|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Okul Aile Birliği yönetim kurulu üyesi olarak sorumlu tutulduğu rücu işleminin iptali talebi üzerine şekillenmiştir. Başvuran, 2010-2012 yılları arasında okul aile birliği yönetiminde bulunmasına rağmen, 1999-2011 yılları arasında çalışmış olan bir personelin sigorta bildirimlerinin yapılmaması nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından sorumlu tutulmuştur. Ancak, başvuranın bu personelin işe alım, yönetim ve işten çıkarma süreçlerinde herhangi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla işveren olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Kararda, Okul Aile Birliği’nin işveren sıfatına sahip olduğu, ancak sorumluluğun yalnızca o dönemdeki yönetim kurulu üyeleri arasında paylaştırılmasının hakkaniyete aykırı olduğu vurgulanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun görüşü doğrultusunda, başvuranın işverenliğini gerektirecek bir durumun bulunmadığı ve dolayısıyla rücu işleminin iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın rücu işleminin iptal edilmesi ve sorumlular arasında yeniden değerlendirme yapılması yönünde Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 12606-12606 |sayi|86171061-101.07.04-E.86171061-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2017/4700 2017/ 4700
KARAR TARİHİ : 19/10/2017 |tarih|
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : Milli Eğitim Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sorumlu tutulduğu rücu işleminin iptal edilmesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 24/04/2017 24.4.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran İzmir İli Çiğli İlçesi Egekent İlkokulu Okul Aile Birliğine yönetim kurulu üyesi olarak seçilmeden yaklaşık 10 yıl önce işe alınan ) isimli bir çalışan hakkında sigorta bildirimi yapılmaması dolayısıyla Okul Aile Birliğinin 20.492,59 TL kamu zararını ödemesi gerektiğini, bu kapsamda kendisinin de 2.328,65 TL ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, söz konusu çalışanın kendisi yönetim kuruluna seçildikten yaklaşık üç ay sonra işten ayrıldığını, kendisinin işe giriş, çıkış ve sigorta işlemlerine ilişkin bilgisinin olmadığını, üyeliğinden önceki dönemlere ilişkin yapılan işlemlerden sorumlu tutulmasının yanlış olduğunu, yapılmış işlemlere ilişkin evrakları kendisi gibi ev hanımı olan üyelerin kontrol etme şansının bulunmadığını, bütün iş ve işlemlerin okul idaresi tarafından yürütüldüğünü belirterek, kendisinin 2.328,65 TL ödemesini gerektiren rücu işleminin iptal edilmesini talep etmektedir .
1 / 8II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 14/ 06/ 2017 tarih ve sayılı
yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuran 27/ 10/ 2010 ile 07/ 11/ 2012 tarihleri arasında, iki dönem Egekent
İlkokulunda Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığı, 2.2. Bildirimi yapılmaksızın çalışan 1/ 11/ 1999 ile 28/ 1/ 2011 tarihleri arasında yardımcı personel olarak çalıştığı, 2.3. Başvuranın ödenmesi istenen miktarın, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişleri tarafından yapılan inceleme ve soruşturma sonucu hazırlanan rapor doğrultusunda, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yargılama gideri, ilam ve vekâlet ücreti ile faizlerin toplamı ile 2.328,65 TL olarak belirlendiği, 2.4. Söz konusu yardımcı personelin işten ayrılma tarihinde, ve okul müdürleri, da okul aile birliği üyesi oldukları için bu ödemeden sorumlu tutuldukları belirtilmektedir .
3) İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 10/ 07/ 2017 tarih ve sayılı
yazısı ve eklerinde özetle; 3.1. Söz konusu rücu işlemine ilişkin raporun İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişi tarafından düzenlendiği, 3.2. 3/ 11/ 2010 tarihinde okul aile birliği yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçildiği, 3.3. Söz konusu olay neticesinde ortaya çıkan 20.492,59 TL tutarındaki kamu zararının Milli Eğtim
Bakanlığı tarafından ödendiği, 3.4. Söz konusu olay sürecinde okul müdürlerinin, 1996- 2007 yılları arasında , 2007- 2010 yılları arasında 2010- 2014 yılları arasında ise olduğu, 3.5. üzerine düşen rücu miktarını ödemediği belirtilmektedir .
4) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının konuya ilişkin 15/ 08/ 2017 tarih ve sayılı
yazısı ve eklerinde özetle; 4.1. İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre, söz konusu çalışan
Çiğli Egekent İlköğretim Okulu Müdürlüğüne ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1/ 11/ 1999- 28/ 1/ 2011 tarihleri arasında 3494 gün çalıştığı, bu çalışmaların toplamda
845 gününün Kuruma bildirildiği, 2682 günün Kuruma bildirilmediği, buna istinaden yargı kararı
neticesinde tespit edilen hizmetlerin resen çalışana kazandırıldığı,
2 / 84.2. Okul Aile Birliği oluşumunun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu’na göre işveren olarak nitelendirilmesi gerektiği, 4.3. İşveren yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi dolayısıyla ortaya çıkan idari para cezalarından işverenlerin yapılan iş bölümü doğrultusunda ilgili kişilere rücu hakkının bulunduğu, 4.4. Çiğli Sosyal Güvenlik Merkezi nezdinde yapılan incelemelerden, gönderilen belgelerden ve verilen görüşten başvuran işverenliğini gerektirecek bilgi ve belgeye rastlanamadığından dolayı işveren sayılmadığı için sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, 4.5. Okul Aile Birliği tarafından yerine getirilmeyen işveren yükümlülüklerinden dolayı, okul aile birliklerinin kurucuları (Okul Müdürü veya Tayin Edilen Okul Müdür Yardımcısı) işveren sıfatına haiz olduklarından, sorumluluk dönemleri ile sınırlı olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı iş ve işlemlerinden sorumlu oldukları, 4.6. 5510 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddelerinde tarif edilen işyeri, bu yerin yönetiminden sorumlu kişinin işveren sayıldığı, bu nedenle işyerlerinin bağlı bulunduğu Bakanlığın müteselsilen sorumlu bulunmadığı, ancak Kurum içi düzenlemelerden ötürü doğal bir sorumluluğunun olacağının değerlendirildiği belirtilmektedir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
5) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, hükmü,
6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında ;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, hükmü,
7) 4857 sayılı İş Kanunu ‘nun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde ;
“Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir . İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir…”
8) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
8.1) “İşveren, işveren vekili, geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt işveren” başlıklı 12 nci
maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında;
3 / 8“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran
gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir .
İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir . Bu Kanunda geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar . İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen
yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur . (Ek cümleler :
15/ 7/ 2016- 6728/ 46 md.) Bu Kanun gereği internet, elektronik ve benzeri ortamda Kuruma gönderilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından işverenlerle birlikte yazılı sözleşme ile yetki verilmiş serbest muhasebeci, serbest muhasebeci malî müşavir ve yeminli malî müşavirler de müştereken ve müteselsilen sorumludur .Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir .
4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda
belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran işçi sendikaları ve konfederasyonları veya işveren tarafından; 4 üncü maddenin dördüncü fıkrasına tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran kamu idareleri veya eğitim gördükleri okullar tarafından yerine getirilir .” hükmü, 8.2)Aynı Kanun’un “Prim ödeme yükümlüsü” başlıklı 87 nci maddesinde;
“ Bu Kanunun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası ve isteğe bağlı sigorta bakımından; a) (Değişik : 17/ 4/ 2008- 5754/ 51 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine ve 5 inci maddenin (a) bendine tabi olanlar için bunların işverenleri… prim ödeme yükümlüsüdür .” hükmü,
8.3) Aynı Kanun’un Primlerin ödenmesi başlıklı 88 inci maddesinin 16 ncı fıkrasında;
…Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır . Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır…
8.4)Aynı Kanun’un “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında;
“Sigortalının çalıştırıldığı işyeri aktif veya pasifi ile birlikte devralınır veya intikal ederse ya da başka bir işyerine katılır veya birleşirse eski işverenin Kuruma olan prim ile gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur . Bu hükme aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı geçersizdir . Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir .”
9) 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun “Eğitim kampüsleri ve okul ile ailenin işbirliği”
başlıklı 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasında;
4 / 8“Eğitim kurumlarının amaçlarının gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak için okul ile aile arasında
işbirliği sağlanır . Bu amaçla okullarda okul-aile birlikleri kurulur . Okul-aile birlikleri, okulların eğitim ve öğretim hizmetlerine etkinlik ve verimlilik kazandırmak, okulların ve maddi imkânlardan yoksun öğrencilerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak üzere; aynî ve nakdî bağışları kabul edebilir, maddi katkı sağlamak amacıyla sosyal ve kültürel etkinlikler ve kampanyalar düzenleyebilir, okulların bünyesinde bulunan açık alan, kantin, salon ve benzeri yerleri işlettirebilir veya işletebilirler . Öğrenci velileri hiçbir surette bağış yapmaya zorlanamaz . Okul-aile birliklerinin kuruluş ve işleyişi, birlik organlarının oluşturulması ve seçim şekilleri, sosyal ve kültürel etkinliklerden sağlanan maddi katkılar, bağışların kabulü, harcanması ve denetlenmesi ile açık alan, kantin, salon ve benzeri yerlerin işlettirilmesi veya işletilmesinden sağlanan gelirlerin dağıtım yerleri ve oranları, harcanması ve denetlenmesine dair usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ve Milli
Eğitim Bakanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir .”
10) 9/ 2/ 2012 tarihli ve 28199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim
Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği’ nin;
10.1) “Üyelik ve üyeliğin sona ermesi” başlıklı 7/ 1 inci maddesinde;
“ Okul yöneticileri, öğretmenler ve veliler ile onsekiz yaşını geçmiş kursiyer, çıraklık, kalfalık ve ustalık eğitimine devam eden kişiler birliğin tabii üyesidir .” hükmü,
10.2) Aynı Yönetmeliğin, “Okul müdürünün sorumluluğu” başlıklı 27 nci maddesinde;
“( 1) Okul müdürü genel kurulun zamanında ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmasını sağlar .
( 2) Birliğin yaptığı iş ve işlemlerin ilgili mevzuata uygunluğunu denetler .
( 3) Birliğin iş ve işlemleri ile yapılan harcamalarda usulsüzlük veya uygunsuzluk görmesi halinde önce birlik başkanını yazılı olarak uyararak usulsüzlüğün ve uygunsuzluğun düzeltilmesini sağlar .
Bu durumun devam etmesi halinde il/ilçe milli eğitim müdürlüğüne durumu bildirerek denetlenmesini talep eder .” hükmü ,
10.3) Aynı Yönetmeliğin “Yönetim kurulunun görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 13/ 8 inci
maddesinde;
“…Yönetim kurulu, yaptığı iş ve işlemlerden dolayı genel kurula karşı sorumludur .” hükmü,
11) Mülga 31/ 5/ 2005 tarihli ve 25831 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Milli Eğitim Bakanlığı Okul Aile Birliği Yönetmeliği’nin 13 üncü maddesinin son cümlesinde;
“…Yönetim kurulu, yaptığı iş ve işlemlerden dolayı genel kurula ve diğer yetkili mercilere karşı sorumludur .” hükmü bulunmaktadır .
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
5 / 8A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13) Başvuran, bir öğrenci velisi olarak 27/ 10/ 2010 – 07/ 11/ 2012 tarihleri arasında Çiğli Egekent
İlköğretim Okulu Okul Aile Birliği yönetim kurulu üyesi ve Okul Aile Birliği başkan yardımcısı olarak seçildiğinde halen yardımcı personel olarak Okul Aile Birliği tarafından çalıştırılmakta olan ( 1/ 11/ 1999 tarihinde çalışmaya başlamış) 28/ 1/ 2011 tarihinde işten ayrılmıştır .
Bu süreçte söz konusu çalışana ilişkin 2682 gün sigortalılık bildirimi yapılmadığından dolayı ortaya çıkan 20.492,59 TL kamu alacağının, 2.328,65 TL ‘lik kısmı söz konusu yardımcı personel işten çıktığında yönetim kurulu üyesi olmasından dolayı başvurana rücu edilmiştir . Başvuran, Okul Aile
Birliği Yönetim Kuruluna seçilmesinden yaklaşık 10 yıl önce işe alınmış ve kendisinin seçilmesinden yaklaşık 3 ay sonra işten ayrılmış olan personel 3494 günlük çalışmasının 845 gününün bildirilmesine rağmen 2682 gününün bildirilmemesinden doğan bu alacağı ödemesini gerektiren rücu işleminin iptal edilmesini talep etmektedir .
14) Okul aile birlikleri, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 16 ncı maddesinde ve Milli
Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği’nin ilgili maddelerinde açıklandığı üzere, eğitim amaçlarının gerçekleştirilmesi için okul ile ailenin işbirliği içerisinde hareket etmesini sağlamak, okul bünyesinde yer alabilecek çeşitli hassasiyetleri gözetmek, çeşitli etkinlikler düzenlemek suretiyle maddi katkı sağlamak gibi amaçlarla kurulmuş, velilerin, öğretmenlerin, okul müdür ve müdür yardımcılarının tabii üyesi olarak bulunduğu oluşumlardır . Okul Aile Birliğinin okul hizmetlerinin görülmesi amacıyla personel çalıştırması durumunda, 5510 sayılı Kanun’un 12 nci maddesine göre işveren sıfatına haiz olacağından, bundan doğan işveren yükümlülüklerini yerine getirmesi, yerine getirilmemesi durumunda ise doğru kişilerin sorumluluğunun tespit edilerek ortaya çıkan kamu zararının karşılanması beklenmektedir .
15) Somut olayda, Okul Aile Birliği tarafından isimli şahsın okul bünyesinde
çalıştırılması dolayısıyla, okul aile birliğinin işveren olduğu, bu nedenle çalışana ilişkin sigorta bildirimlerinin yapılması ve diğer yükümlülüklerin okul aile birliği tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir . Söz konusu olayda, işveren yükümlülüğünün yerine getirilmediği için ortaya çıkan sorumluluğun, Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişi tarafından, söz konusu personelin çalıştığı tüm tarihler ve işveren sıfatını taşıyan kişiler göz önünde bulundurulmaksızın yalnızca personelin işten çıktığı tarihteki Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu üyeleri ile 1999- 2011 yılları arasında görev yapmış okul müdürleri arasında paylaştırıldığı görülmektedir .
16) Söz konusu olaya ilişkin, her ne kadar Okul Aile Birliği oluşumu işveren sıfatına haiz olsa da, bu
yükümlülükten sorumlu tutulacak asıl kişilerin belirlenmesi, bunun için de Okul Aile Birliğinin işveren olarak sahip olduğu sorumluluklara ilişkin asıl muhatabın belirlenmesi gerekmekte ve bu bağlamda Okul Aile Birliği tarafından 1/ 11/ 1999 tarihinde işe alınmış ve 28/ 1/ 2011 tarihine kadar çalışmış olan ilgili personelin 2682 günlük bildirimlerinin yapılmamasından doğan kamu zararına sebep olan tüm sorumluların belirlenerek rücu işleminin yapılması gerekmektedir . Zira bu zarardan yalnızca işten çıkma anında Yönetim Kurulu Üyesi olanların sorumlu tutulmasının açıkça hakkaniyete olduğu değerlendirilmekte ve bu durumda bu zarara sebebiyet veren asıl muhatapların sorumluluğu göz ardı edileceğinden; Okul Aile Birliği olarak işveren sıfatını taşıyan kişilerin belirlenmesi ve sorumluluklarının görev süreleri ile orantılı olarak paylaştırılması gerektiği düşünülmektedir .
6 / 817) Nitekim Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından konuya ilişkin Kurumumuza bildirilen
görüşte; okul aile birliklerinde, işveren olarak okul aile birliklerinin kurucuları olan okul müdürü veya tayin edilen müdür yardımcılarının görev yaptıkları dönemler ile sınırlı olmak üzere iş ve işlemlerden sorumlu olduğu, dolayısıyla söz konusu olaya ilişkin bildirimlerin yapılmamasından doğan kamu zararından bu kişilerin sorumlu olması gerektiği, ayrıca konuya ilişkin bilgi ve belgelerin de değerlendirilmesi sonucunda, başvuranın 5510 sayılı Kanun kapsamında işverenliğini gerektirecek bir durum olmadığı, dolayısıyla başvuranın işveren olmadığı için konuya ilişkin herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceği belirtilmiştir .
18) Dosya kapsamında edinilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Okul Aile Birliği arasında
yapılan yazışma ve işlemlere ait bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Okul Aile Birliğinin
“ingilizce öğretim” mahiyeti ile işyeri olarak tescil edildiği, bu işyerinin işlemleri kapsamında başvurana ait bir bilgi ve belgenin yer almadığı, işveren olarak yapılan işlemlere ilişkin yazışmaların okul müdürü ve müdür yardımcıları tarafından yapıldığı, başvuranın işveren yahut işveren vekili olarak herhangi bir işleminin bulunmadığı anlaşıldığından, bir öğrenci velisi olarak Okul Aile
Birliği Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinden dolayı işveren tarafından yerine getirilmeyen yükümlülüklerden sorumlu tutulmasının açıkça hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmektedir . Nitekim 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Kanun kapsamında, işverenin işyeri adına temsil, yazışma, yönetim, emir ve talimat verme gibi yetkilere sahip olması gerekmektedir . Somut olayda, başvuranın söz konusu personelin çalışma koşulları, yönetimi, işe alınması, işten çıkarılması, ilgili yazışmaların yapılması gibi hususlara ilişkin herhangi bir yetkisi olmadığından işveren olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir .
19) Ayrıca, dosya kapsamında edinilen bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, söz konusu
yardımcı personele ilişkin Ekim 2010’da 30 gün, Kasım 2010’da 30 gün, Aralık 2010’da 30 gün
+ 10 gün, Ocak 2011’de 14 gün şeklinde sigortalılık bildirimlerinin yapıldığı ve başvuranın
Yönetim Kurulu üyesi olduğu tarihin 27/ 10/ 2010 olduğu göz önüne alındığında, başvuranın sorumluluk dönemlerinde bildirimlerin yapıldığı halde, 1/ 11/ 1999 tarihinden itibaren bildirim yapılmayan 2682 gün için hesaplanan kamu zararının tamamı üzerinden rücu işlemine tabi tutulduğu anlaşılmıştır .
20) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan nedenlerle, başvuranın
Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiğinde yaklaşık 10 yıldır çalışmakta olan ve üyeliğinden yaklaşık 3 ay sonrasında işten ayrılan yardımcı personel hakkında, işveren yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden ötürü ortaya çıkan 20.492,59 TL kamu zararının, söz konusu yardımcı personelin işten çıkma anında başvuranın bir öğrenci velisi olarak yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle işveren olarak nitelendirilmesinde ve söz konusu alacaktan sorumlu tutularak kendisine rücu edilmesi işleminde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmamaktadır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21) İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Söz konusu ilkeler
7 / 8yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması sürecinde,
Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Çiğli İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Çiğli İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğü’nün başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye
tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuran hakkında yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle sorumluluğunu doğuran rücu işleminin iptal edilerek Kararımızda belirtilen hususlar çerçevesinde asıl sorumlular arasında sorumluluk oranlarına göre yeniden işlem tesis edilmesi yönünde MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, anılan Milli Eğitim
Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğ edilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi