onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında davalı Hazine’nin istinaf başvurusu üzerine verilen kararın incelenmesine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacıların tapu iptali talebini kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda, taşınmazın orman sınırları içinde bulunduğu ve orman kadastrosunun kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Mahkeme, davacıların taşınmaz üzerindeki zilyetlik iddialarının, orman bütünlüğü içinde yer alan taşınmazlar için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağına vurgu yaparak, davacıların sadece kullanıcı olarak beyanlar hanesine şerh verilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, davacıların taleplerinin hukuken geçerli olmadığını ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, temyiz incelemesi sonucunda onanmış ve davacıların talepleri reddedilmiştir. Bu karar, taşınmazın hukuki durumunu ve orman sınırları içindeki taşınmazların kazanımına ilişkin hukuki ilkeleri net bir şekilde ortaya koymaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/4099 E.  ,  2024/5300 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
    KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi
    kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine
    TEMYİZ EDENLER : Davacı … vekili, davacı … mirasçıları
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı … vekili, davacı … mirasçıları … ve … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro çalışmaları sonucunda, Konya ili Beyşehir ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan Vezir Ağılı mevkii 181 ada 6 parsel sayılı 17881,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve bu tespitin kesinleşmesi ile 28.02.2013 tarihinde tescil edilmiştir.

    Davacılar … ve … dava dilekçelerinde; Beyşehir … Mahallesi … Mevkiinde bulunan eski maliklerle birlikte 100 yılı aşkın süredir hayvan ağılı ve barınağı olarak kullanılan, içerisinde halen ağıl binası ve yanan evin enkazlarının olduğu yerin 6831 sayılı Kanun’ un 2/ b maddesi uygulaması neticesinde 181 ada 6 parsel olarak ham toprak vasfıyla tescil edildiğini, taşınmaza ilişkin 1936 – 1937 yılı tahrir kayıtlarının bulunduğunu, taşınmazın hayvan otlatma, barınma ve yatırma yeri olarak kullanıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın adlarına müştereken tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

    Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve Beyşehir ilçesi … Mahallesinde bulunan 181 ada 6 parselde kayıtlı 17.881,52 m² yüzölçümlü taşınmazın davalı Hazine adına tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2 oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; ” … dosya kapsamı, orman, ziraat, fen bilikişi raporlarına ve eksiğin tamamlatılması yoluyla getirtilen orman tahdit haritasına, orman rejimi dışına çıkarma haritalarına, P.VI nolu 2 nci madde poligonuna ait çalışma tutanağına göre, çekişmeli taşınmazın, 6831 sayılı Kanun’un 1744 sayılı Kanun’la değişik hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2 nci madde uygulaması sırasında orman sınırları içine alınıp daha sonra P.VI poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, anılan işlemin 21.07.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, işlemin iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin dava tarihi itibariyle dolduğu, üzerinde halen yer yer dağınık halde meşe ve ardıç türünde orman ağaçlarının yer aldığı, çekişmeli taşınmaza komşu olan 181 ada 1 ila 5 parsel sayılı taşınmazlarında Ek-4 parselleri oldukları, PVI nolu 2 nci madde poligonunun dört tarafınının orman tahdidi içindeki devlet ormanı ile çevrili olduğu, davacıların çekişmeli yeri etrafını tahta çitle çevirip fiilen kullandıklarının tespit edildiği, davacıların tapu iptali ve tescil istekli davalarının, orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlar, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğinden ve orman bütünlüğü içinde yer alan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağı, ancak taşınmazların beyanlar hanesine kullanıcıların isimlerinin yazılabileceği, davacılar, tapu iptali ve tescil istekli dava açmışlar isede çoğun içinde azda vardır ilkesi uyarınca beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi isteğini de içerdiğinden tapu iptal tescil isteğinin reddi ile davacıların çekişmeli taşınmazlarda kullanıcı olduklarına dair şerhin beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ” gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulüne ve Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2014/327 Esas, 2018/342 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.3 üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacıların tapu iptali ve tescil istekli davalarının reddine, Konya ili Beyşehir ilçesi … Mahallesi 181 ada 6 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine ” … ve …’in kullanımındadır ” şerhinin yazılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davacı … vekili ile davacı … mirasçıları … ve … tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekili ile davacı … mirasçıları … ve …’nun temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.