ÖZET: ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınav başvuru ücretlerinin yüksekliği, geliri olmayan öğrenciler için önemli bir engel teşkil etmektedir. Başvuran, sınav ücretlerinin indirilmesi talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. ÖSYM, yıllık 50 sınavda 10 milyon adayın girdiğini ve bu sınavların maliyetlerinin tamamen adaylardan alınan ücretlerle karşılandığını belirtmiştir. Sınav ücretleri, piyasa fiyatları ve yeniden değerleme oranları dikkate alınarak belirlenmekte, ancak bu ücretlerin azaltılması talepleri olumsuz sonuçlanmaktadır.

ÖSYM’nin sınırlı kaynaklarla çalıştığı ve başvuru ücretlerinde yapılacak indirimlerin sınav güvenliğini olumsuz etkileyebileceği ifade edilmiştir. Ancak, eğitim hakkının sağlanması açısından, ekonomik dezavantajlı gruplara yönelik indirimlerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, ÖSYM’nin sınav başvuru ücretlerini makul bir düzeye çekmesi ve işsiz gençler ile öğrencilere yönelik indirimler sağlaması gerektiği sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/125-S.186

BAŞVURU NO : 2019/18726

KARAR TARİHİ : 03/01/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ

BAŞKANLIĞI

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi(ÖSYM) tarafından

BAŞVURUNUN KONUSU :

gerçekleştirilen sınavlarda başvuru ücretlerinin indirilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 25/10/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, öğrenci olması nedeniyle kendisine ait bir gelirinin bulunmadığını, bu nedenle Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen sınavlara ailesinden aldığı harçlıklarla başvurmak durumunda kaldığını, sınav başvuru ücretinin yüksek olması nedeniyle güçlük yaşadığını ifade ederek, sınav başvuru ücretlerinin makul bir seviyeye çekilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebi üzerine, ÖSYM Başkanlığının konuya ilişkin olarak

Kurumumuza göndermiş olduğu 09/08/2019 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların

Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 347. maddesi gereğince Yükseköğretim

Kurulu kararlarına, ilgili mevzuat hükümlerine istinaden başta yükseköğretim kurumlarında lisans, lisansüstü öğrenim görecek adayların puan sıralamasına göre tespiti, yerleştirilmesi ile yükseköğretim kurumlarında atama, yükselmelerde esas alınan sınavlar olmak üzere ulusal ve uluslararası her türlü bilim, yetenek, yabancı dil sınavları ile gerektiğinde yerleştirme işlemlerini yapmak dâhil mezkur Kararname, 6114 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatla verilen görevleri yerine getirmekle yetkilendirilmiş kamu tüzel kişiliğine, idari ve mali özerkliğe sahip, özel bütçeli bir kamu kurumu olan ÖSYM Başkanlığının, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesi’nin 347. maddesinin ikinci fıkrasında “Sınav, ölçme, değerlendirme, yerleştirme, araştırma ve diğer hizmet bedellerini belirlemek”; 348. maddesinin altıncı fıkrasında Yönetim

Kurulunun, “Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme faaliyetlerine yönelik olarak adaylardan veya kurumlardan alınacak hizmet bedellerini ve bedel alınmayacak hizmetleri, kişi, kurum ve kuruluş itibarıyla tespit etmek” hususlarında yetkili olduğunun açıkça ifade edildiği, 2.2. ÖSYM Başkanlığınca gerçekleştirilen sınavlara ilişkin soruların hazırlanması, sınav evrakının basımı, sınav evrakının sınav merkezlerine ulaştırılması, sınav güvenliği ve organizasyonu için yapılan harcamalar, sınavın gerçekleştirilmesinde görev alan Milli Eğitim

Bakanlığı/üniversite personeli ile güvenlik görevlilerine yapılan ödemeler, yatırım harcamaları, maaş ve sosyal güvenlik giderleri dâhil ÖSYM Başkanlığı personel giderleri, elektrik, ısınma, su, ulaştırma, hizmet/mal alımları dâhil Başkanlıklarınca her türlü kurumsal giderleri, adaylardan tahsil edilen sınav ücretlerinden karşılamakta olup, Başkanlıklarına merkezi bütçeden herhangi bir ödenek ayrılmadığı, 2.3. Başkanlıklarının mezkûr Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin verdiği yetkiyle yurt içinde ve yurt dışında senede yaklaşık 50 sınav yapmakta olduğu, bu sınavların; Yükseköğretim Kurumları Sınavı (TYT, AYT, YDT), Kamu Personeli Seçme Sınavı (Lisans – Önlisans – Ortaöğretim), Dikey Geçiş Sınavı (DGS), Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS), Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) ve diğer kurum sınavları gibi adaylar açısından hayati önem taşıyan sınavlar olup, sınavlara yılda yaklaşık 10.000.000 adayın girmekte olduğu, Başkanlıklarının kendi personeli haricinde diğer kamu kurumları, üniversiteler ve emniyet teşkilatı personeli olmak üzere senede yaklaşık 1.300.000 sınav görevlisi ile sınavları gerçekleştirdiği, 2.4. Başkanlıklarınca gerçekleştirilen sınavların; adayların başvurularının alınması ile başlayan, ÖSYM Başkanlığı uzman personeli ve üniversite öğretim elemanları tarafından soruların hazırlanması, denetlenmesi, soru bankasına dâhil edilmesi, sınav evrakının kapalı dönemde (yılda yaklaşık 250 gün) güvenlikli ortamda basılması, sınav gereçlerinin temini, sınav evrakının il/ilçe ve bina bazında paketlenmesi, sınav evrakının sınav yapılacak merkezlere ve binalara nakli, sınav evrakının güvenliğini teminen sınav evrakını taşıyan araçların Merkezden takibi, bu araçların sınav merkezlerine ulaştığında kapı kilitlerinin Merkezden kontrollü elektromekanik bir sistemle açılması, sınavın gerçekleştirilmesi, sınav salonlarının kamera ile kayıt altına alınması, akabinde bu kayıtların izlenmesi ve değerlendirilmesi, sınav bitiminde sınav evrakının tekrar Merkeze getirilmesi, sınav evrakının ayrıştırılıp optik okuyucularda okutulacak hale getirilmesi, sınav evrakının son teknoloji bilgisayar sistemleri ile okutularak değerlendirilmesi ve adaylara duyurulması dâhil ciddiyetle yürütülmesi gereken çok büyük bir organizasyon olup tüm bu süreçlerin sürekli yatırım yapmayı, bilgisayar ve iletişim altyapısını gerektirdiği, bilhassa YKS, KPSS gibi aday kitlesinin fazla olduğu sınavlarda sınav süreçlerinin geniş bir zaman dilimine yayıldığı, her bir sınavın farklı soru havuzu oluşturulmasını zorunlu kıldığı ve birden fazla oturumdan oluşan sınavlarda her bir oturumun ayrı maliyeti gerektirdiği, başvuru ücretinin oturum bazında belirlenmesinin gerektiği, ilaveten önceki yıllarda 17 ilde gerçekleştirilen KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi Sınavı’nın (ÖABT), adaylardan gelen talepler ve aday sayısı göz önünde bulundurularak 2019 yılında 30 sınav merkezinde uygulanmakta olduğu, 2.5. Başkanlıklarınca uygulanan sınavlarda toplam aday sayısının %60’ını oluşturan

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın sınav ücretlerinin 4 yıldır artırılmadığı, diğer sınav ücretlerine de ortalama %15 civarında artış yapıldığı, 2.6. Sınav başvuru ücretlerinin, yukarıda sayılan gider kalemlerinin; piyasa fiyatları, Türkiye

İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından yayımlanan veriler ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir

İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan yeniden değerleme oranları (bu oran 31/12/2018 tarihli 30642 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete’de % 23,73 olarak belirlenmiştir.) da dikkate alınarak değerlendirilmesi sonucu ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından belirlendiği ve bu itibarla belirlenen sınav başvuru ücretlerinin, ilgili sınav kılavuzları ile 6114 sayılı Kanun’un 7.

maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tebliğ hükmünde olmak üzere adaylara duyurulduğu, 2.7. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve

Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde de belirtildiği üzere

Başkanlıklarınca adaylardan tahsil edilen başvuru ücretlerinin, Başkanlıklarının bütçesini oluşturmakta olup, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 7156 sayılı Bütçe Kanunu’nun amir hükümleri uyarınca gerçekleştirilen para transferleri dâhil Başkanlıklarının yukarıda da sayılan tüm giderleri, adaylardan tahsil edilen sınav başvuru ücretlerinden karşıladığı, 2.8. Başkanlıklarının KDV mükellefi olması sebebiyle adaylardan alınan sınav başvuru ücretlerine %18 KDV dahil olup, adaylardan tahsil edilen sınav ücretlerinin azaltılması amacıyla KDV muafiyetine ilişkin mevzuat değişikliği taleplerinin olumsuz neticelendiği, 2.9. Başkanlıklarının, 6114 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, güvenilirlik, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde ve adaylara fırsat eşitliği sağlayacak biçimde yapılır.” hükmünün uygulanmasını teminen adaylara sınavlarda sadece hak ettiğinin verilmesi, haksız kazanımların önüne geçilmesi için her türlü güvenlik tedbirinin alınması kapsamında büyük bir özveri ile çalıştığı, ancak Türkiye genelinde büyük bir organizasyonu sorunsuz bir şekilde yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu finansmanı sadece adaylardan topladığı başvuru hizmet bedelleriyle sağlayan

Başkanlığın sınırlı kaynaklarla bu işi yürütmekte olduğu, aday başvuru ücretlerinden yapılacak olası indirimlerin sınav güvenliği, görevli seçimi, soru oluşturma, bilişim teknolojileri kapsamında tasarrufu gerektireceği ki bu durumun, sınavların sıhhatini ciddi anlamda olumsuz etkileyeceği, 2.10. Sınavlara ilişkin iş ve işlemlerin belirli bir işlem-zaman çizelgesi kapsamında aylar öncesinde planlanan takvime göre yürütülme zorunluluğu ile adayların belirlenen bu süreçlere uyma yükümlülüğünün sınavlardan aylar önce ilan edilmeye başlanan Kılavuzlarda detaylı olarak düzenlenerek tebliğ edilmesinin, bir kamu kurumu olan Başkanlıklarının, bireysel değil kamu yararı eksenli görev ifa etmeyi hedefleyen sorumluluk bilincinden kaynaklandığı, Başkanlıklarınca geç başvuru günü uygulamasının, başvuru süresini herhangi bir sebeple kaçırmış olan adayların olası hak kaybına uğramamalarını temin etmek amacıyla 25/04/2017 tarihinden itibaren gerçekleştirilen ve aynı zamanda Başkanlıklarına ek mali külfet getiren bir uygulama olduğu, zira söz konusu uygulamanın sınav takvimi dâhilindeki aday ve görevli atamaları, sınav binası tespiti, sınav evrakının basılması gibi sınav uygulaması kapsamında yapılacak planlı işlemlerin ertelenmesine, ilave iş yüküne ve fazla çalışma kapsamında personele ödenen ücretlerde ilave maliyete sebebiyet verdiği, tüm bu ek maliyetin yanı sıra geç başvuru günü için belirlenen ücretin normal başvuru ücretinden fazla olmasının, adayların asıl başvuru süresi içerisinde başvuru yükümlülüğünü yerine getirmesinin temini açısından teşvik edici etkisi olmakla beraber aksi uygulamanın, istisnai nitelikte olan geç başvuruyu normalleştirmek suretiyle asıl başvuru tarihine göre planlanan süreçlerin akışını zorlaştırarak caydırıcılığı da ortadan kaldıracağını, 2.11. Sınav başvuru ücretlerine ilişkin yargıya intikal eden herhangi bir dosya veya yargı organlarınca verilmiş bir karar bulunmamakta olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle başvuranın hukuka uyarlık bulunmayan başvurusunun reddini talep ettikleri,

Açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T. C. Anayasasının;

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”

3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde, ‘Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. … Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.’

3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

3.4. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. …Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”

3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması için Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’ nin Ulusal kuruluşların yetkileri ve görevlerini düzenleyen ilk bölümünün 3’üncü maddesinde; “Ulusal kuruluşlar…

Hükümete, parlamentoya ve diğer ilgili bütün organlara, bunların talebi üzerine veya kendi inisiyatifleriyle, insan haklarının geliştirilmesi ve korunmasına ilişkin konularda görüş bildirir, tavsiyelerde bulunur, öneriler ve raporlar sunar …”, 5. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin; 5.1. 26’ncı maddesi; “Herkes eğitim hakkına sahiptir.”, 5.2. 30’uncu maddesi; “Bu bildirgenin hiçbir kuralı, herhangi bir devlet, topluluk veya kişiye, burada açıklanan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan bir girişimde veya eylemde bulunma hakkını verir biçimde yorumlanamaz.”, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin; “Hakları kötüye kullanma yasağı” başlıklı 17’nci maddesi; “Bu Sözleşme’deki hiçbir hüküm, bir devlete, topluluğa veya kişiye, Sözleşme’de tanınan hak ve özgürlüklerin yok edilmesi veya bunların Sözleşme’de öngörülmüş olandan daha geniş ölçüde sınırlandırılmalarını amaçlayan bir etkinliğe girişme ya da eylemde bulunma hakkı verdiği biçiminde yorumlanamaz.”, 7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokol’ün 2 nci maddesi; “Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.” 8. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükümleri düzenlenmiştir.

9. 15/07/2018 tarihli, 4 Sayılı, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle

Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin

ÖSYM ara başlığı altındaki;

9.1. “Amaç” başlıklı 345 inci maddesinde; “(1) Bu Bölümün amacı, Ölçme, Seçme ve

Yerleştirme Merkezi Başkanlığının teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”

9.2. “Kuruluş, görev ve yetkiler” başlıklı 347 nci maddesinde; “ (1) Ölçme, Seçme ve

Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, bu Bölüm ve ilgili diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğine, idari ve mali özerkliğe sahip, Yükseköğretim Kurulu ile ilgili, merkezi Ankara’da bulunan özel bütçeli bir kuruluştur.

(2) Başkanlığın görev ve yetkileri şunlardır:

a) Yükseköğretim Kurulu kararlarına veya ilgili mevzuat hükümlerine istinaden başta yükseköğretim kurumlarında ön lisans, lisans veya lisansüstü öğrenim görecek adayların puan sıralamasına göre tespiti veya yerleştirilmesi ile yükseköğretim kurumlarında atama veya yükselmelerde esas alınan sınavlar olmak üzere, ulusal ve uluslararası her türlü bilim, yetenek veya yabancı dil sınavları ile gerektiğinde yerleştirme işlemlerini yapmak.

b) İlgili mevzuat hükümleri uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında görev almaya veya görevde yükselmeye yönelik sınavları ve gerektiğinde yerleştirme işlemlerini ilgili kurumun talebine bağlı olarak yapmak.

c) Özel hukuk tüzel kişilerinin talep ettikleri her türlü ölçme ve değerlendirme işlemlerini yapmak.

ç) Sınav ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerine yönelik yıllık sınav takvimini belirlemek, kamuoyuna duyurmak ve 6114 sayılı Kanunda ve bu Bölümde belirlenen ilkelere göre yerine getirmek.

d) Sınav hizmetlerinin yerine getirilmesinin tüm aşamalarında, konuyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak gerekli güvenlik tedbirlerini almak.

e) Hizmetin gereklerine uygun ölçme, seçme, değerlendirme ve yerleştirme yöntemlerini belirlemek.

f) Sınav yapılacak merkezleri oluşturmak, sınav hizmetlerini yapacak kişileri belirlemek ve gerekli görevlendirmeleri yapmak.

g) Sınav, ölçme, değerlendirme, yerleştirme, araştırma ve diğer hizmet bedellerini belirlemek.

ğ) Gerekli hâllerde sınavları ertelemek, kısmen veya tamamen iptal etmek, adayların işlemlerini geçersiz saymak.

h) Faaliyet alanlarıyla ilgili araştırmalar yapmak, ulusal ve uluslararası gelişmeleri izlemek, bilimsel toplantılara katılmak, ulusal ve uluslararası kurumlarla işbirliği yapmak. ı) Sınav sonuçlarını analiz etmek ve sonuçları kamuoyuna duyurmak; sınav sonuçlarını ilgili kurum veya kuruluşlara basılı veya elektronik ortamda iletmek.

i) Görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapmak ve kılavuzlar hazırlamak.

j) Faaliyetleri ile ilgili olarak şirket kurmak, kurulmuş şirketlere ortak olmak.

(3) Başkanlık, 6114 sayılı Kanun, bu Bölüm ve diğer mevzuatla verilen görev ve yetkilerini kendi sorumluluğu altında, bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. Başkanlığın yürüttüğü iş ve işlemlerin yerine getirilmesinde, Başkanlık çalışanları ve görevlendirilen diğer uygulayıcı birimlere sınav görevlendirmeleri, sınav sorularının oluşturulması, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme yöntem ve süreçlerinin seçimi ve uygulanmasında hiçbir organ, makam, merci veya kişi tarafından talimat verilemez.” 9.3. “Başkan, Başkan yardımcıları ve Yönetim Kurulu “ başlıklı 348 inci maddesinde; “…(6) Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır: a) Sınav sorularının hazırlanması veya sınavların yapılması için gerekli ilkeleri belirlemek. b) Sınavların yürütülmesinde gerekli kılavuz, açıklama ve belgeleri onaylamak. c) Yükseköğretim Kurulunun öngördüğü sınavları aksatmayacak biçimde diğer kurumlardan gelen talepleri karşılamak üzere, Başkanlığın yıllık iş programını oluşturmak. ç) Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme faaliyetlerine yönelik olarak adaylardan veya kurumlardan alınacak hizmet bedellerini ve bedel alınmayacak hizmetleri, kişi, kurum ve kuruluş itibarıyla tespit etmek. d) Gerekli hâllerde sınavların kısmen veya tamamen iptaline, ertelenmesine, adayların eşdeğer sınavlara alınmasına veya aday işlemlerinin geçersiz sayılmasına ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılmasına karar vermek. e) Sınav koordinatörlükleri ile buralarda görevlendirilenlerin görevlerini belirlemek. f) Cumhurbaşkanına sunulmak üzere, doğrudan merkeze bağlı olarak kurulacak temsilciliklerin yeri ve sayısı hakkında kararlar almak. g) Başkanlığın görev alanına giren diğer konular arasından Başkan tarafından gündeme alınanları görüşüp karara bağlamak. ğ)

Başkanlığın sınav faaliyetleri ile ilgili olarak kuracağı veya iştirak edeceği şirketler için

Cumhurbaşkanına teklifte bulunmak.”

9.4. “Kurumun gelirleri” başlıklı 351 inci maddesinde; “(1) ÖSYM’nin gelirleri şunlardır:

a) Yurt içi ve yurt dışı sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme hizmetleri karşılığında alınacak ücretler. b) Yayın ve telif haklarından alınan ücretler. c) Genel bütçeden yapılacak yardımlar. ç) Başkanlığa yapılacak her türlü bağış, yardım ve vasiyetler. d) Başkanlık gelirlerinin değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler. e) Diğer gelirler.”

10. 03/03/2011 Tarihli ve 6114 Sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri

Hakkında Kanun’un;

10.1. “Temel İlkeler ” başlıklı 7 nci maddesinde; “ (1) Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, güvenilirlik, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde ve adaylara fırsat eşitliği sağlayacak biçimde yapılır…

(5) Sınavlarla ilgili her türlü açıklama, başvuru ve sınav sonuçlarının adaylara duyurulması, Başkanlığın internet sayfasında yapılır. İnternet sayfasındaki duyurular adaylara tebliğ hükmündedir.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, başvuran geliri olmayan bir öğrenci olarak ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınav başvuru ücretini karşılamakta zorlandığını ifade ederek sınav başvuru ücretlerinin indirilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

13. 2 numaralı paragrafta yer verildiği üzere ÖSYM, her yıl gerçekleştirilen yaklaşık 50 sınava

10.000.000 adayın girdiği ve 1.300.000 sınav görevlisi ile sınavların gerçekleştirildiği,

sınavlara ilişkin her türlü harcamanın, yatırım harcamaları, maaş ve sosyal güvenlik giderleri dâhil ÖSYM Başkanlığı personel giderlerinin, elektrik, ısınma, su, ulaştırma, hizmet/mal alımları dâhil Başkanlıklarınca yapılan her türlü kurumsal giderlerin adaylardan tahsil edilen sınav ücretlerinden karşılandığı ve merkezi bütçeden herhangi bir ödenek ayrılmadığı, öte yandan Başkanlıklarınca uygulanan sınavlarda toplam aday sayısının %60’ını oluşturan

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın sınav ücretlerinin 4 yıldır artırılmadığı, diğer sınav ücretlerine de ortalama %15 civarında artış yapıldığı, sınav başvuru ücretlerinin, gider kalemlerinin; piyasa fiyatları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan veriler ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan yeniden değerleme oranları da dikkate alınarak değerlendirilmesi sonucu ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından belirlendiği, ayrıca ÖSYM Başkanlığının KDV mükellefi olması sebebiyle adaylardan alınan sınav başvuru ücretlerine %18 KDV dâhil olup, adaylardan tahsil edilen sınav ücretlerinin azaltılması amacıyla KDV muafiyetine ilişkin mevzuat değişikliği taleplerinin de olumsuz neticelendiği, adaylara sınavlarda sadece hak ettiğinin verilmesi, haksız kazanımların önüne geçilmesi için her türlü güvenlik tedbirinin alınması kapsamında pek çok tedbirin alındığı ve büyük bir özveri ile çalışıldığı, ancak Türkiye genelinde büyük bir organizasyonu sorunsuz bir şekilde yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu finansmanı sadece adaylardan toplanan başvuru hizmet bedelleri ile sağlayan ÖSYM Başkanlığının sınırlı kaynaklarla bu işi yürütmekte olduğu, aday başvuru ücretlerinden yapılacak olası indirimlerin sınav güvenliği, görevli seçimi, soru oluşturma, bilişim teknolojileri kapsamında tasarrufu gerektireceği ki bu durumun, sınavların sıhhatini ciddi anlamda olumsuz etkileyeceğini belirtmiştir.

14. ÖSYM Başkanlığı’nın Kurumumuza gönderdiği cevabi yazıdan ve ilgili mevzuatın incelenmesinden; 15/07/2018 tarihli 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ nin; 347. maddesi gereğince Yükseköğretim Kurulu kararlarına, ilgili mevzuat hükümlerine istinaden başta yükseköğretim kurumlarında lisans, lisansüstü öğrenim görecek adayların puan sıralamasına göre tespiti, yerleştirilmesi ile yükseköğretim kurumlarında atama, yükselmelerde esas alınan sınavlar olmak üzere ulusal ve uluslararası her türlü bilim, yetenek, yabancı dil sınavları ile gerektiğinde yerleştirme işlemlerini yapmaya, yine, 6114 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatla verilen görevleri yerine getirmekle yetkilendirilmiş kamu tüzel kişiliğine, idari ve mali özerkliğe sahip, özel bütçeli bir kamu kurumu olan ÖSYM Başkanlığının, 4 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 347. maddesinin ikinci fıkrasında “Sınav, ölçme, değerlendirme, yerleştirme, araştırma ve diğer hizmet bedellerini belirlemek”; 348. maddesinin altıncı fıkrasında Yönetim Kurulunun, “Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme faaliyetlerine yönelik olarak adaylardan veya kurumlardan alınacak hizmet bedellerini ve bedel alınmayacak hizmetleri, kişi, kurum ve kuruluş itibarıyla tespit etmek” hususlarında yetkili olduğu, bu kapsamda ÖSYM Başkanlığı’nın mezkur Kanun ve Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin verdiği yetkiyle yurt içinde ve yurt dışında senede yaklaşık 50 sınav yapmakta olduğu, 4. Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ÖSYM Başkanlığı’nın gelirlerini düzenleyen 351 inci maddesinde; ÖSYM’nin gelirlerinin: a) Yurt içi ve yurt dışı sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme hizmetleri karşılığında alınacak ücretler. b) Yayın ve telif haklarından alınan ücretler. c) Genel bütçeden yapılacak yardımlar. ç) Başkanlığa yapılacak her türlü bağış, yardım ve vasiyetler. d) Başkanlık gelirlerinin değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler. e) Diğer gelirler, olduğu görülmektedir.

15. T.C. Anayasasının; “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye

Cumhuriyetinin sosyal bir hukuk Devleti olduğu, “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde, ‘Herkesin ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, … Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde bu ilkelere uygun davranmasının gerektiği, “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci maddesinde kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağının düzenlendiği görülmektedir.

16. T.C. Anayasası’nın 42 nci maddesinde yer verilen “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi”; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 26’ncı maddesi, 30’uncu maddesi ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokol’ün 2 nci maddesinde, herkesin eğitim hakkına sahip olduğu, kimsenin bu haktan yoksun bırakılamayacağının düzenlendiği, bu anlamda ulusal ve uluslararası düzenlemelerde yer verilen eğitim hakkının kapsamı konusunda somut olayla ilgili en önemli unsurun; devletin “eğitim hakkından yoksun bırakmama” yükümlülüğü olduğu, devletin herkese “belirli bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişim hakkı” nı sağlamakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.

17. Keza Anayasa Mahkemesinin 21/01/2015 tarihli ve E.2013/9660 sayılı Kararında “…

önlemin temelini oluşturan meşru amaç karşısında, bireye düşen fedakârlığın ağırlığının göz önünde bulundurulması ve gözetilen genel yararın gerekleri ile bireyin temel hakkının korunması arasında adil bir dengenin kurulup kurulmadığının belirlenmesi zorunludur.

Anayasa’nın 13. Maddesi vasıtasıyla bu denge Anayasa’da yer alan tüm temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması hususunda geçerlidir… Sınırlamada öngörülen meşru amaç ile sınırlandırma aracı arasında orantısızlık bulunmamalı, sınırlandırma ile ulaşılabilecek genel yarar ile temel hak ve özgürlüğü sınırlandırılan bireyin kaybı arasında adil bir denge kurulmasına özen gösterilmelidir.” denilmektedir.

18. Ayrıca, ülkemiz, Anayasada ifade bulduğu üzere, sosyal devlet ilkesini benimsemiştir.

Sosyal devlet olma vatandaşlara bazı sosyal haklar tanıyarak bu haklardan yararlanmada eşit bir konuma sahip olmayı garanti eder. Kuşkusuz anlaşılması gereken eşitlik, özdeş konumda olanların aynı haklara tabi olması olarak ifade edilebilen nisbi eşitlik olmalıdır. Yine

Anayasamızda ve kabul ettiğimiz uluslararası sözleşmelerde yer bulan ‘eğitim hakkı’, fırsatlarda yaratılacak eşitlikle anlamlı olacaktır.

19. ÖSYM Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen bazı sınavların son iki yıldaki başvuru ücretlerine bakıldığında DGS’nin 2018 yılındaki başvuru ücreti 100 TL iken bu tutarın 2019 yılında 120 TL’ye çıkarıldığı, aynı şekilde YDS’nin 2018 yılındaki başvuru ücreti 100 TL iken bu tutarın 2019 yılında 120 TL’ye çıkarıldığı, 2018 yılında 60 TL olan KPSS’nin oturumlarından her bir oturum için başvuru ücretinin 60 TL den 75 TL’ ye çıkarıldığı KPSS

Alan Bilgisi Testinin başvuru ücretinin 40 TL den 50 TL’ye Öğretmenlik Alan Bilgisi Testinin (ÖABT) ise 60 TL den 75 TL’ye çıkarıldığı adı geçen sınavların sınav kılavuzlarının incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu kapsamda söz konusu sınavların başvuru ücretlerinde yüzde yirmi düzeyinde artış meydana geldiği görülmektedir.

20. Söz konusu İdare her ne kadar sınav başvuru ücretlerinin, tüm gider kalemlerinin; piyasa fiyatları, TÜİK tarafından yayımlanan veriler ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi

Başkanlığı tarafından yayımlanan yeniden değerleme oranları (bu oran 31/12/2018 tarihli

30642 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazetede % 23,73 olarak belirlenmiştir) da dikkate alınarak

değerlendirilmesi sonucu belirlendiğini ifade etmiş olsa da; eğitim ve öğretimlerine devam etmek yahut meslek sahibi olmak isteyen kesimlerin bu tutarları ödemekte güçlük çektiği

Kurumumuza yapılan çok sayıdaki başvurudan anlaşılmakta ve önümüzdeki yıllarda ÖSYM

Başkanlığı tarafından gerçekleştirilecek sınavlarda sınav başvuru ücretlerinin makul bir düzeye çekilmesinin sınav hizmetlerinden faydalananların genel bir beklentisi haline geldiği görülmektedir.

21. Günümüzde eğitim hakkının bir uzantısı görünümünde olan sınavlar ve sınav süreçleri

ÖSYM Başkanlığı tarafından yerine getirilen bir kamu hizmeti olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tüm kamu hizmetlerinde olduğu gibi ÖSYM Başkanlığı tarafından sunulan sınav hizmetlerinin yürütülmesinde de hizmetin yürütülmesi ile temel hak ve özgürlüklerin kullanılması arasında adil bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir. Somut olayımızda İdarenin tek gelir kaynağının sınav başvuru ücretleri olduğunu ifade ederek ekonomik dezavantajlı bazı kesimlerin sınavlarına girmesini kolaylaştıracak mali kolaylıklar tanımıyor oluşu adalete ve hakkaniyete uygun düşmemektedir. Nitekim adalet denildiğinde, doğrudan doğruya tüm ilkelere ve kurallara hâkim olması beklenen en yüksek moral (ahlaki) düşünce kastedilir. Buna karşın hakkaniyet bazı durumların ve şartların önceden bilinip belirlenememesinin doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının eksik veya esnek bıraktığı durumlarda etkisini gösteren belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini sağlayan ilkedir. Özetle, hakkaniyet, somut olayların özelliklerine uygun düşen çözüm yollarına ilişkin en yüksek moral temeldir.

22. Bu bağlamda ilgili idarenin ekonomik dezavantajlı kesimler için sınav başvuru ücretlerinde indirime gitmemesi vicdanları rahatlatmada da yetersiz kalmaktadır. Bugün 12 milyon 971 bin 1 396’lık genç nüfusuyla ülkemiz tüm dünyada en fazla genç nüfusu sahip ülkelerden biridir.

Hatta Avrupa’nın en genç ülkesi olan Türkiye, 13 milyona ulaşan genç nüfusuyla Belçika, Yunanistan, İsveç, Macaristan gibi Avrupa Birliği (AB) üyesi 20 ülkenin nüfusunu geride bırakmıştır. Tüm dünyada kabul edildiği üzere genç nüfusa sahip olmak ülkeleri güçlü kılan en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Bu gücü kullanmak ise ancak gençlerin önünü açacak düzenlemeler ile mümkün olabilmektedir. Bu bakımdan en temel düzeyde eğitim almak yahut iş sahibi olmak için sınavlara girmek isteyen gençlerin ekonomik düzeylerine göre yüksek kalan bariyerlerle karşılaşmaları gelecek kaygılarını arttırdığı gibi eğitim öğretim hakkına ulaşma ve kamu hizmetlerine girme gibi temek hak ve özgürlüklerin kullanılması ile hizmetin yürütülmesi arasında kurulmak istenen dengenin güçlü durumdaki idare lehine bozulduğunu gösterme gelmekte olup; devletin güçlü yanı olan genç nüfus potansiyelinin kaybı sonucunu doğuracağından aslında ülkenin menfaatlerinin de zedeleneceği anlamına gelmektedir.

23. Sınav hizmetlerinde tekel durumunda olan ÖSYM tarafından gerçekleştirilen hizmetlerin eğitim öğretim hakkına ulaşmada çok mühim olduğu ve eğitim öğretim hizmetinin ülkemizde bir kamu hizmeti olduğu dikkate alındığında, Anayasamızda yer bulan sosyal devlet ilkesi ve eşitlik ilkesine uygun biçimde öğrencilerin eğitim öğretim hizmetlerine ulaşmada fırsat eşitliğinin sağlanması bakımından bazı gruplara imtiyazlı sağlamasının, imtiyazlığı sağladığı gruplar arasına düşük gelir düzeyindeki öğrencileri ve işsizleri de dâhil etmesinin anlamlı olacağı değerlendirilmiştir. Daha açık bir ifadeyle, herhangi bir geliri olmayanlar ve öğrenci olanlar için eğitim öğretim hakkına ulaşılmasını engelleyen maddi yetersizliklerin tolere edilmesi amacıyla bu gruptakilerin sınav başvuru ücretlerinde indirime gidilmesinde kamu yararı olduğu değerlendirilmiştir.

1

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Haber Bülteni İstatistiklerle Gençlik, 2018 24. ÖSYM Başkanlığı tarafından gerçekleştirilecek kapsamlı bir çalışma ile dezavantajlı kesimlere tanınan bazı hak ve ayrıcalıklardan işsizlerin ve öğrencilerin de yararlandırılmasının değerlendirilebileceği, bu yönde yapılacak bir düzenleme ile sosyal devlet ilkesinin etkin bir şekilde işletilebileceği, nispi eşitlik ilkesinin bir gereği olarak yapılacak indirimlerin

Anayasanın eşitlik ilkesine de ayrı düşmeyeceği, bilakis fırsat eşitliğine fayda sağlayarak söz konusu kesimlerin eğitim-öğretim hakkının da önünü açacağı değerlendirilmiştir.

25. Kurumumuzca yapılan değerlendirilme neticesinde; ÖSYM Başkanlığı her ne kadar mevzuata uygun bir biçimde işlem yaparak hizmetin kaliteli ve etkin bir şekilde işlemesi için tek gelir kaynağı niteliğinde olan sınav ücretlerini belirliyor ve istisna tuttuğu gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları dışında herkesten sınav başvuru ücreti alıyor olsa da, Başkanlığın henüz işsiz olan gençlere ve öğrencilere başvuru ücretlerine ilişkin çeşitli indirimler tanıyacak bir düzenlemeye gitmemesinin hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında

Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuran ile ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarenin başvurana verdiği cevaplarda karara karşı başvuru yolunu göstermediği, bu nedenle iyi yönetim ilkeleri arasında yer alan “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, ÖSYM Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen sınavlarda sınav başvuru ücretlerinin makul bir düzeye çekilmesi için gereken adımların atılması ve sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak işsiz gençlere ve öğrencilere başvuru ücretlerinde indirim tanıyacak bir düzenleme yapılması hususunda Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ÖSYM’ce bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ

BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi