|
ÖZET: Şikâyetçi, 2015 yılında kat maliki olduğu apartmanın oturulması ve kullanılması yasak bina olarak değerlendirildiğini ve bu nedenle Emlak Vergisi’nden muafiyet talep ettiğini belirtmiştir. Ancak Kadıköy Belediyesi, bu muafiyeti kabul etmemiş ve şikâyetçinin ödediği vergilerin iadesini sağlamamıştır. Şikâyetçi, 2015 yılından itibaren ödediği tüm vergilerin geri ödenmesini ve ilgili hesapların güncellenmesini talep etmektedir.
Kadıköy Belediyesi, şikâyetçinin talebine ilişkin yaptığı açıklamada, binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edildiğini ve bu nedenle emlak vergisi muafiyetinin söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Emlak Vergisi Kanunu’na göre, oturulması ve kullanılması yasaklanan binalar için vergi alınmaması gerektiği belirtilmiş, ancak şikâyetçinin durumunun bu kapsamda değerlendirilmediği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, şikâyetçinin iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı inceleyerek, Kadıköy Belediyesi’ne emlak vergisi tahsilatının hukuka uygun olmadığına dair tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, şikâyetçinin ödediği emlak vergisinin iadesi için gerekli işlemlerin başlatılmasını içermektedir. Kadıköy Belediyesi’nin bu tavsiyeye uygun hareket etmesi beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/91-S.137
BAŞVURU NO : 2019/12263
KARAR TARİHİ : 03/01/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, kat maliki olduğu apartmanın oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binalar sınıfına girdiği iddiasıyla Emlak Vergisinden muafiyet talebi hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 09/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi dilekçesinde özetle; “2015 yılında kat maliki olduğu Apartmanı’nın oturulması ve kullanılması yasak bina olarak değerlendirildiğini ve kamu tarafından boşaltıldığını, buna bağlı olarak mezkur binanın ‘Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binalar’ sınıfına girdiğini, Emlak Vergisi Kanuna göre muafiyetinin söz konusu olduğunu, fakat Kadıköy Belediyesinin bu muafiyeti kabul etmediğini, tahakkuk işlemleri uygulamadığını ve açıklayıcı bilgi vermediğini iddia ve ifade ederek, 2015 yılından bu zamana kadar ödediği tüm vergilerin tarafına geri ödenmesini, ayrıca Kadıköy
Belediyesi’nce ilgili hesapların yeni duruma göre yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet konusu hakkında Kurumumuzun 07/08/2019 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Kadıköy Belediye Başkanlığından alınan 16/08/2019 tarih ve sayılı yazıda özetle; “… T.C kimlik numaralı emlak vergisi dosyasının incelenmesinde; parsel de kayıtlı Caddebostan mahallesi, sokak, No: adresinde bulunan binanın 01/04/2019 tarihinde yıkılıp arsaya dönüştüğü görülmekte olup, binanın inşaatının henüz bitmediği anlaşılmaktadır.
2.1. Söz konusu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olması nedeniyle
T.C kimlik numaralı emlak vergisi muafiyetinden yararlanıp, ödemiş olduğu emlak vergilerinin tarafına iade edilmesini talep ettiği izlenmektedir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
2.2. Ancak, 6306 Sayılı Afet Riski Altında ki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar; noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden ve banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaf olunacaktır denilmekte olup, kanun hükmüne göre riskli yapılara tanınan bir emlak vergisi muafiyeti bulunmamaktadır.
2.3. Bu itibarla yukarıda açıklanan kanun hükümleri gereği 6306 Sayılı Afet Riski Altında ki
Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapılara tanınan emlak vergisi muafiyeti bulunmamaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Kurumumuzun 23/08/2019 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden
Gelir İdaresi Başkanlığından alınan 10/09/2019 tarih ve sayılı yazıda özetle; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde de bina vergisinin, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.
3.1. Anılan Kanunun 9 uncu maddesinde; “(…) Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vukua geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
3.2. Anılan Kanunun 33 üncü maddesinin iki numaralı bendinde, “Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olmasının vergi değerini tadil eden sebep olduğu, 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, bu Kanunun 33 üncü maddesinde yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin (sekiz numaralı fıkra hariç)
doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, değişiklik bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ise olayın vuku bulduğu üç ay içinde gayrimenkulün bulunduğu yerdeki belediyeye emlak vergisi bildirimi verileceği hükme bağlanmıştır.”
3.3. Anılan Kanunun 37 nci maddesinde, “Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu
Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabiri, belediyeleri ifade eder.” hükmü yer almaktadır
3.4. Bu hükümler uyarınca oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri de mükelleflerce keyfiyetin belediyeye bildirilmesi veya belediyece re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların meydana geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmayacaktır.
3.5. Ayrıca, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 7 nci maddesinin (9) numaralı fıkrasında, “Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.” hükmüne yer verilmiş olup söz konusu Kanun kapsamında emlak vergisi istisnasına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” ,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,
6. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun;
6.1. “Mevzu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,
6.2. “Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”,
6.3. “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Bina vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vukubulduğu tarihi takibeden taksitten itibaren sona erer.
Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vukua geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz.”,
6.4. “Muaflık ve istisna hükümlerinin bu kanunda yer alması esası” başlıklı 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde; “Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde, emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.”,
6.5. İlgili kanunun “ Vergi değerini tadil eden sebepler” başlıklı 33 üçüncü maddesinde;“ (…) Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harabolması veya binada mevcut asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması(…),
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
6.6. “Usul hükümleri” başlıklı 37 nci maddesinde, “Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabiri, belediyeleri ifade eder.” ,
7. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun;
7.1. “ Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.”,
7.2. “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin (d) bendinde Riskli Yapının tanımı yapılmış olup; “…Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı, ifade eder.”,
7.3. “Dönüşüm gelirleri” başlıklı 7 nci maddesinde; “(…) Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.”,
8. 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Tahliye” başlıklı 17 nci maddesinde; “(1) Riskli alan ve rezerv yapı alanlarında ilgili kurumca veya maliklerce yürütülen uygulamalarda, ilgili kurumca belirlenecek takvime göre on beş gün içinde veya maliklerle yapılan anlaşmada belirlenen süre içerisinde, var ise su, elektrik, telefon ve doğalgaz gibi hizmetlerin borçları ile emlak vergisi gibi taşınmaza ilişkin vergilerin ödenerek yapının boş olarak ilgili kuruma veya uygulamayı yürüten yükleniciye teslim edilmesi gerekir. Belirtilen sürelerde yapının tahliye edilmemesi durumunda İlgili kurum veya İdarece, yapının idarî makamlarca zorla tahliye edileceği belirtilerek ve ilgililerine otuz günden az olmak üzere süre verilerek tebligatta bulunulur. Bu süre içinde de tahliyenin gerçekleştirilmemesi durumunda, bu yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesi ve verilen hizmetlerin durdurulması ilgili kurum ve kuruluşlardan istenir ve bu yapıların tahliyesi mülkî amirler tarafından sağlanacak kolluk kuvveti desteği ile ilgili kurum veya İdarece yapılır veya yaptırılır.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
10. Uyuşmazlık konusu; şikâyetçinin, 2015 yılında kat maliki olduğu apartmanının oturulması ve kullanılması yasak bina olarak değerlendirildiği ve kamu tarafından boşaltıldığını, buna bağlı olarak mezkûr binanın “Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binalar” sınıfına girdiğini, Emlak Vergisi Kanuna göre mükellefiyetin söz konusu olduğunu, fakat Kadıköy Belediyesi’nin bu mükellefiyeti kabul etmediğini, tahakkuk işlemleri uygulamadığını ve açıklayıcı bilgi vermediğini iddia ederek, 2015 yılından bu zamana kadar ödediği tüm vergilerin tarafına geri ödenmesini, ayrıca Kadıköy Belediyesince ilgili hesapların yeni duruma göre yapılması talebi hakkındadır.
11. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
11.1. Şikayetçi kat maliki olduğu Apartmanı hakkında verilen 10/12/2015 tarih ve sayılı riskli yapı raporuna istinaden Emlak Vergisi Kanununun 9 uncu maddesi kapsamında, adına tahakkuk edilen bina, emlak ve diğer ilgili vergilerin kaldırılmasını ve tahsil edilenlerin tarafına geri ödenmesi ile ilgili işlemlerin başlatılmasını ve gelişmeler hakkında tarafına gerekli bilginin verilmesini, Kadıköy Belediye Başkanlığına farklı tarihlerde verdiği dilekçelerle talep ettiği bu kapsamda;
11.2. Kadıköy Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğünün şikâyetçinin 28/03/2019 tarihli dilekçesine istinaden, 10.04.2019 tarih ve sayılı cevabi yazıda; “… 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi
Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 17. Maddesinde riskli yapılara tanınan bir emlak vergisi muafiyeti bulunmamaktadır.
Ayrıca dilekçe konusu olan mahallesi, pafta, ada, parsel sayılı binanın yıkım işlemleri için 13/02/2019 tarihinde Kurumumuz Yapı Kontrol Müdürlüğüne müracaat edildiği ve 04/01/2019 tarihinde yıkım ruhsatının alınmış olduğu izlenmektedir.
Diğer taraftan söz konusu binanın Yönetimi tarafından Kurumumuza verilen 07/05/2018 tarih ve sayılı dilekçe de bina içerisinde yaşayan maliklerden yaşlı ve hasta olanların mevcut olduğu bu nedenle bina tahliye işlemleri için Ramazan Bayramı sonuna kadar süre verilmesinin talep edildiği ve 2018 yılı itibari ile binanın kullanımının devam ettiği görülmektedir.
Emlak Vergisi Kanununun vergi nispetlerini düzenleyen 18. maddesinde emlak vergisi oranları
01.01.2002 tarihinde geçerli olmak üzere, 5216 Sayılı Kanunun uygulandığı Büyükşehir
Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulandığından, 5216 Sayılı
Kanunun uygulandığı Büyükşehir Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan bina, arsa ve arazilerin 2002 yılı ve sonraki dönemlere ait Emlak Vergisi Oranları binalarda binde 2, arsalarda binde 6 ve diğer şekillerde kullanılan binalarda ise binde 4 oran üzerinden emlak vergileri tahakkuk ettirilmektedir.
Bu itibarla; dilekçe konusu mahallesi, pafta, ada, parsel sayılı binanın yıkılıp arsaya dönüşmesi halinde Kurumumuza müracaat edilerek arsa vergisi bildirimi verilmesi ve takip eden bütçe yılından inşaatın bitimine kadar geçen süre içerisinde arsa vergisi ödenmesi gerektiği bilgilerinize rica olunur.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.
11.3. Uyuşmazlık konusunun esasını teşkil eden taşınmaz hakkında, Kadıköy Belediye
Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün; ‘ Apartmanı ve Sakinlerine’ muhatap 12/12/2016 tarih ve sayılı, ‘Ek Süreli Tebligat’ konulu yazısında özetle; “
İlçesi, Mahallesi, Sokak, ve Blok, No: kapı sayılı ve pafta, ada, parsel sayılı, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğu tespit edilmiş taşınmaz için, Beton ve Zemin Bürosu’nun 10.12.2015 tarih ve
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
sayılı yazısına istinaden binanızın nüfus ve eşyadan tahliye edilerek kat maliklerince yıktırılması için, 22.12.2015-21.12.2015 tarih ve sayılı tebligat yazımızla verilmiş olan 60 günlük süre sona ermiştir. Ancak mahallinde yapılan kontrolde 60 gün sonunda binanın tahliyesinin ve yıkımının gerçekleştirilmediği tespit edilmiştir.” açıklamasının akabinde, 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 8 inci maddesinde yer verilen ilgili hükümler uyarınca; söz konusu riskli binanın nüfus ve eşyadan tahliye edilerek kat maliklerince yıkımının yapılması için 29 günlük ek süre verildiği, riskli yapının tahliyesinin ve yıkımının 29 günlük ek süre sonunda da gerçekleştirilmemesi halinde; binanın elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin durdurulmasının ilgili kurumlardan isteneceği, binayı tahliye etmeyenler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağı hususunda tüm bina sakinlerinin bilgi edinmesine yönelik işlemi hakkında Apt. adına Yönetici tarafından açılan davada;
11.4. T.C İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesinin 09/04/2018 tarih ve sayılı kararında, “ Davacının yöneticisi olduğu İstanbul
İli, Kadıköy İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, parsel sayılı No: ‘de bulunan binanın 6306 sayılı yasa uyarınca riskli yapı tespitinin yapıldığından bahisle nüfus ve eşyadan tahliye edilerek maliklerce yıkımın yapılması için 29 günlük süre verilmesine ilişkin düzenlenen 14.12.2016 tebliğ tarihli sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, “…davacının bağımsız bölümünün de olduğu söz konusu taşınmazın
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca
riskli yapı olarak belirlendiği, bu karara karşı yapılan itirazın reddedilerek kat maliklerine bildirildiği ve riskli yapı kararının kesinleştiği, mahkememizin 11.05.2017 tarihli ara kararı ile taraflardan söz konusu taşınmaz hakkında verilen riskli yapı kararına karşı dava açılıp açılmadığı hususu sorulmuş, davacı tarafından ara kararına cevap verilmemiş, davalı idare tarafın verilen cevapta ise riskli yapı kararına karşı dava açılmadığı beyan edilmiştir. Bu durumda; dava konusu taşınmaz hakkında verilen riskli yapı kararının kesinleştiği görüldüğünden, ilgili Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 8 İdare
Mahkemesi’nin 08/11/2017 tarih ve sayılı kararının; tebligatların usulüne uygun yapılmadığı iddiasıyla kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
…
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri
Dairemizce de uygun bulunan İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nin 08/11/2017 tarih ve
, sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf talebinin reddine, …. temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 09/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” şeklinde hüküm kurulduğu tespit edilmiştir.
12. Şikayetçinin mezkur talebinin gerekçesi olan Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 9’uncu maddesinde yer verilen düzenleme ile bina vergisi mükellefiyetinin sona ermesi hususunda üç farklı durum belirlenmiştir. Bu durumlar: 1) Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen binalardan dolayı bina vergi mükellefiyetinin sona ermesi; 2) Vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı emlak vergisi mükellefiyetinin sona ermesi; 3) Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binalardan dolayı emlak vergisi ödeme mükellefiyetinin sona ermesi, olarak sıralanabilir. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında yer verilen “Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vukua geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz.” hükmü kapsamında, kanunların verdiği yetkiye dayanılarak oturulması ve kullanılması yasak edilen binaların vergilerinin ödeme yükümlülüğünün kalktığına ilişkin husus hüküm altına alınmıştır.
13. Bu kapsamda, Emlak Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen “yasaklama kararı” devam ettiği sürece bu tür binalardan vergi alınmaması ve tahakkuk ettirilen vergilerin yasaklama kararını takip eden taksitten itibaren ve söz konusu karar devam ettiği sürece terkin edilmesi gerektiği, mükelleflerin ‘oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binalarda’ söz konusu
‘yasak kararına’ rağmen oturmaya devam etmeleri veya kullanmalarının, bu hükmün uygulanmasına engel teşkil etmediği, çünkü kanun hükmünün mükellefe yönelik değil tanımlanan binaya ilişkin olduğu değerlendirilmiştir.
14. Kadıköy Belediye Başkanlığının, uyuşmazlık konusunun esasını teşkil eden taşınmaz hakkında, dosya kapsamında yer alan yazılarının incelenmesi neticesinde; Kadıköy İlçesi, Mahallesi, Sokak, ve Blok, No: kapı sayılı ve pafta, ada, parsel sayılı, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğu tespit edilmiş taşınmaz için, Beton ve Zemin Bürosu’nun 10.12.2015 tarih ve sayılı yazısına istinaden binanın nüfus ve eşyadan tahliye edilerek kat maliklerince yıktırılması için, 22.12.2015-21.12.2015 tarih ve sayılı tebligat yazısıyla verilen 60 günlük süre sonunda binanın tahliyesinin ve yıkımının gerçekleştirilemediği, diğer taraftan söz konusu binanın yönetimi tarafından idareye verilen 07/05/2018 tarihli dilekçeyle, bina içerisinde yaşayan maliklerden yaşlı ve hasta olanların mevcut olduğu bu nedenle bina tahliye işlemleri için Ramazan Bayramı sonuna kadar süre verilmesinin talep edildiği ve 2018 yılı itibari ile binanın kullanımının devam ettiği, bununla birlikte söz konusu bina için 04/01/2019 tarihinde yıkım ruhsatının alındığı, yıkım işlemleri için 13/02/2019 tarihinde idareye müracaat edildiği, binanın 01/04/2019 tarihinde yıkılıp arsaya dönüştüğü, bina inşaatının ise henüz bitmediği hususları tespit edilmiştir.
15. Sonuç olarak, Kadıköy Belediye Başkanlığı Beton ve Zemin Bürosu’nun mezkur yazısına istinaden uyuşmazlık konusu binanın nüfus ve eşyadan tahliye edilerek kat maliklerince yıktırılması kararı verildiği, söz konusu kararın Emlak Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen “Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binalara” ilişkin düzenleme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve yukarıda izah edildiği üzere “yasaklama kararı” devam ettiği sürece bu tür binalardan vergi alınmaması, tahakkuk ettirilen vergilerin yasaklama kararını takip eden taksitten itibaren ve söz konusu karar devam ettiği sürece terkin edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
16. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iki taksit halinde tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilmekte olan emlak (bina) vergisinin, uyuşmazlık konusu olan ve riskli yapı kararı verilen bina vasıflı mezkur taşınmazın yıkılıp arsaya dönüşmeden önceki dönemleri için şikayetçiden tahsil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
17. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde
Kurumumuza gönderildiği, ancak başvuru konusuna ilişkin yapılan işlemlerde kanunilik ilkesine uyulmadığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul
Vergi Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Şikâyetçinin iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu olan ve riskli yapı kararı verilen bina vasıflı mezkur taşınmazın yıkılıp arsaya dönüşmeden önceki dönemleri için şikayetçiden emlak vergisi tahsil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı tespit edilmiş olup, mezkur bina hakkında riskli yapı kararı verildiği tarih ile yıkılıp arsaya dönüştüğü tarihler arasındaki dönemler dikkate alınmak suretiyle bu dönemler arasında tahsil edilen emlak vergisinin başvurana iadesi ile ilgili makul sürede yeni bir işlem tesis edilmesi için
KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Kadıköy Belediye
Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.