onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, orman kadastrosu ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı … İdaresi, orman kadastrosunda bazı alanların orman sınırları dışında bırakıldığını iddia ederek, bu alanların orman sayılması ve Hazine adına tescil edilmesi talebiyle dava açmıştır. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda bazı taşınmazların orman vasfında olduğuna karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, bozma ilamında, taşınmazların orman sayılıp sayılmadığının belirlenmesi için daha kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Bozma sonrası yapılan yargılama, yeterli delillerle desteklenmediği için mahkeme kararının tam olarak yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Yargıtay, orman kadastrosunun kesinleşmediğini ve taşınmazların orman sayılıp sayılmadığının belirlenmesi için eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, mahkeme kararı bozulmuş ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, orman alanlarının tespiti ve korunması açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/2701 E.  ,  2024/3780 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2021/5 E., 2021/21 K.
    KARAR : Kısmen kabulüne, kısmen reddine

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı … İdaresi vekili davalı Hazine vekili davalılar … vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı … İdaresi; … köyünde 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilâna çıkartıldığını, ancak, dava dilekçesinde gösterilen, ölçüm ve sınırlandırma yapılmadığı için ada ve parsel numaraları bulunmayan alanların orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanların orman sınırları içine alınması ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine ve köy tüzel kişiliğine husumet yönelterek dava açmıştır. Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazlar Midyat ilçesi Sarıköy mahallesi 153 ada 16 parsel ve 123 ada 86 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 8.044,34 m2, 5.739,99 m2 yüzölçümünde tarla olarak tespit edilen taşınmaz, kısmî ilân süresinde dava açılması nedeni ile davalı oldukları belirtilerek davalı … getirilmiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne davaya konu 153 ada 16 parsel nolu taşınmazın davalı … adına tespit gibi tesciline; 123 ada 86 parsel nolu taşınmazın 14.04.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.410,68 metrekarelik kısmın kadastro tespitinin iptali ile, bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 3.329,31 metrekarelik kısmın davalı … adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … İdaresi ve davalılar Hazine, … ve … tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/3766 Esas, 2021/328 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle” orman bilirkişisi 1953 hava fotoğrafının incelendiğini, 153 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tamamının açık olarak göründüğünü, 123 ada 86 parselin (A) ile gösterilen kısmının meşe ağaçları ile kaplı olduğunu, (B) ile gösterilen kısmın açık alan olarak gözüktüğünü belirtilmiş ise de taşınmazın konumu, hava fotoğrafları üzerinde gösterilmediği için bu tespit denetlenemediği gibi ziraat bilirkişisinin taşınmazların uzun yıllardır kullanıldığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazın kullanıldığı yönündeki beyanları gerçeğin bir görüntüsü olan dava tarihinden önceki yıllara ait hava fotoğraflarıyla denetlenmediği için zilyetlik araştırması da yeterli değildir” gereğine değinilmiştir.

    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazın kısmen orman sayılan kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Midyat ilçesi, Sarı Köyü 123 ada 86 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.663,26 m2 lik kısmının orman vasfında Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 4.076,73 m2 lik kısımların orman vasfında Hazine adına (C) harfi ile gösterilen 2.699,41 m2 lik kısmın … adına tesciline, 153 ada 16 parsel sayılı taşınmazın … adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı … İdaresi ile davalılar Hazine,Midyat Belediyesi vekili, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir.

    Şöyle ki; bölgede kesinleşen orman kadastro çalışması yapılmadığından dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması ile belirlenecektir.Somut olayda orman bilirkişi raporunda 123 ada 86 parsel (A) ve (B) bölümlerine ayrılmış (A) bölümünün 1954 hava fotoğrafına göre meşe ile kapalı orman vasfında olduğu belirtilmesine rağmen aynı hava fotoğrafında bu bölümle benzer kapalılıkta olan (B) bölümü ve 153 ada 16 parselin açıklık alanda kaldığı belirtilmiştir. Ayrıca aynı gün Dairemizden temyiz incelemesi ile geçen komşu parsellere ilişkin dosyalar bulunmakta olup bu parsellerin orman bütünlüğünü bozup bozmaması yönünden bilirkişiden birleşik kroki istenilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekmektedir.

    O halde Mahkemece, yöreye ait “en eski” tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri/ile orman bilirkişisi/bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

    S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Davacı … İdaresi vekili davalı Hazine vekili, Midyat Belediyesi vekili, davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde … ve Midyat Belediyesine iadesine,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    30.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.