|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasında, İlk Derece Mahkemesi’nin verdiği kararın eksik araştırma nedeniyle bozulmasına ilişkin bir değerlendirme içermektedir. Mahkeme, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını belirten bilirkişi raporuna dayanarak karar vermiştir. Ancak, orman kadastrosuna ilişkin belgelerin dosyaya getirilmemesi ve önceki kadastro tespitine itiraz davasının akıbetinin incelenmemesi, kararın hukuka uygunluğunu zedelemiştir.
Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi’nin, orman tahdidi ve kadastro süreçlerine dair yeterli araştırma yapmadığını, bu nedenle verilen kararın eksik olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, taşınmazın orman sınırları içindeki konumunu belirlemek için gerekli belgelerin ve haritaların toplanarak uzman bilirkişilerle yeniden keşif yapılmasını istemiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, hukuki süreçlerde eksik araştırmanın kararların geçerliliğini etkileyebileceğini göstermektedir. |
8. Hukuk Dairesi 2023/1841 E. , 2024/7883 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1632 E., 2022/1518 K.
DAVA TARİHİ : 29.05.2017
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/181 E., 2019/203 K.
Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ile tapunun beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi vekili 29.05.2017 tarihinde açtığı davasında özetle; tapuda davalıların murisi adına kayıtlı bulunan ve tapunun beyanlar hanesinde … lehine kamulaştırma şerhi bulunan Antalya ili Manavgat ilçesi Çolaklı Mahallesinde kain 939 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve tapudaki kamulaştırma şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; “… bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde kamulaştırma tesis edilemeyeceğinden kamulaştırma şerhinin de kaldırılması gerektiği …” gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Antalya ili Manavgat ilçesi Çolaklı Mahallesinde kain 939 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmaz üzerindeki şerh ve takyidatlar kaldırılmak suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı şerh sahibi … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “… tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 939 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 22/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda ve ekindeki krokide tamamının kesinleşmiş orman tahdit hattına göre orman sayılan yerlerden olduğu, 4 tarafının da orman ile çevrili bulunduğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde ve tapu kaydında istinaf eden davalı idare lehine şerh bulunmakla davalı idarenin dosyada taraf olarak yer almasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı …” gerekçesiyle, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ile tapunun beyanlar hanesinde var olan şerhin terkini istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma karar vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; bilirkişi raporunda yörede 1969 yılında yapıldığı belirtilen orman kadastrosu ve sonraki çalışmalara ait tutanaklar dosya arasına getirtilmediğinden usulüne uygun tahdit uygulaması yapılmadığı gibi, bu nedenle bilirkişinin, taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığına yönelik tespiti de denetlenememektedir.
Yine, dosya arasında bulunan, dava konusu taşınmazın arazi kadastro tutanak sureti incelendiğinde, 1964 yılında kadastrosunun yapıldığı ve davalılar murisi adına tapu kaydına dayalı olarak tarla vasfıyla tespit edildiği, bu tespite karşı, Orman İdaresinin itiraz ettiği ve tutanağa eklenen belgeler kısmında yazılı bilgilere göre de taşınmaz hakkında 1965/1125 Esas sayılı dosyayla yargılama yapıldığı anlaşılmakta olup, nihai olarak çekişmeli taşınmazın davalıların murisi adına tapuda tescilli olduğu göz önüne alındığında, kadastro tespitine itiraz davasının akıbetinin eldeki dava yönünden delil niteliği taşıyıp taşımadığı, yine bilirkişilerce 1969 yılında orman kadastrosu yapıldığını belirttikleri dikkate alındığında, anılan davanın aynı zamanda tahdide itiraz davasına dönüşüp dönüşmediği ve davada tahdidin tartışılıp tartışılmadığı hususlarının belirlenmesi açısından getirtilip incelenmesi gereken 1965/1125 Esas sayılı dava dosyası da bu dosya arasına alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan ilk orman tahdidine, sonraki aplikasyon, orman kadastrosu, 2 nci madde ve 2/B madde uygulamaları ile düzeltme çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit haritaları ile arazi kadastro paftası ilgili yerlerden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, tüm çalışmaların tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 – 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma ve düzeltme haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritaları arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki, tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, daha sonra çekişmeli taşınmazın kadastro tespitine itiraz dava dosyası getirtilip incelenerek, taşınmaz yönünden bu davada tahdide yönelik araştırma yapılıp yapılmadığı da belirlenip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, anılan hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı şerh sahibi … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.