|
ÖZET: Danıştay, özel hayatın gizliliğinin ihlali iddialarını değerlendirirken, Anayasa’nın 20. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinin hükümlerine atıfta bulunmuştur. Şikayetçi, çalışma odasındaki yangın alarmı cihazına gizli kamera yerleştirilmesi nedeniyle özel hayatının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Yapılan soruşturma sonucunda, şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda, kameranın hastanenin güvenliğini sağlamak amacıyla yerleştirildiği belirtilmiş, ancak şikayetçinin kişisel odasına gizlice kamera yerleştirilmesi, özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak değerlendirilmiştir.
Danıştay, şikayetçinin çalışma odasının kişisel bir alan olduğunu ve burada gizli kamera yerleştirilmesinin, özel yaşam alanına müdahale teşkil ettiğini vurgulamıştır. Bu nedenle, mevcut delillerin, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Rektörlük tarafından verilen men-i muhakeme kararının bozulmasına ve şüphelilerin yargılanmasına karar verilmiştir. Bu durum, özel hayatın gizliliğinin korunmasının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. |
1. Daire 2014/232 E. , 2014/25 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
BİRİNCİ DAİRE
Esas No : 2014/232
Karar No : 2014/252
K A R A R
Şüpheliler :
1- … – … Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi
2- … – … Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Müdürü
3- … – … Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Müdürü
Suçları : … Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Morg Ünitesinde sözleşmeli memur olarak görev yapan şikayetçi …’ün çalışma odasındaki yangın alarmı cihazına gizli kamera kurdurmak ve görüntülerini kaydetmek suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal etmek
Suç Tarihi : 2012 Yılı
İncelenen Karar : … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun … tarih ve … sayılı men-i muhakeme kararı
Karara İtiraz Eden : Şikayetçi …
İnceleme Nedeni : Yasa gereği kendiliğinden
… Üniversitesi Rektörlüğünün 3.2.2014 tarih ve 1364 sayılı yazısı ekinde gönderilen soruşturma dosyası ile yukarıda belirtilen Kurul kararı ve bu karara şikayetçi tarafından yapılan itiraz, Tetkik Hakimi …’ın açıklamaları dinlenildikten sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelendi;
Gereği Görüşülüp Düşünüldü :
Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Morg Ünitesinde sözleşmeli memur olarak görev yapan şikayetçi …’ün 8.6.2012 tarihli dilekçe ile, çalışma odasında bulunan yangın alarm cihazına gizli kamera yerleştirildiği, bu durumun tutanak ve resim çekilmek suretiyle tespit edildiği, özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla … Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, konuyla ilgili olarak Rektörlükçe yapılan soruşturma sonucu düzenlenen fezlekede, şüphelilerin ifadelerinde özetle; kamera sisteminin Hastanenin güvenliğini sağlamak amacı ile kullanıldığı, …’ün çalışma odasının, ölüm kayıt defterinin bulunduğu kayıt odası olduğu, bu odanın kişisel bir oda olmadığı, bahse konu kameranın kişisel takip amaçlı olmadığı, Morg Ünitesine giren çıkanları görüntüleyen, art niyetli kişilere yönelik önlem amacıyla duman ikaz sistemine yerleştirilen bir kamera olduğu, Hastanenin güvenlik açısından riskli olan tüm birimlerinde kamera bulunduğu, Morg Ünitesinin bodrum katında kritik bir yer olduğu hususlarını beyan ettikleri, söz konusu ifadeler değerlendirilmek suretiyle şikayetçinin özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmediği, bu iddiayı ispatlayacak somut bilgi, belge ve delile ulaşılamadığı belirtilerek şüphelilerin men-i muhakemelerine karar verilmesinin önerildiği, Yetkili Kurulca da bu öneri doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, şikayetçinin Morga yerleştirilen gizli kameralar ile görüntülerinin kaydedildiğine ilişkin şikayeti üzerine yapılan soruşturma sonucunda Rektörlükçe oluşturulan Yetkili Kurul tarafından verilen … tarih ve … sayılı men-i muhakeme kararının Dairemizin 30.1.2014 tarih ve E:2014/140, K:2014/129 sayılı kararıyla onandığı, bu dosyada ise şikayetçinin, çalışma odasındaki yangın alarm cihazına gizli kamera kurdurularak özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği iddialarının soruşturulduğu, anılan soruşturma sonucunda da Yetkili Kurulun … tarih ve … sayılı kararıyla şüphelilerin men-i muhakemelerine karar verildiği, böylece biri Morg Ünitesi, diğeri şikayetçinin çalışma odası olmak üzere gizli kamera kurdurulması ve görüntülerin kaydedilmesi eylemleri nedeniyle soruşturma yapıldığı, her iki suçun da suçun işlendiği yer itibarıyla birbirinden farklı olduğu görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Özel hayatın gizliliği ve korunması” başlığı altındaki 20 nci maddesinde, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Özel hayatın gizliliğini ihlal” başlıklı 134 üncü maddesinde ise, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimsenin bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde ise verilecek cezanın bir kat artırılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu suçun maddi unsurunun, kişilerin gizli yaşam alanına girerek veya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması ve kaydedilmesi olduğu, anılan suçla korunan hukuki menfaatin ise, kişilerin gizli yaşam alanlarının kayıt altına alınmasının önüne geçilmesi, bu şekilde kişilerin mahremiyet hakkını, özel hayatına müdahalenin korunması olduğu açıktır.
Olayda, Üniversite tarafından şikayetçiye bir anlamda yaşam alanı olarak tahsis edilen odadaki yangın alarmı cihazına gizli kamera yerleştirilmek suretiyle şikayetçinin özel hayatının gizlice kayda alındığı, bu durumun tutanak düzenlenmek ve resim çekilmek suretiyle somut olarak ortaya konulduğu, kaldı ki, şüphelilerin ifadelerinde de bu durumun kabul edildiği, şikayetçinin kişisel odası niteliğinde sayılması gereken çalışma odasına gizlice kamera yerleştirmek ve şikayetçiyle ilgili hususları kayda almak suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun işlendiği, bu nedenlerle mevcut delillerin atılı suçtan dolayı şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun … tarih ve … sayılı men-i muhakeme kararının bozulmasına, atılı suç nedeniyle şüphelilerin lüzum-u muhakemelerine, eylemlerine uyan Türk Ceza Kanununun 134 üncü maddesi uyarınca yargılanmalarına, yargılamanın … Asliye Ceza Mahkemesinde yapılmasına, dosyanın karar ekli olarak … Cumhuriyet Başsavcılığına, kararın birer örneğinin … Üniversitesi Rektörlüğüne ve itiraz edene gönderilmesine 19.2.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
1. Daire adı ne anlama gelir?
Cevap: Asliye ceza mahkemesi bölümlerinden biridir. 2. İçtihat metni ne anlama gelir? Cevap: Bir kararın hukuksal olarak esas alınmasına denir. 3. Karar no 2014/252 nedir? Cevap: Bu karar numarası, karar tarihini ve numarasını belirtmektedir. 4. Şikayetçinin görevi ne idi? Cevap: Şikayetçi Morg Ünitesinde sözleşmeli memur olarak görev yapmaktaydı. 5. Suç tarihi ne idi? Cevap: 2012 yılıdır. 6. Yasa gereği kendiliğinden ne anlama gelir? Cevap: Yasa gereği kendiliğinden soruşturma yapılan bir durumdur. 7. Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi ne anlama gelir? Cevap: Bu madde, yüksek öğretim kurumlarında görevli personele ilişkin bazı hukuki durumları düzenlemektedir. |