|
ÖZET: Başvuran, mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarıldığı gerekçesiyle, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borcun iptalini talep etmiştir. İdare, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasının 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112. maddesi çerçevesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle borcun tahsilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Anayasa Mahkemesi’nin kararları doğrultusunda, hukuk devletinin belirlilik ilkesi gereği, bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Olağanüstü hal döneminde çıkarılan 675 sayılı KHK’nın 10. maddesi, yalnızca bu dönemde kamu görevinden çıkarılanlar için geçerlidir. Başvuranın durumu bu kapsamda değerlendirildiğinde, 675 sayılı KHK’nın uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın mecburi hizmet yükümlülüğüne bağlı borç yükümlülüğü, 926 sayılı Kanun’un 112. maddesi uyarınca devam etmektedir. İdarenin başvuranın borcunu tahsil etme işlemi hukuka uygun bulunmuş ve başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/3673-S.23.6093
BAŞVURU NO : 2022/18669
KARAR TARİHİ : 23/03/2023
RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Kamu görevinden çıkarılan başvuranın, mecburi hizmet yükümlülüğü nedeniyle çıkan borcun iptal edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 13/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı
bünyesinde 2016 yılında subay olarak göreve başladığını, 2019 yılında Bakanlık tarafından meslekten ihraç edildiğini, tekrardan üniversitesi okuduğunu ve yarı zamanlı işte çalıştığını, yetiştirme bedeli adı altında 35 bin TL civarında bir tazminat borcu çıkarıldığını herhangi bir kanun maddesine dayanmadan gönderilen belge için bilgi edinme ve işlemin iptali başvurusunda bulunduğunu, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanunu madde 112/5’de yer alan fıkra hükmünün öne sürüldüğünü, kendi isteği ve arzusu doğrultusunda meslekten ayrılmadığını, dolayısıyla kanun maddesinin hakkında uygulanmasının adaletli olmadığını belirtmektedir. Başvuran yetiştirme bedeli olan tazminatın iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 16/12/2020 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Millî
Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 22/12/2022 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Başvuru konusu hususun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamaması nedeniyle tahakkuk ettirilen
öğretim-eğitim, yetiştirme ve kurs masraflarının tahsiline dayandığı, başvuranın subay statüsü ile
30.08.2015 tarihinde Kara Kuvvetlerinde göreve başladığı ve 06.02.2019 tarihinde 375 sayılı KHK’nın
geçici 35’inci maddesi gereğince idari işlem ile kamu görevinden çıkarıldığı,
2.2) Konuya ilişkin mevzuatta yapılan incelemede; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun
112’nci maddesi “Muvazzaf subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen on beş yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler…Durumları yukarıdaki fıkralara uyanlar ile Türk Silâhlı
Kuvvetleri’nden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya
ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk Silâhlı Kuvvetleri’nde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malûlü olarak Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak öderler. Öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar; Millî Savunma, İçişleri ve Maliye Bakanlıkları tarafından müştereken yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirlenir.” Hükmünü,
2.3) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112’nci maddesi gereğince Türk Silahlı
Kuvvetlerinde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malulü olarak ayrılanlar hariç, mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan TSK’dan ayrılan veya ilişiği kesilenler ile deneme süresi sonunda kendi istekleri ile ayrılan personelden; öğrenim, eğitim ve yetiştirme masrafı tazminat olarak alınmakta olduğu,
2.4) Başvuranın 375 sayılı KHK gereğince idari işlem ile kamu görevinden çıkarıldığından dava konusu
işlem, genel mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilerek mecburi hizmet süresine bağlı borcun tahsiline yönelik işlem tesis edildiği, 926 sayılı Kanunu’nun 112’nci maddesi ile “her ne şekilde olursa olsun” mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen personele tahakkuk işleminin gerçekleştirileceğinin açıkça düzenlendiği, tarafına azami 30 ay taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin bildirildiği, konu ile ilgili mevzuat çalışması yapılmadığını, borcun kaldırılmasına imkan bulunmadığını, başvuru konusuna ilişkin idare mahkemelerinde davalar açıldığı, devam eden ve karara bağlanmış dava dosyalarının bulunduğu, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 2022/459 Esas ve 2022/1091 Karar sayılı kesin Ret Kararı’nın örnek mahkeme kararının bulunduğu, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Subayların ve astsubayların
yükümlülüğü” başlıklı 112’nci maddesinin yedinci fıkrasında: “Muvazzaf subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen onbeş yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler.
[…]
Durumları yukarıdaki fıkralara uyanlar ile Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk
Silâhlı Kuvvetleri’nde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malûlü olarak Türk Silâhlı
Kuvvetleri’nden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil
Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra
kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak öderler. Öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar; Millî Savunma, İçişleri ve
Maliye Bakanlıkları tarafından müştereken yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirlenir.”
6) 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun İle Yasalaşan 675 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Peşin ödenen aylıklar ve mecburi hizmet” başlıklı 10’uncu maddesinde: “(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar ile 15/8/2016 tarihli ve 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 4 üncü maddesi uyarınca öğrencilikle ilişikleri kesilenlerin;… b) Mecburi hizmet yükümlülükleri ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülükleri ortadan kalkar, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verilir. Bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarlar, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmez…”
7) 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen
geçici 35’inci maddede: “… B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel
Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Kara Kuvvetleri Komutanlığında görev yapmaktayken mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan
kamu görevinden çıkarılan başvuran, kendisine eksik kalan yükümlülük süresine orantılı olarak eğitim, öğrenim ve yetiştirme masraflarına ilişkin çıkarılan borcun iptal edilmesini talep etmiştir.
10) Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere hukuk devletinin gereklerinden
biri olan belirlilik; bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum ve davranışlarını bu kurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamını taşımaktadır.
/
11) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35’inci maddesinde yer alan “…Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı
Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.” hükmü uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olan kişilerin ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine ilgili bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılabileceği belirtilmekte olup kanunda geçen aidiyet kavramı ilişkinlik, iltisak kavramı kavuşan, bitişen, birleşen; irtibat kavramı ise bağlantı anlamına gelmektedir.
12) Diğer yandan anılan kavramların içinde bulunulan döneme göre farklı yorumlanabilmesi de
mümkündür. Bu bağlamda olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikeler gözetilerek olağanüstü hâl döneminde milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından anılan yapı, oluşum, grup ya da terör örgütleriyle üyeler arasındaki bağın varlığı konusunda yapılacak değerlendirme ile olağan dönemde yapılacak değerlendirmenin farklı olabileceğinin kabul edilmesi gerekir (AYM, E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, §§ 30, 31). Bu kapsamdaki değerlendirme ise ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyon ve bakan tarafından yapılacak olup söz konusu değerlendirme sırasında komisyon ve bakan, kendisine yapılan bildirimlerle bağlı olmaksızın her türlü olay, olgu, bilgi ve bulguyu serbestçe gözetecektir.
13) 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112’nci maddesinde ise, Türk Silâhlı
Kuvvetlerinden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubayların, her yıl kuvvet komutanlıkları tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak ödeyecekleri düzenleme altına alınmıştır. Dolayısıyla, normal şartlarda bahse konu düzenleme uyarınca, her ne şekilde olursa olsun öngörülen mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak ödemeleri gerektiği açıktır.
14) Ülkemizde, 20/07/2016 tarihinde ilan edilen ve 18/07/2018 tarihinde sona eren olağanüstü hal
döneminde çıkarılan 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinde ise, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanların, mecburi hizmet yükümlülüklerinin ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüklerinin ortadan kalkacağı, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verileceği, bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarların, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmeyeceği düzenlenmiştir. Diğer bir ifade ile bu düzenleme çerçevesinde mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkması için, ya olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan ya da bu kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde kamu görevinden çıkarılmış olmak gerekmektedir. Söz
/
konusu kuralın yalnızca olağanüstü hâl süresince meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar yönünden uygulanabileceği anlaşılmaktadır.
15) Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere; Anayasa’nın 10. maddesinde
belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.
Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
16) Mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların
kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç yükümlülüğü konusundaki asıl düzenlemenin 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesi olduğu, 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesi ile getirilen düzenlemenin ise sadece bu maddede öngörülen şartlarda uygulanabilecek istisna hüküm niteliğinde olduğu, bu sebeple mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların borç yükümlülüğü konusunda, 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinin kapsamı dışında kalan ve başka bir istisnai düzenleme öngörülmeyen bütün hallerde 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.
17) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamında somut olay incelendiğinde; başvuranın, olağanüstü hal dönemi sona erdikten sonra çıkarılan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35’inci madde çerçevesinde, kamu görevinden çıkarıldığı, yani başvuranın kamu görevinden, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan ya da bu kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde çıkarılmadığı, bu sebeple 675 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname’nin 10’ncu maddesinin başvuran bakımından uygulanamayacağı, bunun yanında, bahse konu geçici 35’inci madde kapsamında kamu görevinden çıkarılanların, mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkacağına dair herhangi bir hükmün de bulunmadığı, nitekim göreve başlamadan önce başvurandan, kendisine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç yükümlülüğü bulunduğuna dair yüklenme senedi alındığı, dolayısıyla somut olayda 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesinin uygulanması gerektiği, İdarenin de bu hüküm kapsamında başvurana mecburi hizmet yükümlülüğüne bağlı borç çıkardığı, bununla birlikte; farklı hukuki düzenlemeler kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar için farklı hukuki sonuçlar öngörülmüş olmasının eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil etmediği anlaşılmış olup Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan başvurana, yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç çıkarılması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı
maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi