TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/6238-S.21.10079

BAŞVURU NO : 2020/100056

KARAR TARİHİ : 19/04/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

Adres:

,TCKN:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Plansız alanda kalan taşınmazın yeni imar planlarında kullanım kararının değiştirilmesi talebi ve bağlantılı diğer talepler hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. ve Ticaret Anonim Şirketi’ni temsilen başvurusunda özetle, şirketlerine ait Ankara ili, Çankaya ilçesi, Karakusunlar mahallesi, ada, parsel

2 2’

sayılı 4.042,00 m yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmazın 1408 m sinin 1980’li yıllardan itibaren imar planlarında anaokulu kullanımına ayrıldığını; Çankaya ilçe sınırları içinde 180’e yakın anaokulu olduğunu, anaokulu kullanımı için ayrılan alanın, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde öngörülen asgari büyüklük şartını sağlayamadığını, ayrıca imar mevzuatına göre özel eğitim tesislerinin imar planlarında bu amaçla ayrılmış alanlarda yapılması zorunlu iken, okul öncesi eğitim kurumları için böyle bir zorunluluk olmadığını, konut, ticaret alanı gibi farklı kullanım kararlarına sahip parsellere kreş, anaokulu gibi tesislerin yapılabildiğini; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.6.2017 tarih ve sayılı kararı ile taşınmaza

/

ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin tadilen onaylandığını, bu süreçten sonra Ankara

Büyükşehir Belediyesi ile Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imar planının dava konusu edildiğini, iki idare arasındaki yaşanan bu ihtilaf nedeniyle mülkiyet haklarının süresiz olarak kısıtlandığını; 2 anaokulu parselinin imar planında yapılaşma koşullarında olduğunu, bu doğrultuda 700m kapalı alanlı müstakil bir anaokulunun firmalarınca arsa üzerine inşa edilebileceğini veya İl Milli Eğitim 2

Müdürlüğü’nün göstereceği herhangi bir arsa üzerine bedelsiz olarak 700 m anaokulu inşa edebileceklerini belirterek, söz konusu taşınmazın iptal edilen plandaki “ticaret alanı” kullanımının korunması hususunda gereğini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın Kurumumuz kayıtlarına 05.02.2021 tarihinde giren

cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle:

2.1. Başvuruya konu Çankaya ilçesi, mahallesi, ( ) sayılı parselin E=0.50

Yençok=9.50m yapılaşma koşullarına sahip ‘Çocuk Sağlığı Merkezi’ kullanımında, ( sayılı parselin ise E=0.50 Yençok=6.50m yapılaşma koşullarına sahip Anaokulu kullanımında olduğu, 3194 sayılı

İmar Kanunu gereği imar planları hazırlanırken herhangi bir görüş alınmaksızın donatı alanlarının (anaokulu, sağlık vb.) nüfus oranında bölgede ayrıldığı; 2.2. Mülkiyeti Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı bulunmakta olan sayılı parsele ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği teklifinin tarafından Başkanlıklarına sunulduğu, ilgili yasa gereğince incelenmek için Belediye

Meclisine iletildiği ve ABBM 14.07.2017 gün ve sayılı kararı ile onaylandığı, söz konusu plan değişikliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığından görüş alınmadığı, onaylı planda 2 no.lu plan notunun

“Planlama alanında yapılacak olan ticari yapı içerisinde, binaya ait sosyal tesis ve donatılardan ayrı olarak bölgeye hizmet edecek nitelikte en az 700m2 kapalı alana sahip Anaokulu- Kreş yeri ayrılacaktır.”, şeklinde olduğu; 2.3. Söz konusu taşınmazda imar planı değişikliği öncesinde bulunan anaokulu alanının geri getirilmesi istemiyle İdarelerine yapılan başvurunun reddine ilişkin 24/05/2018 tarih ve sayılı işlem ile taşınmaza ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14/06/2017 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle dava açıldığı, dava konusu işlemlerin iptali yönündeki Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 11/12/2019 günlü, , sayılı karara karşı yaptıkları istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari

Dava Dairesinin 21.10.2020 gün ve Esas No Karar No: sayılı kararıyla reddedildiği; 2.4. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 21.10.2020 gün ve Esas No: Karar

No sayılı kararının 16.01.2021 tarih ve sayılı yazıları ile plan müellifine bildirildiği ve iptal kararı sonrasında Başkanlıklarına herhangi bir plan teklifi sunulmadığı, dolayısıyla başvuruya konu parselin plansız olduğu, plansız kalan bir alanda kamulaştırma yapılamayacağı; 2.5. Plansız olan parsele ait müellifince ilgili görüşler alınmak ve 3194 sayılı İmar Kanunun Mekânsal

Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Ek-2-Farklı Nüfus Gruplarında Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı

Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyüklükleri” tablosuna ve 26. maddesine uygun olmak kaydıyla; Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 31. maddesindeki “Planların Sunulması” başlığındaki

hususlara uygun Başkanlıklarına plan teklifi sunulması halinde plan değişikliği talebinin tekrar değerlendirilebileceği; Açıklamalarına yer verilmiştir.

2.7. Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 11/12/2019 günlü, , sayılı kararın incelenmesinden; 2.7.1. Davacı Ankara Valiliği (İI Milli Eğitim Müdürlüğü) tarafından, Ankara ili Çankaya ilçesi

Karakusunlar Mahallesinde bulunan, imar planıyla anaokulu alanı olarak ayrılan ve 27/02/2017 tarih ve 2 yevmiye ile tevhit edilerek ada, parsel 4.042 m olarak düzenlenen taşınmaza ilişkin olarak, Milli Eğitim Bakanlığının görüşü alınmadan yapılan plan değişikliği sonrası anaokulu alanının eski haline getirilmesine ilişkin olarak davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin 24/05/2018 tarih ve sayılı işlem ile Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14/06/2017 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının hukuka aykırı olduğundan bahisle iptalinin talep edildiği; 2.7.2. Davalı Ankara Büyükşehir Belediye’sinin yanında başvuran

San. Tic. A.Ş.’nin de davaya müdahil olduğu; müdahil firmanın ‘Ankara ili Çankaya ilçesi

Mahallesinde bulunan, imar planıyla anaokulu alanı olarak ayrılan ve 27/02/2017 tarih ve yevmiye ile tevhit edilerek ada, parsel 4.042 m2 olarak düzenlenen taşınmaza ilişkin olarak açılan davanın süresinde ikame edilmediğini, onaylı planın 1 ay süre ile askıya çıkarıldığını ve itiraz bulunmadığından kesinleştiğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği; 2.7.3. Yapılan yargılama neticesinde, “Uyuşmazlık konusu olayda Mahkememizin “davaya konu plan değişikliğinden önce Milli Eğitim Bakanlığı’ndan görüş alınıp alınmadığı”na ilişkin 21.05.2019 tarihli ara kararına davacı tarafından verilen yanıttan planlama sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan görüş alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava konusu planın; yatırımcı kurum olan Milli Eğitim

Bakanlığı’nın görüşü alınmadan hazırlanarak onaylandığı açık olup, anaokulu fonksiyonuna ayrılan alanın küçülmesi sonucunu doğuran dava konusu plan değişikliğinde ve bu plan nedeniyle alanın eski hale getirilmesi isteminin reddine dair işlemde hukuki dayanağın kalmaması nedeniyle hukuka uyarlık görülmemiştir.”, denilmekle, davaya konu işlemlerin iptaline karar verildiği; Hususları tespit edilmiştir.

3. Çankaya Belediye Başkanlığı’nın 01/02/2021 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına giren sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 3.1. İdareleri tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine Ankara 11. İdare Mahkemesi’nin sayılı dosyasında açılan davada, anılan mahkemenin 14.10.2016 tarih ve sayılı kararı ile “Ankara İli, Çankaya ilçesi Karakusunlar Mahallesi ada ve sayılı parsellerde 1/5000 ölçekli imar planı değişikliği” ne ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 29.11.2014 tarih ve sayılı işleminin iptal edildiği; 3.2. , , , tarafından İdareleri, Ankara Büyükşehir

Belediye Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara Valiliği aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma davasında, Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin ve 26.01.2017 tarihli kararı ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği; /

3.3. Başvuran tarafından 01.04.2016 tarihinde sayılı dilekçe ile ada ve sayılı parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği teklifinde bulunulduğu, 08.04.2016 tarih ve sayılı Başkanlık Makamı yazısı ile teklif plan değişikliğinin Çankaya Belediye Meclisine sunulduğu, Çankaya Belediye Meclisinin 03.05.2016 tarih ve sayılı kararı ile reddedildiği ve karar alması için Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne gönderildiği; 3.4. Bahse konu parselin, imar parseli haline gelmesine kadar geçen süreçte, eski imar planlarında (alt ve üst ölçekli tüm planlar) ve yürürlükteki planlarında hangi fonksiyonda kaldığına ilişkin olarak; 3.4.1. ve Mahallelerine ait yaklaşık 136,3 ha’lık alanda, Ankara Büyükşehir

Belediye Meclisinin 28.01.1991 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli “Çukurambar

Revizyon Nazım İmar Planı” kararları doğrultusunda hazırlanan, Çankaya Belediye

Meclisinin 11.10.1991 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülerek, Ankara Büyükşehir Belediye

Başkanlığının 04.12.1992 tarih ve sayılı yazısı ile onaylanan 1/1000 ölçekli

‘ Çevre Yolu Kuzeyi III. Etap İmar Planı” kapsamında ada sayılı parselin “Ana Çocuk Sağlığı Merkezi”, sayılı parselin ise “Anaokulu” kullanımında kaldığı; 3.4.2. Onaylanan 1/1000 ölçekli imar planına ilişkin düzenleme ortaklık payı ve kamulaştırma miktarı hesaplarının revize edilmesi amacıyla Çankaya Belediye Meclisinin 03.12.1993 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülerek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 22.03.1994 tarih ve İ sayılı yazısı ile onaylanan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinde kullanım kararlarının değiştirilmediği; 3.4.3. Çankaya Belediye Meclisinin 10.09.2004 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülerek, Ankara

Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.09.2004 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinde kullanım kararlarının değiştirilmediği; 3.4.5. Talep üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Meclisine sunulmuş olan ” İlçesi ada ve parsellerde 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği”nin Meclisin 29.11.2014 tarih ve sayılı kararı ile onaylandığı, plan değişikliğinde ada ve sayılı parsellerin “Ticaret” kullanımında kaldığı; 3.4.6. Onaylanan nazım imar planı değişikliği doğrultusunda hazırlanan ” İlçesi ada ve parsellerde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar plan değişikliği”nin Çankaya Belediye Meclisinin 03.05.2016 tarih ve sayılı kararı ile reddedildiği, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin, 1/5000 nazım imar planı değişikliği talebi ile Çankaya Belediye Meclisinin ret kararı aldığı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talebini 15.07.2016 tarih ve sayılı kararı ile tadilen onayladığı, 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinde ada ve sayılı parsellerin kullanım kararlarının “Ticaret” olarak belirlendiği, 3.4.7. Parsellerin tevhit işleminden sonra, talep üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Meclisine sunulmuş olan ” İlçesi Mahallesi ada parselde (eski ve 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği” nin Meclisin 14.06.2017 tarih ve sayılı kararı ile onaylandığı, plan değişikliğinde ada sayılı parselin “Ticaret Alanı” kullanımında kaldığı; 3.5. Plan değişikliklerine ilişkin Çankaya Belediye Meclisinin 03.05.2016 tarih ve sayılı kararı ile reddedilen, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile beraber

15.07.2016 tarih ve 1399 sayılı kararı ile tadilen onaylanan planların Belediyeleri ilan panosunda 1 aylık

askı sürecini tamamladığı, planlara herhangi bir yazılı itirazda bulunulmadığı, ancak TMMOB Mimarlar

Odası tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi aleyhine, Ankara 3.İdare Mahkemesinde, Büyükşehir

Belediye Meclisinin 15.07.2016 gün ve sayılı kararı ile onaylanan ada ve sayılı taşınmazlara ait 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, 17.03.2017 tarihli ara karar ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, ayrıca Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi aleyhine, “anaokulu” kullanımında olan ada parsel ile tevhit edilip “ticaret” alanı olarak kurum görüşü alınmadan hazırlanan imar planı değişikliğine yapılan itiraz dikkate alınmadığından, Ankara 8. İdare

Mahkemesinde açılmış olan davada 11.12.2019 tarih ve sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, dolayısıyla, ada sayılı parsele ilişkin yürürlükte 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planlarının bulunmadığı; 3.6. Tapu kayıtlarından ve Ticaret Anonim Şirketinin

16.12.2013 tarihinde ada eski parseli, 29.01.2014 tarihinde de eski sayılı parseli satın aldığı, satın

alma sırasında 2 sayılı parselin tapusunda ” nolu plan gereğince Çocuk Sağlık Merkezi olarak tahsis edilmiştir.”, 3 sayılı parselin tapusunda ise ” nolu plan gereğince Anaokulu olarak tahsis edilmiştir.

” beyanlarının bulunduğu; 3.7. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği kapsamında “anaokulu” fonksiyonunun “eğitim tesisleri” kapsamına girdiği, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 51. maddesinde bulunan “Her derece ve türdeki eğitim kurumlarına ait bina ve tesisler çevrenin ihtiyaçlarına ve uygulanacak programların özelliklerine göre Milli Eğitim Bakanlığınca planlanır ve yaptırılır.” hükmüne göre eğitim tesislerine ilişkin iş ve işlemler Milli Eğitim Bakanlığınca yürütüldüğünden, kamulaştırılmasına ilişkin olarak ise Milli

Eğitim Bakanlığı İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yönetmeliğinin İnşaat ve Emlak Hizmetleri bölümünün 22. maddesinin (s) bendinde; “Eğitim kurumlarına ilişkin kamulaştırma iş ve işlemlerinin yürütülmesine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek” ve Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 23. maddesinin (b) bendinde “Kamulaştırma İşlemlerini

Yürütmek” hükümlerine göre, tüm yetki ve sorumluluğun söz konusu Bakanlıkta olduğu; 3.8. Taşınmazın anaokulu alanı olarak ayrılmasına ilişkin mevzuatı kapsamında başvuranın yönelttiği iddialarına ilişkin olarak; 3.8.1. Anaokullarının “Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Standartları

Uygulama Yönergesi” kapsamında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumu olarak tanımlandığı, ada ve sayılı parsellerin uygulama imar planı ve parselasyon planının yapıldığı tarihteki yönetmeliklere göre kamulaştırma ortaklık payı hisselerinden oluştuğu, daha sonra sayılı

İmar Kanununda yapılan değişiklikler ile birlikte, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanlarının, düzenleme ortaklık payı hisselerinden oluşturulmakta olduğu, Kanunun 18. maddesine göre Düzenleme ortaklık payları ile oluşan parsellerin planda belirlenen hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamayacağı; 3.8.2. Ancak, yine İmar Kanununun 13. maddesine göre, düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda;

alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüsü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabileceği; 3.8.3. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.03.2012 tarih ve sayılı, KOP’tan (Kamu Ortaklık

Payı) elde edilen kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin aldığı karar doğrultusunda planlama alanı içerisinde kalan sosyal donatı alanlarına “Özel” ibaresi eklenmek sureti ile meclis kararına bağlanıp

Büyükşehir Belediye Başkanlığına sunulabildiği; taşınmazın bahsi geçen mevzuat hükümleri uyarınca başka bir kullanımda imara açılmasının mümkün olmadığı; 2 3.8.4. ada eski parselin 1408 m olduğundan bahisle, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin Ek-

2 tablosunda nüfusa dayalı asgari değerler şartını karşılamadığı iddiasına ilişkin olarak, bahsi geçen parselin

oluştuğu uygulama imar planı ile toplam 7 adet anaokulu parselinin oluşturulduğu ve asgari standartlar şartını sağladığı; 3.9. ada sayılı parsele yapılabilecek imar planı değişikliklerinin Mekânsal Planlar Yapım

Yönetmeliğinin 26. maddesinde öngörülen koşullara bağlandığı, bu doğrultuda, Yönetmeliğin 26.

maddesine göre sosyal ve teknik altyapı alanlarında plan değişikliklerinin ancak “zorunluluk” hallerinde yapılabileceği, parselde plan değişikliğini zorunlu hale getiren sebepler irdelendikten sonra sadece plan değişikliği yapılan alanın değil plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün kapsamlı biçimde ele alınarak, kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının da araştırılmasının gerektiği, ayrıca, yatırımcı kamu kuruluşunun görüşünün alınmasının zorunlu olduğu, zorunlu bir durumun tespit edilmesi halinde, imar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesinin ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği, eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özelliklerinin korunacağı, bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişimi mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olmasının zorunlu olduğu; 3.10. Başvuranın ada sayılı parselin plan değişikliği ile kullanım kararının değiştirilerek, yine plan 2 hükümleri ile aynı parsele 700m inşaat alanlı müstakil anaokulu yapılabileceği önerisine ilişkin olarak,

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 13. ve 18. maddeleri doğrultusunda kullanım kararlarının

değiştirilemeyeceği, ilgili kurumdan uygun görüş alınmak kaydıyla “özel” tesis yapılabileceği veya plan değişikliği ile kullanım kararına özel ibaresi eklenebileceği; Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 2 göstereceği herhangi bir arsa üzerine bedelsiz olarak 700m anaokulu inşaa edilebileceği önerisinin

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesi kapsamına girdiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.

3.11. Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 17/01/2020 tarihli ve sayılı Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na gereği ve Çankaya Belediye Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı

İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığı’na bilgileri için gönderilen yazısında, başvuruya konu parsele ilişkin

Ankara 8.İdare Mahkemesi’nin 11/12/2019 tarihli ve sayılı kararının 02.01.2020 tarihinde idarelerine tebliğ edildiği, yargı kararı sonucunda yapılacak plan değişikliğinde adada oluşturulacak “anaokulu” alanının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre minimum anaokulu parseli 2 büyüklüğü olan 1.500 m olarak oluşturulması ve emsalinin (E) 0.50 saçak seviyesinin 6.50 m., yapı

yaklaşma mesafelerinin de parselin kuzey, doğu ve batısından 5.00 m. güney ve güneybatısından 10.00 m.

olarak düzenlemesinin yapılarak, birer örneğinin gönderilmesinin talep edildiği hususları anlaşılmıştır.

4. Milli Eğitim Bakanlığı İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığı’nın 26/01/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 4.1. Başvuruya konu taşınmazın ada ve no.lu parselin tevhidi ile oluştuğu, no.lu parselin imar planında “eğitim alanı”nda kaldığı, taşınmazın eğitim alanında kaldığı bilinerek, maliklerce 2014 yılında sonradan satın alındığı, bu sebeple maliklerin 40 yılı aşan bir tasarrufunun bulunmadığı, imar planında eğitim alanlarının imar planında planlanan projeksiyon nüfusun ihtiyaçlarına göre Belediyeler tarafından ayrıldığı, projeksiyon nüfus hesaplarının ise uzun dönemli ihtiyaç projeksiyonu sonucu ortaya çıktığı, bu sebeple imar planında ayrılan her donatının ihtiyaç sonucu planlandığının bilinmekte olduğu; 4.2. Başvuranın, taşınmazın anaokulu alanı olarak ayrılmasına ilişkin ilgili mevzuatı kapsamında yönelttiği iddialarına ilişkin olarak, başvuran tarafından söz konusu taşınmazın Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği standardına uygun büyüklükte olmadığı belirtilse de, söz konusu Yönetmeliğin Ek-2 tablosunun

Açıklamalar kısmında asgari alan büyüklüğünü belirleme yetkisinin Bakanlıklarına ait olduğunun ifade 2 edildiği, ayrıca, söz konusu taşınmazın kuzey komşusunda 7.434 m eğitim alanının bulunduğu, bu taşınmaz ile birlikte tasarruf hakkı kullanma yetkisinin Bakanlıklarına ait olduğu; 4.3. İmar planında “eğitim alanı” olarak ayrılan taşınmazların, Bakanlıklarınca Özel Eğitim Alanına dönüştürülmesine onay verildikten sonra şahıslar tarafından bu amaçla kullanılabildiği, ancak maliklerin

Bakanlıklarına söz konusu parselin özel eğitim alanına dönüşümü ile ilgili bir taleplerinin bulunmadığı; 4.4. Taşınmazın kamulaştırılmasında, trampa edilmesinde ya da özel eğitim alanına dönüştürülmesinde bir engel bulunmadığı, Bakanlıklarının uygun görmesi ya da malikler tarafından başvuruda bulunulması durumunda taleplerin değerlendirildiği; 4.5. Söz konusu taşınmazın yatırım programında yer almadığı, taşınmazın imar planında eğitim alanından çıkarılabilmesi için Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26’ncı maddesi gereğince Bakanlıklarına eşdeğer alan önerisinde bulunulması gerektiği ancak, eşdeğer alan önerisinde bulunulmadan taşınmaz eğitim alanından çıkarıldığı için Bakanlıklarınca imar planına iptal davası açıldığı ve kararın idareleri lehine sonuçlandığı; 4.6. “Anaokul Alanları” nın kreş fonksiyonundan bağımsız olarak “Temel Eğitim Hizmetleri” içerisinde yer aldığı ve Bakanlıkları standartlarına tabii olduğu, Bakanlıklarınca Özel Eğitim Alanına dönüşüm onayı verilmemiş Eğitim Alanlarında ise şahısların herhangi bir tasarruf hakkının bulunmadığı, ayrıca mevcut durumda söz konusu plan iptal olduğundan ve parsel plansız kaldığından herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olmadığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.

5. Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 20/01/2021 tarihli ve sayılı İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığı’na hitaplı yazısında, /

5.1. Ankara ili, ilçesi, Mahallesinde bulunan, ada parselin bir kısmı sağlık ocağı, bir kısmı anaokulu alanı iken Bakanlıkları görüşü alınmadan alanın tamamının ticaret alanına dönüştürülmesine dair imar planı değişikliğinin dava konusu edildiği; 5.2. Parselin uzun yıllardır eğitim alanında olduğu, parsel maliklerinin de taşınmazı kamu lehine eğitim alanı olarak ayrılmış olduğunu bilerek sonradan satın aldıklarını belirttikleri, bu durumda, bir mülkiyet hakkı kısıntısından söz edilemeyeceği, kişinin bu durumu bilerek taşınmazı edinmiş olması ve sonrasında imar planından kaynaklı olarak mülkiyet hakkının kısıtlandığını iddia etmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığının değerlendirildiği; 5.3. Öte yandan, söz konusu davanın, imar planında yapılan değişiklik ile okul alanının ticaret alanına dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliğinin iptaline ilişkin olduğu, Bakanlığın söz konusu alanda okul ihtiyacı söz konusu ise, Bakanlıklarına okul alanı için uygun eşdeğer alan ayrılmaksızın imar planından çıkarılmasının mevzuata aykırı olduğu gibi, kamu yararına da aykırılık teşkil ettiği, hâlihazırda açılan davada imar planı değişikliğinin kamu yararı yönünden de irdelendiği ve işlemin iptaline karar verilmekle

Mahkemece de imar planı değişikliğinde kamu yararı görülmediğinin belirtildiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.

6. Çankaya Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün 26/01/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan başvuruya konu parsele ait aktif-pasif tapu kayıtları, tapu kütük fotokopileri, resmi senet örneği, imar cetveli ve imar parselasyonunun incelenmesinden özetle, 6.1. Başvuran şirketin, ada, parsel sayılı ve 2634 m2 yüzölçümlü taşınmazı tapunun 16/12/2013 tarih ve yevmiye sayılı satış işleminden edindiği, taşınmaz üzerinde “ No.lu Plan Gereğince

Çocuk Sağlık Merkezi I Olarak Tahsis Edilmiştir.” ibaresinin bulunduğu; ada, parsel sayılı ve 1408 m2 yüzölçümlü taşınmazı tapunun 29/01/2014 tarih ve yevmiye sayılı satış işleminden edindiği ve taşınmaz üzerinde “ No.lu Plan Gereğince Anaokulu Olarak Tahsis Edilmiştir.” ibaresinin bulunduğu, başvuruya konu ada, parsel sayılı 4.042 m2 yüzölçümlü taşınmazın ise ada, ve numaralı parsellerin 27/02/2017 tarih ve yevmiye ile tevhidinden oluştuğu; hususları tespit edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 7.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.)

maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 7.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”;

7.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.”; 7.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 8. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”; 8.2. “Mekânsal planlama kademeleri:” başlıklı 6. maddesinde (Başlığı ile Birlikte Değişik: 29/11/20187153/11 md.), “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. …”; 8.3. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması:” başlıklı 8. maddesinde, “(1) Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. … b) İmar Planları; Nazım

İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. …. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) İmar planlarında bina yükseklikleri yençok: serbest olarak belirlenemez. … d)(Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. …” 8.4. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali:” başlıklı 10. maddesinde, “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”; 8.5. “İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler:” (Başlığı ile Birlikte

Değişik:4/7/2019-7181/7 md.) başlıklı 13. maddesinde, “Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup

/

uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre

Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir. Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.

İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. …”; 8.6. “Parselasyon planlarının hazırlanması:” başlıklı 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri il, yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. … Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler….”; 8.7. Ek Madde 8 (Ek:14/2/2020-7221/12 md.), “Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamaz. …” 9. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun

9.1.“Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, …karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.”; 9.2. Ek 1. maddesinin birinci fıkrasında, “(Ek: 20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa

Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile); 9.3. Geçici Madde 11- (Ek: 20/8/2016-6745/34 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E: 2016/196 ve K: 2018/34 sayılı kararıyla.) (İptal ikinci fıkra: Anayasa

Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E: 2016/196 ve K: 2018/34 sayılı kararıyla.)

10. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 10.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 12. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım

Yönetmeliği’nin 12.1. “Genel planlama esasları” başlıklı 7. maddesinde, “(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır. … k) Planların iptal edilmesi halinde, daha önce alınan kurum ve kuruluş görüşleri ile birlikte yapılan analiz ve sentez çalışmaları yeni plan hazırlanmasında bu Yönetmelik kapsamında yeniden değerlendirilir. …” 12.2. “Araştırma ve analiz” başlıklı 8. maddesinde, “(1) Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır. (2)

Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir. (3) Kurum ve kuruluşların plan yapım aşamasında plan alanına yönelik ihtiyaç duydukları eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesis, emniyet ve güvenlik vb.

hizmet alanları ile bu alanlara ilişkin standartları bildirmeleri esastır. Bu amaçla nazım imar planı yapım aşamasında kurumların görüşü alınır. …”; /

12.3. “Standartlar” başlıklı 11. maddesinde, “(1) İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur. (2) (Değişik:RG-17/5/2017-30069) Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. (3) Planda yerleşik alan olarak belirlenen alanlarda yapılacak imar planı revizyon ve değişikliklerinde, bu Yönetmelikte belirtilen eğitim, sağlık ve ibadet kullanımlarına ilişkin asgari alan büyüklüğünün karşılanamaması durumunda ilgili kamu kurum ve kuruluşunun teklifi doğrultusunda veya görüşü alınarak alan büyüklüğü plan ile belirlenir. …” 12.4. “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26.maddesinde, “(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı

Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.

…”; 12.5. “Planların sunulması” başlıklı 31.maddesinde, “…(2) Plan teklifleri; Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri uyarınca, planın kademesi ve türüne göre üst kademe planlar, planlama esasları, yapılan analiz ve kararlar ile birlikte gerekçesi, planın kent bütününe ve çevresine etkisi ve uyumu, ulaşım sistemi ile bütünleşmesi, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarının sağlanması, kentsel doku ve yaşanabilirlik hususları kapsamında değerlendirilir. (3) Plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planlar, idarelerin karar mercilerine sunulamaz. (4) İmar planı teklifleri, planın kapsadığı alanın maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabilir. …”; 13. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 13.1. “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”; 13.2. “Ret kararı” başlıklı 33. Maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olmadığı kanaatine varılması hâlinde ret kararı verilir.”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. Kamu Denetçisi incelemesi ve araştırması neticesinde, başvuranın, ‘taşınmazın kullanım kararının, iptal edilen nazım imar planı değişikliklerinde yer verildiği üzere “ticaret alanı” olarak belirlenmesi’ yönündeki talebinin reddini; başvuranın, 3194 sayılı İmar Kanunu’na, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26.

maddesine ve taşınmaza ilişkin Mahkeme kararlarının gerekçelerine uygun olarak yapacağı plan teklifinin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görüşü alınarak ilgili mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi yönünde Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na; yeni imar planlarında taşınmazın anaokulu kullanımına ayrılması ve başvuranın talep etmesi halinde, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 13. maddesine göre, taşınmazın anaokulu kullanımına ayrılan kısmının kamuya geçişi sağlanıncaya kadar plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilmesi için gerekli iş ve işlemlere başlanılması hususunda Milli Eğitim Bakanlığı’na; tavsiyede bulunulmasını önermiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Ticaret Anonim Şirketi’ni temsilen başvurusunda özetle, şirketlerine ait Ankara ili, ilçesi, mahallesi, ada, parsel

2 2’

sayılı 4.042,00 m yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmazın 1408 m sinin anaokulu kullanımına ayrıldığını, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.6.2017 tarih ve sayılı kararı ile taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapıldığını, plan değişikliğinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dava konusu edildiğini, bu sebeple mülkiyet haklarının süresiz olarak kısıtlandığını, anaokulu parselinin iptale 2 konu imar planında E:0.50 Yençok=6.50 m. yapılaşma koşullarında olduğunu, bu doğrultuda 700m kapalı alanlı müstakil bir anaokulunun şirketleri tarafından arsa üzerine inşa edilebileceğini veya İl Milli Eğitim 2

Müdürlüğü’nün göstereceği herhangi bir arsa üzerine bedelsiz olarak 700 m anaokulu inşa edebileceklerini belirterek, söz konusu taşınmazın iptal edilen plandaki “ticari alan” kullanımının korunması hususunda gereğini talep etmektedir.

16. Dosyası kapsamına idarelerin sunduğu bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, 16.1. Başvuruya konu taşınmazın ilk olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 28.01.1991 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli “Çukurambar Karakusunlar Revizyon Nazım İmar Planı”nda ve Çankaya Belediye Meclisinin 11.10.1991 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülerek, Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığının 04.12.1992 tarih ve sayılı yazısı ile onaylanan 1/1000 ölçekli ‘ – Çevre Yolu Kuzeyi III. Etap İmar Planı” kapsamında “Ana

Çocuk Sağlığı Merkezi” ( ada sayılı parsel) ve “Anaokulu” ( ada sayılı parsel) kullanımında kaldığı; 16.2. Çankaya Belediye Meclisinin 03.12.1993 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülerek, Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığının 22.03.1994 tarih ve sayılı yazısı ile onaylanan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinde taşınmazın kullanım kararlarının değiştirilmediği; daha sonra

Çankaya Belediye Meclisinin 10.09.2004 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülerek, Ankara Büyükşehir

Belediye Meclisinin 17.09.2004 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinde de kullanım kararlarının değiştirilmediği;

2 16.3. Başvuran şirketin, ada, parsel sayılı ve 2634 m yüzölçümlü taşınmazı tapunun 16/12/2013

tarih ve yevmiye sayılı satış işleminden edindiği, taşınmaz üzerinde “ No.lu Plan Gereğince

Çocuk Sağlık Merkezi Olarak Tahsis Edilmiştir.” ibaresinin bulunduğu; ada, parsel sayılı ve 2 m yüzölçümlü taşınmazı tapunun 29/01/2014 tarih ve yevmiye sayılı satış işleminden edindiği ve taşınmaz üzerinde “ No.lu Plan Gereğince Anaokulu Olarak Tahsis Edilmiştir.” ibaresinin 2 bulunduğu, başvuruya konu ada, parsel sayılı 4.042 m yüzölçümlü taşınmazın ise ada, ve numaralı parsellerin 27/02/2017 tarih ve yevmiye sayılı tevhid işleminden oluştuğu; 16.4. Başvuran şirket temsilcisi tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Meclisine sunulan “ İlçesi ada ve parsellerde 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği” teklifinin Meclisin 29.11.2014 tarih ve sayılı kararı ile onaylandığı, plan değişikliğinde ada ve sayılı parsellerin “Ticaret” kullanımında kaldığı; TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Ankara 18. İdare Mahkemesi nezdinde esasında kayıtlı dava açıldığı, ayrıca Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından söz konusu işlemin plan bütünlüğünü ve 2-3 kat olan mevcut kat yüksekliğinin ve adanın bütünündeki az katlı yapılaşmayı bozduğu, plan değişikliğinin kentsel ihtiyaçları gözetmeksizin özel mülkiyetteki parsel sahiplerinin istekleri doğrultusunda yapıldığı ileri sürülerek iptali istemiyle Ankara 11. İdare Mahkemesi nezdinde esasında dava açıldığı; 16.5. Onaylanan nazım imar planı değişikliği doğrultusunda hazırlanan ” İlçesi ada ve parsellerde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar plan değişikliği”nin Çankaya Belediye Meclisinin 03.05.2016 tarih ve sayılı kararı ile reddedildiği, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin, 1/5000 nazım imar planı değişikliği talebi ile Çankaya Belediye Meclisinin ret kararı aldığı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talebini 15.07.2016 tarih ve sayılı kararı ile tadilen onayladığı, 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinde ada ve 3 sayılı parsellerin kullanım kararlarının “Ticaret” olarak belirlendiği; TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Ankara 3. İdare Mahkemesi nezdinde esasında kayıtlı dava açıldığı; 16.6. Parsellerin tevhit işleminden sonra başvuran şirket temsilcisi tarafından Ankara Büyükşehir Belediye

Meclisine sunulan “ İlçesi, Mahallesi ada parselde 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği” teklifinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.06.2017 tarih ve sayılı kararı ile onaylandığı, plan değişikliğinde ada sayılı parselin “Ticaret Alanı” kullanımında kaldığı; Ankara Valiliği (İI Milli Eğitim Müdürlüğü) tarafından, işlemin iptali istemiyle

Ankara 8. İdare Mahkemesi nezdinde esasında kayıtlı dava açıldığı, başvuran şirketin Ankara

Büyükşehir Belediye’sinin yanında davaya müdahil olduğu, yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 11/12/2019 günlü, sayılı ilamı ile dava konusu planın yatırımcı kurum olan Milli Eğitim

Bakanlığı’nın görüşü alınmadan hazırlanarak onaylandığı, anaokulu fonksiyonuna ayrılan alanın küçülmesi sonucunu doğuran dava konusu plan değişikliğinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek işlemin iptal edildiği, istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 21.10.2020 gün ve Esas Karar sayılı kararıyla reddedildiği; 16.7. Başvuruya konu taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin Mahkemesince iptal edilmesinden sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na herhangi bir plan teklifi sunulmadığı, dolayısıyla taşınmazın plansız alanda kaldığı ve taşınmaza ait bir kullanım kararı bulunmadığı;

Hususları tespit edilmiştir.

17. Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunuyla, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla aynı Kanunun 7. ve 8. maddesiyle belirli nüfusu aşan belediyelere imar planlarını hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiş olup

Kanunun 6. maddesinde, imar planlarının nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olacağı, hüküm alınmıştır. Nazım imar planları, şehrin ana dokusunu gösteren ve genel ilkeleri belirleyen planlar olup, imar planına konu düzenleme alanındaki

“konut”, “ticaret”, “sosyal altyapı” alanları, “yeşil alanlar”, “teknik donatı alanları” ile “yerleşim dışı alanlar” ve “ulaşım sistemleri” bu plan kapsamında belirlenmekte, planın uygulanması için gerekli tüm teknik ayrıntılar ise (bölgeler itibarıyla yapı adaları, yoğunluk ve düzeni, uygulama için gerekli imar programlarına esas olacak uygulama etapları gibi) uygulama imar planları ile ortaya konmaktadır (AYM, Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014).

18. Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında uyulacak esaslara 3194 sayılı İmar Kanunu ve

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer verilmekle, Kanunun 8. maddesinde arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulacağı hüküm altına alınmıştır. Her tür ve ölçekteki mekânsal planlar ile bu planlara ilişkin revizyon, ilave, değişikliklerin yapılmasına ve incelenmesine yönelik usul ve esaslar Mekansal Planlar Yapım

Yönetmeliğinde düzenlenmiş olup Yönetmeliğin “Genel planlama esasları” başlıklı 7. maddesinde, planların kamu yararı amacıyla yapılacağı, planların iptal edilmesi halinde, daha önce alınan kurum ve kuruluş görüşleri ile birlikte yapılan analiz ve sentez çalışmalarının yeni plan hazırlanmasında bu

Yönetmelik kapsamında yeniden değerlendirileceği kuralına yer verilmiştir. Yönetmeliğin “Standartlar” başlıklı 11. maddesinde de imar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu

Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulacağı, planda yerleşik alan olarak belirlenen alanlarda yapılacak imar planı revizyon ve değişikliklerinde, bu

Yönetmelikte belirtilen eğitim, sağlık ve ibadet kullanımlarına ilişkin asgari alan büyüklüğünün karşılanamaması durumunda ilgili kamu kurum ve kuruluşunun teklifi doğrultusunda veya görüşü alınarak alan büyüklüğün plan ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

19. Mekânsal Planlar Yönetmeliği’nin “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26. maddesi hükümleri gereğince imar planı değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılabilir. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esas olup kural olarak yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. Bir başka anlatımla, imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılmaması esastır. Bununla birlikte zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi ancak imar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşünün alınması ve bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle mümkündür. Eşdeğer alanın ayrılmasında ise yüzölçümü ve konum özelliklerinin korunması, /

mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.

20. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde şikâyete konu başvuru incelendiğinde, başvuruya konu taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği iptal edildiğinden, bu süreçte öncelikle 3194 sayılı İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin yukarıda bahse konu ilgili hükümleri çerçevesinde ve taşınmaza ilişkin Mahkeme kararlarında yer verilen gerekçeler gözetilerek öncelikle imar planının yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

21. Bilindiği üzere, imar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idareler ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmektedir. Örneğin, özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri imar sınırları içindeki her türlü imar ve yapı faaliyeti için imar plan ve programına uygun davranmak, idarenin iznini almak ve belirlediği kıstas ve sınırlara uygun olarak yapı inşa etmekle mükelleftirler. İdareler açısından bakıldığında ise, taşınmaz, imar planlarında kamu hizmetlerine tahsis edilmiş olan yerlerde kalmış ise kamulaştırma işlemine konu teşkil edebileceğinden malik ancak, idarenin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10.

ve 13. maddeleri ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1. maddesi hükümlerinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde, makul bir tazmin elde edebilecektir.

22. Başvuran şirket temsilcisi, başvuruya konu taşınmaza ilişkin “ticaret” kullanımı kararının

Mahkemesince iptal edilmesi sonrasında söz konusu kullanım kararının korunması karşılığında, iptal edilen 2 plan notlarında yer verildiği üzere taşınmaz üzerinde 700 m kapalı alanlı bir anaokulu inşa edebileceklerini veya idarenin göstereceği bir taşınmaz üzerine söz konusu inşaatı bedelsiz olarak gerçekleştirebileceklerini belirtmiş bu hususta idare ile uzlaşma talebinde bulunmuştur. Başvuranın, iptal kararı sonrasında yapılacak yeni planlarda taşınmazın kamusal kullanıma tahsisi halinde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. ve 13.

maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1. maddesi hükümleri çerçevesinde kamulaştırılması veya trampaya konu edilmesi yönünde bir talebi olmayıp talebi münhasıran taşınmazın kullanım kararının “ticaret” olarak kabul edilmesinden ibarettir.

23. Bu doğrultuda, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin plan yapımı ve değişikliklerine dair ilgili hükümleri uyarınca, başvuruya konu taşınmazın bugüne dek onaylanan imar planlarında hangi kullanım kararlarına tahsis edildiğinin öncelikle incelenmesi gerekmektedir. İdarelerin dosyasına sunduğu bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, ada ve sayılı parsellerin uygulama imar planı ve parselasyon planının yapıldığı tarihteki yönetmeliklere göre kamulaştırma ortaklık payı hisselerinden oluştuğu, 1991 yılından itibaren 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında ada no.lu parsel “Çocuk Sağlığı Merkezi” kullanım kararı ile hmax: ve no.lu parsel ise “Anaokulu

Alanı” kullanım kararı ile hmax: m yapılaşma koşullarında iken, başvuran

Tic. A.Ş. tarafından taşınmazların satın alınmasından sonra ilki Ankara

Büyükşehir Belediye Meclisinin 29.11.2014 tarih ve sayılı kararı olmak üzere, sonraki tarihli 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama imar planı değişikliğine ilişkin Büyükşehir Meclis kararları ile taşınmaza “Ticaret Alanı” kullanımı ile Yençok: Serbest yapılaşma koşulu kararı getirildiği görülmüştür.

24. Bununla birlikte, söz konusu Meclis kararlarının plan bütünlüğünü ve 2-3 kat olan mevcut kat yüksekliğini ve adanın bütünündeki az katlı yapılaşmayı bozduğu, plan değişikliğinin kentsel ihtiyaçları

gözetmeksizin özel mülkiyetteki parsel sahiplerinin istekleri doğrultusunda yapıldığı ileri sürülerek iptali istemiyle Çankaya Belediye Başkanlığı, TMMOB Ankara Şubesi tarafından davalar açılmıştır. Söz konusu davalara ilişkin mahkeme kararları incelendiğinde, “… ada ve sayılı parsellerin ticaret alanı olarak düzenlenmesine ilişkin olarak ABBM ‘nin 29/11/2014 tarih ve sayılı işlemi ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin; imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, bölge ihtiyaçlarına, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. ” şeklinde görüş bildirilmiş, anılan raporu davalı idarece itiraz edilmiş ise de bilimsel verilere dayalı raporu kusurlandırır bir itiraz olarak değerlendirilmemiştir. Bu durumda, davalı idarece plan değişikliğini zorunlu kılan nesnel ve teknik bir gerekçe olmadan, ilgili yatırımcı kuruluşun görüşü alınmadan, eş değer sosyal alt yapı alanı ayırılmadan, jeolojik jeoteknik etüt bulunmadan plan değişikliği yoluna gidildiğinden imar mevzuatı ve şehircilik ilkelerine uyulmadığı sonucuna varılmıştır.” denilmekle, işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.

25. Ankara Valiliği (İI Milli Eğitim Müdürlüğü) tarafından da, imar planıyla anaokulu alanı olarak ayrılan 2 ve 27/02/2017 tarih ve yevmiye ile tevhit edilerek ada, parsel 4.042 m olarak düzenlenen taşınmaza ilişkin olarak, Milli Eğitim Bakanlığının görüşü alınmadan yapılan plan değişikliği sonrası anaokulu alanının eski haline getirilmesine ilişkin olarak davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin 24/05/2018 tarih ve sayılı işlem ile Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14/06/2017 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan ve anaokulu kullanımını “ticaret alanı” olarak değiştiren 1/5000 ölçekli nazım imar planının hukuka aykırı olduğundan bahisle işlemin iptali talep edilmiş, Mahkemesince “dava konusu planın; yatırımcı kurum olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın görüşü alınmadan hazırlanarak onaylandığı açık olup, anaokulu fonksiyonuna ayrılan alanın küçülmesi sonucunu doğuran dava konusu plan değişikliğinde ve bu plan nedeniyle alanın eski hale getirilmesi isteminin reddine dair işlemde hukuki dayanağın kalmaması nedeniyle hukuka uyarlık görülmemiştir.” denilmekle, davaya konu işlemlerin iptaline karar verildiği hususları tespit edilmiştir.

26. Yukarıdan bu yana yer verilen ilgili mevzuat hükümleri ve dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde özetle, başvuruya konu taşınmazın uygulama imar planı ve parselasyon planının yapıldığı tarihteki yönetmeliklere göre kamulaştırma ortaklık payı hisselerinden oluştuğu, 1991 yılından itibaren 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında “Anaokulu Alanı” kullanımına ayrılmışken başvuran firma tarafından taşınmazın 2014 yılı Ocak ayında satın alınmasından sonra talep üzerine Ankara Büyükşehir

Belediye Meclisince söz konusu taşınmazın kullanım kararının 2014 Kasım, 2016 Temmuz ve 2017

Haziran aylarında “ticaret alanı” olarak değiştirildiği; kararların tamamının davaya konu edilerek yapılan yargılamalar sonucunda, davalı idarece, plan değişikliğini zorunlu kılan nesnel ve teknik bir gerekçe olmadan, ilgili yatırımcı kuruluşun görüşü alınmadan, eş değer sosyal alt yapı alanı ayırılmadan, jeolojik jeoteknik etüt bulunmadan yapılan plan değişikliğinin imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, bölge ihtiyaçlarına, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılarak iptal edildiği; hususları gözetildiğinde, bu aşamada taşınmazın kullanım kararının ticaret alanı olarak kabul edilmesi yönündeki istemin reddi gerektiği kanaati ve sonucuna varılmakla, yeni plan teklifinde kullanım kararının “ticaret alanı” olarak kabulüne ilişkin değerlendirmenin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 13. ve 18.

madde hükümleri ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde öngörülen koşullar ve

Mahkeme kararındaki gerekçeler gözetilerek ilgili yatırımcı kuruluş Milli Eğitim Bakanlığı ve Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

27. Bununla birlikte, 4/7/2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanunun 7. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununun 13.maddesinde yapılan değişiklikle ile uygulama imar planlarında umumi hizmet alanına ayrılan veya kamulaştırılması gereken alanların kamu eline geçmesini sağlama, kamulaştırma yükünü ve kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan sorunları azaltmak amacıyla yapılan değişiklik ile düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan, yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi halinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilmesine imkân sağlandığından, başvuranın talep etmesi halinde, Milli Eğitim Bakanlığından uygun görüş alınmak kaydıyla taşınmaz üzerine kulanım kararına uygun “özel” tesis yapılabilecek veya Ankara Büyükşehir

Belediye Meclisinin 16.03.2012 tarih ve sayılı kararına istinaden talep hâlinde plan değişikliği ile idaresince uygun görülmesi halinde kullanım kararına “özel” ibaresi eklenebilecektir.

28. Başvuranın, ‘imar mevzuatına göre özel eğitim tesislerinin imar planlarında bu amaçla ayrılmış alanlarda yapılması zorunlu iken, okul öncesi eğitim kurumları için böyle bir zorunluluk olmadığı, konut, ticaret alanı gibi farklı kullanım kararlarına sahip parsellere kreş, anaokulu gibi tesislerin yapılabildiği’ iddiasına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde, “Anaokul Alanları”nın kreş fonksiyonundan bağımsız olarak 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesinde ifade bulan “Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları” kapsamında kaldığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği kapsamında da

“anaokulu” fonksiyonunun, sosyal altyapı alanları başlığı altında “eğitim tesisleri” kapsamına girdiği, yine

“Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Standartları Uygulama Yönergesi” kapsamında da Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumu olarak tanımlandığı, tespit edilmekle, iddianın söz konusu mevzuat hükümleri çerçevesinde dayanağının olmadığı değerlendirilmiştir.

2 29. Başvuranın ada eski parselin 1408 m olduğundan bahisle, Mekânsal Planlar Yapım

Yönetmeliğinin Ek-2 tablosunda nüfusa dayalı asgari değerler şartını karşılamadığı iddiasına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde, bahsi geçen parselin oluştuğu uygulama imar planı ile toplam 7 adet anaokulu parselinin oluşturulduğu ve asgari standartlar şartını sağladığının görüldüğü, öte yandan Mekânsal Plan

Yapım Yönetmeliğine göre planda yerleşik alan olarak belirlenen alanlarda yapılacak imar planı revizyon ve değişikliklerinde, bu Yönetmelikte belirtilen eğitim kullanımına ilişkin asgari alan büyüklüğünün karşılanamaması durumunda ilgili kamu kurum ve kuruluşunun teklifi doğrultusunda veya görüşü alınarak alan büyüklüğünün plan ile belirlenebilmesinin mümkün olduğu, ayrıca Ek-2 tablosunun “Açıklamalar” kısmında asgari alan büyüklüğünü belirleme yetkisinin Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğu belirlemeleri karşısında başvuranın iddiasının bu yönden de yerinde olmadığı tespit edilmiştir.

30. Başvuran şirket temsilcisinin taşınmazın uzun yıllardır eğitim alanına ayrılmış olması sebebiyle mülkiyet haklarının kısıtlandığı iddiasına ilişkin olarak ise, başvuruya konu parselin 1991 yılı ve sonrasındaki nazım ve uygulama imar planlarında anaokulu kullanımına ayrıldığı, başvuran firma tarafından taşınmazın 2014 yılında satın alındığı tarihte taşınmaz üzerinde “ No.lu Plan Gereğince

Anaokulu Olarak Tahsis Edilmiştir.” ibaresinin bulunduğu, 2014, 2016, 2017 yıllarında başvuran firmanın talepleri üzerine Büyükşehir Belediyesince onaylanan nazım imar planı değişiklikleri ile taşınmazın anaokulu kullanımının “ticaret alanı” olarak değiştirildiği ancak bu değişikliklerin yargı kararlarıyla iptal

/

edildiği, bu doğrultuda başvuran firmanın iddia ettiği üzere taşınmaz üzerinde 40 yılı aşan bir tasarruflarının bulunmadığı, taşınmazın kamu lehine eğitim alanı olarak ayrılmış olduğu bilinerek satın alındığı, hususları birlikte ele alındığında şikâyetin bu yönden kabul edilebilir olmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 31. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarelerin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere idarenin işleminin “kanunilik” ilkesine de uygun olduğu tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

32. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı Ankara Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN RET KISMEN KABULÜNE, 1. Başvuranın, taşınmazın kullanım kararının, iptal edilen nazım imar planı değişikliklerinde yer verildiği üzere “ticaret alanı” olarak belirlenmesi yönündeki talebinin REDDİNE; 2. Başvuranın, 3194 sayılı İmar Kanunu’na, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26. maddesine ve taşınmaza ilişkin Mahkeme kararlarının gerekçelerine uygun olarak yapacağı plan teklifinin, Milli Eğitim

Bakanlığı’nın görüşü alınarak ilgili mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi yönünde ANKARA

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

3. Yeni imar planlarında taşınmazın anaokulu kullanımına ayrılması ve başvuranın talep etmesi halinde,

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 13. maddesine göre, taşınmazın anaokulu kullanımına ayrılan kısmının

kamuya geçişi sağlanıncaya kadar plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilmesi için gerekli iş ve işlemlere başlanılması hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; /

Kararın, Başvuran şirket temsilcisine, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, Milli Eğitim

Bakanlığı’na ve bilgileri için Çankaya Belediye Başkanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/