ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın diş hekimi kızı, 30/10/2020 tarihinde İzmir’de meydana gelen depremde vefat etmesi üzerine şehitlik belgesi talep etmiştir. Sağlık Bakanlığı, başvuranın kızının özel sağlık sektöründe çalıştığını ve Bakanlığın şehitlik belgesi düzenleme yetkisinin yalnızca kendi personeline ait olduğunu belirterek talebi reddetmiştir. Başvuran, bu reddin hukuksuz olduğunu iddia etmiştir.

Danıştay, Sağlık Bakanlığı’nın şehitlik belgesi düzenleme yetkisini, yalnızca Bakanlık ve bağlı kuruluşlar bünyesinde görev yapan personel için geçerli kıldığını vurgulamıştır. Mevzuatta “şehit” kavramının tanımının bulunmadığı, ancak genel olarak kamu çalışanlarının görevleri sırasında hayatlarını kaybetmeleri durumunda şehit sayılabilecekleri belirtilmiştir. Özel sektörde çalışan bir sağlık personelinin, afet sonucu vefat etmesinin şehitlik belgesi almasına yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, şehitlik belgesi düzenlenmesine ilişkin mevzuatın kapsamını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/13204-S.22.20214

BAŞVURU NO : 2022/6359

KARAR TARİHİ : 11/10/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın diş hekimi kızının ücretli olarak görev yaptığı poliklinikte hastasını tedavi ettiği sırada gerçekleşen depremde vefat etmesi nedeniyle şehitlik belgesi talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 28/04/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde başvuru yapan başvurusunda özetle; kızı Diş

Hekimi (TC ücretli olarak çalıştığı İzmir Bayraklıdaki Özel Dent 35

Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğinde hastasını tedavi ettiği anda 30/10/2020 tarihinde meydana gelen depremde işyerinin bulunduğu Rıza Bey apartmanının yıkılmasıyla göçük altında can vererek sağlık personeli şehidi olduğunu, şehitlik belgesini yazılı talep ettiğini, ancak Sağlık Bakanlığının bu talebini haksız ve hukuksuz bir şekilde reddettiğini belirterek şehitlik belgesinin verilmesini talep etmiştir.

2. Başvuru ekinde sunulan CİMER başvurusunda; “… 1- Sayın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ile Sayın İzmir Mahkemelerindeki ilgili dava dosyalarındaki OLAY ANI İŞYERİ VİDEO görüntüsü 2-Şehit olduğu polikliniğin binası olan

İzmir/Bayraklıdaki Apartmanının Olay anı yıkılış videosunun internetteki ve TRT dahil birçok basın gruplarının arşivlerindeki görüntüsü 3- 11.10.2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında kanun hükmünde Kararnamenin 40’ıncı maddesine dayanılarak hazırlanan ve Değişik :RG-23/12/2016 -29927 ile yürürlüğe giren Ağız ve Diş Sağlığı

Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer bulan tüm bölümlerin alt başlıklarda ve maddelerde yazılanları 4-Üçüncü maddede yer alan Yönetmeliğin de aynı yasal dayanağı yani 11.10.2011 tarihli,663 sayılı KHK nin Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik

Belgesi Düzenlenmesine Dair Yönergesinin tüm hükümleri 5-Kızımızın şehit olduğuna dair

Devletimizin arşivindeki diğer bilgi ve belgeler 6-internet ve geniş basın kuruluşları vasıtası ile yazılı ve görsel yoldan bilgi ve belgelere sahip olarak kızımızın şehit oluşuna şahit olan milletimiz dahil tüm

/

dünya milletleri 7- İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyasına giren 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinin kızımızın masum olduğunu yazan raporu somut delillerdir.” denildiği görülmüştür.

3. Ayrıca, Başvuranın CİMER aracılığıyla Sağlık Bakanlığına yapmış olduğu başvurularına Sağlık

Bakanlığı Kadro ve Terfi Dairesi Başkanlığı tarafından19/04/2022 tarihinde; “…Özel Dent35 Ağız ve Diş Polikliniğinde Diş Tabibi olarak görevli ’ın 30.10.2020 tarihinde depremde vefat ettiği belirtilerek Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik Belgesi

Düzenlenmesine Dair Yönerge’ye istinaden Şehitlik Belgesi düzenlenmesi talebiniz incelenmiş olup

ÇKYS /İKYS kayıtlarının tetkikinde Bakanlığımız bünyesinde görev yapmadığı anlaşıldığından herhangi bir işlem tesis edilememiştir.” ve 22/04/2022 tarihlerinde ise; “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik Belgesi Düzenlenmesine Dair Yönerge’nin

‘Tanımlar’ başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ‘Şehit Bakanlık ve bağlı kuruluş personelinden; yurtiçinde veya yurtdışında görevli oldukları sırada veya bu görev ile ilgili olarak veyahut yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları kaza veya saldırıcı sonucu vefat eden personeli, ifade eder.’ hükmü bulunmaktadır. Talebiniz anılan hüküm kapsamında olmadığı anlaşıldığından herhangi bir işlem tesis edilememiştir.”

Şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

4. Kurumumuzun 15/06/2022 tarih ve sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Bakanlığın 09/08/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 4.1. 25/09/2012 tarihli ve B.10.0.YHG.0.00/21817 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik

Belgesi Düzenlenmesine Dair Yönergenin 2 nci maddesinde “Şehit: Bakanlık ve bağlı kuruluş personelinden; yurtiçinde veya yurtdışında görevli oldukları sırada veya bu görev ile ilgili olarak veyahut yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları kaza veya saldırı sonucu vefat eden personeli, ifade eder.” hükmüne yer verildiği, 4.2. Ancak, Bakanlığın ÇKYS/İKYS kayıtlarının tetkiki neticesinde 30/10/2020 tarihinde vefat eden

’ın Bakanlığın merkez veya taşra teşkilatında görev yapan personel olmadığı, özel sağlık sektöründe görev yaptığı, 4.3. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik Belgesi Düzenlenmesine Dair Yönerge kapsamında düzenlenen şehitlik belgesinin, Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde verilen mali ve sosyal hakları içermediği ve ilgililerin vazife malulü sayılmalarına da gerekçe olmadığı, 4.4. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik Belgesi Düzenlenmesine Dair Yönergenin amacının; Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personelinin yurtiçi ve yurtdışı görevlerinin ifası sırasında veya görevleri sebebiyle şehit olmaları halinde, şehit ailelerinin talebi halinde veya Bakanlıkça resen şehitlik belgesi tanzimine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında ihdas edilen kadro/pozisyonlarda görev yapmayan kişilere anılan Yönergenin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, Belirtilmiştir.

/

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 12/11/2016 tarih ve 29886 sayılı resmi gazetede yayımlanan Şehitlik Yönetmeliğinin 7.1. “Şehitliklere defnedilecek kişiler” başlıklı 3 üncü maddesi; “(1) Aşağıdaki kişiler şehitliklere defnedilir.

a) Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri

Komutanlıklarında görev yapan subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler, Jandarma Genel Komutanlığında Jandarma Hizmetleri Sınıfında ve Sahil

Güvenlik Komutanlığında Sahil Güvenlik Hizmetleri Sınıfında bulunan kamu personeli ile sözleşmeli subay ve astsubaylar, uzman erbaşlar ve sözleşmeli erbaş ve erler, Emniyet Teşkilatında Emniyet

Hizmetleri Sınıfında bulunan kamu personeli, Millî İstihbarat Teşkilatı mensupları ile askerlik yükümlülüğünü yerine getiren yedek subay, erbaş ve erlerden;

1) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 45 inci ve 64

üncü maddeleri veya 56 ncı maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinde sayılan durumlarda,

2) 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 2 nci

maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sayılanlardan, aynı bentlerde sayılan durumlar ile aynı Kanunun 1 inci maddesinde sayılan durumlarda,

3) 23/4/1981 tarihli ve 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık

Bağlanması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde sayılanlardan, aynı maddede sayılan durumlarda,

4) 18/12/1981 tarihli ve 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık

Bağlanması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde sayılanlardan, aynı maddede sayılan durumlarda,

5) 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri

Tazminat Kanununun 1 inci maddesinde sayılanlardan, aynı Kanunun 13 üncü maddesinde sayılan durumlarda,

6) 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu kapsamında görevlendirilenlerden, aynı

Kanunun 28 inci maddesinde sayılan durumlarda,

7) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun

17 nci maddesinde sayılan durumlarda,

8) 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Emniyet Teşkilâtı Uçuş ve Dalış Hizmetleri Tazminat Kanununun 1

inci maddesinde sayılanlardan, aynı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan durumlarda, /

9) 10/11/1988 tarihli ve 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanunun 1

inci maddesinde sayılan birliklerde görev yapanlardan, aynı Kanunun 3 üncü maddesinde sayılan durumlarda,

10) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının

birinci cümlesi ile aynı fıkranın (h) bendinde sayılanlardan, aynı maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile ikinci fıkrasında sayılan durumlarda,

11) 24/2/2000 tarihli ve 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli

Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanunun 12 nci maddesinde sayılanlardan, aynı maddede sayılan durumlarda, hayatını kaybettiği değerlendirilenler.

b) Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarında görev yapan ve (a)

bendi kapsamında yer almayan kamu personelinden;

1) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci

fıkrasında sayılan durumlarda,

2) 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde

sayılanlardan, aynı bentlerde sayılan durumlar ile aynı Kanunun 1 inci maddesinde sayılan durumlarda,

3) 2453 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde sayılanlardan, aynı maddede sayılan durumlarda,

4) 2566 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde sayılanlardan, aynı maddede sayılan durumlarda,

5) 2935 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilenlerden, aynı Kanunun 28 inci maddesinde sayılan

durumlarda,

6) 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde sayılanlardan, aynı

maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile ikinci fıkrasında sayılan durumlarda,

7) 4536 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde sayılan kişilerden, aynı maddede sayılan durumlarda,

hayatını kaybettiği değerlendirilenler.

c) Geçici ve gönüllü köy korucularından;

1) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan

durumlarda,

2) 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlardan, aynı

bentlerde sayılan durumlar ile aynı Kanunun 1 inci maddesinde sayılan durumlarda,

3) 2935 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilenlerden, yetkili makamlarca görevlendirildikleri

resmen belgelenmek şartıyla, aynı Kanunun 28 inci maddesinde sayılan durumlarda,

4) 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde sayılanlardan, aynı maddenin

birinci fıkrasının birinci cümlesi ile ikinci fıkrasında sayılan durumlarda,

5) 4536 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde sayılan kişilerden aynı maddede sayılan durumlarda,

hayatını kaybettiği değerlendirilenler.

ç) (a), (b) ve (c) bentleri dışında kalanlardan;

1) 2330 sayılı 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlardan, aynı bentlerde

sayılan durumlar ile aynı Kanunun 1 inci maddesinde sayılan durumlarda, /

2) 2935 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilen veya çalışma yükümlülüğüne tabi tutulanlardan,

yetkili makamlarca görevlendirildikleri veya çalışma yükümlülüğüne tabi tutuldukları resmen belgelenmek şartıyla, aynı Kanunun 28 inci maddesinde sayılan durumlarda,

3) 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde sayılanlardan, aynı bentte

sayılan durumlarda,

4) 4536 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde sayılan kişilerden, yetkili makamlarca görevlendirildikleri

resmen belgelenmek şartıyla, aynı maddede sayılan durumlarda,

5) Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı ortaklıklarda

görevli olanlardan, 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde sayılan durumlarda, hayatını kaybettiği değerlendirilenler.

d) 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde sayılanlardan, aynı bentte sayılan durumlarda hayatını kaybettiği değerlendirilenler.

e) (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde sayılan durumlarda yaralananlardan daha sonra bu yaralanmanın sebep ve tesiri ile hayatını kaybettiği değerlendirilenler.

(2) Aşağıdaki kişiler şehitliklere defnedilmez.

a) Kasıt, disiplinsizlik veya suç teşkil ettiği değerlendirilen eylemleri sonucu hayatını kaybedenler.”

7.2. “Şehitliğe defin kararı” başlıklı 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası:

“Şehitliğe defin kararı veren makamlarca 3 üncü maddedeki esaslara göre şehitliğe defin kararı verilmesi ve şehitliğe defin yapılması, hayatını kaybeden kişinin yakınlarına ilgili mevzuatına göre sağlanacak haklara ilişkin hak sahipliği sonucunu doğurmaz. Hak sahipliği, yetkili kurum ve kuruluşlarca ilgili mevzuatına göre tespit edilir” 8. 25/09/2012 tarihli Bakan oluru ile yürürlüğe konulan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik

Belgesi Düzenlenmesine Dair Yönerge; “Amaç ve Kapsam

Madde 1 – (1) Bu Yönergenin amacı; Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personelinin yurtiçi ve yurtdışı görevlerinin ifası sırasında veya görevleri sebebiyle şehit olmaları halinde, şehit ailelerinin talebi halinde veya Bakanlıkça resen şehitlik belgesi tanzimine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Tanımlar

Madde 2 – (1) Bu Yönergede geçen; a) Bakan: Sağlık Bakanını, b) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını, c) Bağlı Kuruluş: 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığın bağlı kuruluşu olarak kurulan

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık

Genel Müdürlüğü ile Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunu, ç) Genel Müdürlük: Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünü, d) Müdürlük: İl Sağlık Müdürlüğünü,

e) Şehit: Bakanlık ve bağlı kuruluş personelinden; yurtiçinde veya yurtdışında görevli oldukları sırada veya bu görev ile ilgili olarak veyahut yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları kaza veya saldırıcı sonucu vefat eden personeli, f) Şehitlik belgesi: Şehit yakınlarının talebi üzerine veya Bakanlıkça resen tanzim olunacak belgeyi( Ek1), ifade eder.

Şehitlik belgesinin düzenlenmesi

Madde 3- (1) Şehitlik belgesinin verilmesi için, Bakanlık ve Valilikler tarafından gerekli kolaylık sağlanır.

(2) Şehitlik belgesi verilmesi için; şehidin eşi, reşit olan çocukları, anne, baba veya kardeşleri talepte bulunabilir. Talep dilekçeleri, şehidin nüfus cüzdanı fotokopisi ve hadiseye ilişkin bilgi ve belgeler eklenerek şehidin en son görevli olduğu yerin müdürlüğüne verilir. Müdürlük hadiseyle ilgili değerlendirmesini de yaparak evrakı Bakanlığa gönderir. Bakanlıkça resen şehitlik belgesi verilecek hallerde, aynı belgeler müdürlükçe hazırlanarak gönderilir. Bakanlık ve bağlı kuruluş merkez teşkilatı personeli için talep, Genel Müdürlüğe yapılır.

(3) Talep dilekçelerinin ve işlem evrakının Genel Müdürlükçe incelenmesi neticesinde, ilgili personelin yurt içinde veya yurt dışında görevli olduğu sırada veya görevi ile ilgili olarak veyahut yaptığı hizmet nedeni ile derhal veya bu yüzden maruz kaldığı kaza veya saldırı sonucu vefat etmiş olduğunun anlaşılması halinde, ekli forma uygun olarak adına şehitlik belgesi tanzim olunur.

Şehitlik belgesinin düzenlenmesi

Madde 4- (1) Şehitlik belgesi, şayet şehit/şehitler için tören tertiplenecek ise tören esnasında, tören tertiplenmeyecek ise müdürlük kanalı ile şehit yakınlarına verilir.

Tutulacak kayıt

Madde 5- (1) Şehitlik belgesi ile ilgili olarak; Genel Müdürlükçe Şehit kayıt defteri tutulur.

(2)Bu defterde:

a) Şehidin kimliği ve resmi, b) Vefat tarihi, c) Şehit sayılma nedeni, ç) Şehitlik belgesinin tarihi ve numarası yer alır.

Yürürlük

Madde 6- (1) Bu Yönerge, Bakan onayı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 7- (1) Bu Yönerge hükümlerini, Sağlık Bakanı yürütür.”

Hükümleri amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

/

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; diş hekimi kızının ücretli olarak çalıştığı İzmir Bayraklıdaki Özel Dent 35 Ağız ve Diş

Sağlığı Polikliniğinde hastasını tedavi ettiği anda 30/10/2020 tarihinde meydana gelen depremde işyerinin bulunduğu apartmanının yıkılmasıyla göçük altında can vererek sağlık personeli şehidi olduğunu, şehitlik belgesini yazılı talep ettiğini, ancak Sağlık Bakanlığının bu talebini haksız ve hukuksuz bir şekilde reddettiğini belirterek şehitlik belgesinin verilmesini talep etmiştir.

11. Konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından ise özetle; 30/10/2020 tarihinde vefat eden başvuranın kızının Bakanlığın merkez veya taşra teşkilatında görev yapan personel olmadığı, özel sağlık sektöründe görev yaptığı, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik Belgesi Düzenlenmesine Dair

Yönerge kapsamında Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personelinin yurtiçi ve yurtdışı görevlerinin ifası sırasında veya görevleri sebebiyle şehit olmaları halinde, şehit ailelerinin talebi halinde veya

Bakanlıkça resen şehitlik belgesi tanzimine ilişkin usul ve esasların belirlendiği ve Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında ihdas edilen kadro/pozisyonlarda görev yapmayan kişilere anılan Yönergenin uygulanmasının mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.

12. Mevzuatımızda “şehit” kavramının tanımını yapan bağlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvuru konusunun değerlendirebilmesi için “şehit” kavramın geçtiği mevzuata genel olarak bakmakta fayda vardır. 1325 tarihli Askeri Tekaüt ve Maaş Kanununda “şehit” kavramı geçmekte ise de tanımı verilmemektedir. Keza, 5434 sayılı TC. Emekli Sandığı Kanununun 64 ve müteakip maddesinde “Harp Malullüğünden” söz edilmekle birlikte, “şehit” ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Emekli Sandığı Kanununun 69’uncu maddesinin (d) bendinde “…64’ncü madde de yazılı hallerde şehit olmuşlarsa;…” ibaresinin, şehit ya da şahadeti tam olarak açıkladığı söylenemez.

1683 sayılı Kanunun 45’inci maddesinde, “şehit” statüsüyle ile ilgili olarak aynen “Harpte veya eşkıya

müsademelerinde şehiden” ifadesi geçmekte olup, bunun dışında açıklayıcı bir ifadeye yer verilmemiştir. (1325 tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanunu ile 1683 sayılı Askeri ve Mülki Tekaüt

Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.) Ayrıca, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal

Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul

Edilmesine Dair Kanunun 7’inci maddesi ile de darbe teşebbüsü sırasında hayatını kaybeden siviller de şehit sayılmıştır.

13. Diğer taraftan, şehitlik yerlerinin tespiti, tescili, tahsisi, yönetimi, inşası, bakımı, onarımı ve koruma işlemleri ile şehitliklere kimlerin defnedileceğine ilişkin usul ve esasları belirlendiği Şehit

Yönetmeliğine bakacak olursak şehitliğe defnedilecek kişilerin sayıldığı 3 üncü maddede şehitlik kavramı ile ilgili Kanunlara atıf yapıldığı görülecektir. Genel olarak, ülke savunmasında veya terör örgütü ile mücadelede hayatını kaybeden asker, polis ve diğer kamu çalışanlarına şehitlik unvanı verildiği, dolayısıyla başvuruya konu özel sağlık sektöründe görev yapmakta olan bir sağlık çalışanının afet neticesinde vefat etmesi nedeniyle şehit sayılabilmesine imkan sağlayacak bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmıştır.

14. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik Belgesi Düzenlenmesine Dair Yönergede, Bakanlık ve bağlı kuruluş personelinden; yurtiçinde veya yurt dışında görevli oldukları sırada veya bu görev ile ilgili olarak veyahut yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları kaza veya saldırı sonucu vefat eden personele şehit denileceği ve bu kişiler adına şehitlik belgesi düzenleneceği belirtilmiş olup, bu düzenlemenin idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğu düşünülmüştür. Ayrıca, bahse konu Yönerge kapsamında düzenlenen şehitlik belgesinin, Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde

/

verilen mali ve sosyal hakları içermediği ve ilgililerin vazife malulü sayılmalarına da gerekçe olmadığı

Sağlık Bakanlığı tarafından ifade edilmiştir.

15. Sonuç olarak; başvuranın diş hekimi kızının ücretli olarak görev yaptığı poliklinikte hastasını tedavi ettiği sırada gerçekleşen 30/10/2020 tarihindeki depremde vefat etmesi nedeniyle şehitlik belgesi talebinin yukarıda bahsi geçen Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Şehitlik Belgesi Düzenlenmesine

Dair Yönerge kapsamında şehit sayılma ile ilgili koşulları sağlamaması nedeniyle Sağlık Bakanlığınca reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirdiğinden, başvurunun reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında ilgili idarece başvurana verilen cevaplarda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görüldüğünden, bundan böyle ilgili idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/