ÖZET: Başvuran, ölen anne ve babasından ölüm aylığı bağlanması ve cenaze ödeneği talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın talebine ilişkin yaptığı açıklamada, ölüm aylığı alabilmesi için belirli sigortalılık koşullarının yerine getirilmesi gerektiğini belirtmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddelerine göre, başvuranın hak sahibi olabilmesi için ölüm tarihinin tespit edilmesi ve başvurunun zamanaşımına uğramaması gerekmektedir. Ancak, başvuranın anne ve babasının ölüm tarihleri tespit edilemediğinden ve cenaze ödeneği talebinin de hak düşürücü süreye uğradığı ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, SGK’nın işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğuna karar vermiştir. Başvuranın kendi sigortalılığı nedeniyle yaşlılık aylığı almakta olduğu ve bu durumun, ölüm aylığı bağlanmasını engellediği vurgulanmıştır. Ayrıca, cenaze ödeneği talebinin de zamanaşımına uğradığı için ödenemeyeceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5750-S.8645

BAŞVURU NO : 2019/1384

KARAR TARİHİ : 18/07/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ölüm aylığının bağlanması ve cenaze ödeneğinin ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; ölen anne babasından kendisine ölüm aylığı bağlanması ve cenaze ödeneklerinin kendisine ödenmesi talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 26/03/2019 tarihli ve …sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından

gönderilen 06/04/2019 tarihli ve … sayılı yazıda özetle:

2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 28 inci maddesinde; ölüm aylığının; a) En az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış, c) Bağlanmış bulunan malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanacağı hüküm altına alındığı, 2.2. Öte yandan, anılan Kanununun 35 inci maddesinde; ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıkların; a) Sigortalının ölüm tarihini,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi, takip eden ay başından itibaren başlatılacağı belirtildiği, 2.3. Diğer taraftan, anılan Kanunun 41 inci maddesinde; sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacağına hükmedildiği, 2.4. Buna göre, … T.C Kimlik Numaralı … …’in 15/08/1974 tarihinde vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazanabilmesi için, 02/02/2016 tarihinde 70 gün, 28/03/2016 tarihinde 15 gün askerlik borçlanması yaparak 900 gün şartını yerine getirmiş olduğu, Kanunun

35 inci maddesi gereği hak sahibi niteliğini kazandığı (askerlik borçlanması bedelini ödeyerek)

28/03/2016 tarihini takip eden aybaşı olan 01/04/2016 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, 3. Ayrıca, adı geçenin talebinde belirtmiş olduğu, başvuranın anne ve babasının ölüm tarihlerinin tespit edilemediği, öte yandan 5510 sayılı Kanunun 97 inci maddesinde, kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan diğer hakların hakkın doğduğu tarihten itibar beş yıl içinde istenmezse düşeceğinin düzenlendiği, buna göre hak sahibi olarak başvurana cenaze ödeneğinin ödenmesinin mümkün olmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “506, 1479, 5434, 2925,

2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 7 inci maddesinin

birinci fıkrası; “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı

Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” 7. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun “Ölüm sigortasından aylık bağlama şartları” başlıklı 68 ncı maddesinin birinci fıkrasının “C” bendi ; “Ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır.

…C) Çocuklardan:

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

a) 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli

Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan (…) çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal

Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine %25’i, oranında aylık bağlanır.” 8. 506 sayılı Kanunun “Zamanaşımı ve hakkın düşmesi” başlıklı 99 ncı maddesinin ilk fıkrası; “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.” hükmüne amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Celile Özlem TUNÇAK’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, özetle; anne ve babasının sigortalı dosyası üzerinden kendisine aylık bağlanmasını ve kendisine cenaze ödeneği ödenmesini talep etmektedir.

11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, özetle; başvuranın eşinin sigortalı dosyası üzerinden ölüm aylığı aldığı, başvuranın anne ve babasının ölüm tarihi bilgisine ulaşılamadığı, cenaze ödeneği bakımından hak düşürücü süreye uğradığı ifade edilmiştir.

12. Bu çerçevede uyuşmazlığın çözümü geride kalan çocuklara hak sahibi olarak ölüm aylığı bağlanması için gerekli koşulların incelenmesi ve cenaze ödeneği bakımından hak düşürücü sürenin güvenlik sistematiği içerisinde incelenmesi noktasında toplanmaktadır.

13. Sosyal güvenlik toplumda yaşayan her kesimi hiçbir ayırım gözetmeksizin hayatın çeşitli sosyal risklerine karşı ekonomik güvence altına alarak yarın endişesinden kurtarmaya, toplumda yoksul ve muhtaç insanlara yardım ederek onlara insan onuruna yaraşır en az yaşam düzeyi sağlayarak, sosyal adaletin ve sosyal devlet ilkesinin gerçekleştirilmesine hizmet etme amacını gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Sosyal haklara ilişkin tüm alanlarda olduğu gibi, sosyal güvenlikte de sosyal sigortacılık aracılığıyla sosyal adalet gerçekleştirilmesi amacına hizmet etmeye ve insana, insan onuruna layık bir yaşam düzeyi sağlamaya yöneliktir. Sosyal

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

güvenlik, sadece insanların geleceğini güvence altına almaya yönelik bir kurallar bütünü olmayıp, her şeyden önce bir sosyal program ya da politikadır. Bu politikada asıl hedef, insanların belirli sosyal risklere karşı ekonomik güvenliklerinin ve sosyal adaletin sağlanması ise de, bunun içinde durmadan değişen kural ve ilkeler, türlü yöntemler ve önlemler yer almaktadır. Bu niteliği itibarıyla sosyal güvenlik bir hukuk dalı olmaktan çok, bir sistem olma özelliği taşımaktadır.

14. Sosyal hukuk devletinin temel kavramlarından biri olan sosyal güvenlik, bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirmek, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardını güvence altına alabilmektir. Bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak, kişilerin yaşlılık, hastalık, malullük, kaza ve ölüm gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmaktadır. Sosyal hukuk devletinde kişinin korunması, sosyal güvenliğin ve sosyal adaletin sağlanmasıyla olanaklıdır.

15. Ölüm, sosyal güvenlik sitemi içerisinde aileyi koruma birimi olarak esas almasının bir sonucu olarak ölüm olayının gerçekleşmesi ile geçimleri sigortalı tarafından sağlananalar bakımından güvence altına alınan gerçekleşmesi kesin bir risktir. Bu bakımdan ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanmasının dayanağı olan ölüm aylığı da sigortalının yarından emin olma düşüncesini, geride kalanlarının güvencesini karşılama fikriyle ortaya koyulmuştur. Ölüm sigortası aileyi esas alan bir sigortadır ve bunun bir sonucu olarak ölüm aylığı, sigortalının ölümü halinde belirli şartların yerine getirilmesi koşu ile sigortalının geride kalan hak sahiplerine yaptığı bir ödemedir. Sigortalının ölümü ile belirli şartları taşıyan hak sahiplerine muhtaç durumuna düşmemeleri için ödeme yapılmaya devam edilir.

16. Ölüm sigortasından yararlanma koşullarının tespitinde öncelikle sigortalı ve hak sahipliği yönünden yararlanma şartları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hak sahiplerinin ölüm aylığı alabilmeleri için ilk koşul sigortalının ölümüdür, sigortalıya ilişkin diğer hususların tespitinde hangi mevzuattın uygulanacağının tespiti bakımından da ölüm tarihi önem taşımaktadır.

Başvuruya konu sigortalı dosyasında ölüm tarihi her ne kadar SGK tarafından tespit edilemediği belirtilse de başvuranın ile yapılan görüşmeler ve başvuru dosyasında yapılan incelemeler neticesinde ölüm tarihlerinin 1978 yıllında olduğu anlaşılmaktadır.

17. Bu bakımdan öncelikle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 68 inci maddesi hükümlerine bakmak gerekecektir. Yukarıda yer verilen madde metinde de görüldüğü üzere anılan kanunun kapsamında geride kalan çocukların aylık alabilmesi Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmaması ve buralardan gelir veya aylık almaması şartının arandığı anlaşılmaktadır.

18. Kız çocukları bakımından ölüm aylığından yararlanma şartlarının belirlenmesinde ise toplumu oluşturan tüm kesimlerini hayatın çeşitli sosyal risklerine karşı ekonomik güvence altına alarak yarın endişesinden kurtarma amacıyla ayrıcalıklar tanınmıştır. Gerçekten de ülkemizde kadınların işgücüne katılım oranlarının düşük olması, geride kalan kız çocukları bakımından da değerlendirildiğinde, onları ekonomik güvencesizliğe ittiği gibi sosyal güvenlik sisteminin de dışında olması sonucunu doğuracaktır. Sosyal güvenlik sistemleri sosyal koruma

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

ilkesine binaen, sosyal yönden en fazla gereksinimleri olanları koruma, onları güvenceye kavuşturma ve bu kişilerin sosyal güvenlik şemsiyesi atında yaşamlarını sürdürmelerini amaçlanmaktadır. Görüldüğü üzere, korunmak istenen menfaat kız çocuklarının sosyal güvenliği olup sosyal güvenlik sistemimiz kendi çalışması olmayan veya evlilik bağının kurulmasıyla kocasından dolayı sosyal güvenlik koruması kapsamına alınmayan kız çocuklarını yaş şartı aramaksızın, hak sahibi olarak değerlendirmiştir. 5510 sayılı Kanun ile de açıklanan bu yaklaşım sürdürülerek çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış, evli olmayan evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kız çocuklarına yaşlarına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre başvurana ölüm aylığı bağlanıp bağlanmayacağının tespiti 5510 sayılı Kanuna göre dahi yapılsa sonuç değişmeyecek 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre kendi çalışmasından dolayı yaşlılık aylığı alana başvurana anne ve/veya babasından ölüm gelir/aylığı bağlanmayacaktı.

19. Bu bakımdan yaptığımız değerlendirme çerçevesinde, başvuranın sosyal sigortalara tabi çalışması nedeniyle kendi sigortalılık dosyası üzerinden yaşlılık aylığı almakta olduğu bu bakımdan, 506 sayılı Kanunun 68 inci maddesi hükmü gereğince kendisine SSK’ya tabi hizmetleri bulunan babası ve annesi üzerinden diğer koşullar oluşmuş olsa dahi aylık bağlanmayacağı değerlendirilmektedir. Kaldı ki 5510 sayılı Kanunun geçici 7inci maddesinin beşinci fıkrasında yer verilen “Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce birden fazla dosyadan gelir veya aylık alınması durumunda bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra yeni dosyadan gelir veya aylık alınmasına hak kazanılması durumunda yeni bağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dahil olmak üzere mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosya kapsamdan çıkarılır.” düzenlemesi doğrultusunda sigortalılara üç dosya üzerinden aylık bağlanmasına

Kanunun cevaz vermediği anlaşılmaktadır.

20. Başvuruya konu diğer husus olan cenaze ödeneğinin ödenmesi talebinin aydınlanması için öncelikle cenaze ödeneğinin tanımının yapılması gerekmektedir. Kanundaki düzenlemeden yola çıkarak cenaze ödeneğini; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu, veya sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken, veya kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş iken, ölen sigortalının hak sahiplerine verilen uzun vadeli sigorta kolları kapsamında yapılan ölüm sigortasından aylık ve toptan ödeme dışında bir defaya mahsus olmak üzere yapılan yardım niteliğinde bir ödeme türüdür.

Cenaze masrafı karşılığı tutarında her yıl bir önceki yıl için Türkiye İstatistik Kurumu

Başkanlığı tarafından açıklanan Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) değişim oranında artırılarak belirlenmekte olan cenaze ödeneği tutarı kural olarak ölen sigortalının ailesine ödenmektedir.

Cenaze ödeneğinin ödenmesi için de hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna dilekçe ile başvurmaları şartı aranmakta olup, bu hakkın kullanılması için 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

21. Görüldüğü üzere hak sahipliği sıfatının kazanılmasında da olduğu gibi cenaze ödeneğinin ödenmesi bakımından da yasa koyucu tarafından ölen sigortalıdan dolayı ölüm aylığı bağlanabilmesi için hak sahiplerinin başvuru şartı da ayrıca aranmaktadır. 506 sayılı Yasanın

99 uncu maddesinde zamanaşımı ve hakkın düşmesi ile ilgili düzenlemeye baktığımızda “Bu

Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği gibi, 5510 sayılı Kanunda da zamanaşımını düzenleyen 97 inci maddede de ölüm sigortasından kazanılan hakların 5 yıl içerisinde istenmezse düşeceği düzenlenmiştir.

22. Sonuç olarak Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme ve incelemeler neticesinde; başvuranın kendi çalışmasından dolayı 5510 sayılı Kanun 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı almakta oldu, bu nedenle yukarıda yer verilen yasa hükümleri gereği ölüm aylığından yararlanmak istenilen sigortalıların ölüm tarihleri ne olursa geride kalan çocuk olarak hak sahibi statüsünde değerlendirilemeyeceği, cenaze ödeneği ödenmesi talebinin sosyal güvenlik mevzuatına göre hak düşürücü süreye uğradığı değerlendirilmesi neticesinde Sosyal Güvenlik

Kurumunun işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle

“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İzmir İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.