|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, 667 sayılı KHK ile kapatılan bir özel öğretim kurumunda çalışan bir öğretmenin, öğretmenlik yapma izninin iptali üzerine yaptığı başvurunun değerlendirilmesine ilişkindir. Başvuran, Savcılığın “kovuşturmaya yer olmadığı” kararına dayanarak öğretmenlik izninin iadesini talep etmiştir. Ancak, yapılan inceleme sonucunda, başvuranın öğretmenlik yapma izninin iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu belirlenmiştir.
Kararda, olağanüstü hal döneminde alınan tedbirlerin ve bu tedbirlerin uygulanmasında Milli Eğitim Bakanlığı’na tanınan geniş takdir yetkisinin önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın durumunun değerlendirilmesi için oluşturulan komisyonun kararının geçerliliği kabul edilmiştir. Ancak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, öğretmenlik izni iptaliyle ilgili bireysel başvuruların incelenmesine dair güncel bir düzenleme yapması gerektiği tavsiye edilmiştir. Bu durum, öğretmenlerin haklarının korunması açısından önem taşımaktadır. |
“Ayrıca, konu ile ilgili in Müdürlüğümüze gelen dilekçeleri birleştirilmiş ve
10.12.2019 tarihinde Müdürlüğümüz bünyesinde kurulan Komisyonda değerlendirilmiş ve
sonucundan 17.12.2019 tarihinde söz konusu kişiye de bilgi verilmiştir.
İlimiz genelinde de 667 Sayılı KHK ile kapatılan kurumlarda görev yapan personelin çalışma izinlerinin iptal edilmesi ilgi (b) Makam Onayı doğrultusunda Bakanlığımız Özel Öğretim
Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından kişilerin Mebbis Modülüne İşlenen “667 Sayılı KHK
Kapsamında Kurumu Kapatıldı” ibaresi ile gerçekleşmiş olup adı geçen kişiye tebligat yapılmamıştır.
İlgilinin çalışma izni hakkındaki işlemler ilgi (b) Makam Onayı gereği ilgi (c) yazı doğrultusunda oluşturulan komisyon marifetiyle değerlendirilmiştir.” denilerek istenilen belgeler Kurumumuza iletilmiştir.” denilmiş ve istenilen belgeler iletilmiştir.
3. Kurumumuzun 08/10/2019 tarihli ve S sayılı gizlilik kaydı ile talep edilen bilgi belge isteme yazısına cevaben Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen 18/10/2019 tarihli ve E. sayılı yazıda; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel
Müdürlüğünün sayılı Makam Oluru gereği çalışma izni iptalinin kaldırılması işleminin valiliklerce oluşturulan komisyonun kararı ve valinin uygun görüşüyle Genel
Müdürlüğe gönderildiği, 6749 sayılı Kanun kapsamında kurulan komisyonda Makama sunulmak üzere değerlendirildiği bilgilerine yer verilmektedir
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15’inci maddesinde; “Savaş, seferberlik (…) veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler (…) dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.” hükmü, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılan “Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilânı” başlıklı 120’nci maddesinde; “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir.” hükmü, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı
Kanun’un 16’ncı maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılan “Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme” başlıklı 121’inci maddesinde, “Anayasanın 119 ve 120’nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmi Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar
Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir. 119’uncu madde uyarınca ilan edilen olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15’inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir. Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazete’de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisçe onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.” hükmü yer almaktadır, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmünü amirdir.
6. 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun “Olağanüstü halin ilanı” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Cumhurbaşkanı, … Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Milli Güvenlik Kurulunun görüşünü de aldıktan sonra …
yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.” hükmü, “Kanun hükmünde kararname” başlıklı 4’üncü maddesinde, “Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Anayasanın 91’inci maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler Resmi
Gazete’de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.” hükmü yer almaktadır.
7. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun “Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “(Değişik birinci fıkra: 9/5/2018-7141/11 md.) Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin
Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî
Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.” hükmü, “Kurumlarda çalıştırılacak personel” başlıklı 8’inci maddesinin üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkralarında; “Kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde, en az dengi resmî öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve şartları taşıyanlar, resmî dengi bulunmayan kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde ise yönetmelikle belirtilen nitelik ve şartları taşıyanlar görevlendirilir. … Kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticileri ise müdürlerince seçilir ve çalışma izinleri valiliğin iznine sunulur. Valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler işe başlatılamaz. Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır.” hükmü, “Özlük hakları ve sorumluluklar” başlıklı 9’uncu maddesinin dördüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarında; “Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere; a) Sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu, b) Yetki, sorumluluk, ödül ve cezalar ile bunların uygulanması bakımından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu,
1702 sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun, 4357
sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına Terfi, Taltif ve
Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimaî Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun ile 4483 sayılı Memurlar ve
Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir. … 1702 sayılı
Kanuna göre meslekten çıkarılma veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlenmesi hâlinde, Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle personelin görevine, izni veren makam tarafından son verilir. Yetki, sorumluluk, ödül, sicil, disiplin ve cezaların uygulanmasına ilişkin diğer esas ve usûller çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü yer almaktadır.
8. (18/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yürürlüğe giren 6749 sayılı Kanun ile değiştirilerek kabul edilen) 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere
İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 2’inci maddesinde; “Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen… ekli (II) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları… kapatılmıştır. Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. …” hükmü yer almaktadır.
9. 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî
Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Görevlendirme” başlıklı 26’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin (Ek ibare: RG-5/7/2014-29051) ve diğer personelin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Nitelik ve şartları uygun bulunanlara müracaattan itibaren 10 gün içinde çalışma izni valilikçe düzenlenir. Valilikten çalışma izni alınmadan personel işe başlatılamaz.” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuru, 667 sayılı KHK ile kapatılan bir özel öğretim kurumunda çalışması nedeniyle öğretmenlik yapma izni iptal edilen başvuranın, Savcılığın Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair
Kararın değerlendirilerek öğretmenlik yapma izninin verilmesi talebi hakkındadır.
12. Dosya kapsamının incelenmesinden; başvuranın 10/01/2013 tarihinde Özel Akasya
Samanyolu Koleji’nde çalışmaya başladığı, anılan özel öğretim kurumunun 23/07/2016 tarihinde 667 sayılı KHK uyarınca kapatıldığı, MEBBİS kayıtlarına göre öğretmenlik yapma izninin 03/10/2016 tarihinde sona erdiği, 2017 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında ifadeye çağrıldığını, Savcılığın Soruşturma sayı ve Karar sayı ile başvuran hakkında “Şüpheli hakkında kolluk kuvvetleri ile yapılan yazışmalar sonucunda
Emniyet tarafından tutulan 18/10/2017 tarihli tutanağa göre, şüphelinin Bylock kullanıcısı olmadığı, Bank Asya’da hesabında para aktaran kişilerden olmadığı, söz konusu terör örgütü ile bağlantılı derneklerde kaydının bulunmadığı ve bunun dışında herhangi bir terör örgütü ile bağlantısının tespit edilemediği yönünde tutanak düzenlendiği, Bank Asya hesap bilgilerinin değerlendirilmesinde hesabında dikkate değer bir hareketliliğin olmadığı, her ne kadar adı geçen şüpheli hakkında ‘FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olmak’ suçundan dolayı soruşturma başlatılmış ise de, yukarıda anlatıldığı üzere, üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçu yönünden yapılan emniyet araştırmalarında örgüt ile bağlantılı okulda çalışma kaydı dışında herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, CMK’da belirtilen soruşturma ve koruma tedbirlerine başvurmanın kişilerin “lekelenmeme hakkının” ihlaline ve mağduriyetine sebebiyet verebileceği, ihbara konu şüpheli hakkında adli kolluk ve istihbarat birimleri tarafından …. Şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak yeterli şüphe oluşturacak ve şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını sağlayacak nitelikte somut delil elde edilemediği” ifade edilerek “Delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına” 07/10/2019 tarihinde karar verildiği, başvuranın anılan Savcılık Kararı ile Ankara Valiliğine 21/11/2019 tarihinde öğretmenlik yapma izninin verilmesi talebi ile başvuruda bulunduğu, başvuranın talebinin Ankara Valiliği nezdinde kurulan Komisyon tarafından 10/12/2019 tarihli toplantısında değerlendirildiği, çalışma izni iadesinin uygun görülmediği yönünde karar verildiği, söz konusu Kararın 17/12/2019 tarih ve E sayılı yazı ile başvurana bildirildiği, başvuranın anılan işlem ile ilgili Kurumumuza tarihinde başvurduğu görülmektedir.
13. Anayasa’nın 42’nci maddesi gereğince eğitim ve öğretim, devletin gözetim ve denetimi altında yapılmakta olup özel okulların bağlı olduğu esaslar devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla düzenlenir. Bu bağlamda, özel öğretim kurumlarında eğitimöğretim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları
Kanunu’nda düzenlenmektedir. Anılan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre (bkz. 6 numaralı paragraf) öğretmenlerin özel öğretim kurumlarında çalışma izinlerine ilişkin işlemler valilikler tarafından yürütülmekte olup en az dengi resmi öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve şartları taşıyanlar özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak görevlendirilmektedir.
14. Diğer yandan, demokratik toplum düzenini tehdit eden olağanüstü halin varlığı halinde sınırlandırma şartlarını ortaya koyan güvencelere aykırı tedbirler alınması ya da bu güvencelerin daha düşük standarda çekilmesi söz konusudur. Anayasa’nın 15’inci maddesinde, olağanüstü hallerde milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla ve durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kısmen ya da tamamen durdurulabileceği ve Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği belirtilmektedir. Bu anlamda Anayasa’nın 15’inci maddesinin uygulanabilmesi için öncelikle, olağanüstü bir durumun bulunması, olağanüstü halin ilan edilmiş olması ve alınan önlemin olağanüstü hal ilanına neden olan tehlikenin ortadan kaldırılmasıyla ilgili olması gerekmektedir. Alınan önlemin gerek Anayasa’nın 15’inci maddesine gerek uluslararası sözleşmelere uygun olup olmadığı noktasında, milletlerarası hukuktan doğan diğer yükümlülüklere aykırılık oluşturmaması ve durumun gerektirdiği ölçüde olması kıstasları dikkate alınmaktadır.
15. İdarelerin, olağanüstü hal ilanına neden olan tehlikenin ortadan kaldırılmasıyla ilgili alınan önlemler konusunda geniş bir takdir yetkisi bulunduğu kuşkusuzdur. Nitekim 667 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname, “Anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, ülkemizde yaşanan bu son darbe teşebbüsünün tamamen sonlandırılması ve buna benzer bir müdahale girişiminin yeniden yaşanmaması ve terörle mücadelenin daha etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için, olağanüstü hal süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınması zorunlu hale gelmiştir.” gerekçesiyle, olağanüstü hal ilanını takiben Anayasa’nın 121’inci maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kararıyla çıkarılmıştır. Anılan KHK’nın 2’nci maddesi çerçevesinde, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen ve KHK’nın ekli listesinde tek tek sayılmış olan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlarının kapatılmasına hükmedildiği görülmektedir.
16. Öte yandan, Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmayan personelin mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla, 20/09/2016 tarih ve E.9899240 sayılı bir başka yazı ile Kararname öncesinde Kayyum atanan Kurumlarda Kayyum atamasından sonra çalışanlar ile 23/07/2016 ve 03/08/2016 öncesinde ilgili Kurumlarda görev yapmış ve muhtelif nedenlerle görevlerinden ayrılmış kişiler MEBBİS Özel Öğretim Kurumları modülünde yer alan “667 sayılı KHK kapsamında kurumu kapatıldı” butonu kapsamı dışında tutulduğu, son olarak Bakanlığın 11/10/2016 tarihli Olur’u ile kurum ve kuruluşlarda çalışıp Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı değerlendirilen personelin mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla Valiliklerce Komisyon kurulacağı, Valiliklerce aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı belirlenen personelin listesinin Bakanlıkça değerlendirileceğine ilişkin Bakanlık tarafından düzenleme yapıldığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı anlaşılan personelin
MEBBİS’te yer alan 667 sayılı KHK kapsamında aldıkları cezaların silinerek görevden ayrılış sebeplerinin düzeltileceği bildirilmiştir.
17. Buna göre, devletin olağanüstü hal çerçevesinde birtakım önlemler almasının anlaşılabilir olduğu, bu çerçevede olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile idareye birtakım yetkiler tanındığı, bu önlemlerin uygulanmasında Milli Eğitim Bakanlığı’na son derece geniş bir takdir yetkisi tanındığı, 667 sayılı KHK ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen
Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen özel öğretim kurumlarının kapatıldığı ve bu okullarda çalışan tüm personelin çalışma izinlerinin Bakan oluruyla iptal edildiği, yine bu dönemde idari işlemler yolu ile gerekli incelemelerin yapılabilmesi için Valilikler nezdinde komisyon kurulduğu, Komisyonun olumlu kanaatinin
Milli Eğitim Bakanlığı makamının değerlendirilmesine sunulduğu, nihai kararın Milli Eğitim
Bakanı tarafından verileceği, bu şekilde birtakım mağduriyetlerin giderilmesinin amaçlandığı görülmektedir.
18. Diğer yandan, geçen süre zarfında 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de geçen hükümlerin 5580 sayılı Özel Öğretim Kanununda olağanüstü halin kaldırıldığı 2018 yılında yapılan değişiklik ile kanunlaştırıldığı, buna göre kanunda “ terör örgütlerine ya da Millî
Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.” denilerek değerlendirme marjının son derece geniş bırakıldığı görülmektedir.
19. Buna göre, devletin olağanüstü hal çerçevesinde birtakım önlemler almasının kaçınılmaz olduğu, bu çerçevede olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile idareye birtakım yetkiler tanındığı, bu önlemlerin uygulanmasında Milli Eğitim Bakanlığı’na son derece geniş bir takdir yetkisi tanındığı, 667 sayılı KHK ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen
Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen özel öğretim kurumlarının kapatıldığı ve bu okullarda çalışan tüm personelin çalışma izinlerinin Bakan oluruyla iptal edildiği, benzer şekilde 689 sayılı KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışan personelin de öğretmenlik yapma izinlerinin iptal edildiği, yine bu dönemde idari işlemler yolu ile gerekli incelemelerin yapılabilmesi için Valilikler nezdinde komisyon kurulduğu, somut olayda Ankara Valiliği tarafından başvuranın mevzuat hükümleri çerçevesinde başvuranın öğretmenlik izninin iptali yönünde kanaatin değişmediği görülmektedir.
20. Diğer yandan, Valilik Oluru ile taşra teşkilatı altında oluşturulan önceki adıyla OHAL
Komisyonları yeni adıyla Güvenlik Komisyonlarının iş ve işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesinde ve öğretmenlik yapma izinlerinin iptaline ilişkin işlemin bireysel başvurular çerçevesinde değerlendirilmesinde anılan Komisyonların çalışma usul ve esaslarının oluşturulmasında görevli İdarenin Millî Eğitim Bakanlığı olduğu da şüphesizdir. Nitekim, Bakanlık 20/09/2016 tarih ve E. 9899240 sayılı yazısı ve 11/10/2016 E. 11137945 sayılı yazısı ile taşra teşkilatına yol gösterici kuralları belirlemiş olup Valilik kapsamındaki Komisyonlar anılan yazılar çerçevesinde değerlendirmelerini sürdürmektedir. Ancak, olağanüstü halin kaldırılması ile aradan geçen üç yılı aşkın süre düşünüldüğünde Milli Eğitim Bakanlığı Özel
Öğretim Genel Müdürlüğü tarafından Komisyonun değerlendirme usul ve esasları ile öğretmenlik yapma izni iptal edilenlerin bireysel başvurularının hangi kriterler çerçevesinde inceleneceğine ilişkin genel düzenlemeyi yaparak taşrayı bilgilendirmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
21. Nitekim Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2019/10537 sayılı dosya hakkında 15/11/2019 tarihli Tavsiye Kararı’nda; “AİHS’in 15’inci maddesi hükmü uyarınca ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikeye karşı ivedi şekilde tedbir almak zorunluluğu çerçevesinde durumun gerektirdiği ölçüde kabul edilebilecek nitelikte olan bu hususun, yargılama aşamasında, hakkındaki tespitler bildirilerek ilgililerin bu tespitlere karşı beyanlarının alınması suretiyle giderilmesinin mümkün olduğu, nitekim AİHM’e göre karar alma veya yargılama sürecinde daha alt aşamalarda yaşanan bazı usule ilişkin eksikliklerin sonraki aşamalarda telafi edilebilmesi mümkün olduğu (bkz. Danıştay 5. Dairesi, K. 2019/4157, T. 17/06/2019” şeklindeki değerlendirmelerine yer verilerek Milli Eğitim Bakanlığının 667 sayılı KHK uyarınca tarafına tanınan yetki ve sorumluluk kapsamında Valiliklerce oluşturulan Komisyonlara öğretmenlik yapma izni iptallerine ilişkin yapılan başvuruların değerlendirilmesinde Komisyon çalışma usul ve esaslarını belirlemesi ile mensubiyet, iltisak ve irtibatın olmamasına ilişkin nesnel, ölçülebilir ve hukuken denetlenebilir belirleme kriterlerinin oluşturularak ayrıntılı bir rehber hazırlanması yönünde Milli Eğitim Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur.
22. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; başvuranın öğretmenlik yapma izninin iade edilmesine ilişkin yapmış olduğu 21/11/2019 tarihli başvurunun Valilik Olur’u ile kurulan komisyon tarafından reddi yönündeki işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu ancak Milli
Eğitim Bakanlığı tarafından Komisyonun değerlendirme usul ve esasları ile öğretmenlik yapma izni iptal edilenlerin bireysel başvurularının değerlendirilmesine ilişkin güncel bir düzenleme yapması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup
Ankara Valiliği tarafından iletilen belgelerden başvurana verilen yanıtlarda başvuru yolunun gösterilmediği, İdarenin ‘başvuru yolunun gösterilmesi’ ilkelerine uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa)
durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara
İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; Başvuranın öğretmenlik yapma izninin iptal kararının kaldırılması talebinin REDDİNE,
667 sayılı KHK uyarınca tarafına tanınan yetki ve sorumluluk kapsamında Valilikler nezdinde
oluşturulan Komisyonun öğretmenlik yapma izni iptal edilenlerin bireysel başvurularının incelenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere güncel bir düzenleme yapması hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığı
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Millî Eğitim Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye
Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi