onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, orman kadastrosuna itiraz davasında, taşınmazların orman sınırları içine alınması işleminin hukuki geçerliliğini sorgulamaktadır. Davacılar, 1998 yılında yapılan orman kadastrosunun yanlış olduğunu iddia ederek, taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasını talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, daha önceki kadastro çalışmalarını dikkate alarak davayı kısmen kabul etmiş, ancak Yargıtay, yapılan incelemelerin yetersiz olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Mahkeme, taşınmazların orman niteliği taşıyıp taşımadığını belirlemek için daha kapsamlı bir bilirkişi raporu alınması gerektiğine hükmetmiştir. Bu bağlamda, taşınmazların orman vasfında olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi için gerekli araştırmaların yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek, 373 ada 4 (eski 140) parsel sayılı taşınmaz yönünden kararın bozulmasına karar vermiştir.

8. Hukuk Dairesi         2021/6768 E.  ,  2024/4893 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    KARAR : Davanın kısmen kabulüne

    Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … İdaresi vekili tarafından ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Adana ili Çukurova ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 1955 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 376 ada 3 (eski 121), 376 ada 2 (eski 123), 162 ada 1 (eski 24) ve 373 ada 4 (eski 140 parsel) sayılı sırasıyla 20.720,00 m2, 10.500,00 m2, 2.560,00 m2 ve 38.380,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla ve bağ vasfıyla davacıların murisi… adına tespit edilmiş olup, dava dışı Hazinece eski 140 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan tespite itiraz davası Karaisalı Gezici Kadastro Mahkemesinin 25.9.1956 tarihli ve 1956/386-214 E-K sayılı kararıyla reddedilmekle eski 140 parsel sayılı taşınmaz hükmen, diğer taşınmazlar ise askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle tespitin kesinleşmesi ile tapuya tescil edilmiştir.

    Davacı … ve arkadaşları dava dilekçelerinde; kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarına dayanarak, yörede 1998 yılında ilk kez yapılan orman kadastrosu sırasında 373 ada 4 (eski 140) ile 376 ada 3 (eski 121 parsel) sayılı taşınmazların bir kısmının, 376 ada 2 (eski 123 parsel) ile 162 ada 1 (eski 24 parsel) sayılı taşınmazların ise tamamının orman sınırları içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yerlere ait sınırlamanın iptalini talep etmiş ve yargılama sırasında davalı … İdaresi, 08.10.2014 havale tarihli dilekçesiyle, dava konusu taşınmazların orman niteliği taşıdığından orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır.

    İlk Derece Mahkemesince, ” … yörede daha öncesinde arazi kadastrosunun yapıldığı, ormanların belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmanın ikinci kadastro hükmünde olup geçersiz olduğu ” gerekçesiyle verilen davanın kabulüne ve dava konusu 376 ada 3 (eski 121), 376 ada 2 (eski 123), 162 ada 1 (eski 24 parsel) ve 373 ada 4 (eski 140) parsel sayılı taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılarak mevcut olan kayıt üzerinden devamına ilişkin önceki karar, davalı … İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince ” işin esasının incelenmesi ” gereğine değinilerek bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Adana ili Çukurova ilçesi … Mahallesi 162 ada 1 (eski 24) sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, 376 ada 2 (eski 123 ) parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulü ile taşınmaza yönelik … Mahallesinde yapılan ve 10.07.1998 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulama alanı olarak tespit edilen bölüm dışına çıkarılmasına, tapu kayıtlarının davacılar üzerinde bırakılmasına; 376 ada 3 (eski 121) parsel sayılı taşınmaz yönünden kısmen kabulü ile taşınmaza yönelik … Mahallesinde yapılan ve 10/07/1998 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulama alanı olarak tespit edilen bölümden bilirkişi heyetinin 12/06/2019 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.776,09 m², (B) harfi ile gösterilen 373,86 m² ve (C) harfi ile gösterilen 314,49 m² olmak üzere toplam 2.464,44 m² lik kısmının orman kadastrosu ve 2/B uygulama alanı olarak tespite edilen bölüm dışına çıkarılmasına, bu bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının davacılar üzerinde bırakılmasına; 373 ada 4 (eski 140) parsel sayılı taşınmaz yönünden kısmen kabulü ile taşınmaza yönelik … Mahallesinde yapılan yapılan ve 10/07/1998 tarihinde ilan edilen Orman kadastrosu ve 2/B uygulama alanı olarak tespit edilen bölümden bilirkişi heyetinin 12/06/2019 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 7.898,47 m², (B) harfi ile gösterilen 727,36 m² ve (C) harfi ile gösterilen 383,63 m² olmak üzere toplam 9.009,46 m² lik kısmının orman kadastrosu ve 2/B uygulama alanı olarak tespit edilen bölüm dışına çıkarılmasına, bu bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının davacılar üzerinde bırakılmasına, tüm taşınmazlar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, fenni bilirkişinin raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … İdaresi vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    1. Davacılar vekilinin, dava konusu 162 ada 1 (eski 24), davalı … İdaresi vekilinin 376 ada 3 (eski 121) ile 376 ada 2 (eski 123) parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, dava konusu 162 ada 1 (eski 24), 376 ada 3 (eski 121) ile 376 ada 2 (eski 123) parsel taşınmazlara ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    2. Davalı … İdaresi vekilinin dava konusu 373 ada 4 (eski 140 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli ve elverişli bulunmamaktadır.
    Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince icra edilen 25.06.2010 tarihli keşfe katılan fen – orman bilirkişilerce düzenlenen 30.06.2010 tarihli orman bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın % 20 – 25 oranında eğimli olduğu, kısmen kızılçam ağaçları ile kaplı olduğu, ekli krokide (I) ve (II) olarak gösterilen sırasıyla 8.330,00 m2 ve 88,00 m’lik yerlerin 1953 hava fotoğrafında ve 1957 memleket haritasında orman olduğu, ek raporda ise, hava fotoğrafının incelemesinden taşınmaz üzerinde ibreli ve yapraklı orman ağaçları ve orman çalılarının bulunduğunun anlaşıldığı kanaati bildirilmiş; 17.06.2014 tarihli keşfe katılan bilirkişilerce düzenlenen kök raporda taşınmazın kısmen, ek raporlarda ise tamamen orman olduğu belirtilmiş; hükme esas alınan raporda ise, taşınmaz üzerinde 10 – 40 yaş kızılçam ile 80 – 100 yaş zeytin ağaçlarının mevcut olduğu, % 20 – 25 oranında eğimli olup, 1953 ve 1987 hava fotoğraflarında ziraat alanı, 1957, 1976 ve 1991 tarihli memleket haritalarında ekli krokide (A) harfi ile gösterilen yerin kısmen ziraat alanı olduğu, kısmen çalılık ihtiva eden yeşil alanda kaldığı, (B) ve (C) harfleriyle gösterilen yerlerin çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı bildirilmiş olup, bu haliyle raporlar arasında çelişki oluşturulmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesice söz konusu çelişki giderilmeden hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

    Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, önceki bozma ilamında belirtilen usulde keşif yapılmak suretiyle, yargılama aşamasında alınan önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, dava konusu taşınmazda bulunan ağaçların yaşlarının, taşınmaz içerisindeki dağılımlarının, zeytin ağaçlarının aşılı olup olmadıklarının, aşılı ise hangi tarihte aşılandıklarının, taşınmazın eğim ve çalılık olma durumu da dikkate alınarak önceki niteliğinin ve orman vasfında olup olmadığının kesin olarak belirlendiği rapor alınmalı ve bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

    İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün 373 ada 4 (eski 140) parsel sayılı taşınmaz yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu 162 ada 1 (eski 24), 376 ada 3 (eski 121) ile 376 ada 2 (eski 123) parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA,

    Davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu 373 ada 4 (eski 140) parsel sayılı taşınmaz yönünden 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

    54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.