|
ÖZET: Başvuran, özel gereksinimli çocuğunun eğitim hakkının güvence altına alınması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na yaptığı başvurunun sonuçlarına itiraz etmiştir. İstanbul’daki bir ilkokulda yaşanan sorunların devam ettiğini, çocuğunun güvenliğinin tehlikeye atıldığını ve öğretmenlerin olumsuz tutumları nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir. Başvuru, 29 Ağustos 2023 tarihinde yapılmış olup, ilgili idarenin yaptığı inceleme sonucunda iddiaların kanıtlanamadığı belirtilmiştir.
İstanbul Valiliği tarafından yapılan inceleme raporunda, başvuranın iddialarının somut delillerle desteklenmediği ve bu nedenle herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun içeriğini değerlendirerek, özel gereksinimli çocukların eğitim haklarının korunması için daha etkin bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanlığı’na, eğitim süreçlerinde tüm paydaşların katılımını artıracak önlemler alınması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabul edilip kısmen reddedildiği, ancak özel gereksinimli bireylerin eğitim haklarının güvence altına alınması için gerekli adımların atılması gerektiği belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bu karar doğrultusunda otuz gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi zorunludur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1683-S.24.2709
BAŞVURU NO : 2023/13881
KARAR TARİHİ : 14.02.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Başvuranın özel gereksinimli çocuğunun eğitim hakkının güvence
BAŞVURUNUN KONUSU :
altına alınması amacıyla yapılan soruşturmaya itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; İstanbul ili ilçesi İlkokulu ile ilgili yaşadığı sorunlarla ilgili daha önce başvuru yaptığını ancak üst kuruma başvurması gerektiği cevabı verildiğini, adı geçen okulda problemlerin artarak devam ettiğini, özel eğitim sınıfında oğlu ve arkadaşlarının sınıfa kilitlendiğini ver olaya veliler olarak şahit olduklarını, oğlunun çıkış saatinden erken servise bindirilip başka okulda bekletildiğini öğrendiğini belirterek oğluna yasa ve yönetmeliklere uygun eğitimin verilmesini, güvenliğinin sağlanmasını, çocukları sınıfa kilitleyen öğretmenlere ve okul yöneticilerine eğitim verilmesini ve söz konusu servis şirketine gerekli uyarıların yapılarak olayların önlenmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınmasını talep ederek soruşturma raporuna itiraz etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 01.03.2023 tarihli ve sayılı Gönderme Kararı gereği için Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 03.03.2023 tarihli ve sayılı yazısı ile İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğüne iletilmiş, 3. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 11.08.2023 tarih ve sayılı yazısında;
3.1. İstanbul ili ilçesi İlkokulu öğrencisi ı temsilen veli tarafından özel gereksinimli birey olan çocuğunun eğitim hakkının güvence altına alınması ve kaynaştırma eğitiminin mevzuata uygun bir şekilde uygulanması başvurusu hakkında verilen Gönderme Kararı’nın incelendiği, 3.2. Söz konusu dilekçede iddia ve talep edilen konular incelenmek üzere İstanbul Valiliğine gönderildiği, 3.3. İstanbul Valiliğinin cevabi yazısında eğitim müfettişleri tarafından düzenlenen 25.07.2023 tarihli ve sayılı inceleme raporunda; “İddiayı şüpheye bırakmayacak şekilde kesin olarak kanıtlayan herhangi bir bulgunun olmadığı böylece iddianın sübuta ermediği, sübuta ermeyen iddia ile ilgili herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı” belirtildiği, konu ile ilgili olarak veli ’ın bilgilendirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;
4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,
4.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 4.3. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”, 4.4. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı Madde 42 .Maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.”,
4.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ”
4.6. 90 ıncı maddesinde; “ Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.
4.7. 42 inci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”
4.8. 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”
hükümleri amirdir.
5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin, 6.1. 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.” 6.2. 2 nci maddesinde; “1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.” 6.3. 3 üncü maddesinde; “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.” 6.4. 4 üncü maddesinde; “Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak, Taraf
Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.” 6.5. 12 inci maddesinde; “Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini özgürce ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özeni gösterilmek suretiyle tanırlar.”
6.6. 18 inci maddesinde; “Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için
Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.” 6.7. 23 üncü maddesinde; “Taraf Devletler zihinsel ya da bedensel özürlü çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını kabul ederler. Taraf Devletler, özürlü çocukların özel bakımdan yararlanma hakkını tanırlar ve eldeki kaynakların yeterliliği ölçüsünde ve yapılan başvuru üzerine, yardımdan yararlanabilecek durumda olan çocuğa ve onun bakımından sorumlu olanlara, çocuğun durumu ve ana–babanın veya çocuğa bakanların içinde bulundukları koşullara uygun düşecek yardımın yapılmasını teşvik ve taahhüt ederler.” 6.8. 28 inci maddesinde; “Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde aşamalı olarak gerçekleştirilmesi…” 7. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun “Yürütme, gözetim ve denetim” Başlıklı 56.Maddesine; “Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur.”, 9. Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin “Düzenlenecek raporların çeşidi ve kapsamı”
Başlıklı 52.Maddesinde;
“(1) Müfettişler, yürüttükleri denetim, rehberlik, araştırma, değerlendirme, inceleme, soruşturma ve ön
inceleme çalışmalarının sonuçlarını işin özelliğine göre aşağıdaki rapor çeşitleriyle tespit ederler:
.a) Denetim raporu.
b) Rehberlik raporu.
c) İzleme ve değerlendirme raporu.
ç) Araştırma raporu.
d) Suç duyurusu raporu.
e) İnceleme raporu.
f) Soruşturma raporu.
g) Ön inceleme raporu.
ğ) Tevdi raporu.
(2) Raporların kapsamı aşağıdaki şekildedir.
…
f) Soruşturma raporu; yürürlükteki ceza mevzuatına göre suç ya da personel mevzuatına göre disiplin suçu oluşturan eylem ve işlemlerden dolayı yapılan soruşturmaların sonucunda düzenlenen rapordur. Bu
raporda, soruşturma konuları ve işlenen suçlar ile suçlular hakkında hangi kanun hükümlerinin tatbik edileceği ve suçlu veya kusurlu olanların fiillerinin hangi disiplin suçunu oluşturduğu belirtilir. 3628 sayılı
Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu uyarınca yapılan soruşturma sonucu, Kanunun 17 nci maddesindeki suçlardan dolayı düzenlenen soruşturma raporunun aslı müfettiş tarafından doğrudan veya Başkanlık aracılığı ile yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.”,
9.1. “Raporların düzenlenmesi” Başlıklı 53.Maddesinde;
“(1) Denetim, rehberlik, inceleme, soruşturma ve ön inceleme çalışmaları sonucunda düzenlenecek raporlar; Başkanlıkça hazırlanan ve yürürlüğe konulan rehberlik ve denetim esasları veya rehberi ile inceleme, soruşturma ve ön inceleme rehberinde yer alan usul ve esaslar ile raporlama standartları gözetilerek, belirtilen sayıda ve şekilde düzenlenir.
(2) Raporlar kısa, açık, kolay anlaşılır, tekrara yer vermeyecek tarzda ve yazım kurallarına uygun bir üslupla yazılır. Raporlarda ulaşılan görüş, kanaat ve sonuç ile teklifler tereddüt oluşturmayacak nitelikte, belgelere ve mevzuata dayandırılarak açıklanır.”
hükümlerini ihtiva eder.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
“Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuranın Kurumumuza özel gereksinimli birey olan çocuğunun eğitim hakkının güvence altına alınması ve kaynaştırma eğitiminin mevzuata uygun bir şekilde uygulanması talebiyle 06.01.2023 tarihinde başvurduğu, sayılı ön inceleme neticesinde idari başvuru yolları tüketilmeden yapıldığı anlaşılan başvuru hakkında Gönderme Kararı verildiği, 11.1. Gönderme Kararı neticesinde İstanbul Valiliğinin 11.08.2023 tarihli cevabi yazı ve eklerinde; başvuru ile ilgili İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü eğitim müfettişleri tarafından 27.07.2023 tarihli ve sayılı inceleme raporu düzenlendiği, bu raporda “İddiayı şüpheye bırakmayacak şekilde kesin olarak kanıtlayan herhangi bir bulgunun olmadığı böylece iddianın sübuta ermediği, sübuta ermeyen iddia ile ilgili herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı” belirtildiği görülmektedir.
12. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başvuranın talep ve iddiaları doğrultusunda gerekli inceleme ve soruşturmanın başlatıldığı ve yapılan inceleme/soruşturma sonucunda düzenlenen raporda başvuruya ilişkin tüm işlemlerin mevzuata uygun bir şekilde yürütüldüğü ve başvurana bu hususta bilgi verildiği belirtilmiştir.
13. Başvuranın sayılı başvuru ile Kurumuza ilk başvurusuna sebep yaşanılan problemlerin devam ettiği iddiasıyla yeniden başvuruda bulunduğu, soruşturmaya gelen müfettişlerin okul yönetimine yakın olduğunu iddia ederek rapora itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
14. Başvuruya konu; İstanbul Valiliğinin 30.03.2023 tarihli ve Sayılı
Olur’una istinaden İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü eğitim müfettişlerince 25.07.2023 tarih ve sayılı Soruşturma Raporu düzenlenmiştir.
15. İlgi Rapor detaylı olarak incelendiğinde, hem ilgililerin ifadeleri, hem de somut deliller çerçevesinde gerekli incelemelerin ayrıntılı olarak yapıldığı görülmektedir. Şöyle ki, İlçesi
İlkokulu rehber öğretmeni . , okul müdür yardımcısı ve okul müdürü .nin ifadelerinin alındığı, aynı konuda İlçe Kaymakamlığı tarafından muhakkik olarak görevlendirilen .den devralınan belgelerin ayrıca incelendiği, başvuran ’ın, okulda öğrenci olan .nin ablası .nin, öğrenci
.nın annesi .nın, öğrenci .nın annesi .nın ifadelerinin alındığı ve başvuru dilekçesindeki itirazların İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü eğitim müfettişlerince inceleme yapılarak iddiayı şüpheye bırakmayacak şekilde kesin olarak kanıtlayan herhangi bir bulgunun olmaması üzerine iddianın sübuta ermediği sonuç ve kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
16. Ancak diğer taraftan, 30/04/2021 tarihli Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlanan ve hedefi, her bir vatandaşın hak ve özgürlükler konusunda maddi ve manevi varlığını tam olarak güvende hissetmesi olan; aynı zamanda uygulayıcılara yönelik yol haritası olduğu ifade edilen
İnsan Hakları Eylem Planı’nda, Devletin pozitif ayrımcılık yapmasını ve özel politikalar geliştirmesini gerektiren alanlar arasında engelli hakları olduğu vurgusu yapılmış ve ülkemizde özellikle 2003 yılından itibaren önemli ölçüde ivme kazanan engelli hakları alanındaki mevzuat değişikliklerini uygulamacıların benimsemesi amacıyla çeşitli ilke ve yaklaşımlar belirlenmiştir.
17. Bununla birlikte özel eğitime gereksinim duyan bireylerin tipik gelişim gösteren bireyler ile aynı eğitim ortamında eğitim hizmetlerinden istifade edebilmeleri için beşeri ve fizikî imkânların güçlendirilmesi amacıyla hazırlandığı anlaşılan Milli Eğitim Bakanlığı Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitim
Uygulamaları Ulusal Eylem Planı (2022-2026) incelendiğinde, Bakanlığın kaynaştırma/bütünleştirme politikasının öğrencileri, aileleri eğitimcileri ve toplumun diğer üyelerini bir araya getiren okullar yaratma felsefesi olduğu; bütünleştirmenin, iş birliğine açık, destekleyici ve öğrenmeye uygun (öğrenmeye teşvik edici) ortamlarda tüm öğrencilerin öğrenmek için gereksinim duyduğu hizmetlerin ve fiziksel koşulların sağlanması olduğu kadar, öğrencilerin her birinin bireysel farklılıklara saygı duyması ve farklılıklarından da bir şeyler öğrenmesi olarak tanımlandığı görülmekte ve söz konusu temel ilkelerin hayata geçirilmesi amacıyla çok sayıda politika alanı belirlendiği görülmektedir. Buna göre;
-Eylem Maddesi 7: Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim-öğretim hizmeti verilen öğrencilerin gelişimsel özellikleri ve eğitim ihtiyaçlarına yönelik öğretmen ve yöneticilere düzenlenen eğitim faaliyetleri yaygınlaştırılacağı,
-Eylem Maddesi 8: Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitime erişimi sağlanan öğrencilere yönelik okula uyum çalışmaları yapılacağı,
-Eylem Maddesi 16: Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları kapsamında yönetici, öğretmen, öğrenci ve ailelere/vasilere yönelik rehberlik hizmetleri yaygınlaştırılacağı, şeklinde hedefler belirlendiği görülmektedir.
18. Dolayısıyla, Kurumumuza özel gereksinimi olan çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması talebine ilişkin olarak yapılan başvurular ulusal–uluslararası mevzuat hükümleri ve 30/04/2021 tarihli
Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nda belirtilen temel ilkeler ile uyumlu olacak şekilde incelenmektedir.
19. Bu bağlamda, Kurumumuza konuya ilişkin olarak yapılan başvurularda, özel eğitimin başarıya ulaşması ve yaygınlaşmasının paydaşların başarılı işbirliğine bağlı olduğu, bu noktada kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin özel eğitim hizmetlerinin sunulmasında görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri açısından denetlenmesinin kaynaştırma eğitiminin başarılı olmasının önemli bir sürecini oluşturduğu, dolayısıyla, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmanın okul içerisinde oluşturulması gerektiği yaklaşımı benimsenmektedir.
20. Çocuğun üstün yararı dikkate alınarak Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; 20.1. Yukarıdaki paragraflarda da izah edildiği üzere, başvuranın talebine ilişkin iddiaların İstanbul
Valiliğinin 30.03.2023 tarihli ve sayılı Olur’una istinaden İstanbul İl Milli
Eğitim Müdürlüğü eğitim müfettişleri tarafından incelendiği, 25.07.2023 tarih ve
İnceleme Raporu düzenlediği, hem ilgililerin ifadeleri, hem de somut deliller çerçevesinde gerekli incelemelerin detaylı olarak yapıldığı görülmüş ve neticede başvuru dilekçesindeki itirazların ayrıntılı olarak incelendiği sonuç ve kanaatine varılmış, dosya içeriğinde mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde başvuranın soruşturma raporuna itirazında idare tarafından yapılan işlemde mevzuata aykırılık tespit edilememiştir.
20.2. Bununla birlikte, özel gereksinimi olan çocukların nitelikli eğitim alma amacının başarıya ulaşması ve yaygınlaşmasının paydaşların başarılı işbirliğine bağlı olduğu, dolayısıyla, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmanın okul içerisinde oluşturulmasının önemli olduğu hususundaki Kurumumuz genel yaklaşımı çerçevesinde okul politika ve uygulamalarının okul idaresi tarafından göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, İdare tarafından belgelerin gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini
göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, Başvurunun Kısmen Kabul-Kısmen Reddine;
Başvuruya konu talebin soruşturma raporuna itiraz yönünden REDDİNE,
Bununla birlikte, 30/04/2021 tarihli Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlanan İnsan
Hakları Eylem Planı’nda, Devletin pozitif ayrımcılık yapmasını ve özel politikalar geliştirmesini gerektiren alanlar arasında engelli hakları olduğu ve engelli hakları alanındaki mevzuat değişikliklerini uygulayıcıların benimsemesi gerektiği vurgusu göz önünde bulundurulduğunda, özel gereksinimi olan çocukların nitelikli eğitim alma amacının başarıya ulaşması ve yaygınlaşmasının okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler olmak üzere tüm ilgililerin sürece katılımını ve iletişimlerini kuvvetlendirerek aralarında güven ilişkisinin tesis edildiği etkin bir mekanizmanın okul içerisinde oluşturulmasının önemli olduğu yaklaşımının okul idaresi tarafından dikkate alınması hususunda MİLLİ
EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim
Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın Başvurana ve Milli Eğitim Bakanlığına tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi