ise, söz konusu savunma yazısında disiplin suçunu oluşturan eylemin ve bu eylemin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açıkça ifade edildiği, savunma yapılması için sürenin belirlendiği (bkz. Danıştay 12. Dairesinin 21.04.2016 tarih, E. 2012/7979, K. 2016/2387 sayılı kararı), kaldı ki şikayetçinin Kurumumuza vermiş olduğu şikayet dilekçesinde de öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin ifadelerinden ve tanık beyanlarından söz ettiği, hatta, muhakkiklerce öğrencilere sarf etmiş olduğu hakaret içerikli ibarelere açıkça yer verilerek isnat olunan fiili işleyip işlemediğine ilişkin ifadesinin alındığı, dolayısıyla başvuranın disiplin cezasının konusunu oluşturan fiile ilişkin delilleri bilmediğinin kabulünün hayatın olağan akışına uygun olmadığı,
Anlaşılmış olup,
19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan nedenlerle başvuran öğretmen hakkında uygulanan disiplin cezası işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
20. Görev yeri değişikliği teklifinin uygulanmaması talebi ile ilgili olarak ise, gönderilen bilgi ve belgeler arasında, konuya ilişkin olarak sadece İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 20.03.2023 tarih ve sayılı
Öğretmen Atama Şubesinden soruşturma raporunda idari yönden getirilen teklifin gereği olan gerekli işlemlerin yapılarak Atama Kararnamesi ile birlikte Müdürlüğe bilgi verilmesinin talep edildiği yazının yer aldığı, atama yapılıp yapılmadığını gösterir bir belgenin ise dosya kapsamında yer almadığı, bunun üzerine, ilgili idare ile yapılan görüşmede, İl Müdürünün soruşturma raporu kapsamında yapılacak atamaların, derslerin sekteye uğramaması adına dönem sonunda yapılması yönünde talimat verdiği, Danıştay 5.
Dairesinin 17.05.1996 tarih ve E. 1995/4416 K. 1996/1911 sayılı kararında idari işlemin kesin
olmasının, “idari işlemin oluşması için öngörülen sürecin tüm aşamaları ile tamamlanıp yetkili idari makam veya organlarca imzalanarak uygulanabilir duruma gelmiş olması” biçiminde tanımlandığı, bu kapsamda, söz konusu yargı kararı uyarınca kesin olmadığı anlaşılan yer değiştirme işleminin
Kurumumuzca incelenmesine imkan bulunmamaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğinin gösterilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görüşmüştür.
Ancak, savunma istem yazılarının, 657 sayılı Kanunun 130 uncu maddesinde yer alan ”Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”, şeklindeki açık hükme uygun hazırlanması gerektiği değerlendirilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Afyonkarahisar İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi