|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında orman kadastrosunun etkilerini incelemektedir. Davacı, tapuda davalılar adına kayıtlı taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını iddia ederek, tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığını belirterek davayı kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, orman kadastrosunun kesinleştiğini ve taşınmazın orman niteliği taşıdığını, bu nedenle mülkiyetin kısıtlanması gerektiğini vurgulayarak istinaf başvurularını reddetmiştir. Davalılar, tapu kayıtlarının kesin olduğunu ve bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu savunarak kararı temyiz etmiştir. Ancak Yargıtay, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğine karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, orman kadastrosunun geçerliliğini ve orman alanlarının özel mülkiyete konu olamayacağını dikkate alarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, orman alanlarının korunması ve mülkiyet haklarının sınırlandırılması açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/4810 E. , 2024/5143 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalılar adına kayıtlı Samsun ili Atakum ilçesi … Mahallesi, 9392 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın, yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan ve ilan edilerek 16.04.2009 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alındığını ileri sürerek, taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının tespiti ile tapusunun iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerinde üçüncü kişi lehine şerh bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; halen davalılar adına kayıtlı olan çekişmeli taşınmazın, 1973 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tarla vasfı ile tespit ve tescil edilmiş ise de, davaya konu 692,74 m² yüzölçümlü bölümünün öncesinin orman olduğu gibi yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 20/04/2021 tanzim tarihli kök rapor ve 24.05.2021 tanzim tarihli ek rapor ekindeki krokide (A) harfi ile işaretli olarak gösterilen 692,74 m² yüzölçümlü bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, iptaline karar verilen kısmın tüm yükümlülüklerinden arındırılmak suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 2008 yılında başlanarak sonuçları 16.10.2008 tarihinde askı ilanı yapılarak 16.04.2009 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunduğu, çekişmeli 9392 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesinleşen tahdit içinde kaldığının anlaşıldığı, orman sayılan taşınmazlar üzerindeki mülkiyeti kısıtlayıcı her türlü şerh ve sınırlı ayni hakların da terkininin gerekmesine göre davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.
Davalı … vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, zira tapu kayıtlarında yer alan tescil doğrultusunda kadastro işlemlerinin yapıldığını, tescilin kesinlik kazandığını, bununla birlikte dava konusu taşınmaz orman niteliğinde olmamasına rağmen hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulması istemiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Davalı … vekili, taviz bedeli ödenmedikçe taşınmaz üzerindeki vakıf şerhinin kaldırılamayacağını, bilirkişi raporlarının tutarlı olmadığını, teknik inceleme neticesinde arazinin tamamının orman vasfına haiz olmadığına dair bulguların tespit edildiği belirtilmesine karşın sonuç kısmında davaya konu parselin bir kısmının ayrık tutulduğunu belirterek, kararın bozulması istemiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.