|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Kocaeli ili … ilçesi … Mahallesi’nde bulunan 1017 ada 6 parsel sayılı taşınmazın özel orman statüsünün iptali ve Devlet ormanı olarak Hazine adına tescili üzerine yapılan bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazın Devlet ormanı olduğunu iddia ederek, özel orman sınırlandırma işleminin iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. Mahkeme, ilk olarak kısmi kabul ile bazı bölümler için iptal kararı vermiş, ancak Yargıtay, bozma ilamında, taşınmazın konumunun net olarak belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, mahkeme, taşınmazın tamamının özel orman olarak sınırlandırma işleminin iptaline ve orman vasfında Hazine adına tesciline karar vermiştir. Ancak, mahkeme, bozma ilamındaki gereklilikleri tam olarak yerine getirmemiştir. Çelişkili bilirkişi raporları ve eksik belgeler nedeniyle, mahkeme, yeni bir keşif yapılması ve orman tahditine ilişkin belgelerin dosyaya getirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davalılar vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek, mahkeme kararını bozmuş ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Bu süreç, orman kadastrosu ve taşınmazın hukuki statüsünün belirlenmesi açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2021/16831 E. , 2024/5516 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/128 E., 2021/140 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Çekişmeli Kocaeli ili … ilçesi … Mahallesi, … mevkiinde bulunan 1017 ada 6 parsel sayılı 2362 m² yüzölçümündeki taşınmaz, … adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı … İdaresi dava dilekçesinde özetle, Kocaeli ili … ilçesi … Mahallesi, … mevkiinde özel orman statüsündeki (I), (II), (III), (IV) ve (V) nolu (3478), (3479), (3480), (3481) ve (3482) sayılı parseller üzerinde bulunan 1017 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Devlet ormanı olduğunu belirterek, özel orman olarak sınırlandırma işleminin ve tapusunun iptali ile Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; mahkemece davanın kabul kısmen reddi ile dava konusu taşınmazın 20.01.2016 tarihli fen bilirkişi raporu ekinde bulunan krokide (6) numarası ile taralı olarak gösterilen 2.107,18 m²’lik bölümü açısından özel orman olarak sınırlandırma işleminin ve tapu kaydının iptali ile Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu bölüm açısından vaki elatmanın önlenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş hüküm tüm taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.09.2020 tarihli ve 2020/2124-2768 E.K sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “Kocaeli Tapulama Hakimliğinin 1980/147 Esas ve 1983/567 Karar sayılı ilgili dosyası ile çekişmeli parsele ilişkin tüm imar evrakları getirtildikten sonra fen ve orman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak Kocaeli Tapulama Hakimliğinin kararına konu yer ile imar paftası çakıştırılıp dava konusu parselin konumu net olarak belirlenmeli, çekişmeli parselin kesin hüküm kapsamında kalıp kalmadığı araştırılıp, kesin hüküm kapsamında kalıyor ise bu husus gözetilmeli, kalmıyor ise Orman İdaresinin davası hakkında gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile, dava konusu Kocaeli ili … ilçesi … Mahallesi, … Mevkii 1017 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tamamının özel orman olarak sınırlandırma işleminin iptaline, dava konusu Kocaeli ili … ilçesi … Mahallesi … mevkii 1017 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman vasfında Hazine adına tesciline ve elatmanın önlenmesine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın Kocaeli Tapulama Hakimliğinin 1980/147 Esas ve 1983/567 Karar sayılı ilamına konu olan kesin hüküm kapsamında kalmadığı ve şuyulandırma çalışması ile oluştuğu konusunda tereddüt yoktur. Ancak bölgede yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş, bu konuda fen bilirkişisince düzenlenen rapor ile orman bilirkişi raporu da birbirini doğrular nitelikte olmayıp raporlar çelişmektedir. Ayrıca bu çalışmaya ait tüm tutanaklar getirtilerek dosya arasına da alınmamıştır.
O halde, mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalılar vekilinin, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.