|
ÖZET: Başvuran, 23/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, resmi trafik otosundaki polis memurlarının gerekli özen ve dikkati göstermediğini, kazaya sebebiyet verdiklerini ve kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı olduğunu iddia ederek disiplin soruşturması açılmasını talep etmiştir. Uşak İl Emniyet Müdürlüğü, başvuranın iddialarını incelemiş, ancak sadece polis memurlarının ifadelerine dayanarak, disiplin soruşturması açılmasına gerek olmadığına karar vermiştir. Başvuranın iddialarının araştırılmadığı ve olayla ilgili tanıkların dinlenmediği belirtilmiştir.
Yapılan incelemelerde, polis memurlarının kaza anında tepe lambalarının yanmadığı ve kaza tespit tutanağında bu durumun gerçeğe aykırı olarak belirtildiği tespit edilmiştir. Ayrıca, başvuranın fren izine ilişkin iddiaları da yeterince araştırılmamıştır. Dolayısıyla, başvuranın iddialarının somut delillerle desteklenmediği ve disiplin soruşturması yapılmadan dosyanın kapatılması hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın talebi doğrultusunda, İçişleri Bakanlığı’na, kazanın şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması amacıyla disiplin soruşturması başlatılması tavsiye edilmiştir. Bu karar, başvuranın ve İçişleri Bakanlığı’nın tebliğine sunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/69043-S.20.75184
BAŞVURU NO : 2020/3794
KARAR TARİHİ : 21/08/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, karıştığı trafik kazasıyla ilgisi bulunan polis memurları hakkında disiplin soruşturması açılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 23/10/2019 tarihinde kullanmakta olduğu motosiklet ile maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, kaza yerine gelen trafik polisleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında; “motorlu bisikletin 45 metre fren izi bıraktığı, trafik ekip otosunun tepe lambasının yanmakta olduğu, trafik polisinin gerekli işaretlemeleri yaptıktan sonra araçtan inip trafiği yan yola yönlendirdiği” hususlarının belirtildiğini, ancak güvenlik kamerası görüntüleri incelendiğinde; kaza olmadan önce kaza yerinde herhangi bir trafik görevlisinin bulunmadığının, herhangi bir işaretlemenin de olmadığının, trafik polis aracının en sol şeritten gelerek (tepe lambası yanmadığı halde) aniden sağ şeride çapraz şekilde durması neticesinde 15-20 metrelik mesafe kaldığının ve kendisinin duramayarak ekip aracına çarptığının görüldüğünü, hal böyle iken görevlilerin gerçeğe aykırı tutanak tanzim ettiklerini ve kendisini kusurlu gösterdiklerini, Uşak
Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlatılan bilirkişi raporunda da ekip otosunun tepe lambasının yanmadığının, motosikletin bu haliyle 45 metre fren izi yapmasının mümkün olmadığının, trafik görevlisinin herhangi bir trafik tanzimi yapmadığının ifade edildiğini, bu konuda başvuru yapmasına rağmen idari soruşturma yapılmadığını belirtmiş olup somut delillerin incelenerek gerekli soruşturmanın yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 15/05/2020 tarihli ve sayılı yazısında özetle; başvuranın babası tarafından 30/10/2019 tarihinde verilen dilekçe üzerine 06/11/2019 tarihinde olay ile ilgili araştırma/soruşturma başlatıldığı, trafik kazalarına müdahale eden trafik ekiplerinin yapması gereken iş ve işlemlerin ilgili mevzuatta belirtildiği, konu ile ilgili Trafik Başkanlığı nezdinde herhangi bir başvuru, belge, bilgi ve görüntü kaydı bulunmaması sebebiyle mütalaa verilebilecek bir hususun bulunmadığı, ilgili birimden alınan bilgi ve belgelerin Kurumumuzca değerlendirilmek üzere yazı ekinde gönderildiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanu’nun, 5.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde: “(1) Bu Kanunun uygulanmasında;…g)
Disiplin soruşturması: Disiplinsizlik yaptığı iddia edilen personel hakkında karar vermek amacıyla disiplin amirleri veya kurulları tarafından yapılan veya yaptırılan araştırma ve incelemeyi, ifade eder.” 5.2. “Takdir hakkının kullanımı” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında: “(1) Bu
Kanun ile disiplin cezası vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurulları, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar…” 5.3. “Disiplin amirlerinin soruşturmaya ilişkin yetkileri” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “(1) Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar…”
5.4. “Soruşturma sonucu verilecek karar” başlıklı 27’nci maddesinin birinci fıkrasında:
“(1) Disiplin kurulu, soruşturma sonucunda disiplin cezası verilmesine yer olmadığına, karar verilmesine yer olmadığına veya disiplin cezası verilmesine yahut kurulun yetkisizliğine karar verebilir…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Resmi trafik otosuna çarparak maddi hasarlı trafik kazası yapan başvuran, resmi trafik otosundaki görevlilerin görev esnasında gerekli özen ve dikkati göstermediğinden kazaya sebebiyet verdikleri, ayrıca kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı olduğundan bahisle sorumlu görevliler hakkında disiplin soruşturması yapılmasını talep etmektedir.
8. Başvuranın babası tarafından verilen dilekçe üzerine Uşak İl Emniyet Müdürlüğü tarafından bahse konu kazayla ilgili olarak Polis Memuru ve Polis Memuru hakkında gerçeğe aykırı kaza tespit tutanağı tanzim ettikleri, olmayan bir şeyi varmış gibi tutanağa yansıttıkları, Polis Memuru hakkında ise görev esnasında gerekli özen ve dikkati göstermeyerek kazaya sebebiyet verdiğinden bahisle araştırma başlatılmış ve 4. Sınıf Emniyet Müdürü araştırmacı olarak görevlendirilmiştir. Araştırma kapsamında, polis memurları ve ifadeleri alınmış ve kaza tespit tutanağı ile olay yerine ilişkin kamera kayıtları incelenmiştir.
9. Polis Memuru ifadesinde özetle; “23/10/2019 günü saat 09.40 sıralarında
Dörtyol Trafik Ekipler Amirliği noktasında 54-42 kod nolu ekip olarak bulundukları esnada
Atatürk Bulvarı üzerinde Ankara istikametinden İzmir istikametine Şehit Mehmet Bozkuş
Köprüsü üzeri iniş kısmında dört aracın karışmış olduğu trafik kazası meydana geldiğini gördüklerini, akabinde ekip arkadaşı Polis Memuru Polis Memuru trafik noktasından köprü üzerine koşarak olay yerine geçiş yaptıklarını, Ekipler
Amirinin kazaya 54-42 kod nolu ekip olarak müdahale etmelerini ve araç şoförünün Ramada
Kavşaktan dönüş alarak köprü üzerine araç çıkmaması ve ikinci bir kazanın yaşanmaması için acilen geçiş yapmasını anons etmesi üzerine, kendisinin ekip aracını alarak Dörtyol trafik noktasından araç sirenini çalarak ve tepe lambasını yakmak suretiyle Ramada Kavşağından köprü istikametine doğru dönüş aldığı esnada İzmir istikametine giden araçların yeşil ışığın yanmasıyla birlikte hareket ettiğini gördüğünü, siren ve el megafonu ile karayolundaki araçlara köprü üzerine çıkmamaları ve yan yoldan devam etmeleri gerektiği hususunda anons yaparak trafiği yönlendirdiğini ve araç sürücülerinin yan yola doğru yöneldiklerini gördüğünü, önünde seyir halinde olan plakalı motosikletin yanına gelerek aynı uyarı ve ikazları siren çalarak ve anons ederek kendisine yan yola geçmesi ve köprü üzerine çıkmaması için anons ettiğini, motosiklet ile aralarındaki mesafe yeteri kadar açıldıktan sonra köprü üzerinde yaralı şahsın bulunduğu sağ şeridi trafiğe kapatmak için sağ şeride yanaştığı ve durduğu esnada motosikletin yönünü yan yola değiştirebilecek mesafesi bulunmasına rağmen yönünü değiştirmeyerek ekip aracının arkasından sağ şerit üzerinden gelerek ekip aracının sağ yan kapılarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kendisinin ilk olarak araçtan inip motosiklet sürücüsünün herhangi bir yarasının bulunup bulunmadığını sorduğunu ve iyi olduğu cevabını aldığını, kazayı gören Şube Müdürleri yanlarına gelerek kendisine gelen araçların yan yola yönlendirme işlemini yapmasını belirttiğini, bunun üzerine kendisinin gelen araçları yan yola sevk etmeye devam ettiğini, kaza sonrasında kod nolu ekibin kaza yerine gelerek kaza hakkında gerekli incelemeleri yaptığını ve notlarını aldığını, bu esnada kendisinin kazaya bakan kod nolu ekibe hiçbir şekilde müdahalesinin ve yönlendirmesinin olmadığını, kaza raporunun ne şekilde düzenlendiğini bilmediğini, kendisinin o esnada daha önce meydana gelen dört araçlı trafik kazasının işlemlerini yapmakta olduğunu, meydana gelen kazada kendisinin herhangi bir hatasının bulunmadığını düşündüğünü, kazanın motosiklet sürücüsünün yapılan uyarıları dikkate almadığından meydana geldiğini, kullanmış olduğu ekip otosunun tepe lambasını çalıştırmak için kullandığı el cihazının tepe lambası düğmesine bastığını ve cihazın tepe lambası ışıklarının çalışmaya başladığını göstermesine rağmen tepe lambasının çalışmadığını, tepe lambasının çalışmadığını kaza sonrası araçtan indiğinde fark ettiğini” beyan etmiştir.
10. Polis Memuru ifadesinde özetle: kod nolu ekip olarak motosikletin resmi trafik otosuna çarpması neticesinde meydana gelen kaza ile ilgili görevlendirildiklerini ve olay yerine gittiklerini, ekip arkadaşı yan yol trafik akışını sağlarken kendisinin kazaya müdahale ettiğini, kaza yerinde Şube Müdürleri da olduğunu ve kazaya karışan motosiklet sürücüsü ile ilgilenmekte olduğunu, kendisinin ilk olarak sürücüye kazanın oluş şeklini sorduğunu, daha sonra kazaya karışan sorduktan sonra kaza mahallindeki iz ve delilleri incelediğini ve bunları not aldığını, 45 metrelik frenden kaynaklanan ara ara motor lastik izi bulunduğunu, tutmuş oldukları tutanağı
Polis Memuru göstermediklerini, de tutanakla ilgili bir soru sormadığını, kendisinin ve ekip arkadaşının motosiklet sürücüsüne karşı herhangi bir sözlü veya fiziki kötü davranışının olmadığını” beyan etmiştir.
11. Polis Memuru ifadesinde özetle: “ kod nolu ekip olarak motosikletin resmi trafik otosuna çarpması neticesinde meydana gelen konu kaza ile ilgili görevlendirildiklerini ve olay yerine gittiklerini, kendisinin yan yol trafik akışını sağlarken ekip arkadaşı maddi hasarlı kazaya müdahale ettiğini, notlarını aldıktan ve trafik normal seyrine döndükten sonra motosiklet sürücüsünü trafik noktasına davet ettiklerini, tutanaklarını tuttuktan sonra motosiklet sürücüsünün gittiğini, düzenlemiş oldukları tutanağı
Polis Memuru göstermediklerini, de kendilerine herhangi bir müdahalesinin olmadığını” beyan etmiştir.
12. Araştırmacı tarafından kazaya ilişkin görüntülerin incelenmesi neticesinde, “Bir kayıtta, 23/10/2019 günü saat 09.45 dakika 15. saniyede Dörtyol köprü üstünde trafiğin yavaşladığı ve yoğunluğun bulunduğu, 09.45 dakika 17. saniyede ambulansın geldiği, 09.45 dakika 42.
saniyede kırmızı renkli otomobilin geriye doğru yavaş yavaş gelerek yan yoldan geçiş yaptığı, bu araçtan sonra köprüden herhangi bir aracın geçmediği, 09.46 dakika 30. Saniyede resmi ekip aracının gelerek sağ şeride yanaştığı, 09.46 dakika 34 saniyede ekip aracının arkasından gelen motosikletin ekip aracının sağ tarafından geçmek isterken yan tarafa devrildiği, görevli
Polis Memurunun ekip aracından inerek motosiklet sürücüsü ile ilgilendiği, bu arada 09.46 dakika 47. saniyede bir otomobilin köprü üzerinden geçiş yaptığı, 09.47 dakika 17. saniyede bir tır aracının geçiş yaptığı, Polis Memurunun 09.48’den sonra yol tedbirlerini almaya çalıştığı, diğer kayıtta ise saat 09.45 sıralarında trafiğin yoğun bir şekilde seyir ettiği, 09.45 dakika 50 saniyeden 09.46 dakika 22 saniyeye kadar herhangi bir aracın geçiş yapmadığı, bu saniyede başka bir motosikletin geçiş yaptığı, arkasından 09.46 dakika 26. Saniyede ekip aracının geçiş yaptığı ve akabinde 2-3 saniye ara ile motosiklet sürücüsünün ekip aracının arkasından geçiş yaptığı, 09.46 dakika 59 saniyeden sonra köprü trafiğinin yavaşladığı, yan yol trafiğinin ise devam ettiği, diğer bir kayıtta ise trafiğin yavaş seyrettiği görülmüştür.”
Şeklinde tutanak tutulmuştur.
13. ve tarafından tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası
Tespit Tutanağında; kaza yerinin, D-300 İzmir istikameti Dörtyol köprü üstü girişi olarak tespit edildiği, kazaya plakalı motosiklet ile plakalı resmi trafik otosunun karıştığının belirtildiği, “resmi trafik otosunun tepe lambası yanıyor vaziyette, 45 metre fren izi, resmi araç sürücüsü arkasından gelen araçları yan yola yönlendirmeye çalışıyor” ibarelerinin bulunduğu, kazanın özeti bölümünde: “Sürücü yönetimimdeki plaka sayılı motorlu bisiklet ile Ramada Kavşağından D-300 takiben gelip Dörtyol
Köprü üzerine giriş yapacağı esnada motorlu bisikletin ön kısımları ile bu sırada Dörtyol
Köprü üzerinde meydana gelen yaralamalı kazadan dolayı trafiği yavaşlatıp Dörtyol yan yola akımlara vermekle görevli yönetimindeki plaka sayılı resmi trafik otosunun sağ yan kısımlarına 45 metrelik fren izi bıraktıktan sonra çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda sürücü kaza yerinde sağ şeritteki yan yola işaret ve sesli megafon ile yönlendirmesine riayet etmediği için 2918 K.T.K.’nın 47/1-a (trafiği düzenleme ve denetiminde görevli trafik zabıtası yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine uymamak) kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu ve ikinci bir kazayı önlemek için gelen trafik akımlarını yan yola verirken görev yaptığından bu kazada bir kusurunun olmadığı tespit edilmiştir.” açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.
14. Uşak İl Emniyet Müdürlüğüne sunulan Araştırma Raporunda: alınan ifadeler, kamera görüntüleri ve kaza tespit tutanağına değinilerek kazanın yaşandığı süreç anlatıldıktan sonra kaza ile ilgili hazırlanan mevcut kaza tutanağını düzenleyen Polis Memurları ve olay yerinde yapılan değerlendirmelere göre uygulamış oldukları işlemlerin uygun olduğu, Polis Memuru ise görevini tüm aksaklıklara rağmen özenli ve titizlikle yapmaya çalıştığı belirtilerek bahse konu polis memurlarının görevlerini mevzuat çerçevesinde yerine getirdikleri, herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, konuyla ilgili soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde görüş ve kanaat sunulmuştur. Uşak İl Emniyet
Müdürlüğü tarafından da Araştırma Raporu doğrultusunda 26/12/2019 tarihinde araştırma dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla başvuranın şikâyete konu ettiği polis memurları hakkında disiplin soruşturması başlatılmamıştır.
15. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptir. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmiş, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmuştur.
16. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Kabul Edilmesine Dair Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için yapılması gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle soruşturma yapılması gerekmektedir. Nitekim soruşturmada amaç, yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Soruşturmacı olarak görevlendirilen kişi, soruşturma konusuyla sınırlı olmak üzere her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan ve kişilerden bilgi ve belge almaya, tanık dinlemeye, mâhallinde keşif yapmaya, hakkında soruşturma yapılan memurun ifadesini almaya yetkilidir. Bunların yanında, disiplin suçuna konu fiil veya hâli bakımından adlî soruşturma yapılmış ise; bu kapsamda alınan ifadeler, bilirkişi raporları, iddianame, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, duruşma zabıtları, iletişim tespit tutanakları, mahkeme kararları gibi delil niteliğindeki tüm belgelerin soruşturma dosyasına eklenmesi gerekmektedir.
17. Bu bağlamda, soruşturma kapsamında; soruşturma konusu fiil ve durumların yasal unsurlarının açık ve ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi, hakkında disiplin soruşturması yürütülen memurunun disipline aykırı fiil veya hâline ilişkin mağdur veya ihbarcı ile doğrudan bilgi ve görgü sahibi olan tüm tanıkların kapsamlı bir şekilde beyanlarının alınması, memurun savunmasında belirttiği ve araştırılmasını istediği hususların incelenmesi, hakkında soruşturma yapılan kişinin lehinde ve aleyhinde toplanan bütün kanıtların her suç maddesi itibariyle ayrı ayrı tartışılması; bulgular ve deliller, suçun işleniş koşulları, oluş biçimi, ilgililerin kişisel durumları, ilgilinin öne sürdüğü özürlerin doğruluk derecesi araştırılarak elde edilen bilgiler ve ilgili mevzuat hükümleri ışığında yapılan değerlendirmelerle tarafların iddialarının somut delillerle ortaya konması ve fiilin şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması; sebep ve sonuçların açıkça belirtilmesi, olaya uygulanacak hukuk kurallarının tespit edilmesi suretiyle memurun cezalandırılmasının gerekli olup olmadığı hususunun irdelenmesi, raporun bütün soruşturma konularını kapsayacak şekilde doğru ve eksiksiz hazırlanması, raporun bölümleri arasında herhangi bir çelişkiye meydan verilmemesi ve böylece sağlıklı bir sonuca ulaşılması gerekmektedir. Soruşturma sonucunda ise fiilin sübut bulduğunun tespiti üzerine disiplin cezası verilebileceği gibi disiplin cezası verilmesini gerektirecek bir husus tespit edilmediği takdirde disiplin cezası verilmesine yer olmadığına da karar verilebilecektir. Yine disiplin âmiri, takdir yetkisi çerçevesinde soruşturma raporu ile bağlı olmaksızın gerekçelerini açıklamak şartıyla disiplin cezası vermeyebilmektedir.
18. Somut olayda, başvuranın iddiaları üzerine araştırmacı tayin edilmiş ve hazırlanan araştırma raporu neticesinde soruşturma açılmasına gerek olmadığı görüş ve kanaati üzerine araştırma dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Yapılan araştırmada sadece şikâyet edilen polis memurlarının ifadesi alınmıştır. Kazaya karışan başvuranın beyanlarına başvurulmadığı gibi şikâyet edilen polis memurlarının ifadelerinde olay yerinde olduklarını belirttikleri Polis
Memuru , Polis Memuru ve Şube Müdürleri tanık olarak dinlenmemiştir.
19. Bunların yanında, kazanın tarafı olan Polis Memuru ifadesinde, kullanmış olduğu ekip otosunun tepe lambasını çalıştırdığını, göstergenin yanmasına rağmen tepe lambasının çalışmadığını, bu durumu kaza sonrası araçtan indiğinde fark ettiğini belirtmiştir.
Ancak, Polis Memurları ve tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında, kazaya karışan ekip otosunun tepe lambasının yandığı şeklinde ibarelere yer verilmiştir. Araştırma kapsamında; araştırmacı tarafından bahse konu ekip aracında bulunan tepe lambasının arızalı olup olmadığına dair tutanak veya yapılan herhangi bir işlemin bulunup bulunmadığının sorulmuş ancak kaza tespit tutanağında aracın tepe lambasının yandığı yönündeki ibarelere yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla aracın tepe lambası konusundaki çelişkiler tartışılmamış ve bu husus açıklığa kavuşturulmamıştır.
20. Bunlarla birlikte, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen numaralı soruşturma kapsamında bahse konu kaza ile ilgili olarak 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporunun bulunduğu, bu raporda: “Kaza mahallinin ATATURK bulvarı üzeri İzmir ili istikametine gidişte
Dörtyol köprülü kavşağı köprü üzerine çıkış girişinde meydana geldiği. ATATÜRK bulvarının genişliğinin 9 metre genişliğinde asfalt kaplama yol olduğu, yolun iki şeritli orta refüjle bölünmüş tek yönlü yol olduğu. Havanın açık, zeminin kuru olduğu, kazanın zaman bakımından
Gündüz meydana geldiği Sürücülerin ALKOLSÜZ olduğu. dosya incelenmesi neticesinde anlaşılmıştır. C.D içeriğindeki görüntüler incelendiğinde sürücü sevk ve idaresindeki plaka sayılı resmi polis aracının görüntü içeriğinde tepe lambasının yanmadığı gözükmektedir, resmi aracın kaza oluşumu nedeni ile hareket ederek dört yol kavşak köprü üstünde meydana gelen kaza ile ilgili köprüye giden trafiği kapatma düşüncesi ile sol şerit üzerinden sağ şerit üzerine çapraz şekilde duruş yaptıktan sonra kazanın meydana geldiği, Kaza bölgesine yaklaşımda Sürücü açısından görüşün açık olduğu bölgede Plaka sayılı motorlu bisiklet sürücüsü duruş mesafesini ayarlayamadığından dolayı resmi aracın sağ arka çamurluk kısmından çarptığı, kaza oluşumunda resmi araç sürücüsü araç içerisinde olduğu trafiği tanzim etmediği görüntülerde görülmektedir.
tarafından dosya içeriğine sunulan dilekçe incelendiğinde 45 metre fren izinin hesaplamasına göre motorlu bisikletin hızının 83,14 km/saat olması gerekmektedir.
Görüntülere bakıldığında motorlu bisikletin bu hızla ilerlemediği görülmektedir. Dilekçe içeriğinde belirtilen diğer hususların doğru olduğu anlaşılmaktadır.” İfadelerine yer verildiği görülmektedir.
21. Bahse konu bilirkişi raporunda resmi ekip otosunun tepe lambasının yanmadığı hususunun yanı sıra 45 metre fren izinin hesaplamasına göre motorlu bisikletin hızının 83,14 km/saat olması gerektiği, görüntülere bakıldığında motorlu bisikletin bu hızla ilerlemediği belirtilmiştir.
Başvuran tarafından İl Emniyet Müdürlüğüne verilmiş olan dilekçelerde de motosikletin hız göstergesinin en son 80 km/h olduğu belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağında ise 45 metre fren izi ibaresine yer verilmiştir. Araştırma raporunda sadece alınan ifadelere değinilerek ara ara lastik izinin görüldüğü belirtilmiş olup başvuranın fren izi konusundaki iddialarına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla sağlıklı bir neticenin alınabilmesi için kaza tespit tutanağında belirtilen fren izine ilişkin hususların da şüpheye yer verilmeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
22. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; gerek araştırma raporunda gerekse de araştırma dosyasının işlemden kaldırılmasına dair kararda, başvuranın iddialarının değerlendirilmediği, başvuranın ve tanıkların ifadesine başvurulmadığı, kazaya karışan resmi polis aracının tepe lambasının yanıp yanmadığına ve kaza tespit tutanağında yandığı ibaresinin bulunmasına yönelik bir değerlendirmenin yapılmadığı, yine kaza tespit tutanağında belirtilen fren izine ilişkin de bir araştırma ve değerlendirmenin bulunmadığı dolayısıyla maddi gerçeğe ulaşılması için somut olay ile ilgili açıklığa kavuşturulması gereken hususların bulunduğu anlaşılmış olup şikâyet edilen polis memurlarının disiplin suçuna konu fiil veya hâli bulunup bulunmadığının tespiti bakımından ilgili mevzuat çerçevesindeki usul ve esaslara uygun olarak disiplin soruşturması yapılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Uşak İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuruya konu kazanın şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması amacıyla gerekli disiplin soruşturmasının başlatılması hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi