ÖZET: Bu Danıştay kararında, özel gereksinimli çocukların nitelikli eğitim alma haklarının güvence altına alınması talebi incelenmiştir. Başvurucu, oğlunun eğitiminde yasal olarak verilmesi gereken destek eğitiminin sağlanmadığını, bu durumun yalnızca kendi çocuğu için değil, tüm özel gereksinimli çocuklar için bir sorun teşkil ettiğini vurgulamıştır. İnceleme, çocukların haklarının bütüncül olarak güvence altına alınması amacıyla yapılmış ve özel gereksinimli bireylerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli yasal ve idari önlemlerin alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kararda, özel gereksinimli çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması için oluşturulan mevzuatın uygulanmasında yaşanan sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik öneriler üzerinde durulmuştur. Eğitim kurumlarının, özel eğitim hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulabilmesi için gerekli kaynak, personel ve destek mekanizmalarını sağlaması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na, özel gereksinimli çocukların eğitim haklarının tam olarak yaşama geçirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/12668-S.22.19359

BAŞVURU NO : 2021/22119

KARAR TARİHİ : 30/09/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Başvurucunun oğlu ile birlikte diğer özel gereksinimli çocukların

BAŞVURUNUN KONUSU :

nitelikli eğitim alma haklarının güvence altına alınması talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 30/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza özel gereksinimli oğlu ile birlikte tüm özel gereksinimli çocukların nitelikli eğitim haklarının güvence altına alınması amacıyla ebeveyn (TCKN: ) tarafından yapılan başvuruda başvurucu, Özel Eğitim Hizmetleri

Yönetmeliği’nce tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan öğrencilerin, eğitim amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirebilmeleri için bu öğrencilere okullarında destek eğitim hizmeti sunulması gerektiğini, yönetmeliğin 25’inci maddesinin birinci fıkrasının a bendinde; tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimine devam eden öğrenciler için haftalık toplam ders saatinin %40’ını aşmayacak şekilde destek eğitim planlaması yapılabileceği hükmü yer aldığını, Mart 2020-Mart 2021 tarihleri arasında Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından okullara gönderilen resmi yazılar nedeniyle, tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimine devam eden özel gereksinimli öğrencilere okullarında destek eğitim verilmesi durdurulduğunu, oğlunun

Ankara Çankaya Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin sınıfında numaralı öğrenci olarak tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimine devam ederken Mart 2021’den sonra “sadece 2.dönem, fizik dersinden haftada 1 saat” destek eğitim alabildiğini, çok ihtiyacı olduğu ve talep edildiği halde; Türk Dili ve Edebiyatı ve matematik derslerinden okulunda destek eğitim verilmediğini, gerekçe olarak; “öğretmenlerin destek eğitim vermek istemedikleri” bildirildiğini, 2021-

2022 eğitim ve öğretim yılının başından beri yapılan hem yazılı, hem de sözlü başvurular ile destek

eğitim talep edildiği, bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) geliştirme birimi toplantısında destek eğitime ihtiyacı olduğu görüşüldüğü halde, yasal hakkı olan destek eğitimin verilmediğini, başvurusunun özel gereksinimli çocukların nitelikli eğitim alma haklarının güvence altına alınması çerçevesinde incelenmesi talebinde bulunduğunu belirtmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Söz konusu başvuru hakkında Kurumumuzun 01/02/2022 tarihli ve , sayılı yazılar ile Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel

Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün konuya ilişkin 28/02/2022 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1.Başvurucunun oğlunun ilkokul ve ortaokul kademelerindeki eğitimini Etimesgut İlçesi Eryaman

Türkkent İlkokulu ve Hasan Polatkan Ortaokulunda alması nedeniyle ilkokul ve ortaokula yönelik destek eğitiminden yararlanıp yararlanmadığına ilişkin bilginin kayıtlarında bulunmadığı; öğrencinin lise kademesine yönelik tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları kararının 10/07/2020 tarihinde Etimesgut Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünden alındığı,

2.2.Destek eğitim odasından yararlanmak isteyen özel eğitime gereksinimi olan öğrencilere yönelik destek eğitimi sunabilmek adına okul içerisinde gerekli duyurunun yapıldığı, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında fizik branşından destek eğitim odasında eğitim verildiği, okul müdürlüğü tarafından okulda görev yapan öğretmenlere yapılan duyuru sonucunda destek eğitim odasında görev almak isteyen öğretmen bulunmadığı hususunun imzalı olarak kayıt altına alındığı, okulda destek eğitim odasında görev almak isteyen öğretmen bulunmaması nedeniyle okul müdüdrlüğü tarafından Çankaya İlçe Milli

Eğitim Müdürlüğüne resmi yazı ile öğretmen talebinde bulunulduğu, Çankaya İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şubesi tarafından iletilen 26/10/2021 tarih ve sayılı yazı ile ilçe genelinde çeşitli branşlarda öğretmen ihtiyacı olması dolayısıyla öğretmen talebinin karşılanamadığı hususunun belirtildiği, 2.3. Destek eğitimi uygulamalarının Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 25. maddesinde düzenlendiği, 2.4. Başvurucunun daha önce de benzer konularda CİMER, MEBİM ve kurumsal e-posta üzerinden yapmış olduğu taleplerin Müdürlükleri tarafından incelendiği, Ankara İl Milli Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurucunun taleplerine ilişkin konunun değerlendirilmesi amacıyla yazı ile iletildiği ve sürecin devam ettiği, hususları bildirilmiştir.

3. Başvurucunun, özel gereksinimli çocukların nitelikli eğitim alma haklarına ilişkin sistemsel sorunların devam ettiği iddiasında bulunarak başvurusunun bu çerçevede incelenmesini talep ettiği anlaşıldığından Anayasa’da özel olarak düzenlenen hak arama mekanizması niteliğindeki kamu denetçisine başvuru hakkı kapsamında yapılan başvuruların hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde sonuçlandırılabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığından 03/06/2022 tarih ve sayılı yazı ile ek bilgi-belge talebinde bulunulmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik

Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 24/06/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

3.1. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucu uygun eğitim ortamına ve özel eğitim hizmetine yönlendirildikleri, eğitsel değerlendirme ve tanılamanın eğitimin her tür ve kademesindeki geçişlerde yapılabildiği, ayrıca, bireylerin eğitim performansı ve eğitim ihtiyaçları doğrultusunda veli ya da okulun yazılı talebi üzerine gerektiğinde tekrarlanabildiği, özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin takip edecekleri eğitim programı temel alınarak BEP hazırlanmasının esas olduğu, bu amaç doğrultusunda söz konusu öğrencilerin eğitim gördükleri okullarda okul müdürü veya görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında; rehberlik öğretmeni, öğrencinin sınıf öğretmeni, öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri, öğrencinin velisi ve öğrencinin katılımı ile BEP geliştirme biriminin oluşturulduğu, Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 48. Maddesinde yer alan

“Öğrencinin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ile eğitim ihtiyaçları doğrultusunda BEP’inde değişiklik ve düzenlemeler yapmak.” hükmü gereği hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim programının üyelerin (öğretmenlerin veya velinin) talep etmesi veya gerekli görülmesi halinde tekrar gözden geçirilerek güncelleme yapıldığı,

3.2. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 47. Maddesinde yer alan “Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere, özel eğitim değerlendirme kurulundan bir üyenin BEP geliştirme birimine katılımı sağlanır.” hükmü doğrultusunda rehberlik ve araştırma merkezi bünyesinde oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu üyesinin bep geliştirme birimi toplantısına katılmasının sağlandığı,

3.3. Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda okul/kurumlarda yapılan planlama doğrultusunda ve olası şikâyet veya gerekli görüldüğü durumlar gerekli denetleme ve rehberlik faaliyetlerinin yapıldığı,

3.4. Destek eğitim odasında eğitim alacak öğrencilerin, bu öğrencilere okutulacak dersler ile öğrencilerin alacağı haftalık ders saatinin BEP geliştirme biriminin kararı doğrultusunda belirlendiği, destek eğitim odasında; öğrencilerin eğitim ihtiyaçları takip ettikleri eğitim programı ve öğrencilerin kayıtlı oldukları kademe esas alınarak özel eğitim öğretmenleri, okul öncesi öğretmenleri, sınıf ve diğer alan öğretmenlerinin görev yaptığı, Türkiye’nin farklı bölgelerinde eğitim gören özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin benzer eğitim olanaklarından yararlanması amacıyla Bakanlıkça belirlenen standartlar doğrultusunda eğitimlerini tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdüren öğrencilerin eğitim gördükleri okullarda destek eğitim odalarının yapıldığı, okul yöneticileri ve öğretmenlerin özel eğitim alanına ilişkin bilgi ve becerilerinin artırılması amacıyla merkezi ve mahalli hizmetiçi eğitim faaliyetlerinin ve çalıştayların düzenlendiği ve bu amaç doğrultusunda çeşitli içeriklerin hazırlandığı; ayrıca destek eğitim odalarında görev yapan öğretmenlerin ek derslerini artırımlı olarak aldıkları,

3.5. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin eğitime erişimlerinin sağlanması ve kesintisiz bir şekilde devam edebilmesi için Bakanlık tarafından özverili bir şekilde çalışıldığı, illerden gelen öğretmen talepleri doğrultusunda ihtiyaç olan yerlere öğretmen ataması yapıldığı; ayrıca öğretmen ihtiyacının karşılanamaması durumunda 07/01/2020 tarihli ve – – sayılı yazıda öğrencilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için yapılması gereken iş ve işlemlerin açıklandığı,

3.6. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin başarılarının değerlendirmesi BEP’lerinde yer alan amaçları doğrultusunda yapıldığı; ayrıca ilköğretim kademesinde ve özel eğitim okul/özel eğitim sınıflarında öğrenim gören özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda başarısız olarak değerlendirilememekte oldukları, 3.7. Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde yapılan düzenleme ile özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin beceri/yetenek sınavıyla öğrenci alan okullara ilgili okul müdürlüklerince oluşturulan komisyon tarafından kendi aralarında yapılacak beceri/yetenek sınavı kapsamında alındıkları ve başarılı olan özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin kayıtlarının yapıldığı, 3.8. Ayrıca 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 16’ncı maddesine göre ;”Bireylerin eğitsel değerlendirme, tanılama ve yönlendirilmesi ile ilgili iş ve işlemler rehberlik ve araştırma merkezi bünyesinde oluşturulan Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu tarafından yapılacağı, bu sürecin her aşamasında ailenin bilgilendirilerek görüşünün alınacağı ve sürece katılımının sağlanacağı; eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda özel eğitime ihtiyacı olduğu belirlenen bireyler için Özel Eğitim

Değerlendirme kurulunca rapor hazırlanacağı ve eğitim planının geliştirileceği, bu planlamanın her yıl revize edileceği, Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunun, özel eğitim ihtiyacı olan bireyleri ilgi, istek, gelişim özellikleri, akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları doğrultusunda örgün ve yaygın eğitim kurumlarına yönlendireceği, rehberlik ve araştırma merkezlerinde yapılan eğitsel değerlendirme ve tanılama süreci hakkında özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinin Eğitsel değerlendirme ve tanılama esasları başlıklı 7’inci maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) bendinde “Eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda özel eğitim ihtiyacı olduğu tespit edilen bireylerin, Özel Eğitim Değerlendirme

Kurulu Raporu düzenlenerek uygun eğitim ortamına ve özel eğitim hizmetine yönlendirilecekleri, resmî özel eğitim okuluna, özel eğitim sınıfına ya da tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitime yönlendirilen öğrenciler için (EK-1) Raporun, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları

Kanunu kapsamında hizmet sunan özel eğitim kurumlarında destek eğitim almasına karar verilen öğrenciler için (EK-2) Raporun düzenleneceği , aynı maddenin 5’inci fıkrasında “Eğitsel değerlendirme ve tanılamanın, bireyin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ve akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek eğitimin her tür ve kademesindeki geçişlerde yapılacağı; ayrıca bireylerin eğitim performansı ve eğitim ihtiyaçları doğrultusunda veli ya da okulun yazılı talebi üzerine gerektiğinde tekrarlanacağı hususunun düzenlendiği,

3.9. Rehberlik ve araştırma merkezleri tarafından oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından yönlendirmesi yapılan ve özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından yerleştirilmesi yapılan özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin okul ortamlarında özel eğitim hizmetleri kapsamında eğitimlerine devam ettikleri, Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin özel eğitim değerlendirme kurulunun görevleri başlıklı 44 üncü maddesinin (f) bendinde “Ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda rehberlik hizmetleri bölümü ile işbirliği içerisinde aile eğitim programları düzenlemek, diğer kurum ve kuruluşlarda düzenlenen aile eğitim programları hakkında aileyi bilgilendirmek.” hükmü doğrultusunda aile bilgilendirme ve yönlendirme hizmetlerinin yapıldığı,

3.10. Rehberlik ve araştırma merkezlerinin rehberlik hizmetleri ile özel eğitim hizmetlerini planlayarak hizmetlerin koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlayan kurum olmasından dolayı ihtiyaç halinde özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim gördükleri okul/kurumlarda öğrencilere, velilere veya öğretmen/idarecilere özel eğitim hizmetleri hakkında müşavirlik hizmetini yürüttükleri,

Hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

4.1. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

4.2. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci maddesinde; Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz.

4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”

5.Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin:

5.1. 2’nci maddesinde düzenlenen, Sözleşmede yazılı olan hakların tanınmasında, etnik köken, toplumsal cinsiyet, din, sakatlık durumu, düşünce veya söylemler, ailevi durumlar her ne olursa olsun ayrım gözetilmeyeceği, 5.2. 4’üncü maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alacağı, 5.3. 6’ncı maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı göstereceği, 5.4. 19’uncu maddesinde düzenlenen, Taraf Devletlerin, çocuğun her türlü şiddete veya istismara, ihmal ya da kötü muameleye uğramasına karşı korunması için gereken bütün önlemleri alacağı, 5.5. 23’üncü maddesinde düzenlenen, engelli çocukların, saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşam sürmeleri için gereken azami çabayı göstereceği, 5.6. 28’nci maddesinde düzenlenen, çocuğun eğitim hakkının fırsat eşitliği temelinde sağlanması taahhütleri ile ilgili olduğu; dolayısıyla, eğitim hizmetlerinin sunumunda çocukların her türlü ayrımcılığa karşı korunması için alınması gereken bütün önlemlerde çocuğun/çocukların üstün yararının gözetileceği,

6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun: “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 15 inci maddesinde düzenlenen; hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim almasının engellenemeyeceği, engellilerin, özel durumlarının ve farklılıklarının dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, hayat boyu eğitim imkânından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılacağı, 8. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “Şikâyet Hakkı” başlıklı 7 nci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarına karşı, Kanun ve bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişiler Kuruma şikâyet başvurusunda bulunabilir. Ancak, şikâyetin insan hakları, temel hak ve özgürlükler, kadın hakları, çocuk hakları ve kamuyu ilgilendiren genel konulara yönelik olması hâlinde menfaat ihlali aranmaz.” hükümleri yer almaktadır.

9. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin;

9.1. Amaç başlıklı 1’inci maddesinde; Bu Yönetmeliğin amacı; Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim haklarından yararlanmalarını sağlamaya yönelik usul ve esasları düzenlemektir.

9.2. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (g) bendinde; Bireyselleştirilmiş eğitim programı: Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin takip ettikleri program esas alınarak gelişim özellikleri, eğitim ihtiyaçları ve performansları doğrultusunda hedeflenen amaçlara ulaşmaya yönelik hazırlanan ve bu bireylere verilecek destek eğitim hizmetlerini de içeren özel eğitim programını,

9.3. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (ı) bendinde; Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okuldaki diğer personele uzman personel ve gerekli araç-gereçlerle sunulan danışmanlık hizmetlerini,

9.4. Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (i) bendinde; Destek eğitim odası: Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler ile özel yetenekli öğrencilere ihtiyaç duydukları alanlarda destek eğitim hizmetleri verilmesi için düzenlenmiş ortamı,

9.5. Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (ö) bendinde; Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları: Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademede diğer bireylerle karşılıklı etkileşim içinde bulunmalarını ve eğitim amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmelerini sağlamak amacıyla bu bireylere destek eğitim hizmetleri de sunularak akranlarıyla birlikte tam zamanlı ya da özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak verilen eğitimi,

9.6. Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (t) bendinde; Özel eğitim ihtiyacı olan birey: Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireyi,

9.7. Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinin (z) bendinde; Rehberlik ve araştırma merkezi: Rehberlik hizmetleri ile özel eğitim hizmetlerini planlayarak hizmetlerin koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlayan kurumu, 9.8. “Özel Eğitimin Temel İlkeleri” başlıklı 5’inci maddesinde; (1) Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda öğrencilere; a) Bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim hizmeti sunulması, b) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılması, c) Özel eğitim hizmetlerine erken dönemde başlanması, ç) Özel eğitim hizmetlerinin özel eğitim ihtiyacı olan bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanıp yürütülmesi, d) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitsel performansları doğrultusunda amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitim görmelerine öncelik verilmesi, e) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini sürdürebilmeleri için kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılması, f) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için BEP geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması, g) Ailelerin, özel eğitim sürecinin her aşamasına aktif katılmalarının sağlanması, ğ) Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde üniversitelerin ilgili bölümleri ve özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde çalışılması,esastır.

9.9. “Özel eğitim hizmetlerinin amaçları” başlıklı 6’ncı maddesinde; Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri esas alınarak; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçları, yeterlilikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kapasitelerini en üst düzeyde kullanmaları, üst öğrenime, meslek hayatına ve toplumsal yaşama hazırlanmalarını amaçlar.

9.10. “İzleme” başlıklı 10’uncu maddesinde; Özel eğitim hizmetlerinin planlanması ve eğitimde sürekliliğin sağlanması amacıyla erken çocukluk döneminden itibaren eğitimin her kademesinde özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin gelişimlerinin ilgili okul ve kurumlarca takip edilerek kayıt altına alınması esastır.

9.11. “Bireyselleştirilmiş eğitim programı”, başlıklı 20’nci maddesinde; (1) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için takip edecekleri eğitim programı temel alınarak BEP hazırlanması esastır. Bu programda; a) Eğitim planında yer alan yıllık amaçlara ve kısa dönemli amaçlara, b) Sunulacak destek eğitim hizmetinin türüne, süresine ve hizmetin kimler tarafından nasıl sağlanacağına, c) Öğretim ve değerlendirmede kullanılacak yöntem ve teknikler ile öğretim materyallerine, ç) Eğitim ortamına

ilişkin düzenlemelere, d) Davranış problemlerini önlemeye ya da azaltmaya yönelik tedbirler ile olumlu davranış kazandırmaya yönelik uygulanacak yöntem ve tekniklere, e) Öğrencinin kişisel bilgilerine, yer verilir.

9.12. “Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Öğrenciler, kayıtlı bulundukları okulda uygulanan eğitim programını takip ederler.

Öğrencilerin takip ettikleri programlar temel alınarak BEP hazırlanır. b) Orta öğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diploma düzenlenir. c) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için uygun ortam düzenlemeleri yapılır ve destek eğitim odası açılır. […].”

9.13. “Destek eğitim odası” başlıklı 25’inci maddesinde; “(1) Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kademesinde eğitim veren okullarda tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini sürdüren öğrenciler için il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulunun teklifi doğrultusunda il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince destek eğitim odası açılır. Destek eğitim odasında eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Eğitim alacak öğrenciler, bu öğrencilere okutulacak dersler ile öğrencilerin alacağı haftalık ders saati BEP geliştirme biriminin kararı doğrultusunda belirlenir. Bu planlama haftalık toplam ders saatinin %40’ını aşmayacak şekilde yapılır. b) Destek eğitim odasında görev alacak öğretmenlerin çalışma programları okul yönetimince yapılır. c) Destek eğitim alacak öğrenci sayısına göre okullarda birden fazla destek eğitim odası açılabilir. ç) Destek eğitim odasında öğrencilerin eğitim performansları dikkate alınarak bire bir eğitim yapılır. Ancak, BEP geliştirme biriminin kararı doğrultusunda gerektiğinde eğitim performansı aynı seviyede olan öğrencilerle bire bir eğitimin yanında en fazla 3 öğrencinin bir arada eğitim alacağı grup eğitimi de yapılabilir. d) Destek eğitim BEP geliştirme biriminin planlaması doğrultusunda okulun ders saatleri içinde veya dışında ihtiyaç halinde haftasonu da planlanabilir. Öğrenciye ders saatleri içinde eğitim verilecekse destek eğitim alması planlanan dersin saatinde o derse ilişkin eğitim verilir. e) Özel yetenekli öğrencilerin yetenek alanları doğrultusunda takip ettikleri dersler destek eğitim odasında zenginleştirme ve hızlandırma yoluyla farklılaştırılarak verilir. Bu programlar öğrencilerin devam ettikleri örgün eğitim kurumlarında uygulanan eğitim programı ile bütünlük oluşturacak şekilde plânlanır ve yürütülür. f)

Destek eğitim odasında; öğrencilerin eğitim ihtiyaçları takip ettikleri eğitim programı ve öğrencilerin kayıtlı oldukları kademe esas alınarak özel eğitim öğretmenleri, okul öncesi öğretmenleri, sınıf ve diğer alan öğretmenleri okul yönetiminin teklifi doğrultusunda il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerince görevlendirilir. g) İlkokul ve ortaokullardaki destek eğitim odalarında özel yetenekli öğrencilere eğitim vermek üzere üst kademelerde görev yapan alan öğretmenleri de görevlendirilebilir. ğ) Okul müdürü ve müdür yardımcıları destek eğitim odalarında görevlendirilmez.”

9.14. “Özel eğitim hizmetleri kurulu” başlıklı 39’uncu maddesinde; “(1) Özel eğitim hizmetleri kurulu, il millî eğitim müdürlükleri ile RAM bulunan ilçe millî eğitim müdürlüklerinde oluşturulur. (2)

Bu kurul özel eğitim ve rehberlik hizmetleri şube müdürünün başkanlığında; a) En az bir özel eğitim değerlendirme kurulu başkanı, b) En az bir resmî özel eğitim kurum müdürü veya kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan kurumlardan bir müdür, c) En az bir rehberlik

öğretmeni, ç) En az bir özel eğitim öğretmeninden, oluşur. (3) Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere bireyin velisinin ve ilgili kurumlardan personelin kurula katılımı sağlanır. (4) Özel eğitim hizmetleri kurulu oluşturulurken her üye için bir yedek üye belirlenir.”

9.15. “Özel eğitim hizmetleri kurulunun görevleri” başlıklı 40’ıncı maddesinde; (1) Özel eğitim hizmetleri kurulunun görevleri şunlardır: a) İlgili kişi, kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaparak özel eğitim hizmetlerinin planlanmasını, yürütülmesini ve izlenmesini sağlamak. b) Özel Eğitim

Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda ve velinin yazılı talebi dikkatealınarak bireyin resmî bir okula yerleştirilmesine karar vermek ve gerekli özel eğitim tedbirlerini almak. […] k)

Destek eğitim odası açılması için il veya ilçe millîeğitim müdürlüğüne teklifte bulunmak. […].”

9.16. “Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimi” başlıklı 47’nci maddesinde; “(1) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için okulda BEP hazırlamak amacıyla BEP geliştirme birimi oluşturulur.

(2) BEP geliştirme birimi okulmüdürü veya görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında; a)

Rehberlik öğretmeni, b) Öğrencinin sınıf öğretmeni, c) Öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri, ç)

Öğrencinin velisi, d) Öğrenciden oluşur. (3) Gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere, özeleğitim değerlendirme kurulundan bir üyenin BEP geliştirme birimine katılımı sağlanır. (4) Mesleki eğitim veren özel eğitim okullarında eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, izlemek ve değerlendirmek amacıyla

BEP geliştirme birimine meslek derslerini okutan bir alan öğretmeni katılır. (5) Bu birimin çalışma usul ve esasları okul yönetimince belirlenir.”

9.17. “Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme biriminin görevleri” başlıklı 48’inci maddesinde; “(1) BEP geliştirme biriminin görevlerişunlardır: a) BEP’in hazırlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi ile ilgili çalışmalarda koordinasyonu sağlamak. b) Öğrencinin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ile eğitim ihtiyaçları doğrultusunda BEP’inde değişiklik ve düzenlemeler yapmak. c) Eğitim ortamlarının düzenlenmesi, materyal geliştirilmesi ve temini konusunda okul yönetimine ve öğretmenlere önerilerde bulunmak. ç) Okuldaki diğer birim ve kurullarla iş birliği yapmak. d ) Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerden destek eğitim odasında eğitim alacak öğrencileri,eğitim hizmeti sunulacak dersleri ve haftalık ders saati sayısını belirlemek. e) İlköğretim ya da mesleki ve teknik ortaöğretim programlarının uygulandığı özel eğitim okullarında ya da bu programların uygulandığı özel eğitim sınıflarında eğitimlerini sürdüren öğrencilerden tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitime uygun olanları belirlemek ve okul yönetimine bildirmek. f) Öğretim ve değerlendirmede kullanılacak yöntem ve teknikler ile öğretim materyallerini belirlemek. g) Özel eğitim sınıflarına kayıtlı öğrencilerden yetersizliği olmayan akranlarıyla bir arada eğitim alacak öğrencileri belirlemek ve katılacakları dersler ile saatlerini planlamak. ğ) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden sınavlarda refakat edilmesi gerekenleri belirlemek.

h) Özel eğitim programı uygulayan okullardaki öğrencilerden grup eğitimine uyum sağlayamayanların grup eğitimine hazırlanması amacıyla bire bir eğitime başlamasına ve bire bir eğitimin sona erdirilmesine karar vermek. ı) Velinin yazılı talebi üzerine, ilkokulda öğrencilerin bir defaya mahsus olmak üzere sınıf tekrarı yapmasına karar vermek. i) Farklı sebeplerle okula başlaması gecikmiş olan ve il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulu kararıyla ilköğretim kademesinde özel eğitim programı uygulayan okul ya da bu programların uygulandığı özel eğitim sınıflarına devam etmesine karar verilen

öğrencilerin; yaş, gelişim özellikleri ve eğitim performansına uygun kademedeki sınıfa yerleştirilmesine karar vermek. j) Okuldaki diğer kurul ve birimlerle iş birliği içinde çalışmak. (2) Özel eğitim meslek okullarında oluşturulan BEP geliştirme birimi, diğer görevlerininyanı sıra aşağıdaki görevleri de yerine getirir: a) Öğrencileri alan ve dala yönlendirmek. b) Meslek derslerini okutan alan öğretmenleriarasından koordinatör öğretmenleri belirlemek. c) Koordinatör öğretmenin görüşleri doğrultusunda meslekieğitim yapılacak işletmeleri belirlemek. ç) İşletmelerde uyum güçlüğü yaşayan öğrencilerin yeni bir işletmeye yerleştirilmesine karar vermek. d) Koordinatör öğretmenlerin çalışma planlarını hazırlamak. e)

İşletmelerdeki çalışmalarıyla ilgili koordinatör öğretmenlerce hazırlanan raporlar doğrultusunda öğrencilerin eğitim planlarında değişiklik ve düzenlemeler yaparak gerekli tedbirlerialmak. f) Mezun olacak öğrencilerin eğitim aldığı meslek alanında istihdam edilebilmeleri için ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.”

9.18. “Okul müdürünün görev ve sorumlulukları” başlıklı 49’uncu maddesinde; “ Müdür, Türk

Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda okulun amaçlarına uygun olarak yönetilmesinden ve geliştirilmesinden sorumludur. Okul müdürünün özel eğitim hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin görev ve sorumlulukları şunlardır: a) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler ile ailelerine yönelik özel eğitim hizmetlerinin sunulmasına ilişkin gerekli tedbirleri alır. b) Özel eğitim hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli kurulların, birimlerin oluşumu ile görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlar. c) Okuldaki öğretmenlerin özel eğitim hizmetleri kapsamında iş birliği içinde çalışmalarını sağlar. ç) Okuldaki personelin işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlar.

10. Sözleşmenin genel ilkeleri, engelli çocukların haklarını destekleyici prensipler içermesi açısından yakından bağlantılıdır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi (Komite) 23’üncü madde ile ilgili 2006 tarihli 9. Genel Yorumunda, 10.1. Sözleşmenin 2’nci maddesine ilişkin olarak, taraf Devletlerden, kendi egemenlik alanlarındaki bütün çocukların Sözleşme’de yer alan bütün haklardan yararlanmasını sağlamalarını talep etmektedir.

Bu yükümlülük, taraf Devletlerin, engellilik temelindeki ayrımcılık dahil her tür ayrımcılığı önleyecek önlemler almalarını gerektirdiğini vurgulamaktadır.

10.2. Sözleşmenin 3 üncü maddesi, engelli çocuklara hizmet veren kurumlar ve diğer tesisler söz konusu olduğunda, çocuğun yüksek yararı daha da önem kazanır; çünkü, bu kurumların ve tesislerin, çocukların güvenliğini, korunmasını ve bakımını birinci planda gözeten standartlara ve yönetmeliklere uygun davranmaları ve bu alandaki mülahazaları her durumda, örneğin bütçe tahsisleri yapılırken, diğer bütün mülahazaları önüne almaları gerekir.

10.3. Sözleşmenin 23’üncü maddesine ilişkin olarak, engelli çocuklar söz konusu olduğunda, Sözleşme’nin uygulanmasındaki baş ilke olarak görülmelidir: saygınlığı, kendine güveni ve topluma aktif katılımı güvence altına alan koşullarda eksiksiz ve insana yakışır bir yaşam. Taraf Devletlerin engelli çocukların haklarının yaşama geçirilmesine yönelik olarak aldıkları önlemler bu hedefi gözetmelidir. Bu paragrafın temel mesajı, engelli çocukların topluma tümüyle katılımının kapsanması

gerekliliğidir. Sözleşme’de yer alan hakların engelli çocuklar için yaşama geçirilmesi yönünde alınan önlemler, örneğin eğitim ve sağlık alanındakiler, çocukların toplumlarınca mümkün olduğu kadar kapsanmasını hedef almalıdır. 23. maddenin gerektirdiklerinin yerine getirilmesi için, taraf Devletlerin, bir eylem planı da içeren kapsamlı bir politika geliştirmeleri ve uygulamaları gerektiğini vurgulamaktadır.

10.4. Sözleşmenin 28 ve 29 uncu maddelerinde, engelli çocuklar, diğer bütün çocuklar gibi eğitim hakkına sahiptirler ve bu haklarından Sözleşme’de de belirtildiği gibi herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadan, fırsat eşitliği temelinde yararlanacaklardır. Bu amaca yönelik olarak, “çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve fizikse kapasitesinin mümkün olan en üst düzeye ulaşması için engelli çocukların eğitim imkanlarına etkili erişimlerinin sağlanması gerekmektedir. Sözleşme, okullardaki uygulamaların bu yönde değiştirilmesi ve eğitimde olumlu sonuçlar alınabilmesi için öğretmenlerin farklı beceri ve yeteneklere sahip çocuklarla ilgilenebilecek eğitimden geçmeleri gerekliliğini kabul etmektedir.

Açıklamalarına yer vermiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. Başvurucu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının başından itibaren hem yazılı hem sözlü olarak yapılan başvurular ile destek eğitim talep edildiği, BEP geliştirme birimi toplantısında destek eğitime ihtiyacı olduğu görüşüldüğü halde, Ankara Çankaya Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim-öğrenim görürken özel gereksinimli birey olan oğluna yasal hakkı olan destek eğitiminin verilmediğini belirtmekte ve başvurusunun yalnızca kendi oğlunun eğitim hakkı yönüyle değil özel gereksinimli çocukların nitelikli eğitim alma haklarının güvence altına alınması çerçevesinde incelenmesi talebinde bulunmaktadır.

13. Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, bizzat çocuklar tarafından veya çocukların haklarını gözeterek yetişkinler tarafından yapılan başvurularda, çocukların haklarının bütüncül olarak güvence altına alınması amaçlanmakta; bu amaçla, Çocuk Hakları Sözleşmesinin 23’üncü maddesinde düzenlenen özel geresinimli çocukların haklarının güvence altına alınmasını konu edinen başvurularla ilgili yapılacak olan araştırma ve incelemelerin, çocukların üstün yararını gözeten perspektifle, Çocuk Hakları

Sözleşmesi’nde (Sözleşme) güvence altına alınan diğer tüm haklar açısından yapılması gerekmektedir.

14. Bu bağlamda, başvuru hakkında yapılacak inceleme ve araştırma, başvurucunun özel gereksinimli birey olan oğluna mevzuat çerçevesinde verilmesi gereken destek eğitiminin verilip verilmediği hususunun tespit edilmesi amacını taşımakla birlikte; aynı zamanda, 23’üncü maddede düzenlenen, engelli çocukların topluma tümüyle katılımının kapsanması gerekliliği bağlamında, Sözleşme’de yer alan hakların engelli çocuklar için yaşama geçirilmesi yönünde alınan eğitim hakkına ilişkin önlemlerin, çocukların toplumlarınca mümkün olduğu kadar kapsanmasını hedef alıp almadığı; 23’üncü maddenin gerektirdiklerinin yerine getirilmesi için, alınması gereken yasal, idari, bütçesel önlemlerin alınarak çocuklara gerekli desteğin verilip verilmediği hususlarının incelenmesi amacını da taşımaktadır.

15. Dolayısıyla, çocuk odaklı ve çocuğun üstün yararını gözeten bir inceleme ve araştırma hiç şüphesiz her vaka özelinde ayrı değerlendirmeye tabi tutularak bir çocuğun haklarını gözetecek şekilde yapılabileceği gibi bir grup çocuğun veya genel olarak bütün çocukların haklarını gözetecek şekilde değerlendirmeye de tabi tutulabilecektir.

16. Bu doğrultuda, başvuruya konu özel eğitime ilişkin mevzuat düzenlemesinde özel gereksinimli çocuklara yönelik bireysel farklılıkların, çocukların gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim hizmeti sunulması; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılması temel ilkeleri doğrultusunda hazırlanması gereken bireysellleştirilmiş eğitim programının hayata geçirilmesine ilişkin hükümlere ait uygulamaların tüm engelli çocukların nitelikli eğitim alma hakkından eşit şekilde faydalanabilmelerine imkân tanıyıp tanımadığını gözeten bir inceleme ve araştırmanın yapılmaya çalışılması gerektiği değerlendirilmektedir.

17. Bu noktada esas cevaplamamız gereken engelli çocukların eğitim haklarının nasıl güvence altına alınacağı hususudur ki Komite tarafından 9’uncu Genel Yorumda konu açıklığa

kavuşturulmuştur:

17.1. Komite söz konusu Yorumunda; Taraf Devletlerin engelli çocukların haklarının yaşama geçirilmesine yönelik olarak aldıkları önlemlerin saygınlığı, kendine güveni ve topluma aktif katılımını güvence altına alan koşullarda eksiksiz ve insana yakışır bir yaşamı gözetmesi gerektiğine; temel mesajın, engelli çocukların topluma tümüyle katılımının kapsanması gerekliliği olduğuna; Sözleşme’de yer alan hakların engelli çocuklar için yaşama geçirilmesi yönünde alınan önlemlerin, örneğin eğitim ve sağlık alanındakilerin, çocukların toplumlarınca mümkün olduğu kadar kapsanmasını hedef alması gerektiğine vurgu yapmaktadır.

17.2. Komite, bu yorumda engeli olan çocukların kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve fiziksel kapasitelerinin en üst düzeye ulaşması için eğitim olanaklarına erişimlerinin sağlanmasına vurgu yapar ve engelli çocukların eğitiminden olumlu sonuçlar alınabilmesi için öğretmenlerin farklı beceri ve yeteneklere sahip çocuklarla ilgilenebilecek bir eğitimden geçmesi gerektiğinin önemini belirtir; Komite, Genel Yorum 9 ile devletleri, engeli olan çocukların genel eğitim veren okullardaki eğitimden yararlanabilmeleri için öğretmenlerin konuya ilişkin eğitilmeleri ve öğretim programlarının ve

müfredatın engeli olan çocukların gereksinimlerini gözetecek şekilde geliştirilmesi gibi önlemler almakla yükümlü kılar.

18. Komitenin temel amacıyla uyumlu olacak şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetki alanlarındaki politika ve hizmetlerin engellilik kapsayıcı bir anlayışla sunulmasında üst düzey bir politika belgesi olarak oluşturulan “2030 Engelsiz Vizyon” Belgesi’nin temel amacının engelli bireylerin eşit vatandaşlar olarak potansiyellerini gerçekleştirebildikleri içermeci bir toplum inşa etmek olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla, engelli çocukların eğitim yaşamından tam ve etkin bir şekilde yararlanabilmesi için oluşturulan mevzuatın tam anlamıyla yaşama geçirilmesi ve eksiksiz uygulanması ile Sözleşme’de tanınan diğer hakların da destekleneceği; böylece engelli bireylerin potansiyellerini gerçekleştirebildikleri içermeci bir toplum inşa edilmesinde önemli adımlar atılmış olacağı hususu bu noktada göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

19. Nitekim, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademede diğer bireylerle karşılıklı etkileşim içinde bulunmalarını ve eğitim amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmelerini sağlamak amacıyla bu bireylere destek eğitim hizmetleri de sunularak akranlarıyla birlikte tam zamanlı ya da özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak verilmesi gereken eğitim sürecine ilişkin hükümleri düzenleyen

Yönetmeliğin Bakanlık tarafından, eğitim sisteminin engelli çocukların kişilik, yetenek, yaratıcılık, zihinsel ve fiziksel beceri ve potansiyellerinin en üst derecede gelişimini desteklediği kapsayıcı nitelikte ve hayat boyu öğrenim imkânı sağlayan bir yapıda olması; eğitim hakkının tüm unsurları ile gerçekleştirilebilmesi açısından engellilerin erken çocukluk döneminden itibaren kapsayıcı bir eğitim sistemi içerisinde eğitim alması; bu yaklaşımın benimsenmesi ile engellilerin toplumsal yaşamdan dışlanmasının önüne geçilmesi ve engelli olan/olmayan çocukların birbirlerinin farklılıklarına saygı göstererek bir arada yaşama anlayışlarının da geliştirilmesi hususlarında desteklenmesi, teşvik edilmeleri amacı doğrultusunda hazırlandığı anlaşılmaktadır.

20. Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için kapsayıcı bir eğitim sisteminin yaşama geçirilmesi amacıyla uluslararası düzenlemeler ile uyumlu olarak kaynaştırma eğitimine öncelik veren Özel Eğitim

Yönetmeliğinin engeli olan çocukların kaynaştırma eğitiminde gereksinimlerinin karşılanması sürecine ilişkin ilgili hükümleri incelendiğinde; kaynaştırma eğitimi verilen okulların fiziksel olarak engeli olan çocukların eğitimi için uygun hale getirilmesi ve gerekli eğitim materyallerinin sağlanması gerektiği; bu bağlamda, özel eğitim ihtiyacı olan her çocuk için özel olarak bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimi (okul müdürü veya görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında; rehberlik öğretmeni, öğrencinin sınıf öğretmeni, öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri, öğrencinin velisi, öğrenci; gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere, özel eğitim değerlendirme kurulundan bir üye)

tarafından hazırlanması gereken bireyselleştirilmiş eğitim programında sunulacak destek eğitim türünün, süresinin ve hizmetin kimler tarafından nasıl sağlanacağı hususunun önceden belirleneceği; bu doğrultuda, öğrencilerin takip ettikleri eğitim programı çerçevesinde öğretmenlerin okul yönetiminin teklifi doğrultusunda il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından belirleneceği; özel eğitim hizmetlerinin planlanmasını, yürütülmesini ve izlenmesini sağlamak üzere özel eğitim hizmetleri kurulu oluşturulduğu; kurulun ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapması gerektiği; okul müdürünün, özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler ile ailelerine yönelik özel eğitim hizmetlerinin sunulmasına ilişkin gerekli

tedbirleri alacağı ve okuldaki öğretmenlerin özel eğitim hizmetleri kapsamında iş birliği içinde çalışmalarını sağlayacağı görev ve sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.

21. Bu bağlamda gönderilen bilgi-belgeler çerçevesinde, öğrencinin lise kademesine yönelik tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları kararının 10/07/2020 tarihinde

Etimesgut Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünden alındığı, özel eğitime gereksinimi olan öğrencilere yönelik destek eğitimi sunabilmek adına Ankara Çankaya Türk Telekom Mesleki ve Teknik

Anadolu Lisesi içerisinde gerekli duyurunun yapıldığı, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında fizik branşından destek eğitim odasında eğitim verildiği, okul müdürlüğü tarafından okulda görev yapan öğretmenlere yapılan duyuru sonucunda destek eğitim odasında görev almak isteyen öğretmen bulunmadığı hususunun imzalı olarak kayıt altına alındığı, okulda destek eğitim odasında görev almak isteyen öğretmen bulunmaması nedeniyle okul müdüdrlüğü tarafından Çankaya İlçe Milli

Eğitim Müdürlüğüne resmi yazı ile öğretmen talebinde bulunulduğu, Çankaya İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şubesi tarafından iletilen 26/10/2021 tarih ve sayılı yazı ile ilçe genelinde çeşitli branşlarda öğretmen ihtiyacı olması dolayısıyla öğretmen talebinin karşılanamadığı tespit edilmiştir.

22. Somut olay açısından meselenin kaynağının tespit edilebilmesi ve çözüme kavuşturulabilmesi amacıyla yapılan inceleme ve araştırma sürecinde,

22.1. Gerek başvuru konusuna ilişkin olarak idare tarafından iletilen bilgi ve belgelerden gerekse de

Kurumumuza öğretmen sayısının yetersizliği gerekçe gösterilerek, tam zamanlı kaynaştırma öğrencilerinin okullarında yasal hakları olan destek eğitimi alamamalarını konu edinen benzer nitelikteki başvurlardan kaynaştırma eğitiminin niteliğine ilişkin mevzuat ve uygulama arasında önemli farklılıklar olabileceği değerlendirilmektedir.

22.2. Dolayısıyla, Yönetmeliğin özel gereksinime ihtiyacı olan çocukların kaynaştırma eğitimi görme haklarından yararlanabilmelerine yönelik yöntem ve kuralları kapsamlı biçimde düzenlediği görülse de idari düzenlemenin uygulanması sürecinde, okul müdürlüğü, rehberlik öğretmeni, öğrencinin sınıf öğretmeni, öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri, özel eğitim değerlendirme kurulu, il ve/veya ilçe mill eğitim müdürlükleri tarafından hükümlerin zaman zaman nasıl uygulanacağına ilişkin tereddüt yaşanması ve uygulanamaması sonucu, Yönetmelik hükümlerinin açık, net, belirli, genel hükümler içerip içermediği hususlarını akla getirmektedir. Meseleyi açıklığa kavuşturmak amacıyla ilgili maddeler incelendiğinde, aslında uygulamada yaşanan zorlukların, söz konusu normatif düzenlemenin hukuki belirliliğe sahip hükümler ihtiva edip etmediğinden ziyade daha çok, idare (okul müdürlüğü, rehberlik öğretmeni, öğrencinin sınıf öğretmeni, öğrencinin dersini okutan alan öğretmenleri, özel eğitim değerlendirme kurulu, il ve/veya ilçe mill eğitim müdürlükleri) tarafından, Sözleşme’nin 23’üncü maddesinde düzenlenen özel geresinimli çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması, engelli çocukların eğitim yaşamından tam ve etkin bir şekilde yararlanabilmesi için oluşturulan mevzuatın tam anlamıyla yaşama geçirilmesi ve eksiksiz uygulanması ile Sözleşme’de tanınan diğer hakların da destekleneceği; dolayısıyla engelli bireylerin potansiyellerini gerçekleştirebildikleri içermeci bir toplum inşa edilmesinde önemli adımlar atılmış olacağı farkındalığına ve çocuk odaklı bakış açısına sahip

olunup olunmadığı; dolayısıyla, hükümlerin uygulanmasında personele farkındalık kazandırılıp kazandırılmadığı; Yönetmelik’de düzenlenen koordinasyon sisteminin kurulmasına gereken önemin verilip verilmediği; kaynaştırma yoluyla eğitim sürecinde öğretmenlerin desteklenip desteklenmediği; özel eğitim alanında nitelikli ve donanımlı öğretmenler yetiştirilmesi amacıyla geliştirilen politikaların yeterli olup olmadığı hususları ile yakından bağlantılı olabileceği değerlendirilmektedir.

22.3. Nitekim, kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetki alanlarındaki politika ve hizmetlerin engellilik kapsayıcı bir anlayışla sunulmasında üst düzey bir politika belgesi olarak oluşturulan “2030

Engelsiz Vizyon” Belgesi’nin “kapsayıcı eğitim” başlıklı bölümünde yer verilen, erken çocukluk eğitimi dahil eğitimin her tür ve kademesinde görev alan tüm personelin nitelik ve nicelik açısından güçlendirileceği; eğitimin her tür ve kademesinde rehberlik hizmetlerinin özel gereksinimi olan çocukların ihtiyaçlarını karşılayacak ve gelişimini izleyecek şekilde güçlendirileceği; destek eğitim hizmetlerinin, gereksinim ihtiyacı olan çocukların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde çeşitlendirilerek yaygınlaştırılacağı gibi hedeflerin de kaynaştırma yoluyla eğitimde öğretmenlerin bilgi ve beceri eksikliğinin, uygulama hakkındaki tavır ve düşüncelerin ve fiziksel şartların yetersizliğine vurgu yaptığı anlaşılmaktadır.

22.4. Bununla birlikte, Komite tarafından 9’uncu Genel Yorum’da, engelli bireylerin haklarının güvence altına alınması amacıyla bütün programlara yeterli insani ve finansal kaynak sağlanması ve içsel izleme mekanizmaları bulunmasına vurgu yapıldığı; ayrıca, Avrupa Sosyal Haklar Komitesi tarafından engelli çocukların genel eğitim veren okullarda akranlarıyla birlikte eğitim almalarının güvence altına alınmasının değerlendirilmesinde, destek elemanların ve diğer teknik desteklerin, mali ve insan kaynaklarının çocuğun eğitimini sağlamak amacıyla doğrudan çocuğa tahsis edilip edilmediği; engeli olan çocuklar için BEP hazırlanıp hazırlanmadığı ve bunun nasıl yapıldığı hususlarının önemli kriterler olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

22.5. Dolayısıyla, engelli çocukların eğitim hakkından etkin bir şekilde yararlanabilmesi için oluşturulan mevzuatın tam anlamıyla yaşama geçirilmesini; diğer bireylerle karşılıklı etkileşim içinde bulunmalarını ve eğitim amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmelerini sağlamak; kaynaştırma eğitim haklarından anlamlı bir şekilde faydalanmalarını desteklemek amacıyla özel eğitim ihtiyacı olan bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde, bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanacak BEP uygulanması sürecinin en önemli adımlarından olan destek hizmetleri eğitimi sunulmasına ilişkin olarak okul müdürlüğü tarafından sunulan okulda görev yapan öğretmenlere yapılan duyuru sonucunda destek eğitim odasında görev almak isteyen öğretmen bulunmadığı gerekçesi; ayrıca, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şubesi tarafından iletilen 26/10/2021 tarih ve sayılı yazı ile ilçe genelinde çeşitli branşlarda öğretmen ihtiyacı olması dolayısıyla öğretmen talebinin karşılanamadığı gerekçesi idarenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta ve idarenin özel gereksimli çocukların BEP programlarının eksiksiz uygulanması için her türlü idari ve bütçesel planlamayı yapması ve gerekli önlemleri alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

22.6. Başvuruya konu somut olay özelinden de anlaşılacağı üzere, idare tarafından sunulan gerekçelerin neticesi olarak, özel gereksinimli çocukların destek eğitim alma haklarının güvence altına alınmasında öğretmen niteliği ve öğretmen açığı konuları dikkatleri çekmektedir.

22.7. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, özel gereksinimli çocukların eğitim haklarını güvence altına almak amacıyla düzenlenen ulusal ve uluslarası yasal düzenlemelerden anlaşılmaktadır ki, kaynaştırma eğitimi yalnızca öğretmenlerin sorumluluğuna bırakılamayacak bir konu olup, eğitim ortamındaki tüm paydaşların (okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler, özel eğitim ihtiyacı olan öğrenci veliler, özel eğitim kurulları) konuya ilişkin işbirliği yapması; ayrıca, yeterli kaynak, materyal, personel desteğinin sağlanması ile başarıya ulaşabilecek bir eğitim metodudur. Bunu sağlarken okul içerisindeki bütün bileşenlerin yani okul yönetiminin ve personelinin kaynaştırma eğitiminin gerekliliğine inanması, özel gereksinimli öğrencilerini kabul ve destek mekanizmalarının işlemesi, fiziksel ortamın özel gereksinimli öğrencileri göz önünde tutarak düzenlenmesi, araç ve gereç eksikliklerinin giderilmesi, sınıflardaki kaynaştırma ve diğer öğrencilerinin sayısal düzenlenmesi, okulda görevli olan bütün personelin bu konuda bilinçlendirilmesi, okulda özel eğitim öğretmeninin ve rehberlik biriminin bulunması ve koordineli bir biçimde çalışması, okulun genelinde bir kaynaştırma eğitimi politikasının oluşturulması, yani okul içinde öğretmenlerin birbirlerine destek olması, okul dışında ise gerekli kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin yapılması gerekmektedir. (Şimşek, Ünal. Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Kapsayıcı

EğitimeYönelik Tutum ve Özyeterlilikleri ile Sınıf İçi Uygulamalara İlişkin Görüşlerinin Karşılaştırılması, Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi, 2019.)

22.8. Bu noktada uluslararası düzenlemeler ile uyumlu olarak hazırlanan Yönetmeliğin ilgili maddeleri incelendiğinde; okul genelinde bir kaynaştırma eğitimi politikasının oluşturulması, okul içerisinde öğretmenlerin birbiri ile işbirliği yapması sonucu kaynaştırma eğitiminin başarılı olmasında görev ve sorumluluğun okul yönetimlerine verildiği; okul müdürlerinin, personelin kaynaştırma eğitiminin gerekliliğine inanması, özel gereksinimli öğrencilerin kabul ve destek mekanizmalarının işlemesi sürecinde kilit bir konumda görev yaptıkları anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; Komite tarafından 9’uncu

Genel Yorum’da, engelli bireylerin haklarının güvence altına alınması amacıyla içsel izleme mekanizması kurulması vurgusu ile uyumlu olarak, eğitim-öğretim kurumlarındaki özel eğitim hizmetlerini düzenlemek, bu hizmetlerin eş güdümünü sağlamak, izlemek ve değerlendirmek amacıyla özel eğitim hizmetleri kurullarının oluşturulduğunu görmekteyiz. Söz konusu kurulların, özel eğitim ihtiyacı tespit edilen bireylerle ilgili eğitim hizmetlerini planlamak ve hazırlanan planların yıl sonunda bu plandaki hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda değerendirme yaparak gerekli tedbirleri alacak yetki ve sorumlulukta bir içsel izleme mekanizma barındırması, hesap verilebilirlik ve önleme mekanizması açısından kurulları kaynaştırma eğitiminin başarıya ulaşmasında oldukça önemli kılmaktadır.

22.9. Diğer taraftan yukarıdaki paragraflarda da açıklandığı üzere kaynaştırma eğitiminin başarıya ulaşması ve yaygınlaşması paydaşların başarılı işbirliğine bağlıdır. Bu noktada kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin özel eğitim hizmetlerinin sunulmasında görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri açısından denetlenmesi kaynaştırma eğitiminin başarılı

olmasının önemli bir sürecini oluşturmaktadır. Avrupa Sosyal Haklar Komitesi tarafından da vurgulandığı üzere, denetlemenin engeli olan çocuklar için BEP hazırlanıp hazırlanmadığı hususuyla birlikte, BEP’de hedeflenen amaçları gerçekleştirebilme düzeyini dikkate alarak, hem idari hem de mesleki yapılanmadaki aranan özelliklerin yerine getirilme durumu dikkate alınarak yapılması gerektiği; diğe bir ifadeyle, özel eğitim sürecine ilişkin yapılacak denetimlerin, özel eğitim alanında uzmanlaşmış müfettişler tarafından yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

23. Başvuruya konu talep açısından Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; her ne kadar Ankara Çankaya Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yönetimi tarafından 2020-2021 eğitim-öğretim yılında okul müdürlüğü tarafından okulda çalışan öğretmenlere yapılan duyuru sonucunda destek eğitim odasında fizik branşı hariç görev almak isteyen öğretmen bulunmadığı; bunun üzerine durumun, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiği; Müdürlük tarafından ilçe genelinde çeşitli branşlarda öğretmen ihtiyacı olması dolayısıyla öğretmen talebinin karşılanamadığı gerekçesinin sunulduğu tespit edilse de, söz konusu gerekçelerin yukarıda anlatılanlar çerçevesinde idarenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı ve okul müdürlüğünün destek eğitimi sunabilmek adına okulda gerekli duyuruyu yapmasının, duyuru sonrasında destek eğitim odasında görev almak isteyen öğretmen bulunmadığı hususunu İlçe Milli Eğitime bildirmesinin özel eğitim hizmetlerinin sunulmasına ilişkin gerekli tedbirleri aldığı anlamına gelmeyeceği; özel eğitim hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli kurulların, birimlerin oluşumu ile görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerini ve okuldaki öğretmenlerin özel eğitim hizmetleri kapsamında iş birliği içinde çalışmalarını sağlaması sonucu okul genelinde bir kaynaştırma eğitimi politikasının oluşturulması ve personelin kaynaştırma eğitiminin gerekliliğine inanması ile gerekli tedbirlerin alınmış olacağı; keza aynı hususun Çankaya İlçe

Milli Eğitim Müdürlüğü için de geçerli olduğu, özel eğitim hizmetleri kurulunun özel eğitim ihtiyacı tespit edilen bireylerle ilgili eğitim hizmetlerini planlaması ve hazırlanan planların yıl sonunda bu plandaki hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda değerendirme yaparak gerekli tedbirleri alması gerekirken Kurumumuza gönderilen bilgi-belgelerden Kurulun görev ve sorumluluğunu ne şekilde yerine getirdiği hususunun anlaşılamadığı; dolayısıyla, idarenin özel gereksimli çocukların BEP programlarının eksiksiz uygulanması için yeterli idari, insani ve finansal kaynak sağlanması konusunda; ayrıca, izleme ve denetim mekanizmalarını etkin kullanmaması nedeniyle, bireysellleştirilmiş eğitim programının hayata geçirilmesine ilişkin hükümlere ait uygulamaların Ankara Çankaya Türk Telekom

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim gören özel gereksinime ihtiyacı olan çocukların nitelikli eğitim alma hakkı bağlamında hayata geçirilemediği ve çocukların haklarından eşit şekilde faydalanamadıkları sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, dolayısıyla, İdarenin, makul sürede karar verme’ilkesine uygun davrandığı, diğer taraftan, idare tarafından Kurumumuz incelemelerine esas olmak üzere talep edilen bilgi ve belgeleri yeterli açıklamaları içerecek şekilde açık ve eksiksiz şekilde Kurumumuza sunulması

hususunda daha hassas davranılması; dolayısıyla kararların gerekçeli olması ilkesine uygun davranılması gerektiği, işlemlerin gerekçeli ve ayrıntılı açıklanmasının, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunun ispat edilmesi bakımından idareye kolaylık sağlayan bir unsur olduğu dikkate alınarak idarenin bundan sonra bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin (varsa) kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurucuya, 07.06.2022 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Ankara Çankaya Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim gören ve özel gereksinime ihtiyacı olan çocukların nitelikli eğitim alma haklarının güvence altına alınması için oluşturulan mevzuatın tam anlamıyla yaşama geçirilmesi ve eksiksiz uygulanması için okul içerisinde oluşturulan kurulların, birimlerin görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleri ve okuldaki öğretmenlerin özel eğitim hizmetleri kapsamında işbirliği içinde çalışmaları sağlanarak okul genelinde özel eğitim paydaşları arasında işbirliğine dayalı bir kaynaştırma eğitimi politikasının oluşturulması ve personelin kaynaştırma eğitimi konusunda desteklenmesi; okul içerisinde özel eğitim alanında nitelikli ve donanımlı öğretmenler yetiştirilmesi amacıyla hizmet içi eğitimlerin plan dahilinde verilmesi, Çankaya

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından özel gereksimli çocukların BEP programlarının eksiksiz uygulanması için yeterli idari, insani ve finansal kaynak sağlanması konusunda gerekli planlamanın yapılması ve izleme ve denetim mekanizmalarını etkin kullanılması konusunda,

Bununla birlikte; Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 23’üncü maddesinde düzenlenen özel geresinimli çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması için uluslarası mevzuat ile uyumlu olarak oluşturulan Yönetmeliğin tam anlamıyla yaşama geçirilmesi ve eksiksiz uygulanması; “Engelsiz Vizyon 2030” Belgesi ile uyumlu olarak engelli bireylerin potansiyellerini gerçekleştirebildikleri içermeci bir toplum inşa edilmesi sürecinde özel gereksinimli çocuklara sunulan kaynaştırma eğitiminde yaşanan sorunların tespit edilmesi ve sorunlara yönelik çözüm önerilerinin alanda çalışan sivil toplum kuruluşları, ailelerin ve çocukların görüşleri alınarak hayata geçirilmesi konusunda MİLLİ EĞİTİM

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli

Eğitim Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, BAŞVURUCUYA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi