ÖZET: Başvuran, OHAL döneminde kamu görevinden ihraç edilip, daha sonra görevine iade edilmiştir. İade sürecinde, görevden uzak kaldığı dönemlerdeki maaşlarının ödendiğini, ancak sosyal denge tazminatının ödenmediğini ve kendisine yapılan ödemeden 47.382,91 TL kesildiğini iddia etmektedir. İdare, başvuranın göreve iadesi sonrasında maaşlarının zamanında ödendiğini, sosyal denge tazminatının ise fiilen çalışmadığı için ödenemeyeceğini belirtmiştir.

Danıştay, başvuranın kamu görevine iade edilmesiyle birlikte, görevden çıkarıldığı tarihten göreve başladığı tarihe kadar olan mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ancak, başvuranın ihraç olduğu dönemde SGK’lı olarak çalıştığı ve bu dönemde elde ettiği gelirin (47.382,91 TL) ödenecek tazminat miktarından düşülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın sosyal denge tazminatı ve yasal faizinin ödenmesi yönünde tavsiye kararı verilmiş, ancak SGK’lı çalıştığı dönemdeki kesintilerin ödenmemesi talebi reddedilmiştir. Bu durum, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/77237-S.20.84023

BAŞVURU NO : 2020/92185

KARAR TARİHİ : 22/09/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Mali haklara ilişkin talepler hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/08/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; “Açığa alındığı 26/07/2016 ile OHAL Komisyon kararı ile yeniden göreve

başladığı 27/04/2020 tarihleri arasında yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının bir kısmının 25/07/2018 tarih ve 7145 sayılı kanunun 22.Maddesi gereğince 03/06/2020 tarihinde yasal faizi hesaplanmadan ödendiğini, ancak açıkta geçen süreleri kapsayan 657 sayılı Devlet memurları kanuna göre maaş alanlara ödenen, 375 sayılı sayılı KHK’nın Ek Madde 15’ine göre ödenmesi gereken sosyal denge tazminatının, söz konusu idareye mali bir yükümlülüğü olmamasına rağmen kendisine yapılan ödemeden haksız yere 47.382,91.TL kesildiğini belirterek, zamanında alamadığı maaşlarına ait yasal faizin, sosyal denge tazminatı ve yasal faizinin, kendisine yapılan ödemeden kesilen 47.382,91.TL’nin ve yasal faizinin, ödenmesini talep etmektedir.

2) Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gaziantep Büyükşehir Belediye

Başkanlığının 04/09/2020 tarih ve – -E. sayılı yazısında özetle;

2.1) Başvurucu . 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uyarınca memur

statüsünde ve çözümleyici kadrosunda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler

Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışmaktadır.

2.2) Başvurucunun göreve iadesi sonrasında maaşları zamanında ödenmiş olup; 31.07.2018

tarihli ve 30495 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 25.07.2018 tarihli ve 7145 Sayılı Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 22 inci maddesi gereği “kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklar ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” hükmü mevcut olduğundan yasal faiz işletilmemiştir.

2.3) Açığa alınmadan önceki sürelerde Sosyal Denge tazminatı almıştır. Açıkta geçen ve İhraç

Dönemine ait sürelerde Sosyal Denge tazminatı almamıştır. Gerekçesi; Belediyemiz ile yetkilisendika olan … sendikası arasında imzalanan sözleşmenin; Hangi Hallerde Sosyal Denge

Yardımından Yararlanılamaz maddesi gereği “Memurlar sosyal denge sözleşmesindeki mali hükümlerden işyerinde fiilen çalıştığı sürece (yıllık izin hariç) faydalanır.” Hükmü gereğidir.

2.4) Başvurucunun 47.382,01 TL eksik ödeme yapıldığı iddiası, ihraç döneminde SGK’lı olarak

bir işte çalıştığında dolayı yapılan hesaplama neticesinde 47.382,91 TL elde ettiği kazanç olup, bu tutar toplam maaşından mahsup edilen tutardır.

2.5) Meri mevzuat hükümleri ile emsal mahkeme kararları gereğince başvurucuya yapılan

ödemelerin hukuka uygun olduğu ve yapılmayan ödemelerin de hukuka aykırı olmadığı görüş ve kanaatindeyiz…”

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

3.2) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden

doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

3.3) Anayasanın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128 inci maddesinde;

“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve

yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle:

7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.…”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

5) 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;

5.1) “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “ (1) Anayasanın 120 nci maddesi

kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi

Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik

Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,

5.2) “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Komisyon, olağanüstü hal

kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir. a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c)

Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,

5.3) “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten

veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.

Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel

Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre

İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”

Hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6) İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kamu görevinden

çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, fiilen görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak ödenmesi gereken sosyal denge tazminatı ile yasal faizinin, ödenmiş olan maaşların yasal faizlerinin ve yapılan kesintilerin de (47.382,91.TL) yasal faiziyle birlikte başvurana ödenmesi yönünde “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Başvuran, kamu görevinden OHAL döneminde ihraç edildiğini ancak OHAL Komisyon

Kararıyla görevine döndüğünü, görevden uzak kaldığı dönemlerdeki maaşlarını ve mali haklarının kendisinde ödendiğini ancak, sosyal denge tazminatının ödenmediğini, idareye mali bir yükümlülüğü olmamasına rağmen kendisine yapılan ödemeden haksız yere 47.382,91 TL kesildiğini belirterek, zamanında alamadığı maaşlarına ait yasal faizin, sosyal denge tazminatı ve yasal faizinin, kendisine yapılan ödemeden kesilen 47.382,91.TL’nin ve yasal faizinin, ödenmesini talep etmektedir.

8) İdarenin cevap yazısında özetle; başvuranın göreve iadesi sonrasında maaşlarının zamanında

ödendiği, Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sözleşmenin; memurlar sosyal denge sözleşmesindeki mali hükümlerden işyerinde fiilen çalıştığı sürece (yıllık izin hariç) faydalanır hükmü gereği başvurana sosyal denge tazminatı ödenmediği ve başvuranın ihraç döneminde

SGK’lı olarak bir işte çalıştığında dolayı yapılan hesaplama neticesinde 47.382,91.TL elde ettiği kazanç olup, bu tutarın toplam maaşından mahsup edilen tutar olduğu bildirilmiştir.

9) Kurumumuza sunulan belgelerde yapılan incelemede, başvuranın 26/07/2016 tarihinde açığa

alınıp, 22/11/2016 tarihinde 677 sayılı KHK ile görevine son verildiği, OHAL İşlemleri

İnceleme Komisyonunun 19/03/2020 tarih ve / sayılı kararında, başvurunun kabulüne karar verildiği, 27/04/2020 tarihinde tekrar göreve başladığı, maaşlarının ödendiğinin bildirildiği, ancak başvuranın iddiasına göre, maaşlara ait yasal faizin, sosyal denge tazminatının ödenmediği ve idarenin de cevap yazısında belirtildiği üzere ihraç edildiği dönemde SGK’lı olarak çalıştığı gerekçesiyle 47.382,91.TL’lik tutarın ise maaşından mahsup edildiği anlaşılmaktadır.

10) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu

kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

11) Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde;

daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

12) Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe

giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın

120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük

Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

13) 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri

İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

14) Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali

hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” yönünde değerlendirme yapılmıştır.

15) Benzer nitelikli bir yargı kararında; “Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli

ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı

KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk.

22.11.2018 tarih ve 2018/360 e. 2018/1013 k.-Ankara BİM 7.İdari Dava Dairesi 08.11.2019

tarih ve 2019/506 e. 2019/921 k.) yapılan tespitler ışığında başvuranın maaşına yönelik olarak faiz ödemesinin de yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

16) Sosyal denge tazminatının ödenmesi için fiilen çalışma şartının öngörülmesinin yukarıda

belirtilen mevzuat ile öngörülen amaca uygun düşmediği, söz konusu sosyal denge tazminatı her ne kadar fiili çalışma karşılığında ödenen bir tazminat niteliği taşısa da söz konusu fiili çalışmanın OHAL KHK’ sı kapsamında ihraç edilmesi dolayısıyla yapılamadığı bu bağlamda ileri sürülen gerekçelerin hakkaniyete uygun olmadığı görüldüğünden, bu nedenlerle, idarenin, kamu görevinden çıkarıldığı döneme ilişkin olarak; başvurana hak ettiği sosyal denge tazminatını ödemesi yönünde işlem tesis etmesi gerekmektedir.

17) Ancak başvuranın Kamudan ihraç edilmiş olduğu dönemde SGK’ lı olarak çalışmasının

olduğu bu bağlamda anılan dönem de elde ettiği gelirin (47.382,91 TL) başvurana yapılan ödemelerden mahsup edildiği söz konusu somut durumun Danıştay 12. Dairesinin 27.12.2013 tarih ve E: 2012/3100, K:2013/12993 sayılı kararında; “Hukuka aykırılığı yargı kararıyla sabit olan işlem nedeniyle davacının, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tazmini gerekmekte ise de, söz konusu zarar hesaplanırken açıkta geçen sürede davacının çalışarak gelir elde etmesi durumunda, bu miktarın davacıya ödenecek tazminat miktarından düşülmesi gerekeceğinden, Mahkemece davacının açıkta geçen sürelerde çalışarak gelir elde edip etmediğinin; taraflardan, Gelir İdaresi Başkanlığından ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından sorulması ve gelir elde ettiğinin saptanması halinde elde ettiği bu miktarın açıkta kaldığı süreye ilişkin ödenmesi gereken maaş ve parasal haklara ilişkin tazminat miktarından düşülmesi gerekmektedir.” hükmü de dikkate alınarak Kurumumuzca daha önceden incelendiği bu bağlamda anılan konu hakkında Kurumumuz tarafından: 2019/11247 Ret kararı ve 2020/1952

Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararında (Ret kısmı SGK’ lı olarak çalışılan dönemin yapılan ödemelerden mahsubuna ilişkindir.) yer alan açıklamalar kapsamında başvuranın geriye dönük mali hakları hesaplanırken başvuranın ihraç olduğu süreçte çalışarak gelir elde etmesi durumunda, bu miktarın başvurana ödenecek miktardan düşülmesi gerekeceğinden, başvuranın anılan dönemde geriye dönük maaşının mahsup edilen kısmının tarafına ödenmemesine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamıştır.

18) Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve emsal yargı kararları birlikte

değerlendirildiğinde; kamu görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, fiilen görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak ödenmesi gereken sosyal denge tazminatı ile yasal faizinin, ödenmiş olan maaşların yasal faizlerinin ödenmesi gerektiği, aksi yönde gerçekleştirilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacağı, ancak, SGK’ lı olarak çalıştığı dönem için yapılan kesintilerin (47.382,91.TL) ve yasal faizinin tarafına ödenmemesine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17 nci maddesinin

sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumu’na dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa)

durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlemleri yönünden, Gaziantep İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvuru dosyasında bulunan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE KISMEN

REDDİNE;

Başvuranın ihraç edildiği dönemde SGK’ lı olarak çalıştığı dönem için yapılan kesintilerin (47.382,91.TL) ve yasal faizinin tarafına ödenmesi yönündeki talebinin REDDİNE, Başvurana fiilen görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak hak ettiği sosyal denge tazminatının ve yasal faizinin, ödenmiş olan maaşların yasal faizlerinin ödenmesi yönünde

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA

Kararın, BAŞVURANA ve GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, GAZİANTEP

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi