|
ÖZET: Başvuran, Millî Savunma Bakanlığı’na bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yaparken 14 Temmuz 2017 tarihinde çıkarıldığı, ancak OHAL Komisyonu kararıyla 9 Temmuz 2018’de göreve iade edildiğini belirtmektedir. Göreve dönüşü sonrası, OYAK’a yaptığı ödemelerle birlikte, yoksun kaldığı emsal farkı ve kar payının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Ancak, başvuranın talebi Millî Savunma Bakanlığı tarafından reddedilmiştir. Bakanlık, OYAK üyeliğinin sona erdiği dönemdeki hakların ödendiğini ve yeni üyelik kaydı yapılabileceğini ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar vermiştir. Başvuranın, 14 Temmuz 2017 ile 9 Temmuz 2018 tarihleri arasındaki dönemde OYAK’a ödediği tutarın ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak, göreve iade sonrası 9 Temmuz 2018 ile 15 Ekim 2022 tarihleri arasındaki talep edilen ödemeler reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin kısmen kabul edilmesi ve belirli bir döneme ilişkin tutarın ödenmesi için Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na tavsiyede bulunulması kararlaştırılmıştır. Bu karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir ve idarenin bu karar doğrultusunda işlem yapması gerektiği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/6508-S.24.10213
BAŞVURU NO : 2024/1845
KARAR TARİHİ : 14.06.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
Başvuranın göreve iadesi sonrasında OYAK’a ödediği yoksun kalınan
BAŞVURUNUN KONUSU :
OYAK emsal farkı ve kar payının tarafına yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 03.02.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığının kararı ile 14/07/2017 tarihli 692
sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını, OHAL Komisyon kararı ile 701 sayılı KHK ile kamu görevine tekrar iade edildiğini ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının 09/07/2018 tarihli atama Oluru ile görevine tekrar başladığını, kamu görevinden çıkarılma kararının sonucu olarak 14/07/2017 tarihinde
OYAK üyeliğinin sonlandırıldığını, OYAK emeklilik yardımı kapsamında toplam 176.527.65 TL ve kar payı tutarı olarak 20.851.17 TL ödendiğini, göreve dönüşü sonrası talebine istinaden 27/11/2022 tarihinde emsalleri ile aynı seviyeye getirilebilmesi için 12/12/2022 tarihinde 1.111.411.57 TL’yi OYAK hesabına yatırdığını, görevde olmadığı 14/07/2017-15/10/2022 dönem için OYAK’a “kar payı tutarı” ve “emsal farkı tutarı” adı altında 69.219.76 TL ödediği tutarın yasal faizi ile birlikte talep ettiğini ancak olumsuz cevap verildiğini belirtmektedir. Başvuran, ödediği ve yoksun kaldığı OYAK emsal farkı ve kar payının yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 09/02/2024 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Millî
Savunma Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 12/02/2024 tarih ve E. sayılı yazı ve eklerinde özetle; /
2.1) Devlet memuru olan başvuranın başvurusuna benzer durumda bulunan personele ait uyuşmazlıklarda
Ek’te sunulan Personel Genel Müdürlüğünün 17/03/2023 tarih ve E- sayılı yazısında yer alan görüşlerine istinaden, OYAK’ın özel hükümlerine tabi üyelerine ek sosyal güvenceler sağlayan bir emeklilik fonu olarak ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, kamu görevinden çıkartılmış personele üyelikten doğan tüm hak ve alacaklarının işlem tarihi itibariyle ödendiği, personelin ödenen tutarı kullanma/değerlendirme imkanına sahip olduğu, göreve iade edilmelerini müteakip OYAK tarafından personele yeni üyelik kaydı yapılabileceği gibi kendisine ödenen tutarın yasal faizi ile kar payı farkının ödenmesi halinde iptal edilen üyeliğinin aktif hale getirilebileceği şeklinde birden fazla seçenek sunulduğu, personelin OYAK üyeliklerinin emsalleriyle aynı seviyeye getirilebilmesi için ödediği meblağların kendi tercihlerinin sonucu olduğu gerekçeleriyle MSB tarafından tazminin mümkün olmadığı belirtilerek cevaplandırılmasının uygun olacağının değerlendirildiği,
2.2) Netice olarak Komutanlığın ve Bakanlığın OYAK Kar Payı ve Emsal Fark Ödemesi adı altında
personele herhangi ödeme yapması veya iadede bulunması söz konusu olmadığından, personele görüş yazısına atfen OYAK kar payı ödemesi ile OYAK Emsal Fark Ödemesi hususlarından kaynaklı ödeme ve bu kalemlerin faiz ödemesinin yapılmasına imkan bulunmadığının değerlendirildiği,
3) Ordu Yardımlaşma Kurumu’nun (OYAK) 01/04/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
3.1) OYAK’ ın 1961 yılında 205 sayılı Kanun ile kurulduğu, özel hukuk hükümlerine tabi TSK
mensuplarına ek sosyal güvenceler sağlayan bir özel emeklilik fonu olduğu, kuruluş kanunu kapsamında faaliyetlerini sürdürmekte ve üyelerine Kanununda sayılan yasal yardımları yaptığı ve sosyal hizmetleri sunduğu,
3.2) OYAK üyelerinin TSK mensupları olduğu, OYAK’tan bağımsız olarak ilgili idarenin işlemleri
neticesinde görev ile ilişik kurmakta olup yasa gereği kurumun üyesi olduğu, yine OYAK üyelerinin TSK ile ilişkilerinin kesilmesi ile ilgili idarenin işlemleri neticesinde gerçekleştiği ve yasa gereği kurum ile olan üyelik ilişkilerinin sona erdiği, bu nedenle üyelerinin nasbı, görevden ayrılmaları, göreve iade edilmeleri gibi süreçlerin tamamen Kurum dışında ilgili idarece tesis edilen idari işlemler neticesinde gerçekleştiği ve OYAK’ın bu işlemlerin sonucunda 205 sayılı Kanun gereği yapılması gereken iş ve işlemleri usule ve hukuka uygun olarak yerine getirdiği, bu nedenle ilgilinin ilgili bakanlıklardan veya idarelerden olan taleplerine kurumun muhatap olmadığı,
3.3) OYAK üyeliğinin hukuki olarak göreve bitişik bir statü olduğu, dolayısıyla görevin son bulmasıyla
OYAK üyeliğinin de sona erdiği, 205 sayılı Kanun’un da sağladığı haklarında doğal olarak sadece üyelik statüsünün devamı süresince üyelere sağlandığı, 205 sayılı Kanun’da üyelik ile Kanun’un üyelere sağladığı haklar arasında sıkı ilişkiyi birçok hükmünde açıkça belirttiği, örneğin 205 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesi “Bu kanunla daimi ve geçici üyelere tanınan haklar ilk aidatın kesildiği tarihte başlar.”, 20’nci maddesi “Kurumun üyelerine yapacağı yardımlar” ibaresini içerdiği, 21’inci maddesi “en az 10 yıl müddetle Kurumda üye olarak bulunduktan sonra görevlerinden ayrılmak suretiyle üyeliği sona eren üyeler emeklilik yardımından faydalanır” hükmünü amir olduğu,
3.4) 205 sayılı OYAK Kanunu çerçevesinde, TSK mensubu olma sıfatını yitirerek aidat ödemesi son bulan
kişilerin Kurum ile ilişkilerinin de aynı tarih itibariyle kesileceğinin açık olduğu, 205 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesi “emeklilik yardımı üyenin kurumda geçen ve aidat ödediği süreye karşılık olarak tasarruf primine yıllık %5 teknik faiz oranı üzerinden hesaplanan miktardan ibarettir.” Hükmünü amir olduğu, OYAK’ın söz konusu madde uyarınca, üyelerinin kurumdaki birikimlerine, aidat ödedikleri sürece kar payı işlettiği ve yine Kanunda sayılı şartları taşıyan üyelerine bu birikimlerini kar payıyla beraber “emeklilik yardımı” adı altında ödendiği, dolayısıyla Kurum hesaplarına aidat gelmeyen dönemler için, gelmeyen aidata kar payı uygulanması 205 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesinin açık hükmü gereği mümkün olmadığı,
3.5) Kurumun işlemlerinin aktueryal denge esasına göre yürütüldüğü, aktueryal denge ise OYAK’ın tüm
varlıklarının üyelerine olan yükümlülüklerini karşılamasını gerektirdiği, bu nedenle Kurum hesaplarında bulunmayan paralara ve Kurum hesaplarda olmayan dönemler için nema verilmesinin düşünülemeyeceği, OYAK’ın sosyal hizmetleri uygularken bu hizmetten yararlanmayan veya yararlanamayan üyelerin, yararlanan üyeleri sübvanse ettiğini bildiği, bu nedenle bu hizmetlerin uygulama aşamasında bireysel eşitlik prensibini de göz ardı etmemeye çalışmak zorunda olduğu, bu aşamada Kurumun eşit durumda olanlara eşit işlemde bulunmak ve eşit durumda olmayanların da hakkını gözetmekle yükümlü olduğu, üyeler arası eşit işlem prensibi çerçevesinde üye işlemlerine ilişkin tüm hususların OYAK Yönetmelik ve Yönergeleri ile düzenlendiği,
3.6) Göreve iade sonrası üyelik işlemleri yapılan çok sayıda OYAK üyesi olduğunda eşitlik ilkesi gereği
çok uzun yıllardır tüm üyelere 205 sayılı Kanun çerçevesinde aynı imkanlar sunulduğu ve aynı işlemler uygulandığı, 205 sayılı Kanun çerçevesinde üyelere yapılacak yasal yardımlara ilişkin usul ve esasları düzenleyen Yasal Yardımlar Yönergesi’ nin “Göreve İade İşlemleri” başlıklı 16’ncı maddesi görevli oldukları kuruluşlar tarafından görevlerine son verilmesi sonucunda OYAK aktif üyelikleri sona eren ve daha sonra herhangi bir sebeple (Kanun Hükmünde Kararname, Mahkeme Kararı, Komisyon Kararı vb.)
göreve iade edilen üyelerin işlemlerini düzenlediği,
3.7) Bu madde uyarınca, ilk üyeliğinde emeklilik yardımı işlemi yapılan üyelerin göreve iade işlemlerinin
Emeklilik Maaş Sistemine girmemiş olan üyeler için; göreve iade tarihi itibariyle kesinleşmiş ve tahmini kar payları dahil Emeklilik Yardımı tutarı ve ilk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatları var ise bu aidatlara ait emsal farkı hesaplanarak üyeden talep edildiği,
3.8) a) Hesaplanan tutarların üye tarafından yatırılması durumunda; ilk üyeliğin bitiş tarihinde
yapılan tüm işlemlerin iptal edileceği, ilk üyeliğe ait üye cari hesabın aktif hale getirileceği, ilk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatlarının ilgili aylara kaydedildiği, iki üyelik süresinin birleştirildiği, b) Hesaplanan tutarların üye tarafından yatırılmaması durumunda; ilk üyeliğin bitiş tarihinde yapılan tüm işlemlerin iptal edildiği, ilk üyeliğe ait üye cari hesabının aktif hale getirildiği, ilk üyeliğin bitiş tarihinde üyeye ödenen Emeklilik Yardımı tutarının üye cari hesabına bu tarih itibariyle borç olarak kaydedildiği, ilk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatlarının OYAK hesaplarına giriş tarihi itibariyle cari hesaba aktarıldığı, ilk üyelik süresinin birleştirildiği
3.9) Görüleceği gibi 205 sayılı Kanun çerçevesinde düzenlene Yasal Yardımlar Yönergesi gereği göreve
iade edilen üyelerin emsalleri ile aynı rezerve ulaşabilmesi için yatırılması gereken tutarın OYAK tarafından değil üyelerin kendileri tarafından karşılandığı, söz konusu meblağın ödenmemesi halinde, ilgili
Yönerge uyarınca, üyenin TSK’dan ayırma tarihinden önceki üyelik süresinin yalnızca süre bakımından ikinci üyeliği ile birleştirileceği,
3.10) Başvuran hakkında OYAK Kanunu ve Yasal Yardımlar Yönergesi hükümleri çerçevesinde işlem
yapılmış olup kendisine yapılmış olan ödemeler ve göreve iade sonrası tesis edilen işlemler aşağıdaki şekilde olduğu buna göre; başvuranın 15/11/1995 bordro kaydı ile ilk OYAK üyelik aidatının kesilmesi ile
Kurum üyeliğinin başladığı, 14/07/2017 tarihinde KHK/ilgili Bakanlık onayı ile TSK’dan ilişiği kesilmesi üzerine OYAK üyeliğinin sona erdiği, 15/11/2017 tarihinde Kurumumuzdan doğan 171.290,39 TL
Emeklilik Yardımı ödeme tarihine kadar işleyen yasal faiz ile birlikte toplam 176.527,65 TL; 10/05/2018 tarihinde 20.851,17-TL kar payı tutarı olmak üzere üyenin kurumda kayıtlı banka hesabına yatırıldığı, başvuranın göreve dönüşü sonrası üyenin talebine istinaden hesaplama yapıldığı 27/11/2022 tarih ve sayılı Kurum yazısı ile yatırılması gereken tutarın tarafına bildirildiği, başvuran 12/12/2022 tarihinde Kurum hesaplarıma 1.111.411,57-TL Emeklilik Yardımı ve kar payı farkı yatırıldığı, bu tutara ilişkin ayrıntılı dökümün Ek’te yazıda yer aldığı, ayrıca başvuranın görevde olmadığı 15/07/201715/10/2022 dönemi için hizmet ihyası tutarının hesaplanarak 21/12/2022 tarih ve sayılı yazı ile
/
yatırılması gereken tutarın tarafına bildirildiği, 28/12/2022 tarihinde Kurum hesaplarına üye tarafından 69.219,79 TL yatırıldığı, göreve iade işlemlerinin tamamlandığı, üyenin 12/12/2023 tarihli Üye İletişim
Merkezi talebine istinaden 14/12/2023 tarih ve sayılı cevabi yazı ile e-posta adresine gönderildiği, başvuranın bahse konu 69.219,79 TL’nin tarafına ödenmesi hususunda daha önce Kuruma yaptığı herhangi bir başvurusunun olmadığının tespit edildiği,
3.11) Başvuru konusu talebe ilişkin diğer ilgililer tarafından Kuruma karşı açılan davalarda mahkemelerin,
OYAK üyelerinin nasbı, görevden ayrılmaları, göreve iade edilmeleri gibi süreçlerin ilgili idarece tesis edilen işlemler neticesinde gerçekleşmekte olduğu, OYAK’ın bu süreçlere bir dahli olmadığı gibi uğranılan zarardan herhangi bir sorumluluğunun da olmayacağı, bu davalarda OYAK’a husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle Kurumun hasım mevkiinden çıkartılmasına karar verildiği, söz konusu yargılamaların ilgili
Bakanlıklara (Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı) karşı açıldığı ve karar gereğinin yerine getirilmesi için Bakanlıklarca Kuruma gönderilen yazılardan bilindiği kadarıyla mahkemelerce görevden ayırma işlemini tesis eden Bakanlıkça davacıların OYAK birikimlerine ilişkin uğradıkları zararın karşılanması gerektiğine hükmedildiği, Kurumun söz konusu davalarda taraf sıfatına haiz olmadığı,
3.12) Tekrar belirtildiği üzere; OYAK üyelerinin OYAK’tan bağımsız olarak ilgili idarenin işlemleri
neticesinde görev ile ilişik kurduğu ve yasa gereği OYAK üyesi olduğu, yine OYAK üyelerinin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesinin ilgili idarenin işlemleri neticesinde gerçekleştiği ve yasa gereği OYAK ile olan üyelik ilişkilerinin sona erdiği, bu nedenle OYAK üyelerinin nasbı, görevden ayrılmaları, göreve iade edilmeleri gibi süreçlerin tamamen Kurum dışında ilgili idarece tesis edilen idari işlemler neticesinde gerçekleşmekte olduğu, OYAK’ın bu işlemlerin sonucunda 205 sayılı Kanun gereği yapılması gereken iş ve işlemleri usule ve hukuka uygun olarak yerine getirdiği, Belirtilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) Anayasamızın;
4.1) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı
5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6) 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin,
6.1) “Yargı denetimi” başlıklı 11’inci maddesinde; “(1) Komisyon kararlarına karşı Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabilir. (Ek cümle: 17/4/2017- KHK-690/54 md.) Bu davalarda ayrıca
Başbakanlığa ve Komisyona husumet yöneltilemez.”
7) 3/1/1961 tarihli ve 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu’nun,
7.1) “Kuruluş” başlıklı 1’inci maddesinde; “Milli Savunma Bakanlığına bağlı olmak ve Türk Silahlı
Kuvvetleri mensuplarına bu kanunda yazılı sosyal yardımları sağlamak ve merkezi Ankara’da bulunmak
/
üzere (Ordu Yardımlaşma Kurumu) teşkil edilmiştir. Kurum, bu kanun ile hususi hukuk hükümlerine tabi olup, mali ve idari bakımdan muhtar ve hükmi şahsiyeti haiz bir teşekküldür.”,
7.2) “Kurumun organları” başlıklı 2’nci maddesinde; “Kurumun organları şunlardır:
a) Temsilciler Kurulu, b) Genel Kurul, c) Yönetim Kurulu, d) Denetleme Kurulu, e) Genel Müdürlük.”,
7.3) “Genel Kurul” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Genel Kurul, Temsilciler Kurulu tarafından seçilecek
(20) üye ile; – Milli Savunma Bakanı, – Maliye Bakanı, – Genel Kurmay Başkanı, – Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri kumandanları veya Kurmay başkanları, – Jandarma Genel Kumandanı veya Kurmay Başkanı, – Sayıştay Başkanı, – Umumi Müdakabe Heyeti Başkanı, – Türkiye Bankalar Birliği İdare Heyeti Başkanı, – Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Başkanı
– Milli Savunma Bakanlığı veya Genel Kurmay Başkanlığı teşkilatında:
a) Personel Başkanı, b) Lojistik Başkanı, c) Komptrolör, d) Sağlık Başkanı, e) Araştırma ve Geliştirme Başkanı, f) Kanun İşleri Müdürü;
– Özel sektörde, mali ve iktisadi sahalarda temayüz etmiş şahıslardan Milli Savunma Bakanı tarafından üç sene için seçilecek üç kişiden terekküp eder.
Genel Kurulu Milli Savunma Bakanı, bulunmadığı takdirde Maliye Bakanı, bunun da bulunmaması halinde yukardaki sıraya göre hazır bulunan zat başkanlık eder. Genel Kurul her yıl en geç Mayıs ayının sonuna kadar. Yönetim Kurulunun daveti üzerine adi surette toplanır. Yönetim Kurulu veya Denetleme Kurulu, lüzumu halinde Genel Kurulu fevkalade toplantıya çağırabilir. Toplantı için yeter sayı tam üye sayısının mutlak ekseriyetidir. Kararlar mevcudun çoğunluğu ile alınır. Ankara dışından gelen Genel Kurul üyelerinin harcırahları, Harcırah Kanunu hükümleri dairesinde kurum masraflarından ödenir.”,
7.4) 5’inci maddesinde; “Genel Kurulun görevleri şunlardır:
/
a) Kurumun senelik bilanço ve kar ve zarar hesapları ve yapılan işler raporu ile Denetleme Kurulu tarafından işlemlerin ve hesapların denetlenmesi neticelerini ve bunların tetkik ve tahlillerini belirten raporlar üzerinden karar vermek; (Bilançonun ve yapılan işler raporunun Genel Kurulca onanması ile ilgililer ibra edilmiş olur.)
b) Yönetim Kurulu üyelerinden seçimi Genel Kurula ait olanları (8) inci madde hükmü dairesinde gösterilecek adaylar arasından seçmek ve Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin iştirak edecekleri toplantılar için alacakları huzur haklarını tesbit etmek; c) Yönetim Kurulunca Genel Kurula arz edilecek kurumun mevcutlarının işletilmesi ile veya sair hususlarla ilgili mevzular da karar vermek, mütalaa ve tekliflerde bulunmak; d) (6) ncı madde hükmü dairesinde denetçiyi ve yedeklerini seçmek ve denetçilere verilecek ücretleri tesbit etmek; e) Temsilciler Kurulu tarafından kendisine havale edilecek konular hakkında karar almak.”
7.5) “Kurumun üyeleri” başlıklı 17’nci maddesinde; “Kurumun üyeleri (Daimi ve geçici) aşağıda
gösterilmiştir. a) (Değişik: 26/6/1996 – 4148/1 md.) Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında görevli bilumum muvazzaf subay sözleşmeli subay, askeri memur, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman jandarmalar ile emekli maaşı sistemine giren üyeler ve ölümleri halinde sisteme devam etmek isteyen eşleri Kurumun daimi üyeleridir…”,
7.6) “Kurumun gelirleri” başlıklı 18’inci maddesinde; “Kurumun gelirleri;
a) Aylık (ek gösterge dâhil), taban aylığı ve kıdem aylığı toplam tutarına, 657 sayılı Kanuna tabi en yüksek
Devlet memuru aylığı (ek gösterge dâhil) brüt tutarının,
1) Ek göstergesi 8400 ve daha yüksek olanlar için % 240’ının,
2) Ek göstergesi 7600 (dâhil) – 8400 (hariç) arasında olanlar için % 200’ünün,
3) Ek göstergesi 6400 (dâhil) – 7600 (hariç) arasında olanlar için % 180’inin,
4) Ek göstergesi 4800 (dâhil) – 6400 (hariç) arasında olanlar için % 150’sinin,
5) Ek göstergesi 3600 (dâhil) – 4800 (hariç) arasında olanlar için % 130’unun,
6) Ek göstergesi 2200 (dâhil) – 3600 (hariç) arasında olanlar için % 70’inin,
7) Diğerlerine % 40’ının, ilave edilmesi suretiyle bulunan matrah üzerinden; muvazzaf subay ve astsubay,
sözleşmeli subay ve astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar için % 10 oranında, Genelkurmay
Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil
Güvenlik Komutanlığı kadrolarında çalışan memur ve sözleşmeli personel için % 10 oranında, yedek subaylar ve yedek astsubaylar için % 5 oranında yapılan kesintilerden, b) Ordu Yardımlaşma Kurumunda veya bu Kurumun % 50 sermayesinden fazlasına sahip olduğu veya iştirak ettiği şirketlerde çalışanlardan daimi olarak Kurum üyesi olmayı kabul edenlerin sigorta primine esas aylık ücretlerinden % 10 oranında yapılan kesintilerden, c) Kurum mevcutlarının işletilmesinden elde edilen gelirlerden, d) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan her türlü nakdi ve ayni menkul ve gayrimenkul bağışlarından, e) (a) ve (b) bentlerinde sayılan daimi üyelerden Konut Ön Biriktirim Fonundan yararlanmak isteyenler için (a) ve (b) bentlerinde belirtilen matrahlar üzerinden % 10 oranında yapılan ek kesintilerden, oluşur.”,
7.7) 19’uncu maddesinde; “Bu kanunla daimi ve geçici üyelere tanınan haklar, bunlardan ilk aidatın
kesildiği tarihten başlar.”
/
7.8) “Kurumun yapacağı yardımlar” başlıklı 20’nci maddesinde; “Kurumun üyelerine veya ölümleri
halinde mirasçılarına yapılacak yardımlar şunlardır.
a) Daimi üyelere bir defaya mahsus olarak yapılacak toptan yardımlar şunlardır:
(1) Emeklilik yardımı, (2) Malüliyet yardımı, (3) Ölüm yardımı.
(4) (Ek : 26/6/1996 – 4148/3 md.) Konut Ön Biriktirim Fonundan yararlanmak isteyenlere verilecek ve kullanım ve yönetim usulleri Genel Kurulca belirlenecek Konut Edindirme Yardımı.
b) Geçici üyeler: (Aidat kesildiği müddetçe)
(1) Malüliyet yardımı, (2) Ölüm yardımı,
c) Emekli maaşı sistemine giren üyelere yapılacak yardımlar ise şunlardır:
(1) Emekli maaşı, (2) Ölüm yardımı”
7.9) 21’nci maddesinde; “En aza 10 yıl müddetle Kurumda üye olarak bulunduktan sonra, görevli
oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılmak suretiyle üyeliği sona eren daimi üyeler emeklilik yardımından faydalanırlar. Birinci fıkraya göre emeklilik yardımına hak kazanarak görevli oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılan üyeler isterler emeklilik yardımının 1/4’ünü veya 2/4’ünü veya 3/4’ünü yahut tamamını Kurumda bırakarak Emekli Maaşı Sistemine girebilirler… Emekli maaşı sisteminde bulunanlar, sistemdeki 1/4, 2/4, 3/4 veya tam olan iştirak paylarının, bu dilimlerden birinde bulunacak şekilde, o yıldaki kendi emsali birikiminin esas alınarak indirilmesini veya yükseltilmesini isteyebilirler.
Dilim indirim hakkı sadece bir kez ve sisteme girişten itibaren en az üç yıl geçtikten sonra kullanılabilir.
Dilim yükseltme hakkı ise, yılda bir kez kullanılabilir… Sistemde bulunan üyelerin, sisteme girişlerinden itibaren üç yıl geçtikten sonra rezervlerini alarak ayrılabilmeleri mümkündür. Ancak, sistemden çıkanlar bir daha sisteme kabul edilemezler…”
7.10) 24’üncü maddesinde; “Emeklilik yardımı, üyenin Kurumda geçen ve aidat ödediği süreye karşılık
olarak, tasarruf pirimine yıllık % 5 teknik faiz oranı üzerinden hesaplanan miktardan ibarettir. Üyelik süresinin hesabında ay kesirleri tam ay sayılır. Emeklilik maaşı, üyenin Kurumda bıraktığı emekli yardımına göre hesaplanan yıllık % 5 faizden ibarettir.”,
8) YG. 25 Ordu Yardımlaşma Kurumu Yasal Yardımlar Uygulama Yönergesi’ nin,
8.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönergenin amacı;205 sayılı OYAK Kanunu çerçevesinde
üyelere yapılacak Yardımlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”
8.2) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönerge hükümleri, OYAK’ın daimi üyelerine (Emekli
Maaşı Sistemi’ne katılan üyeler hariç) yapılacak Yasal Yardımlar (Emeklilik Yardımı, Aidat İadesi, Ölüm
Yardımı) ile geçici üyelerine yapılacak Ölüm yardımını ve bu yardımlara yönelik diğer işlemleri kapsar.”
8.3) “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Yönergede geçen ve aşağıda açıklanan tanımlar
hizalarında belirtilen anlamları ifade eder.
…
Daimi Üye: OYAK Kanunu’nun 17’nci maddesinin (a) ve (b) fıkralarında belirtilen daimi üyelerdir. Ancak
Emekli maaşı sistemine katılanlar bu Yönerge kapsamında değildir.
Geçici Üye: OYAK Kanunu’nun 17’nci maddesinin (c) fıkrasında belirtilen OYAK’ın üyeleridir.
Aidat Tutarı: OYAK Kanunu’nun 18’inci maddesi gereği her ay, görevde olan daimi OYAK üyelerinin
OYAK aidatlarına esas maaşlarından kesilen %10, geçici OYAK üyelerinin ise OYAK aidatına esas maaşlarından kesilen %5 oranındaki tutardır.
…
Teknik Faiz: Tasarruf primi tutarına tahakkuk eden yıllık %5 faizdir.
Ek Kanuni Yardım: Üye birikimlerine %5 teknik faizin üzerinde verilen nemadır. Ek Kanuni yardım 1995 yılından itibaren kar payı ile birlikte hesaplanmaktadır.
Nema: Kurumun üyelerine dağıttığı %5 teknik faiz ve kar paylarından oluşan toplam gelirin ortalama üye rezervlerine oranıdır.
Kar Payı: Ait olduğu yılın toplam teknik rezervi ve ek kanuni yardımlarının toplamı ile kümülatif kar payı toplamlarına o yıla ait nemanın uygulanması ile oluşan değerdir.
Tahmini Nema: Her yıl Olağan Genel Kurul tarafından onaylanan Çalışma Programı ve Bütçesinde öngörülen orandır.
Kesinleşen Nema: Her yıl Genel Kurul tarafından onaylanan, toplam dağıtıma esas karın üye hesaplarına aktarılmasında kullanılan orandır.
Emsal Farkı: Çeşitli sebeplerle ilgili ayında mutemet tarafından kesilemeyen aidatların, sonradan toplu olarak ödenmesi halinde, ilgili aylara aktarılabilmesi için ödemenin yapılacağı tarih itibariyle hesaplanan ve üyeden talep edilen kesinleşmiş ve tahmini kar payı tutarlarının toplamıdır.
8.4) “Emeklilik Yardımı” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Daimi üye Aidat tutarı esas itibariyle üç ana
unsurdan oluşmakta olup aidat içindeki paylar kuruluş hesaplamaları ile;
Tasarruf Primi %89,6333
Riziko Primi %7,7500
Masraf Primi %2,6167 olarak saptanmıştır. Emeklilik Yardımının esasını daimi üyelerden alınan %10 aidatın tasarruf primi kısmı oluşturur.
Emeklilik Yardımı hesabı: Üyenin tasarruf priminin, bileşik faiz esasına göre yıllık %5 faizle değerlendirilmesi ile sonradan bu birikime ilave edilen ek kanuni yardım ve bu toplam üzerinde aktarılan kar paylarından oluşur.
Teknik Rezerv hesabı: Ait olduğu yıla kadarki tüm tasarruf primleri ile teknik faizlerin toplamından oluşan geçmiş yıl teknik rezervinin %5 teknik faiz oranı ile çarpılması sonucu oluşan rakamla, o yılın tasarruf primleri ve onların adat usulü %5 teknik faiz oranı ile çarpılması sonucu oluşan rakamların toplamı o yılın teknik faiz rakamı olup 31 Aralık tarihi itibariyle üye hesaplarına aktarılır. Ait olduğu yılın teknik faiz rakamının belirlenmesinden sonra, üyenin tüm tasarruf primleri ile teknik faizlerinin toplamı teknik rezervini oluşturur.
Ek Kanuni Yardım hesabı: Ait olduğu yılın toplam teknik rezervi ile o yıla kadar ki ek kanuni yardım ve kar payları toplamının ek kanuni yardım oranı ile çarpılması sonucunda o yılın ek kanuni yardımı oluşur ve 31
Aralık tarihi itibariyle üye hesaplarına aktarılır.
Kar Payı Hesabı: Ait olduğu yılın toplam teknik rezervi ve ek kanuni yardımlarının toplamı ile çarpılarak hesaplanır ve Genel Kurulların kar dağıtım kararını takiben üyelerin 31 Aralık tarihli rezervlerine aktarılır.
/
Üyelerin, teknik rezerv, ek kanuni yardım ve kesinleşmiş kar payı hesapları toplamından oluşan Emeklilik yardımı görevle ilişiğin kesildiği tarih esas alınarak hesaplanır ve ödenir. İlişiğin kesildiği yıla ait kar payı ise, o yıla ait Genel Kurul’un kar dağıtım kararını takiben hesaplanır ve ödenir.”
8.5) “Göreve iade işlemleri” başlıklı 16’ncı maddesinde; “Görevli oldukları kuruluşlar tarafından
görevlerine son verilmesi sonucunda OYAK aktif üyelikleri sona eren ve daha sonra herhangi bir sebeple göreve iade edilen üyelerin işlemleri aşağıdaki esaslar doğrultusunda yürütülür.
…
III-İlk Üyeliğinde Emeklilik Yardımı İşlemi Yapılan Üyelerin Göreve İade İşlemleri
A-Emekli maaşı sistemine (EMS’ye) girmemiş olan üyeler için; göreve iade tarihi itibariyle kesinleşmiş ve tahmini kar payları dahil emeklilik yardımı tutarı ve ilk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatları var ise bu aidatlara ait emsal farkı hesaplanarak üyeden talep edilir.
a) Hesaplanan tutarların üye tarafından yatırılması durumunda, 1-İlk üyeliğin bitiş tarihinde yapılan tüm işlemlerin iptal edilir.
2-İlk üyeliğe ait üye cari hesabının aktif hale getirilir.
3-İlk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatlarının ilgili aylara kaydedilir.
4-İki üyelik süresinin birleştirilir.
b) Hesaplanan tutarların üye tarafından yatırılmaması durumunda, 1-İlk üyeliğin bitiş tarihinde yapılan tüm işlemlerin iptal edilir.
2-İlk üyeliğe ait üye cari hesabının aktif hale getirildiği, 3-İlk üyeliğin bitiş tarihinde üyeye ödenen Emeklilik yardımı tutarının üye cari hesabına bu tarih itibariyle borç olarak kaydedilir.
4-İlk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatlarının OYAK hesaplarına giriş tarihi itibariyle cari hesaba aktarılır.
5-İki üyelik süresi birleştirilir…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran, bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvurusunda; Milli Savunma
Bakanlığı’na bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde devlet memuru olarak görev yaparken Milli
Savunma Bakanlığı’nın kararı ile 14/07/2017 tarihli 692 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, OHAL İnceleme Komisyon Kararına binaen 09/07/2018 tarihli Kara Kuvvetleri Komutanlığının atama
Olur’u ile görevine iade edildiği, kamu görevinden çıkarılma kararının sonucu olarak kendi iradesi dışında, /
14/07/2017 tarihinde OYAK üyeliğinin sonlandırıldığını, 10/05/2018 tarihinde OYAK emeklilik yardımı kapsamında emeklilik yardımı olarak faiz tutarı dahil 176.527.65 TL ve kar payı tutarı olarak hesabına yatırıldığını, göreve dönüşü sonrası talebine istinaden 27/11/2022 tarihinde 14/07/2017-15/10/2022 dönem için hizmet ihyası tutarı hesaplanarak 21/12/2022 tarihinde 69.219.76 TL OYAK hesabına yatırdıktan sonra üyeliğinin kabul edildiğini, görevden ihraç edildiği ve yoksun kaldığı tarihlerde “kar payı tutarı” ve “emsal farkı tutarı” adı altında OYAK’a 69.219.76 TL ödediği tutarı yasal faizi ile birlikte dilekçe ile birlikte talep ettiğini ancak olumsuz cevap verildiğini belirtmektedir. Başvuran, göreve iade sonrasında OYAK’a ödediği ve yoksun kaldığı OYAK emsal farkı ve kar payı yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmektedir.
11) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan menfur darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve
kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
12) Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce
çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
13) Diğer yandan, 23.01.2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685
sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu kurulmuştur.
14) Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25.07.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
15) Danıştay Birinci Dairesinin Esas No. 1982/112, Karar No. 1982/130 sayılı kararında belirtilen; “…
haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25/2/1983 tarihli 81 Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci
Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.
16) Danıştay 12. Dairesinin 18/11/2009 tarihli ve 2007/5203 E., 2009/6398 K. sayılı kararında; “Olayda
davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin işleme karşı açtığı davada … İdare Mahkemesinin … günlü kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, 6.6.2006 tarihli ve 25.7.2006 tarihli dilekçeleriyle açıkta kaldığı süreye ait parasal haklarının tazmini istemiyle yaptığı başvurusunun reddi üzerine 8.9.2006 tarihinde görülmekte olan davayı açtığı, davacının Mahkeme kararının 2006 yılı ortalalarında kendisine tebliğ edildiğini beyan ettiği, ancak iptal kararının davacı tarafından hangi tarihte tebellüğ edildiğinin dosyadan anlaşılamadığı ve İdare Mahkemesi kararında da bu hususun belirtilmediği görülmektedir…Diğer yandan; davacının açıkta kaldığı 26.5.2003 tarihi ile 10.5.2004 tarihi arasında gelir getirici bir faaliyetinin olması halinde, sebepsiz zenginleşmeye neden olmamak bakımından, bu suretle elde ettiği gelirin, hükmedilecek tazminat miktarından düşülmesi gerektiği açık olup, İdare Mahkemesince Sosyal Güvenlik Kurumun’ dan bu durumun araştırılması ve alınacak cevaba göre tazminat miktarının hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, bu yolda da bir inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.” hükmü yer almaktadır.
17) Danıştay 12. Dairesinin 04/02/2005 tarihli ve 2004/5036 E., 2005/201 K. sayılı kararında; “Manisa
İdare Mahkemesinin 28.3.2001 günlü, E:2000/1528, K:2001/383 sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin Manisa İdare Mahkemesinin
17.12.1998 günlü, K:1998/913 sayılı kararıyla iptal edildiği, anılan kararın Danıştay On ikinci Dairesinin
9.3.2000 günlü, K:2000/1268 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerine davacının 17.7.2000 tarihinde
görevine iade edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan işlem nedeniyle davacının açıkta kaldığı 14.9.1994 ile 17.7.2000 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve bu sürenin hizmetinde değerlendirilmesi suretiyle özlük haklarının iade edilmesinin
Anayasa’nın 125.maddesi gereği olduğu, ancak bu süre içinde davacının gelir elde ettiğinin belirlenmesi halinde bu gelir miktarının davacıya ödenmesi gereken tazminattan mahsup edileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, davacının 14.4.1994 ile 17.7.2000 tarihleri arasında alamadığı parasal haklarının yasal faiziyle tazminine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.”
18) Danıştay 12. Dairesinin 27/12/2013 tarihli ve 2012/3100 E., 2013/12993 K. sayılı kararında; “Hukuka
aykırılığı yargı kararıyla sabit olan işlem nedeniyle davacının, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tazmini gerekmekte ise de, söz konusu zarar hesaplanırken açıkta geçen sürede davacının çalışarak gelir elde etmesi durumunda, bu miktarın davacıya ödenecek tazminat miktarından düşülmesi gerekeceğinden, Mahkemece davacının açıkta geçen sürelerde çalışarak gelir elde edip etmediğinin; taraflardan, Gelir
İdaresi Başkanlığından ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından sorulması ve gelir elde ettiğinin saptanması halinde elde ettiği bu miktarın açıkta kaldığı süreye ilişkin ödenmesi gereken maaş ve parasal haklara ilişkin tazminat miktarından düşülmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verilmiştir.
19) Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu 07/02/2017 tarih ve 2015/4812 sayılı
kararında belirtmiş olduğu “… açıkta iken göreve iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber
/
ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu” yönündeki değerlendirmesi ve yine Anayasa
Mahkemesinin 19/10/2021 tarih ve 2018/34011 sayılı kararında; “Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, başvurucunun faiz ödenmesi yönündeki talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Buna göre 657 sayılı Kanun’da faiz ödenmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığı ve bu kesintilerin faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği yönünde bir kısım Danıştay kararı nazara alındığında faiz ödenmeyeceği şeklindeki yorumla bütün külfetin herhangi bir kusuru bulunmayan başvurucuya yüklendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” şeklinde ifade edilerek, yukarıda değinilen Danıştay
Birinci Dairesinin Kararında belirtilen “… dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” şeklindeki hüküm uyarınca başvurana geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
20) Bu kapsamda 1961 Anayasası’nın 112. maddesinde bir kamu tüzel kişiliği olarak
belirtilen Ordu Yardımlaşma Kurumu, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına sosyal yardım sağlamak amacıyla Millî Savunma Bakanlığına bağlı olarak kurulmuş, kuruluşuna ilişkin 205 sayılı Yasanın 1.
maddesinde, Kurumun bu Yasa ile özel hukuk hükümlerine tabi mali ve idari bakımdan muhtar ve hükmi şahsiyeti haiz bir teşekkül olduğuna işaret edilmiştir. OYAK’ın üyeleri; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma
Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı mensupları ve Kanun’da belirttiği şekliyle siviller dahil kendi isteğiyle katılan çalışanlardan oluşmaktadır. OYAK maden metalürji, çimento beton kağıt, otomotiv lojistik, finans, kimya, gıda, tarım ve enerji sektörlerinde faaliyet göstererek üye birikimlerini karlılık ve verimlilik hedefiyle yönetmektedir. OYAK üyeliğinde; 10 yılını doldurduktan sonra görevli oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılarak daimi üye statüsü sona eren üyelerin emeklilik yardımına hak kazandığı, çeşitli sebeplerle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan daimi üyelerden üyelik süresi 3 yıldan az olanlara hiçbir ödeme yapılmadığı, 3 ila 10 yıl arasında olanlara birikmiş aidatları kar paysız olarak iade edildiği, 10 yılını dolduranlara emeklilik yardımının ödendiği anlaşılmıştır. OYAK üyelerine emeklilik, ölüm ve maluliyet alanlarında ek yardımlar sağlamak üzere kurulmuş tamamlayıcı bir mesleki emeklilik fonudur. OYAK, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan bağımsız olarak üyelerine ek katkı sağlamaktadır.
OYAK’ın Faaliyet Raporlarından ise Olağan Genel Kurulunda alınan kararlarla 2018, 2019, 2020, 2021 ve
2022 yıllarında %42.2, %20.5, %27.5, %83.5 ve %90,1 nema oranı ile üyelerinin birikimlerine getiri
sağladığı görülmektedir.
21) Somut olayda, başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı süre zarfında 10 yılını doldurmuş olması
sebebiyle emeklilik yardımından yararlandığı, başvuranın kamu görevine tekrar başladığı tarihe kadar ödenmemiş aidatların son görev yaptığı birim tarafından ödendiği, ancak göreve dönüşü sonrası talebine istinaden 27/11/2022 tarihinde 14/07/2017-15/10/2022 dönem için önceki OYAK üyelik hesabının aktif hale getirilmesi talebi ile OYAK’a başvuru yaptığı, görevden ihraç edildiği yoksun kaldığı tarihlerde “kar payı tutarı” ve “emsal farkı tutarı”adı altında OYAK ‘a 69.219.76 TL ödediği, bu tutarın yasal faizi ile birlikte Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ödenmesi talebinin ise reddedildiği anlaşılmıştır.
22) Diğer taraftan, Millî Savunma Bakanlığı başvuranın talebine ret gerekçesinde, kamu görevinden
çıkartılmış personele üyelikten doğan tüm hak ve alacaklarının işlem tarihi itibariyle ödendiğini, personelin
/
ödenen tutarı kullanma/değerlendirme imkanına sahip olduğunu, göreve iade edilmelerini müteakip OYAK tarafından personele yeni üyelik kaydı yapılabileceği gibi kendisine ödenen tutarın yasal faizi ile kar payı farkının ödenmesi halinde iptal edilen üyeliğinin aktif hale getirilebileceği şeklinde birden fazla seçenek sunulduğunu, personelin OYAK üyeliklerinin emsalleriyle aynı seviyeye getirilebilmesi için ödediği meblağların kendi tercihlerinin sonucu olduğunu belirtmiştir.
23) Öte yandan Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde açılan davalar üzerine Ordu Yardımlaşma Kurumu
Genel Müdürlüğü’nün hasım mevkiinden çıkarıldığı, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 24/03/2021 tarihli
E. / K. / sayılı kararında; Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmakta iken, 668 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme yapmış olduğu itirazın OHAL İnceleme Komisyonunun kararı ile kabul edilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacının OYAK üyeliğinin emsalleri ile aynı seviyesine ulaşabilmesi için görevden ayrı kaldığı döneme ilişkin kar payı farkı ve emsal farkı için OYAK’a ödediği tutarın idarece tarafına ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine açtığı davada, davacının talep ettiği OYAK’a ödemiş olduğu kar payı ve emsal farkı tutarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi yönünde karar verildiği görülmektedir. Ayrıca, Ankara 11. İdare Mahkemesinin 07/07/2021 tarihli
E. / K. / sayılı kararıyla, Hv.Asb. Bçvş olarak görev yapmakta iken, disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen ve daha sonra yargı kararı ile görevine başlatılan davacı tarafından; göreve başlatıldıktan sonra ayırma işleminden dolayı, statü dışına çıkartılmasına bağlı olarak statü dışında geçirdiği süreler nedeniyle OYAK üye rezervinin emsallerinin seviyesine çıkarılması istemiyle yapmış olduğu başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ile oluşan maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi itibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi yönünde benzer şekilde karar verilmiştir.
24) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı kararları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kamu görevinden çıkarılan ancak daha sonra OHAL İnceleme Komisyonunun Kararı ile göreve iade edilen başvuranın kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı mevzuatta belirtildiği şekilde OYAK üyeliğinin emsalleri ile aynı seviyede olacağı ve kar payından yararlanabileceği, anılan OYAK üyeliğinin sonlandırılmasının kendi kusurundan kaynaklanmadığı, bir diğer ifadeyle kendi keyfiyeti dışında bu imkândan mahrum kaldığı, ancak kamu görevinden çıkarıldığı tarihlerin 14/07/2017-09/07/2018 arası dönem olduğu, bu dönemde 10/05/2018 tarihinde toplam biriken OYAK emeklilik yardımını aldığı, göreve iade sonrası (09/07/2018-15/10/2022) dönemde 27/11/2022 tarihine kadar kendi isteğiyle OYAK üyeliğini aktif hale getirmediği ve 2018 yılı Olağan Genel Kurul Kararı ile OYAK kar payı dağıtım oranının %42.2 olduğu göz önünde bulundurulduğunda; başvuranın yatırılan OYAK yardımına görevde bulunmadığı döneme ait (14/07/2017-09/07/2018) OYAK’a fazladan ödemiş olduğu tutarın ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi
/
mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından
reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;
Başvuranın, göreve iade sonrası 09/07/2018-15/10/2022 dönemde OYAK’ a ödediği kar payı ve emsal farkı talebinin REDDİNE; öte yandan görevden ayrı kaldığı 14/07/2017-09/07/2018 arası döneme ilişkin tutarın ödenmesi yönünde KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve KARA KUVVETLERİ
KOMUTANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunu’nun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/