onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan bir taşınmazın tapu iptali ve tescili üzerine yapılan bir davayı konu alıyor. Davacı, orman kadastro çalışmalarına dayanarak, taşınmazın 50,11 m²’lik kısmının orman sınırları içinde kaldığını ve bu nedenle tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, orman kadastrosunun kesinleştiğini belirterek davayı kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını kaldırarak, yalnızca 50,11 m²’lik bölümün tapu kaydının iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiştir. Mahkeme, uzman bilirkişi raporuna dayanarak, bu bölümün kesinleşmiş orman tahdidi içinde olduğunu tespit etmiştir. Diğer kısımların ise davalı adına devam etmesine karar verilmiştir.

Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, temyiz başvurusunu reddetmiştir. Kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun olduğu ve davalı vekilinin ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediği belirtilmiştir. Bu durum, orman kadastro çalışmalarının hukuki geçerliliği ve tapu iptali konusundaki içtihatları pekiştirmektedir.

8. Hukuk Dairesi         2022/3977 E.  ,  2024/6572 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/1114 E., 2022/348 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının
    kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak
    suretiyle davanın kabulüne
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/350 E., 2021/69 K.

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Kadastro sonucu, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi Güveçdere Mahallesi çalışma alanında bulunan 110 ada 12 parsel sayılı 5.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla niteliği ile … adına tespit ve tescil edildikten sonra tapuda devir sonucu davalı … adına kaydedilmiştir.

    Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi Güveçdere Mahallesinde orman kadastro çalışmalarının ilk 1947 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre yapıldığını, 2014 yılında da 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la (3302 sayılı Kanun) Kanun’la değişik 2/B uygulamaları yapılarak ve ilan edilerek kesinleştiğini, yapılan orman kadastro çalışmalarında Orman Kadastro Komisyonunca tapuda davalı adına kayıtlı Güveçdere Mahallesi 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 50,11 m2’lik kısmının kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, bu kısımlar yönünden tapu kaydındaki tüm şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… dava konusu parselin, 1989 yılında orman kadastro çalışmalarının yapılarak itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 2014 yılındaki 2/B çalışmalarında da dava konusu taşınmazın 50,11m2′ lik kısmının orman sayılan yerler olarak belirtilmiş olduğu, dava konusu yer hakkında kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğu, tespit ve değerlendirmelerin kesinleşmiş orman kadastro haritalarının uygulanması suretiyle yapılmış olduğu, keşif ve bilirkişi incelemesinde 1959 yılına ait memleket haritasında amenejman haritasında ve 1943 yılına ait hava fotoğrafında dava konusu alanın orman alanı olarak gösterildiği, parsel üzerinde fiili orman ağaçlarının bulunduğu ve 6831 sayılı Yasa’ya göre orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği …” gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi Güveçdere Mahallesi 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazineye kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “… uzman orman ve harita bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın nizaya konu olan 50,11m2 yüz ölçümündeki bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunun belirlenmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentte açıklanan yön haricindeki sair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, davacının dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın 50,11 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini öne sürerek bu bölüme ait tapu kaydının iptalini talep ettiği, mahkemece talep aşılarak ve ayrım yapılmaksızın çekişmeli taşınmazın tamamının tapu kaydının iptaline karar verildiği …” gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi Güveçdere Mahallesi 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 07.12.2020 tarihli teknik bilirkişiler kurulu raporunda (A) harfi ile gösterilen 50,11 m2 yüzölçümündeki bölümüne ait tapu kaydının iptali ile bu bölümün aynı adanın son parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 50,11 m2 yüzölçümündeki bölüm üzerinde bulunan tüm şerhlerin terkinine, (A) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan kısmı yönünden davalı adına olan tapu kaydının aynen devamına, 07.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.