|
ÖZET: Başvuru, 01/09/2016-13/02/2023 tarihleri arasında ödenen primlerin iadesi ve bu süreçte talep edilen yasal faizle ilgilidir. Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvuruda, belirtilen tarihler arasında 4a/4c çakışmalı primlerin bulunduğunu ve bu primlerin yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etmiştir. Başvuru, 5510 sayılı Kanun’un 89/3. maddesine dayanarak, yanlış veya yersiz alınan primlerin faiziyle iade edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak SGK, başvuranın talebinin kabul edilemeyeceğini, çakışan hizmet sürelerinin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 4/1-c ve 4/1-a kapsamındaki sigortalılık durumlarının çakışması nedeniyle, iade edilen primlerin faizsiz olarak geri ödendiğini ifade etmiştir. Kurum, 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi gereği, çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler olarak nitelendirilemeyeceğini ve bu nedenle yasal faizin uygulanamayacağını belirtmiştir. Başvurunun değerlendirilmesi sonucunda, başvuranın talebinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını inceleyerek, prim iadesinin yasal faiziyle ödenmesi gerektiğine dair bir tavsiye kararı önerisinde bulunmuştur. Bu karar, başvuranın haklarının korunması ve sosyal güvenlik sisteminin adil bir şekilde işlemesi açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/128-S.24.190
BAŞVURU NO : 2023/11122
KARAR TARİHİ : 05.01.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Prim iadesinde faiz talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 26.07.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle; 01/09/2016-13/02/2023 tarihleri arasındaki süreler için primlerin yatırıldığını, bu sebeple bu yıllara ait 4a/4c çakışmalı primi olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 89/3 fıkrasında; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine faizi ile birlikte geri verilir. faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar
Kanunu’nun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.” düzenlemesinin yer aldığını, uygulamada, prime tabi tutulmayacak ödemelerin prime tabi tutulması, yanlış belge türünden bildirimlerin yapılması, muaf olunan sigorta prim türünden prim alınması, çakışan hizmet süreleri gibi durumların yanlış ve yersiz alınan primler olarak adlandırıldığını, 01.09.2016-13.02-2023 tarihleri arasındaki 4/a kapsamında ödenen primlerin emekliliğe esas ödenen prim 584203,00 tahakkuk eden 219076,13 faiz 220588,75 toplam 420664,88 TL tarafına ödenmesini talep etmektedir.
1.1. Başvuran tarafından Kurumumuza yapılan 08/11/2023 tarihli başvuruda da aynı talep ile; çıkarıldığı görevine mahkeme kararı gereği iade edildiğini, açıkta olduğu sürede geçen çalışmaları için adına ödenen 4/a kapsamındaki sigorta primlerinin, göreve iadesi sonrası adına ödenen 4/c kapsamındaki primleri ile çakışması nedeniyle faizsiz olarak tarafına iade edildiğini oysa 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde söz konusu primlerin faiziyle ödeneceğinin düzenlendiğini belirterek iade edilen primleri için yasal faizin hesaplanarak tarafına ödenmesi şeklinde başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 22/09/2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 09/10/2023
tarihli ve sayılı yazıda özetle:
2.1. Başvuranın hizmet çakışması nedeniyle işçi payının faiziyle ödenmesi talebi ile ilgili olarak, 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ve 2020/20 sayılı Genelgesinin dördüncü kısmının “5510 sayılı Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar yönünden primlerin
ödenmesine ilişkin işlemler” başlığının birinci bölüm 6 ıncı maddesinde; “Prim iade işlemleri” bölümünde gerekli açıklamaların yapıldığı, mer’i mevzuat kapsamında başvuranın talebinin kabulüne imkan bulunmadığı,
2.2. 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükmü gereği sigortalılık statülerinde meydana gelen çakışma sonucu, çakışan hizmet süreleri iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ödenen primlerin sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle işverenlerin ödemiş oldukları bu kapsamındaki çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında bulunmadığı,
2.3. Aynı şekilde, sigortalı bildirimlerine dair belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarların da yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında değerlendirilmemesinin icap ettiği,
2.4. Buna göre çakışan hizmet süreleri nedeniyle iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki geçersiz sigortalılık statüsünden Kurumumuza ödenen primler (geçerli sigortalılık statüsüne olan prim borcuna ilişkin aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi durumunda) ile belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarların faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edileceği,
İade esnasında ilgililerin Kurumumuza borcunun bulunması halinde, borcuna mahsubu, borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin on altıncı fıkrası gereği ilgililerin varsa Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan muaccel borçlarına mahsup edilmesi, mahsup edilecek borcunun bulunmaması halinde ise iade edilmesi gerektiği, 2.5. Bu kapsamda; 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesine istinaden aynı anda 4/1-c ve 4/1-a kapsamında prim ödenmesi halinde 4/1-c kapsamındaki sigortalılığın esas alınması gerektiğinden, başvuru sahibi
‘ ın 4/1-c kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 4/1-a kapsamındaki sigortalılığından kaynaklanan sürelere ilişkin sigorta prim tahsilatının iade işleminde bu primlerin yanlış ve yersiz ödenen primler kapsamında olmaması nedeniyle şahsın Sosyal Güvenlik Kurumuna borcunun bulunması halinde, borcuna mahsubu, borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin on altıncı fıkrası gereği ilgilinin varsa Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan muaccel borçlarına mahsup edilmesi, mahsup edilecek borcunun bulunmaması halinde ise tarafına faizsiz olarak iade edilmesi gerektiğinden bu aşamada ‘ ın talebinin kabulüne imkan bulunmadığı,
3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen
24/11/2023 tarihli ve sayılı yazıda özetle:
3.1. Başvuranın, çıkarıldığı görevine mahkeme kararı gereği iade edilmesi neticesinde, açıkta olduğu sürede geçen çalışmaları için adına ödenen 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamındaki sigorta primlerinin göreve iadesi sonrası adına ödenen 4/1-c kapsamındaki primleri ile çakışması nedeniyle faizsiz olarak tarafına iade edildiği, ancak 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde söz konusu primlerin faiziyle ödeneceğinin düzenlendiği belirtilerek, iade edilen primler için yasal faizin hesaplanarak tarafına ödenmesi talebinde bulunduğu, 3.2. 08/2016 ila 02/2023 dönemleri arasında açıkta bulunduğu hizmet kayıtlarından tespit edildiği, Başvuranın açıkta bulunduğu sürede 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigorta bildirimlerinin yapıldığı ve söz konusu bildirimlere konu primlerin ödendiğinin tespit edildiği,
5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ve 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesinin “Kanunun 4 üncü
Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamında Sigortalı Olanlar Yönünden Primlerin Ödenme
Süreleri ve Usulleri” başlıklı bölümünün “6- Prim iade işlemleri” alt başlığında yer alan açıklamalar doğrultusunda prim iadesinin yapıldığı, 3.3. 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesinin “Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a)
Bendi Kapsamında Sigortalı Olanlar Yönünden Primlerin Ödenme Süreleri ve Usulleri” başlıklı bölümünün “6- Prim iade işlemleri” alt başlığında yer alan açıklamalar doğrultusunda faizsiz prim iade işleminin yapıldığı, 3.4. 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesine istinaden aynı anda 4/1-c ve 4/1-a kapsamında prim ödenmesi halinde 4/1-c kapsamındaki sigortalılığın esas alınması gerektiğinden, başvuru sahibi
‘ ın 4/1-c kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 4/1-a kapsamındaki sigortalılığından kaynaklanan sürelere ilişkin sigorta prim tahsilatının iade işleminde bu primlerin yanlış ve yersiz ödenen primler kapsamında olmaması nedeniyle şahsın Kurumumuza borcunun bulunması halinde, borcuna mahsubu, borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin on altıncı fıkrası gereği ilgilinin varsa Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan muaccel borçlarına mahsup edilmesi, mahsup edilecek borcunun bulunmaması halinde ise tarafına faizsiz olarak iade edilmesi gerektiğinden bu aşamada ‘ ın talebinin kabulüne imkan bulunmadığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53 üncü maddesinde;
Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c)
bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki diğer sigortalılık durumu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında muhtar sigortalılığı ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda muhtar sigortalılığı dikkate alınır.
6.1.“Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı
89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında: “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler,
alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir.
Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.”
hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, görevine mahkeme kararı gereği iade edildiğini, açıkta olduğu sürede geçen çalışmaları için adına ödenen 4/a kapsamındaki sigorta primlerinin, göreve iadesi sonrası adına ödenen 4/c kapsamındaki primleri ile çakışması nedeniyle faizsiz olarak tarafına iade edildiğini oysa 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde söz konusu primlerin faiziyle ödeneceğinin düzenlendiğini belirterek iade edilen primleri için yasal faizin hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.
9. İdareden talep edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Başvuranın 4/1-c kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan 4/1-a kapsamındaki sigortalılığından kaynaklanan sürelere ilişkin sigorta prim tahsilatının iade işleminde bu primlerin yanlış ve yersiz ödenen primler kapsamında olmaması nedeniyle şahsın Sosyal Güvenlik Kurumuna borcunun bulunması halinde, borcuna mahsubu, borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin on altıncı fıkrası gereği ilgilinin varsa Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan muaccel borçlarına mahsup edilmesi, mahsup edilecek borcunun bulunmaması halinde ise tarafına faizsiz olarak iade edilmesi gerektiğinden bu aşamada ‘ ın talebinin kabulüne imkan bulunmadığının değerlendirildiği, görülmektedir.
10. Başvuru konusu uyuşmazlığın, işverenlerin ödemiş oldukları bu kapsamdaki çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin yanlış ve yersiz olarak kabul edilip edilmeyeceği dolayısıyla primlerin faizi ile iade edilip edilemeyeceği hususunda olduğu tespit edilmiştir.
11. Sosyal Güvenlik Kurumu, genel olarak kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın getirdiği yönetsel sorumluluklarının yanında, yürüttüğü faaliyet olan sosyal sigortacılık gereği sigortalı ve işverenden yasalar tarafından belirlenen şartlar kapsamında prim toplamaya yetkili olmakla birlikte, söz konusu primleri yine yasayla belirlenen koşulların gerçekleşmesi halinde geri ödeme yükümlüsü konumundadır. Sigortalı bakımından prim yatırma, Kurum tarafından geri ödeme yapılan bu ilişkinin konusunu sosyal risklerin satın alınması amacına özgülenmiş para borcu oluşturmaktadır. Diğer bir ifade ile borcun konusunun belirli veya belirlenebilir bir meblağı sigortalıya ödeme yükümlülüğü olduğu değerlendirildiğinde Kurum ile sigortalı arasında para borcunun doğduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple başvurunun çözümü için borç açısından faizin tanımı, mevzuatımızda ne şekilde düzenlendiği hususlarının öncelikle açıklanmasının faydalı olacağı düşünülmüştür.
12. Faiz, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun ve 3095 Sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine
İlişkin Kanunda düzenlenmekle birlikte 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunda tanımına yer verilmemiştir. Ancak öğreti ve yargı kararları ışığında faiz; “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları bakımından özel olarak düzenlenen, tahsili için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semeredir.” (HELVACI Mehmet, Borçlar ve Ticaret Kanunu Bakımından Para Borçlarında Faiz Kavramı, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 2000, s. 65).
13. Anayasa Mahkemesi’nin faize ilişkin getirdiği tanımlar için kararlarına baktığımızda ise 15.12.1998 tarih, 1997/34 Esas ve 1998/79 Karar numaralı kanunî faize ilişkin kararında; “Faiz, kişi veya kurumların kullanımına terk ve tahsis edilen nakdî sermayeye karşılık sermaye sahibi lehine oluşan medenî bir
“semere” veya “ivaz”dır. Ayrıca alacaklının zararını karşılama işlevi olan, edimini taahhüdüne uygun biçimde süresinde; muaccel borcunu vadesinde ödemeyen borçlunun, bu süreden yararlanmış olma sonucu alacaklı lehine doğan nakdî bir ödentidir. Kaynağı, asıl alacağın kaynağını oluşturan, hukukî işlem, hukukî fiil veya kanundur. Asıl alacağa bağlı olarak doğan fer’i bir haktır.” 13.1. 27/9/1988 tarih ve E.1988-7,K.1988-27 sayılı kararlarında faizi “Bilindiği gibi faiz; ekonomik açıdan, “paranın fiatı”dır. Herhangi bir kimse, kendisine ait olmayan bir parayı, hangi isim altında olursa olsun,
belli bir süre kullandığı paranın asıl sahibine “faiz” ödemek zorundadır.” şeklinde tanımladığı görülmektedir.
14. Kanunda iadesi/alınmaması öngörülen primler alınmışsa bu primlerin ne şekilde niteleneceği yalnızca 89/3’te düzenlenmiştir. Bu niteleme de “yanlış” ve “yersiz” olarak nitelendirilebilir. Nitekim
Yargıtay Yirmibirinci Hukuk Dairesinin 2012/3212 Esas ve 2013/16204 Karar Sayılı Kararında da, “fazla ve yersiz ödemenin; işverenlerin, sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların veya genel sağlık sigortalılarının veya hak sahiplerinin Kuruma fazla veya hukuki dayanağı bulunmaksızın yaptığı ödemeyi ifade ettiği” belirtilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinde yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin
sigortalılara faizi ile birlikte geri verileceğinin açık bir şekilde düzenlendiği, tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında ise primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar; geçen süre için kanuni faiz ödeneceğinin belirtildiği görülmektedir. (Kurumumuzun 2019/15113
Başvuru Numaralı 12/02/2020 Karar Tarihli Tavsiye Kararı)
15. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Prim iadesinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kanunen yanlış veya yersiz alınmış prim olarak nitelendirilebileceği, bu kapsamda yapılacak prim iadesinin kanunun amir hükmü gereğince kanuni faiziyle ödenmesi gerektiği değerlendirilmiş olup yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin başvurana faiz ödenmeden iade edilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, diğer taraftan idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı, İdareden söz konusu ilkelere de iyi yönetim anlayışı içerisinde uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın işverenlerin ödemiş oldukları çakışan hizmet sürelerine ilişkin primlerin yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında nitelendirilebileceği, bu kapsamda yapılacak prim iadesinin kanunun amir hükmü gereğince kanuni faiziyle ödenmesi amacıyla SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idareler tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi