|
ÖZET: Bu karar, otizmli öğrencilerin yaz okulu ve destek eğitimi uygulamalarına erişiminde yaşanan sorunları ele almaktadır. Başvuran dernek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaz okulu programının otizmli öğrencilere yönelik yeterli bilgilendirme yapmadığını ve bu öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun eğitim fırsatlarının sağlanmadığını iddia etmiştir. Özellikle, yaz okullarının yalnızca matematik ve yabancı dil derslerinde açılması, otizmli öğrencilerin çoğunun yabancı dil dersinden muaf tutulması ve bireyselleştirilmiş eğitim programı gereği matematik derslerinin yeterince desteklenmemesi gibi durumlar, bu öğrencilerin eğitim haklarının ihlal edildiğini ortaya koymaktadır.
Danıştay, bu bağlamda, özel gereksinimli çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması için gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılması gerektiğine vurgu yapmıştır. Ayrıca, kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim gören öğrencilerin yaz okulu ve destek eğitimi uygulamalarına erişiminde fırsat eşitliğinin sağlanması için ayrıştırılmış verilerin koordineli bir şekilde tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, otizmli öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin hayata geçirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/6988-S.23.11428
BAŞVURU NO : 2022/18215
KARAR TARİHİ : 07/06/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Otizmli öğrencilere fırsat eşitliği temelinde verilmesi gereken yaz okulu ve destek eğitimi uygulamalarının incelenerek çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 09/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza otizmli bireylerin haklarının korunması ve desteklenmesi amacıyla faaliyet gösteren Derneği tarafından yapılan başvuruda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 04/07/2022 tarihinde yaz okulları programının başlatıldığı, programın amacının, COVİD-19 pandemi sürecindeki öğrenme kayıplarının telafi edilmesi ve öğrencilerin desteklenerek eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması olarak açıklandığı; ancak Bakanlık tarafından ülkenin her noktasında talep olması durmunda ücretsiz bir şekilde yaz okullarına erişimin sağlanacağı açıklanmış ise de otizmli öğrenci velilerinin yaz okulu açılan okullar ve yaz okulu hakkında bilgilendirilmedikleri; ayrıca, yaz okulllarının sadece matematik ve yabancı dil branşlarında açıldığı; halbuki otizmli öğencilerin zaten çoğunluğunun yabancı dil dersinden muaf tutulduğu; istisnalar dışında otizmli öğrencilerin matematik derslerini bireyselleştirilmiş eğitim programı üzerinden aldıkları; Mart 2020 yılından itibaren artan öğrenme kayıpları nedeniyle otizmli öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun olarak matematik öğrenmelerine dair yaz kurslarında da herhangi bir tedbir alınmadığı; dolayısıyla otizmli öğrencilerin yaz okulu kapsamı dışında kaldıkları iddia edilmekte ve özel gereksinimli çocuklara ilişkin olarak fırsat eşitliği temelinde verilmesi gereken yaz okulu ve destek eğitimi uygulamalarının incelenerek çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması talebinde bulunulmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Söz konusu başvuru hakkında Kurumumuzun 27/02/2023 tarihli ve sayılı yazı ile Milli
Eğitim Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri
Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin 17/03/2023 tarih ve – – sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1.Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini öncelikle kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla akranlarıyla birlikte aynı sınıfta tam zamanlı veya özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak sürdürmelerinin esas olduğu; bununla birlikte bu bireylerin gelişim alanlarındaki özellikleri, eğitim ihtiyaçları ile yeterlikleri doğrultusunda hizmet sunulmak üzere özel eğitim okulları da açıldığı, zorunlu öğrenim çağındaki özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden sağlık problemi nedeniyle örgün eğitim kurumlarından yararlanamayan öğrencilere evde eğitim hizmeti veya hastane sınıflarında eğitim hizmeti verildiği, özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin özel eğitim okullarının pansiyonlarında barınma ihtiyaçlarının karşılandığı ve maddî yönden desteklenmesinin sağlandığı; resmî özel eğitim okulları ile özel eğitim sınıflarına kayıtlı olan öğrenciler ile yaygın eğitim hizmetinden yararlanan özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin evlerinden okul ve kurumlara; okul ve kurumlardan evlerine ücretsiz olarak taşındıkları, resmî özel eğitim okullarına devam eden öğrenciler ile ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine taşıma yoluyla eğitim kapsamında öğle yemeği verilen okullarda açılan özel eğitim sınıflarında eğitim gören öğrenciler için öğlen yemeklerinin ücretsiz olarak temin edildiği, ders kitapları ile yetersizlik alanlarında ihtiyaç duydukları yardımcı araç gereçlerin bir kısmının ücretsiz olarak dağıtımının yapıldığı,
2.2. Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla akranlarıyla birlikte aynı sınıfta eğitimlerini sürdüren özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için eğitim kurumlarında destek eğitim odalarının açıldığı ve bu öğrencilerin eğitim hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanmalarının amaçlandığı; söz konusu dersliklerde eğitimin daha nitelikli ve verimli olarak sunulabilmesi için destek eğitim odalarının fiziki ortamları ile materyal ve donatım malzemelerine ilişkin standartlarının oluşturulması amacıyla yürütülen çalışmalaın tamamlandığı; destek eğitim odalarının belirlenen standartlar doğrultusunda donatımının sağlanmasına yönelik çalışmalara devam edildiği; ayrıca yarı zamanlı kaynaştırma uygulamaları kapsamında hizmet sunulan özel eğitim sınıflarının fiziki ortamları ile materyal ve donatım malzemelerine ilişkin standartlarda oluşturulmuş olup mevcut özel eğitim sınıflarının bu standartlara uygun hale getirilmesine ilişkin çalışmalara devam edildiği,
2.3. Yaz tatili döneminde “Okullarda Yaz Etkinlikleri Kursu” ve Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) kapsamında yaz okulu açılması yanında yaygın eğitim programları da açılarak özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin akademik, fiziksel, sosyal-duygusal, dil gelişimlerinin sosyal, kültürel ve sportif eğitim faaliyetleri ile çok yönlü olarak desteklenmesinin amaçlandığı, yaz dönemi yapılan eğitim faaliyetleri ile özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin farklı alanlarda bilgi, beceri, deneyim kazanmaları ve sosyalleşmelerinin sağlanmasının amaçlandığı; bu amaç doğrultusunda okul öncesi dönemden
başlayıp tüm tür ve kademelerde öğrenimlerine devam eden özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için hayat boyu öğrenme kapsamında kurs programları hazırlanmış olup e-yaygın sistemine tanımlandığı,
2.4. Bakanlığa bağlı okullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlere yönelik BEP hazırlama, uygulama ve izleme süreçlerine katkı sağlaması amacıyla “Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Tüm Öğretmenler
İçin Yol Haritası Kılavuzu”nun hazırlandığı, Bakanlığa bağlı okullarda görev yapan öğretmenler ile okul yöneticilerine yönelik “Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) Hazırlama Semineri” çerçeve programı hazırlandığı; ayrıca söz konusu seminer programı kapsamında video hazırlanarak söz konusu seminerin Bakanlığa bağlı okullarda görev yapan tüm yönetici ve öğretmenlerin hizmetine sunulduğu; Özel Çocuklara Özel Materyaller Projesi kapsamında, 2018 yılından itibaren özel eğitim okullarına ve sınıflarına öğrencilerin yetersizlikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda materyal setlerinin ulaştırıldığı; 2018 yılından itibaren 11.100 sınıfa 400.000 materyalin öğrencilere ulaştırıldığı; kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla ve özel eğitim sınıfı/okulunda eğitim gören okul öncesi dönemdeki özel eğitim öğrencilere yönelik olarak toplamda 5 ciltten oluşan Okul Öncesi Etkinlikleri Seti hazırlandığoı; Bilişsel Gelişim, Dil Gelişimi, Sosyal-Duygusal Gelişim, Uyumsal Beceriler ve Motor Beceriler alanlarında toplam 160 etkinlik bulunduğu;
2.5. Aralık 2021’den Eylül 2022’ye kadar özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İletişim Becerileri dersleri kapsamında ve özel yetenekli öğrenciler için aylık olarak yardımcı kaynak destek paketlerinin hazırlandığı bu kapsamda 21800 etkinliğin yayımlandığı; hazırlanan etkinliklerin; boşluk doldurma, benzerlik ve farklılıkları bulma, eşleme, anlama ve anlatma tekniklerini içerdiği, bu çalışma ile öğrencilerin öğrendikleri konuları pekiştirmelerinin amaçlandığı;
2.6. Otizm spektrum bozukluğu bulunan öğrencilerin verimli zaman geçirmelerine katkıda bulunmak, onların zihinsel yeteneklerini geliştirmek amacıyla bir etkinlik kitabının hazırlandığı, etkinlik kitabının görsel algı ve dikkat geliştirme olmak üzere iki bölümden oluştuğu; görsel algı kısmında, bu öğrencilerin eğitiminde öğretmenlerin temel unsur olarak ele aldığı kavrama, yorumlama, anlama yeteneğini pekiştirici etkinliklere yer verildiği, işitme yetersizliği olan öğrenciler için 5 kitaptan oluşan “ İşitme
Engelli Öğrenciler İçin Okuma Yazma Öğreniyorum” setinin tamamlandığı ve dijital olarak yayınlandığı; özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için çocuklar için farklılıklarla bir bütün oluşturan, birlikte yaşamanın en güzel örneklerini sunan “Özel Sokağın Çocukları” hikaye setinin hazırlandığı; Özel Sokağın Çocukları; tüm çocukları birbirinden eğlenceli maceralara atılmaya, farklılıklara saygı duymaya, hayata bir de özel çocukların penceresinden bakmaya davet ettiği; dostluğun, yardımlaşmanın, dayanışmanın, hoşgörünün, sevgi ve saygının işlendiği “Özel Sokağın Çocukları” adlı zenginleştirilmiş hikâye setinin; beş kitap, 5 animasyon ve 5 şarkıdan oluştuğu; özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin eğitim kalitelerinin arttırılması yoluyla toplumsal yaşama katılımlarını artırmak, öğrencileri toplumda kendine yeten bağımsız bireyler haline gelmesini desteklemek, onların akademik ve bilişsel becerilerini geliştirmek, öğretmelerin sınıfta kullandığı eğitim-öğretim materyallerini çeşitlendirmek amacıyla hazırlanan GEDEX Etkileşimli Dijital Özel Eğitim Uygulamasının öğrencilere ücretsiz olarak ulaştırıldığı,
2.7. Temmuz 2020 ayı içerisinde işitme, görme ve zihin grubu öğrencilerine yönelik kültür ve spor becerilerini içeren etkinlikleri içeren Hazır mısın? programının senaryo ve içeriklerinin öğretmenler tarafından oluşturulduğu ve video çekimlerinin profesyonel olarak yapıldığı ve yaz tatili boyunca TRT
EBA TV’de yayınlandığı;
2.8. OECD tarafından diğer ülkelere örnek gösterilen, tüm özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere zengin içerikler sunan Özelim Eğitimdeyim Mobil Uygulamasının geliştirildiği; uygulamanın, pandemi süreci boyunca yaklaşık 30 milyon kez ziyaret edildiği,
2.9. TRT EBA TV İlkokul ve Ortaokul kanallarında Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi, Fen Bilimleri ve
Sosyal Bilgiler dersleri ile birlikte kavram öğretimi, beceri öğretimi videoları, aile bilgilendirme oturumları kapsamında toplam 1.000 özel eğitim içeriğinin hazırlandığı; söz konusu yayınların öğrencilere, velilerine ve öğretmenlerine ulaştırıldığı,
2.10. Kaynaştırma/Bütünleştirme yoluyla eğitim gören öğrenciler için matematik dersi, hayat bilgisi dersi, fen bilgisi dersi, Türkçe dersi, sosyal bilgiler dersi, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi kazanımlarıyla ilgili toplam 8000 sayfa, 33 kitaptan oluşan bir setin hazırlandığı; setin içinde yer alan Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi ve Fen Bilgisi derslerinin yayınlandığı, Sosyal Bilgiler ile Din Kültürü ve
Ahlak Bilgisi derslerinin yayınlanacağı,
2.11. Orta ve ağır düzeyde zihinsel engeli ve otizmi olan öğrencilerin devam ettiği özel eğitim uygulama okullarında kullanılmak üzere Matematik, Okuma Yazma, Türkçe, Hayat Bilgisi, Günlük Yaşam
Becerileri, İletişim Becerileri, Sosyal Beceriler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Beslenme, Sağlık ve
Güvenlik, Görsel Sanatlar ve El Becerileri ile Spor ve Fiziki Etkinlikler derslerinin her biri için ders kitapları ve öğretmen kılavuz kitaplarının hazırlandığı,
2.12. Yaz döneminde açılan kurslardan başta otizmi olan öğrenciler olmak üzere tüm öğrencilerin faydalanmasına yönelik Bakanlık tarafından çalışmaların yürütüldüğü; bu kapsamda okul öncesi dönemden başlayıp tüm tür ve kademelerde öğrenimlerine devam eden özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için hayat boyu öğrenme kapsamında kurs programlarının hazırlandığı ve e-Yaygın sistemine tanımlandığı; söz konusu eğitimlerin Türkiye genelinde verildiği, ayrıca özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin yaz kurslarına ücretsiz taşınmasına yönelik mevzuat düzenlenmesinin yapıldığı,
2.13. Halk eğitim merkezlerince açılan kurs ve etkinlikler ile başvuru yöntemleri hakkında Türkiye genelindeki otizmli öğrencilerin ve velilerin hangi yöntemlerle ne zaman bilgilendirildiği ve ilgi kurslardan haberdar olup faydalanabilen otizm tanılı öğrenci sayısının eğitim tür ve kademesi hakkındaki her türlü bilgi ve istatistiki veriler ile ilgili eğitim faaliyetlerinin Türkiye genelinde
Valiliklerce yürütüldüğü; Valiliklerce Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürlükleri ile Özel Eğitim ve
Rehberlik Hizmetleri Şube Müdürlüklerinin koordinesinde öncelikle özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin/velilerinin talepleri doğrultusunda açılabilecek kurs programlarının belirlendiği; kurslara başvuru taleplerinin alındığı, kursların açılacağı halk eğitimi merkezlerinin ya da kurs merkezi olarak hizmet verebilecek özel eğitim okullarının tespit edildiği ve bu yaygın eğitim kurslarının açıldığı,
2.14. Özel Eğitim İhtiyacı Olan Bireyler İçin Yaygın Eğitim Kurs Programları Açılmasına yönelik Özel
Eğitim ve Rehberlik hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 21.06.2022 tarihli ve E-73911930-135.03-
52409281 sayılı yazısının valiliklere duyurulduğu; Okul Yaz Etkinlikleri Kursu açılmasının Hayat Boyu
Öğrenme Genel Müdürlüğünün 15.06.2022 tarihli ve E-74908354-101.04-51904881 sayılı yazısı ile valiliklere duyurulduğu; ilgili eğitim faaliyetlerinin Türkiye genelinde Valiliklerce yürütüldüğü, özel eğitime ihtiyacı olan bireylere yönelik açılan kurslarda kursiyer sayısının aranmadığı; bir kişiyle kursların açılabildiği; kurslarda alan öğretmeni ile birlikte özel eğitimi öğretmenlerinin de görev aldığı,
2.15. Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitime devamını sağlamak, yeteneklerini üst seviyeye çıkarmak ve topluma uyumlarını artırmak; temel öz bakım, bağımsız yaşam ve mesleki becerilerini geliştirmek amacıyla halihazırda 736 yaygın eğitim kurs programının hazırlandığı ve uygulandığı; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin istemeleri hâlinde bütün yaygın eğitim kurs programlarından faydalanabildikleri, ayrıca, e-Yaygın sistemi üzerinden 01.06.2022-31.08.2022 tarihleri arasında Orta ve Ağır Düzeyde Otizmi olan birey ve Hafif Düzeyde Otizmi Olan bireylerin kayıt olduğu 247 adet yaygın eğitim kursu açıldığının ifade edildiği,
2.16. Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla öğrenim gören özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere sistemli ve daha nitelikli eğitim hizmetleri sunabilmek ve kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarının yapıldığı okullardaki öğrenciler, öğretmenler, aileler ve ilgili paydaşların artan ihtiyaçları ve çeşitlenen taleplerinin karşılanması amacıyla “Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitim
Uygulamaları Ulusal Eylem Planı (2022-2026)”nın hazırlandığı; okul yöneticileri ve öğretmenlerin özel eğitim alanına ilişkin bilgi ve becerilerinin artırılması amacıyla hizmetiçi eğitim faaliyetleri ve çalıştayların düzenlendiği; diğer yandan, zorunlu öğrenim çağında olan, öğrenimi tamamlamış ya da öğrenim çağı dışına çıkmış özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin hayat boyu öğrenme kurslarına katılımı, öğrenimlerinin kesintiye uğramaksızın devam etmesi amacıyla sadece özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin faydalanabileceği halk eğitimi merkezlerinin oluşturulması veya halk eğitimi merkezlerine ek bina tahsis edilmesi çalışmaları devam etmektedir. Bu minvalde Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde öncelikli olarak özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin faydalanacağı “özel yürekler” adıyla bağımsız halk eğitimi merkezlerinin açıldığı; diğer 78 ilde ise halk eğitimi merkezlerine ek binaların tahsis edildiği; eğitimde Türkiye Yüzyılı belgesi kapsamında 2023 yılında her ilçede öncelikli olarak, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin faydalanması için halk eğitimi merkezlerine ek bina tahsis edilmesinin hedeflendiği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
4.2. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci maddesinde; Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.
4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”
5.Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin:
5.1. 2’nci maddesinde düzenlenen, Sözleşmede yazılı olan hakların tanınmasında, etnik köken, toplumsal cinsiyet, din, sakatlık durumu, düşünce veya söylemler, ailevi durumlar her ne olursa olsun ayrım gözetilmeyeceği, 5.2. 4’üncü maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alacağı, 5.3. 6’ncı maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı göstereceği, 5.4. 23’üncü maddesinde düzenlenen, engelli çocukların, saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşam sürmeleri için gereken azami çabayı göstereceği, 5.5. 28’nci maddesinde düzenlenen, çocuğun eğitim hakkının fırsat eşitliği temelinde sağlanması taahhütleri ile ilgili olduğu; dolayısıyla, eğitim hizmetlerinin sunumunda çocukların her türlü ayrımcılığa karşı korunması için alınması gereken bütün önlemlerde çocuğun/çocukların üstün yararının gözetileceği,
6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun: “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 15 inci maddesinde düzenlenen; hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim almasının engellenemeyeceği, engellilerin, özel durumlarının ve farklılıklarının dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, hayat boyu eğitim imkânından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılacağı, 8. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “Şikâyet Hakkı” başlıklı 7 nci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarına karşı, Kanun ve bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişiler Kuruma şikâyet başvurusunda bulunabilir. Ancak, şikâyetin insan hakları, temel hak ve özgürlükler, kadın hakları, çocuk hakları ve kamuyu ilgilendiren genel konulara yönelik olması hâlinde menfaat ihlali aranmaz.” hükümleri yer almaktadır.
9. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin;
9.1. Amaç başlıklı 1’inci maddesinde; Bu Yönetmeliğin amacı; Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim haklarından yararlanmalarını sağlamaya yönelik usul ve esasları düzenlemektir.
9.2. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (g) bendinde; Bireyselleştirilmiş eğitim programı: Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin takip ettikleri program esas alınarak gelişim özellikleri, eğitim ihtiyaçları ve performansları doğrultusunda hedeflenen amaçlara ulaşmaya yönelik hazırlanan ve bu bireylere verilecek destek eğitim hizmetlerini de içeren özel eğitim programını,
9.3. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (ı) bendinde; Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okuldaki diğer personele uzman personel ve gerekli araç-gereçlerle sunulan danışmanlık hizmetlerini,
9.4. Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (i) bendinde; Destek eğitim odası: Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler ile özel yetenekli öğrencilere ihtiyaç duydukları alanlarda destek eğitim hizmetleri verilmesi için düzenlenmiş ortamı,
9.5. Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (ö) bendinde; Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları: Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademede diğer bireylerle karşılıklı etkileşim içinde bulunmalarını ve eğitim amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmelerini sağlamak amacıyla bu bireylere destek eğitim hizmetleri de sunularak akranlarıyla birlikte tam zamanlı ya da özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak verilen eğitimi,
9.6. Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (t) bendinde; Özel eğitim ihtiyacı olan birey: Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireyi,
9.8. “Özel Eğitimin Temel İlkeleri” başlıklı 5’inci maddesinde; (1) Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda öğrencilere; a) Bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim hizmeti sunulması, b) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılması, c) Özel eğitim hizmetlerine erken dönemde başlanması, ç) Özel eğitim hizmetlerinin özel eğitim ihtiyacı olan bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanıp yürütülmesi,
d) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitsel performansları doğrultusunda amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitim görmelerine öncelik verilmesi, e) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini sürdürebilmeleri için kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılması, f) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için BEP geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması, g) Ailelerin, özel eğitim sürecinin her aşamasına aktif katılmalarının sağlanması, ğ) Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde üniversitelerin ilgili bölümleri ve özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde çalışılması,esastır.
9.9. “Özel eğitim hizmetlerinin amaçları” başlıklı 6’ncı maddesinde; Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri esas alınarak; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçları, yeterlilikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kapasitelerini en üst düzeyde kullanmaları, üst öğrenime, meslek hayatına ve toplumsal yaşama hazırlanmalarını amaçlar.
9.10. “İzleme” başlıklı 10’uncu maddesinde; Özel eğitim hizmetlerinin planlanması ve eğitimde sürekliliğin sağlanması amacıyla erken çocukluk döneminden itibaren eğitimin her kademesinde özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin gelişimlerinin ilgili okul ve kurumlarca takip edilerek kayıt altına alınması esastır.
9.11. “Bireyselleştirilmiş eğitim programı”, başlıklı 20’nci maddesinde; (1) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için takip edecekleri eğitim programı temel alınarak BEP hazırlanması esastır. Bu programda; a) Eğitim planında yer alan yıllık amaçlara ve kısa dönemli amaçlara, b) Sunulacak destek eğitim hizmetinin türüne, süresine ve hizmetin kimler tarafından nasıl sağlanacağına, c) Öğretim ve değerlendirmede kullanılacak yöntem ve teknikler ile öğretim materyallerine, ç) Eğitim ortamına ilişkin düzenlemelere, d) Davranış problemlerini önlemeye ya da azaltmaya yönelik tedbirler ile olumlu davranış kazandırmaya yönelik uygulanacak yöntem ve tekniklere, e) Öğrencinin kişisel bilgilerine, yer verilir.
9.12. “Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Öğrenciler, kayıtlı bulundukları okulda uygulanan eğitim programını takip ederler.
Öğrencilerin takip ettikleri programlar temel alınarak BEP hazırlanır. b) Orta öğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diploma düzenlenir. c) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için uygun ortam düzenlemeleri yapılır ve destek eğitim odası açılır. […].”
9.13. “Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimi” başlıklı 47’nci maddesinde; “(1) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için okulda BEP hazırlamak amacıyla BEP geliştirme birimi oluşturulur.
(2) BEP geliştirme birimi okul müdürü veya görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında; a) Rehberlik öğretmeni, b) Öğrencinin sınıf öğretmeni, c) Öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri,
ç) Öğrencinin velisi, d) Öğrenciden oluşur. (3) Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere, özeleğitim değerlendirme kurulundan bir üyenin BEP geliştirme birimine katılımı sağlanır. (4) Mesleki eğitim veren özel eğitim okullarında eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, izlemek ve değerlendirmek amacıyla
BEP geliştirme birimine meslek derslerini okutan bir alan öğretmeni katılır. (5) Bu birimin çalışma usul ve esasları okul yönetimince belirlenir.”
9.14. “Olağanüstü durumlarda eğitim ve öğretime ara verme, sınıf geçme ve öğrenci başarısının değerlendirilmesi” başlıklı EK 1’inci maddede; (Ek:RG-11/6/2020-31152) (1) İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet,elverişsiz hava koşulları gibi nedenlerle
Bakanlıkça veya il/ilçe hıfzıssıhha kurulunun kararına istinaden mahallimülkî idare amirince özel eğitim kurumlarının tamamında ya da bir kısmında eğitim ve öğretime ara verilebilir. (2) Eğitim ve öğretim faaliyetlerine ara verilmesi durumunda uzaktan eğitim yapılabilir. Ancak uzaktan eğitimde puanla değerlendirme yapılmaz. (3) Yüz yüze eğitim yoluyla işlenemeyen öğretim programlarına ait konular ile buna bağlı kazanımların elde edilmesine yönelik telafi eğitimine ilişkin çalışmalar, gerektiğinde hafta sonları da dâhil olmak üzere okul derece ve türlerine göre okul yönetimleri, il/ilçe millî eğitim müdürlükleri veya Bakanlıkça planlanıp yürütülür. Bu kapsamda yapılan telafi eğitimleri puanla değerlendirilmez. […].”
10. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin “İş Takvimi” başlıklı 24’üncü maddesinde; (Değişik:RG-5/9/2019-30879) […] Doğal afetler veya çeşitli nedenlerle Bakanlık, valilik ya da kaymakamlıkça alınacak tatil kararları veya engelli bireylerin kuruma gelmemesi nedeniyle yapılamayan eğitimler takip eden aylarda yapılır. Telafi eğitimleri, aynı hafta içerisinde 4 saat bireysel ve/veya 2 saat grup eğitimini; aynı ay içerisinde ise 8 saat bireysel ve/veya 4 saat grup eğitimini geçmeyecek şekilde planlanır. Telafi eğitimi en az iki haftaya dengeli olarak dağıtılabilir. Bir bireyle telafi eğitimi de dâhil aynı gün içerisinde 3 saatten fazla ders yapılmaz.”
11. “Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği”nin “Özel eğitim öğrenci/kursyerlerinin taşınması” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Özel eğitim okul/kurum/sınıfı öğrencileri ile yaygın eğitim hizmetinden yararlanan özel eğitime ihtiyacı olan bireyler (Değişik ibare:RG-23/6/2022-31875) eğitim öğretim yılı süresince ve 8’inci maddede yer alan şartlar aranmaksızın kayıtlı oldukları okul/kurum/sınıflara taşınır.”
12. Sözleşmenin genel ilkeleri, engelli çocukların haklarını destekleyici prensipler içermesi açısından yakından bağlantılıdır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi (Komite) 23’üncü madde ile ilgili 2006 tarihli 9. Genel Yorumunda, 12.1. Sözleşmenin 2’nci maddesine ilişkin olarak, taraf Devletlerden, kendi egemenlik alanlarındaki bütün çocukların Sözleşme’de yer alan bütün haklardan yararlanmasını sağlamalarını talep etmektedir.
Bu yükümlülük, taraf Devletlerin, engellilik temelindeki ayrımcılık dahil her tür ayrımcılığı önleyecek önlemler almalarını gerektirdiğini vurgulamaktadır.
12.2. Sözleşmenin 3 üncü maddesi, engelli çocuklara hizmet veren kurumlar ve diğer tesisler söz konusu olduğunda, çocuğun yüksek yararı daha da önem kazanır; çünkü, bu kurumların ve tesislerin, çocukların güvenliğini, korunmasını ve bakımını birinci planda gözeten standartlara ve yönetmeliklere uygun davranmaları ve bu alandaki mülahazaları her durumda, örneğin bütçe tahsisleri yapılırken, diğer bütün mülahazaları önüne almaları gerekir.
12.3. Sözleşmenin 23’üncü maddesine ilişkin olarak, engelli çocuklar söz konusu olduğunda, Sözleşme’nin uygulanmasındaki baş ilke olarak görülmelidir: saygınlığı, kendine güveni ve topluma aktif katılımı güvence altına alan koşullarda eksiksiz ve insana yakışır bir yaşam. Taraf Devletlerin engelli çocukların haklarının yaşama geçirilmesine yönelik olarak aldıkları önlemler bu hedefi gözetmelidir. Bu paragrafın temel mesajı, engelli çocukların topluma tümüyle katılımının kapsanması gerekliliğidir. Sözleşme’de yer alan hakların engelli çocuklar için yaşama geçirilmesi yönünde alınan önlemler, örneğin eğitim ve sağlık alanındakiler, çocukların toplumlarınca mümkün olduğu kadar kapsanmasını hedef almalıdır. 23. maddenin gerektirdiklerinin yerine getirilmesi için, taraf Devletlerin, bir eylem planı da içeren kapsamlı bir politika geliştirmeleri ve uygulamaları gerektiğini vurgulamaktadır.
12.4. Sözleşmenin 28 ve 29 uncu maddelerinde, engelli çocuklar, diğer bütün çocuklar gibi eğitim hakkına sahiptirler ve bu haklarından Sözleşme’de de belirtildiği gibi herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadan, fırsat eşitliği temelinde yararlanacaklardır. Bu amaca yönelik olarak, “çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve fizikse kapasitesinin mümkün olan en üst düzeye ulaşması için engelli çocukların eğitim imkanlarına etkili erişimlerinin sağlanması gerekmektedir. Sözleşme, okullardaki uygulamaların bu yönde değiştirilmesi ve eğitimde olumlu sonuçlar alınabilmesi için öğretmenlerin farklı beceri ve yeteneklere sahip çocuklarla ilgilenebilecek eğitimden geçmeleri gerekliliğini kabul etmektedir.
Açıklamalarına yer vermiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
13. Başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan temin edilen bilgi, belge ve değerlendirme ile diğer tespitler çerçevesinde, gerekçe bölümünde açıklandığı şekilde hazırlanan
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14. Derneği tarafından yapılan başvuruda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan yaz okulları programı hakkında otizmli öğrenci velilerinin yaz okulu açılan okullar ve yaz okulu hakkında bilgilendirilmedikleri; ayrıca, yaz okulllarının sadece matematik ve yabancı dil branşlarında açıldığı; halbuki otizmli öğencilerin zaten çoğunluğunun yabancı dil dersinden muaf tutulduğu; istisnalar dışında otizmli öğrencilerin matematik derslerini bireyselleştirilmiş eğitim programı üzerinden aldıkları;
Mart 2020 yılından itibaren artan öğrenme kayıpları nedeniyle otizmli öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun olarak matematik öğrenmelerine dair yaz kurslarında da herhangi bir tedbir alınmadığı; dolayısıyla otizmli öğrencilerin yaz okulu kapsamı dışında kaldıkları iddia edilmekte ve özel gereksinimli çocuklara ilişkin olarak fırsat eşitliği temelinde verilmesi gereken yaz okulu ve destek eğitimi uygulamalarının incelenerek çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması talebinde bulunulmaktadır.
15. Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, bizzat çocuklar tarafından veya çocukların haklarını gözeterek yetişkinler tarafından yapılan başvurularda, çocukların haklarının bütüncül olarak güvence altına alınması amaçlanmakta; bu amaçla, Çocuk Hakları Sözleşmesinin 23’üncü maddesinde düzenlenen özel geresinimli çocukların haklarının güvence altına alınmasını konu edinen başvurularla ilgili yapılacak olan araştırma ve incelemelerin, çocukların üstün yararını gözeten perspektifle, Çocuk Hakları
Sözleşmesi’nde (Sözleşme) güvence altına alınan diğer tüm haklar açısından yapılması gerekmektedir.
16. Bu bağlamda, başvuru hakkında yapılacak inceleme ve araştırma, COVİD-19 kaynaklı pandemi sonrasında tüm çocuklarla birlikte özel gereksinimli çocuklara verilmesi planlanan yaz okulu ve destek eğitimi uygulamalarının mevzuata uygun olarak fırsat eşitliği temelinde verilip verilmediği hususunun tespit edilmesi amacını taşımakla birlikte; aynı zamanda, Sözleşme’de yer alan hakların engelli çocuklar için yaşama geçirilmesi yönünde alınan eğitim hakkına ilişkin önlemlerin, çocukların toplumlarınca mümkün olduğu kadar kapsanmasını hedef alıp almadığı; 23’üncü maddenin gerektirdiklerinin yerine getirilmesi için, alınması gereken yasal, idari, bütçesel önlemlerin her koşulda her öğrenci için kapsayıcı olması göz önüne alınarak çocuklara gerekli desteğin verilip verilmediği hususlarının incelenmesi amacını da taşımaktadır.
17. Bu noktada, öncelikle belirtilmesi gerekir ki, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi tarafından
COVID-19 salgınının çocuklar üzerindeki fiziksel, duygusal ve psikolojik etkilerine ilişkin tüm devletlere yapılmış olunan çağrıda, normal şartlarda özel olarak desteklenmesi gereken kırılgan gruptaki çocukların kamu hizmetlerine erşimde yaşadıkları eşitsizliklerin daha da derinleştiği ve pandemi
nedeniyle daha fazla desteklenmeye ihtiyaç duydukları vurgusu yapılmıştır. (Bknz:
https://www.unicef.nl/files/INT_CRC_STA_9095_E.pdf, Erişim Tarihi:22/05/2023). Nitekim, özel eğitim desteğine ihtiyacı olan öğrencilerin COVID-19 salgını öncesinde karşılaştıkları nitelikli ve kapsayıcı eğitime ve destek hizmetlerine erişim sorunlarının salgın sürecinde tüm dünyada uzaktan eğitime geçilmesi nedeniyle derinleştiği anlaşılmaktadır.
18. Dolayısıyla, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından COVID-19 salgınının çocuklar üzerindeki fiziksel, duygusal ve psikolojik etkilerinin farkındalığı ile; söz konusu etkilerin azaltılması için, 11/06/2021 tarih ve E-65631228-101.99-26359669 sayılı yazı ile eğitimde fırsat adaletini sağlamak, okullar arasındaki başarı ve imkan farklılıklarını azaltmak, Covid-19 salgını sürecinde gerçekleştirilen uzaktan eğitim faaliyetlerinin sona erdiği yaz tatili döneminde çocukların fiziksel, sosyal-duygusal ve akademik gelişimlerini bilimsel, sosyal, kültürel ve sportif eğitim faaliyetleri ile desteklemek amacıyla geliştirdiği
“Telafide Ben de Varım” adlı programın usul ve esaslarını tüm Valiliklere ilettiği anlaşılmaktadır.
19. Bu kapsamda program usul ve esasları incelendiğinde, “Telafide Ben de Varım” Programı yaz uygulamasına ilişkin eğitim faaliyetlerinin, 5 Temmuz-31 Ağustos 2021 tarihleri arasında ülke genelinde
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında il millî eğitim müdürlükleri tarafından Valiliklerin koordinasyonunda gerçekleştirileceği, eğitim faaliyetlerinin gönüllük esasına göre yürütüleceği, Program İl Koordinasyon Kurulunun, ”Telafide Ben de Varım” Programı kapsamında yapılacak eğitim faaliyetleri ile ilgili iş ve işlemleri planlayıp yürüteceği; Programın uygulama süreçlerinde değişen ve gelişen şartlara, oluşan istek ve ihtiyaçlara ve iş birliklerine göre yeni planlamalar yapılabileceği, öğretmen, okul yöneticileri, veli ve öğrencilerin bireysel gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif eğitim faaliyetlerinin yapılacağı, düzenlenecek eğitim faaliyetlerinin; fiziksel, sosyal– duygusal, akademik gelişim ve özel eğitim alanı olmak üzere dört ana temaya uygun olarak planlanacağı; Valilik tarafından onaylanmış eğitim faaliyetlerinin, öğrenci, öğretmen ve velilere https://telafidebendevarim.meb.gov.tr adresinden, il/ilçe milli eğitim müdürlüğünün resmi internet sitelerinden ve sosyal medya hesaplarından duyurulacağı hususlarının belirlendiği görülmektedir.
20. Dolayısıyla, amacının, salgın sonrası uzaktan eğitim faaliyetlerinin sona erdiği yaz tatili döneminde, çocukların fiziksel, sosyal-duygusal ve akademik gelişimlerini bilimsel, sosyal, kültürel ve sportif eğitim faaliyetleri ile destekleyerek okullar ve çocuklar arasındaki fırsat eşitliğinin sağlanması olduğu anlaşılan
Programın, kapsayıcı, katılımcı, gönüllülük esasına göre hazırlanabilmesi ve yerel, bireysel ihtiyaçlara göre hazırlanarak esnek bir şekilde uygulanabilmesi için Vallilikler koordinasyonunda yürütülmesinin planlandığı ve eğitim faaliyetlerinin Bakanlık, il-ilçe milli eğitim müdürlükleri ve sosyal medya hesaplarında duyurulacağı hususlarının ayrıntılı olarak belirlendiği görülmektedir.
21. Hatta, Bakanlığın, özel eğitim desteğine ihtiyacı olan öğrencilerin COVID-19 salgını süresince karşılaştıkları nitelikli eğitime ve destek hizmetlerine erişim sorunlarını da göz önünde bulundurarak, özel gereksinimli çocukların yaz döneminde telafi eğitimine erişebilmeleri, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi amacıyla “Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği”nde 22/06/2022 tarihinde değişiklik yaparak “eğitim-öğretim dönemi” ifadesinin “eğitim-öğretim yılı sürecince” şeklinde değiştirdiği; ancak, diğer taraftan, gerek “Özel Eğitim Hizmetleri
Yönetmeliği”nde gerekse de “Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği”nde düzenlenen olağanüstü dönemlere ilişkin verilecek telafi eğitimlerine yönelik özel düzenlemelerin (kaç sat verileceği, bireysel veya grup eğitimi şeklinde kaç saat olacağı vb.) yalnızca özel eğitim kurumlarında eğitim alan özel gereksinimli çocuklara yönelik olduğu ve kaynaştırma öğrencilerini kapsamadığı anlaşılmaktadır.
22. Halbuki, Milli Eğitim Bakanlığı verileri incelendiğinde, 2020-2021 yılında özel eğitim hizmetlerinden yararlanan öğrencilerin aldıkları eğitimin türüne göre dağılımına bakıldığında, öğrencilerin %75’inin kaynaştırma yoluyla eğitim aldıkları, bu durumun da Bakanlığın “2022-2026
Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitim Uygulamaları Ulusal Eylem Planı”nda belirtilen özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin uygun eğitim ve öğrenim desteği alarak akranlarıyla aynı sınıfta ve eşit şartlarda eğitim almaları hedefi açısından memnuniyet verici olduğu, ancak, bütünleştirme politikasının gerçek anlamda hayat bulabilmesi için özel gereksinimli çocukların gereksinim duyduğu hizmetlerin ve fiziksel koşulların sağlanması gerektiği, somut olay özelinde ise; kaynaştırma öğrencilerine yönelik
telafi kurslarında destek eğitimi sunulması, telafi dönemlerinde de bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) hazırlanmasına yönelik herhangi bir mevzuat düzenlemesinin bulunmaması, buna ilişkin gerekli olan öğretmen, sınıf, materyal, fiziki koşullara yönelik herhangi bir programlamanın yapılmaması, ayrıca, yaz telafi kurslarında velilerin sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif eğitim faaliyetlerinden ziyade akademik faaliyetlere odaklanması nedeniyle sınıflarda genelde akademik başarıya yönelik olan derslere talebin yoğunlaştığı; bu nedenle, kaynaştırma öğrencilerinin destek almadan söz konusu derslere katılım sağlayamadığı anlaşılmakadır.
23. Nitekim, Türkiye genelinde, özel gereksinimli çocukların özel olarak ise otizmli öğrencilerin eğitimöğrenim görmekte olduğu tüm tür ve kademelerde kaç okulda ve hangi branşlarda yaz okul açıldığı, ayrıca tüm çocukların ve özel olarak özel gereksinimli-otizmli çocukların yaz okulundan faydalanma oranlarına ilişkin bilgi talebine istinaden idare tafından 736 yaygın eğitim kurs programının hazırlanıp uygulandığı, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin istemeleri hâlinde bütün yaygın eğitim kurs programlarından faydalanabildikleri; 01.06.2022-31.08.2022 tarihleri arasında orta ve ağır düzeyde otizmi olan birey ve hafif düzeyde otizmi olan bireylerin kayıt olduğu 247 adet yaygın eğitim kursu açıldığının ifade edildiği görülmekle birlikte, yaygın eğitime devam eden otizmli bireylerin kaçının aynı zamanda özel gereksinim öğrencisi olduğu bilgisinin paylaşılmadığı, ayrıca, örgün eğitim içerisinde kaç okulda ve hangi branşlarda özel gereksinimli çocuklara yönelik telafi desteği sunulduğuna yönelik herhangi bir veri paylaşılmadığı tespit edilmiştir.
24. Başvuruya konu talep açısından Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla öğrenim gören özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere sistemli ve daha nitelikli eğitim hizmetleri sunabilmek amacıyla Bakanlığın okul içi ve dışında bulunan tüm eğitim alanlarının, fiziki koşulların, mevzuatın özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere uygun hale getirilmesine yönelik attığı adımlar mamnuniyet verici olsa da, geliştirilen plan, politika ve programların somut çıktılarının ortaya çıkarılabilmesi, iyileştirilebilmesi amacıyla izleme faaliyetlerinin yapılmasının oldukça önemli olduğu, izleme faaliyetinin gerçekleştirilebilmesi için ise özel gereksinimli çocuklara ilişkin ayrıştırılmış verilere ihtiyaç duyulduğu hususunun Birleşmiş Millletler Çocuk
Hakları Komitesi tarafından da vurgulandığı göz önünde bulundurulduğunda,
24.1. Öncelikle, “Telafide Ben de Varım” adlı Programa ait usul ve esaslar incelendiğinde; eğitim faaliyetlerinin Bakanlık, il-ilçe milli eğitim müdürlükleri ve sosyal medya hesaplarında duyurulacağı hususlarının ayrıntılı olarak belirtildiği; dolayısıyla, başvurucu tarafından otizmli öğrenci velilerinin yaz okulu açılan okullar ve yaz okulu hakkında bilgilendirilmedikleri iddiasını destekleyecek herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı,
24.2. Diğer atarftan, kaynaştırma öğrencilerine yönelik telafi kurslarında destek eğitimi sunulması, telafi dönemlerinde de bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) hazırlanmasına yönelik herhangi bir mevzuat düzenlemesinin bulunmadığı, buna ilişkin gerekli olan öğretmen, sınıf, materyal, fiziki koşullara yönelik herhangi bir programlamanın yapılmadığı, ayrıca, yaz telafi kurslarında velilerin sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif eğitim faaliyetlerinden ziyade akademik faaliyetlere odaklanması nedeniyle sınıflarda genelde akademik başarıya yönelik olan derslere talebin yoğunlaştığı; bu nedenle, kaynaştırma
öğrencilerinin destek almadan söz konusu derslere katılım sağlayamadığı husularının tespit edilmesi; ayrıca, Bakanlık tarafından örgün eğitim içerisinde kaç okulda ve hangi branşlarda özel gereksinimli çocuklara yönelik telafi desteği sunulduğuna yönelik herhangi bir veri paylaşılmaması nedeniyle, özel eğitim desteğine ihtiyacı olan öğrencilerin daha nitelikli ve kapsayıcı eğitime ve destek hizmetlerine olan erişim sorunlarının (2021/22119 Başvuru Numaralı ve 30/09/2022 tarihli Kamu Denetçiliği Kurumu
Tavsiye Kararı) pandemi sonrasında derinleşme ihtimalinin bulunması nedeniyle, özel gereksinimli çocuklara ilişkin olarak ve özel gereksinimli çocuklar arasında fırsat eşitliği temelinde verilmesi gereken yaz okulu ve destek eğitimi uygulamalarına yönelik mevzuat düzenlemesi yapılması, özel gereksinimli çocuklara yönelik ayrıştırılmış verilerin koordineli bir şekilde tutulması; dolayısıyla, konuya ilişkin çok boyutlu ve bütünleşik politikalar geliş tirilmesi, gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, dolayısıyla, İdarenin, makul sürede karar verme’ilkesine uygun davrandığı, diğer taraftan, idare tarafından Kurumumuz incelemelerine esas olmak üzere talep edilen bilgi ve belgeleri yeterli açıklamaları içerecek şekilde açık ve eksiksiz şekilde Kurumumuza sunulması hususunda daha hassas davranılması; dolayısıyla kararların gerekçeli olması ilkesine uygun davranılması gerektiği, işlemlerin gerekçeli ve ayrıntılı açıklanmasının, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunun ispat edilmesi bakımından idareye kolaylık sağlayan bir unsur olduğu dikkate alınarak idarenin bundan sonra bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Milli Eğitim Bakanlığının, kaynaştırma öğrencilerine yönelik telafi kurslarında özel destek eğitimi sunulmasına ve telafi dönemlerinde bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) hazırlanmasına yönelik herhangi bir mevzuat düzenlemesinin bulunmadığı, buna ilişkin gerekli olan öğretmen, sınıf, materyal, fiziki koşullara yönelik herhangi bir programlamanın yapılmadığı, ayrıca, yaz telafi kurslarında velilerin sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif eğitim faaliyetlerinden ziyade akademik faaliyetlere odaklanması nedeniyle sınıflarda genelde akademik başarıya yönelik olan derslere talebin yoğunlaştığı; bu nedenle, kaynaştırma öğrencilerinin destek almadan söz konusu derslere katılım sağlayamadığı hususlarının
tespit edilmesi; ayrıca, Bakanlık tarafından örgün eğitim içerisinde kaç okulda ve hangi branşlarda özel gereksinimli çocuklara yönelik telafi desteği sunulduğuna yönelik herhangi bir veri paylaşılmaması nedeniyle, özel gereksinimli çocuklara ilişkin olarak ve özel gereksinimli çocuklar arasında fırsat eşitliği temelinde verilmesi gereken telafi eğitimi ve destek eğitimi uygulamalarına yönelik mevzuat düzenlemesi yapılması, özel gereksinimli çocuklara yönelik ayrıştırılmış verilerin ilgili birimler arasında koordineli bir şekilde tutulması; dolayısıyla, konuya ilişkin çok boyutlu ve bütünleşik politikalar geliş tirilmesi hususlarında, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli
Eğitim Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın, BAŞVURUCUYA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi