|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Sakarya ili, Hendek ilçesindeki 143 ada 17 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ve 6831 sayılı Orman Kanunu çerçevesinde yapılan 2/B tespitinin iptali üzerine odaklanmaktadır. Davacı, taşınmazın orman niteliğini yitirmediğini ve bu nedenle Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın orman vasfını kaybetmediği ve daha önceki mahkeme kararlarının geçerliliği nedeniyle davayı kabul etmiştir.
Yargıtay, ilk mahkeme kararını bozmadan önce, orman niteliği ve kadastro süreçlerinin eksiksiz incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Yapılan hava fotoğrafı incelemeleri, taşınmazın orman varlığı taşıdığını ve 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmediğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda, Yargıtay, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince yapılan orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptaline ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesine karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, kadastro ve orman hukuku çerçevesinde yapılan incelemelerin yeterli olduğunu, dolayısıyla davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine ve ilk mahkeme kararının onanmasına hükmetmiştir. Bu karar, orman niteliği taşıyan arazilerin korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/2786 E. , 2024/7013 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/128 E., 2022/15 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1978 yılında orman kadastrosu ve 2. madde uygulamaları yapılmışsa da itirazlar incelenerek karara bağlanmamış, orman kadastro haritası düzenlenerek ilâna çıkartılmamıştır. Daha sonra 2005 yılında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. 2013 yılında yapılan 2/B uygulaması 25.04.2013 tarihinde ilân edilmiş, temyize konu dava 22.05.2013 tarihinde süresi içinde açılmıştır.
Davacı … İdaresi Sakarya ili, Hendek ilçesi, Kocatöngel köyünde 41 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman kadastro ve 2/B çalışmalarının yapıldığını, sonuçlarının 25.04.2013 tarihinde askıya çıkarıldığını, yapılan çalışmalar sırasında Kocatöngel köyü 143 ada 17 sayılı parselin dava dilekçesinde belirtilen noktalarla çevrili alanda 2/B arazisi olarak tesbit edildiğini, işletme müdürlüklerince yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesinde belirtilen şartları taşımadığını, 31.12.1981 tarihi öncesinde bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitiren yerlerden olmadığını ileri sürerek, 41 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca çekişmeli parselle ilgili olarak yapılan 2/B tespitinin iptali ve taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Sakarya Kadastro Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını kaybetmediği, hava fotoğrafları ve memleket haritasında orman içi açıklık olarak gözüktüğü, aynı taşınmazın Hendek Kadastro Mahkemesinin 31.03.2006 tarih ve 2005/1108- 2006/822 E.-K sayılı kararıyla orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 13.09.2007 tarihinde kesinleştiği, Orman Kadastro Yönetmeliğinin 17/1 ve 23 (G) bendi gereğince devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan alanlarda 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince çalışma yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 41 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından dava konusu Sakarya ili, Hendek ilçesi, Kocatöngel köyü, İngiliz mevkii 143 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesine göre yapılan Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptaline, dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu nazara alınarak yeniden sicil oluşturulmasına yer olmadığına, Orman ve Su İşleri Bakanlığı hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hüseyin, … ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2020 tarih ve 2020/1198 – 1299 sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme ile çelişkili bilirkişi raporunun hükme esas alındığından bahisle karar bozulmuştur.
Sakarya Kadastro Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; “dava konusu taşınmazın 1969 yılına ait hava fotoğraflarında doğu, batı ve kuzey kısımlarında eylemli yapraklı orman, güney tarafında yol ve devamı yapraklı orman, parsel içerisinde ise orman toprağı olarak yer alan bölümlerin örtüsünün temizlendiği ve henüz kullanımda olmadığı fakat orman niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın 1982 yılına ait hava fotoğraflarında komşu parseli olan 142 ada 2 parsel sayılı taşınmaza bitişik doğu sınırında parsel içerisinde küme ve sıra halinde yapraklı orman varlığı bulunduğu, komşu parseli olan 143 ada 32 parsel sayılı taşınmaza bitişik batı sınırında şerit halinde yapraklı orman parçasının bulunduğu, komşu parseli olan 143 ada 18 parsel sayılı taşınmaza bitişik kuzeyinde bölümünde küme halinde yapraklı orman bulunduğu ve bu yapraklı ormanın 18 parsel içerisinde kesintisiz devam ettiği, dava konusu parselin güneyinde yol ve devamında yapraklı ormanın devam etmekle sınırlarında orman varlığı bulunduğu ve orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı dolayısıyla dava konusu 143 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 31.12.1981 tarihi itibari ile tam olarak orman vasfını yitirmediği, her ne kadar fen bilirkişisi raporuna ekli Kroki-1’de (B) harfi ile gösterilen kısma fındık dikili olsa da öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olması nedeniyle dava konusu taşınmazın üzerindeki orman bitkileri yok edilmiş olsa bile orman toprağı özelliği ile orman vasfında olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu Sakarya ili, Hendek İlçesi, Kocatöngel Mahallesi 143 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesi kapsamında, Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği’nin 16. maddesi a ve ç fıkraları gereği orman sayılan yerlerden olduğu” gerekçesiyle davanın kabulüne; 41 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından dava konusu Sakarya ili, Hendek ilçesi, Kocatöngel köyü, İngiliz mevkii 143 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesine göre yapılan orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptaline, dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı olduğu dikkate alınarak yeniden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, iş bu karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi