|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz davasında, davacı … İdaresi tarafından sunulan Ayazma 799 parselin orman sınırları içinde yer alması gerektiği iddiasını incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay, bu kararı bozarak, bölgedeki orman tahdidinin 1950’lerde yapıldığını ve 1982’deki kadastro çalışmalarının kesinleşmediğini belirtmiştir. Yargıtay, orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın durumu hakkında daha fazla araştırma yapılması gerektiğine vurgu yapmıştır.
Yargıtay’ın kararında, orman kadastro komisyonlarının yaptığı çalışmaların geçerliliği ve orman sınırlarının belirlenmesi konusundaki eksiklikler ele alınmıştır. Mahkeme, taşınmazın niteliği ve geçmişteki tapu kayıtları üzerinde durarak, orman alanlarının özel mülkiyete konu olamayacağını ve bu tür yerler hakkında tapu kaydının hukuken geçersiz olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak, davacı İdare’nin itirazı kısmen kabul edilmiş ve taşınmazın orman sınırları içinde bırakılmasına karar verilmiştir. |
8. Hukuk Dairesi 2021/15532 E. , 2024/6138 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/21 E., 2019/9 K.
KARAR : Kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi, Ayazma 799 parsel sayılı 3280 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1982 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları dışında bırakıldığını, oysa bu yerin orman olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içine alınmasını istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince ilk olarak davanın reddine dair verilen kararın davacı … İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 27.03.1995 tarihli kararıyla “Dosya içeriğinden, davalı parselle ilgili olarak, bölgede ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Kanuna göre, 1950 yıllarında yapılıp kesinleştiği, 5653 sayılı Kanun gereğince yapılmış bir maki tefrik çalışmasının bulunmadığı, 30.05.1980 tarihinde işe başlayan 3 nolu Orman Kadastro Komisyonunun ilk tahdidin aplikasyonu, orman tahdidi ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamalarını yaparken 10.06.1980 tarih ve 5 sayılı tutanak ile 20, 21 ve 22 numaralı orman tahdit hattını oluşturarak, Ayazma Köylülerine ait 799 sayılı parseli orman sınırları dışında bıraktığı ve sonuçlarını 15.09.1982 tarihinde ilân ettiği, Orman Yönetimi tarafından orman savıyla 15.06.1982 tarihinde komisyona itiraz edildiğinden 1744 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmanın kesinleşmediği, itirazları incelemek ve 2896 sayılı Kanuna göre çalışmalar yapmak üzere oluşturulan 6 nolu Orman Kadastro Komisyonunun da çekişmeli yeri yine orman sınırları dışında bırakıp; sonuçlarını 22.07.1985 tarihinde 1 yıl süreyle askı yoluyla ilân ettiği, 21.07.1986 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmaz olarak nitelenen iki tane 799 parsel bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, yukarıda açıklanan Ayazma Köyü 799 parsel, diğeri de Dereköy 29 parselden ifrazen … adına kayıtlı 799 parseldir. Mahkemece öncelikle davalı taşınmaz duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; malikleri tesbit edilip, kendilerine husumet yöneltilmeli; parselin köye ait olduğu anlaşılırsa, köy tüzel kişiliği davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi anlamında orman olup olmadığı üzerinde durulmalıdır” şeklindeki gerekçe ile bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde; davacının davasının kabulü ile, Yalova ili Altınova ilçesi Ayazma köyü hudutlarında kain evvelce 798 nolu parsel olan 112 ada 147 nolu parsel, evvelce 799 nolu parsel olan 112 ada 145 nolu parsellere ait tapunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline dair verilen karar davalılardan … vasisi … tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 09.09.2014 tarihli kararıyla “Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların 1958 tarihli resmî belgelerde orman içi açıklık niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairenin 08.04.2014 tarihli geri çevirme kararı ile çekişmeli taşınmazların kadastro tespit tutanakları getirtilip incelendiğinde, tespite esas alınan Mart 305 tarih 11 ve 12 numaralı tapu kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama sırasında bu kayıt getirtilip uygulanmadığı gibi, Ayazma Köyüne ait 1985 tarihli orman kadastro tutanaklarında da tapu kaydından sözedilmediği görülmektedir. 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklıklar zilyedlikle kazanılamasa da; geçerli bir tapu kaydı bulunması ve kaydın taşınmaza uyması halinde kazanma imkanı vardır.
Bu nedenle, mahkemece üç orman bilirkişi, bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak keşifte, yöreye ait en eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü belirlenmeli, tespite esas alınan tapu kaydı ilk geldisinden itibaren tüm gittileri ile getirtilip olabildiğince yaşlı bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uygulanmalı, gitti kayıtlarının sınırlarında ve yüzölçümünde değişiklik varsa nedeni araştırılmalı, taşınmazların güney batısında tarım arazileri göründüğünden bunlara ait kadastro tespit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler getirtilmeli ve çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, böylece toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir” şeklindeki gerekçe ile bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde; “112 ada 145 numaralı parselin ortalama %16-18 eğime sahip olduğu hassas ölçü aleti ile eğimin ölçüldüğü, 112 ada 147 parselin ise otalama % 20 eğimli olduğu, 3116 sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman tahdit çalışmasına göre ilk orman tahdit sınırları içinde olduğu olduğu, dava devam ederken 3302 sayılı 56 nolu orman kadastro komisyonu tarafından dava konusu yerlerin bir kısmının 2/B’ye ayrılmış olduğu, bu çalışmanın da dava devam ederken yapıldığından dava konusu olduğu, 6 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmaların iptal edildiği, 56 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 2/B olarak orman dışına çıkardığı dava konusu yerlerin 1981 yılından önce orman vasfını yitirdiği, 112 ada 145 parselin fen bilirkişisi Ö.Ü.Ç.’nin 11.01.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) ile gösterilen 3019.25 m2’lik kısmın 2/B vasfı ile orman sınırları dışında bırakılması gerektiği, 112 ada 145 parselin fen bilirkişisi Ö.Ü.Ç’nin 11.01.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (B) ile gösterilen 246.26 m2’lik kısmın orman sınırları içinde bırakılması gerektiği, dava konusu Yalova İli, Altınova İlçesi, Ayazma Köyü, 112 ada 147 parselin fen bilirkişisi Ö.Ü.Ç’nin 11.01.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) ile gösterilen 368.26 m2’lik kısmın ve (C) ile gösterilen 1304.34 m2 kısmın orman sınırları içinde bırakılması gerektiği, (B) ile gösterilen 1259.70 m2 kısmın 2/B vasfı ile orman sınırları dışında bırakılması gerektiği, gerçeğin bir resmi niteliğinde olan hava fotoğraflarının da bu durumu doğruladığı, 1958 yılındaki hava fotoğrafında dava konusu yerlerin çalılık olarak göründüğü, 6831 sayılı Yasaya göre %12’den fazla eğimli yerlerin orman sayılması gerektiği, dava konusu yerlerin eğiminin %12’den fazla olduğu, tapulama çalışmalarında orman olan yerlerin Anayasa ve mevcut hukuk sistemimizde şahıslara tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu yerlerin tapularının dayanak kayıtlarının senetsizden geldiği, daha önce yapılan bilirkişi incelemeleri ile son bilirkişi raporunun genel olarak uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Doğal servet ve kaynak niteliğinde kamu malı olan ormanların özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceği, bu tür yerler hakkında tapu kaydı oluşturulması da özde kamu malı taşınmazın bu özelliğini değiştirmeyeceği, Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanlar hiç bir suretle daraltılamayacağından, devlet ormanları içinde bulunan taşınmazlar hakkında kişiler adına oluşturulan tapu kaydının hukuken bir değer taşımayacağı, zilyetlikle kazanılamayacağı, dava konusu parsellerin de ormanla bir bütünlük teşkil etmesi” nedeniyle davacı … İdaresinin açtığı orman kadastrosu tespitine itiraz davasının kabulüne, dava konusu Yalova ili Altınova ilçesi Ayazma köyü 112 ada 145 parselin fen bilirkişisi Ö.Ü.Ç’nin 11.01.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) ile gösterilen 3019.25 m2’lik kısmın 2/B vasfı ile orman sınırları dışında bırakılmasına, 112 ada 145 parselin aynı krokide (B) ile gösterilen 246.26 m2’lik kısmın orman sınırları içinde bırakılmasına; aynı yer 112 ada 147 parselin aynı krokide (A) ile gösterilen 368.26 m2’lik kısmın ve (C) ile gösterilen 1304.34 m2 kısmın orman sınırları içinde bırakılmasına, (B) ile gösterilen 1259.70 m2 kısmın 2/B vasfı ile orman sınırları dışında bırakılmasına; fen bilirkişisi Ö.Ü.Ç’nin 11.01.2019 havale tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş olup; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.