ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın pasaportuna ilişkin idari tedbirin kaldırılması talebi incelenmiştir. Başvuran, hakkında herhangi bir suç soruşturması veya kovuşturması bulunmadığını ve Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararına atıfta bulunarak, pasaport üzerindeki tahdit şerhinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Danıştay, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun Ek 7. maddesinde belirtilen düzenlemelerin, yurt dışına çıkma özgürlüğünü yalnızca suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararı ile sınırlayabileceğini vurgulamıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin kararında, pasaport verilmemesi yönündeki idari işlemlerin, hâkim kararı olmaksızın yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda, başvuran hakkında adli bir soruşturma veya yurtdışı çıkış yasağına ilişkin mahkeme kararı bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Danıştay, idari tedbir kararının yeniden değerlendirilmesi ve yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, yurt dışına çıkma hürriyetinin korunması açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5214-S.22.7935

BAŞVURU NO : 2021/17909

KARAR TARİHİ : 15/04/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

(Re’sen)

TRABZON İL NÜFUS VE VATANDAŞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Trabzon İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü tarafından hakkında tesis edilen idari tedbirin kaldırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle, Trabzon İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nce hakkında pasaport idari tedbir kararı uygulandığını, bu nedenle pasaport almasının engellendiğini, bu tedbir kararının kaldırılması için yapmış olduğu 16.12.2019 havale tarihli başvurusunun Pasaport Kanunu’nun Ek-7. Maddesi gereğince hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda (HSK) idari soruşturma bulunması gerekçe gösterilerek 09.03.2021 tarihinde reddedildiğini, ancak Anayasa Mahkemesi’nin / Esas ve

/ Karar sayılı ilamında Pasaport Kanunu’na eklenen Ek-7. maddesini anayasaya aykırı bulduğunu, kişinin ancak suç soruşturması ve kovuşturması gereğince hakimlik/mahkeme tarafından verilen yurtdışı yasağı kararı ile yurtdışına çıkmasının engellenebileceğini, kişi hakkında suç soruşturması ve kovuşturması bulunmaması halinde kişinin yurtdışına çıkışının engellenmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verdiğini,

1.1. Başvurusunun reddine sebep olarak gösterilen Hakimler ve Savcılar Kurulu idari soruşturması ile ilgili kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, Hakimler ve Savcılar Kurulu (eski adıyla HSYK), / sayılı dosya ile hakkında yürütmüş olduğu idari soruşturma sonucunda 13.02.2017 tarihinde meslekten çıkarma kararı verdiğini ve bu kararın 04.05.2017 tarihinde kesinleştiğini, ancak HSK İkinci Dairesi’nin yıllar sonra yüzlerce kişinin yer aldığı bu dosyayı HSK Teftiş Kuruluna iade ettiğini, haricen öğrendiği üzere iade nedeninin; dosyanın kişiler bazında tek tek düzenlenip gönderilmesinin istenmesi olduğunu, özetle hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir karar bulunmamasına rağmen İkinci Daire’nin bu uygulaması nedeniyle soruşturmanın açık göründüğünü, kaldı ki yukarıda paylaştığı Anayasa Mahkemesi kararı gereğince pasaport üzerindeki tahdit şerhinin kaldırılmamasının açık idari soruşturmaya dayandırılmasının anayasaya aykırı olduğunu,

1.2. Anayasa Mahkemesinin bu kararından sonra hukuka aykırılığın giderilmesi için 30 Eylül 2021 tarihinde ikinci kez başvuru yaptığını, ancak yapmış olduğu ikinci başvurusunun incelenmeden reddedildiğini, Trabzon İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nün bu talebini AYM kararı doğrultusunda işleme koymak yerine önceki başvurusuna atıfta bulunmakla yetindiğini, bu bağlamda hukuka aykırılık doğduğunu, hakkında herhangi bir suç soruşturması ve kovuşturması veyahut yurtdışı çıkış yasağı bulunmadığını, bu hususun yapılacak araştırma ile doğrulanacağını, bu nedenle pasaportu üzerindeki idari tedbir kararının (tahdit şerhinin) kaldırılmasının Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda zorunluluk arz ettiğini ifade ve iddia ederek,

1.3. Trabzon İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü tarafından hakkında tesis edilen idari tedbirin kaldırılması talebinde bulunmaktadır.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden 27.12.2021 tarih ve

S sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,

2.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 10.01.2022 tarih ve Esayılı yazıda özetle; “ Genel Müdürlüğümüzde T.C. kimlik numaralı hakkında 03.01.2022 tarihi saat 12:09 itibari ile sistem üzerinden yapılan incelemede; başvuruya konu idari karar kaydının Trabzon Valiliği tarafından sisteme girildiği anlaşılmıştır.

Buna göre, adı geçenin Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurusuna ilişkin,

Olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişilerin başvurularına yönelik, 7075 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi; ”… tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır. (2) Başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde komisyon kurulabilir (…) (7) Kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir.” hükmü yer almaktadır.

5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 nci maddesi; “…haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte

olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkumiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları halinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir. ” hükmüne amir olup, anılan kanun hükmü gereğince ilgilinin başvurusu üzerine kolluk birimlerince araştırma yapılması için Bakanlığımızın

04.12.2019 tarih ve 2019/14 sayılı genelgesine istinaden İl Emniyet Müdürlükleri bünyesinde kurulan

komisyonlara görüşleri sorulmaktadır.

MERNİS sistemi üzerinde yapılan incelemede; davacının idari karar kaydının kaldırılması talebiyle

16.12.2019 tarihinde Trabzon İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunduğu,

başvurusu üzerine; Trabzon İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünce 30.12.2019 tarihli yazı ile Trabzon İl

Emniyet Müdürlüğünden araştırma yapılmasının istenildiği, 30.12.2019 tarihli yazı ile devam eden idari soruşturmasının olup olmadığı hakkında Hakimler Savcılar Kurulundan bilgi talep edildiği anlaşılmıştır.

Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Komisyonunun 03.02.2020 tarihli cevabi yazısı ile “…adı geçenin idari karar kaydının kaldırılması…” yönünde görüş bildirdiği, Hakimler Savcılar Kurulunun 10.01.2020 tarihli cevabi yazısı ile adı geçen hakkında ” / sayılı dosyası soruşturma izni verildiği evrakın teftiş kurulu başkanlığına gönderildiği halen soruşturmanın devam ettiğinin” bildirilmesi üzerine Bakanlığımızın

/ sayılı Genelgesi kapsamında başvurusunun Bakanlığımız Pasaport İdari Karar Komisyonuna sevk edildiği anlaşılmıştır.

Bu kapsamda, Hakimler Savcılar Kurulunun 10.01.2020 tarih ve sayılı ve 16.02.2021 tarih ve sayılı yazısı ile bildirilen adı geçenin idari soruşturmasının bulunduğu gerekçesiyle; Bakanlığımız

Pasaport İdari Karar Komisyonunun 02.03.2021 tarih ve / karar sayılı kararı ile başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 inci maddesi kapsamında reddedildiği anlaşılmıştır.

Adı geçenin Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurusu yazımız ekinde gönderilmiş olup, istenilen hususlar ile ilgi olarak 6328 sayılı Kamu Denetçiliği kurumunun “bilgi ve belge isteme” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince süresi içerisinde doğrudan Kamu Denetçiliği Kurumuna gönderilmesi ve sonucundan ilgiliye ve Genel Müdürlüğümüze bilgi verilmesi hususunda gereğini arz ve rica ederim.”

2.2. Trabzon Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nün 12.01.2022 tarih ve Esayılı yazısında özetle; “İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ilgi sayılı yazısı gereği, ilgi (a) sayılı yazınız ile istenilen bilgi ve belgeler dizi pusulasına bağlı yazımız ekinde dosya ile gönderilmiştir. Bilgilerinize arz/rica ederim.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde

“Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri

ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

5.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

6. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un Geçici 4’üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır. …”

7. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun;

7.1. “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “ Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir. Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir. Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır. …”

7.2. Ek 7’nci maddesinde, “Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz

edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.”

8. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun;

8.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde “ Bu Kanunun amacı, 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”,

8.2. “Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen …hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

Genel Kurulunca, … meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir.

Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. …”,

8.3. “Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler” başlıklı 5’inci maddesinde, “ 1) Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir. …”

hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

10. Şikayetçi, iş bu Kararın 1. Nolu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden pasaportu üzerindeki idari tedbir kararının (tahdit şerhinin)

kaldırılmasını talep etmektedir.

11. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal

bildirileceği, bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportların iptal edilebileceği, 5682 sayılı

Pasaport Kanunu’nun “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmeyeceği, Ek 7’nci maddesinde; haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

12. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 04.12.2019 tarihinde yayımlanan 2019/14 no.lu Genelgesi kapsamında; 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 sayılı Kanunun 2’nci maddesi ile 5682 sayılı Pasaport Kanununa Ek 7’nci hükümleri çerçevesinde, İçişleri Bakanlığınca idari karar uygulamalarına ilişkin ilke ve prensipleri belirlemek, uygulamaları takip etmek, karar almak ve verilen kararları değerlendirmek üzere, “Pasaport İdari Karar Komisyonu” kurulmuştur.

13. Uyuşmazlık konusu ve buna bağlı talep hakkında, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel

Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda özetle, ‘Bu kapsamda, Hakimler Savcılar Kurulunun 10.01.2020 tarih ve sayılı ve 16.02.2021 tarih ve sayılı yazısı ile bildirilen adı geçenin idari soruşturmasının bulunduğu gerekçesiyle; Bakanlığımız Pasaport İdari Karar Komisyonunun 02.03.2021 tarih ve / karar sayılı kararı ile başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 inci maddesi kapsamında reddedildiği anlaşılmıştır.” yönünde açıklamada bulunulduğu tespit edilmiştir.

14. Bu kapsamda, 5682 sayılı Kanun’un Ek 7’nci maddesinde yer verilen koşulların gerçekleşmesi durumunda, anılan madde kapsamda yer alan kişilere pasaport verilmesi konusunda İçişleri Bakanlığına takdir yetkisi tanındığı, şikayetçinin idari soruşturmasının bulunduğu gerekçesiyle Pasaport İdari Karar

Komisyonu’nun 02.03.2021 tarih ve / karar sayılı kararı ile şikayetçinin başvurusunun reddedildiği, diğer taraftan şikayetçinin başvuru dilekçesinde ifade ettiği Anayasa Mahkemesi’nin / Esas ve

/ Karar sayılı ilamında, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’na eklenen Ek 7’nci maddenin bentlerini bağlayan hükmün bir bölümünün ve bazı ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine ancak, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi yönünde karar verildiği anılan kararın ise 14/7/2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı hususları tespit edilmiştir.

15. Anayasa Mahkemesi’nin 3/6/2021 tarihinde E. numaralı dosyada, 5682 sayılı Pasaport

Kanunu’na eklenen Ek 7’nci maddenin bentlerini bağlayan hükmün bir bölümünün ve bazı ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi yönünde verdiği E. / K.

/ sayılı karar incelendiğinde:

“3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

35. Anayasa’nın 23. maddesinin birinci fıkrasında herkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olduğu belirtilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise seyahat hürriyetinin özel görünümü olan yurt dışına çıkma hürriyeti güvence altına alınmıştır.

36. Dava konusu kurallarda genel olarak millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle pasaportları iptal edilenler ve haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlara, kurallarda belirtilen şartları sağlamaları kaydıyla kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre

İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebileceği düzenlenmiştir.

37. Hukukumuzda yurt dışına çıkışa ilişkin düzenlemeleri içeren temel mevzuat olan 5682 sayılı

Kanun uyarınca Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkabilmeleri için kural olarak muteber bir pasaport hamili olmaları gerekmektedir. Bu bakımdan iptali istenen kurallar uyarınca talep ettiği takdirde kişiye pasaport verilmemesi halinde bu kişinin hukuka uygun biçimde yurt dışına çıkabilmesi mümkün olmayacaktır. Bu durum ise Anayasa’nın 23. maddesinin üçüncü fıkrasında seyahat hürriyetinin bir boyutu olarak düzenlenen yurt dışına çıkma hürriyetine getirilmiş bir sınırlama niteliğindedir. Dava konusu kurallar uyarınca bu türden bir sınırlama aynı zamanda daha önce pasaportları iptal edilmiş ya da haklarında pasaport verilmemesine yönelik işlem tesis edilmiş ancak kurallarda öngörülen şartları taşımayan kişiler bakımından da bir sınırlama niteliği taşımaktadır.

38. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre seyahat hürriyetinin bir boyutu olan ve özel olarak güvence altına alınan yurt dışına çıkma hürriyetine getirilen sınırlamaların Anayasa’nın 23.

maddesinde belirtilen sınırlama sebeplerine ve güvencelere aykırı olmaması gerekir.

39. Anayasa’nın 23. maddesinin üçüncü fıkrasında “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.” denilmek suretiyle vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebine bağlı olarak ve ancak hâkim kararıyla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır.

40. Yurt dışına çıkma hürriyetinin düzenlendiği anılan fıkra 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile son hâlini almış ve fıkrada yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturmasından dolayı sadece hâkim kararı ile sınırlanabileceği açıkça ifade edilmiştir. Söz konusu

Anayasa değişikliğinin fıkraya ilişkin gerekçesinde de “Maddede yapılan değişiklikle, idare tarafından, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin sınırlandırılmasına son verilmekte; yurt dışına çıkma hürriyetinin, sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilmesi ilkesi benimsenmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.

41. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E. / K. / sayılı kararında da belirli şartlarda kişilerin haklarında bir suç nedeniyle yapılan soruşturma ya da kovuşturma olmaksızın ve hâkim kararı aranmaksızın pasaportlarının İçişleri Bakanlığınca iptaline karar verilebilmesine imkân sağlayan kuralın Anayasa’nın 23. maddesine aykırı olduğuna hükmedilmiştir (bkz. §§ 69-77).

42. Dava konusu kurallarda İçişleri Bakanlığı tarafından kapsamda yer alan kişilere pasaport verilebilmesi bu kişilerin haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturmanın bulunmaması, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilmiş olması, mahkûmiyet kararı bulunanların ise cezalarının tümüyle infaz edilmiş veya ertelenmiş olması ya da hükmün açıklanmasının

geri bırakılmasına karar verilmiş olmasının yanı sıra kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna bağlanmıştır. Kurallara göre tüm bu şartların gerçekleşmesi durumunda dahi pasaport verilmesi konusunda

İçişleri Bakanlığının takdir yetkisi bulunmaktadır.

43. Anayasa’nın 23. maddesi uyarınca yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabileceği ve hâkim kararı güvencesine bağlandığı gözetildiğinde dava konusu kurallarda Anayasa’nın anılan maddesinde yer almayan sınırlama sebepleriyle de söz konusu hürriyetin sınırlandığı ve kuralların yurt dışına çıkış yapılabilmesini idarenin yetkisine bırakarak

Anayasa’da belirtilen sınırlama sebeplerine bağlanan hâkim kararı güvencesini ihlal ettiği görülmektedir. Bu itibarla kuralların yurt dışına çıkma hürriyetini Anayasa’ya aykırı olarak sınırladığı sonucuna ulaşılmıştır.

44. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 13. ve 23. maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.” yönünde tespitte bulunarak,

“ VII. HÜKÜM

17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun’un; A. 1. maddesiyle 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14. maddesinin (A) fıkrasına eklenen dördüncü paragrafın “…haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci

Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma bulunmaması kaydıyla…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin

REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,

B. 2. maddesiyle 5682 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. maddenin; 1. Bentlerini bağlayan hükmün “…haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere,…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, ile karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL

SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,

2. Bentlerini bağlayan hükmünde yer alan “…kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, ile karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ

GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE

GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,

3. Bentlerini bağlayan hükmünde yer alan “…verilebilir.” ibaresindeki “…lebi…” hecesinin

Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE

YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE

OYBİRLİĞİYLE, … 3/6/2021 tarihinde karar verildi.” şeklinde hüküm kurulmuştur.

16. Şikayetçinin, başvuru dilekçesinde özetle, “…hakkında herhangi bir suç soruşturması ve kovuşturması veyahut yurtdışı çıkış yasağı bulunmadığını, bu hususun yapılacak araştırma ile doğrulanacağı” yönündeki beyanı karşısında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda, şikayetçinin söz konusu beyanının aksi yönde, başvuran hakkında adli soruşturma ya da yurtdışı çıkış yasağına ilişkin mahkeme kararı bulunduğu şeklinde bir bilgiye yer verilmediği, bununla birlikte idarenin anılan cevabi yazısında özetle, “ Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Komisyonunun

03.02.2020 tarihli cevabi yazısı ile “…adı geçenin idari karar kaydının kaldırılması…” yönünde görüş

bildirdiği,” hususunun yanı sıra “… Hakimler Savcılar Kurulunun 10.01.2020 tarih ve sayılı ve

16.02.2021 tarih ve sayılı yazısı ile bildirilen adı geçenin idari soruşturmasının bulunduğu ”

gerekçesiyle Pasaport İdari Karar Komisyonu’nca başvuranın ‘pasaportu üzerindeki idari tedbir kararının kaldırılması’ yönündeki talebinin reddedildiği, görülmüştür.

17. Başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, konuya ilişkin mevzuat hükümleri, Anayasa

Mahkemesi kararı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 5682 sayılı

Pasaport Kanunu’na eklenen Ek 7’nci maddede yer verilen kurallarda, kişilere suç soruşturması ve kovuşturması sebebine ve hâkim kararına bağlı olmaksızın pasaport verilmesinin sınırlandığı, Anayasa’nın 23’üncü maddesi uyarınca yurt dışına çıkma özgürlüğünün suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabileceği ve hâkim kararı güvencesine bağlandığı hususu ile birlikte Anayasa Mahkemesi’nin, 14/7/2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girecek olan 3/6/2021 tarihli E. / K. / sayılı kararında açıklanan nedenler ve başvuran hakkında adli soruşturma ya da yurtdışı çıkış yasağına ilişkin mahkeme kararı bulunmadığı, dikkate alınarak, başvuranın ‘pasaportu üzerindeki idari tedbir kararının kaldırılması’ yönündeki talebi hakkında tesis edilen idari işlemin tekrar değerlendirilmesi ve bu kapsamda yeni işlem tesis edilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup idarenin işlem veya eylemine karşı Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN

KABULÜNE;

Anayasa Mahkemesi’nin, 14/7/2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girecek olan 3/6/2021 tarihli E. / K. / sayılı kararında açıklanan nedenler ve başvuran hakkında adli soruşturma ya da yurtdışına çıkış yasağına ilişkin mahkeme kararı bulunmadığı dikkate alınarak, başvuranın ‘pasaportu üzerindeki idari tedbir kararının kaldırılması’ yönündeki talebi hakkında tesis edilen idari işlemin tekrar değerlendirilmesi ve bu kapsamda yeni işlem tesis edilmesi için NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel

Müdürlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi