ÖZET: Danıştay kararında, özel muayenehanesinde sağlık hizmeti veren hekimlerin düzenlediği durum bildirir raporların, yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylatılmaksızın noterler nezdinde geçerli kabul edilmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, Türkiye Noterler Birliği ve Sağlık Bakanlığı arasındaki mevzuat farklılıkları nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiştir. Ancak, Noterlik Kanunu Yönetmeliği ve ilgili genelgeler gereğince, serbest çalışan doktorların düzenlediği raporların geçerliliği için yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylatılması gerektiği vurgulanmıştır.

Kararda, noterlerin hukuki güvenliği sağlamakla yükümlü olduğu ve iş yaptıracak kişilerin hukuki işlem yapabilme ehliyetinin tespitinin önemli olduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda, raporların onaylanmasının, raporu düzenleyen doktorun mesleki yetkinliğinin teyidi açısından gerekli olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve uygulamanın hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu durum, noterlik işlemlerinde güvenliğin sağlanması açısından önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 11784-11784 |sayi|94019529-101.07.05-E.94019529-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2018/4 2018/ 4

KARAR TARİHİ : 02/07/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Türkiye Noterler Birliği

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın özel muayenehanesinde sağlık hizmeti veren hekimlerin düzenlediği durum bildirir raporların, yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılmaksızın Noterler nezdinde geçerli kabul edilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 02/01/2018 2.1.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. 02/ 01/ 2018 tarihinde Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; Diyarbakır ili Bismil ilçesinde özel muayenehanesinde sağlık hizmeti veren bir hekim olduğunu, sağlık hizmeti yanında gerekli hallerde durum bildirir raporlar da vermek durumunda kaldığını, verdiği akli meleke raporlarının yerel sağlık kuruluşuna onaylattırılmasının noterler tarafından istenildiğini, bu durumun Türkiye Noterler Birliği ve Sağlık Bakanlığı mevzuat hükümlerinin farklılığından kaynaklandığını, dolayısıyla iki Kurum uygulamaları arasındaki farklılık sebebiyle kendisine verilen yetkiyi fiilen kullanamadığını belirterek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir .

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Noterler Birliği nden 20/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen idarenin 28/ 02/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. Konunun Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 91 inci maddesi, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri

Genel Müdürlüğünün 2014/ 29 sayılı genelgesi ve ekte sunulan 2016/ 4 sayılı genelge doğrultusunda

1 / 7incelendiği,

2.2. Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 14 Ağustos 1976 da yürürlüğe girmesi üzerine, yapılacak uygulamalarla ilgili olarak yayımlanan 1976/ 22 sayılı Genelgenin 13. maddesi ile Adalet Bakanlığı

Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 01/ 02/ 1993 tarihli ve sayılı, 20/ 05/ 1996 tarihli sayılı görüşlerinde açıklandığı üzere ve 229. Yüksek Sağlık Şurası’nın 20- 21 Şubat 2003 tarihli toplantısında alınan sayılı tavsiye kararı uyarınca, 1219 sayılı Kanuna göre mesleğini icraya yetkili olan tüm doktorların hukuki işlem yapma yeteneğine ilişkin (akli meleke) raporları verme yetkileri olduğundan, serbest çalışan doktorlardan da bu raporların alınmasının mümkün olduğu, 2.3. Ancak 1976/ 22 sayılı Genelge ile Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün yukarıda belirtilen görüşleri doğrultusunda, serbest çalışan doktorlara ait raporların, düzenleyenin serbest çalışan doktor olup olmadığının belirlenebilmesi ve dolayısıyla işlemlerin güvenliğinin sağlanması için yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılması gerektiği; 2.4. Özel muayenehanesinde sağlık hizmeti veren hekimin düzenlediği raporun “noterlik işlemlerinde” geçerliliğinin yukarıda belirtilen sebeplerle yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılması şartına bağlı bulunduğu; 2.5. 1219 sayılı Kanun uyarınca mesleğini icraya yetkili tüm doktorlar tarafından verilebilecek olan sağlık raporlarına ilişkin bahsedilen uygulama farklılığının Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel

Müdürlüğünün 01/ 02/ 1993 tarihli, ve 20.05.1996 tarihli sayılı görüşleri doğrultusunda, kişinin serbest çalışan doktor olup olmadığının tespiti ve noterlik işlemlerinde güvenliğin sağlanması sebebiyle istenilen onaylamadan kaynaklandığı, 2.6. Söz konusu uygulama farklılığının giderilmesi bakımından Başkanlıklarınca yayınlanan 2016/ 4 sayılı Genelge ile noterlik işlemleri yönünden, noterlikler arasında uygulama birliğinin sağlandığı, bunun işlem güvenliği bakımından yeterli görüldüğü, 2.7. Şikâyet konusu talebe ilişkin yargı organlarında açılmış ve sonuçlanmış davaya ilişkin

Birliklerine intikal eden bir bilgi bulunmadığı 3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel

Müdürlüğü nden 20/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen idarenin 05/ 03/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 3.1. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 13 üncü maddesi ile kişilerin hukuki işlem yapabilme ehliyetine (akli meleke) ilişkin raporları düzenleme konusunda

“münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler” in yetkili kılındıkları, 3.2. Aynı Kanunun 1 inci maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmanın şart olduğu; 2 nci maddesine göre, bu diplomanın muteber olması için diploma sahibinin ( 8 Teşrinisani tarih ve numaralı kanun mucibince) hizmeti mecburesini ikmal etmiş ve diplomasının

Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tasdik ve tescil edilmiş olmasının gerektiği, yine 5 inci maddesine göre, hususi muayenehane açmak veyahut evinde muayenehane tesis eylemek suretiyle sanatını icra eylemek isteyen her tabibin hasta kabulüne başladığından itibaren en çok bir hafta içinde isim ve hüviyetini, diploma tarih ve numarasını ve muayenehane ittihaz eylediği mahal ile mevcut ise ihtisas vesikalarını mahallin en büyük sıhhiye memuruna kaydettirmeye ve

2 / 7muayenehanenin nakli halinde en az yirmi dört saat evvel keyfiyeti nakli ihbara mecbur olduğu,

hususlarının düzenlendiği, 3.3. Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 14 Ağustos 1976 da yürürlüğe girmesi üzerine, yapılacak uygulamalarla ilgili olarak Türkiye Noterler Birliği tarafından yayımlanan 1976/ 22 sayılı Genelgenin 13. maddesinde, temyiz kudretinin doktor raporu ile saptanmasının kabul edildiği, burada doktor için, hükümet veya devlet hastanesi sinir ve akıl hastalıkları mütehassısı gibi terimlerin kullanılmamış olduğu, bunun da herhangi bir tabip tarafından verilecek raporun kabul edilebileceğini gösterdiği, ancak bu tabibin serbest bir kimse olması halinde tabibin imzasının sağlık müdürlüğüne veya hükümet tabibine tasdik ettirilmesinin yapılan işlemin sağlığı bakımından yerinde olacağı, düzenlemesine yer verildiği, 3.4. Gerek 1976/ 22 sayılı Genelge uygulamasında gerekse son olarak Türkiye Noterler Birliği tarafından 02/ 03/ 2016 tarihinde yayımlanan “Hukuki İşlem Yapma Ehliyetine İlişkin Doktor

Raporları Hakkında Genelge” de, serbest çalışan doktorların rapor düzenleyebileceği ve bu raporların geçerli olduğu anlaşılmakla birlikte, serbest çalışan doktorlara ait raporların, düzenleyenin serbest çalışan doktor olup olmadığının belirlenebilmesi ve dolayısıyla işlemlerin güvenliğinin sağlanması için yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılması gerektiğinin belirtildiği, 3.5. Uygulamada karşılaşılan sahtecilik olayları, noterlerin raporu düzenleyen kişinin doktor olup olmadığını ya da “icrayı sanata salahiyeti” olup olmadığını doğrudan kontrol etme imkânı olmaması hususları gözetilerek, serbest çalışan doktorlara ait raporların, düzenleyenin serbest çalışan doktor olup olmadığının belirlenebilmesi ve dolayısıyla işlemlerin güvenliğinin sağlanması için yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılması uygulamasının yerinde olduğunun değerlendirildiği, 3.6. İstenen onay, raporun içeriğine ilişkin olmadığı, raporu düzenleyen doktorun mesleği yapmaya yetkili bir doktor olup olmadığının teyidi mahiyetinde bulunduğundan, doktorlara verilen yetkinin fiilen kullanılmasına engel olunduğu iddiasının yerinde olmadığı ve işlem güvenliği açısından gerekli olduğunun düşünüldüğü, 3.7. Şikâyete konu olaya ilişkin Bakanlığa karşı açılmış her hangi bir dava bulunmadığı, 4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından (Sağlık

Hizmetleri Genel Müdürlüğü) 20/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen idarenin 05/ 03/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 4.1. Bakanlıkça yayımlanan 2014/ 11 sayılı “Hukuki İşlem Ehliyetine İlişkin Rapor Düzenleme

Yetkisi” konulu Genelge’de “ 5228 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ile : Sağlık Bakanlığının belirleyeceği illerde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecek veya çalıştırılacağı sağlık personelinin statüsü ve mali haklan ile hizmetin esaslarını düzenlenmesi amaçlanmış olup, mezkûr Kanunun ‘Hizmetin esasları’ başlıklı 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında ‘mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenir .’ hükmü” nün getirildiği, 4.2. Ayrıca gerek 6/ 7/ 2005 tarih ve 25867 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Pilot

3 / 7Uygulaması Hakkında Yönetmelik, gerek 25/ 5/ 2010 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği muvacehesinde ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemenin aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları arasında zikredildiği, 4.3. Diğer taraftan, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13 üncü maddesinde “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur . Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz” hükmünün mevcut olup mezkûr hüküm ile tabiplere bu yetkinin verildiği, anılan Kanun hükmü uyarınca mesleğini icraya yetkili olan tabiplerin, kişinin ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının tespiti için doğru algılama, kavrama ve buna göre hareket etme konusundaki ruhsal yeteneklerini, zihinsel işlevlerini, fiziksel vaziyeti, zaman ve mekân oryantasyonları gibi bir dizi davranış özelliklerini saptayarak kişi hakkında sağlık raporu düzenlemeye yetkili oldukları, 4.4. Bu itibarla mevzuatta kurul, kurum veya uzman hekimlerin yetkili kılındığı durumlar haricinde aile hekimleri de dâhil olmak üzere mesleğini icraya yetkili olan bütün tabiplerin akli meleke (hukuki işlem yapma ehliyeti) raporlarını düzenlemeye yetkili olup, ancak tabip gerek gördüğünde ilgili uzmana sevk ederek uzman tarafından karar verilip raporun düzenlenmesini talep edebileceği, 4.5. Bu bağlamda Bakanlık mevzuatı açısından muayene hekimince düzenlenmiş akli meleke raporunun kamu hastanelerince yeniden onaylanmasına dair bir hüküm bulunmadığı, ayrıca konu hakkında Genel Müdürlüğe ulaşan bir dava olmadığı, ifadelerine yer verildiği görülmektedir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 6. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler… Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…”, 7. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye

4 / 7önerilerde bulunmakla görevlidir .”,

8. 1512 sayılı Noterlik Kanununun, 8.1. “Noterlik Mesleği” başlıklı 1 inci maddesinde, “Noterlik bir kamu hizmetidir . Noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar .”, 8.2. “Emredici hükümlere uyma zorunluğu” başlıklı 53 üncü maddesinde, “Noterler, kanunların emredici hükümlerine aykırı hususlarda işlem yapamazlar . Bu hüküm, imza onaylaması yapılan işlemlerin münderecatı hakkında da uygulanır .” 8.3. “Hukuki işlemler ve ilgilileri” başlıklı 72 nci maddesinde, ” Noterler, ilgililerin istemi üzerine, hukuki işlemleri belgelendirirler . Belgelendirme, bu kısım hükümleri ile diğer kanunlar ve yönetmelikte gösterilen şekilde yapılır . / İlgili, belgelendirme isteminde bulunan kişidir . / Noter, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür .” 8.4. “Noterlerin Hukuki Sorumlulukları” başlıklı 162 nci maddesinde, “Stajiyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterler , bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar . / Noter, birinci fıkra gereğince ödediği miktar için, işin yapılmaması, hatalı yahut eksik yapılmasına sebep olan stajiyer veya noterlik personeline rücu edebilir .” 9. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun, 9.1. 1 inci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır .”, 9.2. 2 nci maddesinde, “Yukarki maddede yazılı diplomanın muteber olması için diploma sahibinin

8 Teşrinisani 1339 tarih ve 369 numaralı kanun mucibince hizmeti mecburesini ikmal etmiş ve

diplomasının Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tasdik ve tescil edilmiş olması lazımdır .

Tababet sanatını icra etmek istiyen askeri tabipler de diplomalarını tasdik ve tescil ettirirler . Ancak hizmeti mecburelerini ifa eyledikleri müddetçe diplomaları alıkonulan tabipler bu müddet zarfında dahi icrayı sanata mezundurlar .” 9.3. 5 inci maddesinde, “Hususi muayenehane açmak veyahut evinde muayenehane tesis eylemek suretiyle sanatını icra eylemek istiyen her tabip hasta kabulüne başladığından itibaren en çok bir hafta içinde isim ve hüviyetini, diploma tarih ve numarasını ve muayenehane ittihaz eylediği mahal ile mevcut ise ihtısas vesikalarını mahallin en büyük sıhhiye memuruna kaydettirmeğe ve muayenehanenin nakli halinde en az yirmi dört saat evvel keyfiyeti nakli ihbara mecburdur .” 9.4. 13 üncü maddesinde, “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyesi hakkında rapor tanzimine munhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur . Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmıyan tabiplerin raporları muteber olamaz .” 10. 13.07.1976 tarih ve 15645 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Noterlik Kanunu

Yönetmeliğinin “Yeteneğin tesbiti” başlıklı 91 inci maddesinde , “Noterin ilgilinin yeteneği hakkında bir kanı sahibi olması gereklidir . Temyiz kudretine sahip bulunan ve işlemin niteliğine göre gerekli yaşa girdiği anlaşılan herkes hukuki işlemleri yapmaya ehil olup, bu yaş resmi belge ile

5 / 7saptanır . Tanık veya kanı ile yaş tespit edilemez . / İlgilinin yaşlılık, hastalık veya dış görünüşü

itibariyle yeteneğinden şüphe edilmesi veya bu konuda ihbar ve şayet bulunması hallerinde temyiz kudretinin varlığı doktor raporu ile saptanır . Bu takdirde metnin içinde tarih ve numarası ile rapordan bahsedilir, raporun aslı işlemin noterde kalan nüshasına eklenir . …” hükümleri düzenlenmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Şikayet başvurucusu 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere özel muayenehanesinde sağlık hizmeti veren hekimlerin düzenlediği durum bildirir raporların, yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılmaksızın Noterler nezdinde geçerli kabul edilmesi talebi ile Kurumumuza başvurmuştur .

13. Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 14 Ağustos 1976 da yürürlüğe girmesi üzerine, yapılacak uygulamalarla ilgili olarak Türkiye Noterler Birliği tarafından yayımlanan 1976/ 22 sayılı Genelgenin 13. maddesinde, temyiz kudretinin doktor raporu ile saptanmasının kabul edildiği, burada doktor için, hükümet veya devlet hastanesi sinir ve akıl hastalıkları mütehassısı gibi terimlerin kullanılmamış olduğu, bunun da herhangi bir tabip tarafından verilecek raporun kabul edilebileceğini gösterdiği, ayrıca serbest çalışan doktorlara ait raporların düzenleyenin serbest çalışan doktor olup olmadığının belirlenmesi ve dolayısıyla işlem güvenliğinin sağlanması için yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılması gerektiği, hususlarının belirtildiği, yine 02/ 03/ 2016 tarih ve 2016/ 4 sayılı

“Hukuki İşlem Yapma Ehliyetine İlişkin Doktor Raporları Hk.” Genelge ile de bu uygulamaya devam edildiği, başvuranın mağduriyetinin de söz konusu uygulamadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır .

14. 1512 sayılı Noterlik Kanununda, noterin kamu hizmeti gördüğü ve hukuki güvenliği sağlamakla görevli olduğu, noterin, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve gerçek istekleri dışında bu kimselerin yeteneklerini de tamamen öğrenmekle yükümlü olduğu hususlarının düzenlendiği, burada kullanılan “yetenek” ifadesinden, iş yaptıracak kimselerin temyiz kudretine sahip bulunması ve işlemin niteliğine göre gerekli yaş şartını sağlaması, dolayısıyla bu kişilerin hukuki işlemleri yapmaya ehil olup olmadığının tespit edilmesi hususunun anlaşıldığı, ayrıca yine söz konusu Kanun hükümleri gereğince, noterlerin (stajyer, kâtip ve kâtip adayları tarafından yapılmış olsa bile), bir işin hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı hukuken sorumlu oldukları, hususunun düzenlendiği görülmektedir .

15. Ayrıca söz konusu uygulamanın yasal dayanağını oluşturan 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı

San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13 üncü maddesi gereğince, iş yaptıracak kimselerin hukuki işlem yapabilme ehliyetini haiz olup olmadıklarına (akli meleke) ilişkin raporları düzenleme konusunda münhasıran “bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler” in yetkili kılındıkları, Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporlarının muteber (geçerli)

6 / 7olamayacağı, hususlarının düzenlendiği, diğer yandan “bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan

tabipler” in ise bu Kanunun 1, 2 ve 5 inci maddesinde belirtilen şartları taşımaları gerektiği, hususları öngörülmüştür .

16. Gerek 1976/ 22 sayılı Genelge uygulamasında, gerekse son olarak Türkiye Noterler Birliği tarafından 02/ 03/ 2016 tarihinde yayımlanan “Hukuki İşlem Yapma Ehliyetine İlişkin Doktor

Raporları Hakkında Genelge” de yer alan düzenlemeler çerçevesinde, serbest çalışan doktorların rapor düzenleyebileceği ve bu raporların geçerli olduğu anlaşılmakla birlikte, uygulamada karşılaşılan sahtecilik olayları ve noterlerin raporu düzenleyen kişinin doktor olup olmadığını ya da

“icrayı sanata salahiyeti” olup olmadığını doğrudan kontrol etme imkânı olmaması hususları gözetilerek, serbest çalışan doktorlara ait raporların, düzenleyenin serbest çalışan doktor olup olmadığının tespiti, bir başka deyişle 1219 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi gereğince “icrayı sanata salahiyeti olan tabipler” den olup olmadığının belirlenebilmesi ve dolayısıyla hukuki işlem güvenliğinin sağlanması için yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılması uygulamasının yerinde olduğu, zira “onay” şartının raporun içeriğine ilişkin olmadığı, raporu düzenleyen doktorun mesleği yapmaya yetkili bir doktor olup olmadığının teyidi mahiyetinde bulunduğu ve işlem güvenliği açısından gerekli olduğu değerlendirilmiştir .

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar doğrultusunda, özel muayenehanesinde sağlık hizmeti veren hekimlerin düzenlediği durum bildirir raporların, yerel resmi sağlık kuruluşuna onaylattırılması işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .

C. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır .

VII. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Danıştay’a yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA, TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ’ne, ADALET BAKANLIĞI

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne ve SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK

HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi