ÖZET: Başvuran, ortağı olduğu iş yerinden 4/1-(a) kapsamında bildirilen sigortalı sürelerinin iptal edilerek 4/1-(b) kapsamına dönüştürülmesine itiraz etmiştir. Başvuru, 27.02.2024 tarihinde yapılmış olup, başvuran 15.03.2023 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemede, başvuranın 20.05.2008-22.01.2018 tarihleri arasında 4/1-(a) kapsamında çalıştığı tespit edilmiş, ancak 7200 prim günü şartını sağlamadığı için yaşlılık aylığı talebi reddedilmiştir.

SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın 4/1-(a) kapsamındaki hizmet süreleri, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte 4/1-(b) kapsamına alınmıştır. İlgili mevzuat gereği, bir kişi hem 4/1-(a) hem de 4/1-(b) kapsamında sigortalı olamaz; dolayısıyla başvuranın talebi hukuken geçerli bulunmamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığına karar vermiştir.

Sonuç olarak, başvuranın itirazı reddedilmiş ve SGK’nın uygulaması doğrultusunda yaşlılık aylığı talebinin kabul edilmediği belirtilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7886-S.24.12391

BAŞVURU NO : 2024/3033

KARAR TARİHİ : 31.07.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın, ortağı olduğu iş yerinden 4/1-(a) kapsamında bildirilen

BAŞVURUNUN KONUSU :

sigortalı sürelerinin iptal edilerek 4/1-(b) kapsamına dönüştürülmesine itirazı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 15.03.2023 itibarıyla emeklilik talebinde bulunduğunu, yapılan incelemede 13.05.2008 tarihinde ortağı olduğu firmada 20.05.2008-22.01.2018 tarihleri arasında kesintisiz 4/1-(a) kapsamında çalıştığı tespit edildiğinden anılan kapsamdaki primlerinin 4/1-(b) kapsamına aktarıldığını, söz konusu uygulamanın mağduriyetine neden olduğunu belirterek durumunun düzeltilmesini ve yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Ümraniye

Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 25.12.2023 tarihli ve sayılı yazısında özetle; başvuranın 13.05.2008 tarihinde kurucu ortağı olduğu firmada 20.05.2008-16.10.2017 tarihleri arasında 4/1-(a) kapsamında geçen çalışmalarının iptal edilerek 4/1-(b) kapsamına aktarıldığı, prim transferi tamamlandığında 7200 günü bulunmadığından tahsis talebinin reddedildiği, 3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün

26.01.2024 tarih ve sayılı yazısı ekinde Kurumumuza gönderilen

22.01.2024 tarihli ve sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer

verilmek suretiyle özetle;

3.1. 506 sayılı Kanunun; “Sigortalı sayılanlar” başlıklı mülga 2 nci maddesinde; “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılırlar”, “Sigortalı sayılmıyanlar” başlıklı 3 üncü maddesinde de; I – Aşağıda yazılı kimseler bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar: …, K) Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar,” hükmü amir olduğu, 3.2. Yine 1479 sayılı Kanunun; “Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı mülga 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendinde limited şirket ortaklarının sigortalı sayıldığı, 3.3. Diğer taraftan; Devredilen Sosyal Sigortalar Kurumunun 09/02/1993 tarihli ve 16-60 Ek sayılı

Genelgesinin 1 inci maddesinde; “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin emrinde çalışmaları dolayısıyla 506 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı olanlar, sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi ortağı oldukları takdirde 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kur’a tabi tutulmayacaklardır.” hükmü yer aldığı, 3.4. 22/2/2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Genelgenin Dokuzuncu kısım, Birinci bölüm; “6-1479 sayılı

Kanuna tabi sigortalıların kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden kendilerini sigortalı göstermesi” başlıklı bölümünde; 1479 sayılı Kanunun mülga 24 üncü maddesinde; kollektif şirketlerin, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer, limited şirketlerin, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, donatma iştirakleri ortakları ile anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının bu Kanuna göre sigortalı sayıldığı, 506 sayılı Kanunun mülga 2 nci maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayıldığı, 3.5. Devredilen Sosyal Sigortalar Kurumunun “Şirket Ortakları” konulu 9/2/1993 tarihli ve 16-60 Ek sayılı

Genelgenin 1 inci maddesinde; 506 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı olanların, sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi ortak oldukları takdirde, 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar

Bağ-Kur’a tabi tutulmayacaklarının, ancak kollektif şirket ve adi şirket ortaklarının, aynı şirkette bir hizmet akdine dayanarak çalışmaları yasal olarak mümkün olmadığından, bu durumda olanların Bağ-Kur ile ilgilendirilmeleri gerektiği, şirket ortağı ya da anonim şirketlerde kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olmaları dolayısıyla 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununa göre Bağ-Kur sigortalısı olanların sigortalılıkları sürerken bir hizmet akdine dayanarak çalışmaya başladıkları takdirde, Bağ-Kur sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 506 sayılı Kanuna tabi tutulmayacaklarının düzenlendiği, 3.6. Bu itibarla yukarıda açıklaması yapılan hükümler doğrultusunda, başvuranın ortağı olduğu şirketten

506 sayılı Kanun kapsamında bildirilen hizmetlerin 1479 sayılı Kanun kapsamında, 1/10/2008 sonrası da

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirildiği

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 6.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesi; “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi

olanlar,

2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,

3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit

şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,

4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,

(…)

sigortalı sayılırlar.”, 6.2. “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53’üncü maddesi; “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde

Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki diğer sigortalılık durumu, 4 üncü

maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında muhtar sigortalılığı ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda muhtar sigortalılığı dikkate alınır.

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları

işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.

(…)

Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.”, 6.3. “1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 8 inci maddesi; “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalı sayılanların hak ve yükümlülüğü ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre başlar.

Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu

Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir.

Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir.

…” 7. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanun’un “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8’inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”, hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle; kurucu ortağı olduğu şirkette 20.05.2008-22.01.2018 tarihleri arasında geçen 4/1-(a)

kapsamındaki hizmet sürelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından resen 4/1-(b) kapsamına alınması işleminin iptal edilmesini ve tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmektedir.

10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvuranın 13.05.2008 tarihinde kurucu ortak olduğu iş yerinden 20.05.2008 tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirildiği, bu nedenle anılan iş yerinden bildirilen 4/1-(a) kapsamındaki hizmetlerinin 4/1-(b) kapsamına dönüştürüldüğü ve ödenmiş primlerin bu statüye aktarıldığı, başvuranın 7200 prim ödeme gün sayısı bulunmaması nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddedildiği ifade edilmiştir.

11. Bu durumda, uyuşmazlığın temel olarak; başvuranın ortağı olduğu iş yerinden bildirilen 4/1-(a)

kapsamındaki hizmet sürelerinin geçerli kabul edilip edilemeyeceği noktasında ortaya çıktığı görülmektedir.

12. Dosya kapsamından; başvuranın Tic. Ltd. Şti. ortaklığının 13.05.2008 tarihinde başladığı, ortaklığının devam ettiği 20.05.2008-16.10.2017 dönemi boyunca primlerinin anılan şirketten 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak bildirildiği, bu durumun idarece tespiti üzerine söz konusu döneme ait hizmetlerin 4/1-(b) kapsamına dönüştürüldüğü, bahse konu dönüştürme işlemine bağlı olarak başvuranın aylık bağlamaya esas alınan statüsünün de 4/1-(b) olarak değiştiği, buna göre, aylık bağlanması için aranan prim ödeme gün sayısı şartını tamamlamayan başvuranın talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.

13. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 53’üncü maddesinin birinci fıkrasında aynı anda birden fazla sigortalılık statüsüne tabi olunması halinde yalnızca bir statüye tabi olunacağı, bu statülerin öncelik sırasının ise 4/1-(c), 4/1-(a) ve 4/1-(b) şeklide tespit edileceği belirlenmiştir.

Bunun yanında, maddenin ikinci fıkrasında, 4/1-(b) kapsamında sigortalı olan kişilerin kendilerine ait veya ortağı olduğu iş yerlerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirilemeyecekleri düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin beşinci fıkrasına göre ise, sigortalıların bu madde hükmünce sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilmektedir.

14. Diğer yandan, 5510 sayılı Kanun’un 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte daha önce 1479 sayılı Kanun’a tabi olanlar, 5510 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesi uyarınca 5510 sayılı Kanun’un 4/1(b) kapsamında sigortalı kabul edilmişlerdir. 5510 sayılı Kanun’un “1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 8’inci maddesinde ise, Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)

bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde Kanun’un yürürlük tarihi olan 01/10/2008 tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün 01/10/2008 tarihinden itibaren başlayacağı ancak bu Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanun’un yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, bu Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde

talepte bulunması ve kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği düzenlenmiştir.

15. Buna göre, geçici 8 inci maddede öngörülen süre içinde kayıt ve tescil yükümlülüğünü yerine getirmemeleri nedeniyle kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş bir kazanılmış hakkının bulunmayan kişilerin (Anayasa Mahkemesi E:2017/47, K:2017/84, T:29/3/2017) geçmişe dönük olarak 4/1-(b)

kapsamında tescillerinin yapılmasına imkan bulunmadığı anlaşılmaktadır (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E:

2016/7528, K: 2017/9926, T: 30/11/2017).

16. Ortak olduğu iş yerinden sigortalı bildirilenlerin durumu SGK tarafından çıkarılan 2013/11 sayılı

Genelge’de ayrıca düzenlenmiştir. Genelge’nin Dokuzuncu Kısım Birinci Bölümü’nün “6.2.” no’lu alt başlığında şirket ortağı olup Kurumca (4/b) kapsamında tescili yapılmamış olanlardan ortağı olduğu şirketten daha sonra veya aynı gün (4/a) kapsamında bildirilenlerin, (4/a) kapsamında yapılan tescil kaydının beyan kabul edileceği, bunların (4/b) kapsamında sigortalı olması gereken tarih itibariyle (4/b)

kapsamında sigortalılığının başlatılacağı, (4/a) kapsamındaki hizmetlerinin (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirileceği ve prim aktarma işleminin yapılacağı düzenlenmiştir.

17. Bu durumda, 5510 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesinin amir hükmü dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılmayan sigortalıların anılan tarihten önce 4/1-(a) kapsamında yapılmış tescillerinin beyan kabul edilerek ilgili hizmet ve primlerinin 4/1-(b) kapsamında değerlendirilmesinin kanunda bulunmayan bir sınırlamanın Genelge hükmü ile ihdası niteliği taşıdığından normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesindeki sigortalıların ortak oldukları iş yerlerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirilemeyeceklerine ilişkin açık hüküm göz önüne alındığında, sigortalıların ortağı olduğu iş yerinden yapılan 4/1-(a) kapsamındaki bildirimlerin 01.10.2008 tarihinden sonra 4/1-(b) kapsamına dönüştürülmesinin de bir zorunluluk olduğu açıktır.

18. Somut olayda 13.05.2008 tarihinde kurucu ortak olduğu şirketten 20.05.2008 tarihinden itibaren 4/1(a) kapsamında sigortalı bildirilen başvuranın, her ne kadar 01.10.2008 tarihine kadar olan süre için 4/1-(b)

kapsamında sigortalı sayılmasına imkân bulunmadığı değerlendirilmişse de, başvuranın 5510 sayılı

Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren anılan şirketten 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirilmesine imkân bulunmadığı, bu kapsamda bildirilmiş sürelerin ise 4/1-(b) kapsamına dönüştürülmesi gerektiği, dolayısıyla yaşlılık aylığı talebinin bu durum esas alınarak değerlendirmesi gerektiği anlaşılmıştır.

19. Yukarıda anlatılanlar, başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın ortağı olduğu işyerinden 01.10.2008 tarihinden sonra 4/1-(a) kapsamında bildirilen sürelerinin 4/1-(b) kapsamına dönüştürülmesi ve başvuranın yaşlılık aylığı talebinin ortaya çıkan son durum esas alınarak değerlendirilmesi ve reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

20. Nitekim Kurumumuza gelen benzer nitelikteki bir başka başvuru kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda (B. No: 2019/23220, 18.06.2020 ); başvuranın 29.06.2005 tarihinde başlayan sigortalılığının

5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih olan 01.10.2008 tarihine kadar devam etmesi, ancak

01.10.2008-20.09.2019 tarihleri arasındaki sigortalılığı için 4/1-(b) sigortalılığına prim transferi yapılması

gerektiği, bu nedenle başvuranın 4/1-(a) hizmetlerinin iptal edilmesine yönelik itirazının idare tarafından reddedilmesi şeklinde kurulan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığından

başvuranın talebine yönelik olarak Ret Kararı verilmiştir (Benzer nitelikte kararlar için bkz. B.No:

2022/7174, 14.11.2022; B.No: 2023/16283, 22.03.2024).

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde göndermediği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı, ayrıca idarenin cevabında başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararı’nın başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verilmiştir.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi