|
ÖZET: Başvurucu, özel gereksinimi olan çocuğunun nitelikli eğitim alma hakkının korunması ve hayat boyu öğrenme imkanlarına eşit erişim talebinde bulunmuştur. Başvuru, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönlendirilmiş ve çocuğun Hayat Boyu Öğrenme Programı’ndan yararlanma isteği, idare tarafından “tuvalet eğitimi eksikliği” nedeniyle reddedilmiştir. Başvurucu, çocuğunun davranış bozukluğu olmadığını ve eğitimden mahrum kaldığını ifade ederek, bu kararın haksız olduğunu belirtmiştir.
İdare, özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için belirlenen kurs programlarının giriş koşullarını gerekçe göstererek başvuruyu olumsuz değerlendirmiştir. Ancak, başvurucuya, çocuğunun kendi okulunda öğretmeni tarafından eğitim alabileceği bilgisi verilmiştir. İdarenin sunduğu gerekçelerin, mevcut mevzuat ve çocuk hakları açısından yeterli olmadığı, eğitimde fırsat eşitliği sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuş ve Milli Eğitim Bakanlığı’na, özel gereksinimi olan öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli kaynak ve planlamaların yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, eğitim alanlarının ve hizmetlerin, özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için uygun hale getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1702-S.24.2733
BAŞVURU NO : 2023/13356
KARAR TARİHİ : 14.02.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Başvurucunun, özel gereksinimi olan çocuğunun nitelikli eğitim alma
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkının korunması ve hayat boyu öğrenme imkânlarına eşit şartlarda erişiminin desteklenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvurucu özetle; kızı ’ın özel birey olduğunu, kızının Hayat Boyu Öğrenme Programı’ndan yararlanması için Ortaokulundan talepte bulunduğunu ancak talebinin karşılanmadığını, teoride bu çocukların her alanda öncelikli olduğu belirtilse de pratikte arka plana atıldıklarını, yaz boyunca çocuğunun eğitimden mahrum kaldığını ve kalmaya devam ettiğini, kurs talebinin karşılanmaması üzerine CİMER’e şikâyette bulunduğunu, idare tarafından gelen cevapta veli bilgisi alınmadığı ve çocuğun durumu bilinmediği halde davranış bozukluğu ve şartlara uyum sağlamadığı için kursun açılamadığı bilgisinin verildiğini, kızının davranışsal bozukluğu olmamakla birlikte olsa bile bu programın davranışsal bozuklukları gidermek adına açıldığını, talebine karşılık veli ile görüşülmeden okulca tek taraflı olarak karar verildiğini belirterek davranış bozukluğu olduğu belirtilen fakat davranış bozukluğu olmayan kızının sadece özel bireyler için uygulanan Hayat Boyu Öğrenme programına bir an önce başlayıp mahrum kaldığı eğitimini almasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz tarafından 20.10.2023 tarih ve sayılı yazılı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup;Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından iletilen
20.11.2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda;
2.2. Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin özel hâlini ortadan kaldırmak ya da etkilerini en az seviyeye indirmek, yeteneklerini yeniden en üst seviyeye çıkarmak ve topluma uyumlarını sağlamak, temel öz bakım becerilerini, bağımsız yaşam ve mesleki becerilerini geliştirmek amacıyla kurslar düzenlendiği, 2.3. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği hükümleri gereğince özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik kursların halk eğitimi merkezleri ve millî eğitim müdürlükleri tarafından planlandığı, 2.4. İlgide bulunan Halk Eğitimi Merkezinin 04.07.2023 tarihli yazısında; özel eğitim öğrencisi ‘ın orta ağır otizm hastası olduğu, özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için kurs programlarının (I. II. ve III. kademe) giriş koşullarına ilişkin 5. maddede, “kurs programından yararlanmasını olumsuz etkileyecek ikinci bir engeli, gerekli öz bakım becerilerinde yetersizlik (tuvalet eğitimi) ve yoğun problem davranışı bulunmayan birey olmak” şartı yer aldığı, Zira Özel Eğitim Hizmetleri
Yönetmeliği’nin 16. maddesinde “Özel eğitim programları uygulanan özel eğitim okulları ile bu programların uygulandığı sınıflarda tuvalet eğitimini kazanamamış, yoğun davranış problemleri gösteren ve grup eğitimine uyum sağlayamayan öğrencilerin grup eğitimine hazırlanması amacıyla bire bir eğitim uygulaması yapılır.” dendiği, 2.5. Söz konusu Yönetmelik hükmü kapsamında talep/şikâyet muhatabı İstanbul ili ilçesi
Ortaokulu Müdürlüğünden konuya ilişkin elde edilen bilgi/belgelere bakıldığında; kurs programına giriş koşullarına (tuvalet eğitimi) uygun olmadığı gerekçesiyle kurs kaydının yapılamadığı; 27.09.2023 tarihli BEP Geliştirme Birimi Toplantısında da özellikle öz bakım becerilerinin geliştirilmesi, tuvalet eğitimini tamamlaması için velisince yapılması gereken çalışmalar olduğu ve fakat söz konusu becerilere sahip olmadığının beyan edildiği, 2.6. Öğrencinin velisi ‘ın talep ettiği “özel bireyler için uygulanan hayat boyu öğrenme programına” dâhil edilememe kararı, gerekçeleriyle 04.07.2023 tarihinde tutanak altına alındığı ve velisi ile görüşülerek “öz bakım becerilerindeki yetersizliğe rağmen öğrencinin kendi okulunda, kendi öğretmeni tarafından kurs açılabileceği” bilgisi verildiği ancak veli ’ın
‘ın kendi öğretmeni dışında farklı öğretmenlerden görsel sanatlar ve beden eğitimi derslerini alma talebini yinelediği, 2.7. Yönetmelik hükümleri dışında bir uygulama/kurs programı gerçekleştirmenin söz konusu olamayacağı göz önünde bulundurularak veli ‘ın, özel eğitim öğrencisi ‘ın kurs programına giriş koşullarının sağlanmasına yönelik gerekli çalışmaları yapması ve öğrencinin, öz bakım becerisini kazanması hâlinde talebinin gerçekleştirilebileceği malum olmakla birlikte şikâyet konusunu dostane çözüme kavuşturma noktasında; gerek Genel Müdürlük bünyesindeki ilgili daire başkanlıklarından gerekse ilgili kurumlardan ( Ortaokulu, Halk Eğitimi Merkezi
Müdürlüğü) edinilen bilgi/belgeler ışığında, veli talep etmesi hâlinde ilçesi Özel Eğitim Uygulama Okulunda gerçekleştirilen kurslara katılmasının mümkün olacağının değerlendirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.3. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci maddesinde; “Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.”
3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.5. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
4.Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin:
4.1. 2’nci maddesinde düzenlenen, Sözleşmede yazılı olan hakların tanınmasında, etnik köken, toplumsal cinsiyet, din, sakatlık durumu, düşünce veya söylemler, ailevi durumlar her ne olursa olsun ayrım gözetilmeyeceği, 4.2. 4’üncü maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alacağı, 4.3. 6’ncı maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı göstereceği, 4.4. 19’uncu maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, çocuğun her türlü şiddete veya istismara, ihmal ya da kötü muameleye uğramasına karşı korunması için gereken bütün önlemleri alacağı,
4.5. 23’üncü maddesinde düzenlenen, engelli çocukların, saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşam sürmeleri için gereken azami çabayı göstereceği, 4.6. 28’nci maddesinde düzenlenen, çocuğun eğitim hakkının fırsat eşitliği temelinde sağlanması taahhütleri ile ilgili olduğu; dolayısıyla, eğitim hizmetlerinin sunumunda çocukların her türlü ayrımcılığa karşı korunması için alınması gereken bütün önlemlerde çocuğun/çocukların üstün yararının gözetileceği, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Eğitim ve öğretim” başlıklı 15’inci maddesinde; “ Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelliler, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, hayat boyu eğitim imkânından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılır.” 6.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4’üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.” 7. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliğinin; 7.1. “Derslikler” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Derslikler, derslerin ve programın özellikleri ile öğrenci/kursiyer sayısı, yaş ve gelişim durumları ile özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak düzenlenir.” 7.2. “Müdürün görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 19 uncu maddesinde; “f) Kurumun amaçlarının gerçekleştirilmesi için atölye, derslik, laboratuvar ve tesislerin birer üretim ortamı durumuna getirilmesini, çevredeki iş yeri, müze, turistik tesis ve benzeri kuruluşlarla iş birliğine gidilerek insan gücü imkânı ile alan/dallara alınacak öğrenci/kursiyer sayılarının belirlenmesini, atölye, laboratuvar, uygulamalı ders ve staj çalışmalarının buralarda yapılabilme imkânlarının araştırılmasını, mesleklerinde başarılı olanların ders, seminer ve konferans gibi etkinliklerle eğitime katkıda bulunmalarını sağlamak. h) Aday öğretmen ve personelin yetiştirilmelerini sağlamak. ı) Kurumda görevli öğretmen ve diğer personelin, yetiştirilmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için gerekli tedbirleri almak.” 7.3. “Kurs açma-kapatma ve kursa katılacakların sayısı” başlıklı 45 inci maddesinde; “ Her türdeki programın açılabilmesi için en az 12 kişilik grubun oluşması gerekir. […] (4) Kursiyer sayısının dikkate alınmayacağı kurslar şunlardır: b) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik düzenlenecek kurslar.”
7.4. “Kursların düzenlenmesi ile ilgili diğer hususlar” başlıklı 58 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “b) (Değişik:RG-12/6/2021-31509) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için özel sınıf ve gruplar oluşturulabileceği gibi kaynaştırma/bütünleştirme yolu ile diğer kurslardan da faydalanmaları sağlanabilir. ç) (Değişik:RG-12/6/2021-31509) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için açılacak her bir kursta bir alan öğretmeni/usta öğretici ile birlikte bir özel eğitim öğretmeninin görevlendirilmesi esastır.
Alan öğretmeni/usta öğreticilerin ek ders ücreti karşılığı özel eğitim alanında çalışma yeterliliğine sahip olması durumunda ise ayrıca özel eğitim öğretmeni görevlendirilmez.” 8. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin; 8.1. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “a) Ağır düzeyde otizmi olan birey: Sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişim, ilgi ve etkinliklerdeki sınırlılıkları nedeniyle yoğun özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi, r) Orta düzeyde otizmi olan birey: Sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişim, ilgi ve etkinliklerdeki sınırlılıkları nedeniyle özel eğitim ile destek eğitim hizmetine yoğun şekilde ihtiyacı olan bireyi,” 8.2. “Özel eğitimin temel ilkeleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda öğrencilere; a) Bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim hizmeti sunulması, b) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılması, c) Özel eğitim hizmetlerine erken dönemde başlanması, ç) Özel eğitim hizmetlerinin özel eğitim ihtiyacı olan bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanıp yürütülmesi, d) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitsel performansları doğrultusunda amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitim görmelerine öncelik verilmesi, e) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini sürdürebilmeleri için kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılması, f) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için
BEP geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması, g) Ailelerin, özel eğitim sürecinin her aşamasına aktif katılmalarının sağlanması, ğ) Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde üniversitelerin ilgili bölümleri ve özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde çalışılması, esastır.”
8.3. “Özel eğitim hizmetlerinin amaçları” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri esas alınarak; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçları, yeterlilikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kapasitelerini en üst düzeyde kullanmaları, üst öğrenime, meslek hayatına ve toplumsal yaşama hazırlanmalarını amaçlar.”
8.4. “Eğitim tür ve kademelerindeki özel eğitim hizmetleri” başlıklı 11’inci maddesinde; “c) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürmeleri esas olmakla birlikte bu bireylere yönelik özel eğitim kurumları veya özel eğitim sınıfları da açılabilir. e) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin mesleki, teknik, sosyal veya kültürel alanlarda bilgi ve becerilerle donatılması, onların hayata kazandırılması, üretken bireyler hâline getirilmesi amacıyla bu bireylere yaygın eğitim hizmetleri verilir.”
8.5. “Birden fazla yetersizliği olan bireylerin eğitimi” başlıklı 15’inci maddesinde; “(1) Zorunlu öğrenim çağında olup birden fazla yetersizliği nedeniyle ilköğretim veya ortaöğretim programlarına devam edemeyecek durumdaki öğrenciler için öncelikle özel eğitim okullarında; özel eğitim okulu bulunmayan yerleşim yerlerinde diğer okullar bünyesinde, il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulunun teklifi doğrultusunda valilik oluru ile sınıf açılır. Bu sınıflarda eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Sınıflarda özel eğitim programı uygulanır. Öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesi, takip ettikleri özel eğitim programı esas alınarak hazırlanan BEP’e göre yapılır. b) Bu sınıflarda birleştirilmiş sınıf uygulaması ile eğitim yapılır. c) Sınıfların mevcudu en fazla 4 öğrenciden oluşur. ç) Dersler özel eğitim öğretmenleri tarafından okutulur. İlkokullarda haftalık ders çizelgesinde yer alan din kültürü ve ahlak bilgisi; diğer kademelerde din kültürü ve ahlak bilgisi, görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi alanlarına ilişkin dersler ile meslek dersleri ilgili alan öğretmenleri tarafından okutulur.
Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere özel eğitim öğretmenleri dersin işlenişine destek vermek üzere katılır. d) Bu sınıflar ders, teneffüs, yemek ve diğer etkinlik saatleri bakımından bünyesinde açıldığı okulda uygulanan programa uyarlar. […]”
8.6. “Grup eğitimine hazırlık uygulaması” başlıklı 16’ncı maddesinde; “(1) Özel eğitim programları uygulanan özel eğitim okulları ile bu programların uygulandığı sınıflarda tuvalet eğitimini kazanamamış, yoğun davranış problemleri gösteren ve grup eğitimine uyum sağlayamayan öğrencilerin grup eğitimine hazırlanması amacıyla bire bir eğitim uygulaması yapılır. Bu uygulamanın yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Uygulama, ders saatleri içerisinde okul yönetimince belirlenen uygun bir ortamda yapılır. b) Bu eğitimi alacak öğrencilerin tespiti ile öğrencilerin alacağı haftalık ders saati ve yürütülecek eğitim faaliyetlerine ilişkin planlama haftalık toplam ders saatinin %40’ını aşmayacak şekilde
BEP geliştirme birimince yapılır. c) Öğrenciler bu uygulamanın dışında kalan sürelerde BEP geliştirme biriminin planlaması doğrultusunda eğitimlerine sınıflarında devam edebilirler. Bu kapsamda grup eğitimine katılamayan öğrenciler için devam zorunluluğu aranmaz ve e-Okul Sisteminde devam zorunluluğu aranmamasına yönelik işlem yapılır. ç) Grup eğitimine hazırlık uygulamalarını özel eğitim öğretmenleri yürütür.”
8.7. “Aile eğitimi hizmetleri” başlıklı 18’inci maddesinde; “(1) Aile eğitimi, her tür ve kademedeki özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin eğitimine katkı sağlamak amacıyla aileye verilecek her türlü rehberlik ve eğitim hizmetlerini içerir. Bu hizmetler Bakanlıkça hazırlanan aile eğitimi programı doğrultusunda okul ve kurumlarda yürütülür.”
8.8. “Özel eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıfları” başlıklı 28’inci maddesinde; “(1) Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve mesleki eğitim veren ortaöğretim kurumlarında özel eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıfları açılabilir. Bu sınıflarda eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:ğ) İlkokul, ortaokul ve lise kademelerinde açılan sınıflarda dersler özel eğitim öğretmenleri tarafından okutulur. Ancak, ilkokullarda haftalık ders çizelgesinde yer alan din kültürü ve ahlak bilgisi ile diğer kademelerdeki din kültürü ve ahlak bilgisi, görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi alanlarına ilişkin dersler ile meslek dersleri ilgili alan öğretmenleri tarafından okutulur. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere özel eğitim öğretmenleri ders işlenişine destek vermek üzere katılır. i) Öğrenciler BEP geliştirme
biriminin planlaması doğrultusunda bazı dersleri ve sosyal etkinlikleri diğer akranları ile bir arada yapabilirler.
8.9. “Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme biriminin görevleri” başlıklı 48 inci maddesinde; “(1) BEP geliştirme biriminin görevleri şunlardır: g) Özel eğitim sınıflarına kayıtlı öğrencilerden yetersizliği olmayan akranlarıyla bir arada eğitim alacak öğrencileri belirlemek ve katılacakları dersler ile saatlerini planlamak. h) Özel eğitim programı uygulayan okullardaki öğrencilerden grup eğitimine uyum sağlayamayanların grup eğitimine hazırlanması amacıyla bire bir eğitime başlamasına ve bire bir eğitimin sona erdirilmesine karar vermek.
8.10. “Okul müdürünün görev ve sorumlulukları” başlıklı 49’uncu maddesinde; “(1) Müdür, Türk
Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda okulun amaçlarına uygun olarak yönetilmesinden ve geliştirilmesinden sorumludur. Okul müdürünün özel eğitim hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin görev ve sorumlulukları şunlardır:a) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler ile ailelerine yönelik özel eğitim hizmetlerinin sunulmasına ilişkin gerekli tedbirleri alır. b) Özel eğitim hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli kurulların, birimlerin oluşumu ile görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlar. c) Okuldaki öğretmenlerin özel eğitim hizmetleri kapsamında iş birliği içinde çalışmalarını sağlar.
ç) Okuldaki personelin işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlar.”
8.11. “Öğretmenlerin görev ve sorumlulukları” başlıklı 57’inci maddesinde; “(1) Öğretmenler; kendilerine verilen şubenin derslerini, programda belirtilen esaslara göre planlamak, okutmak, bunlarla ilgili uygulama ve deneyleri yapmak, ders dışında okulun eğitim, öğretim ve sosyal etkinliklerine katılmak ve bu konularda ilgili mevzuat hükümlerinde belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdürler.c)
Okuldaki aile eğitim çalışmalarına katılır, sınıfındaki öğrencilerinin ailelerine yönelik aile eğitim çalışmalarını planlar ve yürütür. ç) Öğrencilerin eğitim performansları doğrultusunda başka bir okula yönlendirilmesinde BEP geliştirme birimiyle iş birliği yapar.
9. Sözleşmenin genel ilkeleri, engelli çocukların haklarını destekleyici prensipler içermesi açısından yakından bağlantılıdır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi (Komite) 23’üncü madde ile ilgili 2006 tarihli 9. Genel Yorumunda, 9.1. Sözleşmenin 2’nci maddesine ilişkin olarak, taraf Devletlerden, kendi egemenlik alanlarındaki bütün çocukların Sözleşme’de yer alan bütün haklardan yararlanmasını sağlamalarını talep etmektedir.
Bu yükümlülük, taraf Devletlerin, engellilik temelindeki ayrımcılık dahil her tür ayrımcılığı önleyecek önlemler almalarını gerektirdiğini vurgulamaktadır.
9.2. Sözleşmenin 3’üncü maddesi, engelli çocuklara hizmet veren kurumlar ve diğer tesisler söz konusu olduğunda, çocuğun yüksek yararı daha da önem kazanır; çünkü, bu kurumların ve tesislerin, çocukların güvenliğini, korunmasını ve bakımını birinci planda gözeten standartlara ve yönetmeliklere uygun davranmaları ve bu alandaki mülahazaları her durumda, örneğin bütçe tahsisleri yapılırken, diğer bütün mülahazaları önüne almaları gerekir.
9.3. Sözleşmenin 23’üncü maddesine ilişkin olarak, engelli çocuklar söz konusu olduğunda, Sözleşme’nin uygulanmasındaki baş ilke olarak görülmelidir: saygınlığı, kendine güveni ve topluma aktif katılımı güvence altına alan koşullarda eksiksiz ve insana yakışır bir yaşam. Taraf Devletlerin engelli çocukların haklarının yaşama geçirilmesine yönelik olarak aldıkları önlemler bu hedefi gözetmelidir. Bu paragrafın temel mesajı, engelli çocukların topluma tümüyle katılımının kapsanması gerekliliğidir.
Sözleşme’de yer alan hakların engelli çocuklar için yaşama geçirilmesi yönünde alınan önlemler, örneğin eğitim ve sağlık alanındakiler, çocukların toplumlarınca mümkün olduğu kadar kapsanmasını hedef almalıdır. 23. maddenin gerektirdiklerinin yerine getirilmesi için, taraf Devletlerin, bir eylem planı da içeren kapsamlı bir politika geliştirmeleri ve uygulamaları gerektiğini vurgulamaktadır.
9.4. Sözleşmenin 28 ve 29’uncu maddelerinde, engelli çocuklar, diğer bütün çocuklar gibi eğitim hakkına sahiptirler ve bu haklarından Sözleşme’de de belirtildiği gibi herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadan, fırsat eşitliği temelinde yararlanacaklardır. Bu amaca yönelik olarak, çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve fizikse kapasitesinin mümkün olan en üst düzeye ulaşması için engelli çocukların eğitim imkanlarına etkili erişimlerinin sağlanması gerekmektedir. Sözleşme, okullardaki uygulamaların bu yönde değiştirilmesi ve eğitimde olumlu sonuçlar alınabilmesi için öğretmenlerin farklı beceri ve yeteneklere sahip çocuklarla ilgilenebilecek eğitimden geçmeleri gerekliliğini kabul etmektedir.
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvurucu özetle; özel birey olan kızı ’ın eğitimi için Hayat Boyu Öğrenme
Programı’na alınmasını talep etmektedir.
12. İdare tarafından ise özel eğitim öğrencisi orta ağır otizm tanısı olduğu, özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için kurs programlarının giriş koşulları arasında “kurs programından yararlanmasını olumsuz etkileyecek ikinci bir engeli, gerekli öz bakım becerilerinde yetersizlik (tuvalet eğitimi) ve yoğun problem davranışı bulunmayan birey olmak” şartının yer aldığı, öğrencinin kurs programına giriş koşullarına (tuvalet eğitimi) uygun olmadığı gerekçesiyle kurs kaydının yapılamadığı;
27.09.2023 tarihli BEP Geliştirme Birimi toplantısında da ‘ın özellikle öz bakım
becerilerinin geliştirilmesi, tuvalet eğitimini tamamlaması için velisi tarafından yapılması gereken çalışmalar olduğu; fakat öğrencinin söz konusu becerilere sahip olmadığı gerekçesiyle hayat boyu öğrenme kursuna dahil edilemediği, okul tarafından “öz bakım becerilerindeki yetersizliğe rağmen öğrencinin kendi okulunda, kendi öğretmeni tarafından kurs açılabileceği” bilgisi verildiği; ancak veli çocuğunun kendi öğretmeni dışında farklı öğretmenlerden görsel sanatlar ve beden eğitimi derslerini alması talebini yinelediği, veli , özel eğitim öğrencisi kurs programına giriş koşullarının sağlanmasına yönelik gerekli çalışmaları yapması ve öğrencinin, öz bakım becerisini kazanması hâlinde talebinin gerçekleştirilebileceği şeklinde cevap verilmiştir.
/
13. Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, bizzat çocuklar tarafından veya çocukların haklarını gözeterek yetişkinler tarafından yapılan başvurularda, çocukların haklarının bütüncül olarak güvence altına alınması amaçlanmaktadır. Söz konusu amaç doğrultusunda, Çocuk Hakları Sözleşmesinin (Sözleşme) 23’üncü maddesinde düzenlenen özel gereksinimli çocukların haklarının güvence altına alınmasını konu edinen başvurularla ilgili yapılacak olan araştırma ve incelemelerin, çocukların üstün yararını gözeten perspektifle, Sözleşme’de güvence altına alınan diğer tüm haklar açısından yapılması gerekmektedir.
14. Başvuru hakkında yapılacak inceleme ve araştırma, başvurucunun özel birey olan kızına mevzuat çerçevesinde verilmesi gereken yaygın eğitimin verilip verilmediği hususunun tespit edilmesi amacını taşımakla birlikte; aynı zamanda 23’üncü maddede düzenlenen, engelli çocukların topluma tümüyle katılımının kapsanması gerekliliği bağlamında, Sözleşme’de yer alan hakların engelli çocuklar için yaşama geçirilmesi yönünde alınan eğitim hakkına ilişkin önlemlerin, çocukların toplumlarınca mümkün olduğu kadar kapsanmasını hedef alıp almadığı; 23’üncü maddenin gerektirdiklerinin yerine getirilmesi için, alınması gereken yasal, idari, bütçesel önlemlerin alınarak çocuklara gerekli desteğin verilip verilmediği hususlarının incelenmesi amacını da taşımaktadır.
15. Bu noktada öncelikle belirtilmesi gerekir ki, başvurucunun özel gereksinimi olan çocuğu için kurs talebinde bulunduğu Hayat Boyu Öğrenme Programı, bireysel, toplumsal ve istihdam ile ilgili bir yaklaşımla bireyin bilgi, beceri ve yetkinliklerini geliştirmek amacıyla örgün eğitimin dışında yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezleri tarafından sunulan öğrenme etkinliklerini ifade etmektedir.
16. Nitekim, 31/10/2023 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Kararı ile onaylanan 12.
Kalkınma Planı (2024-2028) incelendiğinde, benzer şekilde hayat boyu öğrenmenin kişisel gelişimi, toplumsal bütünleşmeyi ve ekonomik büyümeyi sağlamak amaçları göz önünde bulundurularak ele alındığı görülmektedir. Yukarıda II numaralı “İlgili Mevzuat” kısmında yer verilen ulusal ve uluslararası mevzuat ile uyumlu olacak şekilde, engelli bireylere sunulan hizmetlerde bireysel gereksinim ve destekler dikkate alınarak engellilerin bağımsız olarak toplumsal yaşama katılımlarının sağlanacağı; engellilere sunulan eğitim hizmetlerinin mümkün olan en erken yaşta, bütünleştirilmiş ortamlarda, kapsayıcı ve nitelikli bir şekilde sunulacağı; bu amaçlarla, tüm bireylerin kapsayıcılık ilkesi esasında nitelikli bir eğitime ve hayat boyu öğrenme imkânlarına eşit şartlarda erişimi sağlanarak akademik, sosyal ve mesleki becerilerinin uluslararası standartlara uygun bir şekilde geliştirileceği ve özel politika gerektiren gruplarda yer alan bireylerin sahip oldukları becerilerin günümüz ihtiyaçlarına uyarlanması için hayat boyu öğrenmeye katılımın artırılacağı ifadeleri engelli bireylere yönelik sunulması gereken hayat boyu öğrenme kamu hizmetlerindeki kalkınma yaklaşımını göstermektedir.
17. Dolayısıyla, benzer yaklaşımla hayat boyu öğrenme kurumları aracılığıyla özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin fiziksel, duygusal, akademik ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla Milli Eğitim
Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği kapsamında özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin hayat boyu öğrenme programı kapsamındaki kurslara katılımlarının desteklenmesine yönelik özel hükümlerin düzenlendiği görülmektedir.
18. Somut olay açısından meselenin kaynağının tespit edilebilmesi ve çözüme kavuşturulabilmesi amacıyla yapılan inceleme ve araştırma sürecinde, idare tarafından gönderilen bilgi-belgeler incelendiğinde, 19. Ebeveyn Ortaokuluna kızının hayat boyu öğrenme programından yararlanması talebinde bulunduğu, bunun üzerine okul müdürlüğü tarafından Halk Eğitim Merkezi
Müdürlüğünden velinin isteği çerçevesinde talepte yer alan kursların okulda açılmasının talep edildiği, Halk Eğitim Merkezinin Ortaokuluna, okulun kurs açılma talebine yönelik çalışmaların yapılarak e-yaygın sistemine başvuru yapan eğiticiler arasından ihtiyacın karşılanamadığı, kurumun internet sitesinde tekrar ilana çıkılarak kurs açma niteliklerine sahip usta öğreticiler bulunması halinde kursun ivedilikle açılacağının ifade edildiği; 04.07.2023 tarihli tutanakta, kurs açılma talebinin incelendiği, isteğin karşılanabilmesi adına e-yaygın sisteminde eğitici bulunamadığı, şartların uygun olması halinde istediği öğretmenin bulunabileceği; ancak kurs programına giriş koşullarına (tuvalet eğitimi) uygun olmadığı gerekçesiyle kurs kaydının yapılamadığı;
27.09.2023 tarihli BEP Geliştirme Birimi Toplantısında da özellikle öz bakım
becerilerinin geliştirilmesi, tuvalet eğitimini tamamlaması için velisi tarafından yapılması gereken çalışmalar olduğu ve fakat söz konusu becerilere sahip olmadığı gerekçesiyle hayat boyu öğrenme kursuna dahil edilemediği gerekçelerinin sunulduğu anlaşılmaktadır.
20. Dolayısıyla idare tarafından sunulan kurs programına giriş koşullarının karşılanamadığı ve öğretmen bulunamadığı gerekçelerinin mevzuata uygun olup olmadığı; bu kapsamda, özel eğitim öğrencilerinin yaygın ve örgün eğitim sürecinde yasal hakları olan eğitimi alamamalarını konu edinen benzer nitelikteki başvurulardan da tespit edildiği üzere özel eğitime ilişkin mer’i mevzuat ile idarenin özel eğitim kamu hizmetlerinin sunumundaki yaklaşımı arasında farklılıklar bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
21. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği incelendiğinde, özel eğitim öğrencilerinin kurslara erişimlerini kolaylaştırıcı ve yaş, gelişim durumlarını destekleyici özel düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Örneğin, özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için özel eğitim sınıfı veya grubu oluşturulabileceği ve her bir kursta bir alan öğretmeni/usta öğretici ile birlikte bir özel eğitim öğretmeninin görevlendirilmesinin esas olduğu; hatta, her türdeki programın açılabilmesi için en az 12 kişilik grubun oluşması aranırken özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik düzenlenecek kurslarda tek birey için dahi kursun açılması gerektiği düzenlemelerine yer verildiği görülmektedir.
22. Dolayısıyla idare tarafından belirlenen programa giriş koşulları arasında gerekli öz-bakım becerilerinde yetersizlik olmayan birey olmak şartı bulunduğu, özel gereksinimi olan başvuruya konu çocuğun tuvalet eğitimi olmaması nedeniyle kurs programına giriş koşullarına uygun olmadığı; dolayısıyla kurs kaydının yapılamadığı anlaşılmakla birlikte, çocuğun mevcut durumda İstanbul ili ilçesi
Ortaokulu özel eğitim sınıfında eğitim-öğrenim gördüğü; hatta, özel eğitim programı uygulanan özel eğitim sınıfındaki öğrenciye müzik ve resim alanlarına ilişkin derslerinin alan öğretmenleri tarafından kaynaştırma yöntemiyle okutulmaya başlandığı; öğrencinin BEP programında gerekli düzenlemelerin yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda idare tarafından sunulan gerekçenin makul olmadığı değerlendirilmektedir.
23. Kaldı ki, Kurumumuza iletilen bilgi-belgeden idarenin 27.09.2023 tarihli BEP Geliştirme Birimi
Toplantısında öğrencinin özellikle öz bakım becerilerinin geliştirilmesi, tuvalet eğitimini tamamlaması için velisince yapılması gereken çalışmalar olduğu; fakat öğrencinin söz konusu becerilere sahip olmadığının beyan edildiği hususunun belirtildiği tespit edilmiş olup, Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği incelendiğinde özel eğitim programının uygulandığı sınıflarda tuvalet eğitimini kazanamamış öğrencilerin grup eğitimine hazırlama uygulama sorumluluğunun özel eğitim öğretmenlerine verildiği anlaşılmaktadır.
24. Ancak elbette ki öğrencinin eğitim performansları doğrultusunda gelişimine uygun olacak başka bir okula yönlendirilmesi gerektiği değerlendiriliyorsa, okul idaresinin söz konusu tespiti mevzuata uygun bir yöntemle BEP geliştirme birimi (okul müdürü veya görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında; rehberlik öğretmeni, öğrencinin sınıf öğretmeni, öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri, öğrencinin velisi, öğrenci; gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere, özel eğitim değerlendirme kurulundan bir üye) ile işbirliği halinde gerekli çalışmaları yaparak ve veliyi de sürece dahil ederek gerçekleştirmesi gerektiğinde şüphe bulunmamaktadır.
25. Dolayısıyla, okul idaresinin öğrencinin kurs koşullarının sağlanmasına yönelik gerekli çalışmaların yapılarak öz bakım becerisini kazanması sorumluluğunu veliye yüklediği, ancak öğrencinin özel eğitim hakkından anlamlı bir şekilde faydalanmasını desteklemek amacıyla öğrenciyi sosyal ve fiziksel çevresinden mümkün olduğu kadar ayırmadan, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde, bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak mevzuat kapsamında öğrenciye grup eğitimine hazırlayıcı ne gibi çalışmalar yürütüldüğü idare tarafından gönderilen bilgi-belgeden anlaşılamamakta olup, önemle belirtmek gerekir ki, özel gereksinimi olan öğrencilerin eğitimi yalnızca veliye ya da öğretmenlerin sorumluluğuna bırakılamayacak bir konu olup, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmasının oluşturulması (Kamu Denetçiliği Kurumu, 04/10/2023 tarih ve 2023/5131 dosya numaralı Tavsiye
Kararı); ayrıca, yeterli kaynak, materyal, personel desteğinin sağlanması ile başarıya ulaşabilecek bir eğitim metodudur. Bunu sağlarken okul içerisindeki bütün bileşenlerin yani okul yönetiminin ve personelinin kaynaştırma eğitiminin gerekliliğine inanması, okulda görevli olan bütün personelin bu konuda bilinçlendirilmesi, okulda özel eğitim öğretmeninin ve rehberlik biriminin bulunması ve koordineli bir biçimde çalışması, okul dışında ise gerekli kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin yapılması gerektiği değerlendrilmektedir. (Kamu Denetçiliği Kurumu, 30/09/2022 tarih ve 2021/22119 dosya numaralı Tavsiye
Kararı)
26. Diğer taraftan, Hayat Boyu Öğrenme Programı kapsamında özel gereksinimi olan öğrenciye kurs açılmasına ilişkin olarak Halk Eğitim Merkezi tarafından iletilen 02.06.2023 tarih ve sayılı yazı ile ilçe genelinde çeşitli branşlarda öğretmen ihtiyacı olması dolayısıyla öğretmen talebinin karşılanamadığı gerekçesi Çocuk Hakları Komitesinin 9’uncu Genel
Yorumundaki engelli bireylerin haklarının güvence altına alınması amacıyla bütün programlara yeterli insani ve finansal kaynak sağlanması gerektiği yaklaşımı ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu gerekçe idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta ve idarenin özel gereksimli çocuklara mevzuat kapsamında sunması gereken yagın eğitim kurs programlarının eksiksiz uygulanması için her türlü idari ve bütçesel planlamayı yapması ve gerekli önlemleri alması gerektiği değerlendirilmektedir.
/
27. Başvuruya konu talep açısından Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 27.1. Özel gereksinimi olan başvuruya konu öğrencinin mevcut durumda İstanbul ili ilçesi
Ortaokulu özel eğitim sınıfında eğitim-öğrenim gördüğü; hatta, mevcut durumda özel eğitim programı uygulanan özel eğitim sınıfındaki öğrenciye müzik ve resim alanlarına ilişkin derslerinin alan öğretmenleri tarafından kaynaştırma yöntemiyle okutulmaya başlandığı tespit edildiğinden idare tarafından sunulan özel gereksinimi olan çocuk tuvalet eğitimi olmaması nedeniyle kurs programına giriş koşullarına uygun olmadığı gerekçesinin makul olmadığı; kaldı ki öğrencinin kurs koşullarının sağlanmasına yönelik gerekli çalışmaların yapılarak öz bakım becerisini kazanması sorumluluğunun yalnızca veliye ya da öğretmenlerin sorumluluğuna bırakılamayacak bir konu olup, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler, aileler ve okul dışındaki kurumlar olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmasının oluşturulması gerektiği, 27.2. 12. Kalkınma Planı’nda yer verilen engelli bireylere yönelik sunulması gereken hayat boyu öğrenme kamu hizmetlerindeki kalkınma yaklaşımı ile uyumlu olarak Bakanlığın okul içi ve dışında bulunan tüm eğitim alanlarının, fiziki koşulların, mevzuatın özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere uygun hale getirilmesine yönelik attığı adımlar memnuniyet verici olsa da, geliştirilen plan, politika ve programların hayata geçirilebilmesi için yeterli idari, insani ve finansal kaynak sağlanması konusunda gerekli planlamanın yapılması, konuya ilişkin çok boyutlu ve bütünleşik politikalar geliş tirilmesi, bu kapsamda, özel gereksinimi olan öğrenci nitelikli bir eğitime ve hayat boyu öğrenme imkânlarına eşit şartlarda erişiminin sağlanması için Ortaokulu
BEP Geliştirme Birimi tarafından yaşamsal becerilerinin geliştirileceği koordineli çalışma yürütülmesi ve
Halk Eğtim Merkezi tarafından gerekli insani kaynağın sağlanması hususlarında gerekli planlamanın yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
28. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; 12. Kalkınma Planı’nda (2024-2028) yer verilen engelli bireylere yönelik sunulması gereken hayat boyu öğrenme kamu hizmetlerindeki kalkınma yaklaşımı ile uyumlu olarak Bakanlığın okul içi ve dışında bulunan tüm eğitim alanlarının, fiziki koşulların, mevzuatın özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere uygun hale getirilmesine yönelik geliştirilen plan, politika ve programların hayata geçirilebilmesi için yeterli idari, insani ve finansal kaynak sağlanması konusunda gerekli planlamanın yapılması, konuya ilişkin çok boyutlu ve bütünleşik politikalar geliş tirilmesi, bu kapsamda, özel gereksinimi olan öğrenci
‘ın nitelikli bir eğitime ve hayat boyu öğrenme imkânlarına eşit şartlarda erişiminin sağlanması için Ortaokulu BEP Geliştirme Birimi tarafından yaşamsal becerilerinin geliştirileceği koordineli çalışma yürütülmesi ve Halk Eğtim Merkezi tarafından gerekli insani kaynağın sağlanması için gerekli planlamanın yapılması hususlarında MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURUCUYA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi