onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin orman vasfındaki taşınmazların özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle davayı kabul etmesini onaylamıştır. Mahkeme, taşınmazların uzun yıllardır orman niteliğinde olduğunu ve tarımsal faaliyetlerde kullanılmadığını belirlemiş, bu durumu teknik bilirkişi raporları ve keşif ile desteklemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını değerlendirirken, taşınmazların orman alanı olarak tespit edilmesinin hukuken geçerliliğini vurgulamış ve zilyetliğin süre ve şeklinin hukuki bir değer taşımadığını ifade etmiştir. Ayrıca, ormanların tapu, imar veya kazandırıcı zamanaşımına dayanarak iktisap edilemeyeceği sonucuna varmıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, temyiz başvurusunu reddetmiştir. Bu karar, orman vasfındaki taşınmazların mülkiyetine ilişkin hukuki ilkeleri net bir şekilde ortaya koymaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/4509 E.  ,  2024/6126 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/1307 E., 2022/277 K.
    KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/629 E., 2021/61 K.

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı … vekili, davalılar … … ve … vekili, davalılar …, …, …, …, … ve … tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Artvin ili … ilçesi … köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sonucunda, 241 ada 13 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibeye dayanılarak belgesizden … adına; 241 ada 14 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 15 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 16 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 22 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 24 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden senetsizden zilyetliğe dayanılarak … adına; 241 ada 25 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 27 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 28 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 29 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 30 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına; 241 ada 31 parsel sayılı taşımaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına ve 241 ada 32 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden … adına tespit ve tescil edilmiştir.

    Davacı … Genel Müdürlüğü vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; Artvin ili … ilçesi … köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 241 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 501,27 m2’lik kısmı, 241 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 2.830,74 m2’lik kısmı, 241 ada 15 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 830,84 m2’lik kısmı, 241 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 5.117,45 m2’lik kısmı, 241 ada 22 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 1.550,65 ve 6.487,13 m2’lik kısımları, 241 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 8.542,51 m2’lik kısmı, 241 ada 26 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 7.952,88 m2’lik kısmı, 241 ada 27 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 2.661,94 m2’lik kısmı, 241 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 4.159,31 m2’lik kısmı, 241 ada 29 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 5.563,54 m2’lk kısmı ile 241 ada 25, 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların tamamının orman vasfında olduğu halde davalı taraf adına tespit ve tescil edildiğini, çekişmeli taşınmaz yada taşınmaz bölümlerinin orman arazisi olup, hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planında yeşile boyalı orman alanlarında kaldıklarını belirterek, tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini ve taşınmazlar üzerinde bulunan ayni hak, şerh ve beyanların kaldırılmasını talep etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… Dava konusu taşınmazların uzun yıllardır orman vasfında olup tarımsal faaliyette kullanılmadıkları, bu hususun mahallinde yapılan keşif, teknik bilirkişi raporları ve taşınmazların fiili durumlarıyla da desteklendiği, orman vasfındaki taşınmazların özel mülkiyete konu edilmelerinin de mümkün olmadığı …” gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne, dava konusu 241 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 501,27 m2’lik kısmı, 241 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 2.830,74 m2’lik kısmı, 241 ada 15 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 830,84 m2’lik kısmı, 241 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 5.117,45 m2’lik kısmı, 241 ada 22 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide A harfiyle gösterilen 1.550,65 ve (B) harfiyle gösterilen 6.487,13 m2’lik kısımları, 241 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 8.542,51 m2’lik kısmı, 241 ada 26 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 7.952,88 m2’lik kısmı, 241 ada 27 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 2.661,94 m2’lik kısmı, 241 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 4.159,31 m2’li kısmı, 241 ada 29 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilen 5.563,54 m2’lik kısmı ile 241 ada 25, 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların tamamının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazlar üzerinde bulunan ayni hak, şerh ve beyanların kaldırılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı … vekili, davalılar …, … ve … vekili, davalılar …, …, …, … ve … tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “… Yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen teknik bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduklarının belirtilmiş olmasına, evveliyatı itibariyle orman ya da orman içi açıklık olan taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve şekli ne olursa olsun hukukça herhangi bir değer taşımayacak olmasına, ormanların tapu, imar-ihya ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap edilemeyecek olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu …” gerekçesiyle istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı … vekili tarafından 241 ada 22 parselin (A1) ve (A2) bölümlerine ilişkin hüküm yönünden temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.