onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, orman tahdidi kapsamında kalan bir taşınmazın tapu iptali ve tescili talebi üzerine yapılan yargılama süreci ele alınmıştır. Davacı, Adana ili … ilçesinde bulunan 4702 ada 6 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını ve bu nedenle özel mülkiyete konu olamayacağını öne sürerek, taşınmazın orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tescil edilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davayı kabul etmiş ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiştir.

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ardından, Bölge Adliye Mahkemesi, orman sınırları içinde kalan taşınmazın özel şahıslarca mülk edinilmesinin mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını onaylamıştır. Temyiz aşamasında, Yargıtay, davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, orman sınırları içinde kalan taşınmazların mülkiyetinin özel şahıslara devredilemeyeceği ilkesini pekiştirmektedir.

8. Hukuk Dairesi         2022/5353 E.  ,  2024/5777 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2020/257 E., 2022/1700 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/740 E., 2019/785 K.

    Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescile yönelik açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan ve tapu kütüğünde 4702 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuya kaydının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırı kapsamında kaldığını, orman sınırlarının Anayasa ile güvence altına alınmış olduklarını, özel mülkiyete konu olamayacaklarını, bu nedenlerle davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kayıt malikleri adına olan tapularının iptali ile Orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; “Davanın kabulüne, Adana ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 4702 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 07/01/2019 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 772,62 m² lik kısmının ana taşınmazdan ifraz edilerek aynı parselin son parsel numarasını takip eden parsel numarası ile Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesince; “Mahallinde keşif icra edilerek düzenlenen fen ve orman bilirkişisi heyet raporuna göre, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 772,62 m² lik kısmının 2001 yılında yapılıp kesinleşen orman ve 2/B kadastro çalışmaları ile belirlenen orman sınırları içinde kaldığı, %12-15 eğime sahip olduğu, orman bütünlüğünü bozduğu, su ve toprak rejimine zarar verdiği, orman toprağı vasfını taşıdığı, koordinat değerlerini içerir raporun hükme elverişli nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan taşınmazın özel şahıslarca mülk edinilmesi mümkün bulunmadığından davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptal olunup orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından; kararın yeterince inceleme ve araştırma yapılmaksızın verildiğinden, usul ve kanuna aykırı olduğu iddiasıyla, bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.

    Tüm dosya bilgi ve belgeleri incelendiğinde; davanın; taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırında kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 772,62 m² lik kısmının yörede 2001 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile belirlenen orman sınırları içinde kaldığı anlaşılmıştır.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi