|
ÖZET: Başvuran, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ihraç edilmesi nedeniyle 15 yıllık mecburi hizmet süresini tamamlamadığı gerekçesiyle kendisine yansıtılan borcun iptalini talep etmektedir. Başvuran, OHAL KHK’ları ile görevden çıkarılanların mecburi hizmet yükümlülüklerinin kaldırıldığına dair düzenlemeleri öne sürerek, kendisine de aynı durumun uygulanmasını istemektedir.
İdare, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesine dayandığını, bu nedenle 675 sayılı KHK’nın uygulanamayacağını belirtmektedir. Ayrıca, başvuranın mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan görevden ayrılması nedeniyle yansıtılan borcun hukuka uygun olduğunu ifade etmektedir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş, idarenin borç yükümlülüğü çıkarma işleminin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda, mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılanların borç yükümlülüğünün devam edeceği sonucuna varılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/1947-S.23.3232
BAŞVURU NO : 2022/17689
KARAR TARİHİ : 16/02/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI
Kamu görevinden çıkarılan başvuranın, mecburi hizmet yükümlülüğü
BAŞVURUNUN KONUSU :
nedeniyle çıkan borcun iptal edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 01/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel
Komutanlığından Bakanlık onayı ile ihraç olduğunu, 15 yıllık mecburi hizmet süresi doldurmadığı gerekçesi ile tarafına borç yansıtıldığını, OHAL KHK’larıyla görevden çıkarılanların mecburi hizmetlerinin ve buna bağlı borç ve yükümlülüklerin kalkacağının hüküm altına alındığını, KHK ile ihraç edilen personelle aynı durumda olduğundan, şahsına da uygulanmasının gerektiğini belirtmektedir.
Başvuran idarenin işleminin durdurulmasını ve bu konuda düzenleme yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Jandarma Genel Komutanlığından 13/12/2022
tarih ve sayılı, yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben Jandarma Genel
Komutanlığının 19/01/2023 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) Tazminat işlemlerinin 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev Yetkileri Kanunu’nun Ek-14’üncü madde
amir hükmü gereği yapılmakta olduğu ve iptalinin söz konusu olmadığı,
2.2) Olağanüstü Halin kaldırılmasını müteakip 31 Temmuz 2018 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak
yürürlüğe giren 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’un kamu görevinden çıkarma işlemlerini düzenleyen 26’ncı maddesiyle 375 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35’inci madde; B fıkrası “ Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 6’ncı bendi “Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik
Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.” hükmü ile son paragrafının “Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” hükmünce, İstihbarat Başkanlığınca, görevden ihraç kriterlerine uygun personel bilgilerinin Personel Başkanlığına gönderilmesine müteakip, Personel Başkanlığınca bu personelin özlük bilgileri ile adli ve idari durumları kontrol edilerek varsa gerekli düzeltmelerin yapılmasının sağlandığı, Jandarma Genel Komutanlığından çıkarma işlemlerine yönelik savunma istem yazıları hazırlanarak, bu yazılar ilgili birlik komutanlıklarına gönderildiği, ilgili birlik tarafından teslim alınan savunmalar Personel Başkanlığına gönderildiği ve
Jandarma Genel Komutanlığı Teşkilatından çıkarma işlemlerini değerlendirmek üzere oluşturulan
Değerlendirme Kurulu’na sunulduğu, Değerlendirme Kurulu’nun değerlendirmesi üzerine İçişleri
Bakanı’nın “Oluru” ile Jandarma Genel Komutanlığından çıkarma işleminin yapıldığı,
2.3) 06 Ocak 2017 tarihli 680 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname 48’inci madde gereğince 2803 sayılı
Kanuna geçici Madde 9 eklenmiş olup ”Bu madde yayım tarihi itibarıyla Jandarma Genel Komutanlığı ve
Sahil Güvenlik Komutanlığında muvazzaf subay ve astsubay olanlar için mecburi hizmet yükümlülükleri; Subay veya astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen 15 yıl hizmet esas alınmak suretiyle mecburi hizmetlerinin kalan kısmı aynen devam eder.” amir hükmü 06 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girdiği ve 01
Şubat 2018 tarihinde 7072 sayılı kanunla aynen kabul edildiği, mecburi hizmet yükümlülüğünün yeniden düzenlenmesine yönelik hali hazırda bir yasal çalışma bulunmamakta birlikte, başvuranın 25 Eylül 2020 tarihinde 15 yıllık mecburi hizmet süresini tamamlamadan J.Gn.K.lığından ilişiğinin kesilmesi nedeniyle
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının
Tespit ve Tahsili ile Yüklenme ve Kefalet Senedinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında yükümlülük süresi eksik kalan kısmı orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte ödeyeceği,
2.4) Benzer bir konuda Anayasa Mahkemesine yapılan bir başvuruda, Mahkeme bir hizmetin yerine
getirilmesi sırasında zorunlu olarak hukuksal yükümlülüğün öngörülmesinin tek başına zorla çalıştırma ve angarya şeklinde değerlendirilemeyeceği, burada hizmet yükümlüsünün hizmet yükümlülüğünü kendi rızasıyla kabul edip etmediğinin incelenmesi gerektiği, ayrıca alanında uzman kişilere Devlet tarafından bedelsiz eğitim verilmesi göz önüne alındığında bu kişilerin birtakım hizmetlerde makul süreyle yükümlü kılınmasının uzmanlık alanlarıyla ilgili olmak ve aşırı külfet yüklememek kaydıyla zorla çalışma veya angarya olarak değerlendirilemeyeceği, bu bağlamda J.Gn.K.lığının personel ihtiyacının karşılanabilmesi için 10 yıllık mecburi hizmet süresinin 15 yıla çıkarıldığı ve davacıya mecburi hizmet yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle çıkarılan borçta ölçüsüzlüğe yol açmadığı kanaatine varmak suretiyle Anayasa’nın 18’inci maddesinde güvence altına alınan zorla çalıştırma ve angarya yasağının ihlal edilmediğine karar verildiği (Anayasa Mahkemesinin 31.03.2022 tarih ve 2019/18003 sayılı Kararı),
2.5) Sonuç olarak; 675 sayılı KHK’ya göre değil, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35’inci maddesine istinaden
ilişiği kesildiğinden kendisine 675 sayılı KHK’nın uygulanmasının ve bu bağlamda borç yükümlülüğünün ortadan kalkmasının mümkün olmadığı, ilişiğinin kesildiği 25 Eylül 2020 tarihinde yürürlükte olan 2803 sayılı Kanun’un Geçici 9’uncu maddesinde mecburi hizmet yükümlülüğünün 15 yıl olarak düzenlendiğinin
(bu süre 2803 sayılı Kanun’un Ek 14’üncü maddesinde yeniden düzenlenmiş olup halen yürürlüktedir.), göreve başladığı tarih ve ilişiğinin kesildiği tarih aralığında (20.12.2013-25.09.2020) 7 yıl görev yapmış olması hasebiyle mecburi hizmet süresini tamamlamadığından adı geçen kişiye yansıtılan borcun kaldırılması talebinin karşılanabilir olmadığının hukuksal mütalaasının yanında, dostane çözüm kapsamında tarafına yansıtılan borcun kaldırılma talebinin karşılanabilir olmaması ile birlikte onaylı belge suretlerinin posta yolu gönderildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü
maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun;
5.1) “Personel, kaynakları ve uygulanacak mevzuat” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Jandarma
Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. (Değişik cümle:18/10/2018- 7148/11 md.) Ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı
Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personel hakkındaki hükümler uygulanır. Jandarma Hizmetleri Sınıfı hariç olmak üzere Jandarma Genel Komutanlığının diğer hizmet sınıflarındaki kadrolarında bulunan Devlet memurları, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarındaki emsallerinin yararlandığı mali ve sosyal haklardan aynı şekilde yararlanırlar.”
5.2) 7196 sayılı Kanunun 37’nci maddesiyle mülga olan Geçici Madde 9’un, 25/08/2017 tarih ve 30165
sayılı R.G.de yayımlanan 694 sayılı KHK’nın 57’nci maddesiyle değiştirilen [08/03/2018 tarih ve
30354 (Mükerrer) sayılı R.G.de yayımlanan 7072 sayılı Kanunun 47’nci maddesiyle kabul edilen]
hali: “ Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığında muvazzaf subay ve astsubay olanlar için mecburi hizmet yükümlülükleri aşağıda
belirtilmiştir:
a) Subay veya astsubay naspedildikleri tarihten itibaren fiilen 15 yıl hizmet esas alınmak suretiyle mecburi hizmetlerinin kalan kısmı aynen devam eder….”,
5.3) Ek Madde 14 (Ek madde: 06.12.2019 – 7196 S.K/Madde 33): “Jandarma Genel Komutanlığında
muvazzaf subay ve astsubay olanlar için mecburi hizmet yükümlülükleri aşağıda belirtilmiştir:
a) Muvazzaf subay veya astsubayların mecburi hizmetleri, subay veya astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen on beş yıldır. Statü değiştirerek subaylığa geçirilenlerin mecburi hizmet süreleri Jandarma
Genel Komutanlığındaki ilk statülerine nasbedildikleri veya ilk sözleşmelerinin onaylandığı tarihten itibaren on beş yıldır.
b) Subay veya astsubay nasbedildikten sonra Jandarma Genel Komutanlığı hesabına yurt içindeki fakülte ve yüksekokullarda lisans veya lisansüstü öğrenim yapanların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır.
c) Jandarma Genel Komutanlığı hesabına yurt içinde tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık ya da yan dal uzmanlık eğitimi ile Jandarma Genel Komutanlığı hesabına yurt içinde tıpta, diş hekimliğinde veya eczacılıkta doktora eğitimini bitirenlerin yükümlülükleri, buralarda geçen sürelerin yarısı kadar uzatılır.
d) Pilotaj eğitimini (pilot adaylarına verilen uçuş eğitimini) bitirenlerin yükümlülükleri altı yıl uzatılır.
e) Yabancı memleketlere altı ay veya daha fazla süre ile öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak maksadıyla gidenlerin yükümlülükleri, masrafların ödenme şekline bakılmaksızın, gidiş ve dönüş tarihleri arasında geçen sürenin iki katı kadar uzatılır.
f) Yurt dışı sürekli göreve atanan subay veya astsubayların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır. Ancak, yaş haddinden, herhangi bir nedenle resen veya kadrosuzluktan emekli edilecekler ile tutuklulardan kendi isteği ile emekli olmak isteyenlere bu yükümlülük süresi uygulanmaz.
g) (b), (c), (d), (e) ve (f) bentleri gereğince mecburi hizmet yükümlülüğüne eklenecek hizmet sürelerinin başlangıç tarihleri; yükümlülük süresini tamamlamadan gidenlerin yükümlülük süresini tamamladıktan sonra, yükümlülük süresini tamamlayarak gidenlerle yükümlülüklerini bu süre içinde tamamlayanların kadro görevine fiilen katıldıkları tarihten başlar.
Durumları birinci fıkra hükümlerine uyanlardan mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından belirlenen ve öğrenci, subay ve/veya astsubay naspedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak öderler.
Yabancı memleketlere öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak amacıyla gitmiş olanlardan durumları bu maddede yazılı hallere uyanlar hakkında ilgili hükümler uygulanmakla birlikte, bulundukları süre içerisinde aldıkları aylık ve Devletçe yapılan masrafların dört katı ayrıca tazminat olarak alınır.
Bu Kanun, 3466 sayılı Kanun ve 4678 sayılı Kanuna göre; Jandarma Genel Komutanlığı mensubu subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ile uzman jandarma statüsündeki personelin öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar; İçişleri
Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
6) 31/07/2018 tarihli ve 30495 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 7145 sayılı “Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici Madde 35’inci maddesinde; “A) Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin
millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay
Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî
Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır.
B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik
Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma
Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
2) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde
istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
3) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve
Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli
Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
4) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı
Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
5) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli
İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır…”
7) 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun İle Yasalaşan 675 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Peşin ödenen aylıklar ve mecburi hizmet” başlıklı 10’uncu maddesinde: “(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller
çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar ile 15/8/2016 tarihli ve 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 4 üncü maddesi uyarınca öğrencilikle ilişikleri kesilenlerin;… b) Mecburi hizmet yükümlülükleri ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülükleri ortadan kalkar, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verilir. Bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarlar, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmez…”
8) 12.03.2021 tarihli ve 31421 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan Jandarma Genel Komutanlığı ve
Sahil Güvenlik Komutanlığı Öğrenim, Eğitim Ve Yetiştirme Masraflarının Tespit Ve Tahsili İle
Yüklenme Ve Kefalet Senedinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik’in;
8.1) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik;
a) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından sağlık sebepleri hariç her ne şekilde olursa olsun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ilişiği kesilen veya ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmaları,
b) Sözleşmeli subay ve astsubaylardan ilk sözleşme süresi içinde ilişiği kesilenleri,
c) Ön sözleşme dönemi içerisinde sağlık sebebi veya branş ve ihtisaslarının gerektirdiği özel nitelikleri taşımama veya kaybetme halleri hariç olmak üzere, ilişiği kesilen sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile bunların kefillerini,
ç) İlişiği kesilen veya sağlık sebebi hariç ayrılan öğrencileri, bunların kefillerini ve kanuni temsilcilerini, kapsar….”
8.2) “Dayanak” başlıklı 3’üncü maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı
Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 13/A ve ek 14 üncü maddeleri, 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanunun
18 inci maddesi ile 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun ek 10 uncu
maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere; Jandarma Genel Komutanlığında görev yapmaktayken
kamu görevinden çıkarılan başvuran, 15 yıllık mecburi hizmet süresini doldurmadığı gerekçesi ile tarafına borç yansıtıldığını belirterek OHAL KHK’ları ile ihraç edilen personelle aynı durumda olduğundan borcun kaldırılmasını ya da bu konuda düzenleme yapılmasını talep etmektedir.
11) Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere hukuk devletinin gereklerinden
biri olan belirlilik; bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum ve davranışlarını bu kurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamını taşımaktadır.
12) Başvuranın, göreve başladığı tarihte 10 yıl olan mecburi hizmet süresinin, 25/08/2017 tarihli ve 694
sayılı KHK ile yapılan değişiklikle birlikte 15 yıla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda başvuranın, 20/12/2013 tarihinde Jandarma astsubay çavuş rütbesiyle göreve başladığı, jandarma astsubay kıdemli çavuş olarak görevine devam eder iken zorunlu hizmet süresi içerisinde 25/09/2020 tarihinde Bakan Olur’u ile kamu görevinden çıkarıldığı, 15 yıllık mecburi hizmet süresini tamamlamasına 8 yıl kaldığı görülmektedir. Bu çerçevede, başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mecburi hizmet yükümlüğünün 15 yıl olduğu noktasında şüphe bulunmamaktadır.
13) Öte yandan, başvuran aynı durumda bulunan ve 675 sayılı Olağanüstü Hal KHK’sı ile ihraç olanların
mecburi hizmet yükümlülüklerinin kaldırılacağına dair hükümlerin bulunduğunu dolayısıyla kendisine
Geçici 35’inci madde kapsamında borç çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır. Ancak karşılaştırmaya çalışılan iki Kanununda hukuksal durumları farklıdır.
14) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35’inci maddesinde yer alan “…Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca
Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;… 6) Jandarma Genel
Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.” hükmü uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olan kişilerin ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine ilgili bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılabileceği belirtilmekte olup kanunda geçen aidiyet kavramı ilişkinlik, iltisak kavramı kavuşan, bitişen, birleşen; irtibat kavramı ise bağlantı anlamına gelmektedir.
15) Diğer yandan anılan kavramların içinde bulunulan döneme göre farklı yorumlanabilmesi de
mümkündür. Bu bağlamda olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikeler gözetilerek olağanüstü hâl döneminde milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından anılan yapı, oluşum, grup ya da terör örgütleriyle üyeler arasındaki bağın varlığı konusunda yapılacak değerlendirme ile olağan dönemde yapılacak değerlendirmenin farklı olabileceğinin kabul edilmesi gerekir (AYM, E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, §§ 30, 31). Bu kapsamdaki değerlendirme ise ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyon ve bakan tarafından yapılacak olup söz konusu değerlendirme sırasında komisyon ve bakan, kendisine yapılan bildirimlerle bağlı olmaksızın her türlü olay, olgu, bilgi ve bulguyu serbestçe gözetecektir.
16) 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nun ek 14’üncü maddesinde ise, mecburi
hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenlerin veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenlerin ya da sağlık sebebi hariç başka herhangi bir sebeple ayrılanların, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından belirlenen ve öğrenci, subay ve/veya astsubay naspedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak ödeyecekleri düzenleme altına alınmıştır. Dolayısıyla, normal şartlarda bahse
konu düzenleme uyarınca, her ne şekilde olursa olsun öngörülen mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak ödemeleri gerektiği açıktır.
17) Ülkemizde, 20/07/2016 tarihinde ilan edilen ve 18/07/2018 tarihinde sona eren Olağanüstü hal
döneminde çıkarılan 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinde ise, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanların, mecburi hizmet yükümlülüklerinin ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüklerinin ortadan kalkacağı, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verileceği, bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarların, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmeyeceği düzenlenmiştir. Diğer bir ifade ile bu düzenleme çerçevesinde mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkması için, ya olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan ya da bu kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde kamu görevinden çıkarılmış olmak gerekmektedir. Söz konusu kuralın yalnızca olağanüstü hâl süresince meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar yönünden uygulanabileceği anlaşılmaktadır.
18) Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere; Anayasa’nın 10. maddesinde
belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.
Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
19) Mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların
kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç yükümlülüğü konusundaki asıl düzenlemenin 2803 sayılı Kanun’un ek 14’üncü maddesi olduğu, 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesi ile getirilen düzenlemenin ise sadece bu maddede öngörülen şartlarda uygulanabilecek istisna hüküm niteliğinde olduğu, bu sebeple mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların borç yükümlülüğü konusunda, 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinin kapsamı dışında kalan ve başka bir istisnai düzenleme öngörülmeyen bütün hallerde 2803 sayılı Kanun’un ek 14’üncü maddesinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.
20) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamında somut olay incelendiğinde; başvuranın, olağanüstü hal dönemi sona erdikten sonra çıkarılan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35’inci madde çerçevesinde, kamu görevinden çıkarıldığı, yani başvuranın kamu görevinden, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan ya da bu kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde çıkarılmadığı, bu sebeple 675 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname’nin 10’ncu maddesinin başvuran bakımından uygulanamayacağı, bunun yanında, bahse konu geçici 35’inci madde kapsamında kamu görevinden çıkarılanların, mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkacağına dair herhangi bir hükmün de bulunmadığı, nitekim göreve başlamadan önce başvurandan, kendisine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç yükümlülüğü bulunduğuna dair yüklenme senedi alındığı, dolayısıyla somut olayda 2803 sayılı Kanun’un ek 14’üncü maddesinin uygulanması gerektiği, İdarenin de bu hüküm kapsamında başvurana mecburi hizmet yükümlülüğüne bağlı borç çıkardığı, bununla birlikte; farklı hukuki düzenlemeler kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar için farklı hukuki sonuçlar öngörülmüş olmasının eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil etmediği anlaşılmış olup Jandarma Genel Komutanlığı tarafından mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan başvurana, yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç çıkarılması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ve JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi