|
ÖZET: Başvuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yönlendirilmiştir. Başvuran, 01/01/1995-30/04/1996 tarihleri arasında eşi adına 16 ay boyunca market işlettiğini, ancak bu dönemde SGK’ya bildirimde bulunmadığı için tescil kaydının yapılmadığını iddia etmektedir. Başvuran, yatırdığı primlerin iadesini talep etmiş, ancak idare tarafından yapılan incelemede, söz konusu primlerin iadesinin hukuki dayanağı bulunmadığı belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın eşi adına 1995-1996 yılları arasında yapılan prim ödemelerinin, mülga 1479 sayılı Kanun çerçevesinde tescil kaydı olmaksızın gerçekleştirildiğini ve bu nedenle iade işleminin yapılamayacağını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın eşinin vefatından önce yapılan prim iadesinin sistemde kaydedildiği ve bu nedenle herhangi bir zamanaşımı süresinin söz konusu olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, yapılan değerlendirmeler neticesinde, başvurunun reddine karar verilmiştir. İlgili idare, başvuranın taleplerine ilişkin gerekli bilgileri zamanında iletmiş ve hukuka uygun bir süreç izlenmiştir. Başvuranın, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/3943-S.22.5974
BAŞVURU NO : 2021/20226
KARAR TARİHİ : 22/03/2022
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
İdareye ödenen primlerin tarafına iade edilmesi talebi hakkındadır
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 26/11/2021
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; 01/01/1995-30/04/1996 tarihleri arasında adresinde rahmetli eşi olan adına 16 ay market işlettiğini, daha sonra 2009 yılında kapattığını, BAG-KUR Genel Müdürlüğüne müracaat edersen paranı faiziyle birlikte geriye alabilirsin dedikleri için müracaat ettiğini, ancak bir sonuç alamadığını, daha sonra kendisine parayı aldığının söylendiğini, ne zaman aldığını sorduğunda tarih yok, kim tarafından alındığını sorduğunda da bilmiyoruz dediklerini, yazılı belge istediğinde veremeyiz dediklerini ayrıca kendisinin ödeme yaptığı Bağ-Kur numarası ile kurum tarafından araştırılan Bağ-Kur numarasının farklı olduğunu belirterek, 16 ayda yatırılan 741.551,598 TL nin tarafına ödenmesini, talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuzun 13/12/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Sigorta Primleri Genel
Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. ait işlemlerin yapıldığı ünite ile yürütülen yazışmalar neticesinde; sigortalının 09/01/1995-30/04/1996 tarihleri arasındaki ticari faaliyetini SGK’ya bildirmediği için mülga 1479 sayılı
Kanun (mülga Bağ-Kur) kapsamındaki tescil kaydının yapılmadığı, bu nedenle de fiziki olarak sigortalı dosyasının oluşturulmadığı, sigortalıya ait işlemlerin elektronik ortamda SGK GÜVENCE Programı üzerinden yapıldığı, 2.2. eşi adına 1995-1996 yılları arasında 16 adet prim ödemesi bulunduğu, ticari faaliyetini idareye bildirmeyen sigortalının o tarihlere ait herhangi bir tescil kaydına
rastlanmadığı, sigortalılık tescili bulunmadığı için ödemelerine istinaden hizmet verilemeyen sigortalıya ödediği primlerin iadesi için 06/02/2009 tarihinde Bağ-Kur numarası ile isteğe bağlı sigortalılık tescili açıldığı ve 1995-1996 yıllarındaki ödemelerinin bu sigortalılık türüne aktarıldığı, sonrasında ise bu sigortalılığın başlangıç tarihi itibarıyla iptali yapılarak aktarılmış olan primlerin 13,16
TL olarak (TL’den altı sıfır atıldığı için sigortalı adına 1995-1996 yıllarında yapılmış olan prim ödemelerinin karşılığı tutar) 11/02/2009 tarihi itibarıyla iade edilmek üzere fazla ödemeye çıkarıldığı SGK
GÜVENCE Programından tespit edildiği, 2.3. Bahse konu işlemlerin tamamının 18/10/2009 tarihinde vefat eden sigortalı vefatından önce yapıldığı, 11/02/2009 tarihinde yapılan prim iadesine muhatap kişinin ise hak sahibi değil sigortalının kendisi olduğu, prim iadesinin de sistemde yapılmış olarak görüldüğü, öte yandan kuruma prim iadesi ile ilgili herhangi bir yazılı başvurusuna rastlanmadığı, 2.4. Sigortalılık tescili bulunmadığı için ödemelerine istinaden hizmet verilemeyen sigortalı 1995-1996 yıllarında ödediği primlerin 06/02/2009 tarihinde başlatılan isteğe bağlı sigortalılığı üzerinden 11/02/2009 tarihinde iade edildiği, prim iadesine ait bilgilere SGK GÜVENCE Programındaki bilgilerden ulaşıldığı, 2.5. Kurumun MOSIP Mali Yönetim Sistemleri Otomasyonu 01/05/2012 tarihi itibarıyla kullanılmaya başlandığından bu tarihten önceki ödemelerin PTT, banka ya da fınans kuruluşlarına ödeme yazısı gönderilmek suretiyle yapılmakta olduğu, ait işlemlerin fiziki dosya açılmadan
GÜVENCE Programı üzerinden yapılmış olduğundan ilgili üniteden ödeme belgesi temin edilemediği, (iadeye ilişkin bilgiler GÜVENCE Programındadır)
2.6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre; yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler alındıkları tarihten itibaren on yıl geçmemişse işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara, genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine geri verilebilmektedir. Kurumun kayıtlarına göre ait iade edilebilecek prim ödemesi bulunmamakla birlikte şikâyete konu prim ödemeleri ve işlemlerle ilgili on yıllık sürenin de aşıldığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanunu’nun “Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24 üncü maddesinde; (14/03/1985 tarihli ve 3165 sayılı Kanun) “Aşağıda sayılan sigortalılar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır.
I – Sigortalı sayılanlar:
Kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kumlu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; a)Esnaf ve sanatkarlar, tüccar, sanayici ve borsa ajan ve acentaları, mimar ve mühendisler, sigorta prodüktörleri ve eksperleri, eczacılar, tabibler, veterinerler, gümrük komisyoncuları gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, b)Kollektif şirketlerin ortakları, e) Adi Komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları, d) Limited şirketlerin ortakları, …
Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.” 5.1. 1479 sayılı Kanunu’nun “Yazılma” başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz. Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Üç ay içinde kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalılar Kurumca resen kayıt ve tescil edilir.” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “İsteğe bağlı sigorta başlangıcı ve sona ermesi” başlıklı 51 inci maddesinde; “İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar.
İsteğe bağlı sigortalı olarak prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu sigortalılıkla çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu süreye ilişkin ödedikleri primler ilgililere iade edilir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/31 md.) Ay içerisinde 30 günden az çalışan veya 80 inci madde uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir ve eklenen bu süreler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir….”
6.1. 5510 sayılı Kanunu’nun “İsteğe bağlı sigorta primleri ve ödenmesi” başlıklı 52 nci maddesinde;
“İsteğe bağlı sigorta primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen prime esas aylık kazancın % 32’sidir. Bunun % 20’si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, % 12’si genel sağlık sigortası primidir. 51 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında olmak kaydıyla belirlenen günlük kazanç ve gün sayısı üzerinden malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi alınır. …
Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz. Bu
12 aylık süreden sonra ödenen primler 89 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade edilir…”
6.2. 5510 sayılı Kanunu’nun “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı ” başlıklı 93 üncü maddesinde; “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü
tarafından reddedilir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.
Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücȗ davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir.
Zamanaşımı tarihi; rücȗ konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.
Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 01/01/1995-30/04/1996 tarihleri arasında eşi adına 16 ay market işlettiğini, daha sonra 2009 yılında iş yerini kapattığını, kendisinin prim ödemesi yaptığı Bağ-Kur numarası ile kurum tarafından araştırılan Bağ-Kur numarasının farklı olduğunu belirterek, 16 ayda yatırılan 741.551,598 TL nin tarafına ödenmesini, talep etmektedir.
9. İdareden alınan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; eşi 09/01/1995-30/04/1996 tarihleri arasındaki ticari faaliyetini SGK’ya bildirmediği için mülga 1479 sayılı
Kanun kapsamındaki tescil kaydının yapılmadığı, bu nedenle de fiziki olarak sigortalı dosyasının oluşturulamadığı, sigortalıya ait işlemlerin elektronik ortamda SGK GÜVENCE Programı üzerinden yapıldığı, 1995-1996 yılları arasında 16 adet prim ödemesi bulunduğu, ticari faaliyetini Kuruma bildirmeyen sigortalının o tarihlere ait herhangi bir tescil kaydına rastlanmadığı, sigortalılık tescili bulunmadığı için ödemelerine istinaden hizmet verilemeyen sigortalıya ödediği primlerin iadesi için 06/02/2009 tarihinde Bağ-Kur numarası ile isteğe bağlı sigortalılık tescili açıldığı, 1995-1996 yıllarındaki ödemelerinin bu sigortalılık türüne aktarıldığı, sonrasında ise bu sigortalılığın başlangıç tarihi itibarıyla iptali yapılarak aktarılmış olan primlerin 13,16 TL olarak 11/02/2009 tarihi itibarıyla iade edilmek üzere fazla ödemeye çıkarıldığı SGK GÜVENCE Programından tespit edildiği anlaşılmaktadır.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu Mali Otomasyon Sistemi Projesi (SGK MOSIP), Sosyal Güvenlik
Kurumu’nca (SGK) geliştirilen ve SGK’nın tüm mali yönetim ihtiyaçlarını karşılayan bir proje olup, 01/05/2012 tarihi itibarıyla kullanılmaya başlandığı anlaşılmaktadır. 01/05/2012 tarihten önceki ödemeler PTT, banka ya da finans kuruluşlarına ödeme yazısı gönderilmek suretiyle yapılmakta olduğu, ait işlemlerin fiziki dosya açılmadan GÜVENCE Programı üzerinden yapılmış olduğu, ilgili üniteden ödeme belgesi temin edilemediği, bahse konu işlemlerin tamamının 18/10/2009 tarihinde vefat eden sigortalı vefatından önce yapıldığı anlaşılmaktadır.
11. İlgili idareden alınan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekmektedir.
11.1. 09/01/1995-30/04/1996 tarihleri arasındaki ticari faaliyetini SGK’ya bildirmediği için mülga 1479 sayılı Kanunun “Yazılma” başlıklı 26 ncı maddesinde yer verilen “… Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar…” hükmüne istinaden üç ay içinde kayıt ve tescilini yaptırması gerektiği, ancak ilgilinin almış olduğu ilk Bağ-Kur numarasına primlerini ödediği, ancak tescilini yaptırmadığı, tescil kaydını yaptırmayan ilgili hakkında fiziki olarak sigortalı dosyasının oluşturulamadığı, sigortalıya ait işlemlerin elektronik ortamda SGK GÜVENCE Programı üzerinden yapıldığı, idare tarafından Kurumumuza gönderilen eklerin SGK GÜVENCE Programı üzerinden alındığı anlaşılmaktadır.
11.2. Başvuranın eşi 09/01/1995-30/04/1996 tarihleri arasındaki ticari faaliyeti ile ilgili
Bağ-Kur numarasına kayıtlı aşağıdaki prim ödemlerinin yapıldığı tespit edilmiştir.
TÜM ÖDEMELER
Ödeme
No Tahsilat No Kaynak Dekont Deste Sıra Banka Şube Referans Tarih Tutar
Türü
İ 401815361 Prim 05 35 046 111 27.01.1995 492.480
2 401815362 Prim 05 35 072 097 28.02,1995 492.480
3 401815363 Prim 05 35 107 092 29.03.1995 492.480
4 401815364 Prim 05 35 125 026 28.04.1995 533.120
5 401815365 Prim 05 35 178 075 26.05.1995 729.120
6 401815366 Prim 05 35 182 144 30.06.1995 729.120
7 401815367 Prim 05 35 219 073 28.07.1995 729.120
8 401815368 Prim 05 35 248 108 31.08.1995 729.120
9 401815369 Prim 05 35 303 016 02.10.1995 729.120
10 401815370 Prim 05 35 365 004 01.11.1995 861.614
11 401815371 Prim 05 35 365 144 30.11.1995 947.744
12 401815372 Prim 05 35 019 020 02.01.1996 1.139.040
13 401815373 Prim 05 35 019 125 30.01,1996 1.139.040
14 401815374 Prim 05 35 044 068 29.02,1996 1.139,040
15 401815375 Prim 05 35 067 062 28.03.1996 1.139.040
16 401815376 Prim 05 35 104 104 26.04.1996 1.139.040
Fazla
17 401815377 35 055 11.02.2009 13,16
08 011
Ödeme
İadesi
11.3. Gelir İdaresi Başkanlığı “Gelir Vergisi Mükellefiyeti Sorgulamaları” başlıklı Mükellefin İşe
Başlama ve Terk Tarihlerini gösteren tabloda başvuranın eşi adına Mükellefiyetin Başlama Tarihinin 09/01/1995, Terk Tarihinin 30/04/1996 tarihi olduğu tespit edilmiştir.
11.4. “Prim Hesabını Etkileyen Değişiklikler” başlıklı tabloda başvuranın (5510 sayılı Kanunun 51 ve
52 nci maddelerine istinaden) isteğe bağlı sigortalı yapıldığı ve ilgilinin 06/02/2009 tarihinde sigortalılık
başlangıcının ve terk işleminin yapıldığı, ayrıca ilgiliye ait işlem yapılan Bağ-Kur numarasının (ikinci Bağ-Kur numarası) oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
YENİ TESCİL TABLOSU KAYDI
Başlangıç Tarihi Kod Meslek Kodu Sigorta Tipi
06.02.2009 00 99/9900 İsteğe Bağlı
06.02.2009 04 99/9900 İsteğe Bağlı
12. SGK GÜVENCE Programının incelenmesi üzerine; ‘in eşi adına 1995-1996 yılları arasında 16 adet prim ödemesi bulunduğu, ticari faaliyetini Kuruma bildirmeyen sigortalının o tarihlere ait herhangi bir tescil kaydına rastlanmadığı için yapılan ödemelere ait primlerin iadesi için 06/02/2009 tarihinde Bağ-Kur numarası ile yukarıda yer verilen tablolardan da anlaşılacağı üzere isteğe bağlı sigortalılık tescili açıldığı, 1995-1996 yıllarındaki ödemelerinin bu sigortalılık türüne aktarıldığı, sonrasında ise bu sigortalılığın başlangıç tarihi itibarıyla iptali yapılarak aktarılmış olan primlerin 13,16 TL olarak 11/02/2009 tarihi itibarıyla iade edilmek üzere fazla ödemeye çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
13. Ayrıca, 5510 sayılı Kanunu’nun “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı ” başlıklı 93 üncü maddesinde; “… Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.
Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücȗ davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir.
Zamanaşımı tarihi; rücȗ konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar…” hükmüne, 5510 sayılı Kanununun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre; yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primlerin alındıkları tarihten itibaren on yıl geçmemişse işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara, genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine geri verilebileceği belirtilmekte olup, başvuranın eşine söz konusu fazla ödeme alacağının 18/10/2009 tarihinde vefat etmeden önce yapıldığı, 11/02/2009 tarihinde yapılan prim iadesinin sistemde yapılmış olarak görüldüğü anlaşılmakta olup, prim iadesi yapıldığı için herhangi bir zamanaşımı süresinden bahsedilemeyeceği değerlendirilmektedir.
14. Yukarıda yer verilen mevzuat, açıklamalar ve Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurucunun eşi adına 1995-1996 yılları arasında 16 adet prim ödemesi bulunduğu, ticari faaliyetini 1479 sayılı Kanunun ilgili hükmüne istinaden SGK’ya bildirmeyen ilgilinin söz konusu tarihlere ait herhangi bir tescil kaydına rastlanmadığı, sigortalılık tescili bulunmadığı için ödemelerine istinaden hizmet verilemeyen ve fiziki olarak dosyası mevcut olmayan sigortalının ödediği primlerin iadesi için 06/02/2009 tarihinde Bağ-Kur numarası ile isteğe bağlı sigortalılık tescili açıldığı, 1995-1996 yıllarındaki ödemelerinin isteğe bağlı sigortalılık türüne aktarıldığı, sonrasında ise bu sigortalılığın başlangıç tarihi itibarıyla iptali yapılarak aktarılmış olan primlerin 13,16 TL olarak 11/02/2009 tarihi itibarıyla iade edilmek üzere fazla ödemeye çıkarıldığı SGK GÜVENCE Programından anlaşılmakta olup, idare tarafından gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmaktadır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/