ÖZET: Başvuran, 07/02/2020 tarihinde OHAL komisyonu kararı ile görevine iade edildikten sonra, tüm mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın görevden çıkarılmasının ardından, mali hakların ödenmesine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığını savunmuştur. Ancak, Danıştay, Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde, idarenin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle başvuranın uğradığı zararların tazmin edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Başvuranın, görevden çıkarılma sürecinde fiilen görev yapamadığı ve bu nedenle mali haklardan mahrum kaldığı belirtilmiştir. Danıştay, başvuranın görevde olsaydı alabileceği tüm mali haklarının, yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca, başvuranın geçmişe dönük akademik teşvik ödeneği, banka promosyonu ve ek ders ücretlerinin de ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, idarenin başvuranın taleplerini reddetmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/89315-S.20.97752

BAŞVURU NO : 2020/52817

KARAR TARİHİ : 09/12/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : NİĞDE ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Tüm mali ve diğer sosyal haklarının yasal faiziyle tarafına ödenmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 22/05/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, başvurusunda özetle; Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik

Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümünde çalışmakta iken 20.07.2016 tarih sayılı yazı ile görevden uzaklaştırıldığını ve sonrasında 675 sayılı KHK kapsamında

29.10.2016 tarihinde ihraç edildiğini Cumhurbaşkanlığı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme

Komisyonu’na yaptığı başvurusunun kabul edilmesi üzerine Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığınca İnönü Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Fizik Bölümü’ne atandığını ve

07.02.2020 tarihinde başlayış yaptığını, 11.02.2020 tarihli dilekçesi ile Niğde Ömer Halisdemir

Üniversitesi’nden tüm mali ve diğer sosyal haklarının yasal faiziyle gönderilmesini talep ettiğini ancak 16.03.2020 tarihinde hesabına yatırılan parada eksiklikler olduğunu belirterek,

30.04.2020 tarihinde tespit ettiği eksikliklerin giderilmesi için Üniversiteye dilekçe ile

başvuruda bulunduğunu ve olumsuz cevap aldığını ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Niğde Ömer

Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuranın 06/05/2014 yılında Üniversitelerinde çalışmaya başladığı ve 04/05/2016 tarihinden itibaren Doçent unvanı ile öğretim üyesi kadrosunda çalıştığı, 20/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 29/10/2016 tarihinde ise kamu görevinden çıkarıldığı, ardından

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun kararı neticesinde 07/02/2020 tarihinde

İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünde göreve başladığının

Üniversitelerine bildirildiğini,

2.2. 166 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanunun 103 ve

104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle anılan Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında

vergi tevkifatı hükümleri uygulanacağı belirtildiğinden yapılan tüm işlemlerin bu kapsamda olduğu,

2.3. Başvurana yapılan/yapılması gereken hak ve ödemelerde personelin görevini fiilen yürütüyor olması ve hak etme şartı arandığı bu ödemelerin hangi koşullarda yapılabileceğine bakıldığında ise;

Geliştirme Ödeneği için fiili çalışma şartı gerektiği, Akademik Teşvik Ödemesi için ilgili komisyonlar tarafından verilmiş bir değerlendirme kararı gerektiği, Ek ders ücreti için 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamında fiilen çalışma gerektiği, Banka promosyon ödemesinin ise 2017-2020 tarihleri arasında görevde olan personele ilgili banka tarafından ödendiği,

2.4. Başvurana geriye dönük olarak sosyal ve mali haklara ilişkin memur maaş ödemelerinde yer alan temel aylık, aylık tutar, ek gösterge, kıdem aylık, aile yardımı, çocuk yardımı, AGİ, Üniversite Eğitim Ödeneği, Eğitim Öğretim Ödeneği, Akademik Teşvik Ödeneği (hak ettiği 8 aylık dönem) ek ödeme, Yükseköğretim Tazminatı başlıkları altındaki maaş ödemesinin yapıldığı,

2.5. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesi Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenen geriye yönelik mali haklara ilişkin yasal faiz ödemenin yapılmadığı,

ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

3.3. Anayasanın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128 inci maddesinde; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve

yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle:

7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin; “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.

Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel

Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre

İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”

6. 11.10.1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunun Ek-4 üncü maddesine dayanılarak hazırlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin;

6.1. “Akademik teşvik düzenleme, denetleme ve itiraz komisyonu” başlıklı 4 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Komisyon başvurular başlamadan önce uygulama usul ve ilkelerinin belirlenerek duyurulmasından, akademik teşvik başvuru takviminin hazırlanmasından, yürütülmesinden ve ödeme yapılacak yılın 15 Şubat tarihine kadar sürecin tamamlanmasından sorumludur.”

6.2. “Akademik teşvik başvuru ve değerlendirme süreci” başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci ve 3 üncü fıkrasında; “Öğretim elemanları, akademik teşvik başvurularını yayımlanan başvuru takvimi kapsamında kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumunun ilgili birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonuna YÖKSİS’ten alınan çıktı ile birlikte akademik faaliyetlere ilişkin örnek, kanıt ve belgeleri ilan edilen usule uygun olarak sunar. Birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonu, değerlendirmelerin tüm aşamalarında gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden akademik faaliyetlerine ilişkin ek açıklama, bilgi ve belgeler talep edebilir. Başvuru sahipleri, söz konusu talepleri yerine getirmekle yükümlüdür.

Öğretim elemanlarınca yapılan başvurular birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonu tarafından incelenir.” “Başvuru sahipleri alanları ile ilgili yapmış oldukları faaliyetlerine uygun birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonuna başvuru yapmakla yükümlüdür.”

6.3. “Diğer hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının a ve b bendinde; “Akademik teşvik ödeneği, öğretim elemanlarına 2914 sayılı Kanun ve 2777/1967 tarihli ve

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu uyarınca aylık ödendiği sürece yapılır.”

“Her bir takvim yılı için bir önceki yılda gerçekleştirilen faaliyetler esas alınmak suretiyle hesaplanan akademik teşvik puanı üzerinden Şubat ayının onbeşinden itibaren on iki ay süreyle her ayın onbeşinde ödenir.”

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 07/02/2020 tarihinde OHAL komisyon kararı ile görevine iade edildikten sonra tüm mali ve diğer sosyal haklarının yasal faiziyle tarafına ödenmesi talebiyle

Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

9. 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri

İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

Başvuranın talepleri aşağıda başlıklar halinde incelenecektir:

A- Yasal Faiz;

10. Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” yönünde değerlendirme yapılmıştır.

11. Benzer nitelikli bir yargı kararında; “Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı

KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk.

22.11.2018 tarih ve 2018/360 e. 2018/1013 k.-Ankara BİM 7.İdari Dava Dairesi 08.11.2019

tarih ve 2019/506 e. 2019/921 k.)

12. Yukarıda belirtilen Kanun Hükmünde Kararnamenin “…görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği…” hükmü idareyi de bağlamaktadır. Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Kanuni idare ilkesi gereğince, ilgili idarenin bu yasa hükmüne ve hukuk devleti ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmakta olup, yapılan işlemlere dair idarenin belirttiği gerekçelerin, haklı ve kabul edilebilir bir yönü de bulunmamaktadır.

B- Banka Promosyonu

13. Kamu personelinin maaşlarının ödenmesi için ilgili kurumlarla anlaşan bankalar, söz konusu mali haklara ilişkin protokoller akdetmekte ve bu protokoller gereğince elde ettiği gelirler üzerinden “promosyon” adı verilen ek mali imkanları ilgili kurumlara sağlamaktadır.

Bankaların sunduğu bu imkânların, kamu kurum-kuruluşları tarafından ne şekilde değerlendirileceği ve personelin bunlardan yararlanıp yararlanmayacağına ilişkin uygulamada yeknesaklığın bulunmayışı sebebiyle 20/07/2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi hazırlanmıştır.

14. Söz konusu Genelge, bankalarla yapılacak protokollere ilişkin uyulması gereken genel çerçeveyi çizmiş olup promosyon ödemeleri bağlamındaki tereddütleri bir noktaya kadar gidermiştir. Ancak zaman içinde değişen şartlarla birlikte, Genelgenin 4 üncü ve 5 inci maddelerinin yeniden ele alınması gerekmiş ve bu kapsamda söz konusu maddelerde değişiklik öngörmek üzere sırasıyla 2008/18 sayılı ve 2010/17 sayılı Başbakanlık Genelgeleri çıkarılmıştır. 2007/21 sayılı Genelgenin 5 inci maddesindeki değişiklikle, kamu kurum ve kuruluşlarının promosyon ödemelerini ne miktarda ve ne kadar sürede yapacaklarına ilişkin sınırlayıcı hüküm ortadan kaldırılmıştır. Böylece ilgili kurumların kendi öznel şartlarını değerlendirerek bu ödemeyi yapmaları hususunda geniş bir takdir sahası oluşturulmuştur. Söz konusu Genelgenin 4 üncü maddesinde yapılan değişiklikle ise, bankadan alınacak promosyon miktarının tamamının personele dağıtılacağı esası benimsenmiş ve bu suretle promosyon bedelinin üçte birine kadarki kısmının ilgili kurum personelinin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılabileceğine ilişkin yaklaşım terkedilmiştir. Bu hususlar, promosyon bedelinin, kamu personelinin aylık veya ücretinin tamamlayıcı parçası olduğu gerçeğinin kabulüne işaret etmektedir. Ayrıca, banka promosyon ödemeleri, memura bağlanan aylığın bir parçası olup aylığını almakta olan personel bankalarla yapılan sözleşmelere dahil edilmektedir.

15. Bu doğrultuda, kamu görevinden çıkarılan ancak OHAL İnceleme Komisyonunun Kararı ile de göreve iade edilen başvuranın kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı mevcut personel olarak promosyon ödeme sözleşmesine dahil edilecek ve maaşının banka aracılığıyla yatırılması nedeniyle promosyon ücretinden yararlanabilecekti. Başvuranın, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle bu imkandan mahrum kaldığı dikkate alındığında idarenin hatalı işlemi nedeniyle oluşan külfetin şikayetçiye yükletilemeyeceği, başvuranın eksik kalan promosyon ödemelerinin idare tarafından karşılanması gerektiği tespit edilmiştir. Diğer bir anlatımla, İdarenin hatalı işlemi sonucunda aylığından mahrum kalan başvuran, bu mahrumiyet çerçevesinde banka promosyon ödemesini de alamamıştır. Dolayısıyla, başvurana ihraç edilip iade olduğu sürede eğer görevde olsa idi, alabileceği tüm ücret ve diğer mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerekmektedir.

C-Akademik Teşvik Ödeneği

16. Akademik teşvik ödeneğinden yararlanabilmenin belirli koşullara bağlandığı, başvuranın ise 2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılması dolayısıyla mevzuatta belirtilen başvuru süreleri içerisinde ve belirtilen usule uygun olarak akademik teşvik ödeneği başvurusu yapamadığı görülmüştür. Her ne kadar başvuran tarafından mevzuatta belirtilen süre ve usule uygun şekilde yapılmış bir akademik teşvik ödeneği başvurusu bulunmasa da bu hususun başvuranın iradesi dışında İdareden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bir diğer ifadeyle başvuranın öncelikle açığa alındığı ve ardından ihraç edildiği dönemde akademik teşvik ödeneği başvurusu yapmamış olmasının -başvuranın daha sonra göreve iade edildiği hususu da göz önünde bulundurulduğunda- kendisine yükletilemeyecek sebeplerden kaynaklandığı görülmüştür. Bu doğrultuda, kamu görevinden çıkarılan ancak daha sonra OHAL İnceleme

Komisyonunun Kararı ile göreve iade edilen başvuranın kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı mevzuatta belirtildiği şekilde akademik teşvik ödeneği başvurusu yapabileceği, anılan başvuruyu yapmamış olmasının kendi kusurundan kaynaklanmadığı, bir başka deyişle kamu görevinde bulunmadığı süreçte başvurandan söz konusu başvuruyu yapmasını beklemenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bir diğer ifadeyle kendi keyfiyeti dışında bu imkândan mahrum kaldığı, bu bağlamda, “başvuranın görevde bulunmadığı döneme ilişkin akademik faaliyetlere ilişkin örnek, kanıt ve belgeleri sunması ayrıca mezkur akademik faaliyetlerin mevzuatta belirtilen şartları sağlaması” koşuluyla akademik teşvik ödeneğinden yararlandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

D- Ek Ders

17. Anılan ödemenin gerçekleştirilebilmesi için “fiilen görev yapmış olma” şartının getirildiği görülmüş olsa da ilgili dönem için başvuran hakkında tesis edilen görevden uzaklaştırma ve ihraç kararı nedeniyle başvuranın fiilen görev yapamadığı açıktır. Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların idarece tazmini olduğu, Anayasanın 125 inci maddesinde de

İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. (Bknz; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2013/4416 E, 2015/1959 K numaralı; “davacının fiilen çalışamaması durumunun hukuka aykırı bulunan işlemden kaynaklandığı, bu sebeple uğradığı zararların tazmini gerektiğine” ilişkin kararı) Dolayısıyla, somut olay kapsamında başvuranın görevden çıkarılması nedeniyle fiilen görev yapamaması durumu kendi iradesi dışında gerçekleşmiş olduğundan kişiye eğer görevde olsaydı gireceği derslere tekâmül eden ek ders ücretlerinin ödenmesi gerektiğine kanaat getirilmiştir.

18. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde;

Başvuranın yukarıda maddeler halinde belirtilen taleplerinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 20/11/2020 tarihli ve 95896 sayılı yazı ile bildirilmiştir. Öte yandan 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren

30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma

süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Niğde İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

“Başvuranın, ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması kaydıyla, geçmişe dönük akademik teşvik ödeneğinden faizi ile birlikte yararlanmasının sağlanması hususunda gerekli işlemlerin yapılması”

“Başvurana göreve geri dönüşü nedeniyle yapılan ödemeler için faiz hesaplanarak başvurana ödenmesi”

“Başvurana 2017-2020 yıllarına ait olan banka promosyonu ödemesinin yapılması”

“Başvuranın, geçmişe dönük ek ders ücretlerinin ödenmesi hususunda gerekli işlemlerin yapılması” yönünde NİĞDE ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve NİĞDE ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜNE TEBLİĞİNE;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

İdare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi