|
ÖZET: Başvuru, Yalova ili, mahallesi, ada parsel numaralı taşınmazda bulunan bir yapının orta hasarlı olduğu iddiasıyla, bu yapıda faaliyet gösteren işyerlerinin kapatılması talebini içermektedir. Başvuran, 1997 yılında inşaat için müteahhit ile anlaşma yaptıklarını, 1998 yılında yapı ruhsatı aldıklarını, ancak 1999 Marmara depremi sonrası binanın orta hasarlı olarak değerlendirildiğini belirtmiştir. 2001 yılında yapılan sahte başvuru ile onarım ruhsatı düzenlendiği, ancak yapıda herhangi bir güçlendirme yapılmadığı ve yıllardır yıkım işlemi gerçekleştirilmediği ifade edilmiştir. Başvuran, bu durumun devam etmesi nedeniyle Yalova Belediye Başkanlığı’na başvurarak işyerlerinin kapatılmasını talep etmiştir.
Yalova Belediye Başkanlığı, başvuruya ilişkin yaptığı açıklamada, yapı hakkında yıkım raporu düzenlendiğini ve gerekli tebligatların yapıldığını belirtmiştir. Ancak, İl İdare Kurulu, yapılan itirazlar üzerine yıkım kararını iptal etmiş ve yapının yeniden teknik incelemeye tabi tutulması gerektiğine karar vermiştir. Bu süreçte, başvuranın talebi üzerine yapılan incelemeler sonucunda, yapının durumu hakkında kesin bir tespit yapılamamıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesiyle birlikte, Yalova Belediye Başkanlığı ve Yalova Valiliği’ne, yapının güçlendirme çalışmasının yapılıp yapılmadığının teknik inceleme ile belirlenmesi ve gerekli işlemlerin tesis edilmesi tavsiye edilmiştir. Bu karar, başvuran ve ilgili idarelere tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/17962-S.21.28768
BAŞVURU NO : 2021/12938
KARAR TARİHİ : 22/12/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : YALOVA BELEDİYE BAŞKANLIĞI
YALOVA VALİLİĞİ
Başvuranın orta hasarlı olduğunu iddia ettiği yapıda faaliyet gösteren
BAŞVURUNUN KONUSU :
işyerlerinin kapatılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29/07/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan özetle; -Yalova ili, mahallesi, ada 1 numaralı taşınmazda inşaat yapılması için Ltd.
Şti. isimli müteahhit firma ile 1997 yılında anlaşma yaptıklarını, 1998 yılında 5 kat için yapı ruhsatı alındığını, inşaat devam ettiği sırada yaşanan Marmara depremi sonrasında binada inceleme ve denetimler yapıldığını, 2001 yılında binanın orta hasarlı olduğu değerlendirilerek bu yönde raporlama yapıldığını, aynı yıl içerisinde maliklerin bilgisi dışında sahte imzalı başvuru ile yapı hakkında bodrum+3 kat olarak onarım-güçlendirme ruhsatı düzenlendiğini, ancak hali hazırda yapıda herhangi bir güçlendirme yapılmadığını, -7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair
Kanunun 13/b maddesinde “Hasar görmüş, fakat ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine ve oturulmasına izin verilemez. Bu binalar 1 yıl içinde tamir ettirilmediği ve itiraz da olmadığı takdirde yukarıdaki esaslar dahilinde yıktırılır.” hükmü bulunduğunu, -Söz konusu yapının onarıldığına ilişkin herhangi bir veri bulunmamasına rağmen yıllardır yıktırılmadığını, tam aksine dükkanların müteahhit tarafından kiraya verildiğini, idare tarafından söz konusu dükkanlara işyeri açma ruhsatı verilerek, elektrik ve su bağlantısı yapıldığını,
-Kendilerinde oluşan tereddüt dolayısıyla bahse konu binanın hasar durumunun incelenmesi ve kesin hasar durumunun bildirilmesi talebi ile 2014 yılında İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne başvuru yaptıklarını, binanın genel değerlendirmede orta hasarlı olduğunun tespit edildiği ve gereği yapılmak üzere Yalova
Belediye Başkanlığı’na iletildiğini, buna rağmen idarece kullanılan dükkanların boşaltılması ve binanın yıkılması için herhangi bir girişimde bulunulmadığını, bu durumun yıllardır bu şekilde süregeldiğini, -Son olarak 20/04/2021 tarihinde CİMER üzerinden ruhsatsız ve orta hasarlı olduğu tespit edilen yapıda faaliyet gösteren işletmelerin kapatılması talebi ile yapmış olduğu başvuruya Yalova Belediye
Başkanlığı’nın “…İlimiz Mahallesi No: sayılı adreste faaliyette bulunan iş yerleri ile ilgili olarak Müdürlüğümüz ruhsat ekipleri tarafından ruhsatsız olarak faaliyette bulundukları tespit edilmiş olup, gerekli işlemler uygulanmıştır. Ancak sıhhi işletme olduğundan mühürleme işlemi yapılamamıştır. Bahsi geçen ortak kullanım alanlarının işgali ile ilgili 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 33. Maddesinde belirtilen ‘Hakimin Müdahalesi’ başlıklı kısmında da belirtildiği üzere Yalova Sulh Hukuk
Mahkemesine başvurmanız gerekmektedir.” cevabının verildiğini iddia etmiş, -Söz konusu orta hasarlı taşınmazda ticari faaliyet gösteren işletmelerin mühürlenmesi, ruhsatlarının iptal edilerek işletmelerin kapatılması ve işletmeler hakkında idari para cezası uygulanmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru dosyasının çözüme kavuşturulması amacı ile ilgili idarelerden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, Yalova Belediye Başkanlığı’nın 02/09/2021 tarih ve
sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle:
2.1. Yalova Valiliği’nin 31/01/2020 tarihli sayılı yazısında, Yalova İli, İlçesi, Mahallesi, No: adresinde (tapunun ada, parsel sayılı taşınmaz üzerindeki) yapıya ilişkin 574 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesi ile değişik Umumi Hayata Müessir Afetler
Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 13. maddesine göre yıkım raporu düzenlendiğinin belirtildiği, 2.2. Söz konusu yıkım raporu doğrultusunda yapının sahiplerince, kiracılarca veya söz konusu adreste fiilen ikamet edenlerce derhal boşaltılması ve en geç 3 gün içerisinde tehlikenin giderilmesi (yıkılması), yapı sahiplerince yıkılmadığı takdirde yapıya el konularak Valilikçe yıktırılması, varsa itirazların en geç 3 gün içinde yapı sahiplerince veya yasal vekillerince dilekçe ile incelenip karara bağlanmak üzere Yalova
Valiliği’ne iletilmesi yönünde ilgililerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tebligat yapıldığı, 2.3. Ancak, 12/02/2020 tarihli ve sayılı karar ile Yalova Valiliği İl İdare Kurulu’nun; Bursa 2. İdare
Mahkemesi tarafından tayin edilen Bilirkişinin düzenlemiş olduğu 28/04/2017 tarihli raporunda “…binada yapılan güçlendirmenin yeterli olduğu, binanın can güvenliğinin sağlandığı, bina ve dükkanların kullanılmasında hiçbir sakınca bulunmadığı…” yönünde raporunu hükme esas alarak bahse konu yıkım kararına müştekilerce yapılan itirazları kabul ettiğini, 2.4. 12/02/2020 tarihli ve sayılı İl İdare Kurulu Kararında; müştekilerin yıkım kararına itiraz gerekçeleri göz önüne alındığında, ilgililerin itirazlarının haklı gerekçelere dayandırıldığı, bu gerekçelerin kurumlar açısından tespit edilmesi amacıyla İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ve
Yalova Belediye Başkanlığınca ilgili yapı yeniden ele alınarak, oluşturulacak bir teknik ekip vasıtasıyla teknik incelemeye tabi tutulmasına müteakip işlem tesis edilmesi gerekeceği, dolayısıyla herhangi bir tespite dayandırılmadan yapılacak olan yıkımın kişilerin mağduriyetine, kamunun ise zararına sebebiyet verebileceğinin belirtildiği, /
2.5. Sonuç olarak, İl İdare Kurulu Kararında, bahse konu bina ile ilgili alınan yıkım kararının, İl Afet ve
Acil Durum Müdürlüğü, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ve Yalova Belediye Başkanlığınca oluşturulacak teknik ekibin yapacağı teknik inceleme neticesine göre değerlendirilmesi gerektiği vurgulandığı, 2.6. Bursa 2. İdare Mahkemesince görülen 2016/1046 Esas Nolu dava ile ilgili verilen 2017/1088 nolu kararında, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile 28/04/2017 tarihli bilirkişi raporu birlikte ele alındığında, bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat kısmının ikinci maddesindeki teknik değerlendirmede; “Fenni Mesul
. ( İnş. Müh. tarafından hazırlanan teknik raporda: (Deprem Dayanım
İncelemesi) ‘yapılan hesaplamalar sonucu yapı elemanları hasar oranları izin verilen sınır değerler altında kaldığı için 2007 Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmeliğe göre bu yapının Can
Güvenliği seviyesini sağladığının görüldüğü, güçlendirmesine gerek duyulmadığı, yapının statik ve dinamik hesapları sonucu Can Güvenliği Performans Seviyesini sağladığının görüldüğü, bu hesaplar doğrultusunda yapıya ilave bir güçlendirme veya onarım adı altında bir iyileştirmeye gerek duyulmadığı, yapının mevcut haliyle yeterli donanıma sahip olduğu’nun belirtildiği, keşif günü, keşif yerine davacı tarafından getirilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yetkili Beton Test Firması elemanı tarafından binada
Smith Çekici ile beton dayanımları kontrol edilerek bulunan değerlerin, daha önce yapılan beton test sonuçları ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu işyerinin onarım ruhsatına uygun olarak tadilatının yapılarak aykırılığın giderildiği” ifadelerine yer verildiği, 2.7. Yine bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat kısmının altıncı maddesinde; “Yalova İl Afet ve Acil Durum
Müdürlüğü’nün 18.08.2016 tarih ve 942 sayılı yazısında: Marmara Depremi sonucunda Orta Hasarlı olarak kayda geçen binaların onarım işleri yapıldıktan sonra tekrar geriye dönülerek hasar durumlarında herhangi bir düzeltme yapılmadığı, deprem dönemindeki kayıtlarda hasar durumuna ait bilginin Müdürlük arşivinde muhafaza edildiği belirtilmiştir. Bu yazıdan AFAD’ın görevinin herhangi bir afet halinde afete maruz kalan binayı tespit edip bu bilgiyi arşivlemek olduğu, sonradan yapılan herhangi bir tadilat ve güçlendirmenin AFAD tarafından takip edilmediği, bu sebepten dava konusu taşınmazın halen Orta
Hasarlı olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır.” ifadesinin yer aldığı, 2.8. Her ne kadar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2017/711 sayılı kararında, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğine karar vermiş olsa bile, söz konusu binanın yapısal durumuna yönelik bilirkişinin teknik değerlendirmesine ve Bursa 2. İdare Mahkemesinin kanaatine aykırı bir ifadesi bulunmadığı, 2.9. 09/12/2020 tarihli ve sayılı Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yazısında; 3194 sayılı İmar
Kanunu’nun Geçici 16. maddesi (İmar Barışı) kapsamında bahse konu binanın tamamı için düzenlenen belge numaralı yapı kayıt belgesinin 07/05/2019 tarihinde İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi
İptal Komisyonunca iptal edildiği, fakat Bursa 3. İdare Mahkemesince 14/09/2020 tarih ve 2019/649 Esas nolu, 2020/524 Karar nolu kararına istinaden yapı kayıt belgesinin aktifleştirildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Yalova Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 06/09/2021 tarihli ve sayılı cevabi
yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle:
3.1. 17/08/1999 Marmara Depremi nedeniyle kaba inşaat bitmiş başvuruya konu yapı hakkında hasar tespit raporu düzenlenerek genel değerlendirme bölümünde 4 (orta) hasarlı olarak tespit yapıldığı, 3.2. Söz konusu yapıya Yalova Belediye Başkanlığı tarafından 04/09/1998 tarih ve 115 ruhsat numarası ile 5+1 kat 8 mesken 2 dükkan olarak ruhsat düzenlendiği, 1999 Marmara Depremi sonucunda orta hasarlı olarak tespit edilen bina için 26/09/2001 tarih ve sayılı ruhsat numarası ile 3+1 kat 4 daire 2 dükkan olarak onarım güçlendirme ruhsatı düzenlendiği, yapının onarım güçlendirme ruhsatı kapsamında tamamlandığına dair yapı kullanma izin belgesi bulunmadığının Yalova Belediye Başkanlığı tarafından bildirildiği,
3.3. Yalova Belediye Başkanlığı’nın 19/02/2016 tarih ve 1937 sayılı yazısı ile “yerinde ve arşivimizde yapılan inceleme neticesinde onarım ve güçlendirme çalışmasının yapılmadığı anlaşılmıştır.” ibaresi bulunmakla birlikte, aynı bina için Bursa 2. İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde dava konusu edilmesi üzerine Mahkemenin belirlediği bilirkişinin, düzenlediği raporda onarım ve güçlendirmenin yeterli olduğunun bildirildiği, 3.4. Yalova Belediye Başkanlığı’nın 15/02/2019 tarih ve E. 2098 sayılı yazısı ile söz konusu yapının tamamına dair 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. Maddesi kapsamında Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğünce düzenlenmiş 02/11/2018 tarihli Belge Nolu Yapı Kayıt Belgesi aldığı bildirildiği, 3.5. 13/05/2019 tarihide İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü teknik personeli tarafında teknik rapor düzenlendiği, 13/05/2019 tarihli bahsi geçen raporda 7269 sayılı Kanunun 13. maddesinde “Hasar görmüş, fakat ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine ve oturulmasına izin verilmez, bu binalar 1 yıl içinde tamir ettirilmediği ve itiraz da olmadığı takdirde yukarıdaki esaslar dahilinde yıktırılır…” hükmü yer aldığı, ayrıca aynı kanunun 14.
maddesinde de can ve mal emniyeti açısından ağır hasarlı ve onarımı yapılmayan binaların Vali veya
Kaymakamların emri ile yıktırılacağı hükmüne yer verildikten sonra “Yukarıda anılan bina için, 7269 sayılı
Kanun uyarınca oluşturulan Fen Kurulları tarafından ‘orta hasar’ olarak tespiti yapılmış ve yine aynı kanun uyarınca bu tür yapıların onarımları ile ilgili olarak verilen sürelerin dolmasına rağmen günümüz itibari ile halen güçlendirme işlemi yapılmamış olup ayrıca güçlendirme işlemi yapılmadığı halde yıkımı da yapılmadığından aynı Kanunun 14. Maddesi gereğince can ve mal emniyeti açısından ağır hasarlı veya onarımı yapılmayan binaların Vali veya Kaymakamların emri ile yıktırılacağı hükmüne dayanarak söz konusu binanın Valiliğimiz emri ile boşaltılarak yıktırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.” şeklinde görüş bildirildiği ve teknik raporun Valiliğe sunulduğu, açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Yalova Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 07/09/2021 tarihli ve 1667963 sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle; 4.1. Afet sonrası hasarlı yapılara ilişkin iş ve işlemlerin yürütüldüğü daha önce Mülga Bayındırlık ve İskan
Bakanlığı’na bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü kapatılarak 2009 yılında çıkarılan 5902 sayılı yasa ile
Başbakanlığa, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili yapılan düzenlemeler kapsamında ise 15
Temmuz 2018 tarihinde yayınlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Afet ve Acil Durum
Yönetimi Başkanlığı olarak İçişleri Bakanlığına bağlandığı, bu kapsamda; İl Afet ve Acil Durum
Müdürlüğü 2009 itibariyle teşkilat ve görevleri ve mevcut arşivi ile birlikte ayrıldığı, yürütülen iş ve işlemlerin devredildiği, bu bağlamda, şikayet başvurusunda yer alan iddialara ilişkin ilgisi dahilinde gerekli açıklamaların yapılması, varsa bilgi ve belgelerin Valiliğimizden (İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü) temin edilmesi gerektiği, 4.2. Yalova ili Merkez (tapuda Mahallesi ada parsel numaralı taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin yıkım raporunun Özel Kalem Müdürlüğü yazısı ekinde gereği için Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderildiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 7269 sayılı Kanun’un 13.
maddesine göre; kat maliklerine boşaltma ve yıkım tebligatı yapıldığı, boşaltma ve yıkım ilanı yapılması sağlandığı, ancak daha sonra, İdare Kurulu Müdürlüğünce yıkım kararına ilişkin itirazların değerlendirilerek kabul edildiği, 12/02/2020 tarih ve sayılı İdare Kurulu Kararı Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğüne gönderildiği, bahse konu İdare Kurulu Kararına istinaden söz konusu yapının yıkılması işlemlerinin durdurulduğu, 4.3. Söz konusu yapıya ilişkin 02/11/2018 tarih ve başvuru, belge numaralı Yapı Kayıt
Belgesi düzenlendiği, TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçiliği’nin 11/04/2019 tarih ve 2019/706s.1058 sayılı Tavsiye Kararına uyularak iptal edildiği, daha sonra iptal işleminin iptaline yönelik Bursa 3.
/
İdare Mahkemesinin 14/09/2020 tarih ve 2019/649 sayılı Esas, 2020/524 sayılı Kararı ile yeniden aktifleştirildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 5.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 5.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak
Yardımlara Dair Kanunun; 7.1. “Genel Hükümler” başlıklı 1’inci maddesinde; “Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.(…)” 7.2. “Afet bölgelerinde yapılacak teknik işler” başlıklı 13’üncü maddesinde; “(Değişik: 2/7/19681051/1 md.)
a) Yapılacak işlemlere esas olmak üzere İmar ve İskan Bakanlığınca kurulacak fen kurulları tarafından, afetin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesisleri incelenerek, hasar tespit raporu düzenlenir.
(Değişik: 31/8/1999-KHK-574/1 md.) Gereken hallerde, yapılarda meydana gelen hasarı tespit etmek üzere
Bayındırlık ve İskan Bakanlığının isteği üzerine diğer bakanlık, kurum ve kuruluşlar, mahalli idareler, üniversiteler ve meslek odaları, konusunda deneyimli yeteri kadar inşaat mühendisi ve/veya mimarı hasar tespiti çalışmalarında derhal görevlendirmekle yükümlüdürler.
(Değişik: 31/8/1999-KHK-574/1 md.) Arazinin tehlikeli durumu ve binaların gördüğü hasar bakımından yıktırılması ve boşaltılması gerekenler hakkında, o il ve ilçenin en büyük mülkiye amirine ayrı bir rapor verilir. Bu makamlarca böyle binalar derhal boşalttırılır. Yıkılması gerekenler için en çok 3 gün süre verilerek tehlikenin giderilmesi sahiplerine bildirilir. Mahallinde sahibi bulunmadığı takdirde durum, mahalli vasıtalarla ilan edilmek suretiyle, bildiri yapılmış sayılır.
(Değişik: 31/8/1999-KHK-574/1 md.) Mal sahibi veya vekili, bu bildiriye karşı 3 gün içinde yetkili idare kurullarına itiraz edebilir. İdare kurulları bu itirazı en geç 3 gün içinde inceler ve karara bağlar.
Süresinde itiraz olunmıyan, yahut itiraz olunup da idare kurullarınca yıkılması onaylanan binaları mal sahibi yıkmadığı takdirde bu binalara el konularak yıkma parası yıkıntıdan elde edilecek malzeme bedelinden ödenmek üzere, mahallin en büyük mülkiye amirinin emri ile yıktırılır.
(Ek fıkra: 29/5/2003-4864/1 md.)Yapılacak asıl işlemlere esas olmak üzere, fen kurulları tarafından düzenlenen teknik mahiyetteki hasar tespit raporlarına mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edilebilir ve hasar tespit raporları ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebilir.
Gayrimenkulleri kesin bir şekilde hasarsız olarak tespit edilenlerin veya gayrimenkullerinin hasar tespiti
/
hiç yapılmayanların, yargı yoluna gitmeden önce, mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili idareye başvurmaları zorunludur.
b) (Değişik: 31/8/1999-KHK-574/1 md.) Hasar görmüş, fakat ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine ve oturulmasına izin verilemez. Bu binalar 1 yıl içinde tamir ettirilmediği ve itiraz da olmadığı takdirde yukarıdaki esaslar dahilinde yıktırılır.
İtiraz halinde, bu itiraz yukarıdaki mahalli idare kurullarınca 5 gün içinde incelenir ve karara bağlanır.
İtiraz sebepleri yerinde görüldüğü takdirde süre 6 ay daha uzatılır.(…)” 7.3. 14’üncü maddesinde; “(Değişik madde: 02.07.1968 – 1051 S.Kanun/Madde 1)
İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan
Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir.
Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir.
Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır.
Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur.
8. 3194 sayılı İmar Kanununun; 8.1. “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde; “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için
26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (….) (1) yapı ruhsatiyesi alınması
mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.” 8.2. “Ruhsat müddeti” başlıklı 29’uncu maddesinde; “Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır. Ruhsat yenilenmesi ve plan tadili sırasında ayrıca harç alınmaz. Ancak inşaat sahasında artış, bağımsız bölümlerin brüt alanında veya niteliğinde değişme olması halinde yeniden hesaplanacak harçtan evvelce ödenen harç tutarı, tenzil edilir. Yeni durumda hesaplanan harç tutarında azalma olması halinde iade yapılmaz. Diğer kanunlardaki muafiyet hükümleri saklıdır. Ruhsat ve eklerinin yapı yerinde bulundurulması mecburidir.” 8.3. “Yapı kullanma izni” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (…) (1) bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler (…) (2) mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.(…) (2) Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.”
8.4. Geçici 16’ncı maddesinde; “ (1) Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
(4) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
(9) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
9. 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin
Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun;
9.1. 3’üncü maddesinde; “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatını vermeye aşağıdaki merciler yetkilidir:
a) (Değişik: 24/11/2004 – 5259/5 md.) Belediye hudutları ve mücavir alan dışında kalan işyerleri ve işletmelere il özel idareleri.
b) Belediye hudutları ile mücavir alan içinde kalan tüm işyerleri ve işletmelere belediyeler,(…)” 9.2. 4’üncü maddesinde; “3 üncü maddede belirtilen merciler, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar.
a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak.” 10. 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı resmi Gazetede yayımlanan Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili
Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında (4 nolu)
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “İl afet ve acil durum müdürlükleri” başlıklı 52’nci maddesinde; “(1)İllerde bütünleşik afet ve acil durum yönetiminin tüm unsurlarını içerecek şekilde, Başkanlığın taşra teşkilatı olarak valiye bağlı il afet ve acil durum müdürlükleri kurulmuştur…(2) İl afet ve acil durum müdürlüklerinin görevleri şunlardır:… ç) Afet ve acil durumlarda meydana gelen kayıp ve hasarı tespit etmek veya ettirmek…” 11. 10/08/2005 tarihli ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma
Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin “Sıhhi İşyerleri” başlıklı ikinci kısmının “İş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının kesinleşmesi” başlıklı 13’üncü maddesinde; “İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri, yetkili idareler tarafından ruhsatın verildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde kontrol edilir. İşyerinin bu süre içinde kontrol edilmemesi halinde ruhsat kesinleşir. Kontrol görevini yerine getirmeyen yetkili idare görevlileri hakkında kanunî işlem yapılır.
İşyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapılacak denetimlerde mevzuata uygun olmayan unsurların ve noksanlıkların tespiti halinde, işyerine bu noksanlık ve hatalarını gidermesi için bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilir.
Verilen süre içinde tespit edilen noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, ruhsat iptal edilerek işyeri kapatılır. Ayrıca ilgililerin yalan, yanlış ve yanıltıcı beyanı varsa haklarında kanunî işlem yapılır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Yalova ili, mahallesi, ada parsel numaralı taşınmazda bulunan yapının 17/08/1999 yılında yaşanan deprem neticesinde orta hasarlı olarak tespit edilmesine rağmen halen yıktırılmadığı, kendilerinin evlerini kullanamadıklarını ancak söz konusu orta hasarlı taşınmazda ticari faaliyet gösteren işletmelerin bulunduğundan bahisle söz konusu işletmelerin mühürlenmesini, ruhsatlarının iptal edilerek kapatılmasını ve işletmeler hakkında idari para cezası uygulanmasını talep etmektedir.
14. Somut dosya kapsamında; tüm bilgi ve belgeler ile iddiaların incelenmesi neticesinde; 14.1. Yalova ili, mahallesi, ada parsel numaralı taşınmazda inşaat yapılması için Yalova
Belediyesi tarafından 04/09/1998 tarih ve 115 sayı ile 5 kat inşa edilmek üzere inşaat ruhsatı verildiği, ancak 17/08/1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün 04/07/2001 tarihli hasar tespit yazısında “orta hasarlı” olarak tespit edilen binaya Yalova Belediyesi tarafından 26/09/2001 tarih ve sayı ile bodrum+3 kat olarak onarım-güçlendirme ruhsatı verildiği, ancak 3194 sayılı İmar Kanunun 29’uncu maddesi gereği tanınan 5 yıllık ruhsat süresi içerisinde yapıya onarım-güçlendirme yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, dolayısıyla yapı kullanım izin belgesi bulunmadığı, 14.2. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara
Dair Kanunun “Afet bölgelerinde yapılacak teknik işler” başlıklı 13’üncü maddesinde, yapılacak işlemlere esas olmak üzere İmar ve İskan Bakanlığınca kurulacak fen kurulları tarafından, afetin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesisleri incelenerek, hasar tespit raporu düzenleneceği, hasar görmüş olmakla birlikte ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine ve oturulmasına izin verilmeyeceği, 1 yıl içinde tamir ettirilmediği ve itiraz da olmadığı takdirde söz konusu binaların yıktırılacağının hüküm altına alındığı, ancak başvuru konusu binada güçlendirme-onarım çalışması yapıldığına ilişkin herhangi bir belge olmadığı gibi binanın yıkımına ilişkin de herhangi bir işlem yapılmadığı, 14.3. Arsa maliki . ’nın İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı 18/12/2012 tarihli dilekçesi ile yapının hasar tespit raporunu talep ettiği, söz konusu dilekçeye ilgili idare tarafından 18/12/2012 tarih ve – sayılı yazı ile “Kayıtlarımızda yapılan incelemelerde; 17/08/1999 tarihli Marmara Depremi nedeniyle yapılan hasar tespit çalışmalarında, söz konusu yapı inşaat halinde olduğundan, hasar tespit dışında kaldığı anlaşılmıştır.” hususunda cevap verildiği, 14.4. Arsa maliki . ’nın 22/01/2014 tarihli dilekçesi ile aynı taleplerini yenilemesi üzerine yapılan incelemede 7269 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi kapsamında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri
Genel Müdürlüğünce düzenlenen hasar tespit raporunda söz konusu binanın genel değerlendirme bölümünde 4(orta) hasarlı olarak tespit edildiği, ancak hasar tespit raporunun sağ alt kısmında bulunan icmal hasarsız kısmında (5+1) işyeri hasarsız olarak belirtildiği, genel değerlendirme ile icmal arasındaki çelişkinin giderilerek binanın hasar durumunun tespit edilmesi için İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün 06/02/2014 tarihli ve 118 sayılı yazısı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından teknik ve mesleki görüş sorduğu,
14.5. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 17/04/2014 tarih ve 8058 sayılı cevabi yazısında; “2 adet ticarethane ve 8 adet konuttan oluşan bahse konu inşaat halindeki binanın hasar derecesinin ‘Genel değerlendirme ’kısmında 4(orta) olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla binanın hasar durumu ile ilgili olarak hasar tespit raporunun Genel değerlendirme kısmının esas alınmasının uygun olduğu mütalaa edilmektedir.” yönünde görüş bildirdiği, söz konusu hususun 31/03/2015 tarih ve 375 sayılı yazı ile Yalova
Belediye Başkanlığı’na gereği, . ise bilgi olarak tebliğ edildiği, 14.6. Yalova Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından binanın risk analizlerinin yaptırılarak çıkan sonuca göre yıkım veya ruhsat yenileme işlemlerinin sürdürülmesi ile ilgili bütün kat maliklerine, yapı müteahhidine ve fenni mesulüne 21/11/2014 tarihli tebligat yazıları yazıldığı ve 30 günlük süre verildiği, 14.7. Yapı müteahhidi . tarafından 2015 yılı Ocak ayı içerisinde Beton Çelik Analiz
Laboratuvarı Limited Şirketine bina performans analizi yaptırıldığı, ancak söz konusu rapor sonuçlarına ilişkin herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının dosya kapsamında tespit edilemediği, 14.8. Başvuruya konu adreste bulunan binanın zemin katındaki işyerinin kiralanarak işyeri açma ruhsatı talebiyle Yalova Belediye Başkanlığına müracaat edilmesi üzerine idarece “işyerinin orta hasar tadilatının inşaat ruhsatına uygun yapıldığı ve işyeri ruhsatı verilmesinde sakınca olmadığına dair ibare bulunmadığı” gerekçesi ile işyeri açma ruhsatı verilmemesi üzerine Bursa 2. İdare Mahkemesi nezdinde 2016/1046 esas sayılı dava açıldığı, dava konusu ruhsat verilmemesine ilişkin işlemin iptali için açılan davada Mahkemenin 06/02/2017 günlü ara kararı ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 10/04/2017 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, 14.9. Mahkeme heyetine sunulmak üzere Bilirkişi tarafından hazırlanan 28/04/2017 tarihli raporda; “Yapılan incelemede Yalova Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 19/02/2016 tarih ve
1951 sayılı yazısı ile dava konusu taşınmaz için 04/09/1998 tarih ve 115 numaralı yapı ruhsatı düzenlendiği
daha sonra 26/09/2001 tarih ve 299 sayılı onarım ve güçlendirme ruhsatı alındığı, yerinde ve arşivinde yapılan incelemede onarım ve güçlendirme çalışmasının yapılmadığının anlaşıldığının belirtildiği, Yalova Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 23/06/2016 tarih ve 6998 sayılı yazısı ile; ‘Yalova ili ilçesi . . Mahallesi ada 1 bulunan taşınmaz için 05/05/2016 tarihinde sicil nolu bilirkişi İnş. Müh. . tarafından Yalova İnşaat Mühendisleri Odası temsilciliğine sunulan mevcut durum tespit raporunda “Onarım ve Güçlendirme projesinin incelenmesinde, projesindeki uyumsuzluklar da dikkate alınarak temel, bodrum kat, zemin katların onarım ve güçlendirilmesine uygun olduğu, 1ve 2.katlardaki 2 adet kolonun (S 425 ve S 229) mantolama yapılmadığı, perde betonlarını yerinde görme şansı bulunmadığından yapılıp yapılmadığı konusunda kesin kanaate varılmadığı” belirtildiğinden mühendislik firmasına yaptırılan Deprem Yönetmeliğinde açıklandığı şekliyle ‘mevcut binaların değerlendirilmesi ve güçlendirilmesini içerir’ tanımlı performans analizinde mevcut binanın güçlendirildiği ve güçlendirmenin yeterli olduğu tarafımıza beyan edilmiştir.’ denildiği, Bu durumda Yalova Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından aynı imza ile aynı konuda iki farklı yazı olduğunun görüldüğü, (…)
Keşif günü güçlendirme projeleri ile birlikte Mahkemeye sunulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı logolu
Beton-Çelik Analiz Laboratuvarı tarafından alınan karotlar ile beton test çekici basınç mukavemeti deneyi sonuçlarının incelenmesinden beton mukavemetinin şartname değerlerini sağladığının görüldüğü, Dava konusu bina ile ilgili olarak aynı zamanda binanın proje kontrol müşaviri olan
İnş. Müh. . tarafından hazırlanan teknik raporda (deprem dayanım incelemesi); ‘dava konusu yapıya
ait mevcut ve güçlendirilmiş projelerin incelendiği, güçlendirme projesinin yerinde uygunluğunun kontrol edildiği, zemin etüd çalışması ve mevcut malzeme numuneleri alınarak bilgisayarda yapının matematik modasının oluşturulduğu, elde edilen raporlar doğrultusunda mevcut yapı 2007 Deprem Bölgelerinde
Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde deprem güvenliğinin belirlendiği, yapılan hesaplamalar sonucu yapı elemanları hasar oranları izin verilen sınır değerler altında kaldığı için 2007
Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmeliğe göre yapının can güvenliği seviyesini sağladığının görüldüğü, güçlendirilmesine gerek duyulmadığı,(…) binanın ve dükkanların kullanılmasında hiçbir sakınca bulunmadığı’ belirtildiği, Keşif günü keşif yerine davacı tarafından getirilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yetkili Beton firması elemanı tarafından binada Smith çekici ile beton dayanımları kontrol edilerek bulunan değerlerin, daha önce yapılan beton test sonuçları ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu işyerinin onarım ruhsatına uygun olarak tadilatının yapılarak aykırılığın giderildiği, (…)
Yalova İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 18/08/2016 tarih ve 942 sayılı yazısında “Marmara depremi sonucunda ‘orta hasarlı’ olarak kayda geçen binaların onarım işlemi yapıldıktan sonra tekrar geriye dönülerek hasar durumlarında herhangi bir düzeltme yapılmadığı, deprem dönemindeki kayıtlarda hasar durumuna ait bilginin Müdürlük arşivinde muhafaza edildiği” belirtildiği, bu yazıdan AFAD’ın görevinin herhangi bir afet halinde afete maruz kalan binayı tespit edip bu bilgiyi arşivlemek olduğu, sonradan yapılan herhangi bir tadilat ve güçlendirmenin AFAD tarafından takip edilmediği, bu sebepten dava konusu taşınmazın hala ‘orta hasarlı’ olarak göründüğü, anlaşılmıştır.” ifadelerine yer verildiği, 14.10. Söz konusu yapıya ilişkin 10 numaralı dükkan maliki . . tarafından binanın tamamı için yapı kayıt belgesi başvurusuna istinaden, 02/11/2018 tarih ve belge numaralı Yapı Kayıt Belgesi düzenlendiği, 14.11. Arsa maliki İ.Ö.’nın 06/02/2019 tarihli dilekçesi üzerine Yalova İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından 13/05/2019 tarihli rapor düzenlendiği, söz konusu raporda; “ (…) Bu durumda yukarıda anılan bina için, 7269 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan Fen Kurulları tarafından ‘orta hasar’ olarak tespiti yapılmış ve yine aynı Kanun uyarınca bu tür yapıların onarımları ile ilgili olarak verilen sürelerin dolmasına rağmen günümüz itibari ile halen güçlendirme işlemi yapılmamış olup ayrıca güçlendirme işlemi yapılmadığı halde yıkımı da yapılmadığından aynı Kanunun 14. Maddesi gereğince can ve mal emniyeti açısından ağır hasarlı veya onarımı yapılmayan binaların Vali veya Kaymakamların emri ile yıktırılacağı hükmüne dayanarak söz konusu binanın Valiliğimiz emri ile boşaltılarak yıktırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.” İfadelerine yer verildiği, 14.12. Söz konusu rapor üzerine Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 30/01/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile yapıya ilişkin 7269 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi kapsamında yıkım raporu düzenlendiği, yapının sahiplerince, kiracılarca veya söz konusu adreste fiilen ikamet edenlerce derhal boşaltılması ve en geç 3 gün içerisinde tehlikenin giderilmesi(yıkılması), yapı sahiplerince yıkılmadığı takdirde yapıya el konularak Valilik (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) tarafından yıktırılması, varsa itirazların en geç 3 gün içerisinde yapı sahiplerince veya yasal vekillerince dilekçe ile incelenip karar bağlanmak üzere Valiliğe(İdare Kurulu Müdürlüğü) iletilmesi hususunda ilgililere tebligat yapıldığı, 14.13. Yapılan itirazlar üzerine İl İdare Kurulu tarafından 12/02/2020 tarihli ve 5 sayılı Karar alındığı, söz konusu kararda; “…Yalova Belediyesinin 26/09/2001 tarih ve 299 sayılı yazıları ile .
İnşaat Mühendisi . denetiminde onarım ve güçlendirme yapılması ruhsatı verildiği, ilgili firma tarafından yapıldığını iddia ettikleri onarım ve güçlendirme tamamlanmış ancak ruhsatının alınması
/
aşamasında arsa maliki ile bina müteahhidi arasında çıkan anlaşmazlığa bağlı süresi içerisinde ruhsata müracaat etmediğinin anlaşıldığı, Yine arsa maliki . ’nın 18/12/2012 tarihinde Yalova İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne yapmış olduğu hasar tespit talebinin ise 17/08/1999 tarihli Marmara Depremi nedeniyle yapılan hasar tespit çalışmalarında söz konusu yapı inşaat halinde olduğundan kurumları açısından hasar tespiti dışında kaldığının 19/12/2012 tarih ve 1298 sayılı yazı ile bildirildiği, Sonuç itibariyle Yalova Belediye Başkanlığının 11/07/2016 tarih ve 99 sayılı yazıları ile ilgili yapının 5 yıllık süre içerisinde İskan Belgesi almadığından ruhsatının hükümsüz kılınmasına ilişkin idari işleminin
Bursa 2. İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde dava konusu edilmesi ile ilgili Mahkemece tayin edilen
Bilirkişinin düzenlemiş olduğu 28/04/2017 tarihli raporunda; “…binada yapılan güçlendirmenin yeterli olduğu, binanın can güvenliğini sağladığı, bina ve dükkanların kullanılmasında hiçbir sakınca bulunmadığı…” yönündeki raporunu hükme esas alarak müştekilerin haklılıklarını destekler karar tesis ettiği görülmüştür.
Mevcut gerekçeler göz önüne alındığında, ilgililerin itirazlarının haklı gerekçelere dayandığı, bu gerekçelerin kurumlar açısından tespit edilmesi amacıyla İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, İl Çevre ve
Şehircilik Müdürlüğü ve Yalova Belediye Başkanlığınca ilgili yapı yeniden ele alınarak, oluşturulacak bir teknik ekip vasıtasıyla teknik incelemeye tabi tutulmasın müteakip işlem tesis etmeleri gerekeceği, dolayısıyla herhangi bir tespite dayandırılmadan yapılacak yıkımın kişilerin mağduriyetine, kamunun ise zararına sebebiyet verebileceği açık olup, bu işlemin tamamlanmasına olanak sağlamak adına alınan yıkım kararının iptali gerekmektedir.” ifadelerine yer vermek sureti ile yıkım kararını iptal ettiği, 14.14. Arsa maliki . ’nın 07/02/2020 tarihli dilekçesine istinaden; Yalova Belediye Başkanlığı İmar ve
Şehircilik Müdürlüğünün 11/02/2020 tarihli yazısında; taşınmaza ilişkin varsa düzenlenmiş iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatlarının iptal edilmesi yönünde Zabıta Müdürlüğü’ne 10/02/2020 tarihinde yazı yazıldığı, Zabıta Müdürlüğünün 09/03/2021 tarih ve 10134 sayılı yazısı ile söz konusu adreste bulunan şikayete konu
Alfa Bahçe ve Tarım ve Satış olarak unvanlı işyerinin ruhsatının 11/02/2020 tarih ve 1975 sayılı Başkanlık oluru ile iptal edildiği, ancak bahse konu taşınmazın tamamına yapı kayıt belgesi alındığı için işyerlerinin yapı kayıt belgeleri ile müracaat etmeleri halinde değerlendirme yapılacağının bildirildiği, 14.15. Başvuran 20/04/2021 tarihli ve sayılı CİMER başvurusuna istinaden Zabıta Müdürlüğünün 18/05/2021 tarihli ve yazısında; bahsi geçen adreste faaliyette bulunan iş yerlerinin ruhsatsız olarak faaliyette bulunduklarının tespit edilerek gerekli işlemlerin uygulandığı, ancak sıhhi işletme olduğu için mühürleme işlemi yapılamadığının ifade edildiği, 14.16. Bunun üzerine başvuranın ‘orta hasar’ kaydı bulunan taşınmazda faaliyet gösteren işyerlerinin kapatılarak cezai işlem uygulanması talebi ile Kurumumuza başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.
15. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar kapsamında başvuru konusu her ne kadar taşınmazda faaliyet gösteren işyerlerinin ruhsatlarının iptal edilmesi ve cezai işlem uygulanması olsa da sorunun taşınmazın kayıtlarda ‘orta hasarlı’ olmakla birlikte günümüze kadar yıkılmamış olması ve yapılan testlerde hasarlı olmadığı yönünde kanaatler bulunmasından kaynaklandığı değerlendirilmiş olup, öncelikle bu hususun çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
16. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak
Yardımlara Dair Kanunun; “Afet bölgelerinde yapılacak teknik işler” başlıklı 13’üncü maddesinde; İmar ve İskan Bakanlığınca kurulacak fen kurulları tarafından, afetin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar ve kamu tesisleri incelenerek, hasar tespit raporu düzenleneceği ve sonrasındaki iş ve işlemlerin bu rapora göre yapılacağı ifade edilmiş olup, maddenin b bendinde Hasar görmüş, fakat ıslahı mümkün olan binaların fen kurullarının göstereceği şartlara göre tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine
ve oturulmasına izin verilmeyeceği, bu binaların 1 yıl içinde tamir ettirileceği, tamir ettirilmez ve itiraz da olmazsa yıktırılacağı hükme bağlanmıştır. Mezkur Kanunun 14’üncü maddesinde ise can ve mal emniyeti açısından ağır hasarlı veya onarımı yapılmayan binaların Vali veya Kaymakam emri ile yıktırılacağı hükmü yer almaktadır.
17. 3194 sayılı İmar Kanunun 21 ve 29’uncu maddelerinde, bazı istisnalar dışında, bütün yapılar için belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, yapıya başlama müddetinin ruhsat tarihinden itibaren iki yıl olduğu, iki yıl içerisinde yapıya başlanmadığı yahut yapıya başlanmasına rağmen herhangi bir sebeple başlama müddetiyle birlikte beş yıl içerisinde bitirilemediği takdirde verilen ruhsatın hükümsüz sayılacağı, 30’uncu maddesinde ise, yapı tamamlandığında yapının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye ve valilikten yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu, kullanılmasında fen bakımından sakınca olmadığının tespiti ile yapı kullanma izni alınması gerektiği düzenlenmiştir. Mezkur
Kanuna 7143 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 16’ncı maddesinde de; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için yapı kayıt belgesi verilebileceği, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği hüküm altına alınmıştır.
18. Somut dosya kapsamında; başvuruya konu yapının inşaatına 1998 yılında başlandığı, inşaatın devam ettiği sırada 1999 Marmara depremi yaşandığı, akabinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafında hazırlanan ‘hasar tespit raporu’ ile genel değerlendirme kısmında yapının 4(orta hasarlı) olduğunun tespit edildiği ve kurum kayıtlarına bu şekilde kaydedildiği, 2001 yılında yapı için onarım ve güçlendirme ruhsatı alındığı, bu kapsamda 5 katlı inşa edilen yapının son iki katının yıkılarak 3 kata indirildiği ancak beş yıllık ruhsat süresi içerisinde yapının tamamlandığı ve ruhsat ve eklerine uygun olduğu yönünde tespitine yönelik
3194 sayılı Kanun kapsamında yapı kullanım izni için ilgili idarelere herhangi bir başvuru yapılmadığı,
dolayısıyla iskan belgesi alınamadığı, bununla birlikte yapı hakkında 7269 sayılı Kanunun 13/b maddesi kapsamında yıkım işlemi de yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu bakımdan yapı hakkında kullanım izni (iskan belgesi) olmadığı için yapıda orta derecede tespit edilen hasarın giderilip giderilmediği hususunda
Kurumların kayıtlarında herhangi bir veri bulunmamaktadır.
19. Diğer yandan 2014 yılında Yalova Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından yapının risk analizlerinin yaptırılması, çıkan sonuca göre yıkım veya ruhsat yenileme işlemlerinin sürdürülmesi ile ilgili bütün kat maliklerine, yapı müteahhidine ve fenni mesulüne tebligat yapılmış ancak akabinde kayıtlara işlemiş risk analizi raporu bulunmamakla birlikte yapının yıkımı da gerçekleştirilmemiştir.
20. Kurum arşivlerinde yapı her ne kadar orta hasarlı olarak görünmekte ise de çeşitli sebeplerle yapı hakkında birden çok kez dayanıklılığına ilişkin çeşitli analizler yapıldığı, yapılan bu analizler sonucunda yapının deprem mevzuatına uygun olduğu, kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmadığı raporlanmıştır. Nitekim Bursa 2. İdare Mahkemesi nezdinde başvuru konusu olaya emsal teşkil edecek nitelikte ilgili idare tarafından işyeri açma ruhsatı verilmemesi işlemine karşı açılan davada mahkeme heyetince görevlendirilen Bilirkişinin hazırladığı raporda; “ . ( İnş. Müh.
tarafından hazırlanan teknik raporda: ‘yapının statik ve dinamik hesapları sonucu Can Güvenliği
Performans Seviyesini sağladığının görüldüğü, bu hesaplar doğrultusunda yapıya ilave bir güçlendirme veya onarım adı altında bir iyileştirmeye gerek duyulmadığı, yapının mevcut haliyle yeterli donanıma sahip olduğunun’ belirtildiği, Bilirkişi İnş. Müh. . tarafından Yalova İnşaat Mühendisleri Odası temsilciliğine sunulan mevcut durum tespit raporunda: ‘Onarım ve Güçlendirme projesinin incelenmesinde, projesindeki uyumsuzluklar da dikkate alınarak temel, bodrum kat, zemin katların onarım ve güçlendirilmesine uygun olduğu, performans analizinde mevcut binanın güçlendirildiği ve güçlendirmenin yeterli olduğunun’ ifade
edildiği, ayrıca Mahkeme tarafından belirlenen keşif günü güçlendirme projeleri ile birlikte Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı logolu Beton-Çelik Analiz Laboratuvarı tarafından alınan karotlar ile beton test çekici basınç mukavemeti deneyi sonuçlarının incelenmesinden beton mukavemetinin şartname değerlerini sağladığının görüldüğü” ifade edilmiş, dava konusu yapının onarım ruhsatına uygun şekilde tadilatının yapılarak aykırılığın giderildiği, ancak Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün görevinin herhangi bir afet halinde afete maruz kalan binayı tespit edip bu bilgiyi arşivlemek olduğu, sonradan yapılan herhangi bir tadilat ve güçlendirmenin AFAD tarafından takip edilmediği, bu sebepten dava konusu taşınmazın hala
‘orta hasarlı’ olarak göründüğü” değerlendirmesi yapılmıştır. Mahkeme tarafından bilirkişi raporu da dikkate alınarak “dava konusu yerin kullanılabileceğine dair raporların mevcut olduğu, 12/10/2004 tarihinden önce yapılan dava konusu binaya ilişkin ruhsatın verilmesi hususunda ilgili yönetmelik gereği yapı kullanma belgesi alma zorunluluğu bulunmadığı, onarım işlemi yapıldıktan sonra tekrar geriye dönülerek hasar durumunda herhangi bir düzeltme yapılmadığı, kayıtlarda hasarlı durumuna ait bilginin güncellenmediği anlaşılmış olup dava konusu yere iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmemesi işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.” denilerek idarenin işlemi iptal edilmiştir. Dava dosyasının istinafa taşınması üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi tarafından ilk derece mahkemesinin kararı ehliyet yönünden bozulmuş olmakla birlikte bilirkişi raporunda yer verilen teknik analizler kapsamında binanın kullanılmasında can ve mal emniyeti açısından sakınca bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır.
21. 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “İl afet ve acil durum müdürlükleri” başlıklı 52’nci maddesinde; İl afet ve acil durum müdürlüklerinin afet ve acil durumlarda meydana gelen kayıp ve hasarı tespit etmekle görevli olduklarının hüküm altına alındığı, Bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere afet ve acil durum müdürlüklerinin hasarı tespit etmekle görevli olduğu, sonrasında yapılan işlemlerin takip edilmesi ve kayıtlara geçirilmesi hususunda sorumluluğu bulunmadığı, bu hususun yapı kullanım belgesi için Belediye ve Valiliğe başvurulması üzerine yapılan kontroller sonucu yapının uygunluğunun tespiti ile güncelleneceği anlaşılmıştır.
22. Başvuru konusu yapı hakkında son olarak Yalova İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından rapor hazırlanmış, söz konusu raporda yapının 7269 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan Fen Kurulları tarafından orta hasarlı olarak tespit edildiği, aynı Kanun uyarınca orta hasarlı yapıların onarımı için verilen süreler dolmasına rağmen yapı hakkında güçlendirme işlemi yapılmadığı, ayrıca yıkımı da yapılmadığı tespit edildiğinden aynı Kanunun 14’üncü maddesi kapsamında Valilik emri ile boşaltılması ve yıktırılması gerektiği belirtilmiş, bunun üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapının fiilen ikamet edenlerce derhal boşaltılması ve üç gün içerisinde yıkılması, aksi takdirde Valilik tarafından yıktırılacağına dair tebligat yapılmış, ancak yapı sahiplerince yıkım kararına itiraz edilmiştir. İl İdare Kurulu tarafından itirazların değerlendirilmesi neticesinde yapı hakkında; yapılan analizler ve bilirkişi incelemeleri dikkate alınarak itirazların haklı gerekçelere dayandığından bahisle İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, İl Çevre ve
Şehircilik Müdürlüğü ve Yalova Belediye Başkanlığınca ilgili yapı yeniden ele alınarak, oluşturulacak bir teknik ekip vasıtasıyla teknik incelemeye tabi tutulması, buna göre işlem tesis edilmesi, herhangi bir tespite dayandırılmadan yapılacak yıkımın kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına sebebiyet verebileceği dolayısıyla yıkım kararının iptali yönünde karar verilmiştir. Ancak ilgili idareler tarafından bu doğrultuda işlem tesis edildiğine dair Kurumumuza herhangi bir bilgi verilmemiştir.
23. Başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu yapı hakkında 2001 yılında alınan onarım ve güçlendirme ruhsatının üzerinden gerek 3194 sayılı Kanun kapsamında belirtilen
5 yıllık ruhsat süresinin, gerekse 7269 sayılı Kanun kapsamında öngörülen 1 yıllık sürenin çoktan geçmiş
olduğu, yapının güçlendirildiğine ilişkin Kurum arşivlerinde bilgi bulunmadığı, ancak binada yapılan
/
analizlerde yapının deprem dayanıklılığının birden çok kez teyit edildiği, bu nedenle bugüne kadar yapı hakkında yıkım kararı uygulanmadığı, yapının durumunun 22 yıldır sürüncemede bırakıldığı, binada güçlendirme çalışması yapılmamış ise bölge halkının can ve mal güvenliğinin tehlikeye atıldığı, güçlendirme çalışmaları yapılmış ancak Kurum kayıtlarına işlenmemişse de dönemsel olarak yapının boşaltılarak yıktırılması yönünde tebligatlar yapılarak kat maliklerinin daireleri üzerindeki kullanımının kısıtlanmasına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır. Nitekim başvuranın ‘orta hasarlı olduğu iddia edilen yapıda faaliyet gösteren işyerlerinin kapatılması talebi’ ile Kurumumuza başvurduğu, ancak somut veriler ile yapının hasarlı olup olmadığı hususunda bir tespit yapılamadığı, başvuru konusu talebin incelenebilmesi için öncelikle bu hususun aydınlatılması gerektiği, bu kapsamda yukarıdan bu yana anlatılan hususlar da dikkate alınarak başvuruya konu yapı hakkında teknik inceleme yapılması, yapının mevcut durumunun tespit edilmesi, çıkan sonuca göre yapı hakkında yıkım veya ruhsat işlemlerinin(işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı da dahil) tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı hususları tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Bursa İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Başvuruya konu yapıda mevzuata uygun olarak güçlendirme çalışması yapılıp yapılmadığı, binanın hali hazırda orta hasarlı olup olmadığının teknik inceleme yapılarak tespit edilmesi, inceleme neticesinde çıkan sonuca göre yapı hakkında 3194, 7269 ve 3572 sayılı Kanunlar ve sair mevzuat kapsamında gerekli iş ve işlemlerin tesis edilmesi hususunda YALOVA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve YALOVA
VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASI;
Kararın, BAŞVURANA, YALOVA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve YALOVA VALİLİĞİNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
/
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/