|
ÖZET: Bu karar, 689 sayılı KHK ile kapatılan bir kurumda çalışmış olan başvuranın öğretmenlik yapma izninin iptal edilmesine ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, FETÖ ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle işten çıkarılmış ve ardından ceza mahkemesinde yargılanmıştır. Mahkeme, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Başvuran, bu kararın ardından öğretmenlik yapma izni için başvuruda bulunmuş, ancak Ankara Valiliği tarafından oluşturulan komisyon, başvurusunu reddetmiştir.
İdare, başvuranın durumunu değerlendirirken, olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlerin geçerliliğini ve milli güvenlik açısından gerekli önlemleri dikkate almıştır. 667 sayılı KHK ve 689 sayılı KHK çerçevesinde, FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen kişilerin çalışma izinlerinin iptal edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın öğretmenlik yapma izninin iade edilmemesi yönündeki karar, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. Bu bağlamda, devletin olağanüstü hal çerçevesinde aldığı önlemler ve idarenin geniş takdir yetkisi, başvuranın talebinin reddedilmesinde etkili olmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/6874-S.20.10895
BAŞVURU NO : 2019/20644
KARAR TARİHİ : 04/05/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA VALİLİĞİ
BAŞVURUNUN KONUSU : Öğretmenlik yapma izni talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 27/11/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Kurumumuza yapmış olduğu tarihli başvurusunda, Kurumumuza daha önce yapmış olduğu “Fen Bilgisi Öğretmeni olarak çalışmakta olduğu Gazi Üniversitesi Vakfı Özel Okullarından 28/04/2017 tarihinde FETÖ ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle çıkarıldığını, hakkında açılan no’lu soruşturma sonucu 26. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını, 03/01/2019 tarihli ikinci duruşmada TCK 221/4. maddesi uyarınca cezaya hükmolunmadığını ve kararın kesinleştiğini, 28/01/2019 tarihinde çalışma izninin geri verilmesi talebiyle dilekçe verdiğini, idare tarafından 20/08/2019 tarihinde tebliğ edilen yanıtta kendisiyle ilgili olmayan 667 sayılı KHK’ya dayanılarak olumsuz karar verildiğini, ancak kendisinin 689 sayılı KHK ile işten çıkarıldığını ifade emekte olup verilen kararın tekrar incelenerek çalışma izninin iade edilmesi” yönündeki 20/09/2019 tarihli başvurusunun İdare tarafından reddedildiğini ifade ederek tarafına öğretmenlik yapabilmesi için çalışma izni verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 08/10/2019 tarihli ve sayılı Gönderme Kararına cevaben
Ankara Valiliği tarafından iletilen 21/10/2019 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde; “Kurumumuza görev iadesi hususunda başvuranda bulunan TC Kimlik numaralı 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 6749 sayılı
Kanunu gereği çalışma izni onayının iptal edildiği ilgi (c) Bakanlık yazısı ile bildirilmiştir.
Çalışma İzin Onayının iadesi hakkında Müdürlüğümüze vermiş olduğu 28/01/2019 tarihli dilekçe ve ekleri Valiliğimizce 05/08/2019 tarihinde oluşturulan komisyon tarafından değerlendirilerek Çalışma İzin Onayının İadesi uygun görülmemiş olup, ilgiliye 20/08/2019 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi verilmiştir.
Çalışma izin onaylarının iptaline ilişkin itiraz ve yeniden değerlendirilmesi talepleri zaman zaman müdürlüğümüze ulaşmaktadır, konu hakkındaki ilgi (c) düşünce yazısı ekte gönderilmiş olup; İlgi (c) yazıda “667 Sayılı KHK’nin 4/1 maddesinde, terörlere veya Milli Güvenlik Kurulunca
Devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen personelin Kamu Personelinden çıkarılacağı öngörülmüş olup bu kapsamda idari tedbir niteliğinde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.” denilmektedir.
Bu anlamda ilgilinin talebi Müdürlüğümüzce oluşturulan komisyonda daha önce görüşülmüş olması nedeni ile ilgi (b) yazınız eki başvuru işleme alınmamıştır.” denilerek istenilen belgeler iletilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15’inci maddesinde; “Savaş, seferberlik (…) veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler (…) dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.” hükmü, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılan “Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilânı” başlıklı 120’nci maddesinde; “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir.” hükmü, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı
Kanun’un 16’ncı maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılan “Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme” başlıklı 121’inci maddesinde, “Anayasanın 119 ve 120’nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmi Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar
Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir. 119’uncu madde uyarınca ilan edilen olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15’inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir. Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazete’de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisçe onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.” hükmü yer almaktadır, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmünü amirdir.
5. 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun “Olağanüstü halin ilanı” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Cumhurbaşkanı, … Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Milli Güvenlik Kurulunun görüşünü de aldıktan sonra …
yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.” hükmü, “Kanun hükmünde kararname” başlıklı 4’üncü maddesinde, “Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Anayasanın 91’inci maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler Resmi
Gazete’de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.” hükmü yer almaktadır.
6. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun “Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “(Değişik birinci fıkra: 9/5/2018-7141/11 md.) Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin
Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî
Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.” hükmü, “Kurumlarda çalıştırılacak personel” başlıklı 8’inci maddesinin üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkralarında; “Kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde, en az dengi resmî öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve şartları taşıyanlar, resmî dengi bulunmayan kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde ise yönetmelikle belirtilen nitelik ve şartları taşıyanlar görevlendirilir. … Kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticileri ise müdürlerince seçilir ve çalışma izinleri valiliğin iznine sunulur. Valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler işe başlatılamaz. Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır.” hükmü, “Özlük hakları ve sorumluluklar” başlıklı 9’uncu maddesinin dördüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarında; “Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere; a) Sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu, b) Yetki, sorumluluk, ödül ve cezalar ile bunların uygulanması bakımından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu,
1702 sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun, 4357
sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına Terfi, Taltif ve
Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimaî Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun ile 4483 sayılı Memurlar ve
Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir. … 1702 sayılı
Kanuna göre meslekten çıkarılma veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlenmesi hâlinde, Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle personelin görevine, izni veren makam tarafından son verilir. Yetki, sorumluluk, ödül, sicil, disiplin ve cezaların uygulanmasına ilişkin diğer esas ve usûller çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü yer almaktadır.
7. (18/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yürürlüğe giren 6749 sayılı Kanun ile değiştirilerek kabul edilen) 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere
İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 2’inci maddesinde; “Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen… ekli (II) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları… kapatılmıştır. Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. …” hükmü yer almaktadır.
8. 29/04/2017 tarih ve 30052 sayılı Resmî Gazete’de yürürlüğe giren 6749 sayılı Kanun ile değiştirilerek kabul edilen 689 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler
Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler başlıklı 3’üncü maddesinde; “1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca
Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olan ve ekli (3) sayılı listede yer alan gazete, dergi, vakıflar, dernekler ve özel sağlık kuruluşları kapatılmıştır.
(2) Birinci fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak ilgisine göre Hazineye veya Vakıflar Genel
Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Bunların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde
Hazineden veya Vakıflar Genel Müdürlüğünden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
(3) Ekli (4) sayılı listede yer alan dernekler, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır. İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu dernekler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilir.” denilmektedir.
9. 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî
Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Görevlendirme” başlıklı 26’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin (Ek ibare: RG-5/7/2014-29051) ve diğer personelin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Nitelik ve şartları uygun bulunanlara müracaattan itibaren 10 gün içinde çalışma izni valilikçe düzenlenir. Valilikten çalışma izni alınmadan personel işe başlatılamaz.” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuru, 689 sayılı KHK ile kapatılan kurumda çalışması nedeniyle öğretmenlik yapma izni iptal edilen başvuranın hakkında açılan Savcılık Kovuşturmasından çıkan karar neticesinde öğretmenlik yapma izni ile verilen kararın yeniden değerlendirilmesi talebi hakkındadır.
12. Dosya kapsamının incelenmesinden; 28/04/2017 tarihinde başvuranın Gazi Üniversitesi
Vakfı Özel okullarındaki görevine son verildiği, 17/12/2017 tarihinde Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, MEBBİS’te ceza kaydının 07/02/2018 tarihinde düşüldüğü, Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 03/01/2019 tarihinde sonuçlandığı, esas ve karar sayılı Karar’da “Sanık hakkında her ne kadar
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünü Kurmak ve Yönetmek suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin Silah Terör Örgütüne Üye Olmak Suçu kapsamında kaldığı ancak sanığın yakalanmadan önce etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK 221/4-1. cümle ve CIVIK 223/4-a maddeleri gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle ceza verilmesine ver olmadığına dair karar verildiğinden TCK 221/5 maddesi gereğince sanık hakkında 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine” denildiği, başvuranın gerekçeli kararın tarafına tebliğini takiben Ankara Valiliğine 28/01/2019 tarihinde “öğretmenlik yapmaz izni verilmesi” talebiyle başvuruda bulunduğu, 05/08/2019 tarihinde Valilik nezdinde oluşturulan komisyon tarafından başvuranın talebinin değerlendirildiği ve Çalışma İzin Onayının İadesinin uygun görülmediği, anılan karar hakkında ilgiliye 20/08/2019 tarih ve sayılı yazı ile bilgi verildiği, başvuranın Kurumumuza 20/09/2019 tarihinde başvuruda bulunduğu, Kurumumuz tarafından 08/10/2019 tarihli
Gönderme Kararı verildiği, anılan Karar uyarınca Ankara Valiliği tarafından başvurana iletilen yanıt neticesinde başvuranın Kurumumuza başvurusunu yinelediği görülmektedir.
13. Anayasa’nın 42’nci maddesi gereğince eğitim ve öğretim, devletin gözetim ve denetimi altında yapılmakta olup özel okulların bağlı olduğu esaslar devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak kanunla düzenlenir. Bu bağlamda, özel öğretim kurumlarında eğitimöğretim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları
Kanunu’nda düzenlenmektedir. Anılan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre (bkz. 6 numaralı paragraf) öğretmenlerin özel öğretim kurumlarında çalışma izinlerine ilişkin işlemler valilikler tarafından yürütülmekte olup en az dengi resmi öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve şartları taşıyanlar özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak görevlendirilmektedir.
14. Diğer yandan, demokratik toplum düzenini tehdit eden olağanüstü halin varlığı halinde sınırlandırma şartlarını ortaya koyan güvencelere aykırı tedbirler alınması ya da bu güvencelerin daha düşük standarda çekilmesi söz konusudur. Anayasa’nın 15’inci maddesinde, olağanüstü hallerde milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla ve durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kısmen ya da tamamen durdurulabileceği ve Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği belirtilmektedir. Bu anlamda Anayasa’nın 15’inci maddesinin uygulanabilmesi için öncelikle, olağanüstü bir durumun bulunması, olağanüstü halin ilan edilmiş olması ve alınan önlemin olağanüstü hal ilanına neden olan tehlikenin ortadan kaldırılmasıyla ilgili olması gerekmektedir. Alınan önlemin gerek Anayasa’nın 15’inci maddesine gerek uluslararası sözleşmelere uygun olup olmadığı noktasında, milletlerarası hukuktan doğan diğer yükümlülüklere aykırılık oluşturmaması ve durumun gerektirdiği ölçüde olması kıstasları dikkate alınmaktadır.
15. İdarelerin, olağanüstü hal ilanına neden olan tehlikenin ortadan kaldırılmasıyla ilgili alınan önlemler konusunda geniş bir takdir yetkisi bulunduğu kuşkusuzdur. Nitekim 667 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname, “Anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, ülkemizde yaşanan bu son darbe teşebbüsünün tamamen sonlandırılması ve buna benzer bir müdahale girişiminin yeniden yaşanmaması ve terörle mücadelenin daha etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için, olağanüstü hal süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınması zorunlu hale gelmiştir.” gerekçesiyle, olağanüstü hal ilanını takiben Anayasa’nın 121’inci maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kararıyla çıkarılmıştır. Anılan KHK’nın 2’nci maddesi çerçevesinde, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen ve KHK’nın ekli listesinde tek tek sayılmış olan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlarının kapatılmasına hükmedildiği görülmektedir.
16. Öte yandan, Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmayan personelin mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla, 20/09/2016 tarih ve sayılı bir başka yazı ile Kararname öncesinde Kayyum atanan Kurumlarda Kayyum atamasından sonra çalışanlar ile 23/07/2016 ve 03/08/2016 öncesinde ilgili Kurumlarda görev yapmış ve muhtelif nedenlerle görevlerinden ayrılmış kişiler MEBBİS Özel Öğretim Kurumları modülünde yer alan “667 sayılı KHK kapsamında kurumu kapatıldı” butonu kapsamı dışında tutulduğu, son olarak Bakanlığın 11/10/2016 tarihli Olur’u ile kurum ve kuruluşlarda çalışıp Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı değerlendirilen personelin mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla Valiliklerce Komisyon kurulacağı, Valiliklerce aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı belirlenen personelin listesinin Bakanlıkça değerlendirileceğine ilişkin Bakanlık tarafından düzenleme yapıldığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı anlaşılan personelin
MEBBİS’te yer alan 667 sayılı KHK kapsamında aldıkları cezaların silinerek görevden ayrılış sebeplerinin düzeltileceği bildirilmiştir.
17. Buna göre, devletin olağanüstü hal çerçevesinde birtakım önlemler almasının anlaşılabilir olduğu, bu çerçevede olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile idareye birtakım yetkiler tanındığı, bu önlemlerin uygulanmasında Milli Eğitim Bakanlığı’na son derece geniş bir takdir yetkisi tanındığı, 667 sayılı KHK ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen
Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen özel öğretim kurumlarının kapatıldığı ve bu okullarda çalışan tüm personelin çalışma izinlerinin Bakan oluruyla iptal edildiği, somut olaya konu 689 sayılı KHK’nın da bu yöndeki iradenin devamı niteliğinde olduğu, yine bu dönemde idari işlemler yolu ile gerekli incelemelerin yapılabilmesi için Valilikler nezdinde komisyon kurulduğu, Komisyonun olumlu kanaatinin Milli Eğitim
Bakanlığı makamının değerlendirilmesine sunulduğu, nihai kararın Milli Eğitim Bakanı tarafından verileceği, bu şekilde birtakım mağduriyetlerin giderilmesinin amaçlandığı görülmektedir.
18. Diğer yandan, geçen süre zarfında 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de geçen hükümlerin 5580 sayılı Özel Öğretim Kanununda olağanüstü halin kaldırıldığı 2018 yılında yapılan değişiklik ile kanunlaştırıldığı, buna göre kanunda “ terör örgütlerine ya da Millî
Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır.” denilerek değerlendirme marjının son derece geniş bırakıldığı görülmektedir.
19. Buna göre, başvuran her ne kadar 689 sayılı KHK yerine 667 sayılı KHK uyarınca değerlendirme yapıldığını ifade etmiş olsa da bunun İdarece yapılan muhakemenin özüne dokunacak bir husus olmadığı, İdarenin başvuranın bireysel durumunu dikkate alarak karar verdiği dosyanın tetkikinden anlaşılmakla birlikte devletin olağanüstü hal çerçevesinde birtakım önlemler almasının kaçınılmaz olduğu, bu çerçevede olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile idareye birtakım yetkiler tanındığı, bu önlemlerin uygulanmasında Milli
Eğitim Bakanlığı’na son derece geniş bir takdir yetkisi tanındığı, 667 sayılı KHK ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen özel öğretim kurumlarının kapatıldığı ve bu okullarda çalışan tüm personelin çalışma izinlerinin Bakan oluruyla iptal edildiği, benzer şekilde 689 sayılı KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışan personelin de öğretmenlik yapma izinlerinin iptal edildiği, yine bu dönemde idari işlemler yolu ile gerekli incelemelerin yapılabilmesi için
Valilikler nezdinde komisyon kurulduğu, somut olayda Ankara Valiliği tarafından kurulan
Komisyon’un yapmış olduğu değerlendirmede mer’i mevzuat hükümleri çerçevesinde başvuranın öğretmenlik izninin iptali yönündeki kanaatin değişmediği görülmektedir.
20. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; başvuranın öğretmenlik yapma izninin iade edilmesine ilişkin yapmış olduğu 28/01/2019 tarihli başvurunun Valilik Olur’u ile kurulan komisyon tarafından reddi yönündeki işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup
Ankara Valiliği tarafından iletilen belgelerden başvurana verilen yanıtlarda başvuru yolunun gösterilmediği, İdarenin ‘başvuru yolunun gösterilmesi’ ilkelerine uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarelerin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve ANKARA VALİLİĞİNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi