ÖZET: Başvuran, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının ardından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla göreve iade edilmiştir. İade sürecinde, başvuranın maaş, asgari geçim indirimi (AGİ) ve giyim yardımlarının yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğini savunmuştur. İdare, geçmişe dönük ödemelerin yapıldığını ancak faiz ödemesi yapılmadığını belirtmiştir.

Danıştay, başvuranın ihraç olduğu dönemdeki mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Anayasa’nın 125. maddesi gereği, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, AGİ ödemelerinin her ay için ayrı ayrı uygulanması gerektiği, ancak giyim yardımının verilmemesi durumunda sonraki dönemlerde ödenemeyeceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ile başvuranın mali haklarının yasal faiziyle ödenmesine, ancak ihraç dönemine ait giyim yardımının verilmemesi talebinin reddine karar verilmiştir. İdareye, bu karar doğrultusunda yeni bir işlem tesis etmesi tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12482-S.21.20036

BAŞVURU NO : 2021/6308

KARAR TARİHİ : 31/08/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ihraç olduğu dönemde ödenmeyen maaş ve sosyal haklarına yasal faiz uygulanması ve diğer mali haklarına ilişkin talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 19/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda başvuran özetle;

DSİ 19. Bölge Müdürlüğü bünyesinde memur (VHKİ) olarak çalışmakta iken 01/09/2016 tarih ve 29818 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını ve OHAL

İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun 26.11.2020 tarih ve 2020/13231 sayılı kararı ile kamu görevine iade edildiğini, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun Kararların uygulanması başlıklı 10. maddesinde “…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. ” hükmü yer aldığını, bu nedenle AGİ ödemeleri, giyim yardımları ve koruyucu giyim yardımları ile maaş ödemelerinin tahakkuk tarihi itibarı ile ödeme yapılan tarihe kadar işletilecek yasal faizleriyle birlikte hesaplanıp ödenmesi gerektiğini belirterek AGİ ödemeleri, giyim yardımları ve koruyucu giyim yardımları ile maaş ödemelerinin tahakkuk tarihi itibarı ile ödeme yapılan tarihe kadar işletilecek yasal faizleriyle birlikte hesaplanıp ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun bilgi belge talep yazısına istinaden Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri

Genel Müdürlüğü 19. Bölge Müdürlüğü’nün 13.07.2021 tarih ve sayılı cevabi yazısında;

2.1) Adı geçen personele 01/09/2016 tarihinden itibaren ait olduğu dönemin maaş katsayıları dikkate

alınarak geçmişe dönük maaş ödemesi yapıldığı, faiz ödemesi yapılmadığı, ödemenin yapıldığı aya ait asgari geçim indiriminin de sadece o döneme tahakkuk eden vergiden mahsup edilmek suretiyle uygulandığı, bu ödemelere ilişkin faiz talebiyle ilgili olarak 7098 Sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde geriye dönük mali ve sosyal hakların ödenmesi yönünde açık hüküm bulunmasına rağmen faiz ödemesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, ayrıca yukarıda bahsi geçen Kanun’un ilgili maddesinde “Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz” hükmü bulunduğu, dolayısıyla ilgiliye bir faiz ödemesi yapılmasının söz konusu olmadığı,

2.2) Toplu Sözleşme gereği Koruyucu Giyim Yardımı ayni olarak ödendiğinden faiz ödemesi yapılması

mümkün olmadığı,

2.3) Bölge Müdürlüğünde çalışan personellere “Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği” ne

göre ödeme yapılmakta olup; ilgili yönetmeliğin 5 inci maddesinde ” Herhangi bir nedenle bir dönem için verilmeyen giyim eşyası sonraki döneme ait giyecek yardımı ile birlikte de verilemez.” hükmü bulunduğu, söz konusu yönetmelik gereği ilgiliye 2017, 2018, 2019, 2020 yılları için giyim yardımı ödemesinin yapılmasının mümkün bulunmadığı ifade edilmiş,

2.4) Koruyucu Giyim Malzemesi Usul ve Esasları Talimatı ekte Kurumumuza iletilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun; “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Vergiyi doğuran olay” başlıklı 19 uncu maddesinde;

“Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder” ,

5.1) Anılan Kanun’un “Tarh” başlıklı 20 nci maddesinde ise, “Verginin tarhı, vergi alacağının

kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir ,

6) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde, “Gerçek kişilerin

gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,

6.1) Bahse konu Kanun’un “Asgari geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında,

“… Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır .” ,

6.2) Aynı Kanun’un “Vergi tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, “Kamu

idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar”,

7) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Giyecek yardımı” başlıklı 211 inci maddesinde;

“Devlet memurlarından hangilerinin ne şekilde giyecek yardımından faydalanacakları Maliye Bakanlığı ile

Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur.”

8) 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan ve 7075 sayılı

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un, “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir. a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, …”, “Kararların uygulanması” başlıklı

10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği

kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. … Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde

Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. …”,

9) Memurlara Yapılacak Giyim Yardımı Yönetmeliği’nin “Giyecek Yardımından Yararlanma

Şekli” başlıklı 3 üncü bölümün 5 inci maddesinde; “… Herhangi bir nedenle bir dönem için verilmeyen giyim eşyası sonraki döneme ait giyecek yardımı ile birlikte de verilemez.”

10) 28/3/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın

geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.”,

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın mahrum

kaldığı tüm mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi için idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Başvuran, DSİ 19. Bölge Müdürlüğü bünyesinde memur (VHKİ) olarak çalışmakta iken 672 sayılı

KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile kamu görevine iade edildiğini, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin 10. Maddesi hükmü gereği AGİ ödemeleri, giyim yardımları ve koruyucu giyim yardımları ile maaş ödemelerinin tahakkuk tarihi itibarı ile ödeme yapılan tarihe kadar işletilecek yasal faizleriyle birlikte hesaplanıp ödenmesi gerektiğini, AGİ ödemeleri ve koruyucu giyim yardımlarının tarafına ödenmediği, maaş ödemelerinin ise faiz hesaplanmadan ödendiğini belirterek AGİ ödemeleri, giyim yardımları ve koruyucu giyim yardımları ile maaş ödemelerinin tahakkuk tarihi itibarı ile ödeme yapılan tarihe kadar işletilecek yasal faizleriyle birlikte hesaplanıp ödenmesini talep etmektedir.

13) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve

kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

14) Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce

çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

15) Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685

sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan

kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

16) Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

17) Somut olayda başvuranın dilekçesi ve idarenin cevaplarının incelenmesi neticesinde, 672 sayılı

KHK ile kamu görevinden ihraç edilen ve daha sonra OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile kamu görevine tekrar iade edilen başvuranın ihraç döneminde geçen sürelere ait maaşlarının 7075 sayılı

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kendisine ödendiği, ödemenin yapıldığı aya ait asgari geçim indiriminin de sadece o döneme tahakkuk eden vergiden mahsup edilmek suretiyle uygulandığı, Koruyucu Giyim Yardımının ayni olarak ödendiği, ihraç döneminde geçen süreye ilişkin giyecek yardımının ödenmediği anlaşılmıştır.

18) Başvuranın, görevine devam edemediği sürelere ödenen ilişkin maaş ve diğer ödemelerin yasal

faizi ile birlikte ödenmesi talebine ilişkin; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/3/2014 tarihli ve

E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararı ile onadığı Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 28/09/2010 tarihli, sayılı ısrar kararında;”… faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vb.

faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmaksızın, sahibinin bu ekonomik değerinden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı…” gerekçesine yer verildiği görülmektedir.

19) Benzer bir konuda Danıştay 12. Dairesinin 30.11.1998 tarih ve E:1995/6978, K:1998/2918 sayılı

kararı ile onanan Ankara 2. İdare Mahkemesinin 14.10.1993 tarih ve E:1992/182, K:1993/1398 sayılı

kararında; görevine son verilmesine dair işlemin idare mahkemesince iptali, Danıştay ’ca da onanması üzerine 30.09.1991 tarihinde göreve iade edilen davacının, görevine son verilmesine dair işlemin hukuka aykırılığının mahkeme kararı ile sabit olması nedeniyle bu işlemden doğan zararınızın idarece tazmin edilmesinin Anayasanın 125. maddesi ve bu yolda ki idare hukuku ilkesi gereği olduğu, davacının zararını, alamadığı aylıkları ile sınırlı tutmaya olanak bulunmadığından açıkta kaldığı sürede aylık ve özlük haklarını zamanında alamaması nedeniyle uğradığı zararın yasal faiz ödenerek tazmininin gerektiği …” gerekçesine yer verilmiştir.

20) T.C. Anayasası’nın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu

belirtilmektedir. İdarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kaideleri içinde hareket etmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.

21) Yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere, faizin, konusu para olan borçlarda,

alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesi Anayasanın 125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi gereği olduğu açıktır.

22) Başvuran görevinde olmadığı dönemler için tarafına ödenmesi gereken agi ödemelerinin

ödenmesi talebine ilişkin olarak; idare tarafından ödemenin yapıldığı aya ait asgari geçim indiriminin sadece o döneme tahakkuk eden vergiden mahsup edilmek suretiyle uygulandığı belirtilmiştir.

23) Asgari geçim indirimi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası

gereğince, belli bir yöntemle bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesiyle uygulanmakta ve bu işlem, vergi tarhı sırasında gerçekleştirilmektedir. Komisyon kararının geçmişe dönük etkisi dikkate alındığında, başvuranın hiç görevden ayrılmadığı ve kamu görevinden kaynaklı mali haklarını aydan aya aldığı tespit edilebilecektir. Yani 213 sayılı Vergi Usul Kanunu bağlamında vergiyi doğuran olay, her bir ay için vuku bulmakta, bu durum tarhiyatı gerektirmekte ve ilgili idare tarafından asgari geçim indiriminin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla ilgili idarenin asgari geçim indirimini toplu ödemenin yapıldığı anda değil, ihraç sürecinde başvuran bakımından gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması gerekmektedir.

24) Başvuranın ihraç olduğu süreye ilişkin giyim yardımının tarafına yapılması talebine ilişkin

olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 211 inci maddesinde Devlet memurlarından hangilerinin ne şekilde giyecek yardımından faydalanacakları Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bu hükme dayanılarak hazırlanan ve 14/9/1991 tarih ve 91/2268 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren

“Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği” nde kimlere ne gibi giyecek eşyası verileceği, kadro unvanları ve hizmet sınıfları itibarıyla cinsi, miktarı, kullanma süresi ve niteliği ayrı ayrı tespit edilmiş bulunmaktadır. Anılan Yönetmeliğin 5 inci maddesin son fıkrasında ise herhangi bir nedenle bir dönem içinde verilmeyen giyim eşyasının sonraki döneme ait giyecek yardımı ile birlikte verilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.

25) Konuyla ilgili Danıştay Beşinci Dairesinin 28/05/2010 tarih ve 2008/1723 Esas, 2010/3702 Karar

sayılı kararında “Giyecek yardımının kural olarak her yıl belli dönemler itibariyle verilmesi suretiyle bu

/

giyeceklerin yalnızca o yıl içinde kullanılması öngörüldüğünden ve izleyen yıl yine giyecek yardımından yararlandırma söz konusu olduğundan, herhangi bir nedenle o dönem için verilmeyen giyim eşyasının sonraki döneme ait giyecek yardımına ek olarak verilmesi olanaklı olmadığı gibi, giyim yardımının her yıl yapılması ilkesine ve kamu yararına aykırı bulunmaktadır. Bu sakıncanın önlenmesi için dava konusu

Yönetmeliğin 5 inci maddesi ile her dönem için o mevsimle ilgili giyeceklerin verilmesi ilkesinin benimsenmesinde ve önceki dönem ve yıllarda ödenmeyen giyecek yardımının daha sonra ayrıca verilmesi konuşunda açık bir yasak getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (…)” şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir.

26) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya

kapsamında Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana ihraç olduğu dönemde ödenemeyen maaş ve diğer sosyal haklarının yasal faizinin ödenmesi gerektiği, asgari geçim indirimi ödemelerinde asgari geçim indiriminin toplu ödemenin yapıldığı anda değil, ihraç sürecinde başvuran bakımından gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması gerektiği, ilgili yıl içerisinde memurun giyim ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak yapılması öngörülen bir yardımın herhangi bir nedenle verilmemesi halinde sonraki dönemlere ait giyecek yardımı ile birlikte verilmesine imkân bulunmadığından ihraç olduğu dönemde fiilen görev yapmaması nedeniyle verilemeyen giyecek yardımının başvurana sonraki dönemlerde verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle başvurana ihraç olduğu süreye ilişkin giyecek yardımı verilmesi talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin, idare tarafından süresinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak İdarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz

tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Sivas İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvurunun KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,

Başvuranın mahrum kaldığı tüm mali haklarının, yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve asgari geçim indirimi ödemelerinin gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması yönünde yeni bir işlem tesisi için DEVLET

SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Başvuranın ihraç olduğu döneme ilişkin ödenmeyen giyecek yardımının ödenmesi talebinin REDDİNE,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın Başvurana ve DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/