|
ÖZET: Başvuran, ölüm aylığı talebinin Eylül ayı itibarıyla sigortalı işe başlaması nedeniyle kesildiğini belirtmiş ve yüksek lisans eğitimi devam ettiği için 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi gereğince aylığın ödenmesini istemiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın babasının 2020 yılında vefat etmesi üzerine eşi ve çocuklarına ölüm aylığı bağlandığını, ancak başvuranın 2023 yılında sigortalı çalışmaya başlaması nedeniyle bu aylığın 22 Ekim 2023 itibarıyla kesildiğini açıklamıştır. Ayrıca, başvuranın yükseköğrenime başlaması dolayısıyla 1 Eylül 2023’te başlatılan aylığın, 10 Ekim 2023’teki çalışması nedeniyle kesilmesi gerektiği, ancak bu süreçte yersiz ödemelerin yapıldığı belirtilmiştir.
Değerlendirme sonucunda, başvuranın talebinin 5510 sayılı Kanun’un hükümleri çerçevesinde reddedildiği, ölüm aylığına engel olan bir çalışmanın mevcut olduğu ifade edilmiştir. Kanunun 34. maddesi gereğince, başvuranın sigortalı sayılması durumunun ölüm aylığı bağlanmasına engel teşkil ettiği vurgulanmıştır. İyi yönetim ilkeleri açısından yapılan incelemede ise, idarenin başvuruya ilişkin belgeleri zamanında sunduğu, ancak başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda yeterli bilgi vermediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın ölüm aylığı talebinin reddedilmesine dair karar, hukuka uygun bulunmuş ve başvuranın yargı yoluna başvurma hakkı olduğu belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/3143-S.24.4976
BAŞVURU NO : 2023/19401
KARAR TARİHİ : 18.03.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Ölüm aylığı talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 26.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, ölüm aylığının Eylül ayı itibarıyla sigortalı işe başlaması nedeniyle kesildiğini oysa
yüksek lisans eğitimine devam etmesinden dolayı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu’nun 34. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca ölüm aylığının ödenmesi gerektiğini belirterek ölüm aylığının ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru
konusuna ilişkin 25/1/2024 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Başvuranın babasının 1/10/2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle eşi ile oğullarına 1/11/2020
tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, öte yandan müteveffanın oğlu başvuranın 17/8/2023 tarihinde 4/1-(a) kapsamında çalışmaya başladığı ancak 10/10/2023 tarihinden itibaren de vergi kaydına istinaden başlatılan 4/1-(b) sigortalılığının, 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılığı devam etmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre aynı gün durdurulduğu, bununla birlikte 4/1-(b)
kapsamında çalışması mevcut olduğundan ölüm aylığının 22/10/2023 tarihi itibarıyla kesildiği,
2.2) Bu kapsamda başvuranın 2/8/2023 tarihinde yükseköğrenime başlaması nedeniyle 1/9/2023
tarihinden itibaren başlatılan aylığının, 10/10/2023 tarihinde başlayan 4/1-(b) kapsamındaki çalışmasına göre takip eden ödeme dönemi olan 22/10/2023 tarihinde kesilmesi gerekirken ödenmeye devam edildiği
tespit edildiğinden yeniden işlem yapılarak, yersiz ödenen 2023/Ekim, Kasım ve Aralık dönem aylıkları için borç kaydı oluşturulduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi ile son cümlesinde;
“Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
…
Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25
yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu
anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan
kızlarının,
her birine % 25’i, …
oranında aylık bağlanır. Ancak, hak sahibi çocuklardan 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde
20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların, bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları, bunlara aylık bağlanmasına engel oluşturmaz.”
5.2) “Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 35.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi,
takip eden ay başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir.”
5.3) “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53. maddesinin birinci fıkrasının birinci
cümlesinde;
“Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c)
bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere, ölüm aylığı ödenmesini talep etmektedir.
8) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesinde ölen sigortalının 33. madde hükümlerine göre
hesaplanacak aylığının; Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların her birine %25’i oranında bağlanacağı düzenlenmiştir. Bununla birlikte söz konusu maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde ise hak sahibi çocuklardan 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde
25 yaşını doldurmayanların, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılmalarının aylık bağlanmasına engel oluşturmayacağı hüküm altına alınmıştır. Şu halde, ölüm aylığı yönünden müteveffa sigortalının hak sahibi çocuklarının 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesindeki diğer şartlara sahip olmaları durumunda 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmalarının kendilerine ölüm aylığı bağlanmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır.
9) Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde,
sigortalılardan Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına giren çalışmalarının bulunması halinde 4.
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacakları düzenlenmiştir. Bu durumda, birden fazla sigortalılık statüsüne tabi çalışmanın varlığı nedeniyle sigortalılık statülerinin çakıştığı durumlarda 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi uyarınca üstünlük tanınmayan ancak ölüm aylığına engel olan 5510 sayılı Kanun kapsamındaki bir çalışmanın göz ardı edilmesi mümkün değildir. Zira sigortalılık statülerinin çakışması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi uyarınca diğer sigortalılık statüsüne üstünlük tanındığı durumlarda, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir çalışma da aynı anda mevcuttur. Bu durumda tek başına 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığın mezkûr 34. madde uyarınca ölüm aylığı bağlanmasına engel olduğu dikkate alındığında, söz konusu sigortalılık statüsünün diğer sigortalılık statüleri ile çakışması nedeniyle 53. maddenin uygulandığı durumlarda da ölüm aylığına engel olacağı kabul edilmelidir. Aksi yöndeki bir kabulün, ölüm aylığına hak kazanma bakımından 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi dışındaki diğer sigortalılık statüleri yönünden 34. madde ile getirilen kuralı anlamsız kılacağı açıktır. Gerçekten de, 5510 sayılı Kanun’da ölüm aylığı bağlanmasına engel olmayan çalışma, 4.
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki çalışmalar yönünden istisnai olarak düzenlenmiş olup, birden fazla sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olmayı gerektiren çalışmaların mezkûr 34. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
10) Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince başvuranın, 17/8/2023 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un
4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya başladığı, 10/10/2023 tarihinden itibaren de vergi kaydına istinaden yine 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, bu hususta bir uyuşmazlığın da bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan 4.
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında başlatılan sigortalılığının, Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığının devam etmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 53.
maddesi uyarınca aynı gün durdurulduğu anlaşılmaktadır. Bu noktada, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı sayılmasını gerektiren çalışmaları bulunan başvuranın, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığına üstünlük tanınmasının
Kanun’un 53. maddesinin gereği olduğu açıktır. Hal böyle iken, 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesine göre ölüm aylığı bağlanmasına engel çalışması bulunan başvuranın ölüm aylığı bağlanması talebinin korunmasına hukuken imkân bulunmamaktadır.
11) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın ölüm aylığı bağlanması talebinin
5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca reddedilmesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka
ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
12) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi