|
ÖZET: Başvuran, 2016 yılında trafik kazasında kaybettiği kızı nedeniyle ölüm aylığı almak için 2019 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunmuştur. Ancak, başvurusunun ardından, ölüm tarihinden başvuru tarihine kadar olan birikmiş aylıkların ödenmeyeceği bilgisiyle karşılaşmıştır. Başvuran, bu süre zarfında yaşadığı psikolojik ve sağlık sorunlarını da göz önünde bulundurarak, kızının ölüm tarihinden itibaren aylık bağlanmasını talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talebine ilişkin olarak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, ölüm aylığının hangi koşullarda bağlanabileceğini açıklamıştır. Kurum, başvuranın muhtaçlık durumunu tespit etmiş ve 2019 yılının Şubat ayından itibaren aylık bağlamıştır. Ancak, başvuranın talep ettiği tarih aralığında herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, ölüm aylığının bağlanması için gerekli koşulların sağlandığını ve bu bağlamda başvuranın mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu doğrultuda, SGK’ya tavsiyede bulunarak, ölüm aylığının bağlanması sürecinin yeniden gözden geçirilmesini önermiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/1349-S.20.2132
BAŞVURU NO : 2019/13376
KARAR TARİHİ : 24/01/2020
TAVSİYE KARARI
ANTALYA SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Ölüm aylığı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 02/09/2016 tarihinde kızını ve torununu trafik kazasında kaybettiğini, kendisinin ve eşin sağlık durumlarında kalıcı rahatsızlıkların olduğunu, psikolojik olarak çok derin üzüntüler yaşadıklarını, bu sebeple ancak Ocak 2019 tarihinde ölüm aylığı almak için
SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu)’ ya başvurduğunu, no.lu SGK Genelgesi ile ölüm tarihinden başvuru tarihine kadar ki birikmiş ölüm aylığı maaş alımının kaldırıldığını öğrendiğini, yukarıda bahsi geçen gerekçelerinin ve mağduriyetlerinin değerlendirilerek kızının ölüm tarihinden ölüm aylığı bağlanmasını ve SGK’ ya başvurusuna kadar geçen süredeki maaş tutarının ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 02/08/2019 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğü tarafından gönderilen 05/09/2019 tarihli ve E. sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. Başvuranın ve hak sahipliği kapsamında kızının tüm sigortalı hizmetlerini gösterir tescil kaydı ve hizmet dökümleri ile kızının ölüm tarihini gösterir evrakın 2 no.lu paragrafta anılan bilgi ve belge cevap yazısı ekinde sunulduğu, 2.2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 34 üncü maddesinin (d) bendi ve geçici 4 üncü maddesinin 14 ve 15 İnci fıkraları hükümleri uyarınca hak sahipliği kapsamında ana ve babalara Ölüm aylığı bağlandığı, 2.3. Anılan Kanunun “Ölüm Aylığının Hak Sahiplerine Paylaştırılması” başlıklı 34 üncü maddesinde: Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; “…
Hak sahibi eş ve çocuklardan arlan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve İrattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam %25’i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde İse arlan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam %25 oranında aylık bağlanır…” hükmünün amir olduğu, 2.4. Söz konusu hükümde ölen sigortalının ana ve babasının Ölüm aylığına müstahak olabilmesi İçin her türlü kazanç ve irattan elde ettiği gelirinin, asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir veya aylık bağlanmamış olması şartının arandığı, 2.5. Öte yandan, sigortalıların ve hak sahiplerinin emeklilik ve aylık bağlama işlemlerine ilişkin olarak uygulama ve açıklamaların yer aldığı Sosyal Güvenlik Kurumu 2018/38 sayılı
Genelgesi ile yukarıda yer alan 34 üncü madde hükümlerinin açıklandığı ve işlemlerin bu açıklamalar doğrultusunda yapılması gerektiği, 2.6. Buna göre, anılan Genelgenin “Ölüm Sigortası” başlığı altındaki “2.2 Hak Sahiplerine
İlişkin Koşullar” bölümünün 2.2.3 “Ana ve Baba” alt başlığında; “Sigortalıların hak sahibi ana ve babalarına aylık bağlanması için Kanunun 34 üncü maddesine göre, eş ve çocuklardan artan hissenin bulunması, (65 yaşın üslünde olması halinde artan hisse şartı aranmaz,) diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması, şartları bakımından 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre sigortalıların hak sahibi ana ve bahalarına ölüm gelir/aylığı bağlanması için aranan diğer koşullar yanında, mutlaka SGK’ nın denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından gelir tespiti yaptırılacağı ve sigortalının ölümü üzerine aylık bağlama talebinde bulunan ana ve baba için SGK’ nın denelim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından yapılacak gelir tespitinde, tahsis talep tarihi esas alınarak ana ve babanın bu tarih itibariyle koşulları sağlayıp sağlamadığı değerlendirileceği ve bağlanacak aylıkların anne ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması halinde, yazılı istek tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılacağı, 2.7. Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, ana ve babanın Ölüm aylığına hak kazanma şartları ve bu kapsamdaki SGK uygulamalarının ne şekilde gerçekleştirileceği, ana ve babanın muhtaçlık durumunun SGK’ ca tespiti yapılıncaya dek gelir/aylık bağlanmayacağı ve muhtaçlık durumuna yönelik tespit yapıldıktan sonra SGK’ ya yapılan yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı, 2.8. Tüm bu açıklamalar kapsamında ’ in 02/09/2016 tarihinde vefat eden kızından dolayı ilk defa 08/01/2019 tarihinde ölüm aylığı talebinde bulunduğu, bu başvuru üzerine Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğümüzce gelir tespiti yapılarak 27/03/2019 tarihli ve sayılı rapor ile muhtaç olduğunun tespit edildiği ve 29/03/2019 tarihli sayılı işlemle 01/02/2019 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, 2.9. Başvuran ile SGK arasında şikayet konusu yapılan idari işleme ilişkin yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış herhangi bir dava bulunmadığı, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 32 nci maddesinin 2 nci fıkrasında: “(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/20 md.) Ölüm aylığı; a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış, c) Bağlanmış bulunan malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır.
Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.” 5.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (d) bendi: “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25’i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25’i, oranında aylık bağlanır.” 5.2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 35 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi: “Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar; a) Sigortalının ölüm tarihini, takip eden ay başından itibaren başlatılır.” 6. Sosyal Güvenlik Kurumu 2018/38 sayılı Genelgesinin “Ölüm Sigortası” başlığı altındaki “2.2 Hak Sahiplerine İlişkin Koşullar” bölümünün 2.2.3 “Ana ve Baba” alt başlığında;
“Sigortalıların hak sahibi ana ve babalarına aylık bağlanması için Kanunun 34 üncü maddesine göre, – Eş ve çocuklardan artan hissenin bulunması (65 yaşın üstünde olması halinde artan hisse şartı aranmaz), – Diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması, – Her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması, şartları aranmaktadır.
Artan hisse olmaması nedeniyle aylık bağlanamayan ana ve babanın 65 yaşını doldurması halinde, Kanunda aranan diğer koşulların da yerine gelmiş olması şartıyla bu yaşı doldurdukları tarihi takip eden ay başından itibaren ölüm aylığı bağlanacaktır.
Kanunun 34 üncü maddesine göre sigortalıların hak sahibi ana ve babalarına ölüm gelir/aylığı bağlanması için aranan diğer koşullar yanında, mutlaka Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından gelir tespiti yaptırılacaktır. Sigortalının ölümü üzerine aylık bağlama talebinde bulunan ana ve baba için Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından yapılacak gelir tespitinde, tahsis talep tarihi esas alınarak ana ve babanın bu tarih itibariyle koşulları sağlayıp sağlamadığı değerlendirilecek ve bağlanacak aylıklar anne ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması halinde, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılacaktır.”
hükmü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, emsal yargı kararları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, kızının ölüm tarihi itibariyle kanunda yer alan hak sahipliği sıfatını kazandığını bu kapsamda hak sahipliği dolayısıyla kızının ölüm tarihinden, SGK’ ya başvuru tarihine kadar geçen süre içinde tarafına hak sahipliği dolayısıyla maaş ödenmesi gerektiğini belirterek, söz konusu ödemenin yapılmasını talep etmektedir.
9. Sosyal Güvenlik Kurumunca gerçekleştirilen ve Kurumun 2018/38 sayılı Genelgesine dayanan işlemi neticesinde; başvuranın, 02/09/2016 tarihinde vefat eden kızından dolayı ilk defa 08/01/2019 tarihinde ölüm aylığı talebinde bulunması üzerine Antalya Sosyal Güvenlik İl
Müdürlüğünce gelir tespiti yapılarak 27/03/2019 tarihli ve sayılı rapor ile muhtaç olduğunun tespit edilmesi sonucunda 29/03/2019 tarihli sayılı işlemle 01/02/2019 tarihinden itibaren(başvuranın talebini takip eden aybaşı itibariyle) aylık bağlandığı görülmektedir.
10. Başvuruya konu İdare ile başvuran arasındaki uyuşmazlığın ölüm sigortası kapsamında anne ve babaya ödenecek aylığa hangi tarihten itibaren hak kazanıldığı ve ödenmesi gerektiği hususları üzerinde düğümlendiği anlaşılmaktadır.
11. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 35 inci maddesinin 1. fıkrasının a bendinden ölüm aylığının ne zaman başlatılacağının düzenlendiği, yine anılan
Kanunun “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (d) bendi kapsamında Kanun koyucu tarafından anne ve babanın hangi şartlar altında hak sahipliği dolayısıyla ölüm aylığı almaya hak kazandığının düzenlendiği, söz konusu düzenlemede yer alan şartlara ek olarak Sosyal Güvenlik Kurumu 2018/38 sayılı Genelgesinin
“Ölüm Sigortası” başlığı altındaki “2.2 Hak Sahiplerine İlişkin Koşullar” bölümünün 2.2.3
“Ana ve Baba” alt başlığı altında da bir takım düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.
12. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 35 inci maddesinin 1. fıkrasının a bendinde ölüm aylığının “Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar; a) Sigortalının ölüm tarihini, takip eden ay başından itibaren başlatılır.” denilmek suretiyle ölüm tarihini takip eden aybaşı itibariyle bağlanması gerektiği, 13. Anılan Kanunun “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (d) bendi kapsamında: “her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması” şartıyla anne ve babaya aylık bağlanabileceği, bahsi geçen hükümde anne veya babanın gelirin asgari ücretin net tutarından daha az olduğunun tespitinin yapılması gerektiği, 14. Söz konusu hükmüm uygulanması amacıyla düzenlenen 2018/38 sayılı SGK
Genelgesinde ise: “…Kanunun 34 üncü maddesine göre sigortalıların hak sahibi ana ve babalarına ölüm gelir/aylığı bağlanması için aranan diğer koşullar yanında, mutlaka
Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından gelir tespiti yaptırılacağının düzenlendiği ve anılan gelir testinin, sigortalının ölümü üzerine aylık bağlama talebinde bulunan ana ve baba için Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından tahsis talep tarihi esas alınarak ana ve babanın bu tarih itibariyle koşulları sağlayıp sağlamadığı değerlendirileceği, gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması halinde, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren aylığın başlatılacağı” hususlarının ifade edildiği anlaşılmaktadır.
15. Sosyal Güvenlik Hakkı, “Çağdaş devlet anlayışının bir sonucu olan sosyal hukuk devletinde geçerli sosyal güvenlik ve sosyal adalet ilkeleri gereğince toplumdaki insanlara, insan onuruna yaraşır asgari yaşam düzeyi sağlamak ve onları korumakla görevli devletten bu yönde gerekli tedbirleri almasını ve teşkilatları kurmasını talep hakkıdır.” (Mehmet Akad, Teori ve Uygulamada Sosyal Güvenlik Hakkı, Kazancı Hukuk Yayınları No: 112, İstanbul 1992, s. 10) biçiminde tanımlanmış olup; sosyal güvenlik hakkının nitelikleri ise, vazgeçilmez ve devredilmez bir hak olduğu; bu haktan yararlanmanın zorunlu bulunduğu ve devletin sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesinde müdahalesinin gerekliliği olarak belirlenmiştir.
(Ercan Turan, Sosyal Güvenlik Hakkı, Kamu-İş, C.7, S.3, sh.319 vd.)
16. Bu bağlamda devletten sosyal güvenlik ve sosyal adalet ilkeleri gereğince toplumdaki insanlara, insan onuruna yaraşır asgari yaşam düzeyi sağlaması ve onları koruması adına gerekli tedbirleri alması için işlem tesis edecek teşkilatları kurması beklenmektedir. Türkiye
Cumhuriyeti Devleti söz konusu hakkın tesisi için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve teşkilatını oluşturmuş olup, anılan idarece tesis esilen işlemler ile sosyal güvenlik hakkını sağlamaktadır.
17. Öte yandan, Anayasanın 2 nci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik” tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, bir idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekmekte olup, idari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir. (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).
18. İdarenin, idari işlemin sebep ve konu unsuru bakımından değişik adlar altında düzenleyici işlemler yapabileceği kabul edilmekle birlikte yapılan bu düzenleyici işlemlerin kanunda ya da yönetmelikte belirtilen muğlak ifadelerin açıklanması veya uygulamanın nasıl yapılacağına yönelik olması, Kanunda veya üst normda düzenlenen yükümlendirici koşulları genişletmek suretiyle hakkın özünü ve amacını sınırlamaması gerekmektedir. Yine Kanunun bağlı yetki kapsamında idareye işlem/eylem yapması gerektiği yönündeki amir hükümleri açısından İdarenin düzenleyici işlemlerinin varlığı ve bu düzenleyici işlemi esas alarak işlem tesisi neticesinde Kanunen verilmiş bir hak eğer hiç tesis edilmiyorsa veya geç tesis ediliyorsa bu nokta da idarenin sorumluluğunun olması gerektiği değerlendirilmektedir.
19. Yine Anayasa Mahkemesinin ve doktrinin sosyal güvenlik hukuku açısından tanınan hakları mülkiyet hakkı üzerinden değerlendirdiği, bu bağlamda mülkiyet hakkı, bireylere bir tür sosyal güvenlik ödemesi alma hakkı içermemekle beraber yürürlükteki mevzuatta, önceden prim ödeme şartıyla veya şartsız olarak sosyal yardım alma hakkı şeklinde bir ödeme yapılması öngörülmüş ise yargısal içtihatlara paralel olarak ilgili mevzuatın aradığı şartları yerine getiren bireyin mülkiyet hakkı kapsamına giren bir menfaatinin doğduğu, söz konusu menfaatin korunması adına gerekli sınırlandırıcı işlemlerin Anayasanın 35 inci maddesi gereğince kamu yararı amacıyla ve kanunla yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
20. Yukarıda yapılan açıklamalar sonucunda Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde: Ölüm aylığının bağlanması için ölüm olayı neticesinde İdarece tahsis talebinin beklenmesi her ne kadar kanunen aranan bir şart olsa da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 35 inci maddesinin 1. fıkrasının a bendi gereğince ölüm aylığının sigortalının ölüm tarihini, takip eden ay başı itibariyle bağlanmasının Kanunun amir hükmü olduğu, bu durumun İdare açısından bağlı yetki sonucunu doğurduğu, Türk toplumunun genel yapısı, gelenek ve görenekleri düşünüldüğünde hak sahibinin yaşamış olduğu elem ve acı içerisinde söz konusu tahsis talebinin gecikmesinin hak sahibi açısından mağduriyete sebep olmaması gerektiği, yaşanan teknolojik gelişmeler ile artık ölüm olayına ilişkin kayıtların
Kurumlar arasında çok hızlı paylaşıldığı, ayrıca gelir testi işlemleri açısından birden fazla kurumun entegre olduğu SOYBİS modülü üzerinden gelir testi işlemlerinin geçmişe dönük olarak yapılabileceği, ancak 2018/38 sayılı SGK Genelgesine istinaden uygulanan ve tahsis talep tarihi dikkate alınarak başlatılan ölüm aylığı açısından ölüm tarihi ile tahsis talep tarihine kadar geçen sürede hak sahiplerinin ölüm aylığından yoksun kalmasının hakkın özünü ve ruhunu zedelediği, bu bağlamda kanunilik, hukuk güvenliği ve belirlilik ilkesi çerçevesinde hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Antalya İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvurana ölüm aylığının, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun
35 inci maddesine uygun olarak, gelir tespiti sonucunun ölüm tarihine yürütülmesi suretiyle
bağlanması, 2018/38 sayılı SGK Genelgesinin ilgili hükmünün ölüm aylığının bağlanması yönünden 5510 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine uygun hale getirilmesi, Hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA
TEBLİĞİNE;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi