|
ÖZET: Uyuşmazlık, Uşak ili Merkez ilçesinde bulunan 200 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit sınırları içinde olup olmadığı ve bu nedenle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescil edilip edilmeyeceği üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra dava açtığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak Yargıtay, orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazlar için her zaman dava açılabileceğine hükmederek kararı bozmuştur.
Yeniden yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın bir kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Mahkeme, bu kısmın tapu kaydının iptali ile orman niteliğine haiz olarak Hazine adına tesciline karar vermiştir. Diğer kısımlar için ise davalıların pasif husumet yokluğundan dolayı talebin reddine hükmedilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek temyiz talebini reddetmiştir. Bu karar, orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazlar için mülk edinme koşullarını netleştirmektedir. |
8. Hukuk Dairesi 2022/5741 E. , 2024/5428 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal, tescil ve meni müdahale talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından men-i müdahale yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmaz 04.09.1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman tahdit sınırı dışında kaldığı ve 20 yıl nizasız ve fasılasız kullanan … oğlu …’dan bedeli mukabilinde … oğlu …’ye satıldığı, 20 yılı aşkın süredir de …’nin zilyetliğinde olduğu ve parsele tatbik edilen 1938 yılı vergi kaydının bulunduğu anlaşılarak, taşınmaz senetsizden … adına tespit edilmiştir. Bu çalışmalar 23.02.1978 ve 24.03.1978 tarihleri arasında ilan edilmiş, 27.03.1978 tarihinde kesinleşmiştir. Ayrıca yörede 1971 yılında yapılmış ve kesinleşmiş hopus serisi ormanlarına ilişkin orman kadastrosu bulunmaktadır. 2/B çalışmaları ise 01.08.2001 ve 12.10.2001 tarihlerinde yapılmış, 04.02.2005 tarihinde ilan edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak Merkez – … köyünde bulunan 14.800,00 m2 miktarındaki 200 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan bir yer olmasına rağmen, 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu davalıların miras bırakanı … oğlu … adına tapuya bağlandığını, bu yerlerin zilyetlik yolu ile mülk edinilmesi olanağının bulunmadığını, bu nedenle 200 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanı … oğlu … adına olan tapu kaydının iptali ile bu taşınmazın Orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacının 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra dava açtığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/13003 esas ve 2017/1945 karar sayılı ilamı ile “orman tahdit sınırları içerisinde kalan taşınmazın kamu niteliği kazandığı ve her zaman açılabilecek bir dava ile tapu iptal tescil kararı istenebileceğinden 10 yıllık hak düşürücü sürenin burada uygulanmayacağı bu nedenle mahkemenin işin esasına girerek gerekli araştırmaları yaparak hüküm kurması gerektiğinden” bahisle bozma kararı vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “orman tahdit haritası, memleket haritası ve hava fotoğrafında A harfi ile işaretli 196,90 m2 ve B harfi ile işaretli 1011,97 m2 yüzölçümlü 1208,87 M2.lik kısmının, 1972 yılında … Köyünde 6831 sayılı Yasa kapsamında yapılan ve kesinleşen orman tahdidine göre Yoncalı Devlet ormanı içerisinde kaldığı, 2001 yılında başlanıp 2004 yılında askı ilanı ile ilan edilen 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasayla değişik aplikasyon ve 2/B uygulamaları sonucunda orman sınırı içerisinde kaldığı, 2/B ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan yerlerden olmadığı, yörede 3116 sayılı Yasa kapsamında yapılan orman tahdit çalışmasının olmadığı, 1945 yılından önce şahıs veya kurumlara ait tapulu orman olmadığı ve dolayısıyla 4785 ve 5658 sayılı Yasalarla bir ilişkisinin olmadığı, 6831 sayılı Yasanın 1. maddesine göre devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, C harfi ile işaretli 13637,98 m2.lik kısmının orman tahdidi dışında kaldığı, 6831 sayılı Yasanın 1.maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu görüş ve kanaati belirtilmiş olmakla; keşif sonucunda aldırılan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığından itibar edilerek, dava konusu Uşak ili Merkez ilçesi … köyü … mevkiinde kain 14.800 m² yüzölçümlü 200 parsel sayılı taşınmazın 19.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile işaretli 196,90 m² ve B harfi ile işaretli 1011,97 m² olmak üzere toplam 1208,87’lik kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından bu kısmın tapu kaydının iptali ile orman niteliğine haiz olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, hali hazırda taşınmazın davalı …(ölü) adına kayıtlı olduğundan haksız müdahaleden söz edilemeyeceğinden bu talebin reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise tapu maliki olmadıklarından pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş..” gerekçesiyle, davacının davalı … mirasçıları aleyhine açılan tapu iptali tescil davasının kısmen kabulü ile, dava konusu Uşak ili Merkez ilçesi … köyü … mevkiinde kain 14.800 m² yüzölçümlü 200 parsel sayılı taşınmazın 19.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli 196,90 m² ve (B) harfi ile işaretli 1011,97 m² olmak üzere toplam 1208,87 m²’lik kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından tapu kaydının iptali ve ifrazı ile orman niteliğine haiz olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının müdahalenin men’i talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Dairemizin istikrar kazanmış yerleşik içtihatlarına göre dava konusu taşınmazın tapu kaydına dayanarak kullanan davalıların dava konusu taşınmazı haksız olarak işgal etmelerinden bahsedilemeyeceğinden ve İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelerle, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.