|
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI Gelirler Genel Müdürlüğü TARİH : 09.08.1999 KARAMAN VALİLİĞİNE
(Defterdarlık : Gelir Müdürlüğü) İLGİ : 24.06.1999 tarih ve 907 sayılı yazınız. İlgide kayıtlı yazınızın incelenmesinden, İliniz ….. Vergi Dairesi Müdürlüğünün basit usule tabi mükelleflerinden ….. vergi numarasında kayıtlı …..’ın taşımacılık faaliyetinde kullandığı araca ait motor tamir masrafının ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, “Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Bu fark, yapılan faaliyetle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanır. Bu suretle tespit ve beyan olunan kazanç vergi tarhına esas alınır. Bu usulde vergilendirilenler, kazancın tespiti ve Vergi Usul Kanununun defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, basit usule tabi mükellefin nakliyecilik faaliyetinde kullandığı taşıta ait bakım ve onarım giderlerinin ticari kazancın tesbitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Ancak yapılan gider, Vergi Usul Kanununun 272 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerden olması halinde, amortisman konusuna gireceğinden ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmayacaktır. Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim. Bakan a.
|
| ÖZET: T.C. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü, 09.08.1999 tarihli yazısında, basit usule tabi mükelleflerin nakliyecilik faaliyetlerinde kullandıkları taşıtlara ait bakım ve onarım giderlerinin ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağını belirtmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddesine göre, bu tür giderlerin yalnızca Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen maliyet bedeline eklenmesi gereken giderler arasında yer alması durumunda amortisman konusuna gireceği ve dolayısıyla gider olarak kabul edilmeyeceği ifade edilmiştir. |