ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediyede Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atanan bir kişinin, daha sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, ilgili kişiye yapılan ödemelerin mühendis kadrosu için öngörülen mali hakların ödenmesi nedeniyle kamu zararı oluşturduğu tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu çerçevesinde, kamu kaynaklarının etkili ve hukuka uygun olarak yönetilmesinden sorumlu olanların hesap verme yükümlülüğü olduğu vurgulanmıştır.

Kararda, atama işleminin üst yöneticinin onayı ile gerçekleştiği ve bu nedenle üst yöneticinin de sorumluluğa dahil olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin de mevzuata aykırı ödemelerden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, yapılan tazmin hükmü, kamu zararının doğmasına neden olan işlemlerle ilgili olarak sorumluların belirlenmesi açısından hukuka uygun bulunmuştur. Bu durum, kamu yönetiminde hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerinin önemini ortaya koymaktadır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2017
Dairesi 5
Karar No 45553
İlam No 48253
Tutanak Tarihi 30.9.2020
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Konu: Sınavsız mühendis kadrosuna atama yapılması.

5-183 sayılı ilamın 5’inci maddesi ile … … Belediyesi tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Değişik 59 uncu maddesi hükmü uyarınca Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atanan …’nın belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanması ve aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemesinin Mühendis kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan toplam …. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

TEMYİZ DİLEKÇESİ

Üst Yönetici … tarafından verilen temyiz dilekçesinde;

2200 kişilik personeliyle dev bir kamu kurumu olan … Belediyesinde 5,10,11 nolu maddelere dair İlamın tüm konularına binaen ilgili birim personelleri ile ilgili Belediye Başkan Yardımcılarının görev ve sorumlulukları kapsamında gerçekleştirilen hukuki ve idari süreçler ile Belediyenin rutin hizmetlerinden bir Belediye Başkanı olarak müvekkilinin tek tek bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceği,

… Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından …. tarihinde tebliğ edilmiş olan …. Sayılı İmza Yetkileri Devri’ne(EK-18) göre atamalara dair tek imza yetkisinin sadece müvekkili uhdesinde bulunmadığını,

Keza; müvekkil zamanında bu atama işlemi gerçekleştirilirken ilgili birim müdürü veya başkan yardımcısı tarafından da mevzuata uygunluk açısından sözlü veya yazılı uyarıya maruz kalmadığını, lakin; müvekkilinin ilgili başkan yardımcısına ve müdüre bu atama talimatını vermiş olması dolayısı ile bahsi geçen atama kararının hukuka ve mevzuata uygunluğu ile bu atama kararının teknik ve bürokratik iş ve işlemlerinin müvekkilce ezbere bilinmesinin beklenemeyeceğini,

Bahsi geçen atama evrakının; müvekkiline son imza onayı için gelene kadar, öncelikle ilgili birim şefi ve müdürü sonra da başkan yardımcısı tarafından imzalandığını, bu bürokratik silsile ile gerçekleştirilen atamaya dair; müvekkilinin ‘en uygun yöntem belirlenerek görevlendirilmesini’ istemesi dışında başkaca bir talimatı olmadığı gibi; suale bu şekilde muhatap olmasının hukuken abesle iştigal olduğunu,

Kaldı ki; ilgili Birim Müdürü ile Başkan Yardımcısı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne atanırken özellikle hukukçu kimliğini taşıması dolayısı ile …’e verildiğini, … Belediyesi tüm meclis üyeleri arasından da Başkan Yardımcıları seçilirken özellikle mevzuata hakim olabilmeleri açısından hukukçu kimliği olan isimlerden; eski 10 yıl boyunca Ayancık Belediye Başkanlığı görevini yürütmüş hem Öğretmen hem de Avukat … ile Avukat … isimlerinin özellikle seçildiğini,

Bu hususta yetkinin sadece en üst ita amirden sorulmasının hukukla bağdaştırılamayacağını,

Bahsi geçen atama evraklarında esasen imzası bulunan tüm ilgili müdürler …. , …. ve …. ‘ın, ilgili atama evrakının hazırlanmasını sağlayan ve esasen de ilgili evraklarda imzası bulunan şef …. , şef …. ile ilgili Başkan Yardımcısı …, Başkan Yardımcısı …’ün ehil titre sahip kişiler olmakla birlikle attıkları imzaların sorumluluğu dolayısı ile de ‘son imza onayı için’ müvekkilinin makamına her hangi bir evrak getirmeden önce; konunun hukuki mevzuata uygunluğunu detaylıca araştırmalı, konuyu gerekli süzgeçlerden geçirmeli ve mevzuatın uygun bulduğu şekilde müvekkilimin imza onayı için makamına evrakı tevdi etmekle birinci derecede sorumlu olduklarını,

Kaldı ki … Belediyesi ilgileri için tanzim olunan 30.05.2019 tarih, 183 sayılı ilama göre Sayıştay savcısının da görüşünün bu yönde olduğunu, bu hususun tekraren değerlendirilerek dikkate alınmasının önemli olduğunu, üst yöneticinin bir atama işlemi dolayısıyla bir emir verebileceğini lâkin; emirin kanun ve mevzuat yönünden uygunluğu emri yerine getiren atama evrakını hazırlayan veya görevi fiilen yerine getiren tüm personeli de kaplaması gerektiğini,

657Sayılı DMK’ya göre: Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:

Madde 11 – (Değişik: 12/5/1982 – 2670/4 md.)

Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. (2) (1) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “, tüzük ve yönetmeliklerle” ibaresi “ve diğer mevzuatla” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “, tüzük ve yönetmeliklerde” ibaresi “ve diğer mevzuatta” şeklinde değiştirilmiş; üçüncü fıkrasına “kanunlara” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine” ibaresi eklenmiştir.

(2) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “, tüzük ve yönetmeliklerde” ibaresi “ve diğer mevzuatta” şeklinde değiştirilmiştir.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.(l)

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır” hükümleri yer aldığını,

Tüm bu hatalı atamalar dolayısı ile müvekkiline bir kamu zimmeti en üst ita amir olması dolayısı ile çıkacaksa da bahsi geçen tüm ilgililere de aynı evrakı hazırlayarak son onay için müvekkiline sunmak dolayısı ile aynı oranda sorumluluk yüklenmesi gerektiğini; böylelikle Sayıştay Denetiminin yerindelik açısından uygunluğunun şaibeye mahal vermeyeceğini,

Dolayısıyla; İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …. , …. ve …. ile, şef …. ve şef …. ve ilgili Başkan Yardımcısı … ile …’in “hangi kanun maddesine dayanarak bu atama dosyasını hazırladıkları, bu soruya cevap vermeleri, ayrıca müvekkilinin şahsını sözlü ve ya yazılı olarak tek bir kez uyarmadıkları için görevlerini kötüye kullanmak sureti ile yanlış yönlendirdikleri” hususunun daha dikkate irdelenmesi, dolayısıyla; müvekkiline tazmin edilen zimmet hükümleri ile alakalı ‘asıl ilgililer’ olarak muhatap alınmaları ve soruşturulmaları gerektiğini,

Yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınmasının, hukuk kurallarına aykırı olduğu gibi yerleşik Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı ve Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu Kararına da aykırı olduğunu,

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 günlü, 1973/14 sayılı kararıyla idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının ise; ancak hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere, idari dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağını,

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 1972/6 E, 1973/2 K ve 2… 0…. 1973 tarihli kararında (EK-11) da “Kamu hukukunun bir bölümü olan idare hukuku, (Devletin özel kişiler gibi hareket ettiği durumlar hariç) devlet ile kişilerin ilişkilerine ait kurallar topluluğu olup, özel hukuk ise, eşit hak ve menfaatlere sahip kişiler arasındaki hukuki ilişkilere ait kurallardan ibarettir. Bu durumun tabii bir sonucu olarak, idare hukuku ilişki ve anlaşmazlıklarına, idare hukuku kuralları, özel hukuk ilişki ve anlaşmazlıklarına ise özel hukuk kurallarının uygulanması gereklidir. (…) Bir idari tasarruf iradi veya gayri iradi sebeplerle sona erebilir. İradi olarak sona erme halleri kazai yoldan iptal, tasarrufun idare tarafından geri alınması, tasarrufun kaldırılması veya düzeltilmesi şeklinde özetlenebilir. Kazai yoldan iptal ile geri alma, genel hataları ile birbirine benzeyip geriye yürürler yani (makable şamil) olurlar. Tasarrufun kaldırılması ve düzeltilmesi ise, kaldırma ve düzeltme tarihlerinden itibaren hüküm ifade ederler, geriye yürüme tesirleri yoktur (Bu konuda bakınız, Tan Turgut, İdari İşlemin Geri alınması 1070, Sh. 2-12) İçtihat konusu uyuşmazlıkta, özellikle memurların intibaklarında, yapılan yanlış işlemin (intibakın) düzeltilmesi söz konusu imiş gibi görünmekte ise de, burada yanlış tasarruf geri alınmış ve ayrıca, hukuka uygun yeni bir işlem (intibak) yapılmış bulunmaktadır. Nitekim; idarenin geçmişte ödenen maaş farklarını geri istemek için davalar açmış olması da, idarenin amacının, bir geri alma tasarrufunda bulunmak olduğunu göstermektedir. (…) Yukarıdan beri yapılan açıklama ve incelemelerden anlaşılacağı gibi, yanlış bir şart tasarrufun idare tarafından geri alınmasından dolayı ödenmiş fazla paraların geri istenmesi davalarında, kamu yararı ile kişisel yararı uzlaştıracak, kamu ve hukuk düzenini sarsmayacak, aksine, bunlara güven ve devamlılık sağlayacak nitelikte en adil ve hukuki bir norm olarak iptal davası süresini, genel olarak yanlış şart tasarrufu, geriye yürü şekilde geri almak için bir sınır olarak kabul etmek, bu süre geçtikten sonra tasarrufun ancak ilerisi için hüküm ifade edecek şekilde geri alınabileceği, daha doğrusu ilerisi için değiştirilebileceği, tarzında bir sonuca varmak gerektir. Belirtilen süreler geçtikten sonra idare yanlış tasarrufunu geri alsa bile, geçmişteki durumlar artık kazanılmış durum niteliğinde olacağından, yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsiz olduğu da ileri sürülemeyecek ve geri istenmesi mümkün olmayacaktır.” tespitlerine yer verildiğini;

Yokluk ile mutlak butlan halleri hariç ve kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi de sebebiyet vermemiş olmak kaydıyla, idarenin yanlış şart tasarrufunu (özellikle yanlış intibak işlemini), ancak iptal davası süresi veya kanunlarda özel bir süre varsa bu süre içinde yahut iptal davası açılmışsa dava sonuna kadar, geriye yürür şekilde geri alabileceğine, bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınamayacağına ve bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halinde geri alma gününe kadar doğmuş durumların, parasal sonuçları da dâhil olmak üzere, hukuken kazanılmış durum olarak tanınması gerektiğine karar verildiğini,

İlam Sıra No 5′ de bahsi geçen …. ‘nın atamasına dair;

Tazmin hükmü ile müvekkilinin muhatap edilmesi dolayısı ile konuya dair örnek bir kararından bahsetmek istediklerini,

Sayıştay … Dairesince 2015 yılı 1…. 4.2018 tarih ve 44297 tutanak numaralı kararda Sınavsız Olarak Mühendis Kadrosuna Atanma ve Atanan Şahsın hem Mühendis Olması hem de Mühendislik Görevini Fiilen İcra Etmiş Olması Dolayısı İle Yapılan Hatalı Atama İşleminde Kamu Zararından Bahsedilemeyeceğine karar verildiğini,

Tüm bunların dışında;

Bahsi geçen …’nın; 2002 yılı … Teknik Üniversitesi (…. ), İnşaat Fakültesi, Jeodezi ve Fotogrametri (Harita) Mühendisliğinden mezun olduğunu ve 2008 yılından bu yana … Belediyesinde mühendis olarak kadrosunda çalıştığını,

…. tarih ve …. sayılı Başkanlık Onayı yazısı ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49.maddesine göre 8.derece mühendis kadrosu karşılık gösterilerek sözleşmeli personel olarak atanıp, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde Bölge Kontrol Mühendisi olarak görevinde çalışmaya başlamış ve yaklaşık olarak ta 2.5 yıl bu görevi sürdürmüş olduğunu,

Akabinde; Başkanlık Makamının Oluru ile …. tarih ve …. sayılı yazı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59.-6…. Maddeleri gereğince l. derece Özel Kalem Müdürü olarak atandığını, …. sayılı ve …. sayılı yazı ile 8.Derece Mühendis Kadrosuna atanarak tedviren Fen İşleri Müdürü görevine devam ettiğini, …. tarih ve 1141284-2818 sayılı yazı ile -kendi talebi ile, SGK’da geçen mühendislik hizmet yılları birleştirilmiş, “derece kademe ilerlemeleri’ ise İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce yapılmış olduğunu,

Sonuç olarak da, …. tarih ve …. (EK-22) sayılı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ile Belediye Meclisi kararı gereğince 8.derece Mühendis kadrosu 3.derece Mühendis kadrosuna yükseltildiğini,

Yukarıda da açıkça belirtildiği gibi Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanma kararı akabinde tedviren Fen İşleri Müdürlüğü’nü yürütmesi konusu ve talimatı dışında müvekkilinin bilgisi, dahli ve başkaca bir talimatı bulunmadığını,

Kaldı ki; …’nın Özel Kalem Müdürlüğü sürecinden sonra mühendis olarak atanması konusunda bir sınava girmesi gerektiği, sınavsız bu kadronun kendisine verilemeyeceği, mühendislik fakültesini bitirmesinin 657 Sayılı Kanun kapsamında yeterli sayılmadığı vb. tüm unsurlar dönemin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …. ve ilgili Başkan Yardımcısı … tarafından müvekkiline uyarı olarak yapılmadığı gibi atama evraklarında imzası bulunan hazırlayan tüm bu ilgilİler ile memur şef …. hakkında da bahsi geçen kamu zararı dolayısı ile kendilerine de ilişkilendirilebilecek bir husus bulunmamış ki zimmet ilamlarında bu kapsamda isimleri tüm ısrarlarına rağmen yer almadığını,

Atama emirlerinin en üst ita amir onaylıyor olabileceğini, dolayısı ile kamu zararı kapsamı en üst ita amirini de etkiliyor olabileceğini, lâkin; bu atama talimatını verdiği an itibarı ile müvekkilinin tek bir gün dahi uyarmaksızın, konunun olurunu-olmazını araştırmadan gerekli evrakı usulsüz olarak hazırlayıp yine müvekkilinin makamına son onay için sunan ilgili Başkan Yardımcısı Avukat … ve ilgili Müdür …. ile evrakı hazırlayan şef …. ‘nin bu hususta asıl zimmet sualine muhatap alınmaları gerektiği hususunu, önümüzdeki yıllarda aynı hataların tekraren önüne geçilmesi adına hatırlatmak istediğini,

Kaldı ki yukarıda EMSAL kararda da açıkça görüldüğü üzere istisnai kadrodan atama hakkı kullanılmak sureti ile önce Özel Kalem Müdürü akabinde de sınavsız olarak mühendis kadrosuna ataması yapılan …’nın, … Belediyesi’nde görev yaptığı süre boyunca ve öncesinde SGK üzerinden çalıştırıldığı tüm kurumlarda mühendislik görevini fiilen icra ettiğini, Kendisine ve dolayısıyla müvekkiline zimmet olarak tazmin edilen maaş farkı her ne kadar hatalı atama dolayısı ile tazmin edilmiş olsa da, …’nın yukarıdaki Sayıştay kararları doğrultusunda, ortada fiilen görevini icra etmiş olan bir mühendis olduğu için, kamu zararı tespit edilmiş olmasının; yasaya, mevzuata ve Sayıştay İçtihatlerine de aykırı olduğunu,

Sayıştay Denetimi esnasında ortaya çıkan bulguya istinaden yukarıda bahsi geçen hatalı atama işleminin iptal edildiğini, bundan sonra doğabilecek yeni kamu zararlarının da önüne geçildiğini, belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Harcama Yetkilisi … tarafından verilen temyiz dilekçesinde;

2002 yılı … Teknik Üniversitesi (…. ), İnşaat Fakültesi, Jeodezi ve Fotogrametri (Harita) Mühendisliği mezunu olup farklı Kamu Dairelerinde mühendislik hizmetlerinde görev aldığını ve 2008 yılından bu yana … Belediyesinde çalıştığını, …. tarih ve …. sayılı Başkanlık Onayı yazısı ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 49.maddesine göre 8.derece mühendis kadrosu karşılık gösterilerek sözleşmeli personel atanıp İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde Bölge Kontrol Mühendisi görevinde çalışmaya başladığını, bunun akabinde, Başkanlık Makamının Oluru ile …. tarih ve …. sayılı yazı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59.- 6…. Maddeleri gereğince …. derece Özel Kalem Müdürü olarak atandığını, …. sayılı ve …. sayılı yazı ile 8.Derece Mühendis Kadrosuna atanarak tedviren yürüttüğü Fen İşleri Müdürü görevine devam ettiğini, …. tarih ve …. sayılı yazı ile SGK’da geçen mühendislik hizmet yıllarının birleştirilmesiyle derece kademe ilerlemeleri İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce yapıldığını, …. tarih ve …. sayılı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ile Belediye Meclisi kararı gereğince 8.derece Mühendis kadrosu 3.derece Mühendis kadrosuna yükseltildiğini,

… Belediyesinde 2014 yılından 2017 yılına kadar mühendis kadrosunda zaten görev yapmakta olduğunu, 2017 yılında özel kalem müdürlüğü sonrasındaki fen işleri müdürlüğü görevi esnasında fen işleri müdürü iken teknik kadro olan mühendis kadrosuna her ne kadar sınavsız atanmış olsa da müdürlük görevinde zaten teknik işlerden sorumlu bir müdür olarak yine mühendislik görevini icra ettiğini ve kadro karşılığını gerektiren tüm teknik hususlarda kontrolörlük ve amirlik yaptığını, dolayısıyla mühendislik kadro karşılığını görev aldığını kamu dairesinde eksiksizce yerine getirmiş olduğunu, hizmet süresi boyunca teknik isler hususunda düzenlenmiş pek çok evrak ve hakediş dosyalarında teknik birim amiri (fen isleri müdürü) olarak imzası bulunduğunu,

24.05.2018 tarih ve 1207544/1453 sayılı yazı ile Sayıştay’ın düzenlediği … … Belediyesi 2017 Yılı Düzenlilik Denetim Raporunun 59.Bulgu Maddesi gerekçe gösterilerek Mühendis kadrosundan alınıp Memur kadrosuna atandım. Sayıştay’ın düzenlediği … … Belediyesi 2017 Yılı Düzenlilik Denetim Raporunun 59.Bulgu Maddesi gerekçe gösterilerek İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce Memur kadrosuna atanma işleminin yapılırken Kadro Derecesinin 3 ten 5 e düşürüldüğünü, derece kademesinin 4/1 den 8/1 e düşürülmüş ve göstergesinin 915 ten 660 a düşürülerek şahsımla ilgili bir kamu personeli zararı olarak nitelendirilebilecek maddi-manevi bir Mağduriyetinin oluşturulduğunu, Tüm bunlarla birlikte Belediyenin ilgili idaresi tarafından hizmet yıllarının ayrıştırılmış, yıllık izin hakları düşürülmüş, yeşil pasaportu dahi iptal ettirilmiş olduğunu, Bununla birlikte Maaşının da çok yüksek oranda düşmüş ve yaşam standardının çok olumsuz yönde etkilenmiş olduğunu, Zira, mühendis kimliği taşıması nedeniyle SGK Dökümlerinden de anlaşılacağı üzere maaşının ve emekliliğe esas değerlerinin 10 sene önceki rakamlara gerilediğini, mağduriyetinin hat safhalara getirildiğini, ayrıca, memur kadrosunda bulunduğu için 23.0… 2018 tarih ve 221606-1997 sayılı yazı ile Yazı İşleri Müdürlüğüne bağlı Evlendirme Dairesinde memur olarak görevlendirilerek ehliyet, sınıflandırma ve liyakat ilkelerinin tamamen dışında kariyerim ve meslek hayatım geri planda bırakılmıştır. Ve bu mağduriyet devam ettirildiğini,

Personel Hareketlerinin, Belediye İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün görev yetki ve sorumluluk kapsamında yasa ve yönetmeliklere uygun bir şekilde yapılması gereken işlemler olup, mühendis olarak sadece teknik işlerde ve teknik işlerle ilgili Yöneticilik pozisyonlarında görev aldığından, kamu personelinin atama şartlarıyla ilgili tabii olunması gereken Yasa ve Yönetmeliklerin takibi ve uygulama koşullarının sağlanıp sağlanmadığıyla ilgili çalışmalar ve yazışmalarda hiç bir görev yetki ve sorumluluğu bulunmadığını,

Dolayısıyla şahsına yöneltilen kamu zararının, şahsını da insan haklarına aykırı bir şekilde son derece mağdur ettiklerinden ve görevi gereği yasa ve yönetmelikleri takip etmeden şahsının uğradığı kamu personeli mağduriyetine sebebiyet veren ilgili birim yetkililerinden yani sorumlularından tahsil edilmesi gerektiğini,

Mühendis kadrosunun alınmasında; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 0…. 04.2010 tarihli kararı ile 04.0… 2009 gün ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Hizmet Grupları Arasında Geçişler” başlıklı 20.maddesinin (ç) fıkrasında, “İstisnai Memurluklarda Çalışanlar veya Çalışmış olanlar, bu yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmünün yürürlüğünün durdurulduğunun belirtildiğini, ayrıca, İlgili fıkra hükmünün 0… 05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri ile yürürlükten kaldırıldığının sebep gösterildiğini, ancak, Sayıştay’ın düzenlediği … … Belediyesi 2017 Yılı Düzenlilik Denetim Raporunun 59.Bulgu Maddesinde; Özel Kalem Müdürlüğüne yapılan atamaların mevzuata aykırılıkları ile ilgili görüşler yazılırken belirtilen 7 (yedi) kamu personeli arasında SINAV gerektiren kadro sadece kendisi olmamasına rağmen, 08.10.2013 tarihinde göreve başlayan personelin Ekonomist kadrosuna ve 14.03.2014 tarihinde göreve başlayan personelin Teknisyen kadrosuna sınavsız atanmasına ilişkin ve halen bu kadrolarda görevlerini sürdürüyor olmalarına rağmen 2017 yılı için herhangi bir zimmet çıkarılmaması durumu Kurumda ve işleyişte son derece eşitsizlik yaratmakta ve kişiye özel kamu personeli mağduriyeti meydana getirdiğini, bu da hem insan Haklarına aykırılık hem de 657 sayılı kanunun 3.Maddesindeki Temel ilkelerin göz ardı edilmesi durumunu taşıdığını,

Temel ilkeler: 657- Madde 3 – Bu kanunun temel ilkeleri şunlardır: Sınıflandırma: A)

(Değişik: 31/7/1970 – 1327/2 md.) Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve hu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır. Kariyer: B) Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır. Liyakat: C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.

Görüldüğü üzere Yasa, devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme istemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngördüğünü, bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinden geçeceğini,

… Belediyesinde 4 (dört) yıl boyunca Mühendis kadrosundan 5393 Sayılı Belediye Kanununun 49.maddesine göre Sözleşmeli Personel olarak kamu personeli pozisyonunda çalıştığı, İstisnai Kadrodan atandıktan sonra da 2017 yılı içerisinde teknik kadro gerektiren Fen İşleri Müdürü görevini fiilen icra ettiğinden, Mühendis kimliği, çalışma yılları boyunca verdiği hizmetler ve Belediyede 657 Devlet Memurları Kanununa tabi iken yaptığı görevler kapsamında kariyer, liyakat ve eşitlik ilkelerine aykırılık oluşturmadığının açık ve net olduğunu, 5393 Saydı Belediye Kanununun 49.Maddesinde “Sözleşmeli Personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. ” denildiğini, dolayısıyla kendisinin zaten Sözleşmeli Personel iken Mühendis kadrosundaki şartları sağladığını, Özel Kalem Müdürlüğünden sınavsız mühendis kadrosuna atanmasının kendisinin değil idaredeki bu konulardan sorumlu birimin(İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü) ve birim sorumlularının hatası olduğunu, ayrıca bu durumu neredeyse l(bir) yıl sonra düzeltmeleri, kazandığı haklar açısından mağduriyete uğratmaları, aldığı maaşın Asgari Maaşın neredeyse 2(İki) katı kadar azalmasına neden olmaları açısından yaşam kalitesinin de düşürülerek mağduriyet oluşturmaları, mesleki kariyerinin itibarsızlaştırılarak Mühendis kimliği gözetilmeden, Sayıştay Raporu 59.bulgu maddesine ve çıkarılan söz konusu Kamu zararına istinaden şahsının memur kadrosuna atanıp mesleğiyle alakasız bir birimde evlendirme kayıt elemanı olarak görevlendirilmesinin tüm yasalara, hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu, kamu zararı diye andan durumun nihayetinde Mühendis kimliği taşıyan Teknik Üniversite mezunu bir kamu personelinin mağduriyetine sebebiyet verdiği ve kazanılmış haklar kaybına neden olduğu göz önünde bulundurularak bahse konu “Mühendis Kadrosuna Atama” işleminin Kamu Zararı olarak değerlendirilirken aslında bir kamu personeli adına daha büyük zararlara neden olduğu da değerlendirilerek yeniden gözden geçirilmesi ve değerlendirmelerin konunun bütünü göz önünde bulundurularak yapılmasını Sayıştay Temyiz Makamından arz ettiğini,

Sonuç olarak; Özel Kalem Müdürlüğünden sınavsız olarak Mühendis kadrosuna atanmasında; daha önce de kurum ihtiyacı gereği 5393 sayılı Belediye Kanununun 49.maddesine göre 8.derece mühendis kadrosu karşılık gösterilerek sözleşmeli personel olarak çalıştığından ve liyakat ilkesine göre herhangi bir memurun kadrosunu gasp etmediğini, daha evvel bulunduğu mühendis kadrosuna atandığını, Mühendis kadrosunda ve mühendis görevinde çalışmakta iken kanunen de ünvanıma uygun bir kadroda bulunuyor iken ve kadrosunun gerektirdiği görevinin karşılığı hizmeti kurumuna vermiş ve vermeye devam etmekte iken yaklaşık 1 yıl sonra kurumun hatalı atamasını yazılı bildirim ile Sayıştay bulgusunu gerekçe göstererek şahsını memur kadrosuna geçirip kazanılmış tüm haklarını kaybetmesine ve maaşının büyük bir oranda düşmesine sebebiyet vererek ve şahsını mesleki kariyeri dışında sınıflandırıp mağdur etmesinin göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi ve mühendislik kadro süresi boyunca fiilen görevini ifa ettiğinden Mühendis kadrosu farkı ödemelerinin kamu zararı olarak değerlendirilmemesi; yine de burada bir

Kamu Personeli Zararına tercihen Kamu Zararı nitelendirilecek ise de bu hata durumunda dahi tarafına yapılan ödemelerin mağduriyetime sebep olan sorumlulara ödettirilmesini,

Kamu zararı gözetilirken 17 yıllık …. -İnşaat Fakültesi-Harita Mühendisliği bölümü mezunu teknik bir profile sahip şahsının mühendislik alanında verdiği hizmetler göz ardı edilerek, onlarca teknik proje ve belgelerdeki imza ve ünvanına rağmen Sayıştay Bulgusu sonucu mühendis kadrosundan çıkartılıp düz memur kadrosuna atanarak unvan dışı alakasız görevlendirmelere maruz bırakılması, şahsına ve devletine bir KAMU PERSONELİ ZARARI olarak geri dönmekte ve telafisi güç hatalara neden olmakta olduğunu,

talep etmiştir.

Gerçekleştirme Görevlileri … ve … tarafından verilen ortak mahiyetteki temyiz dilekçesinde;

…. tarih ve …. sayılı personel hareket onayı ile Genel İdari Hizmetler Sınıfı “Memur” kadrosuna ataması yapıldığını ve usulsüz atamanın düzeltilerek 15 Haziran 2018 maaşından itibaren halen memur kadrosu maaşını almaya devam ettiğini,

Daha önce sorgu konusu madde ile ilgili Sayıştay Başkanlığına sunduğu yazılı savunmasının yeniden değerlendirilerek, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte. …’ nın Mühendis kadrosuna atanması ve mühendis maaşı alması ile ilgili olarak mevzuata aykırı olan bir kamu zararı bulunuyor ise de sorumluluğun kendisine ait olmadığını, oluşan kamu zararının atama işlemlerini onaylayan ve atama işlemlerinde isimleri ve imzaları bulunanlar ile ödeme yapılan ilgili kişiye fazla ödenen maaş tutarlarının ilgiliden tahsil edilmesini talep etmiştir.

BAŞSAVCILIK MÜTALAASI

Üst Yönetici … tarafından verilen temyiz dilekçesine ilişkin Başsavcılık Mütalaasında;

“Özel kalem müdürü kadrosuna açıktan atama talebine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından herhangi bir izin verilmemesine rağmen, …. gün ve …. sayılı olur ile … Belediye Başkanı … tarafından atandığı,

Yine, … …. gün ve …. sayılı Belediye Başkanı oluru ile mühendislik kadrosuna atandığı, anlaşılmaktadır.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında mühendis unvanı sayılmış, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar başlıklı 6 ncı maddesinde, “görevde yükselme sınavında başarılı olmak ve bu yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen görevlerde toplam en az 1 yıl çalışmış olmak.”,

Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar başlıklı 8 inci maddesinde, “Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak ve Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak.”,

Yine, unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Mühendis kadrolarına atanabilmek için, Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak ile öğrenim durumu itibarıyla atanacağı kadro unvanını ihraz etmiş olmak,” şartları sayılmıştır.

Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atanan …’nın belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanmasının mevzuat hükümlerine açıkça aykırı olduğu anlaşılmaktadır. İlgiliye yapılan ödemelerin mühendis kadrosu için öngörülen mali hakların ödenmesi kamu zararı oluşturduğu düşünülmektedir.

5018 sayılı Kanunun ‘Hesap verme sorumluluğu’ başlıklı 8 inci maddesinde; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”

6085 sayılı Kanunu’nun Sorumlular ve sorumluluk halleri başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas alınır.

Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur.

Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.”

hükümleri yer almaktadır.

Sorumlulukla ilgili 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında, 5018 sayılı Kanuna atıfta bulunularak, beş grup sorumlu ve bunların Bakanlar, Üst Yöneticiler, Harcama Yetkilileri, Gerçekleştirme Görevlileri ve Muhasebe Yetkilileri olduğu belirtilmektedir.

Sayıştay yargılamasında sorumlular, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olan kamu görevlileridir. Bunların da duruma göre, Üst Yönetici, Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlileri ve Muhasebe Yetkilisi olduğu 5018 sayılı Kanunda açıklanmıştır. Dolaysıyla, Sayıştay yargılaması sonucunda tazmin kararının muhataplarının harcama sürecinde yer alıp ödeme emri eki belgeleri düzenleyen ve imzalayan kamu görevlileri olacağından ve yargılamaya konu olayda atama işlemi üst yöneticinin oluru ile gerçekleştiğinden üst yöneticinin de sorumluluğa dahil olması tabiidir.

5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.” hükmü yer almakta olup;

Yapılan ödemenin mevzuata aykırı yapılan bir atama işleminden kaynaklanması nedeniyle, 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesi hükmüne göre kamu zararını oluşturduğu ve tespit edilen kamu zararının adı geçen sorumlulardan tazmin edilmesi gerektiği,

Gerek 5018 sayılı Kanun hükümleri, gerekse Sayıştay Genel Kurul Kararı gereği, yargılamaya konu olayda adı geçen Üst Yöneticinin sorumlu tutulmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlileriyle birlikte sorumlu olması gerektiği, değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, talebin reddedilerek Daire kararının onaylanmasına karar verilmesi yerinde olur.” denilmiştir.

Harcama Yetkilisi … tarafından verilen temyiz dilekçesine ilişkin Başsavcılık Mütalaasında;

“Temyiz dilekçesinde; “…

Özel Kalem Müdürlüğünden sınavsız olarak Mühendis kadrosuna atanmamda; daha önce de kurum ihtiyacı gereği 5393 sayılı Belediye Kanununun 49.maddesine göre 8.derece mühendis kadrosu karşılık gösterilerek sözleşmeli personel olarak çalıştığımdan ve liyakat ilkesine göre herhangi bir memurun kadrosunu gasp etmediğim, daha evvel bulunduğum mühendis kadrosuna atandığım, Mühendis kadrosunda ve mühendis görevinde çalışmakta iken kanunen de unvanıma uygun bir kadroda bulunuyor iken ve kadromun gerektirdiği görevimin karşılığı hizmeti kurumuma vermiş ve vermeye devam etmekte iken yaklaşık 1 yıl sonra kurumun hatalı atamasını yazılı bildirim ile Sayıştay bulgusunu gerekçe göstererek şahsımı memur kadrosuna geçirip kazanılmış tüm haklarımı kaybetmeme ve maaşımın büyük bir oranda düşmesine sebebiyet vererek ve şahsımı mesleki kariyerim dışında sınıflandırıp mağdur etmesinin göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi ve mühendislik kadro sürem boyunca fiilen görevimi işa ettiğimden Mühendis kadrosu farkı ödemelerimin kamu zararı olarak değerlendirilmemesi; yine de burada bir Kama Personeli Zararına tercihen Kamu Zararı nitelendirilecek ise de bu hata durumunda dahi tarafıma yapılan ödemelerin mağduriyetime sebep olan sorumlulara ödettirilmesi, Sayıştay Temyiz Makamınızdan arz ve talebimdir.

Kamu zararı gözetilirken 17 yıllık …. -İnşaat Fakültesi-Harita Mühendisliği bölümü mezunu teknik bir profile sahip şahsımın mühendislik alanında verdiği hizmetler göz ardı edilerek, onlarca teknik proje ve belgelerdeki imzam ve ünvanıma rağmen Sayıştay Bulgusu sonucu mühendis kadrosundan çıkartılıp düz memur kadrosuna atanarak unvan dışı alakasız görevlendirmelere maruz bırakılması, şahsıma ve devletime bir kamu personeli zararı olarak geri dönmekte ve telafisi güç hatalara neden olmaktadır. Bu konunun Makamınızca bu yönden de değerlendirilmesini arz ederim.” denilmektedir.

Özel kalem müdürü kadrosuna açıktan atama talebine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından herhangi bir izin verilmemesine rağmen, …. gün ve …. sayılı olur ile … Belediye Başkanı … tarafından atandığı,

Yine, … …. gün ve …. sayılı Belediye Başkanı oluru ile mühendislik kadrosuna atandığı,

anlaşılmaktadır.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında mühendis unvanı sayılmış, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar başlıklı 6 ncı maddesinde, “görevde yükselme sınavında başarılı olmak ve bu yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen görevlerde toplam en az 1 yıl çalışmış olmak.”,

Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar başlıklı 8 inci maddesinde, “Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak ve Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak.”,

Yine, unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Mühendis kadrolarına atanabilmek için, Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak ile öğrenim durumu itibarıyla atanacağı kadro unvanını ihraz etmiş olmak,”

şartları sayılmıştır.

Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda açıktan atanan …’nın belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanmasının mevzuat hükümlerine açıkça aykırı olduğu anlaşılmaktadır. İlgiliye yapılan ödemelerin mühendis kadrosu için öngörülen mali hakların ödenmesi kamu zararı oluşturduğu düşünülmektedir.

5018 sayılı Kanunun Giderin Gerçekleştirilmesi’ başlıklı 33 inci maddesinde; “? Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükmü yer almaktadır.

Sorumlulukla ilgili 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu, 5018 sayılı Kanunda dört grup sorumlu ve bunların Bakanlar, Üst Yöneticiler, Harcama Yetkilileri, Gerçekleştirme Görevlileri olduğuna, Kanunda harcama yetkilisinin, bütçeyle ödenek tahsis edilen her harcama biriminin en üst yöneticisi olarak tanımlanması, idari açıdan üst yöneticilere; hukuka uygunluk açısından da yetkili kılınmış mercilere hesap vermekle sorumlu olduğunu, göstermekte olduğuna ve bu anlamda harcama yetkililerinin Sayıştay’a hesap verme sorumluluğunun bulunduğuna karar vermiştir.

Gerek 5018 sayılı Kanun hükümleri gerekse Sayıştay Genel Kurul Kararı gereği, yargılamaya konu olayda adı geçen harcama yetkilisinin sorumlu tutulmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve Gerçekleştirme Görevlileriyle birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, talebin reddedilerek Daire kararının onaylanmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.” denilmiştir.

Gerçekleştirme Görevlileri … ve … tarafından verilen temyiz dilekçesine ilişkin Başsavcılık Mütalaasında;

Temyiz dilekçesinde; “…. tarih ve …. sayılı personel hareket onayı ile Genel İdari Hizmetler Sınıfı “Memur” kadrosuna ataması yapılmış ve usulsüz atama düzeltilerek maaşından itibaren halen memur kadrosu maaşını almaya devam etmektedir.

Daha önce sorgu konusu madde ile ilgili Sayıştay Başkanlığına savunmamın yeniden değerlendirilerek, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte, …’ nın Mühendis kadrosuna atanması ve mühendis maaşı alması ile ilgili olarak mevzuata aykırı olan bir kamu zararı bulunuyor ise de sorumluluğun bana ait olmadığını, oluşan kamu zararının atama işlemlerini onaylayan ve atama işlemlerinde isimleri ve imzaları bulunanlar ile ödeme yapılan ilgili kişiye fazla ödenen maaş tutarlarının ilgiliden tahsil edilmesini talep ediyorum.” denilmektedir.

Özel kalem müdürü kadrosuna açıktan atama talebine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından herhangi bir izin verilmemesine rağmen, …. gün ve …. sayılı olur ile … Belediye Başkanı … tarafından atandığı,

Yine, … …. gün ve …. sayılı Belediye Başkanı oluru ile mühendislik kadrosuna atandığı, görülmektedir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında mühendis unvanı sayılmış, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar başlıklı 6 ncı maddesinde, “görevde yükselme sınavında başarılı olmak ve bu yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen görevlerde toplam en az 1 yıl çalışmış olmak.”,

Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar başlıklı 8 inci maddesinde, “Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak ve Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak.”,

Yine, unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Mühendis kadrolarına atanabilmek için, Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak ile öğrenim durumu itibarıyla atanacağı kadro unvanını ihraz etmiş olmak,” şartları sayılmıştır.

Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda açıktan atanan …’nın belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanmasının mevzuat hükümlerine açıkça aykırı olduğu anlaşılmaktadır. İlgiliye yapılan ödemelerin mühendis kadrosu için öngörülen mali hakların ödenmesi kamu zararı oluşturduğu düşünülmektedir.

5018 sayılı Kanunun Giderin Gerçekleştirilmesi’ başlıklı 33 inci maddesinde; “? Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükmü yer almaktadır.

Sorumlulukla ilgili 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu, 5018 sayılı Kanunda dört grup sorumlu ve bunların Bakanlar, Üst Yöneticiler, Harcama Yetkilileri, Gerçekleştirme Görevlileri olduğuna, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, karar vermiştir.

Gerek 5018 sayılı Kanun hükümleri gerekse Sayıştay Genel Kurul Kararı gereği, yargılamaya konu olayda adı geçen harcama yetkilisinin sorumlu tutulmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve Gerçekleştirme Görevlileriyle birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmektedir. Bu itibarla, talebin reddedilerek Daire kararının onaylanmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.” denilmiştir.

Duruşmaya katılan Üst Yönetici …, …’nın özel kalem müdürlüğüne atanmadan önce Belediyede sözleşmeli mühendis olarak çalıştığını, zaten Belediye’nin bir personeli olduğunu, başarılı çalışmalarından dolayı memur kadrolarına atanmak istendiğini, sözleşmeli mühendislikten memuriyete geçtikten sonra maaşında azalma olduğunu, bu anlamda kamu zararından söz edilemeyeceğini ifade ederek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Duruşmaya Üst Yönetici … adına katılan Av. … ise Belediye Başkanının Üst Yönetici olarak atanma şartlarının oluşup oluşmadığını kontrol edemeyeceğini, bunun İnsan Kaynakları Müdürlüğü sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı önceki mütalaalarında belirtiği hususları belirterek daire kararının onanması yönünde görüş belirtmiştir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici … ve kendisi adına katılan Av. … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas Yönünden İnceleme

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu maddesinde; “…özel kalem müdürlüklerine… bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabilir… Birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz. Bu görevlerde bulunan memurların emeklilik kıdemleri yürümekte devam eder.” denilmektedir.

Söz konusu Kanun maddesi ile ilgili İçişleri Bakanlığının 03.06.2009 gün ve B.05.0.MAH.0.08.0…. 00/900-14626 sayılı özel kalem müdürü konulu genelgesinde yer alan, “Özel kalem müdürlüğü kadrolarına yapılacak açıktan atamalar, Bakanlığımız izni ile yapılacaktır. Bu kadrolara yapılacak açıktan atamalarda, kadro derecesi ve görevin özellikleri de dikkate alınarak yükseköğrenim mezunlarına öncelik verilecektir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu maddesi kapsamında tanınan atama yetkisi, sınırsız bir yetki olmayıp, bu yetkinin memuriyete sınavsız girişin bir yönetimi gibi kullanımına hukuken imkân bulunmamaktadır. Bu sebeple, özel kalem müdürlüğü kadrolarına atanacakların seçiminde, belediye başkanlarının bir seçim dönemi boyunca çalışabilecekleri ehliyet ve liyakat sahibi kişileri seçmeleri esastır. Personel giderleri, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinde öngörülen oranları aşan belediyelerde, özel kalem müdürlüğü kadrolarına yapılacak açıktan ve naklen atamalarda, 5393 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinde öngörülen usule göre Bakanlığımızdan izin alınacaktır.” düzenlemelerine göre özel kalem müdürlüklerine atama yapılması gerekmektedir.

… Belediyesinin özel kalem müdürü kadrosuna açıktan atama talebine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından herhangi bir izin verilmemesine rağmen, …. tarihinde … Belediye Başkanı … tarafından atanmıştır.

… …. tarihinde mühendislik kadrosuna atanmıştır.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine Tabi Kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında mühendis unvanı sayılmış, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar başlıklı 6 ncı maddesinde, “görevde yükselme sınavında başarılı olmak ve bu yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen görevlerde toplam en az 1 yıl çalışmış olmak.” şartı belirtildikten sonra,

Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar başlıklı 8 inci maddesinde, “Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak ve Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak.” şartı,

Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Mühendis kadrolarına atanabilmek için, Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak ile öğrenim durumu itibarıyla atanacağı kadro unvanını ihraz etmiş olmak,” şartları sayılmıştır.

04.0… 2009 gün ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Hizmet Gruplan Arasında Geçişler” başlıklı 20 nci maddesinin (ç) fıkrasında, “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmünün yürürlüğü, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 0…. 04.2010 tarihli kararı ile durdurulduğundan uygulama imkânı bulunmamaktadır.

Nitekim bu fıkra hükmü 0… 05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri ile yürürlükten kaldırılmıştır.

04.0… 2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinin 2 nci bendinde, unvan değişikliğine tabi kadrolar arasında Mühendis kadrosu da sayılmış, “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8 inci maddesinin 1 inci bendinin (b) fıkrasında da “Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak,” gerektiği hüküm altına alınmıştır.

657 sayılı Kanun da özel kalem müdürlüğünde bulunan kişilerin bulundukları bu kadrolar diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmaz denilse de uygulamada memurluğa atama idarenin takdirindedir.

İstisnai memurluklarda çalışanların diğer kadrolara sınavsız atanmasına ilişkin Yönetmelik maddesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 0…. 04.2010 tarihli kararı ile durdurulduğundan ve 0… 05.2014 tarihli ve 28993 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile kaldırıldığından dolayı bu kişi mühendis kadrosu yerine ancak memur kadrosuna atanabilir.

Yapılan incelemede, … … Belediyesi tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Değişik 59 uncu maddesi hükmü uyarınca Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atanan …’nın belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanmasının mevzuat hükümlerine aykırı olduğu görülmektedir.

İlgiliye yapılan ödemelerin mühendis kadrosu için öngörülen zam ve tazminatlardan oluşması nedeniyle kamu zararı oluşmuştur.

Bu nedenle, esas yönünden 183 sayılı İlamın 5’inci maddesiyle verilen tazmin hükmü mevzuata uygundur.

Sorumluluk Yönünden İnceleme

183 sayılı İlamın 5’inci maddesinde, …. TL kamu zararından, atamayı gerçekleştiren Üst Yönetici (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin sorumlu olduğuna karar verilmiştir.

Kamu zararının doğmasına neden olan işlemin Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda açıktan atanan …’nın belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanması olduğu görülmektedir.

5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendinde, belediye personelinin atanması belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmasından dolayı ilamda Belediye Başkanı kamu zararından sorumlu tutulmuştur.

Ancak atamaya ilişkin …. tarihli Personel Hareketleri Onayında atamayı onaylayan kişinin Belediye Başkan Yardımcısı … olduğu görülmektedir. Dolayısıyla Belediye Başkanı …’ın kamu zararından sorumlu tutulmaması, onun yerine atamayı onaylayan Belediye Başkan Yardımcısı …’in sorumlu tutulması gerekmektedir.

Söz konusu atama işleminde, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yetki ve sorumluluğu bulunmadığı, bir kez atama yapıldıktan sonra ilgili kadroya ilişkin ödemelerin yapılmasının doğal ve hukuki olduğu değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla mevzuata aykırı olarak mühendis kadrosuna yapılan atama nedeniyle aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemesinin Mühendis kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan toplam …. TL kamu zararından atamayı onaylayan Belediye Başkan Yardımcısı …’in sorumlu olduğu, ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumlu olmadıkları anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, 183 sayılı İlamın 5’inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden bozularak, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üyeler …. , …. , …. ‘ın aşağıda yazılı ilave gerekçesi ve Üye …. ‘in aşağıda yazılı karşı oy gerekçesi ile) oyçokluğuyla,

Karar verildiği 30.09.2020 tarih ve 48253 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

İlave gerekçe

Üye …. , Üye …. ve Üye …. ‘ın ilave gerekçesi:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde harcamanın çeşidine göre aranacak belgeler belirlenmiş olup, “Aylıklar” başlıklı 8 inci maddesinde; aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenecek belgeler sayılarak; bunlardan birisinin de “İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı” olduğu ifade edilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Değişik 59 uncu maddesi hükmü uyarınca Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna açıktan atanan …’nın belli bir süre sonra sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanması 2017 yılında gerçekleşmiştir.

Söz konusu atama sonrası yapılan aylık ödemelerinde, ödeme emrine atama evrakının eklenmesi nedeniyle harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin söz konusu evrakın içeriğinin incelenmesinden ve mevzuata aykırı yapılan ödemeden sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, atamayı onaylayan Belediye Başkan Yardımcısının yanı sıra harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulması gerekir.

Karşı oy gerekçesi

Üye …. ‘in karşı oy gerekçesi:

5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendinde, belediye personelinin atanması belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmasından dolayı Belediye Başkanının kamu zararından sorumlu tutulması gerekmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülükleri 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.

Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlileri, atama, mevzuata aykırılık teşkil etse dahi, yapılan ödemenin mevzuata aykırı olmasından sorumludurlar ve gerekli kontrolleri yaparak yapılan ödemelerin mevzuata uygun hale getirilmesini sağlamakla yükümlüdürler.

Bu bağlamda Belediye Başkanının yanı sıra, ödeme emrine imza atan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de mevzuata aykırı ödemeden sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, 183 numaralı ilamın 5’inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün yukarıda yapılan açıklamalar ve ilamda belirtilen sorumluluklar çerçevesinde TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
1. Belediye Başkanının kamu zararından sorumlu tutılması için hangi kanunun hangi maddesi gereklidir?

Cevap: 5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendinde, belediye personelinin atanması belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmasından dolayı Belediye Başkanının kamu zararından sorumlu tutulması gerekmektedir.

2. Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları hangi kanunun hangisini gerektirir?

Cevap: 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde; Harcama Yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.

“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde; Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkilisince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

3. Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlilerinin Mevzuata Aykırılıktan Sorumluluğu Nedir?

Cevap: Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri, atama, mevzuata aykırılık teşkil etse dahi, yapılan ödemenin mevzuata aykırı olmasından sorumludurlar ve gerekli kontrolleri yaparak yapılan ödemelerin mevzuata uygun hale getirilmesini sağlamakla yükümlüdürler.

Tanımları:

4. Mevzuata Aykırılık: Bir işlem veya durumun kanunlar, yönetmelikler, kararname ve diğer resmi yazılardan kaynaklanan hükümlere aykırı olarak gerçekleştirilmesi.
5. Harcama Yetkilisi: Bütçeden harcama yapılabilmesi için gerekli olan harcama yetkilisinin görevi ile sorumlu kişi.
6. Gerçekleştirme Görevlisi: Giderlerin bütçe çerçevesinde ve mevzuata uygun olarak ödenmesiyle ilgili görevli.
7. Tazmin: Kamu zararından sorumluluktan dolayı yapılan ödeme.
8. 5018 sayılı Kanun: Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu
9. 5393 sayılı Kanun: Belediyeler Kanununun 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendinde, belediye personelinin atanması belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmasından dolayı