|
ÖZET: Danıştay kararında, Ağrı Semerkant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin diğer öğrenciler tarafından darp edilmesi olayı incelenmiştir. Başvuran, okul yönetiminin güvenlik önlemlerini almadığını ve bu nedenle çocuğunun zarar gördüğünü iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, olayın okul bahçesi dışında ve ders saatleri dışında gerçekleştiği, dolayısıyla okul yönetiminin sorumluluğunun bulunmadığı belirlenmiştir.
İdarenin, kamu hizmetlerini yerine getirirken gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu vurgulansa da, olayın meydana geldiği yerin okul sınırları dışında olması nedeniyle idarenin olumsuz bir fiilinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın çocuğunun tehdit olayını yetkililere bildirmemesi ve kendi isteğiyle okul bahçesinden ayrılması da dikkate alınmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, idarenin sorumluluğunun, zararın meydana gelmesindeki illiyet bağına bağlı olduğunu göstermektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/6317-S.22.9653
BAŞVURU NO : 2021/20609
KARAR TARİHİ : 17/05/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI (Re’sen)
AĞRI VALİLİĞİ (İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ) (Re’sen)
SEMERKANT MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ
MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın oğlunun uğradığını iddia ettiği darp ve şiddet nedeniyle
BAŞVURUNUN KONUSU :
5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi zararın tazmin edilmesi talebi
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/12/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 03.12.2021 tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda ; Ağrı
Semerkant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde okuyan oğlu . .’nin (T.C. No: )
27.10.2021 tarihinde 15:55 sularında okulun bahçesinde aynı okulda okuyan . . ve . . tarafından feci
şekilde darp edildiğini, yaşanan bu darp fiili nedeniyle oğlunun burnunun kırıldığını ve kafasına aldığı taş darbeleri nedeniyle başından yaralandığını ifade etmekte ve söz konusu darp fiilinin okul bahçesinde yer alan lojmanların yanında yaşandığını, okulun güvenliğinin olmaması ve okul yönetimi tarafından gerekli dikkat ve özen gösterilmemesi nedeniyle çocuğunun bu şekilde yaralandığını ve böylelikle okul yönetiminin yaşanan bu darp fiili nedeniyle sorumlu olduğunu iddia etmekte ve oğlunun uğradığı darp ve şiddet nedeniyle 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi zararının olduğunu belirterek bu zararın ilgili idareden tazminini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 02.03.2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına istinaden Ağrı
Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 22.03.2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ekinde yer alan Semenkant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğünün yazısında; 27.10.2021 tarihinde
15:55 sularında okul bahçesinin dışında ve ders saatleri dışında kavga meydana geldiği, kavganın hiçbir şekilde kurumları içinde veya eklentilerinde gerçekleşmediğinin açık ve net olduğu, buna ilişkin olarak
Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Amirliğine olayın tarihine ilişkin kamera kayıtlarının sunulduğu, sunulan bu kamera kayıtlarından da anlaşıldığı üzere olayın gerçekleşmesinin yer ve zaman olarak idarelerinin sorumluluk alanında bulunmadığı; 27.10.2021 tarihinde olay günü bahçe nöbetçisi öğretmenlerle yapılan görüşmelerde de görüldüğü üzere gün içerisinde adli vakaya veya idari yargıya konu olabilecek herhangi bir aksaklık, suç veya kabahatin işlenmediği; başvuranın 5,000 TL maddi ve 10,000
TL manevi zararının olduğunu söylediği anlaşılsa da kurumlarının kamu tüzel kişiliğinin bulunmaması, bunun yanı sıra olaya ilişkin adli birimlerce soruşturmanın yürütüldüğü, yapılacak sorgulamalar neticesinde görüleceği, belirtilen tazminatların hukuk muhakemelerinin konusu olması ve konuya ilişkin haksız fiili gerçekleştiren tarafa karşı açılacak dava neticesinde taleplerde bulunması gerektiği; kurumlarının işlenen haksız fiilin meydana gelmesinde hiçbir şekilde kusuru bulunmadığı, bu duruma ilişkin sunulan kamera kayıtlarından da durumun açıklığa kavuşacak olduğu;
3) Ağrı Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 25.04.2022 tarihli ve sayılı yazısında; bahse konu olayla
ilgili 27.10.2021 tarihinde bilgi verilen Cumhuriyet Savcısının talimatları doğrultusunda /
“Kasten Yaralama” suç kaydı ile işlemlere başlandığı, konu ile ilgili müşteki ve mağdur ifadesinin alındığı, Dr. Raporu, tanık ifadeleri, suç aleti araştırması, görüntü izleme tutanağı yapılarak mağduru darp eden iki çocuğun temin edildiği, akabinde tamamlanan soruşturma dosyasının 12.11.2021 tarihinde Ağrı
Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığında / sayıya kayden işleme alındığı;
Hususlarının açıklandığı görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
4.1) “I. Ailenin korunması ve çocuk hakları” kenar başlıklı 41 inci maddesi ikinci fıkrasında, “Devlet,
ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.”
4.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
4.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında; “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
5) Birleşmiş Miller Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3 üncü maddesinde; “1. Kamusal ya da özel sosyal
yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. 2. Taraf Devletler, çocuğun ana– babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de gözönünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar. 3. Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.”
6) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
7) 14.06.1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun “Her yerde eğitim” başlıklı 17
nci maddesinde; “Milli eğitimin amaçları yalnız resmi ve özel eğitim kurumlarında değil, aynı zamanda evde, çevrede, işyerlerinde, her yerde ve her fırsatta gerçekleştirilmeye çalışılır. Resmi, özel ve gönüllü her kuruluşun eğitimle ilgili faaliyetleri, Milli Eğitim amaçlarına uygunluğu bakımından Milli Eğitim
Bakanlığının denetimine tabidir.”
8) 07.09.2013 tarihli ve 28758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim
Kurumları Yönetmeliği’nin;
8.1) “Zararlı alışkanlıklardan korunma” başlıklı 17 nci maddesinde; “(1) Ortaöğretim kurumlarında
güvenli ortamın sağlanmasına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması, zararlı alışkanlıkların önlenmesi ve öğrencilerin şiddetten korunması amacıyla rehberlik (…) hizmetleri kapsamında okul merkezli, temel önleme çalışmaları yürütülür. Bu konuda, okul yönetimi öğretmen, veli, çevre ile işbirliği yaparak gerekli önlemleri alır.”
8.2) “Öğrencilerin korunması” başlıklı 158 inci maddesinde; “(1) Yönetici ve öğretmenlerce; a) Aile
içinde ve dışında şiddete maruz kalan, ilgisizlik nedeniyle veya zorlanarak kanunlarla toplumun etik kurallarına aykırı olan yollara yönelme ihtimali bulunan öğrencilerle ilgili gerekli önlemlerin alınması, …
ç) (Değişik bend: 01.07.2015 – 29403 s. R.G. Yön./26. md.) Öğrencilerin; çevre, okul çalışanları ve diğer öğrenciler tarafından fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmemeleri için dedikoduya, zorbalığa, tehdide, sataşmaya ve onur kırıcı her türlü lakap takılmasına karşı korunması konularında veli veya aileyle diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla da işbirliği yapılarak gerekli tedbirler alınır. (2) (Değişik fıkra: 05.09.2019 –
30879 s. R.G. Yön./53. md.) Bu tedbirler kapsamında okul müdürü veya okul öğrenci ödül ve disiplin
kurulunca; a) Okulun ve öğrencilerin güvenliğine yönelik alınan ihbar, şikâyet, duyumla gerekli görülen hâllerde, önceden tedbir almak, olumsuz öğrenci davranışlarının fiil ve suça dönüşmesini engellemek, b)
Eğitim ortamları ile eğitim personeli ve öğrencilerin güvenliğini sağlamak ve öğrencileri her türlü olumsuz ve zararlı davranışlardan korumak, amacıyla okul, pansiyon ve eklentileri, sıra, masa, dolap ve gerekli görülen diğer yerler aranır, tedbir amaçlı bu arama ve inceleme işleri öğrencinin kişilik ve onurunu rencide etmeden; müdür yardımcıları ile okul öğrenci ödül ve disiplin kurulu üyeleri ve görevlendirilen diğer öğretmenlerce yapılır. (3) (Ek fıkra: 05.09.2019 – 30879 s. R.G. Yön./53. md.)Yapılan bu aramanın gerekçesine, arama yapılan yerlere ve bulunan malzemelere ilişkin iki nüsha tutanak hazırlanır. Tutanaklar; ilgililerce imzalanır, okul müdürünce onaylanarak okul müdürü ile okul öğrenci ödül ve disiplin kurulu tarafından muhafaza edilir.”
8.3) “Okul güvenliği” başlıklı 218 inci maddesinde; “(Değişik madde: 16.09.2017 – 30182 s. R.G.
Yön./701. md.) (1) Güvenli okul ortamının sağlanması, öğretmen ve öğrencilerin fiziki ve psikolojik şiddetten korunması için iletişim araçlarıyla kamera ve alarm sistemlerinden de yararlanılarak gerekli tedbirler alınır. Güvenliğin sağlanmasına yönelik personel görevlendirilir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuranların iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı kararları ve tüm
dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Kurumumuza yapılan başvuruda, Ağrı Semerkant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde okuyan .
.’nin 27.10.2021 tarihinde 15:55 sularında okul bahçesinde aynı okulda okuyan iki öğrenci tarafından darp edilmesi karşısında söz konusu darp fiilinin okul bahçesinde yer alan lojmanların yanında yaşanması, okulun güvenliğinin olmaması ve okul yönetimi tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle okul yönetiminin sorumlu olduğu iddiasıyla 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi zararın idareden tazmin edilmesi talep edilmektedir.
11) Başvuranın konuyla ilgili 02.11.2021 tarihli başvurusuna 09.11.2021 tarihli Gönderme Kararı verildiği
ve Ağrı Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 22.02.2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında;
11.1) İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 19.11.2021 tarihli ve – sayılı görevlendirme emirleri
ve ekinde Ağrı Valilik Makamının 18.11.2021 tarihli ve – sayılı Olurları ile incelemesoruşturmanın yapıldığı;
11.2) Semerkant Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenci olan . . ile aynı okulda öğrenci olan .
ve . . arasında 27.10.2021 tarihinde saat 15:55 sularında yaşanan kavgada öğrenci . .’nin feci şekilde darp edildiği, burnunun kırıldığı, kafasına aldığı taş darbeleri nedeniyle başından yaralandığı, tüm bu olanlar yaşanırken okul idaresinin gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve okul idaresinin ihmali olduğuna ilişkin konunun muhakkiki tarafından yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda 15.02.2022 tarihli ve / sayılı inceleme ve soruşturma raporunun düzenlendiği;
11.3) Yapılan inceleme-soruşturmada mağdur çocuğun, darp eden iki çocuğun, Coğrafya Öğretmeninin,
nöbetçi öğretmenlerin, müdür yardımcılarının ve müdürün ifadelerinin alındığı; bu ifadelere bakıldığında, mağdur çocuğun ifadesinde, tehdit edildiğini herhangi birine (okul idaresi, öğretmen vs.) söyleyip söylemediği hususunda, kimseye bu durumu anlatmadığı; itham edilen çocuklardan birinin ifadesinde çocukların birbirlerine lakap taktıkları ve sonradan olayın büyüdüğü ve kavgaya dönüştüğü; darp eden çocukların ifadelerinde, olayın nerede gerçekleştiği hususunda, “okulun dışındaki lojmanların arka tarafında” cevabının verildiği; ilk sataşmanın yaşandığı Coğrafya dersinin öğretmeninin ifadesinde, çocukların arasında sözlü bir sataşma yaşandığı, . .’nin . .’nin durmadığını, laf attığını söylemesi üzerine gerekli müdahaleyi yaptığı, yerlerini değiştirdiği, birbirinden uzak yerlere oturttuğu, sözel olarak uyardığı, sonrasında herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı, olayın yaşandığı esnada herhangi bir şekilde darp, tehdit ya da fiziksel bir müdahale olmadığı için tutanak tutmadığı ve idareye bildirmediği, sonraki derste de herhangi bir sorun çıkmadığı; nöbetçi öğretmenlerin, olayın iddia edildiği gibi değil, tamamen okulun dışında ve okul saatleri dışında yaşandığı, okul çıkışında okulun önündeki kalabalıkları dağıttıkları ve okul bahçesinde herhangi bir öğrenci kalmadığı, bundan sonra okulun bahçesinde herhangi bir olay yaşanmadığı, olayın okul sınırları dışında yaşandığı için görmelerinin ya da müdahale etmelerinin mümkün olmadığı; Müdür yardımcılarından birinin, olayın okul sınırları dışarısında gerçekleştiği, okul kameralarının görmediği, öğretmenlerden habersizce yapılan bir kavga olduğu, öğrencilerin bilerek isteyerek kavga yerini
seçtiği; Müdür yardımcılarından bir diğerinin, okul çıkış saatinde, okulun yanında atıl durumda bulunan lojman bahçesine bağlı ağaçlık alanda olayın gerçekleştiği; Okul Müdürünün, . .’nin herhangi bir şekilde konu ile ilgili kimseye bilgi vermediği, geçen senelerde okula güvenlik görevlisi verilirken bu sene okullara güvenlik görevlisi verilmediği, bu yüzden bu tür vakalar yaşanmakta olduğu, olay sonrası güvenlik kameraları incelendiğinde olayın okul bahçesinde yaşanmadığının net bir şekilde görülmekte olduğu, olayın okulun yanında atıl durumda bulunan binaların arkasında yaşandığı, kameraların görmediği bir yer olduğundan olaya müdahil olma şanslarının olmadığı hususlarının ifade edildiği;
11.4) Sonuç olarak; . .’nin tehdit olayı yaşandıktan sonra kimseye haber vermemesi, kendi isteği ile
okul bahçesinden ayrılıp kavganın yaşandığı yere gitmesi, okul bahçesi ile metruk binalar arasında okul bahçe duvarının olması, kavganın yaşandığı yerin kameralar tarafından görülmemesi gibi durumlar göz önüne alındığında itham edilen iddiaların sübuta ermediği kanaatine varıldığı ve Okul idaresi olarak Okul
Müdürü ve yardımcıları için disiplin, mali ve idari yönden herhangi bir işlem tayinine gerek olmadığı tespit ve kanaatine varıldığı;
Görülmüştür.
12) Kurumumuza yapılan başvurudaki uyuşmazlığın, söz konusu darp olayında okulun sorumluluğunun
olup olmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmış olup Anayasamızın 125 inci maddesinde yer alan idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu ve bu çerçevede, ilgililerin idarenin eylem ve işlemlerinden zarar görmeleri halinde, idarenin tazminat yükümlülüğünün doğacağı açık olmakla birlikte bu yükümlülüğün, idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğundan kaynaklanabileceği, ancak idareye atfedilen olumlu ya da olumsuz bir fiilin, kesin ve belirgin hale gelmiş olan bir zararın ve idarenin fiili ile zarar arasında uygun illiyet bağının olması gerektiği, kusurlu sorumlulukta idarenin kusuru bir şart iken, kusursuz sorumlulukta idarenin kusurunun aranmayacağı; kamu hizmetinin sunulması esnasında; hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi, kötü işlemesi hallerinde bireyler nezdinde gerçekleşen zararların, idarenin kusura dayanan sorumluluğu sebebiyle, devlet eliyle tazmininin gerektiği, bu hususta
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 03.11.2014 tarihli ve E. 2012/1657, K. 2014/3421 sayılı kararında, “İdare, yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerini yerine getirirken, gerekli teşkilatı kurmak, bu teşkilatın ayni, şahsi ve mali imkân ve araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin ifası sırasında hizmetin zamanında ve gereği gibi işlemesine devamlı olarak nezaret etmek ve hizmetin işleyişini kontrol etmekle sorumludur. Gerek hizmetin ayni, şahsi ve mali imkân ve araçlarının temin ve ifasındaki kusur, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye, zarar gören kimselerin bu sebeplerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükler.” şeklinde değerlendirmenin yapıldığı; diğer yandan idarenin sorumluluğunun sadece kusurlu sorumluluk esasına dayanmadığı, idarenin kusuru olmaksızın meydana gelen bazı zararlardan da sorumlu olacağı, buna göre idare kusursuz da olsa tehlikelilik esası, sosyal risk ilkesi ve kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereğince bireylerin zararlarını tazmin ile mükellef olduğu hususlarının genel kabul gördüğü bilinmektedir.
13) Bu çerçevede, somut olaya bakıldığında;
13.1) 27.10.2021 tarihli Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Adli Muayene Raporuna göre mağdur
. .’nin hayati tehlikesi olmamakla birlikte basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde burnunda kırık hattı ve ayrıca yüzünün ve boynunun çeşitli yerlerinde abrazyonlar tespit edildiği, bu çerçevede .
.’nin zarar gördüğünün, kesin ve belirgin bir zararın oluştuğunun açık olduğu;
13.2) Bununla birlikte idareye atfedilebilecek olumlu veya olumsuz bir fiilin olup olmadığı hususu
değerlendirildiğinde, öncelikle somut olaya bakıldığında, söz konusu fiilin darp fiili olduğu, . .’nin yaşadığı bu darp fiilinin akranı tarafından gerçekleştirildiği, diğer bir ifadeyle . .’nin karşılaştığı zararın doğrudan doğruya akranıyla yaşadığı kavga esnasında akranının fiili nedeniyle oluştuğu açık olduğundan ve ayrıca . .’nin tehdit olayı yaşandıktan sonra kimseye haber vermemesi ve kendi isteği ile okul bahçesinden ayrılıp kavganın yaşandığı yere gitmesi karşısında idarenin olumsuz bir fiilinden bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, yukarıda yer verilen Danıştay kararında görüleceği üzere idarenin imkân ve araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin ifası sırasında hizmetin zamanında ve gereği gibi işlemesine devamlı olarak nezaret etmek ve hizmetin işleyişini kontrol etmekle sorumlu olduğu, gerek hizmetin ayni, şahsi ve mali imkân ve araçlarının temin ve ifasındaki kusurun, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa olunan hizmetin geç işlemesinin, gereği gibi veya hiç işlememesinin idareye, zarar gören kişilerin bu sebeplerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükleyeceği genel kabul gördüğünden somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde, öncelikle idareye düşen sorumlukların tespiti için Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne bakıldığında, ortaöğretim kurumlarında güvenli ortamın sağlanmasına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması ve öğrencilerin şiddetten korunması amacıyla rehberlik hizmetleri kapsamında okul merkezli, temel önleme çalışmalarının yürütüleceği, bu konuda, okul yönetiminin öğretmen, veli, çevre ile işbirliği yaparak gerekli önlemleri alacağı; yönetici ve öğretmenlerce aile içinde ve dışında şiddete maruz kalan, ilgisizlik nedeniyle veya zorlanarak kanunlarla toplumun etik kurallarına aykırı olan yollara yönelme ihtimali bulunan öğrencilerle ilgili gerekli önlemlerin alınması gerektiği, öğrencilerin; çevre, okul çalışanları ve diğer öğrenciler tarafından fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmemeleri için dedikoduya, zorbalığa, tehdide, sataşmaya ve onur kırıcı her türlü lakap takılmasına karşı korunması konularında veli veya aileyle diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla da işbirliği yapılarak gerekli tedbirlerin alınacağı, bu tedbirler kapsamında okul müdürü veya okul öğrenci ödül ve disiplin kurulunca; okulun ve öğrencilerin güvenliğine yönelik alınan ihbar, şikâyet, duyumla gerekli görülen hâllerde, önceden tedbir almak, olumsuz öğrenci davranışlarının fiil ve suça dönüşmesini engellemek gerektiği; diğer yandan güvenli okul ortamının sağlanması ile öğretmen ve öğrencilerin fiziki ve psikolojik şiddetten korunması için iletişim araçlarıyla kamera ve alarm sistemlerinden de yararlanılarak gerekli tedbirlerin alınacağı ve güvenliğin sağlanmasına yönelik personel görevlendirileceği görülmüş olup yaşanan darp olayıyla ilgili olarak okul yönetiminin doğrudan gerçekleştirdiği olumsuz bir fiilin söz konusu olmadığı, mevzuatta belirlenen sorumlulukların sadece okul yönetimine değil, aynı zamanda aileye de yüklendiği, diğer yandan muhakkik raporunda da yer verildiği üzere söz konusu olayın okul bahçesinde yaşanmadığının açık ve net olduğu, her ne kadar başvuruda okulun güvenliğinin olmaması gerekçe olarak gösterilmiş olsa da ve ayrıca bunun, Milli Eğitim
Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yer verilen okul güvenliği için belirlenen tedbirlerden bir olduğu görülse de yine olayın okul dışında gerçekleşmesi nedeniyle bu sorumluluktaki eksiklik nedeniyle idareye doğrudan atfedilebilecek bir kusur olmadığı;
13.3) Son olarak, idarenin fiili ile zarar arasında uygun bir illiyet bağının olması gerektiği unsuru
değerlendirildiğinde, . .’nin karşılaştığı zararın doğrudan akranıyla yaşadığı kavga sonucunda akranının fiili nedeniyle oluştuğu açık olduğundan, yine doğrudan bir illiyet bağının olduğunun söylenemeyeceği;
Değerlendirilmiştir.
14) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları ve ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesi
neticesinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle, okul yönetiminin . .’nin yaşadığı darp fiili nedeniyle sorumlu olduğu iddiasının yerinde olmadığı ve . .’nin uğradığı darp ve şiddet nedeniyle oluşan 5.000
TL maddi ve 10.000 TL manevi zararın ilgili idareden tazmin edilmesi talebinin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; yukarıda da yer verildiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim
Kurumları Yönetmeliği’ne göre ortaöğretim kurumlarında güvenli ortamın sağlanmasına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması ve öğrencilerin şiddetten korunması amacıyla rehberlik hizmetleri kapsamında okul merkezli, temel önleme çalışmalarının yürütülmesi, bu konuda, okul yönetiminin öğretmen, veli, çevre ile işbirliği yaparak gerekli önlemleri alması gerektiği; yönetici ve öğretmenlerce aile içinde ve dışında şiddete maruz kalan, ilgisizlik nedeniyle veya zorlanarak kanunlarla toplumun etik kurallarına aykırı olan yollara yönelme ihtimali bulunan öğrencilerle ilgili gerekli önlemlerin alınması gerektiği; öğrencilerin; çevre, okul çalışanları ve diğer öğrenciler tarafından fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmemeleri için dedikoduya, zorbalığa, tehdide, sataşmaya ve onur kırıcı her türlü lakap takılmasına karşı korunması konularında veli veya aileyle diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla da işbirliği yapılarak gerekli tedbirlerin alınması gerektiği, bu tedbirler kapsamında okul müdürü veya okul öğrenci ödül ve disiplin kurulunca; okulun ve öğrencilerin güvenliğine yönelik alınan ihbar, şikâyet, duyumla gerekli görülen hâllerde, önceden tedbir almak, olumsuz öğrenci davranışlarının fiil ve suça dönüşmesini engellemek gerektiği; diğer yandan güvenli okul ortamının sağlanması ile öğretmen ve öğrencilerin fiziki ve psikolojik şiddetten korunması için iletişim araçlarıyla kamera ve alarm sistemlerinden de yararlanılarak gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ve güvenliğin sağlanmasına yönelik personel görevlendirilmesi gerektiği ve
Anayasamızın 41 inci maddesinde yer alan devletin, çocukların korunması için gerekli tedbirleri alacağı amir hükmü ile BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3 üncü maddesinde yer alan idari makamlar tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararının temel düşünce olması gerektiği ve devletlerin, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt etmeleri karşısında iyi yönetim ilkelerinden başta iyi idare olmak adına ve “kanunlara uygunluk” ve “haklı beklentiye uygunluk” ilkelerinin gereği olarak mevzuatta belirlenen koruyucu ve önleyici tedbirlerin, başta okul yönetimi olmak üzere rehberlik biriminin de inisiyatifiyle ve ayrıca ailelerle ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak hayata geçirilmesi noktasında gerekli özen ve dikkatin gösterilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Ayrıca okul müdürünün geçen senelerde okula güvenlik görevlisi verilirken bu sene okullara güvenlik görevlisi verilmediği şeklindeki ifadesi dikkate alındığında, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Okul güvenliği” başlıklı 218 inci maddesinin son fıkrasındaki “Güvenliğin sağlanmasına yönelik personel görevlendirilir.” hükmünün gereğinin yerine getirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından
reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Erzurum İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurunun REDDİ ile birlikte iyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirmelerin ilgili idarelerin dikkatine sunulmasına;
Kararın Başvuran ile MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ve AĞRI VALİLİĞİNE (İL MİLLİ EĞİTİM
MÜDÜRLÜĞÜ) tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi