|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, orman tahdidi ve eylemli orman iddialarına dayanan bir tapu iptali ve tescil davasını konu almaktadır. Davacı, Yalova ili Merkez ilçesi Sugören köyünde bulunan taşınmazların bir kısmının orman niteliğine sahip olduğunu ve bu nedenle tapu iptali talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, taşınmazların bir kısmının orman vasfında olduğuna karar vermiş, ancak davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine hükmetmiştir.
Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını bozarak, orman kadastrosuna dair eksik incelemelerin giderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, taşınmazların orman niteliği taşıyan kısımlarının Hazine adına tesciline karar verilmiş, ancak davacının müdahalenin önlenmesi talebi reddedilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onayarak, orman sınırları içinde kalan taşınmazların tapu kaydının iptal edilmesine ve Hazine adına tesciline hükmetmiştir. Bu karar, orman alanlarının korunması ve mülkiyet haklarının belirlenmesi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
8. Hukuk Dairesi 2023/1958 E. , 2024/8040 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/335 E., 2023/35 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden ve eylemli orman iddiasından kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Orman Kanun’a (3116 Sayılı Kanun) göre yapılıp 20.09.1948 tarihli Resmî Gazete’de ilan edilen orman tahdidi, 1962 yılında yapılan arazi kadastrosu, 21.11.1991 tarihinde ilan edilen ve 21.05.1992 tarihinde kesinleşen sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2/B çalışması bulunmakta olup, 1962 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava konusu Yalova ili Merkez ilçesi Sugören köyü 658 parsel (yeni 101 ada 18 parsel), 10020 m2 olarak …oğlu … adına, Yalova ili Merkez ilçesi Sugören köyü 659 parsel (yeni 101 ada 20 parsel), 16980 m2 olarak …oğlu … ve Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesi ile; davalılar ve 101 ada 20 parsel yönünden Hazine adına kayıtlı Yalova ili Merkez ilçesi Sugören köyü 101 ada 18 ve 20 parsel sayılı Ayazma altı mevki taşınmazların bir kısmının orman olduğunu ve bu taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının belirlendiğini, dava açılmadan önce taşınmazların orman olan kısımlarının idari yoldan tescili için, tapu maliklerine tebligat çıkarılmış ise de olumlu sonuç alınamadığından Mahkemeye müracaat zorunluluğunun doğduğunu, dava konusu taşınmazların bir kısmının öncesi itibari orman olduğu gibi yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında orman tahdit sınırları içinde bırakıldığını ve halen eylemli durumları itibarı ile orman niteliğine haiz olduğunu, taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı veya diğer yollar ile özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın kabulü ile Yalova ili Merkez ilçesi Sugören köyü ada 101 parsel 18 ve 20 sayılı taşınmazların bir kısmının orman niteliğine haiz olduğundan, taşınmazların davalılar adına mevcut tapusunun iptali ile Mahkemesince orman vasfında olduğu belirlenecek kısımlarının ayrı ayrı orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların tapu kaydı üzerinde var ise üçüncü kişi yada kurumlar lehine mevcut tüm şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ile; davacının dava açmadan önce idareler arasında tahsis talebi yoluyla sorunu çözme yolunun denenmediğini, bu sebeple işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, gelişen durumlar karşısında cevap haklarının saklı kalması kaydıyla açılan davayı kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar …, …, … ve … cevap dilekçelerinde ve duruşmada; 1942 yılında Milli Emlak Müdürlüğünce dedeleri …’e ipotek şerhi konularak taksitle satılan ve borcu bittikten sonra da ipotek şerhi kaldırılan arazi ile ilgili açılan davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği 26.05.2016 tarihli ve 2015/124 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararı, davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/8401 Esas, 2020/6280 Karar sayılı ilamı ile “taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı bildirilen bölümlerinin 1946 yılında yapılan tahdide göre konumları ile 1991 yılında yapılan orman kadastrosundaki durumlarının denetlenemediği, bir örneği dosyada olan 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidinde orman hattı 20 numaralı parselin ortasında görünüyorken, bilirkişilerin çakıştırmasında orman hattının parseli üçe bölüyor şekilde gösterildiği, yine 18 numaralı parselin tahdide göre konumunun da denetlenemediği, ayrıca 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidine dair çalışma tutanakları uygulanmadığı için orijinal haritada gösterilen boşlukların ne anlama geldiğinin, örneğin 41 ve 42 numaralı boşlukların orman içinde kalan yerleri mi yoksa orman sınırları dışında bırakılan yerleri mi ifade ettiğinin, 18 ve 20 numaralı taşınmazların bir kısmının bulunduğu boşlukların ne olduğunun anlaşılmadığı, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, yörede yapılan orman kadastrosuna dair tutanakların, 1946 tarihine en yakın hava fotoğraflarının getirtilerek, üç orman yüksek mühendisi ile bir harita mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden keşif yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, Yalova ili Merkez ilçesi Sugören köyü 101 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 06.12.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzuyla gösterilen 4.704,28 m2’lik kısmı ile, (C) rumuzu ile gösterilen 5.631,68 m2’lik kısımlarının tapu kaydının iptal edilerek aynı adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Yalova ili Merkez ilçesi Sugören köyü 101 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 06.12.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda (E) rumuzuyla gösterilen 3.801,48 m2’lik kısmının tapu kaydının iptal edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalıların dava tarihinden önce taşınmazı tapu kayıtlarına dayanarak tasarruf ettiğinden haksız bir el atmadan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davacının müdahalenin önlenmesi talebinin reddine, ormanlar üzerine herhangi bir şerh konulamayacağından orman sınırı içinde kalan bölüm üzerinde bulunan şerhlerin terkinine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu parsellerin kısmen orman tahdit sınırları içinde kaldığından bahisle tapu iptal ve tescili davası açıldığını, taşınmazın orman olan kısmı yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, “davanın kısmen kabul kısmen reddine” yönelik hükmün hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde meni müdahale talebinin bulunmadığını, hükümden kısmen kabul kelimesinin ve fazlaya ilişkin talebin reddine ibarelerinin çıkartılarak davanın kabulü yazılmak suretiyle, hükmün düzelterek onamasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda; Yargıtay bozma ilamındaki eksik hususlara değinilmediğini, 41 ve 42 numaralı boşlukların ne olduğu, orman mı, orman sınırları dışına çıkarılan yer mi veya tarım alanı mı olduğunun raporda açıklanmadığını, dava konusu taşınmazların toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle tarım arazisi vasfında olduklarını, öncesi orman dahi olsa yine … tarafından orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazların ormanla bir bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, kesinleşmiş orman tahdidinden ve eylemli orman iddiasından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği 26.05.2016 tarihli ve 2015/124 Esas, 2016/189 Karar sayılı ilam yalnızca davalı gerçek kişiler tarafından her iki parsel yönünden temyiz edilmiş, meni müdahalenin reddine ilişkin Mahkeme kararı temyiz konusu yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uygun yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Yalova ili Merkez ilçesi Sugören köyü 101 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 06.12.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzuyla gösterilen 4.704,28 m2’lik kısmı ile, (C) rumuzu ile gösterilen 5.631,68 m2’lik kısımların ve 101 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 06.12.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda (E) rumuzuyla gösterilen 3.801,48 m2’lik kısmının tapu kaydının iptal edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının müdahalenin önlenmesi talebinin reddine, orman sınırı içinde kalan bölüm üzerinde bulunan şerhlerin terkinine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yine ilk hükme benzer şekilde hüküm kurulmuş, hüküm bu sefer davacı … İdaresi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince ilk kararında meni müdahale talebinin reddi kararı taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiş olmakla bu bölüm yönünden davacı … İdaresi ve davalı Hazinenin temyiz hakkı olmadığına, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak tapu iptali ve tescil yönünden yer ve miktar olarak ilk karar ile aynı karar verildiğine ve verilen karar ile davacı … İdaresi ve davalı Hazine aleyhine İlk Derece Mahkemesince ilk kararından daha aleyhe bir durum yaratılmadığına, bu bölümler dışındaki yerler açısından ilk kararı temyiz etmeyen davacı … İdaresi ve davalı Hazinenin kararı temyiz etme imkanının da olmayacağına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.