ÖZET: Başvuran, 24/06/2004-28/02/2011 tarihleri arasında hem BAĞ-KUR hem de SSK kapsamında çalıştığını, bu süre zarfında ödenen SSK primlerinin iadesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın BAĞ-KUR’lu olarak sigortalı olduğu dönemde SSK primlerinin iade edilmediğini belirterek, bu durumun maddi kayıplara yol açtığını ifade etmiştir. Başvuran, 5510 sayılı Kanun ve SGK’nın 2014/28 sayılı Genelgesi çerçevesinde, ödenen primlerin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini savunmuştur.

SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın BAĞ-KUR ve SSK hizmetleri arasında çakışma yaşandığı tespit edilmiştir. Yapılan prim aktarma işlemi sonucunda 20.390,32 TL’lik fazla ödeme meydana gelmiş olup, bu tutarın iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, başvurana faiz ödenmemesi nedeniyle hukuka aykırı bir durum ortaya çıkmıştır. İlgili mevzuat gereğince, yanlış veya yersiz tahsil edilen primlerin iadesinde faiz ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi doğrultusunda, 01/08/2007-01/10/2008 tarihleri arasındaki ödenen primler için 01/10/2008 tarihinden itibaren, 01/10/2008-28/02/2011 tarihleri arasındaki primler için ise iadenin yapıldığı ayın başına kadar faiz ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu’na bu konuda tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/2286-S.20.3657

BAŞVURU NO : 2019/15113

KARAR TARİHİ : 12/02/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Prim iadesine faiz talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 04/09/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 24/06/2004-28/02/2011 arasında BAĞ-KUR’lu, 01/08/2007 ve sonrasında da

SSK’lı olarak çalıştığını, halihazırda SSK’lı olarak çalışmaya devam ettiğini, 01/08/200728/02/2011 tarihleri arasında her iki sigorta statüsü için de gerekli sigorta primlerinin ödendiğini, 2011 yılında hakkında yapılan işlem sonucunda 24/06/2004-28/02/2011 tarihleri arasındaki sürenin BAĞKUR’lu olarak siciline işlendiğini, 28/02/2011’den günümüze kadar da

SSK’lı olarak kaydının mevcut olduğunu, (01/08/2007-28/02/2011) çakışma yaşanan bu süreler için ödenen SSK işçi payının tarafına iadesi için başvurduğunu, 5510 sayılı Kanun ve Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2014/28 sayılı Genelgesinde faizi ile birlikte iade edilmesi gerekirken, tarafına faiz ödenmediğini belirterek uğradığı maddi hak kayıplarının tarafına iadesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün konuya ilişkin 18/11/2019 tarih ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle; başvuranın … Makine ve Cam Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 24/06/2004 tarihinden itibaren ortağı olması sebebiyle 11/08/2004 tarihli ve … sayılı BAĞ-KUR işe giriş bildirgesiyle Sosyal

Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi neticesinde 24/06/2004 tarihi itibariyle BAĞ-KUR kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, ancak başvuranın BAĞ-KUR kapsamında sigortalılığı varken 01/08/2007 tarihinden itibaren … Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş. ’de SSK kapsamında sigortalılığının başladığı fakat 01/10/2008 öncesinde önce başlayan sigortalılık kapsamının geçerli olduğu tespit edildiğinden BAĞ-KUR kapsamında sigortalı olması gerektiğinin anlaşıldığı, Prim transferi neticesinde başvuranın BAĞ-KUR hesabında 20.390,32

TL fazla ödeme meydana geldiğinden 24/01/2019 tarihli fazla ödeme iade dilekçesine istinaden 14/03/2019 tarihli yazı ile Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezine prim iadesiyle ilgili yazı yazılıp sigortalıya iade işleminin yapıldığı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 84’üncü maddesinde; “Yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primler, alındıkları tarihlerden on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara geri verilir. İşverenlere geri verilecek primler için

Kurumca kanuni faiz de ödenir. Bu faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takibeden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.”

6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında: “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.”

7. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının “Geçersiz sigortalılık statüsünde yatan primlerin geçerli sigortalılık statüsüne aktarma işlemleri” konulu, 20/10/2014 tarih ve 2014/28 sayılı Genelgesinin “Prim İade İşlemleri” başlıklı 7’nci maddesinde: “Çakışan hizmet sürelerine ilişkin prim aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi ve sigortalının Kuruma başka prim borcunun bulunmaması halinde yanlış ve yersiz alınmış primler sigortalının ya da hak sahiplerinin talebi halinde sigortalılara, hak sahiplerine ve işverenlere hissesi oranında iade edilecektir.

1/10/2008 tarihinden önce; (4/a) kapsamındaki primlerin sigortalı hissesi 506 sayılı Kanunun mülga 84 üncü maddesine göre, (4/b) kapsamındaki primler 1479 sayılı Kanunun mülga 55 inci maddesine göre alındıkları tarihten itibaren on yıl geçmemişse, (4/c) kapsamındaki primler ise

5434 sayılı Kanunun mülga 117 nci maddesine göre emekli keseneği ve kurum karşılıkları beş

yıl geçmemişse, faiz uygulanmaksızın, 1/10/2008 tarihinden sonraki süreler ise 5510 sayılı

Kanunun 89 uncu maddesi kapsamında alındıkları tarihten itibaren on yıl geçmemiş ise kanuni faizi ile birlikte iade edilecektir.

Primlerin iadesinde kanuni faiz alındıkları tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar hesaplanacaktır.

Yanlış veya yersiz tahsil edilmiş olan primlerin ilgililere iade edilebilmesi için, primlerin tahsil edildiği tarihten talep tarihine kadar on yıllık sürenin geçmemiş olması, işyerinin bağlı

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine talepte bulunulması gerekmektedir.

…

Yanlış veya yersiz olarak 1/10/2008 veya sonrasında tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında ödenecek kanuni faiz, primin Kurumumuza yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanacaktır. Ayrıca, ödeme tarihi 1/10/2008 ve sonrası olan primlerin iadesi sırasında, hem sigortalı hissesi için, hem de işveren hissesi için kanuni faiz ödenecektir.

506 sayılı Kanunun mülga 84 üncü maddesinde yanlış veya yersiz tahsil edilen primlerin iadesi

sırasında, yalnızca işveren hissesine kanuni faiz ödeneceği öngörüldüğünden, 30/9/2008 veya öncesinde tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında, sigortalı hissesine 1/10/2008 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için, işveren hissesine ise primin

Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için kanuni faiz ödenecektir.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KALKAN’IN KAMU

BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran, 01/08/2007-28/02/2011 tarihleri arasında BAĞ-KUR ve SSK hizmetlerinde çakışma yaşanan söz konusu süreler için ödenen SSK işçi payının 5510 sayılı Kanun ve Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2014/28 sayılı Genelgesi çerçevesinde faizi ile birlikte iade edilmesi gerekirken, tarafına faiz ödenmemesi sebebiyle uğradığı maddi hak kayıplarının giderilmesini talep etmiştir.

10. Başvuruya konu uyuşmazlığın, Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan prim aktarma işlemi neticesinde bakiye kalan 20.390,32 TL’lik fazla ödemeye faiz ödenmemesi hususunda olduğu anlaşılmıştır.

11. Sosyal Güvenlik Kurumu, genel olarak kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın getirdiği yönetsel sorumluluklarının yanında, yürüttüğü faaliyet olan sosyal sigortacılık gereği sigortalı ve işverenden yasalar tarafından belirlenen şartlar kapsamında prim toplamaya yetkili olmakla birlikte, söz konusu primleri yine yasayla belirlenen koşulların gerçekleşmesi halinde geri ödeme yükümlüsü konumundadır. Sigortalı bakımından prim yatırma, Kurum tarafından geri ödeme yapılan bu ilişkinin konusunu sosyal risklerin satın alınması amacına özgülenmiş para borcu oluşturmaktadır.

Diğer bir ifade ile borcun konusunun belirli veya belirlenebilir bir meblağı sigortalıya ödeme yükümlülüğü olduğu değerlendirildiğinde Kurum ile sigortalı arasında para borcunun doğduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple başvurunun çözümü için borç açısından faizin tanımı, mevzuatımızda ne şekilde düzenlendiği hususlarının öncelikle açıklanmasının faydalı olacağı düşünülmüştür.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

12. Faiz, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun ve 3095 Sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt

Faizine İlişkin Kanun da düzenlenmekle birlikte 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanunda tanımına yer verilmemiştir. Ancak öğreti ve yargı kararları ışığında faiz;

“alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları bakımından özel olarak düzenlenen, tahsili için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semeredir.” (HELVACI Mehmet, Borçlar ve Ticaret Kanunu

Bakımından Para Borçlarında Faiz Kavramı, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 2000, s. 65).

13. Anayasa Mahkemesi’nin faize ilişkin getirdiği tanımlar için kararlarına baktığımızda ise 15/12/1998 tarih, 1997/34 Esas ve 1998/79 Karar numaralı kanunî faize ilişkin kararında; “Faiz, kişi veya kurumların kullanımına terk ve tahsis edilen nakdî sermayeye karşılık sermaye sahibi lehine oluşan medenî bir “semere” veya “ivaz”dır. Ayrıca alacaklının zararını karşılama işlevi olan, edimini taahhüdüne uygun biçimde süresinde; muaccel borcunu vadesinde ödemeyen borçlunun, bu süreden yararlanmış olma sonucu alacaklı lehine doğan nakdî bir ödentidir.

Kaynağı, asıl alacağın kaynağını oluşturan, hukukî işlem, hukukî fiil veya kanundur. Asıl alacağa bağlı olarak doğan fer’i bir haktır.” şeklinde tanımladığı görülmektedir. 27/9/1988 tarih ve E.19887, K.1988-27 sayılı kararında ise faiz ile ilgili olarak “Bilindiği gibi faiz; ekonomik açıdan, “paranın fiatı”dır. Herhangi bir kimse, kendisine ait olmayan bir parayı, hangi isim altında olursa olsun, belli bir süre kullandığı paranın asıl sahibine “faiz” ödemek zorundadır.” ifadelerine yer verilmiştir.

14. Başvuranın 25/04/2011 tarihli dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ederek 4/a kapsamında ödenen SSK primlerinin BAĞ-KUR hesabına aktarılmasıyla ilgili talepte bulunduğu, anılan talebi doğrultusunda işlem tesisi edildiği, söz konusu prim aktarma işlemi neticesinde 20.390,32 TL fazla ödeme meydana geldiği, iş bu fazla ödemenin yanlış veya yersiz alınmış prim olarak nitelendirilebileceği, bu kapsamda da yapılacak prim iadesinin 506 sayılı Kanunun mülga 84’üncü maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89’uncu maddesi çerçevesinde ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

15. 506 sayılı Kanunun mülga 84’üncü maddesinde yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin iadesinde sigortalılara faiz ödeneceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, ancak 5510 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinde yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin sigortalılara faizi ile birlikte geri verileceğinin açık bir şekilde düzenlendiği, 506 sayılı Kanunun 84’üncü maddesinin 01/10/2008 tarihinde yürürlükten kalktığı, dolayısıyla yapılacak olan iadelerde bu tarihten sonra 5510 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinin uygulanması gerektiği, nitekim Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2014/28 sayılı Genelgesinde prim iade işlemlerinin nasıl yapılacağının ayrıntılı bir şekilde açıklandığı, bahse konu Genelgede, 506 sayılı Kanunun mülga 84 üncü maddesinde yanlış veya yersiz tahsil edilen primlerin iadesi sırasında, yalnızca işveren hissesine kanuni faiz ödeneceği öngörüldüğünden, 30/9/2008 veya öncesinde tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında, sigortalı hissesine 1/10/2008 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar; yanlış veya yersiz olarak 1/10/2008 veya sonrasında tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında ise primin

Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar; geçen süre için kanuni faiz ödeneceğinin belirtildiği görülmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

16. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin iadesinde ilgili düzenlemelere göre, primin

Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından 01/10/2008 tarihine kadar geçen süre için faiz yürütülmeyeceği ancak 01/10/2008 tarihi ile iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için faiz hesaplanması gerektiği, dolayısıyla başvuranın, 01/08/2007-01/10/2008 tarihleri arasında ödenmiş olan primlerin iadesinde 01/10/2008 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar; 01/10/2008-28/02/2011 arasından ödenmiş olan primlerinin iadesinde ise primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar; geçen süre için faiz ödenmesi gerektiği değerlendirilmiş olup yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin başvurana faiz ödenmeden iade edilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana yönelik işlemlerinde başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın, 01/08/2007-01/10/2008 tarihleri arasında ödenmiş olan primleri için 01/10/2008 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için; 01/10/2008-28/02/2011 arasından ödenmiş primleri için primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için; kanuni faiz ödenmesi hususunda SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.