|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, orman tahdidi kapsamında tapu iptali ve tescili davasında, kesinleşmiş orman sınırlarının özel mülkiyete konu olamayacağı ilkesini vurgulamaktadır. Davacı, Adana ili Çukurova ilçesindeki taşınmazın bir kısmının orman sınırları içinde kaldığını belirterek, bu kısmın tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın bir kısmının iptalini kabul ederken, diğer kısmının iptalini reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı vekilinin istinaf başvurusunu kabul ederek, iptal edilen kısmın orman olarak Hazine adına tesciline karar vermiştir. Temyiz aşamasında, davalı vekili, kararın yeterince inceleme yapılmadan verildiğini savunmuştur. Ancak Yargıtay, yapılan incelemede orman sınırlarının 2001 yılında kesinleştiğini ve davanın bu çerçevede değerlendirildiğini belirterek, temyiz talebinin reddine karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, orman sınırlarının Anayasa ile korunduğunu ve bu sınırlar içinde kalan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını vurgulayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu durum, orman alanlarının korunması ve mülkiyet haklarının sınırlandırılması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
8. Hukuk Dairesi 2022/4288 E. , 2024/7862 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/454 E., 2022/1191 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/397 E., 2019/181 K.
Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescile yönelik açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/2 nci maddesi gereğince kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili Çukurova ilçesi Kabasakal Mahallesinde bulunan ve tapu kütüğünde 4715 ada 3 parsel sayılı ile kayıtlı taşınmazın davalı adına tapuya kaydının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırı kapsamında kaldığını, orman sınırlarının Anayasa ile güvence altına alınmış olduklarını, özel mülkiyete konu olamayacaklarını açıklayarak, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kayıt malikleri adına olan tapularının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; “çekişmeli 4715 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 30.07.2019 tarihli teknik krokide (A1) ile göstermiş olduğu 67,18 m2’lik alanın tapu kaydının iptali ile orman olarak tescili isteminin reddine, (A2) ile göstermiş olduğu 315,84 m2’lik alanın tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline” karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesince; “istinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/2. maddesi gereğince kabulüne, Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12.11.2019 tarihli ve 2018/397 Esas, 2019/181 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; Adana ili, Çukurova ilçesi, Kabasakal mahallesinde tapuya kain 4715 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin fen bilirkişisi İsmet Aytekin’in 30.07.2019 tarihli fen raporu ve ekli krokide (A2) ile göstermiş olduğu 315,84 m2’lik alanın tapu kaydının iptali ile; orman olarak Hazine adına tesciline” karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından; kararın yeterince inceleme ve araştırma yapılmaksızın verildiğinden, usul ve kanuna aykırı olduğu iddiasıyla, bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.
Tüm dosya bilgi ve belgeleri incelendiğinde; davanın, taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırında kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu ve fen bilirkişi raporunda (A2) harfi ile gösterilen 315,84 m²’lik kısmının yörede 2001 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile belirlenen orman sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.