ÖZET: Başvuran, çocuğu için gölge öğretmen talep etmekte ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan özel eğitim desteği beklemektedir. Başvuru, çocuğun eğitimine yönelik yaşanan sorunlar ve ihtiyaçlar üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, çocuğunun hafif düzey özel eğitim sınıfında eğitim almasının, kaynaştırma/bütünleştirme eğitimine uygun olmadığını ve bu durumun eğitim hakkını ihlal ettiğini ifade etmektedir. Ayrıca, çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlanmasını ve destek eğitim odası açılmasını talep etmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı, başvuranın taleplerine ilişkin açıklamalarda bulunmuş, gölge öğretmen uygulamasının yalnızca otizm spektrum bozukluğu tanısı olan öğrenciler için geçerli olduğunu belirtmiştir. Ancak, başvuranın talebi doğrultusunda yapılan incelemelerde, özel eğitim ihtiyacı olan tüm çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması için Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyelerde bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte, özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin eğitim haklarının sağlanması ve bu süreçte ailelerin ve uzmanların görüşlerinin dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, eğitim sisteminin kapsayıcı bir şekilde düzenlenmesi ve her çocuğun ihtiyaçlarına uygun eğitim imkanlarının sunulması önem arz etmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7082-S.24.11077

BAŞVURU NO : 2024/997

KARAR TARİHİ : 08.07.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Başvuranın, çocuğu için gölge öğretmen/kolaylaştırıcı kişi isteğinin

BAŞVURUNUN KONUSU :

kabul edilmesi, çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda BEP hazırlanarak çocuğa destek eğitimi verilmesi ve diğer talepleri hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 22.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza e-başvuru yoluyla kızı ’u temsilen başvuruda bulunan ebeveyn

; kızının şu an Ankara Çankaya’da bulunan İlkokulu’nda hafif düzey özel eğitim sınıfında 1. sınıfı tekrar ettiğini, kızının 3 yaşından beri uyumlu bir şekilde tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme öğrencisi olduğunu, ancak kızının eğitim ortamı değiştirilerek hafif düzey özel eğitim sınıfına yönlendirildiği için hak kaybı yaşadığını, kızının ilkokul eğitimine mit

Koleji’nde başladığını, 2023 eğitim öğretim yılının ilk dönemini başarılı bir şekilde tamamladığını ancak ikinci dönem başından itibaren Kolejinin, kızına karşı tutumlarının değiştiğini ve kızını okulda istenmeyen çocuk ilan ettiğini, Koleji ile yaşadığı sorunlarla alakalı Çankaya RAM ile görüşme yaptığını, Çankaya RAM’ın kızının ilkokul için yerleştirme kararı olmadığından kızını eğitsel değerlendirmeye tabi tuttuğunu, 31.03.2023 tarihinde yapılan eğitsel değerlendirme ve yerleştirme kararında kızına hafif düzey özel eğitim sınıfı kararı çıkarıldığını, tarafına okulların bitimine 2,5 ay kaldığı, bu süreç içerisinde özel eğitim sınıfında okula uyum çalışılacağı, sonrasında sınıf tekrarı yaparak 1. Sınıfa kaynaştırma/bütünleştirme öğrencisi olarak yönlendirileceğinin söylendiğini, 07.06.2023 tarihinde kendi talebi üzerine kızının tekrar eğitsel değerlendirmeye alındığını ve tekrar hafif düzey özel eğitim sınıfına 1.

sınıf tekrarı olarak yönlendirildiğini, tarafınca eğitsel değerlendirme sürecinde, kızı ile birebir çalışan uzmanlardan uzman görüşü yazısı sunulduğunu ancak RAM-Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunun uzman görüşlerine gerek olmadığını söyleyerek sunulan raporları eğitsel değerlendirme sürecinde dikkate

almadığını, 07.10.2023 tarihinde, kızının yerleştirme kararına şu an gittiği okulun öğretmenleri tarafından sınıf değişikliği olması için dilekçe verildiğini ancak kararın değiştirilmediğini, okul öğretmenlerinin tekrar değerlendirme istekleri sonucu kızının 21.11.2023 tarihinde eğitsel değerlendirmeye alındığını, RAM-Özel

Eğitim Değerlendirme Kurulunun çocuğun durumu ile ilgili okuldan gözlem yapılarak tutanak hazırlanacağını bildirdiğini, RAM-Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu’na gölge öğretmen/kolaylaştırıcı kişi tutabileceğini bildirdiğini ancak RAM-Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunun, gölge öğretmen/kolaylaştırıcı kişi uygulamasının sadece otizm spektrum bozukluğu tanılı öğrenciler için geçerli olduğunu ifade ettiğini, Kamu Denetçiliği Kurumunun konu hakkındaki Kararını ( sayı ve 22/09/2022 tarihli) sunduğunu ancak Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yazı gelmediğinin belirtildiğini, RAM-Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu tarafından okulda sınıf içi ve sınıf dışı yapılan gözlem ve görüşmeler neticesinde 30.11.2023 tarihinde hazırlanan gözlem tutanağında kızının dil konuşmada güçlük yaşadığı için akran zorbalığı yaşayabileceği, kendini koruyamayacağı ve tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirmeye uygun görülmediği için yerleştirme kararının değiştirilmemesi yönünde görüş bildirildiğini, 14.12.2023 tarihinde Çankaya RAM Özel Eğitim ve Değerlendirme Kurulu Genel Kurul toplantısı düzenlendiğini, öğrenci velisi olarak kurulun doğal üyesi olduğu halde toplantıya çağrılmadığını, alınan kararın “Velisinin talebi doğrultusunda ’un İlkokulu Hafif

Düzey Özel Eğitim Sınıfı’na yönlendirilmesine karar verilmiştir.” şeklinde ifade edildiğini, Çankaya

RAM’ın, bilgisi olmadan yalan beyan ile kızı adına kendisinin kabul etmediği ve sunduğu eğitsel değerlendirme raporlarına uygun olmayan bir karar vererek kızının okul yerleştirme kararını değiştirmediğini, Down sendromlu çocukların sosyal, kültürel, bilişsel, dil gelişimleri ve toplumsal uyum becerilerinin gelişmesi açısından en verimli eğitim ortamının tipik gelişim gösteren akranları ile bir arada eğitim alabildiği tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme sınıfı ortamları olduğunun bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu, kızının eğitim hakkının ihlal edildiğini ve engelliliğe dayalı ayrımcılık yapıldığını iddia ve ifade ederek kızının tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alacağı eğitim ortamına yönlendirilmesini, 2023-2024 eğitim öğretim yılında kızı için gerekli tüm özel eğitim tedbirleri uygulanarak usulüne uygun BEP Geliştirme Birimi oluşturulmasını, kızının ihtiyaçları doğrultuşunda her ders için ayrı ayrı BEP hazırlanmasını, destek eğitim odası açılarak öncelikle kızının eksik kaldığı derslerin takviyesi için destek eğitimi verilerek akademik, bilişsel, psikolojik ve sosyal kazanımlarıyla 2. Sınıfa hazır hale getirilmesini eğitsel değerlendirme ile yerleştirme kararı alınırken tarafının sunduğu çocukla birebir çalışan uzmanların görüşlerinin dikkate alınmasını, kızının tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitime yönlendirilmesinin ardından gölge öğretmen/kolaylaştırıcı kişi isteğinin kabul edilmesini

Kurumumuzdan talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 24/01/2024 tarihli ve sayılı bilgi-belge talepli yazısına istinaden; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 26/02/2024 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Kolaylaştırıcı Kişi uygulaması mevzuat düzenleme çalışmalarına devam edildiği, 2.2. Bakanlıkları MEBBİS RAM Modülü ve Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezi kayıtları incelendiğinde öğrencinin sağlık raporunun Ankara Üniversitesi Araştırma ve

Uygulama Hastanesi 27/06/2019 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporunda (ÇÖZGER) Fonksiyon

Kaybı (%) 99 “bilişsel gelişim alanı r62 ögv” + “dil konuşma iletişim alanı f80.ögv” + “kalıtsal dogmatik hastalıklar alanı down sendromu 090 ökgv” olduğunun anlaşıldığı, 2.3. Öğrencinin, veli başvurusu üzerine 31.03.2023 tarihinde Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezi

Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunca eğitsel değerlendirme ve tanılamasının yapıldığı, yapılan eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 7 inci maddesi gereği

Özel Eğitim Sınıfına (Hafif Düzey Zihinsel) yönlendirme kararı verildiği, 2.4. Veli itirazı üzerine 07.06.2023 tarihinde yeniden eğitsel değerlendirme ve tanılama yapıldığı, Özel

Eğitim Değerlendirme Kurulunca yapılan eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucu Özel Eğitim Sınıfı (Hafif Düzey Zihinsel) yönlendirme kararı verildiği, 2.5. Okul idaresi tarafından yapılan itiraz üzerine tekrar eğitsel değerlendirme ve tanılama yapılması kararı verildiği ve 28.11.2023 tarihinde okul ortamı gözlemi yapıldığı, Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunca yapılan eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda Özel Eğitim Sınıfı (Hafif Düzey Zihinsel) yönlendirme kararı verildiği, 2.6. Bu süreç içerisinde eğitsel değerlendirme ve tanılama çalışmaları her defasında Rehberlik ve Araştırma

Merkezinin farklı uzmanlarınca yürütüldüğü, 2.7. İlerleyen süreç içerisinde öğrencinin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ve akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek, eğitim performansı ve eğitim ihtiyaçları doğrultusunda Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitim Uygulamaları programına Özel

Eğitim Değerlendirme Kurulunca gerekli yönlendirmenin yapılabileceği, 2.8. 14.12.2023 tarihli kararı veren kurulun İlçe Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu olduğu, MEB Özel Eğitim

Hizmetleri Yönetmeliğinin Özel eğitim hizmetleri kurulu başlıklı 39 uncu maddesinin “(1) Özel eğitim hizmetleri kurulu, il millî eğitim müdürlükleri ile RAM bulunan ilçe millî eğitim müdürlüklerinde oluşturulur. (2) Bu kurul özel eğitim ve rehberlik hizmetleri şube müdürünün başkanlığında; a) En az bir özel eğitim değerlendirme kurulu başkanı, b) En az bir resmî özel eğitim kurum müdürü veya kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan kurumlardan bir müdür, c) En az bir rehberlik öğretmeni, ç) En az bir özel eğitim öğretmeninden, oluşur. (3) Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere bireyin velisinin ve ilgili kurumlardan personelin kurula katılımı sağlanır. (4) Özel eğitim hizmetleri kurulu oluşturulurken her üye için bir yedek üye belirlenir.” hükümlerine haiz olduğu ve Kurulun Yönetmeliğin

39 uncu maddesi gereğince oluşturulduğu, Yönetmeliğin 39 uncu maddesi üçüncü fıkrasında düzenlendiği

üzere kurul üyeleri arasında velinin bulunmadığı, 2.9. Eğitsel Değerlendirme ve Tanılama sürecinde tüm iş ve işlemlerin MEB Özel Eğitim Hizmetleri

Yönetmeliğinin Özel Eğitim Hizmetleri Kurulunun görevleri başlıklı 40 ıncı madde ve Özel eğitim hizmetleri kurulu çalışma usul ve esasları başlıklı 41 inci madde gereğince yürütüldüğü, 2.10. Kurulun görevleri arasında Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda ve velinin yazılı talebi dikkate alınarak bireyin resmî bir okula yerleştirilmesine karar vermek ve gerekli özel eğitim tedbirlerini almak.”

Bulunduğu,

2.11. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin Eğitsel değerlendirme ve tanılama esasları başlıklı 7 inci maddesi “(1) Bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılaması ile ilgili iş ve işlemler RAM’larda oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından yapılır. (2) Bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılamasıyla ilgili ilk başvuru; okul yönetimi, veli ya da zihinsel engeli olmayan 18 yaşından büyük bireyin kendisi tarafından; resmî kurumlarda bakım ve barınma hizmetinden yararlanan bireyler için kurumun resmî yazı ile görevlendireceği personel tarafından RAM’a yapılır. c) Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında hizmet sunan kurumlarda destek eğitim almasına karar verilen öğrenciler için en fazla bir yıllık eğitim planı hazırlanır. Süresi biten planlar ihtiyaç hâlinde yenilenebilir. (5) Eğitsel değerlendirme ve tanılama, bireyin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ve akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek eğitimin her tür ve kademesindeki geçişlerde yapılır. Ayrıca bireylerin eğitim performansı ve eğitim ihtiyaçları doğrultusunda veli ya da okulun yazılı talebi üzerine gerektiğinde tekrarlanır.” olarak düzenlendiği, 2.12. Özel eğitim öğrencileri için eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmeti sunulurken aynı zekâ testinin tekrar uygulanmak istendiğinde 6 ay beklenmesi gerektiği, bunun dışında söz konusu hizmetin sunumunda süre sınırı bulunmadığı, 2.13. MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar başlıklı 42 nci maddesi “(1) Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazların değerlendirilmesine ilişkin iş ve işlemler aşağıdaki hususlara göre yürütülür: a) Veli, eğitsel değerlendirme ve tanılama ya da yerleştirme kararlarına, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz iş günü içinde itiraz edebilir. b) Yerleştirme kararı verilen okul yönetimi, öğrencilerin okula kayıt tarihinden itibaren en az otuz iş günü izleme süreci sonunda öğrenciyle ilgili eğitsel değerlendirme ve tanılama ya da yerleştirme kararına itiraz edebilir. c) İl veya ilçe özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar, itirazın kurula ulaştığı günden itibaren en geç otuz iş günü içerisinde sonuçlandırılır. Sonuç veliye, okula ve RAM’a yazılı olarak bildirilir.” Şeklinde olduğu, bu doğrultuda veli veya okulun itirazları söz konusu olduğunda hak mahrumiyeti yaşanmaması için itiraz konusu talepler hakkında yeniden, ivedilikle eğitsel değerlendirme ve tanılama çalışmaları yapıldığı, 2.14. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin Özel eğitim değerlendirme kurulu başlıklı 43 üncü maddesi

“(1) Özel eğitim değerlendirme kurulu RAM müdürlüğünün teklifi ve il veya ilçe millî eğitim müdürlüğünün onayı ile RAM’larda oluşturulur. …(4) Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların personellerinin kurula katılımı sağlanır.” şeklinde olduğu, öğrencinin bireysel eğitim aldığı

.’nin hem yazılı görüşü (imza, kaşe, mühür olmamasına rağmen) alındığı hem de cep telefonu ile aranarak öğrencinin performansı ile ilgili görüş alışverişinde bulunulduğu, 2.15. Devam ettiği Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin Genel Değerlendirme Raporu (imza, kaşe, mühür olmamasına rağmen) Rehberlik ve Araştırma Merkezi Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunca incelendiği ve değerlendirildiği, aynı zamanda sınıf ortamı gözlemi yapıldığı, sınıf öğretmenleri ve okul idaresi ile görüşüldüğü, Rehberlik ve Araştırma Merkezince gerekli uzman ve paydaş görüşlerinden süreç içerisinde faydalanıldığı,

2.16. Bakanlıkları 4 Ocak 2021 tarihli ve sayılı Kolaylaştırıcı Kişi konulu resmi yazısında Kolaylaştırıcı Kişi uygulamasının, Makam Oluru gereği Kaynaştırma-Bütünleştirme kararı verilen Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı olan öğrencilere yönelik olduğunun belirtildiği, 2.17. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim başlıklı 22 inci maddesinin dördüncü fıkrasında “Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda BEP geliştirme birimi oluşturulması zorunludur.” hükmü yer aldığı, Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimi başlıklı 47 inci maddesinde “(1) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için okulda BEP hazırlamak amacıyla BEP geliştirme birimi oluşturulur. (2) BEP geliştirme birimi okul müdürü veya görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında; a) Rehberlik öğretmeni, b) Öğrencinin sınıf öğretmeni, c) Öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri, ç) Öğrencinin velisi, d) Öğrenciden oluşur. (3)

Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere, özel eğitim değerlendirme kurulundan bir üyenin BEP geliştirme birimine katılımı sağlanır. (4) Mesleki eğitim veren özel eğitim okullarında eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, izlemek ve değerlendirmek amacıyla BEP geliştirme birimine meslek derslerini okutan bir alan öğretmeni katılır.(5) Bu birimin çalışma usul ve esasları okul yönetimince belirlenir.” hükmünü haiz olduğu, bu kapsamda öğrencinin devam ettiği okulda BEP geliştirme birimi bulunduğu, 2.18. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin Özel eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıfları başlıklı

28 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi “Yetersizlik türüne göre hazırlanmış özel eğitim

programları uygulanır.” şeklinde olduğu, BEP geliştirme biriminin planlaması doğrultusunda bireyin performansı ve eğitim ihtiyaçlarına uygun olarak gerektiğinde her ders için BEP hazırlanabileceği, 2.19. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği Tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi “Destek eğitim odası: Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler ile özel yetenekli öğrencilere ihtiyaç duydukları alanlarda destek eğitim hizmetleri verilmesi için düzenlenmiş ortamı,” olarak düzenlendiği, Destek eğitim odası başlıklı 25 inci maddesi ise

“1) Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kademesinde eğitim veren okullarda tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini sürdüren öğrenciler için il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulunun teklifi doğrultusunda il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince destek eğitim odası açılır. Destek eğitim odasında eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Eğitim alacak öğrenciler, bu öğrencilere okutulacak dersler ile öğrencilerin alacağı haftalık ders saati BEP geliştirme biriminin kararı doğrultusunda belirlenir. Bu planlama haftalık toplam ders saatinin %40’ını aşmayacak şekilde yapılır. b) Destek eğitim odasında görev alacak öğretmenlerin çalışma programları okul yönetimince yapılır. c) Destek eğitim alacak öğrenci sayısına göre okullarda birden fazla destek eğitim odası açılabilir. ç) Destek eğitim odasında öğrencilerin eğitim performansları dikkate alınarak bire bir eğitim yapılır. Ancak, BEP geliştirme biriminin kararı doğrultusunda gerektiğinde eğitim performansı aynı seviyede olan öğrencilerle birebir eğitimin yanında en fazla 3 öğrencinin bir arada eğitim alacağı grup eğitimi de yapılabilir. d) Destek eğitim BEP geliştirme biriminin planlaması doğrultusunda okulun ders saatleri içinde veya dışında ihtiyaç halinde haftasonu da planlanabilir. Öğrenciye ders saatleri içinde eğitim verilecekse destek eğitim alması planlanan dersin saatinde o derse ilişkin eğitim verilir. e) Özel yetenekli öğrencilerin yetenek alanları doğrultusunda takip ettikleri dersler destek eğitim odasında zenginleştirme ve hızlandırma yoluyla farklılaştırılarak verilir. Bu programlar öğrencilerin devam ettikleri örgün eğitim kurumlarında uygulanan eğitim programı ile bütünlük oluşturacak şekilde plânlanır ve

yürütülür. f) Destek eğitim odasında; öğrencilerin eğitim ihtiyaçları takip ettikleri eğitim programı ve öğrencilerin kayıtlı oldukları kademe esas alınarak özel eğitim öğretmenleri, okul öncesi öğretmenleri, sınıf ve diğer alan öğretmenleri okul yönetiminin teklifi doğrultusunda il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerince görevlendirilir. g) İlkokul ve ortaokullardaki destek eğitim odalarında özel yetenekli öğrencilere eğitim vermek üzere üst kademelerde görev yapan alan öğretmenleri de görevlendirilebilir. ğ) Okul müdürü ve müdür yardımcıları destek eğitim odalarında görevlendirilmez.” şeklinde düzenlendiği, 2.20. Şikayete konu itirazların, Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar başlıklı 42 inci maddesinde “(1) Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazların değerlendirilmesine ilişkin iş ve işlemler aşağıdaki hususlara göre yürütülür: a) Veli, eğitsel değerlendirme ve tanılama ya da yerleştirme kararlarına, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz iş günü içinde itiraz edebilir. b) Yerleştirme kararı verilen okul yönetimi, öğrencilerin okula kayıt tarihinden itibaren en az otuz iş günü izleme süreci sonunda öğrenciyle ilgili eğitsel değerlendirme ve tanılama ya da yerleştirme kararına itiraz edebilir. c) İl veya ilçe özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar, itirazın kurula ulaştığı günden itibaren en geç otuz iş günü içerisinde sonuçlandırılır. Sonuç veliye, okula ve RAM’a yazılı olarak bildirilir.” olarak düzenlendiği ve bu doğrultuda veli veya okulun itirazları söz konusu olduğunda yeniden eğitsel değerlendirme ve tanılama yapıldığı, bu ve benzeri kararlara yönelik itirazların ivedilikle sonuçlandırıldığı, 2.21. Başvuran velinin Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar başlıklı 42 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi doğrultusunda itirazını İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğü Özel Eğitim Hizmetleri Kuruluna yaptığı, yapılan itiraz için ivedilikle eğitsel değerlendirme ve tanılama randevusu oluşturulduğu, öğrenci ’un yeniden eğitsel değerlendirme ve tanılamasının yapıldığı, Yönlendirme raporu ile ilgili Rehberlik Araştırma Merkezi uzmanları tarafından veliye sözlü olarak bilgi verildiği, Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu ile ilgili olarak veli cep telefonuna mesaj ile raporun çıktığı bilgisi iletildiği, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü marifetiyle yazılı olarak da veliye tebliğ edildiği, 2.22. Çankaya Rehberlik Araştırma Merkezi Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu ve eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde görevli uzmanlarca, öğrenci ile ilgili alınan performanslar, okul gözlemi, öğretmen görüşmeleri, veli görüşmesi, tıbbi tanı ve paydaşların dönütleri değerlendirildiği ve öğrencinin yüksek yararı için yerleştirme kararının “Özel Eğitim sınıfı” (Hafif Zihinsel) olduğuna karar verildiği, ilerleyen süreç içerisinde öğrencinin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri, akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek, eğitim performansı ve eğitim ihtiyaçları doğrultusunda Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitim Uygulamaları programına hazır olduğu durumda Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunca gerekli yönlendirmesinin yapılabileceği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;

3.1. Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. Devletin temel amaç ve görevleri başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. Kanun önünde eşitlik başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4. Ailenin korunması ve çocuk hakları başlıklı 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”, 3.5. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi başlıklı 42 nci maddesinde; Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.” 3.6. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler başlıklı 61 inci maddesinde;

“…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. …Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır. Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.7. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları

Sözleşmesinin, 4.1. 2nci maddesinde; “1. Taraf Devletler, bu Sözleşme’de yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana–babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler. …” 4.2. 3üncü maddesinde; “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. …”

4.3. 23üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler zihinsel ya da bedensel özürlü çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını kabul ederler.” 4.4. 27nci maddesinde; “1. Taraf Devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul ederler.” 4.5. 28inci maddesinde; “1. Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler…” 4.6. 29uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler çocuk eğitiminin aşağıdaki amaçlara yönelik olmasını kabul ederler: Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi; …” 5. Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 5.1. Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 5.2. Genel İlkeler başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a) Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 5.3. Genel Yükümlülükler başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; (c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı ;…taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme’de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder. 3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir. …”,

5.4. Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar. 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”, 5.5. Eğitim başlıklı 24üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin eğitim hakkını tanır. Taraf

Devletler, bu hakkın fırsat eşitliği temelinde ve ayrımcılık yapılmaksızın sağlanması için eğitim sisteminin bütünleştirici bir şekilde her seviyede engellileri içine almasını ve ömür boyu öğrenim imkanı sağlar. Bunun için aşağıdaki hedefler gözetilmelidir: (a) İnsan potansiyelinin, onur ve değer duygusunun tam gelişimi ve insan haklarına, temel özgürlüklere ve insan çeşitliliğine saygı duyulmasının güçlendirilmesi; (b) Engellilerin; kişiliklerinin, yeteneklerinin, yaratıcılıklarının, zihinsel ve fiziksel becerilerinin potansiyellerinin en üst derecesinde gelişiminin sağlanması; (c) Engellilerin özgür bir topluma etkin bir şekilde katılımlarının sağlanması. 2. Taraf Devletler bu hakkın yaşama geçirilmesi için aşağıda belirtilenleri sağlar: (a) Engelliler engelleri nedeniyle genel eğitim sisteminden dışlanmamalı ve engelli çocuklar engelleri nedeniyle parasız ve zorunlu ilk ve ortaöğretim olanaklarının dışında tutulmamalıdır; (b) Engelliler yaşadıkları çevrede bütünleştirici, kaliteli ve parasız ilk ve orta öğretime diğer bireylerle eşit olarak erişebilmelidir; (c) Bireylerin ihtiyaçlarına göre makul düzenlemeler yapılmalıdır; (d) Engellilerin genel eğitimden etkin bir şekilde yararlanabilmeleri için genel eğitim sistemi içinde ihtiyaç duydukları desteği almalıdır; (e) Engellilere yönelik bireyselleştirilmiş etkin destekleyici tedbirler, engellilerin tam katılımı hedefine uygun olarak, akademik ve sosyal gelişimi artırıcı ortamlarda sağlanmalıdır. 3. Taraf Devletler engellilerin toplumun eşit üyeleri olarak eğitime tam ve eşit katılımlarını kolaylaştırmak için yaşamı ve sosyal gelişim becerilerini öğrenmelerini sağlar. …” 6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 01/07/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;

7.1 Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden

faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.2. Genel esaslar başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; …c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır. …i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır. …” 7.3. Ayrımcılık başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”,

8. 30/5/1997 tarih ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin, 8.1. Kaynaştırma başlıklı 12nci maddesinde; “Özel Eğitim gerektiren bireylerin eğitimleri, hazırlanan bireysel eğitim planları doğrultusunda akranları ile birlikte her tür ve kademedeki okul ve kurumlarda uygun yöntem ve teknikler kullanılarak sürdürülür.” 8.2. Diğer okul ve kurumlarda özel eğitim başlıklı 20nci maddesinde; Durumları normal akranları ile birlikte eğitim görmeye uygun olan özel eğitim gerektiren bireyler, eğitim ve öğretimlerini resmi ve özel okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında sürdürürler. Bu okullarda özel eğitim gerektiren bireylere özel eğitim desteği sağlamak üzere yardımcı derslikler oluşturulur, özel araç-gereç ile eğitim materyalleri sağlanır ve diğer özel tedbirler alınır. …” 9. 7/7/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Eğitim

Hizmetleri Yönetmeliğinin; 9.1. Amaç başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim haklarından yararlanmalarını sağlamaya yönelik usul ve esasları düzenlemektir” 9.2. Tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 4üncü maddesinde; “Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; …g)

Bireyselleştirilmiş eğitim programı: Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin takip ettikleri program esas alınarak gelişim özellikleri, eğitim ihtiyaçları ve performansları doğrultusunda hedeflenen amaçlara ulaşmaya yönelik hazırlanan ve bu bireylere verilecek destek eğitim hizmetlerini de içeren özel eğitim programını, …ı) Destek eğitim hizmeti: Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okuldaki diğer personele uzman personel ve gerekli araç-gereçlerle sunulan danışmanlık hizmetlerini, i) Destek eğitim odası: Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler ile özel yetenekli öğrencilere ihtiyaç duydukları alanlarda destek eğitim hizmetleri verilmesi için düzenlenmiş ortamı, j) Destek eğitim programı: Genel zihinsel yetenek alanından tanılanan öğrencilerin tüm alan ve disiplinlerle ilişkilendirilerek alındıkları eğitim programını, …ö)Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları: Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademede diğer bireylerle karşılıklı etkileşim içinde bulunmalarını ve eğitim amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmelerini sağlamak amacıyla bu bireylere destek eğitim hizmetleri de sunularak akranlarıyla birlikte tam zamanlı ya da özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak verilen eğitim, …ş) Özel eğitim: Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilmiş eğitim programları ve özel olarak yetiştirilmiş personel ile uygun ortamlarda sürdürülen eğitimi, t) Özel eğitim ihtiyacı olan birey: Bireysel ve gelişim özellikleri ile

eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireyi, …ff) BEP:

Bireyselleştirilmiş eğitim programını, …ifade eder.” 9.3. Özel eğitimin temel ilkeleri başlıklı 5inci maddesinde; “(1) Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda öğrencilere; a) Bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim hizmeti sunulması, b) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılması, c) Özel eğitim hizmetlerine erken

dönemde başlanması, ç) Özel eğitim hizmetlerinin özel eğitim ihtiyacı olan bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanıp yürütülmesi, d) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitsel performansları doğrultusunda amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitim görmelerine öncelik verilmesi, e) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini sürdürebilmeleri için kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılması, f) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için

BEP geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması, g) Ailelerin, özel eğitim sürecinin her aşamasına aktif katılmalarının sağlanması) Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde üniversitelerin ilgili bölümleri ve özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde çalışılması, esastır.” 9.4. Eğitsel değerlendirme ve tanılama esasları başlıklı 7nci maddesinde; “(1) Bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılaması ile ilgili iş ve işlemler RAM’larda oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından yapılır. (2) Bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılamasıyla ilgili ilk başvuru; okul yönetimi, veli ya da zihinsel engeli olmayan 18 yaşından büyük bireyin kendisi tarafından; resmî kurumlarda bakım ve barınma hizmetinden yararlanan bireyler için kurumun resmî yazı ile görevlendireceği personel tarafından RAM’a yapılır. (3) Eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Eğitsel değerlendirme ve tanılama uygun ortamda, bireyin özelliklerine uygun ölçme araçlarıyla yapılır. Sağlık sorunları nedeniyle RAM’a gelemeyecek durumda olanların eğitsel değerlendirme ve tanılamasıyla ilgili iş ve işlemler bu bireylerin bulunduğu ortamlarda yapılır. b) Eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda özel eğitim ihtiyacı olduğu tespit edilen bireyler, Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu düzenlenerek uygun eğitim ortamına ve özel eğitim hizmetine yönlendirilirler. Resmî özel eğitim okuluna, özel eğitim sınıfına ya da tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitime yönlendirilen öğrenciler için (EK-1) Rapor, 8/2/2007 tarihli ve

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında hizmet sunan özel eğitim kurumlarında destek

eğitim almasına karar verilen öğrenciler için (EK-2) Rapor düzenlenir. c) Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında hizmet sunan kurumlarda destek eğitim almasına karar verilen öğrenciler için en fazla bir yıllık eğitim planı hazırlanır. Süresi biten planlar ihtiyaç hâlinde yenilenebilir. ç) Eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmetlerine ilişkin iş ve işlemler MEBBİS-RAM Modülü üzerinden yapılır. (4) Eğitsel değerlendirme ve tanılama işlemleri okula kayıtlı öğrenciler için okulun bulunduğu bölgedeki RAM tarafından, herhangi bir okula kayıtlı olmayanlar için ise ikamet adresi ya da bakım ve barınma hizmetinden yararlandığı kurumun bulunduğu bölgedeki RAM tarafından yapılır. (5) Eğitsel değerlendirme ve tanılama, bireyin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ve akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek eğitimin her tür ve kademesindeki geçişlerde yapılır. Ayrıca bireylerin eğitim performansı ve eğitim ihtiyaçları doğrultusunda veli ya da okulun yazılı talebi üzerine gerektiğinde tekrarlanır. (6) Bakanlığa bağlı yurtdışındaki Türk okullarında eğitimlerini sürdüren özel eğitim ihtiyacı olan bireylere Türkiye’deki RAM’larda eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmeti sunulur.

(7) Türkiye’de eğitimine devam eden veya edecek olan yabancı uyruklu bireyler RAM’larda sunulan eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmetlerinden yararlanır. Bu bireylerden, eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda özel eğitim ihtiyacı olduğu tespit edilenler için Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu (EK-

1) düzenlenir. (8) Özel yetenekli olarak BİLSEM’e aday gösterilen öğrencilerin eğitsel değerlendirme ve

tanılaması ile ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça yayımlanan kılavuzda açıklanan takvim doğrultusunda yapılır.

(9) Eğitsel değerlendirme ve tanılama süreci ile ilgili yapılacak iş ve işlemlerde bireyin veya velinin görüşü alınır.

9.5. Özel Eğitim Hizmetleri başlıklı İkinci Kısım Eğitsel Değerlendirme ve Tanılama ile İzleme Süreci başlıklı Birinci Bölüm İzleme başlıklı 10uncu maddesinde; “(1) Özel eğitim hizmetlerinin planlanması ve eğitimde sürekliliğin sağlanması amacıyla erken çocukluk döneminden itibaren eğitimin her kademesinde özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin gelişimlerinin ilgili okul ve kurumlarca takip edilerek kayıt altına alınması esastır.” 9.6. Bireyselleştirilmiş eğitim programı başlıklı 20nci maddesinde; “1) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için takip edecekleri eğitim programı temel alınarak BEP hazırlanması esastır. Bu programda; a) Eğitim planında yer alan yıllık amaçlara ve kısa dönemli amaçlara, b) Sunulacak destek eğitim hizmetinin türüne, süresine ve hizmetin kimler tarafından nasıl sağlanacağına, c) Öğretim ve değerlendirmede kullanılacak yöntem ve teknikler ile öğretim materyallerine, ç) Eğitim ortamına ilişkin düzenlemelere, d) Davranış problemlerini önlemeye ya da azaltmaya yönelik tedbirler ile olumlu davranış kazandırmaya yönelik uygulanacak yöntem ve tekniklere, e) Öğrencinin kişisel bilgilerine, yer verilir.” 9.7. Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim başlıklı 22nci maddesinde; “(1) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürebilirler. (2) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler, kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini akranları ile birlikte aynı sınıfta tam zamanlı veya özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak sürdürebilirler. (3) Okul öncesi eğitim, ilköğretim ya da mesleki ve teknik eğitim programlarının uygulandığı özel eğitim okullarında kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim verilebilir. (4) Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda BEP geliştirme birimi oluşturulması zorunludur. (5) Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu ile Ödül ve Disiplin

Kurulu’nda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerle ilgili alınacak kararlarda BEP geliştirme birimiyle iş birliği yapılır.” 9.8. Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim başlıklı 23üncü maddesinde; “(1) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Öğrenciler, kayıtlı bulundukları okulda uygulanan eğitim programını takip ederler. Öğrencilerin takip ettikleri programlar temel alınarak BEP hazırlanır. b) Ortaöğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diploma düzenlenir. c) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için uygun ortam düzenlemeleri yapılır ve destek eğitim odası açılır.” 9.9. Destek eğitim odası başlıklı 25inci maddesinde; “(1) Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kademesinde eğitim veren okullarda tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini sürdüren öğrenciler için il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulunun teklifi doğrultusunda il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince destek eğitim odası açılır. Destek eğitim odasında eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Eğitim alacak öğrenciler, bu öğrencilere okutulacak dersler ile öğrencilerin alacağı haftalık ders saati BEP geliştirme biriminin kararı doğrultusunda belirlenir. Bu planlama haftalık toplam ders saatinin %40’ını aşmayacak şekilde yapılır. b) Destek eğitim odasında görev

alacak öğretmenlerin çalışma programları okul yönetimince yapılır. c) Destek eğitim alacak öğrenci sayısına göre okullarda birden fazla destek eğitim odası açılabilir. ç) Destek eğitim odasında öğrencilerin eğitim performansları dikkate alınarak bire bir eğitim yapılır. Ancak, BEP geliştirme biriminin kararı doğrultusunda gerektiğinde eğitim performansı aynı seviyede olan öğrencilerle bire bir eğitimin yanında en fazla 3 öğrencinin bir arada eğitim alacağı grup eğitimi de yapılabilir. d) Destek eğitim BEP geliştirme biriminin planlaması doğrultusunda okulun ders saatleri içinde veya dışında ihtiyaç halinde hafta sonu da planlanabilir. Öğrenciye ders saatleri içinde eğitim verilecekse destek eğitim alması planlanan dersin saatinde o derse ilişkin eğitim verilir. e) Özel yetenekli öğrencilerin yetenek alanları doğrultusunda takip ettikleri dersler destek eğitim odasında zenginleştirme ve hızlandırma yoluyla farklılaştırılarak verilir. Bu programlar öğrencilerin devam ettikleri örgün eğitim kurumlarında uygulanan eğitim programı ile bütünlük oluşturacak şekilde plânlanır ve yürütülür. …” 9.10. Özel eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıfları başlıklı 28inci maddesinde; “(1) Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve mesleki eğitim veren ortaöğretim kurumlarında özel eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıfları açılabilir. Bu sınıflarda eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Aynı tür yetersizliği olan öğrencilere birleştirilmiş sınıf uygulaması ile eğitim yapılır. b) Sınıfların mevcutları oluşturulurken takip edilen özel eğitim programının uygulandığı okullardaki sınıf mevcutları esas alınır. c) Yetersizlik türüne göre hazırlanmış özel eğitim programları uygulanır. ç) Orta veya ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ile orta veya ağır düzeyde otizmi olan öğrenciler için açılan sınıflarda ilköğretim kademesinde özel eğitim uygulama okulu haftalık ders çizelgesi; ortaöğretim kademesinde özel eğitim uygulama okulu (III. kademe) haftalık ders çizelgesi uygulanır. d) Görme, işitme veya hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrenciler ile hafif düzeyde otizmi olan öğrenciler için ortaöğretim kademesinde açılan sınıflarda özel eğitim meslek okulu haftalık ders çizelgesi uygulanır. e)

Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği veya hafif düzeyde otizmi olan öğrencilere ortaöğretim kademesinde özel eğitim sınıfı açılabilmesi için bu okullarda iş eğitimi ve meslek ahlakı dersi kapsamında okutulacak mesleki eğitim programlarının uygulanabileceği alan ve dalların olması zorunludur. Açılan sınıflara devam eden öğrenciler için okulda bulunan alanlar içinden tek bir alana yönlendirme yapılır. Aynı okulda birden fazla özel eğitim sınıfı bulunması halinde ise sınıflar için birden fazla alana yönlendirme yapılabilir. f)

Öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesi, takip ettikleri programın uygulandığı özel eğitim okullarındaki değerlendirme ölçütlerine göre yapılır. g) Okul öncesi kademesinde açılan sınıflarda etkinlikler okul öncesi öğretmeni ile özel eğitim öğretmeni tarafından okutulur. ğ) İlkokul, ortaokul ve lise kademelerinde açılan sınıflarda dersler özel eğitim öğretmenleri tarafından okutulur. Ancak, ilkokullarda haftalık ders çizelgesinde yer alan din kültürü ve ahlak bilgisi ile diğer kademelerdeki din kültürü ve ahlak bilgisi, görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi alanlarına ilişkin dersler ile meslek dersleri ilgili alan öğretmenleri tarafından okutulur. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere özel eğitim öğretmenleri ders işlenişine destek vermek üzere katılır. h) Bu sınıflar ders, teneffüs, yemek ve diğer etkinlik saatleri bakımından bünyesinde açıldığı okulda uygulanan programa uyarlar. ı) Özel eğitim meslek okulu ve özel eğitim uygulama okulu (III. kademe) programını tamamlayan öğrencilere takip ettikleri eğitim programına uygun diploma (EK-8 veya EK-9) düzenlenir. i) Öğrenciler BEP geliştirme biriminin planlaması doğrultusunda bazı dersleri ve sosyal etkinlikleri diğer akranları ile bir arada yapabilirler. j) Görme yetersizliği olan öğrenciler için resim, şekil ve grafik içeren sorular kabartma olarak, betimlenerek veya bu soruların yerine eş değer sorular hazırlanarak değerlendirme yapılır.”

9.11. Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu ve Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunun Görevleri, Çalışma

Usul ve Esasları başlıklı Sekizinci Bölümün Özel eğitim hizmetleri kurulu başlıklı 39 uncu maddesinde; “ (1) Özel eğitim hizmetleri kurulu, il millî eğitim müdürlükleri ile RAM bulunan ilçe millî eğitim müdürlüklerinde oluşturulur. (2) Bu kurul özel eğitim ve rehberlik hizmetleri şube müdürünün başkanlığında; a) En az bir özel eğitim değerlendirme kurulu başkanı, b) En az bir resmî özel eğitim kurum müdürü veya kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan kurumlardan bir müdür, c) En az bir rehberlik öğretmeni, ç) En az bir özel eğitim öğretmeninden, oluşur. (3) Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere bireyin velisinin ve ilgili kurumlardan personelin kurula katılımı sağlanır. (4) Özel eğitim hizmetleri kurulu oluşturulurken her üye için bir yedek üye belirlenir.” 9.12. Özel eğitim hizmetleri kurulunun görevleri başlıklı 40 ıncı maddesinde; “(1) Özel eğitim hizmetleri kurulunun görevleri şunlardır: a) İlgili kişi, kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaparak özel eğitim hizmetlerinin planlanmasını, yürütülmesini ve izlenmesini sağlamak. b) Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu

Raporu doğrultusunda ve velinin yazılı talebi dikkate alınarak bireyin resmî bir okula yerleştirilmesine karar vermek ve gerekli özel eğitim tedbirlerini almak. c) Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alacak öğrencilerin ortaöğretim kademesinde resmî bir okula yerleştirilmesi ile ilgili iş ve işlemlerde öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonu ile iş birliği yapmak. ç) Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında eğitim faaliyetlerini yürüten özel okullarda eğitimlerini sürdüren öğrenciler için okul yönetimi veya velinin yazılı talebi ile Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda kayıtlı bulundukları okulda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitime devam kararı almak. d) Bulunduğu ilde bir okula yerleştirilemeyen öğrencilerden yatılı ilköğretim kurumuna veya özel eğitim meslek lisesine yerleştirilecek öğrencilere ilişkin bilgileri il millî eğitim müdürlüğüne göndermek. e) Eğitsel değerlendirme ve tanılama ile yerleştirme kararına yapılan itirazları, yeniden değerlendirilmesi amacıyla RAM’a göndermek. f) Resmî ve özel okullara kayıtlı olan öğrencilerden evde veya hastanede eğitim hizmetinden yararlanacaklara karar vermek. g) Erken çocukluk dönemi eğitimi hizmetlerinden yararlanacak çocuklara karar vermek. ğ) Özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından evde veya hastanede eğitim hizmeti kararının verildiği tarihten itibaren en geç on iş günü içinde bu öğrenciler için eğitim hizmetlerini planlamak. h) Eğitim ve öğretim yılının başlamasından on iş günü önce evde eğitimi gerekli kılan şartları yeniden değerlendirerek öğrencinin yeni eğitim ve öğretim yılında da evde eğitim hizmetinden yararlanıp yararlanamayacağına karar vermek. ı) Evde veya hastanede eğitim ile erken çocukluk dönemi eğitimi hizmetlerine ilişkin süreci planlamak ve bu işlemlerin yürütülmesi için il veya ilçe millî eğitim müdürlüğü ile iş birliği yapmak. i)

Velinin yazılı talebi ve bireyin tedavisinden sorumlu hekimin yazılı görüşü doğrultusunda hastane sınıfında eğitimin başlamasına veya sonlandırılmasına karar vermek. j) Velinin yazılı talebi ve Özel Eğitim

Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda özel eğitim ihtiyacı olan öğrencinin okul öncesi eğitim süresinin uzatılmasına karar vermek. k) Destek eğitim odası açılması için il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne teklifte bulunmak. l) Açılması planlanan özel eğitim sınıfının eğitim vereceği kademe, hizmet verilecek engel türü ve bu sınıfta uygulanacak eğitim programına ilişkin hususlara karar vererek özel eğitim sınıfı açılması için il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne teklifte bulunmak. m) Zorunlu öğrenim çağında olup örgün eğitim kurumlarına devam edemeyeceğini ya da evde eğitim hizmetinden yararlanamayacağını belgelendiren öğrenciler için velisinin yazılı talebi doğrultusunda kayıtlı bulundukları okula bu öğrenciler için okula devam etme zorunluluğu aranmayacağına ilişkin kararı bildirmek. n) İlçe özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından yerleştirme kararı alınamayan öğrenciler için il

özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından gerekli işlemlerin yapılması yoluyla söz konusu öğrencilerin eğitime erişimlerini sağlamak. o) Bakanlıkça özel yetenekli olarak tanılanan öğrencilerin BİLSEM’e yerleştirilmesi ile ilgili kararı almak. ö) İlköğretim programını takip eden özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler ile ortaöğretim programlarını takip eden öğrencilerden öğrenimlerini tamamlayamayanlar ya da öğrenim çağı dışına çıkanlar ile örgün eğitim kurumlarındaki öğrenim hakkını kullanan öğrencileri Özel

Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda açık öğretim okullarına yönlendirmek.” 9.13. Özel eğitim hizmetleri kurulu çalışma usul ve esasları başlıklı 41inci maddesinde; “(1) Özel eğitim hizmetleri kurulunun çalışma usul ve esasları şunlardır: a) Kurul üyelerinin görev süresi iki yıldır.

Süresi biten üye yeniden görevlendirilebilir. b) Kurul üyelerinin görevden ayrılması hâlinde en geç on iş günü içinde yerlerine görevlendirme yapılır. c) Kurul kararları oy çokluğu ile alınır. Oyların eşit olması durumunda başkanın kullandığı oy yönünde karar alınmış sayılır. ç) Kurul haftada bir kez toplanır. Ancak kurul başkanının gerekli gördüğü durumlarda kurul, belirlenen süreye bağlı kalınmaksızın da toplanabilir.

d) Özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu incelenerek en geç on iş günü içinde karara bağlanır ve bu karar, bireyin velisine, ilgili okula ve RAM’a yazılı olarak bildirilir.

e) Kurul üyelerinden birinin izinli ya da raporlu olması durumunda yerine yedek üye görevlendirilir.” 9.14. Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar başlıklı 42nci maddesinde; “(1) Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazların değerlendirilmesine ilişkin iş ve işlemler aşağıdaki hususlara göre yürütülür: a) Veli, eğitsel değerlendirme ve tanılama ya da yerleştirme kararlarına, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz iş günü içinde itiraz edebilir. b) Yerleştirme kararı verilen okul yönetimi, öğrencilerin okula kayıt tarihinden itibaren en az otuz iş günü izleme süreci sonunda öğrenciyle ilgili eğitsel değerlendirme ve tanılama ya da yerleştirme kararına itiraz edebilir. c) İl veya ilçe özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar, itirazın kurula ulaştığı günden itibaren en geç otuz iş günü içerisinde sonuçlandırılır. Sonuç veliye, okula ve RAM’a yazılı olarak bildirilir.” 9.15. Özel eğitim değerlendirme kurulu başlıklı 43üncü maddesinde; “(1) Özel eğitim değerlendirme kurulu RAM müdürlüğünün teklifi ve il veya ilçe millî eğitim müdürlüğünün onayı ile RAM’larda oluşturulur. (2) Bu kurul müdür yardımcısı başkanlığında; a) Özel eğitim hizmetleri bölüm başkanı, b) En az bir rehberlik öğretmeni, c) En az bir özel eğitim öğretmeninden, ç) (Ek:RG-25/10/2022-31994) Varsa kurumda görev yapan fizyoterapistten, oluşur. (3) Bu kurula ilgili bireyin velisi veya kendisi üye olarak katılır. (4) Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların personellerinin kurula katılımı sağlanır. (5) Özel eğitim değerlendirme kurulu oluşturulurken (Mülga ibare:RG-25/10/2022-

31994) her üye için bir yedek üye belirlenir. (6) (Ek:RG-25/10/2022-31994) Özel eğitim değerlendirme

kurulu başkanının bulunmadığı durumlarda kurul başkanlığına varsa diğer müdür yardımcısı yoksa özel eğitim hizmetleri bölüm başkanı vekâlet eder.” 9.16. Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimi başlıklı 47nci maddesinde; “(1) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için okulda BEP hazırlamak amacıyla BEP geliştirme birimi oluşturulur. (2) BEP geliştirme birimi okul müdürü veya görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında; a) Rehberlik öğretmeni, b) Öğrencinin sınıf öğretmeni, c) Öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri, ç) Öğrencinin velisi, d) Öğrenciden oluşur. (3) Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere, özel eğitim değerlendirme kurulundan bir üyenin BEP geliştirme birimine katılımı sağlanır. (4) Mesleki eğitim veren özel eğitim

okullarında eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, izlemek ve değerlendirmek amacıyla BEP geliştirme birimine meslek derslerini okutan bir alan öğretmeni katılır. (5) Bu birimin çalışma usul ve esasları okul yönetimince belirlenir.” 9.17. Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme biriminin görevleri başlıklı 48inci maddesinde; “(1)

BEP geliştirme biriminin görevleri şunlardır: a) BEP’in hazırlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi ile ilgili çalışmalarda koordinasyonu sağlamak. b) Öğrencinin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ile eğitim ihtiyaçları doğrultusunda BEP’inde değişiklik ve düzenlemeler yapmak. c) Eğitim ortamlarının düzenlenmesi, materyal geliştirilmesi ve temini konusunda okul yönetimine ve öğretmenlere önerilerde bulunmak. ç) Okuldaki diğer birim ve kurullarla iş birliği yapmak. d )

Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerden destek eğitim odasında eğitim alacak öğrencileri, eğitim hizmeti sunulacak dersleri ve haftalık ders saati sayısını belirlemek. e)

İlköğretim ya da mesleki ve teknik ortaöğretim programlarının uygulandığı özel eğitim okullarında ya da bu programların uygulandığı özel eğitim sınıflarında eğitimlerini sürdüren öğrencilerden tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitime uygun olanları belirlemek ve okul yönetimine bildirmek. f)

Öğretim ve değerlendirmede kullanılacak yöntem ve teknikler ile öğretim materyallerini belirlemek. g) Özel eğitim sınıflarına kayıtlı öğrencilerden yetersizliği olmayan akranlarıyla bir arada eğitim alacak öğrencileri belirlemek ve katılacakları dersler ile saatlerini planlamak. ğ) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden sınavlarda refakat edilmesi gerekenleri belirlemek. h) Özel eğitim programı uygulayan okullardaki öğrencilerden grup eğitimine uyum sağlayamayanların grup eğitimine hazırlanması amacıyla bire bir eğitime başlamasına ve bire bir eğitimin sona erdirilmesine karar vermek. ı) Velinin yazılı talebi üzerine, ilkokulda öğrencilerin bir defaya mahsus olmak üzere sınıf tekrarı yapmasına karar vermek. i)

Farklı sebeplerle okula başlaması gecikmiş olan ve il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulu kararıyla ilköğretim kademesinde özel eğitim programı uygulayan okul ya da bu programların uygulandığı özel eğitim sınıflarına devam etmesine karar verilen öğrencilerin; yaş, gelişim özellikleri ve eğitim performansına uygun kademedeki sınıfa yerleştirilmesine karar vermek. j) Okuldaki diğer kurul ve birimlerle iş birliği içinde çalışmak. …” 9.18. Personel, Görev ve Sorumlulukları başlıklı Üçüncü Kısım Okul ve Kurumlarda Görevli

Personelin Görev ve Sorumlulukları başlıklı Birinci Bölüm Okul müdürünün görev ve sorumlulukları başlıklı 49uncu maddesinde; “(1) Müdür, Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda okulun amaçlarına uygun olarak yönetilmesinden ve geliştirilmesinden sorumludur.

Okul müdürünün özel eğitim hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin görev ve sorumlulukları şunlardır: a)

Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler ile ailelerine yönelik özel eğitim hizmetlerinin sunulmasına ilişkin gerekli tedbirleri alır. b) Özel eğitim hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli kurulların, birimlerin oluşumu ile görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlar. c) Okuldaki öğretmenlerin özel eğitim hizmetleri kapsamında iş birliği içinde çalışmalarını sağlar. ç) Okuldaki personelin işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlar.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Somut olaya bakıldığında başvuruda birden fazla talep olduğu ve İlgili idaresince bazı taleplerin hâlihazırda karşılanmış olduğu tespit edildiğinden başvurunun; BEP Geliştirme Birimi oluşturulması, destek eğitim odası açılması, ’un tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alacağı eğitim ortamına yönlendirilmesi ve eğitsel değerlendirme ile yerleştirme kararı alınırken başvuran ebeveynin sunduğu çocukla birebir çalışan uzmanların görüşlerinin dikkate alınması talepleri yönünden ve 2023-2024 eğitim öğretim yılında için gerekli tüm özel eğitim tedbirleri uygulanması, ’un ihtiyaçları doğrultusunda her ders için ayrı ayrı BEP hazırlanması, destek eğitim odasında ’un eksik kaldığı derslerin takviyesi için destek eğitimi verilerek çocuğun akademik, bilişsel, psikolojik ve sosyal kazanımlarıyla 2. Sınıfa hazır hale getirilmesi, için gölge öğretmen/kolaylaştırıcı kişi isteğinin kabul edilmesi talepleri yönünden olmak üzere iki başlık altında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

BEP Geliştirme Birimi oluşturulması, destek eğitim odası açılması, ’un tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alacağı eğitim ortamına yönlendirilmesi, eğitsel değerlendirme ile yerleştirme kararı alınırken başvuran ebeveynin sunduğu çocukla birebir çalışan uzmanların görüşlerinin dikkate alınması talepleri yönünden yapılan inceleme, 12. İlgili İdaresince öğrencinin devam ettiği okulda BEP geliştirme birimi ile destek eğitim odası bulunduğu ve Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca BEP geliştirme biriminin planlaması doğrultusunda bireyin performansı ve eğitim ihtiyaçlarına uygun olarak gerektiğinde her ders için BEP hazırlanabileceği, ’un 31.03.2023,

07.06.2023 ve 28.11.2023 tarihlerinde Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunca yapılan eğitsel

değerlendirme ve tanılama ile okul ortamı gözlemi yapılması sonucunda Özel Eğitim Sınıfı (Hafif Düzey

Zihinsel) yönlendirme kararı verildiği, bu süreç içerisinde eğitsel değerlendirme ve tanılama çalışmaları her defasında Rehberlik ve Araştırma Merkezinin farklı uzmanlarınca yürütüldüğü, MEB Özel

Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 39 uncu maddesi gereğince Özel Hizmetleri Kurulu oluşturulduğu ve kurul üyeleri arasında velinin bulunmadığı, aynı Yönetmeliğin 43üncü maddesi 4üncü fıkrası uyarınca öğrencinin eğitim aldığı öğretmen .’nin hem yazılı görüşü alındığı hem de öğretmen cep telefonu ile aranarak öğrencinin performansı ile ilgili görüş alışverişinde bulunulduğu anlaşıldığından başvuranın BEP

Geliştirme Birimi oluşturulması, destek eğitim odası açılması, ’un tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alacağı eğitim ortamına yönlendirilmesi, eğitsel değerlendirme ile yerleştirme kararı alınırken başvuran ebeveynin sunduğu çocukla birebir çalışan uzmanların görüşlerinin dikkate alınması talepleri hakkında İdare tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

’un ihtiyaçları doğrultusunda her ders için ayrı ayrı BEP hazırlanması, destek eğitim odasında ’un eksik kaldığı derslerin takviyesi için destek eğitimi verilerek çocuğun akademik, bilişsel, psikolojik ve sosyal kazanımlarıyla 2. Sınıfa hazır hale getirilmesi, /

için gölge öğretmen/kolaylaştırıcı kişi isteğinin kabul edilmesi talepleri yönünden yapılan inceleme, 13. İlgili İdaresince, Milli Eğitim Bakanlığının 4 Ocak 2021 tarihli ve sayılı

Kolaylaştırıcı Kişi konulu resmi yazısında Kolaylaştırıcı Kişi uygulamasının, Makam Oluru gereği

Kaynaştırma-Bütünleştirme kararı verilen Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı olan öğrencilere yönelik olduğu belirtilerek başvuranın talebinin reddedildiği görülmektedir.

14. Kolaylaştırıcı kişi uygulamasından faydalanma hakkının sadece otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar değil tüm özel gereksinimli çocuklara tanınması talebiyle Kurumumuza yapılan 2022/5206 dosya numaralı başvuru için verilen 22/09/2022 tarih ve sayılı Tavsiye Kararında; “Eğitim hakkı, tüm vatandaşlar için Türkiye Anayasası ile teminat altına alınmış bir haktır. Anayasanın 42 inci maddesinde, “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” denilmekte; engelli bireylerin eğitim hakkına ilişkin BM Engelli Hakları Sözleşmesinde “bu hakkın fırsat eşitliği temelinde ve ayrımcılık yapılmaksızın sağlanması için eğitim sisteminin bütünleştirici bir şekilde her seviyede engellileri içine alması” hususuna (bkz. 5.5. nolu paragraf) öncelikli vurgu yapıldığı görülmektedir. Yine bu kapsamda, engellilerin engelleri nedeniyle genel eğitim sisteminden dışlanamayacağı ve engelli çocukların engelleri nedeniyle parasız ve zorunlu ilk ve ortaöğretim olanaklarının dışında tutulamayacağı belirtilmiştir.

Engelli çocukların eğitim hakkına ilişkin olarak başta BMÇHS olmak üzere pek çok uluslararası düzenleme bulunmaktadır. Çocuk Hakları Sözleşmesinin 23 üncü maddesi uyarınca (bkz. 4.3. nolu paragraf), Türkiye özel eğitim ihtiyacı olan çocukların haklarını teminat altına alacağını kabul etmiştir. Buna göre ülkemiz, zihinsel ya da bedensel engelli çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını sağlayacak eksiksiz bir yaşama sahip olmaları gerektiğini kabul etmektedir. Aynı Sözleşmeye göre ülkemiz, özel eğitime ihtiyaç duyan bireylerin, anne-babasının ya da çocuğa bakanların mali durumlarını göz önüne alarak, eğitimleri, mesleki eğitimleri, tıbbi bakım hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, bir işte çalışabilecek duruma getirmeye yönelik hazırlık programları ve dinlenme/eğlenme olanaklarından etkin olarak yararlanmaları konularında yardım etmeyi de taahhüt etmektedir. Bu çerçevede, çocuğun eksiksiz biçimde toplumla bütünleşmesinin yanı sıra, kültürel ve ruhsal yönü dâhil bireysel gelişimini gerçekleştirmesi amaçlanmaktadır. Belirtilen ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında, ülkemizde özel eğitime ihtiyaç duyan bireylerin ve somut dosya özelinde “özel eğitime ihtiyacı duyan çocukların” bu haklarını hiçbir ayrımcılığa uğramaksızın, tam ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştirmelerinin hukuki güvence altına alındığı görülmektedir. Bu bakış, yıllar içerisinde eğitime ilişkin düzenlemelerde de yerini almıştır.

Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme uygulamaları yoluyla akranları ile birlikte aynı sınıfta eğitimlerini sürdüren otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerin akademik sosyal ve öz bakım becerilerini okul ortamında desteklemek amacıyla kolaylaştırıcı bir kişiye ihtiyaç duyulduğuna ilişkin öğrenci velileri ve sivil toplum kuruluşları tarafından Bakanlığa gelen yoğun talepler üzerine 04.01.2020 tarihli ve sayılı Makam Oluru ile Kolaylaştırıcı Kişi uygulamasına başlanmıştır. Kolaylaştırıcı Kişi uygulamasına grup katılımının sağlanması ve eğitim sürecinin desteklenmesi amacıyla öncelikli olarak otizm spektrum bozukluğu olan öğrenciler için başlandığı tespit edilmiştir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün sayılı yazısında da belirtildiği üzere her engel türünün kendine has ihtiyaçları ve farklılıkları bulunmaktadır.

Down sendromlu öğrenciler dahil tüm özel gereksinimli öğrenciler için temel eğitimde fırsat eşitliğinin tesis için eğitim sistemleri, her çocuğa göre farklılık arz eden özellik ve ihtiyaçları göz önüne alan eğitim programları ile düzenlemeleri içermelidir. Aynı zamanda, özel eğitime gereksinim duyan çocukların bu ihtiyaçları, çocuk merkezli eğitim yöntemleri ve bilimsel yaklaşımlarla normal gelişim gösteren akranlarının bulunduğu okullarda eğitim alabilecek şekilde giderilmelidir. Her çocuğa kabul edilebilir bir seviyede öğrenmeyi sağlayacak fırsatların verilmesi zorunludur. Bütünleştirici/kapsayıcı eğitim prensibi, eğitim alamayan çocuklar, engelliler ve dezavantajlı gruplar ile kız ve kadınların öğreniminin önündeki katılım engellerinin kaldırılarak “herkes için eğitim”in desteklenmesini sağlamak amacını gütmektedir.

Otizm spektrum bozukluğu olan öğrenciler için getirilen yasal düzenlemenin Anayasamızın 10.

Maddesinde, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 7. Maddesinde, Çocuk Haklarına Dair

Sözleşmesinde, Milli Eğitim Temel Kanununu 4. Maddesinde belirtilen eşitlik ilkeleri dikkate alındığında

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 5. Maddesinde belirtilen “Bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim hizmeti sunulması” ilkesi ile de uyumlu hale getirilmesi için özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden hangilerinin kolaylaştırıcı kişiye ihtiyaç duyduğunun bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimince belirlenmesi akabinde kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla öğrenimlerine devam özel gereksinimli çocuklara yönelik engel durumuna göre kapsayıcı bir şekilde mevzuat düzenlenmesine gidilmesi, tüm engelli bireylerin, çocukların ve “engelli çocukların” temel insan haklarından olan “eğitim hakkının” ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için konunun bütüncül bir bakışla ele alınmasının zorunluluk arz ettiği değerlendirilmektedir.

Çocuğun üstün yararı gözetilerek Anayasamız ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında ülkemizde yaşayan herkesin haklar ve özgürlükler bakımından eşit olduğu dikkate alınarak özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden hangilerinin kolaylaştırıcı kişiye ihtiyaç duyduğunun bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimince belirlenmesi, yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda tespit edilecek sorunlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla öğrenimlerine devam özel gereksinimli çocuklara yönelik engel durumuna göre ihtiyaç ve taleplerinin gözetilerek mevcut eksiklikleri ve uygulama aksaklıklarını giderecek çözüm önerileri oluşturularak en kısa sürede uygulanmaya başlanması ve çalışmaların belirli bir program dahilinde kamuoyu ile paylaşılmak suretiyle tamamlanması yönünde ilgili idareye Tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” belirtilmiştir.

15. sayı ve 22/09/2022 tarihli Kamu Denetçiliği Kurumu Kararına Millî Eğitim

Bakanlığı’nın 06.10.2022 tarih ve sayılı cevabi yazısında; “Karşılaşılan sorunlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla öğrenimlerine devam eden özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere yönelik engel durumuna göre ihtiyaç ve taleplerin gözetilerek eksiklikleri ve uygulama aksaklıklarını gidermeye, veli ile kolaylaştırıcı kişi arasında hukuki zemini oluşturmaya yönelik ilgili birimlerle görüşmelere ve mevzuat düzenleme çalışmalarına devam edilmektedir.” ifade edilmiştir.

16. Özel gereksinimli çocuğun eğitim hakkının güvence altına alınması konusunda Kurumumuza yapılan 2023/13881 başvuru numaralı dosya için Kurumumuzca verilen 14/02/2024 tarih ve sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararında ise; “30/04/2021 tarihli Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlanan ve hedefi, her bir vatandaşın hak ve özgürlükler konusunda maddi ve manevi varlığını tam olarak güvende hissetmesi olan; aynı zamanda uygulayıcılara yönelik yol haritası olduğu ifade edilen İnsan Hakları Eylem Planı’nda, Devletin pozitif ayrımcılık yapmasını ve özel politikalar geliştirmesini gerektiren alanlardan birinin de engelli hakları olduğu vurgusu yapılmış ve ülkemizde özellikle 2003 yılından itibaren önemli ölçüde ivme kazanan engelli hakları alanındaki mevzuat değişikliklerini uygulamacıların benimsemesi amacıyla çeşitli ilke ve yaklaşımlar belirlenmiştir.

Bununla birlikte özel eğitime gereksinim duyan bireylerin tipik gelişim gösteren bireyler ile aynı eğitim ortamında eğitim hizmetlerinden istifade edebilmeleri için beşeri ve fizikî imkânların güçlendirilmesi amacıyla hazırlandığı anlaşılan Milli Eğitim Bakanlığı Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitim

Uygulamaları Ulusal Eylem Planı (2022-2026) incelendiğinde, Bakanlığın kaynaştırma/bütünleştirme politikasının öğrencileri, aileleri eğitimcileri ve toplumun diğer üyelerini bir araya getiren okullar yaratma felsefesi olduğu; bütünleştirmenin, iş birliğine açık, destekleyici ve öğrenmeye uygun (öğrenmeye teşvik edici) ortamlarda tüm öğrencilerin öğrenmek için gereksinim duyduğu hizmetlerin ve fiziksel koşulların sağlanması olduğu kadar, öğrencilerin her birinin bireysel farklılıklara saygı duyması ve farklılıklarından da bir şeyler öğrenmesi olarak tanımlandığı ve söz konusu temel ilkelerin hayata geçirilmesi amacıyla çok sayıda politika alanı belirlendiği görülmektedir.

Kurumumuza özel gereksinimi olan çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması talebine ilişkin olarak yapılan başvurular ulusal–uluslararası mevzuat hükümleri ve 30/04/2021 tarihli Resmi Gazete’de

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nda belirtilen temel ilkeler ile uyumlu olacak şekilde incelenmektedir.

Bu bağlamda, Kurumumuza konuya ilişkin olarak yapılan başvurularda, özel eğitimin başarıya ulaşması ve yaygınlaşmasının paydaşların başarılı işbirliğine bağlı olduğu, bu noktada kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin özel eğitim hizmetlerinin sunulmasında görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri açısından denetlenmesinin kaynaştırma eğitiminin başarılı olmasının önemli bir sürecini oluşturduğu, dolayısıyla, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmanın okul içerisinde oluşturulması gerektiği yaklaşımı benimsenmektedir.

30/04/2021 tarihli Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlanan İnsan Hakları Eylem

Planı’nda, Devletin pozitif ayrımcılık yapmasını ve özel politikalar geliştirmesini gerektiren alanlar arasında engelli hakları olduğu ve engelli hakları alanındaki mevzuat değişikliklerini uygulayıcıların benimsemesi gerektiği vurgusu göz önünde bulundurulduğunda, özel gereksinimi olan çocukların nitelikli eğitim alma amacının başarıya ulaşması ve yaygınlaşmasının okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven

ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmanın okul içerisinde oluşturulmasının önemli olduğu yaklaşımının okul idaresi tarafından dikkate alınması hususunda” Tavsiyede bulunulmuştur.

17. Kurumumuz, bir insan hakları kurumu olarak inan hakları konusunda toplumsal farkındalığın sağlanması ve artırılması, ülkede olup biten insan hakları ihlalleri vakalarına devletin dikkatinin çekilmesi ve ihlallerin son bulması misyon ve vizyonu kapsamında gelen başvurulara bireysel değil sistemsel çözümler üreterek başvuran ile aynı durumda olan diğer kişilerin de haklarını koruma altına almaktadır.

17.1. Bu kapsamda, başvuranın gölge öğretmen/kolaylaştırıcı kişi isteğinin kabul edilmesi ile çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda BEP hazırlanarak çocuğa destek eğitimi verilmesi talepleri konusunda özel eğitimin başarıya ulaşması ve yaygınlaşmasının paydaşların başarılı işbirliğine bağlı olduğu, bu noktada kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin özel eğitim hizmetlerinin sunulmasında görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri açısından denetlenmesinin kaynaştırma eğitiminin başarılı olmasının önemli bir sürecini oluşturduğu, dolayısıyla, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmanın okul içerisinde oluşturulması gerektiği yaklaşımının okul idaresi tarafından dikkate alınması ve çocuğun üstün yararı gözetilerek Anayasamız ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler dâhilinde ülkemizde yaşayan herkesin haklar ve özgürlükler bakımından eşit olduğu dikkate alınarak özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden hangilerinin kolaylaştırıcı kişiye ihtiyaç duyduğunun bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimince belirlenmesi, yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda tespit edilecek sorunlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla öğrenimlerine devam özel gereksinimli çocuklara yönelik engel durumuna göre ihtiyaç ve taleplerinin gözetilerek mevcut eksiklikleri ve uygulama aksaklıklarını giderecek çözüm önerileri oluşturularak en kısa sürede uygulanmaya başlanması ve çalışmaların belirli bir program dâhilinde kamuoyu ile paylaşılmak suretiyle tamamlanması yönünde ilgili idareye Tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Özel eğitimin başarıya ulaşması ve yaygınlaşmasının paydaşların başarılı işbirliğine bağlı olduğu, bu noktada kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin özel eğitim hizmetlerinin sunulmasında görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri açısından denetlenmesinin kaynaştırma eğitiminin başarılı olmasının önemli bir sürecini oluşturduğu, dolayısıyla, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmanın okul içerisinde oluşturulması gerektiği yaklaşımının okul idaresi tarafından dikkate alınması ve çocuğun üstün yararı gözetilerek Anayasamız ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler dâhilinde ülkemizde yaşayan herkesin haklar ve özgürlükler bakımından eşit olduğu dikkate alınarak özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden hangilerinin kolaylaştırıcı kişiye ihtiyaç duyduğunun bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimince belirlenmesi, yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda tespit edilecek sorunlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla öğrenimlerine devam özel gereksinimli çocuklara yönelik engel durumuna göre ihtiyaç ve taleplerinin gözetilerek mevcut eksiklikleri ve uygulama aksaklıklarını giderecek çözüm önerileri oluşturularak en kısa sürede uygulanmaya başlanması ve çalışmaların belirli bir program dâhilinde kamuoyu ile paylaşılmak suretiyle tamamlanması yönünde MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi