|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuran öğretmenin, aday öğretmen yetiştirme sürecinde uygulanan 312 saatlik uyum eğitimine alınmama talebi ve MEBBİS ekranından bu eğitimlerin silinmesi isteği incelenmiştir. Başvuran, özel eğitim kurumlarında görev yaparken adaylığının kaldırıldığını ve Milli Eğitim Bakanlığı kadrosuna atandığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın, özel eğitim kurumlarında adaylığı kaldırılan öğretmenler için belirlenen eğitim süreçlerine tabi tutulması gerektiği ifade edilmiştir.
İlgili mevzuat ve genelgeler doğrultusunda, özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin, adaylık eğitimine tabi tutulmadığı ve bu nedenle başvuranın uyum eğitimine katılmasının zorunlu olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın adaylık sürecinin gerekliliklerine uymadığı ve idarenin eğitim verme yükümlülüğünün gereği olarak uyum eğitimine tabi tutulmasının yasal bir zorunluluk olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddi kararı onanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/7727-S.21.12356
BAŞVURU NO : 2020/100541
KARAR TARİHİ : 18/05/2021
RET KARARI
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın uyum eğitimlerinden muaf tutulma ve eğitme katılmadığı bilgilerinin MEBBİS ekranından silinmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda;
1.1) Ankara İli Keçiören İlçesinde hizmet veren Karacaoğlan İlkokulu’nda müdür yardımcısı olarak görev
yapmakta olduğunu,
1.2) İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 15/01/2013 tarihli ve sayılı Oluru ile Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı hizmet veren özel öğretim kurumunda resmi kurumlarda uygulanan aynı mevzuat ile öğretmenlikteki adaylığının kaldırıldığını,
1.3) 2016 Şubat ayında ilk atama yolu ile kadrolu öğretmen olarak atandığını,
1.4) Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün kadrolu öğretmen olmasına rağmen sözleşmeli öğretmen
olarak değerlendirip kendisini Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğünün 09/11/2016 tarihli ve sayılı yazısında bahsi geçen uyum programına aldığını,
1.5) Kendi ismini Aday Öğretmen Yetiştirme Süreci Hizmeti İçi Eğitim Semineri kapsamında tüm
faaliyetlere katılacak aday öğretmenler listesinde görmesi üzerine 09/02/2017 tarihli ve sayılı dilekçe ile uyum programının kadrolu öğretmenleri kapsamamasından dolayı muaf olmak istediğini yazılı olarak ilettiğini ancak tarafına yazılı bir cevap verilmediğini,
1.6) Bu nedenle konu hakkında ayrıntılı bilgi almak üzere Genel Müdürlüğe gittiğini, yazının 3 üncü
maddesinde belirtilen seminerin kendisini kapsadığını ancak 4 üncü maddesinde belirtilen uyum
programının ise sadece sözleşmeli öğretmenleri kapsadığı bilgisinin verildiğini, bunu Ankara İl Millî
Eğitim Müdürlüğünde bağlı bulunduğu şube müdürüne ilettiğini, şube müdürünün yaptığı değerlendirmeler sonucunda uyum eğitim programına sehven alındığını ifade ettiğini, bunun üzerine bahsi geçen yazının 3 üncü maddesinde belirtilen seminere kadrolu öğretmen olarak katıldığını, diğer eğitimlerin sözleşmeli öğretmenleri kapsaması nedeniyle katılmadığını,
1.7) Akabinde Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 21/09/2017 tarihli ve sayılı Onayı ile
24/08/2017 tarihi itibariyle Devlet memurluğundaki adaylığının kaldırıldığını,
1.8) Öğretmenlikte ve devlet memurluğundaki adaylığının kaldırıldığı tarihten 3,5 ay sonra çıkan
11/12/2017 tarihli ve sayılı yazı ile kendisini tekrar aday öğretmen olarak tanımlayıp aday öğretmen yetiştirme sürecinde verilen 312 saatlik uyum eğitimini almasının istendiğini,
1.9) Adaylık süresinin iki yılı geçemeyeceğini, devlet kurumunda kadrolu öğretmenlikte şu ana kadar 4
yıl 2 ay 25 gün hizmetinin bulunduğunu, aday öğretmenin ikinci görev kapsamında müdür yardımcısı görevini yapamayacağını, öğretmenlikte ve devlet memurluğunda adaylığı kalkmış iken, bu kadar zaman geçmişken ve müdür yardımcılığı görevi yapıyor iken aday öğretmen olarak tanımlanıp aday öğretmen yetiştirme sürecine dahil edilmesinin mevzuata açıkça aykırı olduğunu, ifade ederek; aday öğretmen yetiştirme sürecinde uygulanan 312 saatlik uyum eğitimine alınmamayı ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerince MEBBİS ekranından sehven alınan bu uyum eğitimlerinin silinmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 31/12/2020 tarihli
ve sayılı yazısında;
2.1) Bakanlık bünyesine 2016 yılı Şubat ayı ve sonrasında atanan aday öğretmenlerin eğitimlerinin Milli
Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile 02/03/2016 tarihli ve sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Aday Öğretmen Yetiştirme Sürecine İlişkin
Yönerge doğrultusunda, Aday Öğretmen Yetiştirme Programı çerçevesinde gerçekleştirilmekte olduğu,
2.2) Aday öğretmen yetiştirme programının güncellenen son halinin 03/08/2017 tarihli ve sayılı
yazı ile tüm Valiliklere uygulanmak üzere gönderildiği; bu yazının 1 inci maddesinde “sözleşmeli olarak atanan aday öğretmenlere EK-l’de yer alan “Aday Öğretmen Yetiştirme Programı (654 saat)
uygulanacaktır”, 2 nci maddesinde “Sözleşmeli olarak atanan ve özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılan aday öğretmenlere EK-2’de yer alan Özel Öğretim Kurumlarında Adaylığı Kaldırılan
Öğretmenlerin Uyum Programı (312 saat) uygulanacaktır.” denildiği,
2.3) Program ve ekleri ile ilgili 11/12/2017 tarihli ve sayılı yazının 2 nci maddesinde 2016 yılı
Şubat ayı ve sonrasında kadrolu veya sözleşmeli olarak atanan aday öğretmenlerden özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılanlara “Özel Öğretim Kurumlarında Adaylığı Kaldırılan Öğretmenlerin
Uyum Programı”nın (312 saat) uygulanması, 3 üncü maddesinde özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılan aday öğretmenlerin adaylığı kaldırılmış olsa da 312 saatlik uyum eğitimlerinin yapılacağı,
5 inci maddesinde aday öğretmen yetiştirme sürecine tabi tüm öğretmenler hizmetçi eğitim
faaliyetlerini eksiksiz olarak tamamlamak zorunda olduğunun belirtildiği ve tüm valiliklerce uygulandığı,
2.4) Bakanlıkça 2016 Şubat ayı ve sonrasında ataması yapılan öğretmenlerden daha önce adaylığı özel
öğretim kurumlarında kaldırılan öğretmenlerin adaylık kaldırma sınavına tabi olmayıp sadece uyum eğitimini alacakları, bu kapsamda başvuranın söz konusu eğitimlerden muaf olmadığı,
2.5) Kursiyer listelerinin Makam Onayları doğrultusunda MEBBIS Hizmetiçi Eğitim Modülüne girildiği,
ayrıca Modüle tüm veri girişleri Makam Onayları doğrultusunda yapıldığından silinmesinin mümkün bulunmadığı,
2.6) Özel okulda adaylığı kaldırılan öğretmenlerden uyum programını alması gereken öğretmenlerin
adaylıklarının bir yıl sonra Valilikçe alınan onay ile kaldırıldığı, başvuranın da adaylığının kaldırıldığı ve müdür yardımcısı olarak görev yapmasında sakınca bulunmadığı, ancak uyum eğitimlerini henüz tamamlamadığı için Aday Performans Değerlendirme Modülü Yetiştirme sürecinde görüldüğü,
2.7) Başvuranın almak istemediği eğitimlerin Bakanlıkça illerde mahalli olarak yapılması için
talimatlandırıldığı, aynı kapsamda atanan tüm öğretmenlere uygulanmakta olduğu ve bu öğretmenlerin bu eğitimlere katılmakta olduğu,
2.8) Valiliklerce mahalli olarak düzenlenen adaylık eğitimlerinin Covid-19 tedbirleri kapsamında
Bakanlıkça güncellenerek uzaktan eğitim yoluyla verileceğinin 28/12/2020 tarihli ve 18494159 sayılı yazı ile tüm valiliklere bildirildiği, bu eğitimlerin uzaktan eğitim yoluyla yapılacağından herhangi bir zorluk olmadan tüm öğretmenlerin eksik eğitimlerini tamamlayabilecekleri,
2.9) Ayrıca, kayıtların tetkikinde; başvuranın katılmak istemediği eğitimlere, 2020/2021 yılı hizmetiçi
planında yer alan aday öğretmen uzaktan eğitim kurs ve seminerlerine başvuru yaptığının görüldüğü ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
5.1) “Adaylığa kabul edilme” başlıklı 54 üncü maddesinde;
“Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz
5.2) “Adayların yetiştirilmesi” başlıklı 55 inci maddesinde;
“Aday olarak atanan memurların önce bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulmaları ve Devlet memuru olarak atanabilmeleri için başarılı olmaları şarttır.”
6) 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı 1 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı
Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme
Genel Müdürlüğü” başlıklı 312 nci maddesinde;
“1) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
a) Öğretmenlerin nitelikleri ve yeterliklerinin belirlenmesi ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, bu amaçla ilgili birim, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, b) Bakanlık öğretmenleri ile talepleri hâlinde özel öğretim kurumları eğitim personeline yönelik olarak; meslek öncesi ve meslek içi eğitimi vermek veya verdirmek, gelişmeleri için kurslar açmak veya açtırmak, uzmanlık programları, seminer, sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek,”
7) 17/04/2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen
Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Performans değerlendirmesi” başlıklı 16 ncı maddesinde; “(4) Aday Öğretmenlerin Yetiştirme Programı kapsamındaki faaliyetlerin tümüne aday öğretmenlerin katılımı zorunludur. Bu faaliyetlerin bir kısmına veya tamamına yasal mazereti nedeniyle katılamayan aday öğretmenler, Bakanlıkça belirlenecek tarihte ve yerde yapılacak telafi programına katılmak zorundadırlar. Yetiştirme sürecinde bir dönemde en az altmış iş günü fiilen öğretmenlik görevini yerine getirmelerine rağmen Aday Öğretmenlerin Yetiştirme Programını tamamlayamamış olan aday öğretmenlerin birinci performans değerlendirmesi telafi eğitiminin sonunda yapılır.’’
8) 02/03/2016 tarihli ve E.2456947 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Aday Öğretmen
Yetiştirme Sürecine İlişkin Yönergenin “Yetiştirme süreci” başlıklı 5 inci maddesinde; “(5) Aday Öğretmenlerin Yetiştirme Programı kapsamındaki faaliyetlerin tümüne katılımı zorunludur. Ancak bu faaliyetlerin bir kısmına veya tamamına yasal mazereti nedeniyle katılamayan aday öğretmenler, Bakanlıkça belirlenecek tarih ve yerde yapılacak telafi programına katılmak zorundadırlar.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; ilgili idarelerin işlemlerinde
herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinden başvurunun reddi gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran, özetle, aday öğretmen yetiştirme sürecinde uygulanan 312 saatlik uyum eğitimine
alınmamayı ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerince MEBBİS ekranından sehven alınan bu uyum eğitimlerinin silinmesini talep etmektedir.
11) Bilindiği üzere, özel eğitim kurumları, mülga 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile 5580
sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda tanımlanmış olup; okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim özel eğitim okullarını, dershaneleri, öğrenci etüt-eğitim merkezlerini, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerini, çeşitli kursları ve benzeri özel öğretim kurumlarını kapsamaktadır. Söz konusu kanunlara ve diğer ilgili mevzuata göre burada görev yapan öğretmenler de adaylık sürecine tabi tutulmakta ve ilgili valiliklerce adaylıkları kaldırılmaktadır. Başvuran da Özel Dünyalar Özel
Eğitim ve Rehberlik Merkezi bünyesinde Zihinsel Engelliler Öğretmeni olarak görev yapmakta iken
İstanbul Valiliğinin 15/01/2013 tarihli Olur’u ile adaylığı kaldırılmıştır.
12) Özel eğitim kurumlarında görevli iken ilk atama yoluyla Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına atanan
öğretmenlerin adaylık işlemlerinin nasıl uygulanacağı da Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12/05/2015 tarihli ve 2015/13 sayılı Genelgesinde düzenlenmiş ve adaylık eğitimlerini başarı ile tamamlayıp öğretmenlik mesleğinde adaylığı kaldırılmış öğretmenlerin söz konusu kurumlarda adaylıklarının kaldırıldığını resmi kurumlar tarafından verilmiş belgeyle ispatlamaları kaydıyla aday öğretmen statüsünde sayılmayacakları; bu personelin Devlet memurluğundaki adaylıklarının ise asgari adaylık süresi olan bir yılın sonunda kaldırılacağı belirtilmiştir. Görüleceği üzere, Genelge ile özel eğitim kurumlarında adaylığı kaldırılan öğretmenler için herhangi bir adaylık eğitimi, performans değerlendirmesi ve sınav öngörülmemiştir.
13) Bunun yanında, 2016 yılının Şubat ayından sonra ilk atama yoluyla Milli Eğitim Bakanlığına atanmış
olan öğretmelerin yetiştirme sürecine ilişkin olarak, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve
Geliştirme Genel Müdürlüğünün 17/10/2016 tarihli ve E.11424855 sayılı yazısıyla, Milli Eğitim
Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile Aday Öğretmen Yetiştirme Sürecine
İlişkin Yönerge hükümleri çerçevesinde yürütülmekte olan adaylık sürecinde Aday Öğretmen
Yetiştirme Programında güncelleme yapıldığı ve sözleşmeli öğretmen olarak ataması yapılan/yapılacak olanlar dahil yetiştirme sürecine dâhil olacak aday öğretmenlerin güncellenen eğitim programı doğrultusunda eğitime alınması gerektiği ifade edilmiş; ancak daha önce özel eğitim kurumlarında veya kamu kurumlarında adaylığı kaldırılmış öğretmenlerin bu eğitimlere katılması konusunda bir ibareye yer verilmemiştir.
14) Daha sonra, idareye ulaşan telefon ve e-maillerden tereddüte düşülen hususlar olduğunun anlaşılması
üzerine, 09/11/2016 tarihli ve E.12659138 sayılı yazıyla ilave açıklamalarda bulunulmuş; bu kapsamda, “Türkiye’de Demokrasi Serüveni ve 15 Temmuz Süreci” seminerini Aday Öğretmen
Yetiştirme Programını daha önce tamamlamış olan veya programa devam eden bütün aday öğretmenlerin alacağı, özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılan öğretmenlerden Bakanlığa sözleşmeli öğretmen olarak ataması yapılanlara 2015/13 sayılı Genelge’nin (c) bendine göre işlem yapılacağı ve ayrıca “Özel Öğretim Kurumlarında Adaylığı Kaldırılan Öğretmenlerin Uyum
Programı” uygulanacağı ifade edilmiş, bunun yanında bu programın nasıl uygulanacağına ilişkin talimatlara yer verilmiştir.
15) Özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılan öğretmenlerden Bakanlık kadrolarına atananlardan
kadrolu ve sözleşmeli olarak atanan öğretmenler arasında ayrım yapılacak ve sadece sözleşmeli
olarak atanan öğretmenlerin uyum eğitimlerine katılmalarını ve kadrolu olarak atananların uyum eğitimlerine katılmamalarını gerektirecek makul ve yasal bir gerekçe bulunmamasına rağmen, bahsi geçen yazı incelendiğinde, yazının lafzi açıdan düzenleniş biçiminden, cümle yapısı ve dilbilgisi kuralları açısından sadece sözleşmeli olarak atanmış olan özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılmış olan öğretmenlerin uyum eğitimlerine katılacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, bu yazının da oluşan tereddütleri tam olarak ortadan kaldırmamış olup, 2016 yılının Şubat ayında ilk atama yoluyla Ankara Keçiören Rehberlik Araştırma Merkezine kadrolu olarak atanmış olan başvuran tarafından sadece Türkiye’de Demokrasi Serüveni ve 15 Temmuz Süreci seminerine katılım sağlanmış, başvuranın 09/02/2017 tarihli ve sayılı dilekçesine cevap verilmemiştir. Bu noktada, mezkur yazılar uyarınca programların uygulanmasından ve ilgililerin katılımlarının takibinden sorumlu tutulan müdürlüklerin de konuyla ilgili olarak net bir açıklama yapmadıkları ve başvuranın bu eğitimlere katılması gerektiği konusunda başvuranı bilgilendirmedikleri veya uyarmadıkları görülmektedir.
16) Buna ilaveten, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün
03/08/2017 tarihli, E.11771868 sayılı ve “Sözleşmeli Aday Öğretmenlerin Yetiştirme Programı” konulu yazısıyla, Aday Öğretmen Yetiştirme Programında güncelleme yapıldığı ve eğitimlere 19
Temmuz 2017 tarihinde ataması yapılan ve göreve başlayan sözleşmeli öğretmenlerin, bu tarihten önce ataması yapılan ve göreve başlayanlardan daha önce adaylık eğitimine katılmayanlar ile adaylık eğitimleri eksik kalan aday öğretmenlerin katılacağı, sözleşmeli olarak atanan ve özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılan aday öğretmenlere Ek-2’de yer alan Özel Öğretim Kurumlarında
Adaylığı Kaldırılan Öğretmenlerin Uyum Programı (312 saat) uygulanacağı ifade edilmişse de; idare tarafından bu yazının başvurana tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulamamıştır. Bu esnada, başvuranın Devlet memurluğundaki adaylığı 2015/13 sayılı Genelge’nin (c) bendi uyarınca, 24/08/2017 tarihinde kaldırılmıştır.
17) Diğer yandan, yine yaşandığının idareye ulaşan telefon ve e-maillerden 03/08/2017 tarihli ve
E.11771868 sayılı yazıyla gönderilen program ilgili olarak uygulamada bazı tereddütlerin anlaşılması üzerine, 11/12/2017 tarihli ve E.21262496 sayılı yazıyla, 2016 yılı Şubat ayı ve sonrasında kadrolu veya sözleşmeli olarak atanan aday öğretmenlerden özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılanlara “Özel Öğretim Kurumlarında Adaylığı Kaldırılan Öğretmenlerin Uyum Programı”nın (312 saat) uygulanacağı, özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılan aday öğretmenlerin adaylığı kaldırılmış olsa da 312 saatlik uyum eğitimlerinin kesinlikle yapılacağı ifade edilmiş; bu yazı sonrasında 07/03/2018 tarihli ve sayılı Valilik Oluru ile ekinde yer alan listede başvuranın da aralarında bulunan öğretmenlerin adaylıkları kalkmış olsa dahi kursiyer listesine eklenmesinin uygun görülmüş ve bu husus Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 07/03/2018 tarihli ve sayılı yazısı aracılığıyla 09/03/2018 tarihinde başvurana tebellüğ edilmiştir.
18) Bu noktada, başvuranın, 03/11/2020 tarihli dilekçesinde, 11/12/2017 tarihli ve sayılı
yazısını 23/09/2020 tarihli dilekçesi üzerine Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünce verilen 23/10/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı üzerine ilk defa gördüğünü belirtmiş ise de, başvuranın 18/05/2018 tarihinde Kurumumuza yaptığı bir başka başvurusunda söz konusu yazının bir örneğini
Kurumumuza gönderdiği ve konuyla ilgili olarak 13/03/2018 tarihinde idareye sunduğu dilekçesinde daha önceki yazıların sözleşmeli öğretmenleri kapsamasına rağmen bahsi geçen yazıyla kadrolu öğretmenlerin dahil edilmesine itiraz ettiği anlaşıldığından, başvuranın söz konusu yazıdan haberdar olmadığı yönündeki ifadelerine itibar edilmemiştir.
19) Kamu personel rejimimizde, kamu hizmetinin daha iyi gördürülmesi ve liyakat ilkesi gereği
personelin niteliklerinin arttırılması amacıyla idarelerin personeline hizmet içi eğitimler vermesi öngörülmüştür. Bu bağlamda, özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılmış olmakla birlikte
Bakanlığa kadrolu veya sözleşmeli olarak atanmış olan ve Devlet memurluğunda da adaylık sürecine tabi tutulan öğretmenlerin de, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme
Yönetmeliğin ile Aday Öğretmen Yetiştirme Sürecine İlişkin Yönergede düzenlenen adaylık sürecine tabi tutulmadığı, performans değerlendirmesinde ve sınavda başarılı olma süreçlerine tabi tutulmadığı, bu kapsamda mevzuat gereği verilen 654 saatlik Aday Öğretmen Yetiştirme Programına değil, idarenin eğitim görevi çerçevesinde kurumlar arası yapı farkları dolasıyla farklı kurumlardan geçiş yapan öğretmenlere yönelik olarak verilen bir uyum programına tabi tutulduğu görülmektedir.
Bu noktada, her ne kadar başvuran kendisinin aday öğretmen sayıldığını iddia etse de, söz konusu eğitimlerin adaylık süreci ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, idarenin bu sebeple adaylığı kalkmış olsa dahi 2016 yılının Şubat ayından sonra Bakanlıkta istihdam edilen bütün öğretmenlere takdir yetkisi çerçevesinde bu eğitimleri vermeyi öngördüğü değerlendirilmektedir.
20) Ayrıca, yukarıda bahsedildiği üzere, aynı durumda olan ve özel öğretim kurumlarında aynı mevzuata
tabi olarak adaylıkları kaldırılan kadrolu öğretmenler ile sözleşmeli öğretmenlerin uyum eğitimleri konusunda faklı muameleye tabi tutulması konusunda makul ve yasal bir gerekçe bulunmamakla birlikte, ayrıca aynı durumda olan sözleşmeli öğretmenlere uyum eğitimleri verilirken kadrolu öğretmenlere bu eğitimlerin verilmemesi hakkaniyete aykırı bulunmakla birlikte, konuyla ilgili olan ve uygulamada tereddütler yaşanmasına neden olduğundan ilave yazılarla bazı hususların açıklığa kavuşturulmasına ihtiyaç duyulan Bakanlık yazılarının lafzi eksiklikleri nedeniyle kadrolu olarak atanmış olan daha önce özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılmış personelin bu eğitimlerden muaf tutulması gerektiğini ve bu eksikliklerin geç tamamlanması nedeniyle başvuranın uyum eğitimlerine katılmama konusunda kazanılmış bir hakkının ortaya çıktığını iddia etmek mümkün değildir.
21) Kaldı ki, idare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden, öğretim kurumlarında
adaylığı kaldırılan ve uyum eğitimi alması gereken 6680 personel bulunduğu, bunlardan 3111 personelin uyum eğitimlerini tamamladığı, 1022 personelin yetiştirme sürecinin devam ettiği, 2547 personelin ise sürecinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, söz konusu yazılardaki tereddüt hasıl eden ifadeler nedeniyle adaylığı kaldırılmış olan ancak uyum eğitimi almamış 2547 personel bulunduğu, idarenin başvuran dahil bu personelin hepsini uyum programına dahil ettiği, başvuranın katılması istenen uyum programı konusunda aynı durumda olan diğer personelden farklı bir muameleye tabi tutulmadığı görülmektedir.
22) Buna ilaveten, idare tarafından Kumumuza gönderilen bilgiler çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı
Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 28/12/2020 tarihli ve sayılı yazıyla, özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırıldıktan sonra atanan öğretmenlere güncellenen
“Uyum Programı”nın (312 saat) uygulanmasının, “Uyum Programı”nda eksiği olan Ek-5 denklik tablosuna göre merkezi olarak düzenlenecek hizmet içi eğitim faaliyetlerine başvuruda bulunarak tamamlamalarının istendiği; başvuranın da bu kapsamda 2020/2021 dönemi eğitim programına başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu yazıda halen Devlet memurluğunda adaylığı kalkmış öğretmenlerin de eğitime katılmaları gerektiği açık bir şekilde ifade edilmemiş olsa da, yazıda yer alan bu eğitimin bir hizmet içi eğitim olduğu vurgusu önem arz etmekte olup, bu eğitimin
Devlet memurluğunda adaylığı kaldırılmış olan fakat uyum eğitimini tamamlamamış personeli de kapsadığı değerlendirilmektedir.
23) Bütün bunların yanında, başvuran tarafından uyum eğitimlerine katılmadığı bilgisinin MEBBİS
ekranından silinmesini talep etmektedir. Ancak, idarelerin gerekli tedbirleri alarak özlük dosyasında tutulması gereken bilgiler dahil personele ilişkin kayıtlarını elektronik ortamda muhafaza etme yetkisi bulunmakta olup, bu bilgilere ilgili mevzuatı uyarınca yetkili olan ve izin verilen personel dışındakilerin ulaşması söz konusu olmadığından, bu bilgilerin MEBBİS ekranında bulunması kişisel verilen korunması ilesine aykırılık teşkil etmemektedir.
24) Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde, yukarıda yer alan açıklamalar ve
değerlendirmeler neticesinde, özel öğretim kurumlarında adaylığı kaldırılmış olan ve daha sonra Milli
Eğitim Bakanlığına atanmış olan personelin de hizmet içi eğitim kapsamında uyum eğitimine tabi tutulmasının idarenin takdir yetkisinde olan bir husus olduğu ve idarenin bu eğitimleri belli bir süreye tabi olmadan ihtiyaç duyduğunda her zaman verebileceği açık olduğundan, idarenin başvuranın talebini reddetmesine yönelik işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderilse de başvuranın konuyla ilgili dilekçelerinin bazılarına cevap vermemiş olmasının “dilekçe hakkı” ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.
26) Ayrıca, hukuki değerlendirme bölümünde de bahsedildiği üzere, personele yönelik eğitim verme
yükümlülüğü ve bu eğitimlerin içeriği konusunda takdir yetkisi bulunan idari birimlerce tüm birimlere gönderilen talimat yazılarında, farklı konumda bulunan konuyla ilgili tüm tarafları göz önünde bulundurarak tereddüt yaşanmasına ve gecikmelere mahal vermeyecek şekilde lafzi açıdan açık ve anlaşılır metinler oluşturması gerekmekte olup, idarenin bu hususta daha dikkatli hareket etmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE, Ret kararının Başvurana ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi